atletico madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atletico madrid etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Nisan 2013 Pazar

Falcao'nun Yeni Durağı Manchester mi?


Porto formasıyla Avrupa Ligi'nde gösterdiği performansla dikkat çeken ve sonrasında Atletico Madrid'e transfer olan Falcao İspanya'da da başarılı işlere imza attı ve şu an yaz transfer döneminin yıldızı olacak gibi duruyor.Çıkan son haberlere göre Manchester United Falcao ile ciddi ciddi ilgileniyor ve gelecek sezon kadrosuna kattığı bile söyleniyor.Ferguson Falcao gibi bir yıldızı kadrosunda görmekten memnun olacaktır.Van Persie ile birlikte United'ın gol yükünü çekmesi muhtemel olan Falcao'nun Rooney'i devre dışı bırakacağını düşünebiliriz.Sezon içerisinde çıkan haberlere göre Rooney'in ayrılması bekleniyor ve bu yüzden Falcao gibi bir futbolcuyu kadrosuna katmak istiyor.Kısacası eğer Falcao gelecekse Rooney gider düşünüyorum.Çünkü Rooney, Falcao, Van Persie, Welbeck ve Hernandez isimleri forvet hattı için fazla olur diye düşünüyorum.

7 Şubat 2013 Perşembe

Diego da Silva Costa...


Atletico Madrid'de bu sezon dikkat çeken oyuculardan biri de 24 yaşındaki Diego Costa.Son dönemde attığı gollerle takımını sırtlayan Diego Costa Falcao'nun yükünü az da almış durumda.Simeone Diego Costa kozunu iyi kullanıyor gözüküyor.Diego Costa'nın en göze batan eksikliği ise rakip oyuncular ile dalaşmaktan kendini alamaması olarak gözüküyor.Simeone kendisine güveniyor ve şimdilik bu güveni boşa çıkarmıyor Diego Costa.

12 Nisan 2012 Perşembe

Ronaldo Bırakmak İstemiyor


Real Madrid şampiyonluk yolunda engellerden birini daha geçti ve aradaki 4 puanlık farkı korumuş oldu.Barcelona cephesi bir umut A.Madrid çelme takar diye düşündü ama 13 senedir galibiyet alamayan A.Madrid'e güvenmek zaten doğru değildi.Ronaldo şampiyonluğu kolay kolay bırakmayacaktır ama önlerinde iki zor deplasman daha var.Barcelona ve Bilbao deplasmanlarından 1 puan bile alsa şampiyonluk Real Madrid'e gelecektir.Yarış giderek kızışıyor, tadından yenmez bir hal almaya başlıyor.

3 Mart 2012 Cumartesi

Avrupa'da Bu Haftanın Öne Çıkan Maçları


Liverpool - Arsenal

Premier Lig'de bu hafta merakla beklenen maçların başında geliyor.Sezon başında sıkıntılar yaşayan ama daha sonrasında toparlanma aşamasına giren Arsenal, Avrupa'nın en düşük şut/gol oranına sahip Liverpool'a konuk olacak.Arsenal son üç haftadır kazanıyor.ÖZellikle geçen hafta Tottenham karşısında geriden gelip kazandığı maç Arsenal cephesinin moralini yükseltmiştir.Geçen haftanın morali bu haftaya yansıtmayı başarırlarsa kazanma şanslarını yükseltirler.Liverpool ise geçen haftayı kupa kazanarak kapatmıştı.Carling Cup'ta zor da olsa Cardiff'i penaltılarla geçerek 6 yıl sonra kupa kazanmış oldular.Liverpool'un bu sezon en büyük sıkıntısı gol atamamak.Öyle ki Liverpool şutlarının sadece %7'sinde gol buluyor ve bu yüzde ile Avrupa'nın en kötüsü durumunda.Hal böyle olunca Liverpool bu maçta da gol atma yolalrında sıkıntı yaşarsa maçtan puansız ayrılabilir.Öyle gözüküyor i bu maçın kaderini Liverpool belirleyecek.


Blackburn - Aston Villa

Ligde kötü günler geçiren iki takımın mücadelesine sahne olacak.Balckburn 21 puanla 18., Aston Villa ise 29 puanla 15. durumda.Aston Villa Şubat ayında oynadığı 4 maçta da puan kaybı yaşadı.Balckburn ise Şubat ayında 4 maçta 1 galibiyet almayı başardı.Aston Villa küme düşme potasından uzak durmak için bu maçtan en azından bir puan alması gerekiyor.Blackburn ise mutlaka kazanmalı ve kümede kalma şansını devam ettirmeli.


