arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Alkışlama Tercihi Taraftara Bırakılmalı


Galatasaray'ın ligde şampiyonluğunu ilan etmesinden sonra merak edilen bir şey var.Şampiyonluğunu iki hafta kala ilan eden Galatasaray'ı ağırlayacak olan Fenerbahçe şampiyonu alkışlayacak mı?Fenerbahçe yöneticisi Abdullah Kiğılı Galatasaray'ı alkışlayabileceklerini söylerken Fenerbahçe teknik adamı Aykut Kocaman ise henüz öyle bir ortamın oluşmadığını söyledi.Taraftar gruplarının çoğu da alkışlanmaması gerektiğini söylüyor.

Ülkemizde şampiyonu alkışlama olayının büyütüldüğü kadar diğer ülkelerde büyütülüyor mudur merak ediyorum.Her seferinde bizlere İngiltere'den, İspanya'dan örnek verirler ve öyle olmamız gerektiğini söylerler.Haklılık payları var ama unuttukları bir şey var.İngiltere'de, İspanya'da var olan futbol kültürü maalesef biz de yok.Bırakın futbol kültürünü “saygı” denen kavrama sahip değiliz daha.

Barcelona alt yapı hocaları çocukları eğitirken ilk olarak onlara teknikten,taktikten önce “saygı”nın anlamını öğrettiklerini söylemişlerdi.Yani onlar için saygı her şeyden önce geliyor ve çocuklara bunu aşılamaya çalışıyorlar.İşte biz de eksik olan şey bu maalesef.Alt yapıdaki çocuklara ne veriyoruz, nasıl çalıştırıyoruz bilemiyoruz ama bir şeyi biliyoruz ki mental açıdan gelişimi yok sayıyoruz.

Toplum olarak çocukluktan itibaren saygı kelimesinden yoksun olarak yetiştikten sonra saygı içerikli davranışlar beklemek yanlış diye düşünüyorum.Bunu bile bile hala acaba alkışlayacaklar mı gibi haberlerle gündem oluşturmaya çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum.Biliyoruz ki toplumun yetiştiriliş tarzı ve futbol kültüründen dolayı Fenerbahçe tribünleri ve takımı Galatasaray'ı alkışlamayacaklardır.Taraftarlar arasında alkışlayama yeltenenler ise büyük ihtimalle tepki ile karşılaşacaklardır.

O yüzden bırakalım bu tarz haber yapmayı.Çünkü insanın içinden alkışlamak geliyorsa alkışlar.Bir insana zorla bir şey yaptıramazsın.Zira zorla yaptırdığın takdirde o eylemin önemi kalmaz.

29 Mart 2013 Cuma

2008/2009 Sezonunda Kadıköy'de Bir Maç


2008 – 2009 sezonunda Aragones önderliğinde Fenerbahçe şampiyonlar liginde mücadele ederken gruptaki rakiplerden biri de Arsenal idi.Fenerbahçe'nin performansından dolayı maçlara daha az gidiyordum.O sezon gittiğim tek maç şampiyonlar ligindeki Arsenal maçıydı.Arsenal'in genç oyuncularını yakından izlemek adına tribünde olmak istedim.Arsenal takımı o maçta beklenildiği igib çok iyi oynamıştı ve Fenerbahçe'ye 5 gol atmışlardı.Arsenal takımında uzun boylu bir oyuncuyu beğenmiştim.O maçta gol da atmıştı.Oynadığı oyunla Arsene Wenger'in ne kadar iyi bir tercihte bulunduğu düşüncesine kapılmıştım.

Kariyerinde sakatlıklarla boğuşan, sakat olma konusunda kimsenin eline su dökemediği Abou Diaby'den bahsediyorum.O zamanlar 22 yaşında bir oyuncuydu ve bir ışık vardı.Ama bugüne baktığımızda sakatlıklarla anılan bir oyuncu oldu.Gerçekten üzülüyorum Abou Diaby gibi bir oyuncunun Arsene Wenger'in önderliğinde gelişim gösterememesine.

