Bayern gelecek
sezon için kadro planlamasını şimdiden yapmaya başladı.Barcelona
maçı öncesi Mario Göetze transferini açıklayan Bayern'in şimdi
de Bundesliga'da göstermiş olduğu performansla dikkat çeken
Frankfurtlu Sebastian Rode ile ilgilendiği konuşuluyor.90 doğumlu
olan Sebastian Rode ligde göstermiş olduğu performansla değerine
değer kattı ve hemen Bayern'in dikkatini çekti.Gelecek sezon
Bayern'in başına geçecek olan Pep Guardiola'nın oyuncular
üzerindeki etkisini düşününce olası transferde Sebastian Rode
birkaç sınıf atlayabilir.
bayern münich etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bayern münich etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Nisan 2013 Cuma
12 Nisan 2013 Cuma
Heynckes Kızdı
Şampiyonlar
liginde yarı final eşleşmeleri belli olduktan sonra Bayern
tarafında acaba Guardiola eski takımı Barcelona hakkında Jupp
Heynckes'e yardımcı olacak mı diye konuşulmaya başlandı.Sanki
Bayern'in başında bir teknik adam yokmuş gibi Guardiola ne
yapacak şeklinde konuşulmaya başlanınca haklı olarak Jupp
Heynckes bu duruma sinirlenmiş.Kendi dersime kendim çalışırım
dercesine kimsenin yardımına ihtiyacım yok demiş.Kendinizi Jupp
Heynckes'in yerine koyduğunuzda hak vermemek elde değil.
6 Nisan 2013 Cumartesi
Bayern Mutlu Sona Ulaştı
Şampiyonluğu son iki sezon Dortmud'a kaptıran Bayern bu sezon domine ettiği ligde 6 hafta kala şampiyonluğunu ilan etti.Sezon başında kadrosuna eklediği isimlerle lige güçlü bir şekilde giren Bayern bu sezon 28 lig maçında sadece 13 gol yedi ve inanılmaz bir defans örneği gösterdiler.
Bayern ligde oynadığı 28 maçta da gol atmayı başardı ve aldığı 24 galibiyetin birçoğu da farklı oldu.Kazanılan maçlarda atılan ilk gol ve ikinci gol dakikalarına baktığımızda farklı galibiyetleri doğal karşılayabiliriz.Bayern ligde sadece 7 maçta ilk yarıda gol bulamadığını göz önüne aldığımızda ilk golün geldiği dakikanın ortalama 36. dakika olması şaşırtıcı değil.
Bunun yanında atılan ikinci gol dakikalarına baktığımızda ortalamanın 54 olduğunu görüyoruz ki Bayern'den 2 gol yiyip maçtan puan oldukça zor olduğunu kabul edersek Bayern'in ligi domine etmesini anlayabiliriz.22 maçta 2 veya daha fazla gol atan Bayern 70. dakikadan sonra kendisine fazla bir iş bırakmamış.15 maçta 70. dakikayı görmeden Bayern ikinci golü bulmuş.
İlk gol ve ikinci gol istatistikleri böyle iken Bayern'in 6 hafta kala ligi domine ederek şampiyonluğa ulaşması son derece normal.İki sezon ara verdikten sonra gelen şampiyonluk sezon sonunda ayrılacak olan Jupp Heynckes için de güzel bir ayrılık hediyesi olmuştur.Tabiki Heynckes'in asıl amacı şampiyonlar ligini kazanmaktır diye düşünüyorum.
7 Şubat 2013 Perşembe
Mandzukic&Müller Deplasmanda Bir Başka
Bayern bu sezon Bundesliga'da dolu dizgin gidiyor ve büyük ihtimalle son iki sezon şampiyon olan Dortmund'dan ünvanı alacaklar.Ligde yarattıkları 12 puanın dışında bu sezon dikkat çeken nokta ileri uçta puan farkını yaratacak bir uyumun olması.Bu sezon transfer edilen Mandzukic ile Müller atılan 51 golün 25ine imza attılar.Mandzukic 7si kendi evinde 7si deplasmanda olmak üzere 14 gol atarken, Müller 9u deplasmanda olmak üzere 11 gol attı.Deplasmanları bu kadar rahat geçmelerini sağlayan şey de bu ikilinin performansı olduğu açıkca görülüyor.Müller oynanan son 4 deplasman maçını boş geçmedi.
