beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beşiktaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2013 Salı

Fernandes Skora Katkı Yaptı mı...


Beşiktaş'ın saha içindeki lideri konumunda olan Manuel Fernandes hem oyuna hem de skora verdiği katkı ile takımının en değerli oyuncusu durumunda aşikar.Fernandes'in istekli olduğu her maçta Beşiktaş skoru elde etmesi başardı ve bu sezon da Fernandes takımını yönlendirme konusunda oldukça başarılı gözüküyor.

Fernandes transfer edildiğinde diğer Portekizliler kadar konuşulmuyordu ama görülüyor ki o transferler arasında en hayırlı transfer Manuel Fernandes oldu.Geldiği günden beri performansına bakacak olursak gol attığı veya asist yaptığı yani skora katkı yaptığı maçları kazanma oranı oldukça yüksek.Fernandes bugüne kadar 41 maçta gol veya asist olarak skora katkı vermiş ve Beşiktaş bu 41 maçın sadece 3'ünde kaybetmiş.Bu maçların bu sezonki Tromso maçı, geçen sezonki Gaziantepspor deplasmanı ve Galatasaray deplasmanı olduğunu görüyoruz.

Takımında liderlik rolüne soyunan bir oyuncu için bu oranlar gayet iyi diyebiliriz.Manuel Fernandes istekli olduğunda, yeteneklerini kullandığında, hücum konusunda iyi işler yaptığında Beşiktaş kaybetmek nedir bilmiyor ve bu durumun Beşiktaş'ın şu anki durumunu dikkate aldığımızda kıymetli olduğunu söyleyebiliriz.Beşiktaş'ın bu sezon bir başarı elde edebilmesi için Manuel Fernandes'in oynama isteğini her zaman en üstte tutmasını bilmelidir.Beşiktaş için bu geçiş döneminin hasarlarını en aza indirmek için bu şart gibi duruyor.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Yabancı Sınırlamasının Yarattığı Bonservis Bedelleri


Beko Basketbol Ligi Play off öncesi yapılan basın toplantısında Erman Kunter'in bir gazetecinin sorusuna yönelik verdiği cevapta yabancı sınırlamasının kalkması gerektiğini ve Türk oyuncularının rekabet edebilecekleri bir ortamın sağlanması gerektiğini söyledi.Ayrıca Fransa örneğini vererek yabancı sınırlamasının olmadığı ülkelerde yerli oyuncularının önünün kesilmediğini ve kaliteli yerli oyuncuların zaten oynama şansı bulduğunu söyledi.

Erman Kunter'in bu açıklaması Türk futbolunda bir türlü matematiğini tam anlamıyla oluşturamadığımız yabancı oyuncu sınırlamasının yerli oyuncular piyasası üzerindeki etkisini gösteren bir olayı hatırlattı.

Hatırlayacaksınız 2008-2009 sezonu öncesi transfer haberlerinin en başında Mehmet Topuz vardı ve özellikle Beşiktaş ve Fenerbahçe yoğun çaba gösteriyorlardı.İki kulüp Mehmet Topuz'u kadrosuna katmak için maddi anlamda ellerinden geleni yaptılar.Kazanan taraf Fenerbahçe oldu ve Mehmet Topuz imzayı attı.Aslında bu transfer şekli ilk defa olmuyor, büyük ihtimalle de son olmayacak.Mehmet Topuz transferinde konuşulan şey kendisi için verilen bonservis bedeli.Bir Türk futbolcu için verilmeyen bir bedel olduğu için kamuoyu tarafından fazlasıyla konuşuldu ki konuşulması da gerekirdi.

Peki Mehmet Topuz ne yaptı da iki büyük takımı birbirine düşürdü?Mehmet Topuz'un Fenerbahçe'ye gelmesini sağlayan son sezonuna baktığımızda forvet arkasında serbest oyuncu olarak oynadığı Kayserispor'da oynadığı 35 maçta 14 gol 6 asist istatiğini yakaladı ve Kayserispor'un ligi 7. sırada bitirmesinde büyük rol oynadı.

Kayserispor'un hücumuna verdiği katkıyla takımının her şeyi durumunda olan bir oyuncunun bonservis bedelinin 9 milyon euro olduğunu gördükten sonra acaba Mehmet Topuz ile aynı istatistikleri yakalamış ve takımını üst sıralara taşımış bir oyuncunun bonservis bedeli ne oldurdu diye düşündükten sonra denk bir örnek buldum ve karşılaştırma fırsatı doğdu.

Bundesliga'da Freiburg bu sezon kimsenin beklemediği bir şekilde sonuçlar aldı ve ligde son hafta öncesi şampiyonlar ligine gitme ihtimalini koruyorlar.Freiburg'un bu performansında en büyük katkıyı veren isim hiç kuşkusuz Max Kruse.Bu sezon Freiburg formasıyla çıktığı 38 maçta 12 gol 10 asist yaparak takımının avrupa hayalleri kurmasını sağladı.Max Kruse gelecek sezondan itibaren Gladbach forması giyecek.Peki Gladbach Max Kruse için ne kadar ödeyecek?2.5 milyon euro...