16 Ağustos 2012 Perşembe

Son Giden Van Persie Oldu


Geçen sezon Premier Lig'de gol kralı olan Hollandalı Van Persie sezon sonu sona erecek sözleşmesini uzatmayacağını açıkladığı günden beri Arsenal teknik adamı Arsene Wenger içni günler kolay geçmiyordur diye tahmin ediyorum.Kadrosundaki en iyi adamını kaybetme korkusu Arsene Wenger'i sardığı açık.Bu saatten sonra artık uykuları da kaçacak gibi duruyor çünkü geçen sezon takımı taşıyan en iyi adamı ezeli rakibine gidiyor.Geçen sezon tek bir kupa bile alamayan Manchester United Van Persie transferi ile ligde rakiplerine iyi bir mesaj verdi.Arsene Wenger bu durumdan oldukça rahatsız çünkü kendisi de farkında Van Persie Manu'ya gittiğinde olabilecekleri tahmin ediyor.Arsene Wenger Manu'ya gitmesindense PSG'ye gitmesini tercih ettiğini söyleyerek düşüncesini açıkladı ama Arsene Wenger'in de yapacağı bir şey yok.Kendisi de isterdi kupalar kazanılsın ve yıldızlar takımda kalsın ama kazanmak dışında bir sonuç kaul görmediği için futbol dünyasında ne kadar iyi bir teknik adam olsanız da sizinle bir yere kadar geliyorlar.Sonrasında kupalar ve bir miktar daha para çekici oluyor ve kuşun yuvadan uçması gibi yıldızlar da takımdan uçup gidiyor.Arsene Wenger son birkaç sezondur kaybettiği yıldızları takımda tutmayı başarabilseydi belki kupa kazanabilirdi ama yıldızların inancı bir kere kırıldığından ayrılmak istediler.Bundan sonra Arsene Wenger işleri biraz daha sıkı tutmalı ve takımı kupa kazanacak frekansa sokmalı.Yoksa birkaç sezon sonra şu an mevcut kadroda bulunan yıldızlar veya yıldız adayları da takımdan ayrılma fikrini kafalarına yerleştirmiş olacaklar.Arsene Wenger'e bu sezon ve sonrasında kolaylıklar diliyorum.

9 Ağustos 2012 Perşembe

Nuri Ada Yolcusu mu?


Nuri Şahin forma şansı bulma konusunda zorlandığı bir sezonun ardından kiralık da olsa takımdan ayrılma haberleri çıkması gayet doğal.Son yapılan haberlere göre Arsene Wenger'in Nuri Şahin'i istediği ancak Alex Song'un takımdan ayrılması şartıyla bu transfere izin vereceği yönünde.Alex Song'un takımdan ayrılıp ayrılmayacağı konusu Nuri Şahin'in geleceğini belirleyecek gibi duruyor.Hatta Tottenham dedikoduları da konuşulduğunu göz önüne alırsak Nuri Şahin'in transferinde kelebek etkisini göreceğiz gibi geliyor bana.

29 Temmuz 2012 Pazar

Nuri Şahin Ada Yolcusu mu?



Almanya'da Dortmund forması ile iyi sezonlar geçiren Nuri Şahin bu performansının meyvesini Real Madrid'e giderek almış oldu ama Madrid'e geldiği günden beri işler istediği gibi gitmedi.Sezona sakat başlamasının etkisiyle fiziksel açıdan zorluk yaşadı ve kadroya girmek konusunda başarısız oldu.Hal böyle olunca sezonun kayıpları arasında kendisine yer buldu.Şu günlerde Nuri Şahin'in Real Madrid'den ayrılabileceği söyleniyor ki olma olasılığı hiç de az değil.Satılık opsiyonu düşünülmese bile en azından kiralık verileceğini düşünüyorum.Nuri Şahin'in adı geçtiği takımlar arasında genç seven arsene Wenger'in takımı Arsenal ile Tottenham yer alıyor.Özellikle Mourinho'nun Modric'i istemesinden dolayı bu transferde takasta kullanılması daha çok gerçekçi gözüküyor.Nuri Şahin'in bu sezon başka bir takımda oynaması kendisi açısından çok önemli diye düşünüyorum.Maç kondisyonuna ulaşması için devamlı oynayabileceği bir takımda olması şart.Milli Takım için de son derece önemli Nuri Şahin'in devamlılık kazanması.Umarım Nuri Şahin kendisi için en doğru kararı verir.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Arsenal'de Ayrılık Yakın


