tottenham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tottenham etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2012 Cumartesi

Avrupa'da Bu Haftanın Öne Çıkan Maçları


Liverpool - Arsenal

Premier Lig'de bu hafta merakla beklenen maçların başında geliyor.Sezon başında sıkıntılar yaşayan ama daha sonrasında toparlanma aşamasına giren Arsenal, Avrupa'nın en düşük şut/gol oranına sahip Liverpool'a konuk olacak.Arsenal son üç haftadır kazanıyor.ÖZellikle geçen hafta Tottenham karşısında geriden gelip kazandığı maç Arsenal cephesinin moralini yükseltmiştir.Geçen haftanın morali bu haftaya yansıtmayı başarırlarsa kazanma şanslarını yükseltirler.Liverpool ise geçen haftayı kupa kazanarak kapatmıştı.Carling Cup'ta zor da olsa Cardiff'i penaltılarla geçerek 6 yıl sonra kupa kazanmış oldular.Liverpool'un bu sezon en büyük sıkıntısı gol atamamak.Öyle ki Liverpool şutlarının sadece %7'sinde gol buluyor ve bu yüzde ile Avrupa'nın en kötüsü durumunda.Hal böyle olunca Liverpool bu maçta da gol atma yolalrında sıkıntı yaşarsa maçtan puansız ayrılabilir.Öyle gözüküyor i bu maçın kaderini Liverpool belirleyecek.


Blackburn - Aston Villa

Ligde kötü günler geçiren iki takımın mücadelesine sahne olacak.Balckburn 21 puanla 18., Aston Villa ise 29 puanla 15. durumda.Aston Villa Şubat ayında oynadığı 4 maçta da puan kaybı yaşadı.Balckburn ise Şubat ayında 4 maçta 1 galibiyet almayı başardı.Aston Villa küme düşme potasından uzak durmak için bu maçtan en azından bir puan alması gerekiyor.Blackburn ise mutlaka kazanmalı ve kümede kalma şansını devam ettirmeli.


Tottenham - Manchester United

Geçen hafta deplasmanda Arsenal karşısında aldığı 5-2lik yenilgi Tottenham'ı ne kadar etkilemiş bu maçta göreceğiz.Arsenal maçında eksik kalan noktaları tamamlamayı başarırlarsa galibiyet alma ihtimallerini arttırırlar.Manchester United cephesinde ise lider City'den fazla uzaklaşmadan takipçiliğin devam ettirmek isteyeceklerdir.Liderlik savaşında Tottenham'ı devre dışı bırakmak için 1 puan Manchester United'e yetecektir.


Bayern Munich - Bayern Leverkusen

Bundesliga'nın bu hafta beklenen maçı diyebiliriz.Bayern için işler iyi giderken Mönchengladbach deplasmanında alına yenilgi ile bir ileri bir geri gitmeye başladı.Evinde oynadığı son 5 maç kazanmasına rağmen deplasmanda son 3 maçtır galip gelemiyor.Leverkusen'in gücünü düşünecek olursak Bayern için bu maç ta zor olacak.Leverkusen ise inişli çıkışlı performans sergiliyor ve ilk 4'e girme şansını zor soktu.Son 2 maçta galip gelmesine rağmen Leverkusen bu maçı alabilir diyemiyorum.Bayern favori ama beraberlik de olablilir.


Hertha Berlin - Werder Bremen

Skibbe döneminde üst üste gelen yenilgiler üzerine hoca değişikliğine giden Hertha Berlin geçen hafta da kaybederek gidişatı değiştiremedi.Hertha Berlin 12 maçtır galip gelemiyor ve fikstürüne bakacak olursak zor günler kapıda gibi gözüküyor.Hertha Berlin iyi durumda değil ama Werder Bremen de Hertha Berlin'den bir farkı yok.Werder Bremen 2012 yılında oynadığı 6 maçta sadece 1 galibiyet aldılar.Werder Bremen deplasmanda son 3 maçtır yenilmiyor ama değişim yaşayan Hertha karşısında işi zor.Küme düşmemeye oynayan takımlardaki değişiklikler tehlike yaratabilir.