Tottenham - Manchester United

Geçen hafta deplasmanda Arsenal karşısında aldığı 5-2lik yenilgi Tottenham'ı ne kadar etkilemiş bu maçta göreceğiz.Arsenal maçında eksik kalan noktaları tamamlamayı başarırlarsa galibiyet alma ihtimallerini arttırırlar.Manchester United cephesinde ise lider City'den fazla uzaklaşmadan takipçiliğin devam ettirmek isteyeceklerdir.Liderlik savaşında Tottenham'ı devre dışı bırakmak için 1 puan Manchester United'e yetecektir.


Bayern Munich - Bayern Leverkusen

Bundesliga'nın bu hafta beklenen maçı diyebiliriz.Bayern için işler iyi giderken Mönchengladbach deplasmanında alına yenilgi ile bir ileri bir geri gitmeye başladı.Evinde oynadığı son 5 maç kazanmasına rağmen deplasmanda son 3 maçtır galip gelemiyor.Leverkusen'in gücünü düşünecek olursak Bayern için bu maç ta zor olacak.Leverkusen ise inişli çıkışlı performans sergiliyor ve ilk 4'e girme şansını zor soktu.Son 2 maçta galip gelmesine rağmen Leverkusen bu maçı alabilir diyemiyorum.Bayern favori ama beraberlik de olablilir.


Hertha Berlin - Werder Bremen

Skibbe döneminde üst üste gelen yenilgiler üzerine hoca değişikliğine giden Hertha Berlin geçen hafta da kaybederek gidişatı değiştiremedi.Hertha Berlin 12 maçtır galip gelemiyor ve fikstürüne bakacak olursak zor günler kapıda gibi gözüküyor.Hertha Berlin iyi durumda değil ama Werder Bremen de Hertha Berlin'den bir farkı yok.Werder Bremen 2012 yılında oynadığı 6 maçta sadece 1 galibiyet aldılar.Werder Bremen deplasmanda son 3 maçtır yenilmiyor ama değişim yaşayan Hertha karşısında işi zor.Küme düşmemeye oynayan takımlardaki değişiklikler tehlike yaratabilir.


Marsilya - Toulouse

Marsilya sezon başında sıkıntılı günler geçirmişti.İlk 10 maçında sadece 1 galibiyet aldı ve uzun süre alt sıralarda yer aldı.Daha sonrasında toparlandı ve galibiyet serileri geldi ve üst sıralarda kendisine yer buldu.Marsilya 4 maçlık galibiyet serisinden sonra 3 maçtır kazanamıyor.Yine de bir maçı eksik olmasına 4. sıradaki St Etienne'den 4 puan uzaklıkta.Toulouse ise bir ileri bir geri giden takımlardan biri durumda.40 puan ile Marsilya'nın bir puanın önünde yer alıyor.Bu maçı kazanan ilk 4'e girme yolunda avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum.Ev sahibi Marsilya'yı önde görüyorum.


Mallorca - Osasuna

La Liga öyle bir hal aldı ki galibiyet serisi yakaldığın takdirde bir anda Avrupa yolu gözüküyor, yenilgi serisi içerisine girdiğinde ise alt lig yolu gözüküyor.Mallorca - Osasuna maçı da bu tarz maçlardan biri.Osasuna son 4 deplasmanından galibiyet çıkaramadı.Mallorca ise evinde oynadığı son 2 maçı kazanmış durumda.Ne olacağı hakkında bir fikrim yok ama ev sahibi olduğundan Mallorca kazanır diyebilirim.


Getafe - Malaga

Bu hafta La Liga'da ya işler iyice kızışacak ya da bazı şeyler belli olacak.Malaga yaptığı  yatırımın mevyesi almakta zorlansa da şu anda ilk 4 şansı var.La Liga'da takımların benzer özellikleri var.O da deplasman maçlarındaki başarısızlıkları.Malaga son 5 deplasman maçını kaybetti.Buna rağmen hala ilk 4 şansının devam etmesi ayrı bir konu.Getafe ise ligin sonlarına doğru fazla korku yaşamamak için toplayabildiği kadar puan toplama çabasında.Bu maç da Getafe'nin puan alabileceği bir maç oalrak gözüküyor.Özellikle Malaga'nın deplasmanlardaki performansını düşünürsek...