Futbolda ne kadar iyi kadro kurarsan kur belli bir zaman içerisinde kazanılamayan her kupa bir oyuncunun takımdan ayrılmasına neden oluyor maalesef.Yıllar içerisinde Arsene Wenger iyi bir sistem kurmasında rağmen özellikle son yıllarda kayde değer bir başarı sağlayamadı.Henryli, Piresli, Bergkamplı, Vieralı takımdan sonra Arsenal istediği başarayı yakalayamadı.Hal böyle olunca oyuncular da takımdan ayrılmak ve kupa kazanacağı bir takıma gitmek yönünde fikirlere sahi oldular.Bunun son örneği Van Persie gibi gözüküyor.Kupa kazanabileceği bir takıma gitmek istediğini belirterek Arsenal ile olan sözleşmesini uzatmayacağını açıkladı.İnanılmaz bir sezon geçirdikten sonra böyle bir açıklama yapması taraftarlarını elbette kırmıştır ama bir yandan da haklı diye düşünüyorum.Sonuçta bu oyunda O da kupalar kaldırmak istiyor ki gayet doğal.O yüzden bu tür durumlarda olaylara böyle de bakmak gerekiyor diye düşünüyorum.Peki şimdi ne olacak?Büyük ihtimalle Arsenal Van Persie için gelen teklifleri düşünecektir ve kendisi için iyi olduğu düşündüğü teklifi değerlendirecektir.Sezon sonu sözleşmesi biten bir oyuncuyu hele ki sözleşme yenilemeyeceğini söylemiş bir oyuncu şimdiden satmanız sizin için en iyisi.o yüzden Arsenal - Van Persie birlikteliği sona ermek diye düşünüyorum.

16 Mart 2012 Cuma

Gelenek Bozulmadı



İtalya'da önemli bir farktan kurtulan Chelsea evinde Napoli uzatmaya giden maçı 4-1 kazanarak çeyrek finale çıktı ve çeyrek finalde İngilizlerin tek temsilcisi oldu.Çeyrek finalde ne az bir İngiliz takım geleneği de bozulmamış oldu.Napoli ilk maçında sonlarına doğru kaçırdığı pozisyonu bu maçta fazlasıyla aramıştır.Ama o pozisyon gol olsaydı bile Chelsea yine çeyrek finale çıkardı.Çünkü AVB gittikten sonra toparlanma emareleri gösterdiler ve daha istekli oynuyorlar.Chelsea'yi kutlamak gerekiyor.Arsenal'in yaklaşıp da yapamadığını Chelsea yapmış durumda.Tabi ki Arsenal'in yaptığı daha büyüleyiciydi.

7 Mart 2012 Çarşamba

Eleneceksen Böyle Eleneceksin



Dün açıkcası Arsenal'den fazla umutlu değildim.Maçı kazanabilirdi ama turu geçmek zor gibi geldi bana.Ama dün maç öyle  bir başladı ki Arsenal dalga dalga gelmeye başladı.İlk maçtaki roller değişince Arsenal peş peşe golleri bulmaya başladı.İlk yarı biterken de 3-0 öndeydi Arsenal.Bir anda Arsenal'in turu geçeceği düşünülürken ikinci yarıda Arsenal biraz frene basınca istediği golü bulmada zorlandı.Arsenal'in ikinci yarıdaki durumunu A Milli Takımımızın İsviçre maçındaki durumuna benzetiyorum.İsviçre maçında goller peş peşe geldikten sonra frene bastığımız için bize şampiyonaya götürecek golü bulmakta zorlanmıştık.Dün de Arsenal 3-0 öne geçtikten sonra kontrollü olmaya çalıştı ama işin sonunda hüsrana uğradı.Aynı istekle devam etseydi dün Arsenal bir mucizeyi gerçekleştirecekti.Ama hiçbir Arsenalli taraftarın üzüleceğini düşünmüyorum.Eleneceksen böyle elenelim demişlerdir kesin.

Tamam Arsenal baskıyı iyi kurdu ama Milan da vurdumduymaz bir şekilde oynadı.Az daha tur gidecekti farkında değillerdi.Dua etsinler Van Persie'nin aşırtmasını Abbiati kurtardı.Yoksa bugün başka birşey konuşuyor olabilirdik.

6 Mart 2012 Salı

15 Yıl Sonra Bir İlk...


Şampiyonlar Ligi'nde 2.tur rövanş maçları bugün başlıyor.Turu geçti veya elendi dediğimiz takımlar da var, durumu belirsiz takımlar da var.Her iki kategoriden birer kulüp üzerinden bir ilkten bahsedeceğim.Şampiyonlar Ligi adı altında oynanan sezonlarda İngiliz takımların büyük üstünlüğü olduğunu görüyoruz.Özellikle son sezonlarda 4 takımı ile yarı finalleri, finalleri zorlar durumda.Şu manzarayı görmeye alışkınız.2.turda 4 İngiliz takım, çeyrek finalde en az 2 İngiliz takım, yarı finalde en az 1 İngiliz Takım ve finalde 1 İngiliz Takım...Öyle ki siz eledikçe karşısınıza İngiliz bir takım gelmesi insanın sinirlerini bozuyor ve yine mi İngilizler deniliyordu.Ama bu sezon İngilizleri çeyrek finalde göremeyeceğiz.City ve United'ın Avrupa Ligi'nde yoluna devam etmesi, Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Arsenal'in elenmenin eşiğinde olması İngiliz takımsız bir çeyrek final görmemizi sağlayacak.Tarihi şöyle bir karıştırdığımızda çeyrek finalde  en az bir İngiliz takımının olmadığı sezon 1995/1996 sezonu olarak görünüyor.Yani son 15 sezonda en az bir İngiliz takımını çeyrek finalde izlemişiz.Bu durum yine mi onlar klişesinin ortadan kalkması açısından iyi ama çeyrek finalde bir İngiliz takımının tuzunun olmaması heyecan açısından son derece kötü bir durum.Eğer Arsenal ilk maçtaki 0-4 lük skoru ve Chelsea de 1-3 lük skoru lehine çeviremezse, en azından benim yaşımda olanlar, 15 yıl sonra bir ilk ile tanışacaklar.Bu durum İngiliz futbolunu nasıl etkiler bilemem ama bu sezonluk heyecanı bir nebze azaltmış durumda.