Marsilya - Toulouse

Marsilya sezon başında sıkıntılı günler geçirmişti.İlk 10 maçında sadece 1 galibiyet aldı ve uzun süre alt sıralarda yer aldı.Daha sonrasında toparlandı ve galibiyet serileri geldi ve üst sıralarda kendisine yer buldu.Marsilya 4 maçlık galibiyet serisinden sonra 3 maçtır kazanamıyor.Yine de bir maçı eksik olmasına 4. sıradaki St Etienne'den 4 puan uzaklıkta.Toulouse ise bir ileri bir geri giden takımlardan biri durumda.40 puan ile Marsilya'nın bir puanın önünde yer alıyor.Bu maçı kazanan ilk 4'e girme yolunda avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum.Ev sahibi Marsilya'yı önde görüyorum.


Mallorca - Osasuna

La Liga öyle bir hal aldı ki galibiyet serisi yakaldığın takdirde bir anda Avrupa yolu gözüküyor, yenilgi serisi içerisine girdiğinde ise alt lig yolu gözüküyor.Mallorca - Osasuna maçı da bu tarz maçlardan biri.Osasuna son 4 deplasmanından galibiyet çıkaramadı.Mallorca ise evinde oynadığı son 2 maçı kazanmış durumda.Ne olacağı hakkında bir fikrim yok ama ev sahibi olduğundan Mallorca kazanır diyebilirim.


Getafe - Malaga

Bu hafta La Liga'da ya işler iyice kızışacak ya da bazı şeyler belli olacak.Malaga yaptığı  yatırımın mevyesi almakta zorlansa da şu anda ilk 4 şansı var.La Liga'da takımların benzer özellikleri var.O da deplasman maçlarındaki başarısızlıkları.Malaga son 5 deplasman maçını kaybetti.Buna rağmen hala ilk 4 şansının devam etmesi ayrı bir konu.Getafe ise ligin sonlarına doğru fazla korku yaşamamak için toplayabildiği kadar puan toplama çabasında.Bu maç da Getafe'nin puan alabileceği bir maç oalrak gözüküyor.Özellikle Malaga'nın deplasmanlardaki performansını düşünürsek...


Sevilla - Atletico Madrid

Hoca değişikliği yaşayan iki takımın mücadelesinde Sevilla Atletico Madrid'i ağırlayacak.Atletico Madrid hoca değişikliği sonrasında kalesini gole kapattı ve puanlar almaya başlamıştı.Gol yememe üzerine kurgulanan oyun birkaç hafta sonra sıkıntı yaratmaya başladı ve son 4 maçta 3 beraberlik 1 yenilgi aldı Atletico Madrid.Yine de sezon başına göre daha iyi durumdalar ve ilk 4 için zorlamaya devam edecekler.Sevilla ise hoca değişikliği sonrasında son iki maçını kazandı ve bir anda kendisini şampiyonlar ligini kovalarken buldu.Her iki takım da öncelikle yenilmemeyi düşüneceği için beraberlik ağır basıyor.


Athletic Bilbao - Real Sociedad

La Liga bu hafta bir derbiye sahen olacak.Bask bölgesinin takımları olan Bilbao ve Sociedad karşı karşıya gelecek.Bilbao son haftalarda kazanması gereken maçları kazanamayınca üst sıralara yeteri kadar yaklaşamadı.Ama Bilbao bu maçta puan kayıpları telafi edecektir.Real Sociedad evinde iyi sonuçlar alıyor ama aynı çizgiyi deplasmanda yakalamış değil.Bilbao derbiyi kazanan taraf olur diye düşünüyorum.

Lecce - Genoa

Alt sıraları ilgilendiren maçta Lecce Genoa'yı ağırlayacak.Lecce evinde kazanması durumunda Genoa'ya küme düşme korkusunu iyici hissettirecek.Lecce evinde oynadığı son 4 maçta yenilgi yüzü görmedi.Genoa ise deplasmanda oynadığı son 5 maçı kaybetti.Bu veriler ışığında Lecce bir adım önde gibi.


Roma - Lazio

İtalya'da yılın derbisi oynanacak bu hafta.Roma Lazio'yu ağırlayacak.Maçın adı insanda öyle bir yük getiriyor ki ne desem boş olacak.Derbilerin favorisi olmaz derler ama ben yine de favorimi söyleyeyim.Roma işini bilir.

VVV Venlo - Nac Breda

Hollanda'da küme düşme korkusu yaşayan Venlo ve Nac Breda karşı karşıya gelecek.Venlo kazanması halinde Nac Breda ile puanları eşitleyecek ve umutlarını devam ettirecek.