Sevilla - Atletico Madrid

Hoca değişikliği yaşayan iki takımın mücadelesinde Sevilla Atletico Madrid'i ağırlayacak.Atletico Madrid hoca değişikliği sonrasında kalesini gole kapattı ve puanlar almaya başlamıştı.Gol yememe üzerine kurgulanan oyun birkaç hafta sonra sıkıntı yaratmaya başladı ve son 4 maçta 3 beraberlik 1 yenilgi aldı Atletico Madrid.Yine de sezon başına göre daha iyi durumdalar ve ilk 4 için zorlamaya devam edecekler.Sevilla ise hoca değişikliği sonrasında son iki maçını kazandı ve bir anda kendisini şampiyonlar ligini kovalarken buldu.Her iki takım da öncelikle yenilmemeyi düşüneceği için beraberlik ağır basıyor.


Athletic Bilbao - Real Sociedad

La Liga bu hafta bir derbiye sahen olacak.Bask bölgesinin takımları olan Bilbao ve Sociedad karşı karşıya gelecek.Bilbao son haftalarda kazanması gereken maçları kazanamayınca üst sıralara yeteri kadar yaklaşamadı.Ama Bilbao bu maçta puan kayıpları telafi edecektir.Real Sociedad evinde iyi sonuçlar alıyor ama aynı çizgiyi deplasmanda yakalamış değil.Bilbao derbiyi kazanan taraf olur diye düşünüyorum.

Lecce - Genoa

Alt sıraları ilgilendiren maçta Lecce Genoa'yı ağırlayacak.Lecce evinde kazanması durumunda Genoa'ya küme düşme korkusunu iyici hissettirecek.Lecce evinde oynadığı son 4 maçta yenilgi yüzü görmedi.Genoa ise deplasmanda oynadığı son 5 maçı kaybetti.Bu veriler ışığında Lecce bir adım önde gibi.


Roma - Lazio

İtalya'da yılın derbisi oynanacak bu hafta.Roma Lazio'yu ağırlayacak.Maçın adı insanda öyle bir yük getiriyor ki ne desem boş olacak.Derbilerin favorisi olmaz derler ama ben yine de favorimi söyleyeyim.Roma işini bilir.

VVV Venlo - Nac Breda

Hollanda'da küme düşme korkusu yaşayan Venlo ve Nac Breda karşı karşıya gelecek.Venlo kazanması halinde Nac Breda ile puanları eşitleyecek ve umutlarını devam ettirecek.


PSV - Twente 

Hollanda'da haftanın maçında PSV Twente'yi ağırlayacak.PSV evinde oynadığı 11 maçta 10 galibiyet alan PSV maçın favorisi durumunda.Twente bir maçı eksik olmasına rağmen lider PSV'den 3 puan geride olması sebebiyle bu maçta 1 puana razı oalcaktır diye düşünyorum.Twente'ye 1 puanı al maça çıkma deseler, kabul ederler diye düşünüyorum.PSV evinde oynama avantajı değerlendirmek isteyecektir ve şampiyonluk yolunda rakibinin önüne geçmeye çalışacaktır.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Avrupa Ligi'nde 3. Tur Eşleşmeleri



Metalist - Olympiakos
Sporting - Manchester City
Twente - Schalke
Standard Liege - Hannover
Valencia - PSV
AZ - Udinese
Atletico MAdrid - Beşiktaş
Manchester United - Athletic Bilbao

3. tur eşleşmeleri çok şey vaad ediyor.Bir eşleşme hariç diğerlerinde heyecan tavan yapacaktır diye düşünüyorum.Sporting sempatizanı olarak City'nin çıkmasına üzüldüm.Bir umut eler belki Sporting.