3 Mart 2012 Cumartesi

Liverpool Oynadı Arsenal 3 Puanı Aldı



Liverpool evinde ağırladığı Arsenal'e son dakika golüyle 1-2 yenilerek evindeki ilk yenilgisini tatmış oldu.Özellikle ilk yarıdaki oyunuyla galibiyeti hak eden Liverpool Van Persie'ye engel olamadı ve maalesef puansız ayrılmış oldu.Liverpool her istatistikte Arsenal'e üstünlük sağlamışken yenilmesi  üzdü tabi ki.Umarım bu oyunu gelecek haftalara da aktarmayı başarır Liverpool.Bu maç için sağlık olsun demekten başka bir şey gelmiyor aklıma.

Avrupa'da Bu Haftanın Öne Çıkan Maçları


Liverpool - Arsenal

Premier Lig'de bu hafta merakla beklenen maçların başında geliyor.Sezon başında sıkıntılar yaşayan ama daha sonrasında toparlanma aşamasına giren Arsenal, Avrupa'nın en düşük şut/gol oranına sahip Liverpool'a konuk olacak.Arsenal son üç haftadır kazanıyor.ÖZellikle geçen hafta Tottenham karşısında geriden gelip kazandığı maç Arsenal cephesinin moralini yükseltmiştir.Geçen haftanın morali bu haftaya yansıtmayı başarırlarsa kazanma şanslarını yükseltirler.Liverpool ise geçen haftayı kupa kazanarak kapatmıştı.Carling Cup'ta zor da olsa Cardiff'i penaltılarla geçerek 6 yıl sonra kupa kazanmış oldular.Liverpool'un bu sezon en büyük sıkıntısı gol atamamak.Öyle ki Liverpool şutlarının sadece %7'sinde gol buluyor ve bu yüzde ile Avrupa'nın en kötüsü durumunda.Hal böyle olunca Liverpool bu maçta da gol atma yolalrında sıkıntı yaşarsa maçtan puansız ayrılabilir.Öyle gözüküyor i bu maçın kaderini Liverpool belirleyecek.


Blackburn - Aston Villa

Ligde kötü günler geçiren iki takımın mücadelesine sahne olacak.Balckburn 21 puanla 18., Aston Villa ise 29 puanla 15. durumda.Aston Villa Şubat ayında oynadığı 4 maçta da puan kaybı yaşadı.Balckburn ise Şubat ayında 4 maçta 1 galibiyet almayı başardı.Aston Villa küme düşme potasından uzak durmak için bu maçtan en azından bir puan alması gerekiyor.Blackburn ise mutlaka kazanmalı ve kümede kalma şansını devam ettirmeli.


Tottenham - Manchester United

Geçen hafta deplasmanda Arsenal karşısında aldığı 5-2lik yenilgi Tottenham'ı ne kadar etkilemiş bu maçta göreceğiz.Arsenal maçında eksik kalan noktaları tamamlamayı başarırlarsa galibiyet alma ihtimallerini arttırırlar.Manchester United cephesinde ise lider City'den fazla uzaklaşmadan takipçiliğin devam ettirmek isteyeceklerdir.Liderlik savaşında Tottenham'ı devre dışı bırakmak için 1 puan Manchester United'e yetecektir.


Bayern Munich - Bayern Leverkusen

Bundesliga'nın bu hafta beklenen maçı diyebiliriz.Bayern için işler iyi giderken Mönchengladbach deplasmanında alına yenilgi ile bir ileri bir geri gitmeye başladı.Evinde oynadığı son 5 maç kazanmasına rağmen deplasmanda son 3 maçtır galip gelemiyor.Leverkusen'in gücünü düşünecek olursak Bayern için bu maç ta zor olacak.Leverkusen ise inişli çıkışlı performans sergiliyor ve ilk 4'e girme şansını zor soktu.Son 2 maçta galip gelmesine rağmen Leverkusen bu maçı alabilir diyemiyorum.Bayern favori ama beraberlik de olablilir.