1 Eylül 2012 Cumartesi
Bayern İstediği Alır
Açıkcası ben Barcelona'ya gelmesini
bekliyordum ama kendisi Bayern'i tercih ederek Bundesliga'nın yolunu
tuttu.Hem de Bundesliga'nın rekor bonservis ücreti ile transfer
oldu.Hani derler ya Bayern istediğini alır diye hakikaten verdi 40
milyon avroyu Javi Martinez'i transfer etti.Korkulur bu Bayern'den
gerçekten.Bayern bu sezon kadrosunu daha da güçlendirdi.Bakalım
bu sezon ne yapacaklar.Kupasız bir sezonun ardından bu sezon
kupalar gelecek mi göreceğiz.
28 Haziran 2012 Perşembe
Mandzukic Bayern'de Verimli Olur mu?
Bayern verimsiz geçen bir sezonun
ardından yeni sezon çalışmalrına hızlı giriş yaptı.Forvet
hattında Mario Gomez'in yanına Mandzukic'i alarak golcü konusunda
gücünü iyice arttırmış oldu.Geçen sezon Kloze'nin gidişi ve
bu sezon başında Olic ile yolların ayrılması forvette yeni bir
ismi gerekli kılıyordu zaten.Bu isim Mandzukic miydi emin
değilim.Bayern 4-2-3-1 sistemi ile oynayacaksa Gomez ya da
Mandzukic'ten biri kenarda oturacak.Yok eğer çift forvetle ile
oynayacaksa o zaman da iki tane statik forvet ile oynamanın
zorluklarını yaşayacaklardır.İki türlü de sıkıntılar
yaşanacaktır diye düşünüyorum.Bakalım Mandzukic takımı hangi
yönde etkileyecek?Bu arada süper Mario kardeşler olarak nam salacaklardır :)
19 Haziran 2012 Salı
Robben İçin Yıpratıcı Bir Yıl
Bir insan bir yıl içinde hayak kırıklığı ile biten kaç olayı sırtlanabilir?Sınırı elbette insana göre değişir ama tam işi bitirecekken sonucun hüsran olmasına insan ne kadar dayanabilir?Arjen Robben bir insanın dayanma sınırını göstermiş durumda.Bayern ile kaybedilen üç final ve Hollanda ile turnuvada sıfır çekilmesi bir futbolcuyu fazlasıyla yıpratacak olaylar diye düşünüyorum.Hele ki kaybedilen kupaların ve elenilen turnuvanın başrolünde iseniz yıpranma katsayısı daha artar elbette.Arjen Robben bu yıl yaşadıklarından sonra gelecek sezon nasıl bir kafa yapısına sahip olacak merak konusu ama şurası kesinki işler kötü gittiğinde bu kaybedişler akla gelecektir diye düşünüyorum.Ne kadar profesyonel olursanız olun sonuçta insan olduğunuz için bu tür anlarda duygusallık ön plana çıkacaktır ve hatıralar aklınıza gelecektir.
26 Nisan 2012 Perşembe
Futbol Bu Yüzden Güzel
Futbol gerçekten inanılmaz bir oyun.Kesin ifadeler kullanamıyorsunuz.Kullandığınızda ise bu güzel oyun size gereken cevabı veriyor.Mesela Afrika Uluslar Kupası'nda Zambiya'nın şampiyonluğunu beklemiyordu ama bu oyun bunun olabileceğini gösterdi.Liderin 7 puan gerisine düştükten sonra Dortmund'un şampiyon olamayacağı söylendi.Dortmund şampiyon oldu.La Liga'da Real Madrid'i 10 puan farktan dolayı şampiyon ilan edenlere futbol güzei bir cevap verdi ve bir anda fark 4'e indi.Arap yatırımı ile bir şeyler yapmayı deneyen PSG dururken Fransa'da zirvede Montpellier'in olması futbolun bir diğer güzelliği.
Örnekleri çoğaltmak mümkün elbette.Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Bayern'in inanılmaz maçlar sonrasında finale çıkmaları futbolun ne kadar güzel bir oyun olduğunu ve her an her şeyin olabileceğini gösteriyor.Eminim herkes Barcelona - Real Madrid finali bekliyordu ama olmadı.Özellikle Barcelona'nın topa o kadar hükmedip finale çıkamaması ayrı bir konu.
Avrupa'da finallere İspanyolların damga vurması konuşulurken bir anda finallerde 1 İspanyol takım olabilir.Avrupa Ligi'nde deplasmanda 1-2 yenilen Bilbao evinde oynayacağı maç sonrasında Sporting'i geçemezse finallerde bir İspanyol takım göreceğiz.Bakalım bugün Avrupa Ligi'nde nasıl maçlar izleyeceğiz.Merakla bekliyorum.