PSV - Twente 

Hollanda'da haftanın maçında PSV Twente'yi ağırlayacak.PSV evinde oynadığı 11 maçta 10 galibiyet alan PSV maçın favorisi durumunda.Twente bir maçı eksik olmasına rağmen lider PSV'den 3 puan geride olması sebebiyle bu maçta 1 puana razı oalcaktır diye düşünyorum.Twente'ye 1 puanı al maça çıkma deseler, kabul ederler diye düşünüyorum.PSV evinde oynama avantajı değerlendirmek isteyecektir ve şampiyonluk yolunda rakibinin önüne geçmeye çalışacaktır.

16 Ağustos 2011 Salı

Robbie Keane'nin Kariyeri



Avrupa'dan bir yıldız daha Amerika rüyasına kapıldı ve belki de Avrupa defterini kapattı bilemiyoruz.Kimden bahsettiğimi biliyorsunuz.8 Temmuz 1980 Dublin doğumlu olan Robbie Keane'den bahsediyorum.Avrupa futbolunu takip edenler yakından tanıyordur ama ben yine de Robbie Keane'nin kariyerinden bahsetmek istiyorum.



Robbie Keane futbol kariyerine ülkesinde Crumlin United'e başladı.Alt yapı takımı olan Crumlin United'de dikkatleri çeken Keane 1995 yılında Wolwes'in alt yapısına transfer oldu.Wolwes'un alt yapsında gelişimini sürdüren Robbi Keane 17 yaşındayken ilk maçına Norwich City karşısında 1997 yılının Ağustos yılında çıktı.Ertesi sezon atmış olduğu 16 gol ile hem takımının en golcü oyuncusu oldu hem de tüm gözlerin kendisine çevrilmesini sağladı.



18 yaşındayken £6m gibi rekor bir bonservis bedeliyle Coventry City'nin yolunu tuttu.Coventry City forması altında 1i sonradan oyuna girmek üzere çıktığı 32 maçta 12 gol atmayı başardı.Gerçi attığı 12 gol takımının 44 puandan fazla almasına yaramadı ama o sezon takımının en golcü ismi oldu.gol krallığı sıralamasında da 16.sırada yer aldı.



Robbie Keane çok iyi iki sezon geçirdikten sonra kariyerindeki ilk büyük transferini yaapmış oldu.İtalyan devi Inter Robbie Keane'i £13 milyon karşılığında kadrosuna kattı.2000 yılında Inter'in başında olan ve Robbie Keane'nin transferinde pay oynayan Lippi Robbie Keane için o zaman izlediğim gençler arasında en iyi isimdi demiş.Bir genç oyuncu için hocasının kendisi hakkında böyle düşünmesi inanılmaz gururu verici bir şeydir.Ama Robbie Keane için o sezon harika geçmedi.Lippi takımdan ayrıldı ve Lippi'nin yerine gelen Marco tardelli ile anlaşamadı.Bu anlaşmazlıktan sonra Keane Leeds'e kiralandı.Sezonun geri kalan kısmında Leeds'e kiralanan Keane 24 maçta 9 atmayı başardı.Keane attığı gollerle biraz olsun Leeds'in o sezonki 4.lüğüne katkı vermiş oldu.



Kiralık oynayan Keane'nin performansından memnun olmuş olacak ki Leeds £12 milyon bonservis bedeliyle Keane'i trasnfer etti.Keane için 2001/2002 sezonu hiç de iyi geçmedi.Leeds'deki ilk sezonunda 24 maçta 9 gol atmayı başaran Keane 2001/2002 sezonunda çıktığı 34 maçta sadece 3 golde kaldı.Beklenein altında kalması O'nu daha fazla Leeds'de tutamadı.Leeds'in içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkmak içins atacağı oyuncuların başında Keane geliyordu.O tarihlerde gelecekte adını tarihine yazdıracağı kulüp Keane ile ilgilenemeye başladı ve £7 milyon karşılığında transfer etti.



2002/2003 sezonunda Leeds formasıyla 6 maça çıktıktan sonra Keane Tottenham forması giymeye başladı.O sezon Tottenham formasıyla ilk golünü Blackburn' e attı ve sezonu da 29 maçta 13 gol ile tamamladı.Keane Tottenham formasıyla kaydadeğer bir başarı elde edemese de oynadığı 6 sezonda Tottenhamlı Keane olarak adını tarihe yazdırmış oldu.Keane 6 sezonda Tottenham formasıyla çıktığı 210 maçta 85 gol atarak kariyerinde zirveye çıktı.