Hertha Berlin - Werder Bremen

Skibbe döneminde üst üste gelen yenilgiler üzerine hoca değişikliğine giden Hertha Berlin geçen hafta da kaybederek gidişatı değiştiremedi.Hertha Berlin 12 maçtır galip gelemiyor ve fikstürüne bakacak olursak zor günler kapıda gibi gözüküyor.Hertha Berlin iyi durumda değil ama Werder Bremen de Hertha Berlin'den bir farkı yok.Werder Bremen 2012 yılında oynadığı 6 maçta sadece 1 galibiyet aldılar.Werder Bremen deplasmanda son 3 maçtır yenilmiyor ama değişim yaşayan Hertha karşısında işi zor.Küme düşmemeye oynayan takımlardaki değişiklikler tehlike yaratabilir.


Marsilya - Toulouse

Marsilya sezon başında sıkıntılı günler geçirmişti.İlk 10 maçında sadece 1 galibiyet aldı ve uzun süre alt sıralarda yer aldı.Daha sonrasında toparlandı ve galibiyet serileri geldi ve üst sıralarda kendisine yer buldu.Marsilya 4 maçlık galibiyet serisinden sonra 3 maçtır kazanamıyor.Yine de bir maçı eksik olmasına 4. sıradaki St Etienne'den 4 puan uzaklıkta.Toulouse ise bir ileri bir geri giden takımlardan biri durumda.40 puan ile Marsilya'nın bir puanın önünde yer alıyor.Bu maçı kazanan ilk 4'e girme yolunda avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum.Ev sahibi Marsilya'yı önde görüyorum.


Mallorca - Osasuna

La Liga öyle bir hal aldı ki galibiyet serisi yakaldığın takdirde bir anda Avrupa yolu gözüküyor, yenilgi serisi içerisine girdiğinde ise alt lig yolu gözüküyor.Mallorca - Osasuna maçı da bu tarz maçlardan biri.Osasuna son 4 deplasmanından galibiyet çıkaramadı.Mallorca ise evinde oynadığı son 2 maçı kazanmış durumda.Ne olacağı hakkında bir fikrim yok ama ev sahibi olduğundan Mallorca kazanır diyebilirim.


Getafe - Malaga

Bu hafta La Liga'da ya işler iyice kızışacak ya da bazı şeyler belli olacak.Malaga yaptığı  yatırımın mevyesi almakta zorlansa da şu anda ilk 4 şansı var.La Liga'da takımların benzer özellikleri var.O da deplasman maçlarındaki başarısızlıkları.Malaga son 5 deplasman maçını kaybetti.Buna rağmen hala ilk 4 şansının devam etmesi ayrı bir konu.Getafe ise ligin sonlarına doğru fazla korku yaşamamak için toplayabildiği kadar puan toplama çabasında.Bu maç da Getafe'nin puan alabileceği bir maç oalrak gözüküyor.Özellikle Malaga'nın deplasmanlardaki performansını düşünürsek...


Sevilla - Atletico Madrid

Hoca değişikliği yaşayan iki takımın mücadelesinde Sevilla Atletico Madrid'i ağırlayacak.Atletico Madrid hoca değişikliği sonrasında kalesini gole kapattı ve puanlar almaya başlamıştı.Gol yememe üzerine kurgulanan oyun birkaç hafta sonra sıkıntı yaratmaya başladı ve son 4 maçta 3 beraberlik 1 yenilgi aldı Atletico Madrid.Yine de sezon başına göre daha iyi durumdalar ve ilk 4 için zorlamaya devam edecekler.Sevilla ise hoca değişikliği sonrasında son iki maçını kazandı ve bir anda kendisini şampiyonlar ligini kovalarken buldu.Her iki takım da öncelikle yenilmemeyi düşüneceği için beraberlik ağır basıyor.


Athletic Bilbao - Real Sociedad

La Liga bu hafta bir derbiye sahen olacak.Bask bölgesinin takımları olan Bilbao ve Sociedad karşı karşıya gelecek.Bilbao son haftalarda kazanması gereken maçları kazanamayınca üst sıralara yeteri kadar yaklaşamadı.Ama Bilbao bu maçta puan kayıpları telafi edecektir.Real Sociedad evinde iyi sonuçlar alıyor ama aynı çizgiyi deplasmanda yakalamış değil.Bilbao derbiyi kazanan taraf olur diye düşünüyorum.