18 Nisan 2012 Çarşamba
Bayern Finale Göz Kırptı
Münih'te oynanacak olan Şampiyonlar Ligi finalinde yer almak için Bayern ile Real Madrid Almanya'da karşılaştılar.Bayern ağırladığı Real Madrid'i Gomez'in son dakikada attığı golle 2-1 yenerek ikinci maç öncesi avantaj sağladı.Dönem dönem maça ağırlığını koymaya çalışan Bayern özellikle Gomez ile pozisyonları harcadı ve az kalsın avantajı kaybediyorlardı.Real Madrid tarafı ise kontra ataklarda istediği gibi başarılı olamadı ve pozisyon bulmakta zorlandı.Başarılı oldukları tek atakta da golü bulmayı başardılar.Golün dışında Real Madrid'in pozisyonunu hatırlamıyorum.Mourinho da zorlandıklarını görünce bari 1-1i koruyayım düşüncesiyle Granero ve Marcelo'yu oyuna aldı.Ama maçı anlatan Ercan Taner'in de dediği gibi Almanlar için 1. dakika ile 90. dakika fark etmediği için Bayern Real Madrid'in üstüne gelmeye devam etti ve bunun meyvesini 90. dakikada almayı başardılar.2-1 lik skorun ikinci maçın zevkli geçeceğinin habercisi olarak düşünüyorum.Finalin Münih'te yapılacak olması Bayern takımını motive ettiğini düşünürsek İspanya'da ellerinden geleni yapacaklardır.İkinci maçı sabırsızlıkla bekliyorum.
12 Nisan 2012 Perşembe
Ağzına Sağlık Subotic
Almanya'da şampiyonluk yarışının kaderini belirleyecek olan maçta Dortmund evinde ağırladığı Bayern'i 1-0 yenerek 4 hafta kala aradaki farkı 6 puana çıkartarak üst üste 2. şampiyonluğa çok yaklaştılar.Maça damgası vuran Bayernli Robben oldu.Hem penaltı kaçırdı hem de son dakikada inanılmaz bir gol kaçırdı.Ama bence maçta asıl görüntü Subotic'in Robben'i teselli! etmesiydi.O an dedim ki "Helal olsun Subotic.Düşüncelerime tercüman oldun."
18 Mart 2012 Pazar
3 Maç 20 Gol # Makine Tıkır Tıkır
Şampiyonlar Ligi'nde Basel yenilgisi ile acaba yolun sonuna mı gelindi sorusunun ardından, ligde Leverkusen yenilgisi ise şampiyonluğ Dortmund'a mı kaptırılacak sorusu eklenince Bayern'de homurdanmalar başlamıştı.Hatta teknik adamın görevine son verilecek dedikoduları yayılmaya başlamıştı.Ama Bayern kısa süreli bu kötü gidişe önce 7-1lik Hoffenheim galibiyeti, daha sonra şampiyonlar Ligi'nde alınan 7-0 lık Basel galibiyeti ve gelen turun ardından son olarak Bundesliga'da alınan 0-6lık Hertha Berlin galibiyeti ile son vermiş oldu.Seri galibiyetlerin yanı sıra aldığı farklı galibiyetlerle de rakiplerine gözdağı verdi açıkcası.3 maçta atılan 20 golde gösterişsiz bir forvet olan Gomez'in 8 golle ve sezon başından beri eleştirilern hatta takımdan gitmesi gündeme gelen Robben'in 7 golle katkı yaptığını söyleyelim.Bayern gibi kaliteli oyunculardan kurulu bir takımın istikrarsız görüntü çizmesi doğal olarak herkesi şaşırtmıştı ama son 3 maçtaki performanslarına baktığımızda da abarttıklarını söyleyebiliriz.Almanlar da iş ahlakı son derece yüksektir ama biraz da rakiplerini düşünerek oynarlarsa iyi olur.Bu kadar acımasız olmaya gerek yok.
14 Mart 2012 Çarşamba
Bu Kadar Zulme Gerek Yoktu
Şampiyonlar Ligi'nde ilk maçta Basel Bayern'i 1-0 yenince acaba dedik ama Bayern bizlere öyle bir cevap verdi ki acaba diyenleri püskürttü resmen.Basel bir umut diyerek geldiği Almanya'dan 7 gol yiyerek ayrıldılar ve Bayern ile şaka olmayacağını öğrenerek gittiler.Bayernli oyunculara da sormak lazım.Bu kadar zulme gerek var mıydı?