2 Şubat 2012 Perşembe

Valencia İçin Kritik 4 Maç



La Liga'da artık kritik haftalara giriyoruz.Daha  ligin yarısında olsak da takımlar arasındaki fark o kadar büyük ki artık resim netleşmeye başladı.Real Madrid&Barcelona ve diğerleri şeklinde devam ediyor lig.3. ve 4. basamaklar için 3 tane önemli aday var.Valencia, A.Madrid ve A.Bilbao...Şu anda Valencia 7 puan önde gözüküyor ama Valencia kritik 4 haftayı geçirecek.Valencia sırasıyla A.Madrid, S.Gijon, Barcelona ve Sevilla ile oynayacak.4 maçta da puan kaybı yaşanabilir.Eğer Valencia yerini sağlamlaştırmak istiyorsa 2 galibiyet, 2 beraberlik çıkarması şart.Özellikle A.Madrid'den puan alması gerekiyor.Aksi halde Bibao ve A.Madrid'in baskısını üzerinde hissedecektir.

Valencia---A.Madrid, S.Gijon, Barcelona, Sevilla

A.Madrid---Valencia, Racing, S.Gijon, Barcelona

A.Bibao---Espanyol, Betis, Malaga, Villarreal

15 Ocak 2012 Pazar

Alkışlar Arda Turan'a



Ordinaryüs lakaplı Lefter Küçükandonyadis'i bugün uğurlurken İspanya'da futbol oynayan Arda Turan bugünkü Villarreal maçına siyah bant ile çıkarak bizleri oldukça sevindirdi.Kendisine teşekkür ediyoruz.

7 Kasım 2011 Pazartesi

Barcelona Yenilgisi Sonrasında Düşüş Kaçınılmaz Oldu


Sezona başlarken Forlan, Agüero, Ujfalusi ve De Gea gibi önemli oyuncularını kaybeden diğer tarafta Arda Turan, Diego, Silvio, Adrian ve geçen sezon Avrupa Ligi'nin gol kralı Falcao'yu kadrosuna katan Atletico Madrid hedef olarak Barcelona ve Real Madrid ile birlikte zirve yarışında olmayı koymuşlardı.En azından söylemler o yöndeydi.

La Liga'daki ilk iki maçlarında istedikleri sonuçları alamadılar.İlk hafta evlerinde Osasuna aile 0-0 beraber kaldılar.İkinci hafta ise Valencia deplasmanında 1-0 lık yenilgi aldılar.İki haftada kaybettikelri 5 puan sonrası 3. hafta evlerinde Racing'i 4-0 yenerek ligdeki ilk galibiyetlerini aldılar.Bu maçta yeni transferlerin uyumu Atletico Madrid cephesini sevindirmişti.4. haftaya gelindiğinde evlerinde Sporting'i konuk ettiler.Sporting'e de Racing karşısında uyguladıkları tarifeyi uyguladılar ve 4 hafta sonunda 7 puana ulaştılar.

Takıma yeni gelen oyuncuların, özellikle Falcao, göstermiş oldukları performans ligin 5. haftasındaki Barcelona maçı öncesi takımı umutlandırıyordu.Sezon öncesi koydukları hedef doğrultusunda bu maç çok kritikti.2 maç üst üste kazandıkları için kendilerine olan güvenin artması sonucu barcelona ile baş edebileceklerini düşündüler.

5. hafta mücadelesi başladığında işler Atletico Madrid'in istediği gibi gitmedi.Barcelona maçın ilk dakikasından itibaren topa sahip oldu ve Atletico Madrid'in yarı çizgiyi geçmesine izin vermedi.Hal böyle olunca atletico Madrid dayanamadı ve sahadan 5-0 mağlup ayrıldı.Maç öncesi düşüncelerine bakarsak 5-0 lık yenilgi Onlar için tam bir faica oldu.

Küçük takımlar Barcelona karşısında aldıkları farklı yenilgileri kafalarına takımıyor olabilirler ama hedefi büyük olan bir takım olan Atletico Madrid bu yenilginin etkisinden kolay kolay kurtulamadı.Bu ağır yenilginin ardından çıktığı 4 maçta 3 beraberlik(Sevilla, Granada, Mallorca), 1 yenilgi(A.Bibao) aldılar.Bu 4 maçta sadece 1 gol atabildiler.

İşler kötü giderken, gol sıkıntısı çekerken Atletico MAdrid'in imdadına Zaragoza maçı yetişti.Adrian'ın iyi maç çıkardığı, Arda Turan'ın bir asist yaptığı maçta Zaragoza'yı 3-1 yenerek 5 maç sonra galip gelmeyi başardılar.Tam işler yolunda girdi diye düşündükelrinde Getafe deplasmanında hiç ummadıkları bir yenilgi alarak sezon içindeki inişli çıkışlı performanslarını bir kez daha gösterdiler.