Lecce - Genoa

Alt sıraları ilgilendiren maçta Lecce Genoa'yı ağırlayacak.Lecce evinde kazanması durumunda Genoa'ya küme düşme korkusunu iyici hissettirecek.Lecce evinde oynadığı son 4 maçta yenilgi yüzü görmedi.Genoa ise deplasmanda oynadığı son 5 maçı kaybetti.Bu veriler ışığında Lecce bir adım önde gibi.


Roma - Lazio

İtalya'da yılın derbisi oynanacak bu hafta.Roma Lazio'yu ağırlayacak.Maçın adı insanda öyle bir yük getiriyor ki ne desem boş olacak.Derbilerin favorisi olmaz derler ama ben yine de favorimi söyleyeyim.Roma işini bilir.

VVV Venlo - Nac Breda

Hollanda'da küme düşme korkusu yaşayan Venlo ve Nac Breda karşı karşıya gelecek.Venlo kazanması halinde Nac Breda ile puanları eşitleyecek ve umutlarını devam ettirecek.


PSV - Twente 

Hollanda'da haftanın maçında PSV Twente'yi ağırlayacak.PSV evinde oynadığı 11 maçta 10 galibiyet alan PSV maçın favorisi durumunda.Twente bir maçı eksik olmasına rağmen lider PSV'den 3 puan geride olması sebebiyle bu maçta 1 puana razı oalcaktır diye düşünyorum.Twente'ye 1 puanı al maça çıkma deseler, kabul ederler diye düşünüyorum.PSV evinde oynama avantajı değerlendirmek isteyecektir ve şampiyonluk yolunda rakibinin önüne geçmeye çalışacaktır.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Arshavin Herşeyin Başladığı Yerde



Euro 2008 öncesi performansını merakla beklediğim futbolcuların başında Arshavin geliyordu.Bir çıkışı söz konusu idi ve transfer dedikodularında adı sıkça geçiyordu.Açıkcası Fenerbahçe'de görmek istiyordum.Ama Euro 2008'de öyle bir performans sergiledi ki Arsenal'e uzanan bir yolculuğun içinde buldu kendisini.Arsenal'de iyi grafik sergilediği anlar oldu ama özellikle geçen sezondan itibaren ortalıkta yok gibiydi.Kendisindeki bu düşüş Arsenal'den ayrılmasına neden oldu.Arshavin artık futbola başladığı yerde Zenit'te mücadelesine devam edecek.Avrupa'nın gözdesi olduğu takımda bu sefer toparlanma evresini geçirecek.Eski Arshavin'i görmesek de en azından tat veren bir oyuncu olmasını diliyorum.

16 Şubat 2012 Perşembe

Milan İşi Bitirdi



Dün gecenin merakla beklenen maçında Milan evinde ağırladığı Arsenal'i 4-0 yenerek çeyrek finale merhaba dedi.Boateng, Robinho ve Ibrahimovic gollerin sahipleriydi.Açıkcası ben bu kadar büyük fark beklemiyordum.Arsenal beni oldukça şaşırttı.Arsene Wenger ne kadar büyük teknik adam olursa olsun maalesef bir sezon daha kupasız geçecek gibi duruyor.Felsefe bakımından takdir edilse de kupalar kazanılmadığı sürece elindeki yıldızları veya yıldız adayları tutmak oldukça zorlaşacaktır.Arsenal'e geçmiş olsun diyelim.Milan'a ise yolun açık olsun demek gerekiyor.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Bir Efsanenin Dönüşü













İrlanda maçındaki eli uzunluğu nedeniyle kendisinden soğusam da bu geri dönüşten bahsetmemek olmazdı.Paul Scholes'dan sonra Henry'nin dönüşü koyarım listeye.Verimli olur mu olmaz mı derken daha ilk maçında takımını bir üst tura çıkaran golü atan Henry güzel bir dönüş yapmış oldu.Beklentinin yüksek olmaması gerektiğinden bahsetmişti ama bu golle taraftarlar beklentilerini biraz yukarı çıkarmış olabilirler.Bakalım bu performans bir maçla mı kalacak yoksa devamı gelecek mi?

9 Kasım 2011 Çarşamba

Arsenal Doğru Yolu Buldu



Bu sezon Arsenal için hiç iyi başlamamıştı.Takım yıldız oyuncularından Fabregas adım adım Barcelona yolunda idi.Anlaşmanın sağlanması an meselesiydi.Arsene Wenger Fabregas'ı takımda tutmak için elinden geleni yaptı ama başaramadı.Fabregas'ın da gitmek istemesi sebeiyle bu transfere izin vermek zorunda kaldı.Fabregas'ın gidişinden sonra takımın en önemli parçası olarak kalan Nasri de gitmek isteyince Wenger iyice zor durumda kaldı.Ne yaptıysa Nasri'yi de ikna edemedi ve gitmesine göz yumdu.