3 Mart 2012 Cumartesi
İzlemeye Doyamadık # B.Leverkusen:2 - Bayern M.:0
Bayer Leverkusen lig ikincisi Bayern'i 2-0 yendi ve Schalke'nin yenildiği haftada şampiyonlar ligi umudunu sürdürdü.Gol olması için 80 dakika bekledik ama öyle bir maç oldu ki gol olmasaydı da olurdu.Her iki takım da sayısızca pozisyona girdi ama başarı konusunda oldukça kötüydüler.Özellikle Bayern'de Robben girdiği pozisyonları kolayca harcayınca Bayern öne geçme fırsatını değerlendiremedi.Bayer Leverkusen'in gollerini Kiesling ve Bellarabi attı.Bu doyumsuz ziyafeti bizlere izleten her iki takıma da teşekkür ederiz.Bundesliga'nın son yıllardaki çıkışını anlamlandırılan maçlardan biriydi.
Avrupa'da Bu Haftanın Öne Çıkan Maçları
Liverpool - Arsenal
Premier Lig'de bu hafta merakla beklenen maçların başında geliyor.Sezon başında sıkıntılar yaşayan ama daha sonrasında toparlanma aşamasına giren Arsenal, Avrupa'nın en düşük şut/gol oranına sahip Liverpool'a konuk olacak.Arsenal son üç haftadır kazanıyor.ÖZellikle geçen hafta Tottenham karşısında geriden gelip kazandığı maç Arsenal cephesinin moralini yükseltmiştir.Geçen haftanın morali bu haftaya yansıtmayı başarırlarsa kazanma şanslarını yükseltirler.Liverpool ise geçen haftayı kupa kazanarak kapatmıştı.Carling Cup'ta zor da olsa Cardiff'i penaltılarla geçerek 6 yıl sonra kupa kazanmış oldular.Liverpool'un bu sezon en büyük sıkıntısı gol atamamak.Öyle ki Liverpool şutlarının sadece %7'sinde gol buluyor ve bu yüzde ile Avrupa'nın en kötüsü durumunda.Hal böyle olunca Liverpool bu maçta da gol atma yolalrında sıkıntı yaşarsa maçtan puansız ayrılabilir.Öyle gözüküyor i bu maçın kaderini Liverpool belirleyecek.
Blackburn - Aston Villa
Ligde kötü günler geçiren iki takımın mücadelesine sahne olacak.Balckburn 21 puanla 18., Aston Villa ise 29 puanla 15. durumda.Aston Villa Şubat ayında oynadığı 4 maçta da puan kaybı yaşadı.Balckburn ise Şubat ayında 4 maçta 1 galibiyet almayı başardı.Aston Villa küme düşme potasından uzak durmak için bu maçtan en azından bir puan alması gerekiyor.Blackburn ise mutlaka kazanmalı ve kümede kalma şansını devam ettirmeli.
Tottenham - Manchester United
Geçen hafta deplasmanda Arsenal karşısında aldığı 5-2lik yenilgi Tottenham'ı ne kadar etkilemiş bu maçta göreceğiz.Arsenal maçında eksik kalan noktaları tamamlamayı başarırlarsa galibiyet alma ihtimallerini arttırırlar.Manchester United cephesinde ise lider City'den fazla uzaklaşmadan takipçiliğin devam ettirmek isteyeceklerdir.Liderlik savaşında Tottenham'ı devre dışı bırakmak için 1 puan Manchester United'e yetecektir.
Bayern Munich - Bayern Leverkusen
Bundesliga'nın bu hafta beklenen maçı diyebiliriz.Bayern için işler iyi giderken Mönchengladbach deplasmanında alına yenilgi ile bir ileri bir geri gitmeye başladı.Evinde oynadığı son 5 maç kazanmasına rağmen deplasmanda son 3 maçtır galip gelemiyor.Leverkusen'in gücünü düşünecek olursak Bayern için bu maç ta zor olacak.Leverkusen ise inişli çıkışlı performans sergiliyor ve ilk 4'e girme şansını zor soktu.Son 2 maçta galip gelmesine rağmen Leverkusen bu maçı alabilir diyemiyorum.Bayern favori ama beraberlik de olablilir.
Hertha Berlin - Werder Bremen
Skibbe döneminde üst üste gelen yenilgiler üzerine hoca değişikliğine giden Hertha Berlin geçen hafta da kaybederek gidişatı değiştiremedi.Hertha Berlin 12 maçtır galip gelemiyor ve fikstürüne bakacak olursak zor günler kapıda gibi gözüküyor.Hertha Berlin iyi durumda değil ama Werder Bremen de Hertha Berlin'den bir farkı yok.Werder Bremen 2012 yılında oynadığı 6 maçta sadece 1 galibiyet aldılar.Werder Bremen deplasmanda son 3 maçtır yenilmiyor ama değişim yaşayan Hertha karşısında işi zor.Küme düşmemeye oynayan takımlardaki değişiklikler tehlike yaratabilir.