Zirve mücadelesinde yer almayı hedefleyen takım iken bir anda zirveden uzaklaştılar.11 haftada 3 galibiyet, 4 beraberlik ve 4 yenilgi alarak 13 puan topladılar.14 gol atıp 14 gol yediler.Artık bu noktadan sonra ilk 4'e girmeye çalışacaklardır.Ama bunu yapabilmeleri için deplasmanda da maç kazanmayı başarmalılar.Deplasmanda oynadıkları 5 maçın 4'ünü kaybetmiş Atletico Madrid.Kaybetmek bir kenara gol bile atamıyorlar.Sadece 2 gol atabilmişler.

Milli maçlar arası yakından takip ettiğimiz Atletico Madrid'e yakından bakmak istedim.Sezon başında Arda Turan'ın etkisiyle maçlarını izlediğimiz Atletico Madrid zirveden giderek uzaklaşıyor.İstikrarsızlıkları en büyük tehlike.Evlerinde gösterdikleri performansı deplasmana da taşımayı bilirlerse üst sıralara doğru çıkma şansı yakalayabilirler.Milli maçlar arasından sonrasında 20 Kasımda evinde Levante ile, 27KAsımda ise MAdrid derbisinde Real Madrid ile karşılacaklar.Bu iki maçtan 6 puan çıkarmayı başarırlarsa tekrardan kendilerine gelirler diye düşünüyorum.Umarım bir çizgi tutturup ilk 4 mücadelesinde kendilerine bir yer bulurlar.

1 Ekim 2011 Cumartesi

Atletico Madrid Direnemedi (Barcelona:5-A.Madrid:0)

Atletico Madrid Barcelona'yı zorlar diye beklerken hiçbir şekilde direnemedi.Top hep Barcelonalı oyunculardaydı ve oyunu istedikleri gibi yönlendirdiler.Atletico Madridli oyuncular ise topu ayaklarında dolaştırmak yerine gözleriyle izlemek zorunda kaldılar.Özellikle kanat oyuncuları etkili olur diye tahmin ediyordum ama artık Barcelona mı izin vermedi yoksa A.Madridli oyuncuların ayakları mı titredi bilemiyorum ama sahada yok giblerdi.Barcelona ise önüne kim gelirse gelsin gollerini atmaya devam ediyor.Dahası rahat oyununu sergilemeyi başarıyor.A.Madrid tepeyi zorlayabilecek bir takım olarak düşünülüyordu ama gördük ki o seviyeye çıkmaları zor.Bu sezon da Barcelona-Real Madrid çekişmesi izleyeceğiz.Diğerleri ise kendi aralarında oynayacakmış gibi bir görüntü var.

24 Eylül 2011 Cumartesi

Maçın Sonucunu Guardiola Belirleyecek # Barcelona-Atletico Madrid



Bu akşam bizleri süper bir maç bekliyor.Son şampiyon Barcelona evinde Falcaolu, Reyesli, Ardalı Atletico Madrid'i ağırlayacak.Geçen hafta Valencia deplasmanında 2 puan bırakan Barcelona bugün Atletico karşısında bu kaybı telafi etmeye çalışacak.Atletico Madrid tarafında ise takım içerisinde uyum sağlanmaya başladı.İleri üçlü olarak Falcao-Reyes-Arda üçlüsü şu an için oldukça formda.Özellikle Falcao ve Arda Ateltico Madrid'in gol yollarındaki en etkili iki oyuncusu.biri golleriyle, diğeri asistleriyle...Bu maç Arda Turan için çok önemli olacak.Bu maçta da verimli olursa formayı kolay kolay bırakmayacaktır.

Maça gelecek olursak Barcelona'nın hangi taktikle oynayacağı çok önemli.Valencia maçındaki gibi üçlü defans ile oynarlarsa Atletico Madrid karşısında da sıkıntı yaşarlar.Barcelona özellikle sağa kanadından, Alves'in tarafından üç önemli pozisyon gördü kalesinde.ikisi gol oldu, diğeri ise Soldado'nun beceriksizliğine kurban gitti.Guardiola üçlü defansta ısrar ederse Kanatlarda oynayacak olan Arda ve Reyes Barcelona savunmasını çökertebilir.Yok eğer alıştığı gibi 4-3-3 oynarsa Barcelona bu maçın mutlak favorisi olur.