2008/2009 sezonunda yaptığı transferle şaşırtan Liverpool Keane'nin peşine düştü.O sıralar Liverpool sonrasında pişman olacağı imza atmaya devam ederken araya da Keane'i sıkıştırabildiler.Keane Liverpool'a £19 milyon karşılığında geldi.Rafael Benitez gelen baskılardan dolayı gereksiz hamlelerde bulunuyordu.O zamanlar da Keane transferinin nedeni anlamamıştım.Bu Keane'nin kötü oyuncu olmasından değil sadece Liverpool'a uygun olmadığından dolayı idi.Haklı olduğum sezon ilerledikçe ortaya çıktı.Benitez Keane'i transfer edişindeki amaç doğrultusunda oynatamadığından Keane Liverpool'da oldukça başarısız olmuş gibi gözüktü.Keane Liverpool formasıyla 22 maça çıktı ve sadece 5 gol atabildi.Liverpool Keane'nin hatalı bir transfer olduğunu ve artık O'ndan yararlanamayacağını anladıktan sonra takımdan gönderilmesine karar verdiler.


Keane Liverpool'dan ayrıldıktan sonra eski takımı Tottenham'a geri döndü.Keane eski takımına geri döndükten sonra kaldığım yerden devame derim diye düşündü ama işler istediği gibi gitmedi.2009/2010 sezonunda Tottenham formasıyla 20 maça çıktıktan sonra ligin ikinci yarısında Celtic'e kiralandı.Celtic macerasından da bir şeyler çıkaramayan Keane tekrardan Tottenham'a döndü.2010/2011 sezonuna da Tottenham'da başlayan ve 12 maça çıkan Keane ligin ikinci yarısında tekrardan kiralık olarak gönderildi ve West Ham'a gitti.West Ham'da 13 maçta 2 gol atan Keane takımının ligden düşmesine engel olamadı.

Keane son kez döndüğü Tottenham'dan geçen gün £3,5 milyon karşılığında ayrılarak LA Galaxy'e transfer oldu.Keane bundan sonra kariyerine Amerika'da devam edecek.Şu an 31 yaşında olan Keane bir daha Avrupa'ya döner mi bilemem.Eğer Amerika'da kendini biraz olsun toparlayabilirse tekrardan İngiltere'ye dönebilir veya ülkesine gidebilir.Bunu zaman gösterecek.



Keane ile ilgili son olarak şunu demek istiyorum.Eğer Dünya Kupası yolunda karşılaştıkları Fransa ile yaptıkları maçta Henry'nin eli olmasaydı ve o maç sonunda K.İrlanda Dünya Kupası'na gitmiş olsaydı Keane'nin kariyeri daha farklı olabilirdi.Belki o zaman Amerika'ya değil de Avrupa'da başka bir takımda oynardı.Olasılıklar üstüne konuşmak ne kadar doğru bilemiyorum ama bunları söylemekten de kendimi alamıyorum.El üstadı Henry olmasa idi belki şu an bildiğimiz Keane'i izliyor olacaktık.Yaktın Keane'i Henry.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Tekliflere Açığım



"Kulübümde son derece mutluyum. Ancak futbolda yarın ne olacağını bilemezsiniz. Evimden ayrıldığımda 15 yaşındaydım. Bu yüzden başka bir ülkeye transfer olma fikri beni korkutmuyor. Çok iyi bir teklif gelmesi halinde, bunu kesinlikle değerlendiririm."


Gareth Bale

18 Mart 2011 Cuma

Şampiyonlar Liginde Çeyrek Final ve Yarı Final Eşleşmeleri



Şampiyonlar Liginde çeyrek final eşleşmeleri belli oldu.Eşleşmelere göre yarı finalde Barcelona ve Real Madrid karşı karşıya gelebilir.Gerçekten Real madrid'e yazık oldu:) Artık bir dahaki sene bir daha uğraşırlar.Bunu bırakıp isterseniz eşleşmelere bakalım.