Marsilya - Toulouse
Marsilya sezon başında sıkıntılı günler geçirmişti.İlk 10 maçında sadece 1 galibiyet aldı ve uzun süre alt sıralarda yer aldı.Daha sonrasında toparlandı ve galibiyet serileri geldi ve üst sıralarda kendisine yer buldu.Marsilya 4 maçlık galibiyet serisinden sonra 3 maçtır kazanamıyor.Yine de bir maçı eksik olmasına 4. sıradaki St Etienne'den 4 puan uzaklıkta.Toulouse ise bir ileri bir geri giden takımlardan biri durumda.40 puan ile Marsilya'nın bir puanın önünde yer alıyor.Bu maçı kazanan ilk 4'e girme yolunda avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum.Ev sahibi Marsilya'yı önde görüyorum.
Mallorca - Osasuna
La Liga öyle bir hal aldı ki galibiyet serisi yakaldığın takdirde bir anda Avrupa yolu gözüküyor, yenilgi serisi içerisine girdiğinde ise alt lig yolu gözüküyor.Mallorca - Osasuna maçı da bu tarz maçlardan biri.Osasuna son 4 deplasmanından galibiyet çıkaramadı.Mallorca ise evinde oynadığı son 2 maçı kazanmış durumda.Ne olacağı hakkında bir fikrim yok ama ev sahibi olduğundan Mallorca kazanır diyebilirim.
Getafe - Malaga
Bu hafta La Liga'da ya işler iyice kızışacak ya da bazı şeyler belli olacak.Malaga yaptığı yatırımın mevyesi almakta zorlansa da şu anda ilk 4 şansı var.La Liga'da takımların benzer özellikleri var.O da deplasman maçlarındaki başarısızlıkları.Malaga son 5 deplasman maçını kaybetti.Buna rağmen hala ilk 4 şansının devam etmesi ayrı bir konu.Getafe ise ligin sonlarına doğru fazla korku yaşamamak için toplayabildiği kadar puan toplama çabasında.Bu maç da Getafe'nin puan alabileceği bir maç oalrak gözüküyor.Özellikle Malaga'nın deplasmanlardaki performansını düşünürsek...
Sevilla - Atletico Madrid
Hoca değişikliği yaşayan iki takımın mücadelesinde Sevilla Atletico Madrid'i ağırlayacak.Atletico Madrid hoca değişikliği sonrasında kalesini gole kapattı ve puanlar almaya başlamıştı.Gol yememe üzerine kurgulanan oyun birkaç hafta sonra sıkıntı yaratmaya başladı ve son 4 maçta 3 beraberlik 1 yenilgi aldı Atletico Madrid.Yine de sezon başına göre daha iyi durumdalar ve ilk 4 için zorlamaya devam edecekler.Sevilla ise hoca değişikliği sonrasında son iki maçını kazandı ve bir anda kendisini şampiyonlar ligini kovalarken buldu.Her iki takım da öncelikle yenilmemeyi düşüneceği için beraberlik ağır basıyor.
Athletic Bilbao - Real Sociedad
La Liga bu hafta bir derbiye sahen olacak.Bask bölgesinin takımları olan Bilbao ve Sociedad karşı karşıya gelecek.Bilbao son haftalarda kazanması gereken maçları kazanamayınca üst sıralara yeteri kadar yaklaşamadı.Ama Bilbao bu maçta puan kayıpları telafi edecektir.Real Sociedad evinde iyi sonuçlar alıyor ama aynı çizgiyi deplasmanda yakalamış değil.Bilbao derbiyi kazanan taraf olur diye düşünüyorum.
Lecce - Genoa
Alt sıraları ilgilendiren maçta Lecce Genoa'yı ağırlayacak.Lecce evinde kazanması durumunda Genoa'ya küme düşme korkusunu iyici hissettirecek.Lecce evinde oynadığı son 4 maçta yenilgi yüzü görmedi.Genoa ise deplasmanda oynadığı son 5 maçı kaybetti.Bu veriler ışığında Lecce bir adım önde gibi.
Roma - Lazio
İtalya'da yılın derbisi oynanacak bu hafta.Roma Lazio'yu ağırlayacak.Maçın adı insanda öyle bir yük getiriyor ki ne desem boş olacak.Derbilerin favorisi olmaz derler ama ben yine de favorimi söyleyeyim.Roma işini bilir.
VVV Venlo - Nac Breda
Hollanda'da küme düşme korkusu yaşayan Venlo ve Nac Breda karşı karşıya gelecek.Venlo kazanması halinde Nac Breda ile puanları eşitleyecek ve umutlarını devam ettirecek.