Kısacası Barcelona nasıl oynayacağına bağlı olarak bu maç şekillenecek.Üçlü defans Atletico Madrid'i maça ortak eder.4lü defans ibreyi Barcelona'ya çevirir.Bakalım Guardiola nasıl bir tercihte bulunacak?Her ne olursa olsun benim tahminim Barcelona kazanır.İsteğim de bu yönde.

22 Eylül 2011 Perşembe

Kaybedenler Kulübü Daimi Üyesi Inter'de


İtalya'da ilk kesiği yiyen Gasperini'nin yeri çabuk doldu.Inter Başkanı Moratti kimi getirsem diye düşünürken birden aa Ranieri var diyerek takımın başına Ranieri'yi getirdi.Claudio Ranieri'nin kariyerine baktığımızda önemli takımları çalıştırdığını görürüz.Cagliari, Napoli, Fierontina, Valencia(2 kez), Atletico Madrid, Chelsea, Parma, Juventus, Roma...İtalya'nın, İngiltere'nin ve İspanya'nın önemli kulüplerinde çalışma şansı bulan Ranieri'nin bir başarısı yok.En uzun süre çalıştığı(4 yıl) Chelsea'de bir kupa kazanamadı.Chelsea'de çalıştığı 4 yıl Abramovic'in azdığı ve çılgınca paralar harcadığı zamana denk geliyor.2 kez Valencia'nın başına geçti ve sadece 3 kupa kazanabildi.1998 İntertoto Kupası, 1999 İspanya Kupası, 2004 Avrupa Süper Kupası...Atletico Madrid kariyerinde bahsetmeye gerek yok.9 galibiyet, 11 beraberlik, 18 yenilgi...Sezon sonunda gönderildi zaten.

Ranieri'nin kariyerini incelediğimizde önemli takımlara gelip bir şey başaramadığını görüyoruz.Uzaktan Ranieri'nin iyi kumaşa sahip olduğu gözüküyor ama bir türlü onu güzel bir elbise haline getiremiyor.Inter'in şu anki ruh hali hiç iyi gözükmüyor.Üst üste gelen yenilgiler oyuncuların kendilerine olan güveni azaltmıştır.Ranieri öncelikle bu alanda çalışma yapacaktır.Oyuncularına özgüven aşılamaya çalışacaktır.İkinci olarak bir arada verimli oynayabilecek oyuncuları bulması gerekiyor.İnter elinde iyi oyuncular var özellikle hücum oyuncuları çok özel oyuncular.İtalya gibi savunmanın ön planda olduğu bir ligde öncelikle savunmayı sağlamlaştırmayı düşünüp daha hücum organizasyonları üzerine kafa patlatırsa Ranieri açısından daha iyi olacaktır.Bu düşünce ile hareket edecek ise Inter'den birkaç hafta bir şey beklememek gerekiyor.Inter'in ilacı zaman olarak duruyor ama Moratti'nin o kadar zamanı var mı ya da o kadar sabrı var mı?

21 Eylül 2011 Çarşamba

Arda Turan Yerini Sağlamlaştırma Yolunda



Arda Turan yavaş yavaş hem Atletico MAdrid'e hem de İspanya futboluna alışıyor.İlk 11 de çıktığı Celtic maçında şansını iyi kullandı demiştik.Şansını iyi kullandığı için haftasonu oynanan Racing Santander maçında da ilk 11 de sahaya çıktı.Atletico Madrid ileride Falcao-Arda-Reyes üçlüsü ile oynadı.Arda bu maçta üzerine biraz daha koyarak iyi bir performans sergiledi.Yaptığı iki asist ile maçın iyileri arasında ismini yazdırmış oldu.

Atletico Madrid'de ileride oynabilen 5 isim var.Falcao, Reyes, Arda, Diego ve Adrian...Bu beş isimden üçü ilk 11de sahaya çıkacağını düşünürsek Arda'nın en az iki isimden daha iyi oynaması gerekiyor.Falcao ve Reyes'in banko oynayacağını düşünürsek Arda'nın Diego ve Adrian'ı geçmesi gerekiyor.Arda Turan oynadığı 244 dakikada 3 asist yaparak Diego ve Adrian'dan daha verimli olduğunu gösterdi.Arda'nın şimdi yapması gereken bu performansın devamlılığını sağlamak.Eğer devamlılığı sağlarsa Arda Nihat KAhveci'nin yaptığı etkiyi yapacaktır.Bakalım zaman Arda'yı nerelere getirecek?