Arsene Wenger sezon başında iki önemli oyuncusunu kaybetmesinden sonra yerlerine genç, gelecek vaad eden isimler transfer etme yoluna gitti.Yani klasik Arsene Wenger transferleri.Ama anlaşılan  Arsenal taraftarları bıkmış  her giden yıldızın ardından alınan genç oyunculardan.Aslında tek sebep bu olmasa gerek.Takımdan yıldızlar ayrıldıkça takımın kupa kazanma şansı da azalıyor düşüncesi deArsene Wenger'in eleştirilmesinde etkili oluyordur.

Arsene Wenger belki de ilk defa ne yapacağını bilmez bir halde sezona başladı.Beklenmedik kayıplardan sonra kolay değildi yeni bir sistem kurmak.Elde kalan oyunculara göre bir oyun oynatması gerekiyordu.Arsene Wenger işleri rayına oturtmaya çalışırken ligde Arsenal iyi gitmiyordu.İk hafta Newcastle deplasmanındaki beraberlik, ardından evinde yıllar sonra gelen Liverpool yenilgisi Arsenal'in işinin zor olacağın gösteriyordu.Asıl kıyamet 3. hafta da koptu.Manchester United deplasmanında alınan 8-2 lik yenilgi Arsene Wenger 'in istifa etmesi gerekir yorumlarını beraberinde getirdi.Bunca yıldır futbol ile ilgiliyim ilk defa Arsene Wenger ile istifa kelimesi aynı cümle içerisinde geçtiğini duydum.Arsene Wenger eleştirileri saygıyla dinledi ama istifa etmedi.Bir şekilde çözüm yolu bulacağına inanıyordu çünkü.

8-2 lik hezimetten sonra 10 Eylül'de oynanan Swansea maçı ile birlikte Arsenal'de toparlanma emareleri baş gösterdi.40. dakikada Arshavin'in golüyle maçı kazanan Arsenal biraz olsun rahat nefes aldı.Ligin 5. haftasında Blackburn deplasmanda Arsenal ilk yarıda 1-2 öne geçmesine rağmen 18 dakikada yediği üç golle 4-2 geriye düştü ve maçı da 4-3 kaybetti.Arsenal ilk haftalara göre iyi top oynuyordu ama şanssızlıkları aynen devam ediyordu.Tottenham deplasmanında 2-1 lik yenilgi alarak iyiye doğru gitse de sonuç anlamında istiskrarsız görünüşünü değiştiremedi.


Tottenham yenilgisi sonrası Arsenal Sunderland galibiyeti ile galibiyet serisine başlayacaktı.Sunderland'ı 2-1, Stoke City'i 3-1, Chelsea'yi 5-3 ve son olarak West B.'i 3-0 yenerek 4 maçtır galip geliyor Arsenal.Bu 4 maç içinde en önemli galibiyet hiç şüphesiz Chelsea maçı idi.Van Persie'nin etkili olduğu maçı kazanmasını bilen Arsenal zirve yarışındaki rakiplerine karşı ilk galibiyetini almış oldu.

İlk 7 maçlık periyotta Arsenal 2 galibiyet, 1 beraberlik, 4 yenilgi aldı ve attığı gol ortalaması 1.43, yediği gol ortalaması 2.28.Son 4 maça baktığımızda ise 4 de 4 yaptı ve 13 gol attı(ortalama 3.25), 5 gol(ortalama 1.25 yedi.Bu rakamlar Arsenal'in durumunu çok net ortaya koyuyor.Arsene Wenger sezon başındaki çaresiz olmasından dolayı takım kötü yoldaydı ama Wenger bir çözüm yolu buldu ve takımı doğru yola sokmasını bildi.Arsene Wenger sezon başında alınan kötü sonuçlar sonrasında kendisini istifaya çağıranlara çok keskin bakıyordur şu an.Bir takıma yeni gelen her teknik adam önce şunu söyler.Yeni takımız o yüzden uyumun sağlanması zaman alabilir.Arsene Wenger de bunu bildiği için kendinden emin bir şekilde eleştirilere göğüs  gerdi ve takımı şu naki haline getirmeyi başardı.