PSV - Twente
Hollanda'da haftanın maçında PSV Twente'yi ağırlayacak.PSV evinde oynadığı 11 maçta 10 galibiyet alan PSV maçın favorisi durumunda.Twente bir maçı eksik olmasına rağmen lider PSV'den 3 puan geride olması sebebiyle bu maçta 1 puana razı oalcaktır diye düşünyorum.Twente'ye 1 puanı al maça çıkma deseler, kabul ederler diye düşünüyorum.PSV evinde oynama avantajı değerlendirmek isteyecektir ve şampiyonluk yolunda rakibinin önüne geçmeye çalışacaktır.
Etiketler:
arsenal,
athletic bilbao,
atletico madrid,
bayern leverkusen,
bayern münich,
getafe,
lazio,
liverpool,
malaga,
manchester united,
marsilya,
psv,
real sociedad,
roma,
sevilla,
tottenham,
twente
28 Şubat 2012 Salı
Avrupa'da Deplasman Yüzdesi En Düşük Takım Fenerbahçe
Bu sezon olağanüstü dönemden geçen Fenerbahçe kırılgan yapısının faturasını çekmeye devam ediyor.Şükrü Saraçoğlu'nda oynanan maçlarda taraftarlarının da desteği ile oynadığı 13 maçın 11'ini kazanmasına rağmen aynı rakamları deplasmanda tutturamıyor.Öyle ki deplasmanda oynadığı son 12 maçta sadece iki galibiyeti var, dahası son 4 maçtır da sahadan boynu bükük ayrılıyor.Fenerbahçe evinde oynadığı maçların aksine çoşkusunu, mücadelesini kazanacak duruma getiremediğinden dolayı sıkıntılar yaşıyor.Aslında gol atma gibi bir sıkıntısı yok ama savunmayı tam anlamıyla oturtamadığı için kolay gol yemesinden dolayı maçlarda puan kaybı yaşaması kaçınılmaz oluyor.
Deplasmanlarda bu kadar zorlanırken, puan kayıpları yaşanırken Fenerbahçe'nin 2. sırada olması konuşulması gereken bir başka konu.Önceki yıllarda şampiyonluk için deplasmanda alınan puanların önemi konuşulurken, şampiyonluğu deplasmanlarda alınan puanlar belirlediği söylenirken bu sezonki bu görüntü gerçekten ilginç.Bazı şeylerin değiştiğini açıkca görebiliriz.Takımlar artık deplasmanda yenilmemek üzere oyunu kurguladıkları için böyle bir görüntü ile karşılaşmak sürpriz değil diye düşünüyorum.
Fenerbahçe'nin kötü deplasman karnesine rağmen 2. sırada yer almasından yola çıkarak diğer liglere göz atmak istedim.Diğer liglerde ilk ikide yer alan takımların performanlarına baktığımda Fenerbahçe en kötü yüzdeye sahip takımlardan biri durumda olduğunu gördüm.Fenerbahçe deplasmanda oynadığı maçların %33.3'ünü kazanma başarısı göstermiş.Avrupa'dan aynı yüzdeye sahip olan bir takım daha var.Avrupa Ligi'nde Trabzonspor'u eleyen PSV de Fenerbahçe gibi %33.3lük bir yüdeye sahip.
Fransa'da lig lideri Montpellier, Hollanda Ligi ikincisi AZ Alkmaar, Seria A'da lider Milan'ın arkasında yer alan Juventus ve La Liga'da Real Madrid ile arasında 10 puan fark olan Barcelona deplasmanda aynı başarı yüzdesine sahipler.Bu 4 takım deplasmanda oynadıkları maçların %41.7'sini kazanmışlar.Yüzde olarak %50'nin altında olsa da Juventus deplasmanda yenilgi yüzü görmemiş(5G-7B) bir takım olduğunu belirtmeliyim.Bundesliga'ya geldiğimizde lig ikincisi Bayern deplasmanda saydığım takımlardan daha iyi durumda ama O'nun da yüzdesi %50'nin altında.Bayern 11 maçta 5 galibiyet alarak %45.7 rakamı elde etmiş durumda.
Bu sonuçları kısaca değerlendirmek gerekirse diğer liglerde şampiyonluğa oynayan, ilk ikide yer alan takımların bu sezonki deplasman performanslarına bakacak olursak 7 takımın yüzdesi %50'nin altında gözüküyor.Elbette deplasman her takım için zordur, puan kaybı yaşama riski yüksektir ama deplasmanda alınan her puan da altın değerindedir.Yüzde olarak %50 ve üzeri iyi olarak değerlendirildiğinde %50 civarı da fena değildir ama %33 gibi yüzde sindirilebilecek bir yüzde değil.Bardağın boş tarafı böyle iken bir de olu tarafına bakalım.Sezon başından beri Fenerbahçe'de olanlara ve deplasmandaki %33lük yüzdeye rağmen hala ikinci sırada yer alması ve şampiyonluk şansını devam ettirmesi teknik ekibin büyük bir iş yaptığının göstergesidir diye düşünüyorum.