Aşağıdaki video Arda'nın Racing maçındaki performansını gösteren bir video...

19 Eylül 2011 Pazartesi

Agüero City'e Çok Alıştı



Barcelona, Real Madrid, Chelsea derken O şu aralar para basan Manchester City takımına transfer oldu Sergio Agüero.Daha Manchester City forması altında çıktığı 6 maçta 8 gol ve 1 asist yaparak uyum sağladığını göstermiş oldu.Bir anda takımın gol makinesi haline geldi ve O olmadığı zaman City ne yapar çok merak ediyorum.Agüero için her şey iyi gidiyor.Aman nazar değmesin diyelim demesine de Liverpool'u düşündüğümde fazla da çoşmasın.Avrupa maçlarında takılsın dursun.

16 Eylül 2011 Cuma

Arda Turan Şansını İyi Kullandı




Dün oynanan Atletico Madrid - Celtic maçında Arda Turan ilk kez sahaya ilk 11de çıktı ve iyi bir performans sergiledi.Atletico Madrid'in ikinci golünü atan Diego'ya pas Arda'dan geldi.Maç içinde gayet uyumlu bir görüntü çizdi.Bu maç Arda için şanstı ve iyi kullandı.Bakalım kalabalık ön taraf oyuncuları içerisinde ne kadar şans bulacak?Atletico Madrid'in ilk golünü ise yeni transfer Falcao attı.Falcao Avrupa Ligi'nde açılışı yapmış oldu.



21 Ağustos 2011 Pazar

Falcao'nun A.Madrid Tercihi



"Porto'ya çok minnettarım. Atletico'ya benim için sarfettiği efordan dolayı teşekkür etmek istiyorum. Çok büyük bir takıma geldim ve dünyanın en önemli liginde oynayacağım. Benim için 40 milyon euro ödediler ve bu büyük bir sorumluluk. Kulübün bu güvenine karşılık vermek istiyorum ve umarım hedeflerime ulaşırım."

UEFA Avrupa Ligi'ndee Porto formasıyla göstermiş olduğu  performansla Avrupa devlerinin dikkatini çeken Falcao'nun yeni takımı belli oldu.Villas Boas'ın Chelsea'ye gidişinden sonra herkes Falcao'nun İngiltere'ye gideceğini bekliyordu ama bu transfer gerçekleşmedi.Falcao 40 milyon euro bonservis bedeli karşılığında Atletico Madrid'e transfer oldu.Açıkcası bu transfer beni biraz şaşırttı.Çünkü ben tüm Avrupa'nın gözdesi olsam, oynadığım takımım şampiyonlar liginde oynayacak olsa iki seçeneğim olurdu.Birincisi takımımda kalıp şampiyonlar liginde de kendimi gösterir ve öyle bir başka takıma giderim.İkincisi ise eğer takımdan ayrılacaksam gideceğim takımın şampiyonlar liginde olmasına özen gösteririm.Ama Falcao belli ki buna bakmamış ve faydalı olabilceği bir takıma gitmeyi düşünmüş.A.Madrid'in Avrupa Liginde oynamasına bakmadan.Bakalım bu tercihi Falcao'nun kariyerini nasıl etkileyecek?Zirveye çıkabilecek mi yoksa bir parlayıp sönecek mi?

12 Ağustos 2011 Cuma

Ben Olsaydım Şu Soruyu Sorardım



Arda Turan dün basın toplantısı düzenleyerek Türkiye'ye, İstanbul'a ve Galatasaray'a veda etti ve İspanya'nın yolunu tuttu.O basın toplantısında ben olsaydım şu soruyu sorardım:"Transfer olduğun A.Madrid'in en önemli oyuncuları Reyes ve Forlan.Bu iki oyuncunun adı Galatasaray için geçiyor.Bu iki oyuncunun transfer olduğun takımın gücü açısından A.Madrid'de kalmasını mı istersin yoksa taraftarı olduğun Galatasaray'a transfer olmalarını mı istersin?"Bu  soruyu sormak kimsenin aklına gelmedi.Arda'nın A.Madrid'e transferinden sonra gazetelerde Reyes&Forlan haberlerini görmemize rağmen basın toplantısında kimsenin aklına gelmedi.Belki bunun nedeni bu toplantının ana temasının veda olmasıdır.