Arsen Wenger'in yüzü artık gülüyor ve Mustafa Denizli vari bir açıklama ile takımına olan güveni belirtiyor.“İlk maçlarda istemediğimiz mağlubiyetler aldık ancak son haftalarda oldukça iyiyiz. Manchester City özellikle Tottenham ve Manchester United deplasmanlarında çok etkileyici sonuçlar aldı. Ancak biz böyle oynamaya devam edersek Aralık ayının sonuna doğru aradaki puan farkını indirebiliriz.Şu ana kadar kimseye yenilmediler ancak bu, hiç yenilmeyecekleri anlamına gelmiyor. Bizim hedefimiz 17 Aralık’ta onlarla yapacağımız karşılaşmaya kadar aradaki puan farkını kapatmak ve o maçta rakibimizi yenip liderliği ele geçirmek.”Arsene Wenger'in  dediği olur mu bilemem ama Arsenal sezon başındaki ölü toprağını üzerinden atmışa benziyor.Bu sezon şampiyonluk zor olabilir ama yine zirve yarışında olacaklardır diye düşünüyorum.Arsene Wenger artık yenilgilerden sonra kara kara düşünmüyor, başı dik bir şekilde takımın mücadelesini izliyor.Arsene Wenger'e de bu yakışır zaten.

22 Eylül 2011 Perşembe

Aramız Limoni iken Gidemezdim



Joey Barton Arsenal'e neden gitmediğini açıklamış.Bu kavgadan sonra gitmek istememiş.Bu adamdaki psikopatlık başka kimse de yok.Gervinho ile kavga etmesi olası bir birliktelikte problem yaratabilirdi ama eğer Arsenal'e gelseydi bu kavga tatlıya bağlanabilirdi.Gervinho kin tutacak bir adam değildir herhalde.Bence Barton çok yanlış yapmış.Hayatının fırsatını kaçırmış.Gerçi Barton Arsenal'e gitseydi oortalığı karıştırırdı ve Wenger'i bıktırırdı.Son olarak Barton yanlış yapmış ama Arsenal için hayırlı olmuş olabilir.

1 Eylül 2011 Perşembe

Üç Büyüklerde Oynadığım İçin Gururluyum!!



Türkiye'de Sergen Yalçın ve Burak Yılmaz ne ise Yossi Benayoun İngiltere'de odur.Tarihte başka bir oyuncu var mıdır bilmiyorum ama Yossi Benayoun Liverpool, Chelsea ve Arsenal'de oynayarak üç büyük takımda oynayan ilk oyuncu olabilir.Tam anlamıyla araştıramadım ama baktığım kadarıyla Yossi bu alanda ilk isim oluyor.Yine de bir bakmak gerekir.Benayoun torunlarına İngiltere'nin en büyük üç kulübünde oynadım diye hava atar artık.Anlatabileceği bir şeyi olmuş oldu.

25 Ağustos 2011 Perşembe

City'deki Arsenal Lobisi



Arsenal'den Manchester City'e transfer olmasından sonra City'nin kadrosunda bir zamanlar Arsenal'de oynayan oyuncuların saysı 6 ya çıktı.Kim bu oyuncular? Emmanuel Adebayor Samir Nasri Kolo Touré Gaël Clichy Patrick Vieira David Seaman...Bu 6 isimden David Seaman ve Patrick Viera dışındaki 4 isim halen City takımının oyuncuları.Adebayor, Clichy, Toure ve Nasri daha birkaç yıl önce Arsenal forması giyiyorlardı.Bu 4 ismin diğer ortak  yanı ise hepsinin de Arsenal'den transfer edilmesi.Arsenal'den gidenlere baktığımızda şu anki krizin sebebi gayet net görülebiliyor.Yakında kimse kalmayacak gibi.Yıldızlar bir bir satılırsa olacağı bu.Bakarsınız elde kalan yıldızlardan da City'e giden olur birgün.

Nasri İmzaladı



Nasri 19 numaralı Manchester City formasına kavuştu.Takımdaki eski Arsenallilerle özellikle Patrick Viera ile konuştuktan sonra bu kararı verdiğini söylüyor.İnanılmaz bir Arsenal lobisi olmuş Manchester City'de.Nasri bakalım City'de umduğunu bulacak mı?

23 Ağustos 2011 Salı

Nasri Manchester City'de


Ve beklenen transfer açıklandı.Arsenal'de yaprak dökümü devam ediyor.Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kalma açısından çok kritik Udinese maçı öncesi Samir Nasri'nin Manchester City'e  transfer olduğu Arsenal resmi sitesinden duyurdu.Takımla birlikte İtalya'ya gitmeye hazırlanan Nasri kadrodan çıkarıldı ve sağlık kontrolleri için Manchester'e doğğru yola çıktı.City uzun uğraşlar sonucunda Nasri'yi kadrosuna katmayı başardı.Arsenal için ise işler kötü gitmeye devam ediyor.Fabregas'tan sonra Nasri'nin de ayrılması kadroda doldurulması mümkün olmayan boşlukların çoğalması anlamına geliyor.