INTER/SCHALKE - CHELSEA/MANCHESTER UNITED
REAL MADRID/TOTTENHAM - BARCELONA/SHAKHTAR DONETSK

Eşleşmelere baktığımda her maç gerçekten büyük zevk verecektir.Hiçbir maç kolay olmayacaktır.Bir tarafta mucize yaratarak çıkan Inter, diğer tarafta ligte kötü gitmesine rağman şampiyonlar liginde iyi giden Schalke ve Raul faktörü; bir tarafta bir dönem düşüş yaşayıp şampiyonluk uzaklaşan ve şampiyonlar liginde son eşleşmede istenilen  performansı gösteremeyen Chelsea, diğer tarafta Alex Ferguson gibi bir teknik adama sahip Manchester United; bir tarafta Mourinho gibi kurt hocayı alarak her kulvarda şampiyon olmayı hedefleyen ama elinde Barcelona karşısında oynanacak kupa finali bir de şampiyonlar ligi kalan Real Madrid, diğer tarafta ilk kez katıldıkları şampiyonlar liginde iyi bir çizgi sergileyererk çeyrek finale çıkan Tottenham; bir tarafta oynadığı her kulvarda harikalar yaratan Dünya üzerindeki en büyük oyuncuya sahip olan Barcelona, diğer tarafta ülkemizde çokça dalga geçtiğimiz ama sonrasında Ukrayna'da göstermiş olduğu performansla, aldığı kupalarla değerini sonradan anladığımıız Lucescu'nun takımı Shakhtar Donetsk...

Herbir eşleşmeden ayrı bir hikaye çıkar.İlklere sahne olur, el clasico heyecanına giden yolu açar.yani bu 4 maçta herşey olabilir ama birşey kesin.O da heyecanın hiç bitmeyecek olması.Bir an önce bu heyecanlı maçları izlemek en hayırlısı olacaktır.

4 Kasım 2010 Perşembe

Gareth Bale & Inter




Dün Tottenham-Inter maçını izleyenler Gareth Bale'e hayran kalmıştır.Herkes bu maçta Maicon'u perişan ettiğini söylüyor ama ilk maçtaki performansını da unutmayalım.Dünyanın en iyi sağ bekleri arasında adı geçen Maicon karşısında inanılmaz işler yapan Gareth Bale daha 21 yaşında.İki Inter maçı öncesinde premier League'yi takip edenler dışında Gareth Bale'i bilenler çok azdı.İki inanılmaz performansla kendisini herkese gösterdi ve yakında zamanda büyük bir takıma gitme yolunda önemli bir yol kat etti.Gareth Bale'in kanatları çok iyi kullanan bir takımda oynaması daha iyi olacağını düşünürsek sanki gideceği takım Barcelona gibi görünüyor.Sağ bek Dani Alves ve sol bek Gareth Bale olan bir takımı düşünmek bir bile istemiyorum.

Gareth Bale iki Inter maçında neler yaptı diye merak ediyorsanız burayı ziyaret ediniz.

2 Kasım 2010 Salı

Van Den Vaart Dediğini Yaptı



Sneijder:"Şampiyonlar Ligi Kupa’mı Tottenham formasıyla temizliyorum"


Van der Vaart:"Kupayı benim için temizlediğin için teşekkür ederim. Çünkü sezon sonunda benim olacak"
    .
    .
    .
    .


Van der Vaart:"Milano'da sizin savunmanızı gördük. Delikli bir peynire benziyordu. Size White Hart Lane'de her açıdan gol atacağım"

Twitter'de Sneijder ve Van der Vaart laf dalaşına girmişler.Bu olay nasıl meydana geldi bilemem ama Van der Vaart'ın son söylediğine dikkatle bakmanızı öneririm.Çünkü dediğini yaptı.Şu sıralarda 27.dakikası oynanan Tottenham-Inter maçında Van der Vaart 18.dakikada golünü atmış bulunmakta.Maçtan sonra skor ne olursa olsun Van der Vaart Sneijder'e selam yollayacaktır diye tahmin ediyorum.

31 Ekim 2010 Pazar

Hakem Resmen Şaşırmış



Hakem önce penaltı vermedi, sonra el vermedi.En sonunda da bu kargaşadan Nani gol çıkaardı.Bu olay bir hakemin dağıldığında neler yapabileceğine güzel bir örnek.