10 Ağustos 2011 Çarşamba

Madrid'e 4. Türk



Mayıs ayından beri dillendirilen ayrılık gerçekleşti.A.Madrid uzun süredir peşinde olduğu Arda Turan'ı 12 milyon euro karşılığında transfer etti.Aslında o dönemde Madrid ekibi Wolfsburg'dan ayrılması beklenen Diego'yu isterken bu transferin olmaması sonucunda tekrardan ilk tercihlerine Arda Turan'a döndüler ve mutlu sona ulaştılar.Bu transferden Galatasaray önemli ölçüde kar etti.Arda Turan bu transfer ile birlikte en yüksek bonservis ile transfer edilen Türk oyuncu oldu.Finansal açıdan yararlı olmasının yanında sportif açıdıan da faydalı bir transfer oldu.Galatasaray belki Arda Turan'ın yerine dolduramayabilir ama kafasında gütmeyi düşünen bir oyuncudan istediğiniz verimi alamazsınız.Diğer yandan Avrupa Arda Turan için bir fırsat olabilir.Türkiye'de gösteremediği veya geliştiremediği yönlerini İspanya'da geliştirebilir ve elit oyuncular arasına girebilir.Çünkü biliyoruz ki Arda Turan'da gösterdiğinden daha fazla yetenek var.O yüzden bu transfer Arda Turan'a çok yarayabilir.

Arda Turan'ın bu transferinden sonra bir şey aklıma geldi.100. yılda şampiyon olduğumuz sezonun sonunda Aziz Yıldırım Tuncay'ı takımda kalması için ikna etmeye çalışıyordu.Roberto Carlos gelecek, bir sene daha dur, Şampiyonlar Ligi'nde iyi performans göster, ondan sonra istediğin yere git diyordu Aziz Yıldırım.Ama Tuncay bir kere gitmeyi kafasına koymuştu.Sonunda İngiltere'nin yolunu tutmuştu.O sezon Fenerbahçe tarihinde ilk defa Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamıştı.Tuncay o sezon gitmeyip kalsaydı ve Fenerbahçe'nin o poerformansına katkıda bulunsaydı belki de şu anda çok farklı yerlerde olacaktı.Olmadı.

Aynı durum şu an için Arda Turan için de geçerli.Adnan Polat sürekli bir kupa kazanmadan Arda'yı göndermem diyordu.Ama bir türlü kupa kazanmak nasip olmadı.Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın bulunduğu durumu düşünürsek bu sezon tam da Galatasaray'ın sezonu olacağı görülürken, şampiyonluğa yakın olduğu düşünülürken Arda'nın gitmesi beni biraz şaşırttı.Arda'nın hayali türkiye'de kupa kazanmak ve öyle yurt dışına gitmekti.Bu anlamda özellikle Fatih Terim'in gelmesiyle birlikte bir sezon daha kalacağını düşünüyordum.Ama Arda kupa almayı beklemeden gitti.Arda'nın gidişini Tuncay'ın gidişine benzettim ama şunu da belirteyim.Bu iki yolculuk arasındaki en büyük fark Tuncay basamak olarak kullanacağı takıma gitti, Arda ise ilk dört hedefi olan bir takıma gitti.Arda'nın böyle bir avantajı var.

Son olarak bu transferin Arda için hayırlı olmasını diliyorum.Türkiye'yi en iyi şekilde temsil edecektir.kendisine başarılar diliyorum.

23 Aralık 2010 Perşembe

Simao Sabrosa'nın Vedası



Simao Sarbosa son kez giydiği A.Madrid formasıyla gol atıp takımının 1-0 kazanmasını sağlayarak en güzel vedayı yapmış oldu.Oyundan çıkarken tüm stadın alkışlaması ne kadar sevildiğinin bir göstergesi.Simao'nun şimdiki durağı Beşiktaş olacak.Öncelikle Beşiktaş'I bu transferden kutlamak gerekir.İlk duyduğumda şaşırmıştım ve gelmeyeceğini düşünüyordum.Ama Beşiktaş yönetimi Simao'yu ikna ederek getirmeyi başardı.Böylelikle ligimize bir yıldız daha gelmiş olacak.Umarım Beşiktaş'ta başarılı olur.Kendisine başarılar diliyorum.