Kalan 6 maçla birlikte play offta deplasman görüntüsü değişirse Fenerbahçe şampiyonluğun en büyük adaylarından biri olur.Şu anki duruma göre Galatasaray bir iki adım önde gözüküyor.Öyle gözüküyor ki Fenerbahçe'nin kaderini deplasman maçları belirleyecek.
11 Şubat 2012 Cumartesi
Dortmund Yenilgiyi Unuttu
Bundesliga'nın lideri Dortmund evinde Bayern Leverkusen'i Kagawa'nın golüyle 1-0 yenerek liderliğini sürdürdü.Dortmund sezona kötü başladıktan sonra öyle bir seri yaakaladı ki üst üste 2. şampiyonluğu kazanacak görüntüyü verdiler.Son 15 maçta 12. galibiyetlerini aldılar ve hiç yenilmediklerini de belirtelim.Gerçekten inanılmaz bir seri yakaladılar.Umarım bu seri sezon sonuna kadar sürer de Bayern hanedanlığına kafa tutmaya devam eder.
7 Şubat 2012 Salı
Shaqiri'nin Yeni Takımı Bayern
Galatasaray'ın tüm çabalarına rağmen kadrosuna katamadığı Shaqiri gelecek sezon Bayern'e transfer olacağı açıklandı.Shaqiri Bayern gibi bir takımı tercih etmesine şaşmamak gerekir.Kolaylıkla uyum sağlayabileceği ve gelişimini sürdürebileceği ender takımlardan biri olan Bayern Shaqiri için iyi bir fırsat olarak görülebilir.Marco Reus'u Dortmund'a kaptıran Bayern bu açığı Shaqiri ile kapatmak istemiş ki bence gayet isabetli bir karar.
4 Ocak 2012 Çarşamba
Marco Reus Dortmund'da
Almanya'da beklenen sorunun cevabı belli olmuş.Bu sezon isminden çokca bahsettiren Marco Reus'un gelecek sezon için B.Dortmund ile anlaşıldığı kulübü tarafından açıklandı.Bu transfere oldukça şaşırdığımı söylemeliyim.Çünkü Bayern gibi bir takım varsa mutlaka Reus'un gideceği yer bellidir diye düşünüyordum.Ama Dortmund önce davranmış ve oyuncuyu kadrosuna katmış.Hayırlı olsun diyelim.
Bu arada kulübünün internet sitesinde bu transfer hakkında sorulan soruları yanıtlamış.Onu da paylaşmak istedim.
Marco, Gladbach fans everywhere will be very disappointed when they hear the news. Why have you decided to leave Borussia Mönchengladbach in summer?It's very important for me to make clear that this is not a decision against Gladbach. I've had a wonderful time here so far. Borussia gave me the chance to show what I can do in the Bundesliga and develop into the player I am now. I still feel really at home in this team, in which I have lots of good friends, and in the city and it will hurt to leave. But I've made the decision to take the next step forward in the coming season. I'd like to play for a club who can challenge for the league title and guarantee me Champions League football. I see this chance in Dortmund.
For months now there has been lots of speculation about big clubs wanting to sign you. Did it come down to a decision between Borussia Mönchengladbach and Borussia Dortmund?I really hadn't given the subject any thought until Christmas. I left all that up to my agent. Borussia made me another very good offer to extend my contract until 2016 before Christmas and confirmed it again this week. I really appreciate their efforts to keep me, but ultimately after three years in Mönchengladbach I think the right step for my development now is to move to Borussia Dortmund.
Did the fact that you were born in Dortmund and your family live there play a role?That wasn't what made my mind up, but obviously it's important for me to have an intact community of family and friends around me and in Dortmund I know that's the case.
If the move comes about, it will mean you just have half a season left in Mönchengladbach. What are your targets for the rest of the campaign?I'll give it everything I've got here until the final minute of the season. I'd love to part company with a trophy and we're still in with a chance of that in the cup. I'd also like to help the team repeat the great form we showed in the first half of the season.