27 Eylül 2010 Pazartesi

Şampiyonlar Ligi 2.hafta Tahminleri&A-D Grupları


A grubunda kilit maç Inter-Werder Bremen arasında oynanacak.Benitez Inter'e geldiğinden beri sürekli Jose Mourinho'nun Inter'i ile karşılaştırıldı.Benitez Jose'nin mirasında oynama yapıp kendinden birşeyler katmaya çalışırken Inter'in ortaya koyduğu futbol hiç de iç açıcı değil.A.madrid maçı ile başlayan serüvende Inter gol yollarındaki etkisizliği bir tarafa ruhsuz oynuyor gibi gözüküyor.Ya da takım Benitez'in benimsetmeye çalıştığı taktikleri hazmetmeye çalışıyor.Her ne olursa olsun eski Inter'den eser yok.Şimdilik tüm bunları bir kenara koymaları gerekiyor.Çünkü evlerinde oynayacakları W.Bremen maçında olası puan kaybında grupta beklemedikleri sürprizle karşılaşabilirler.Herhalde ilk senesinde  böyle birşey istemez.O zaman takımın şu andaki tek  formda oyuncusu olan Eto'oyu iyi hazırlaması gerekiyor.Çünkü her ne kadar Inter'in şansının olduğunu düşünsem de sonuçta bir ingiliz ekiple oynayacak.Ard arda oynanacak Tottenham maçlarında Inter 0 puanla da ayrılabilir.Bu yüzden Werder Bremen maçı çok önemli.Tüm bunları göz önüne alarak tahminim:1

Grubun diğer maçına bakarsak Tottenham evinde Twente'yi ağırlayacak.Twente bir önceki maçta evinde Inter ile berabere kalarak iyi iş yapsa da Tottenham biraz ağır kaçacaktır.Hele ki maç İngiltere ise.Twente 1 puanla dönerse o puanı öpsin başına koysun.Tahminim:1


B grubunda Schalke son derece kritik bir maça çıkıyor.Sezon başında flaş transferle imza atan Schalke bir türlü istenileni veremedi.Resmen kalıbının takımı olamadı.Ligde hafif toparlanmaya başladılar.Aslında kötü oynamıyorlar ama buldukları pozisyonları gole çevirmekte pek de başarılı değildiler.Sezon başından beri bu kadar puan kaybı Schalke için yterli diye düşünüyorum.Şampiyonlar Liginde evinde oynayacağı Benfica maçı tamamen gruptan çıkma şansını etkileyecektir.Her ne kadar Lyon da tanınmayacak halde olsa da gruptan Lyon'un 1. çıakcağını düşünürsek Schalke 2.likteki rakibiyle oynayacak.Belki de ligde kaçırdıkları bütün golleri bu maçta atacaklar.Atmaları da gerekir ayrıca.Bu yüzden tahminim:1 veya üst.

Grubun diğer maçında H.Tel Aviv formsuz Lyon'u ağırlayacak.Normal şartlarda Lyon'un kazanacağını düşünebiliriz ama Lyon o kadar formsuz ki Tel  Aviv sürpriz yapabilir.Eğer ev sahibi avantajı kullanırsa gol atmakta zorlanan Lyon'u eli boş gönderebilir.Tahminim:1 veya 0.

Gelelim Bursaspor'un grubuna.Bursaspor Valenia karşısında beklenelin altında bir oyun sergiledi.Ama en azından o yun Valencia karşısında oldu.Çünkü 3.lük için rakibi olan Rangers karşısında olsaydı Şampiyonlar Ligi daha başlamadan bitmiş olacaktı.O yüzden Bursaspor stres yapmamalı ve deplasmanda alınacak 1 puanın ne kadar önemli olduğunun farkında olarak sahaya çıkmalı ve gerekli puanı veya puanları almalıdır.Eğer yenilirse Rangers'ın sürpriz bir şekilde Manudan aldığı 1 puanla Bursa ile aradaki puan farkını 4'e çıkarır ve Bursaspor için grup bundan sonra formalite olur.O yüzden ne edip yapıp en azından 1 puanı almalı.Tahminim:0 veya 2.

Grubun diğer maçı Valencia ile Manchester United arasında oynanacak.Valencia bu sene lige ve Şampiyonlar Ligine iyi başladı.Formda oluşu Manu önünde 3 puan alma olasılığını biraz arttırıyor.Ama Sır Alex İspanya'dan 3 puanla dönmeyi başarır.Tahminim:2

D grubundaki maçlar hakkında söylenecek fazla birşey yok.Favoriler Barcelona ve Panathinaikos.Bu grupta asıl önemli olan başarılı grafik çizen Çüneyt Çakır anamızın liginden ayrılarak Şampiyonlar Liginde Rubin Kazan-Barcelona maçını yönetecek.Kendisine başarılar diliyorum.Umarım kazasız belasız bir maç yönetir.