19 Eylül 2011 Pazartesi
Şampiyon Olan Takıma Birşey Oluyor # Bundesliga
Bundesliga'da son şampiyon B.Dortmund istediği gibi başlayamadı.Nuri Şahin dışında geçen seneki kadrosunu koruyan Dortmund şu ana kadar oynadığı 6 maçta 3 yenilgi aldı ve ligte şu an için 7 puan ile 11.sırada yer alıyor.Bundesliga her zaman tahmin edilemez bir lig olmuştur.Son 12 yıla baktığımızda Bayern dışında zirvedeki yerini bir sezon sonra koruyabilen yok.Son 12 yılda Bayern 7 şampiyonluk yaşamış.Diğer 5 şampiyonluk ise 4 ayrı takımdan gelmiş.Sırasıyla son 12 sezona bakalım ve bir sezon zirveye oynayan takım ertesi sezon ne yapmış görelim.
1999-2000----->Şampiyon----->Bayern----->73 Puan
2000-2001----->Şampiyon----->Bayern----->63 Puan
2001-2002----->Şampiyon----->Dortmund--->70 Puan----->Son Şampiyon Bayern---->68 Puan(3.)
2002-2003----->Şampiyon----->Bayern----->75 Puan------>Son Şampiyon Dortmund--->58 Puan(3.)
2003-2004----->Şampiyon------>W.Bremen-->74 Puan---->Son Şampiyon Bayern---->68Puan (2.)
2004-2005----->Şampiyon------>Bayern------>77 Puan----->Son Şampiyon W.Bremen--->59 Puan (3.)
2005-2006----->Şampiyon------>Bayern------>75 Puan
2006-2007------>Şampiyon------>Stuttgart---->70 Puan----->Son Şampiyon Bayern----->60 Puan (4.)
2007-2008------>Şampiyon------>Bayern------>76 Puan----->Son Şampiyon Stuttgart---->52 Puan (6.)
2008-2009------>Şampiyon------->Wolfsburg---->69 Puan---->Son Şampiyon Bayern----->62 Puan (2.)
2009-2010------>Şampiyon------->Bayern------>70 Puan---->Son Şampiyon Wolfsburg---->50 Puan(8.)
2010-2011------>Şampiyon------>Dortmund----->75 Puan--->Son Şampiyon Bayern----->65 Puan (3.)
Şampiyon olan takım şampiyon olduğu sezonda ortalama 72,25 puan alıyor.Şampiyon olan takım ertesi sezon ise 61,82 puan alabiliyor ve ortalama sezon sonunda yeri 3,27. sıra oluyor.Bu üç rakam Bundesliga'nın neden tahmin edilemez olduğunu gösteriyor.Dortmund geçen çok iyi hava yakaladı ve sezonu 75 puanla şampiyon tamamladı.bu sezon ise fazla farklılık olmamasına rağmen şimdiden 6 maçta 3 yenilgi aldı.Geçen sezonun tamamında 5 yenilgi almıştı Dortmund.
O yüzden Dortmund'a neler oluyor sorularını fazla sormamak gerekiyor.Almanya'daki bu görüntüyü her takımda görmek mümkün.Bayern bir sezon 2 büyük finale çıkıyor, birini kazanıyor(ligi), diğerini kaybediyor(şl).Ertesi sezon takımda çözülmeler başlıyor.Oyuncular ile teknik adamın arasına kara kediler giriyor.
Bu yüzden bu sene Dortmund'un üstüne fazla düşmemek gerekir.Genç bir kadro için hem şampiyonlar ligi hem de Bundesliga kolay değil.Bazı aksaklıklar olacaktır.Şampiyonlar Ligindeki serüvenlerine göre ligtede toparlanacaklardır diye düşünüyorum.Sezon sonu tahminim istatistiklerin söylediği gibi.Dortmund ilk 4 içinde bitirecektir.Puanı da 55 ile 65 arasında olur diye tahmin ediyorum.
27 Nisan 2011 Çarşamba
En Değerli 20 Takım
1-Manchester United($1,864 mil)
2-Real Madrid($1,451 mil)
3-Arsenal($1,192 mil)
4-Bayern Münich($1,048 mil)
5-Barcelona($975 mil)
6-AC Milan($838 mil)
7-Chelsea($658 mil)
8-Juventus($628 mil)
9-Liverpool($552 mil)
10-Inter($441 mil)
11-Tottenham($412 mil)
12-Schalke 04($377 mil)
13-O.Lyon($358 mil)
14-Hamburg($340 mil)
15-Manchester City($291 mil)
16-Stuttgart($281 mil)
17-Werder Bremen($279 mil)
18-O.Marsilya($277 mil)
19-A.Madrid($275 mil)
20-Borussia Dortmund($260 mil)
Forbis en değerli 20 takımı sıralamış ve bu liste ortaya çıkmış.İlk iki sıra tamam da Barcelona nasıl 5. sırada onu anlamış değilim.FM'de ben bu listeye çok kafa yorarım.Eğer Barcelona'yı 5. sırada görseydim kesin bazı radikal kararlar alırdım :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