Aradaki farkı gördüğümüzde ya bizim kulüplerimiz eli bol davranırken diğer takımlar transfer yaparken kılı kırk yarıyorlar ya da bizim kulüplerimiz bu tür oyunculara gereken değeri vererek doğru yapıyorlar demek isterdim ama bu farkın oluşmasının sebebini hepimiz biliyoruz.Yabancı sınırlaması nedeniyle ihtiyaç duyulan Türk oyuncularının hak etmedikleri bir şekilde değerlenmesi sonucunda kulüplerimiz daha fazla zarar görmektedir.Zararı önlemek adına yapılması gereken tek şey oyuncunun pasaportuna değer vermek yerine oyuncunun kalitesine önem vermek olmalıdır.Ancak bu şekilde şişirilmiş bonservis bedellerinden ve hak etmeyenlere verilen önemden kurtulabiliriz.

Son olarak bu iki transfer olayını kısaca özetlersek yabancı sınırlamasının nasıl sonuçlar doğurduğunu bir kez daha anlarız diye düşünüyorum.

Yaş 25 Mevkii Forvet arkası 35 maç 14 gol 6 asist Bonservis bedeli 9 milyon euro

Yaş 25 Mevkii Forvet arkası 38 maç 12 gol 10 asist Bonservis bedeli 2.5 milyon euro

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Gebze Beşiktaş'ı Bekliyor


Beşiktaş yönetimi İnönü Stadyumu'nu yenileme kararını açıkladıktan sonra gelecek sezon oynayacakları bir stadyum arayışına girdiler.Seçenekler arasında İstanbul'da yer alan stadyumlar olsa da İstanbul dışı da düşünüldüğünü düşünüyorum.İstanbul dışı olarak göze batan Gebzespor'un stadı olarak gözüküyor.

Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker açıklamalarında Beşiktaş'ın Gebze'de oynayabileceğini söylemesiyle bir anda Gebze öne çıktı gibi görünüyor.Gebzespor amatör lige düşmesiyle kentteki futbol heyecanının yok olacağından dolayı Gebze'nin tekrardan futbolla iç içe olması ve büyük bir takımın kentte oynayarak ekonomik anlamda da bir getirisinin olacak olması Gebze Belediye Başkanı'nın bu açıklamayı yapma sebebi olarak görüyorum.

Beşiktaş yönetimi Gebze'de oynamak ister mi biemiyorum ama taraftar açısından bir şeyin değişeceğini sanmıyorum.En azından kendilerini yabancı bir ortamda oldukları hissine kapılmayacaktır.İlk olarak isim benzerliğinden bahsedelim.Beşiktaş'ın taraftar grubu ile Gebzespor'un taraftar grubu aynı ismi taşıyorlar.Beşiktaş'ın Çarşı Gebzespor'un Eski Çarşı...İkincisi olarak Beşiktaş'ın çarşıda buluşup yürüme ritüelini Gebze'de de yapabilirler.Gebze'de meydanda toplanıp stada doğru güzelce yürüyebilirler.

Taraftarlar için İnönü gibi bir ortamı bulmakta zorlanabilirler ama Gebze'deki stadı düşündüğümde sahaya aynı şekilde etki yapabileceklerini düşünüyorum.Yolculuk açısından da kolay olacaktır.Tek soru işareti bilet fiyatları nasıl olacağı konusudur.Eğer bilet fiyatları dengeli olursa Gebze halkından da alacağı destekle güzel bir sezon geçirebilir Beşiktaş.

Umarım Beşiktaş yönetimi Gebze seçeneği ciddi bir şekilde düşünür ve Gebze'de oynamayı tercih eder.Birkaç sene önce Fenerbahçe'yi ağırlayan kent bu sefer tüm sezon boyunca bir büyük ağırlar.Merakla bekliyoruz.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Fernandes Gönderilmek mi İsteniyor?


Beşiktaş'ta forma giyen Fernandes hakkında gazetelerde hergün yeni bir haber yayınlanıyor ve haberlerin başlıkları “Fernandes ve olay” şeklinde oluyor.Bu tarz haberlerin peş peşe gelmesi insanı oldukça düşündürüyor.Fernandez ile Samet Aybaba oluşan gerginlikten sonra Fernandes'e cephe alan kesimin Fernandes'i Beşiktaş'tan göndermeye çalışması bu tarz haberlerin son günlerde yoğunlaşmasının nedeni olabilir diye düşünüyorum.Fernandes'in Beşiktaş'a gelmeden önce de gece gezmelerinin var olduğu bilenlerin sırf takımdan ayrılmasını sağlamak için kamuoyunu inandırma çalışmaları olarak görüyorum bu tür haberleri.Saha içinde takımın beyni durumunda olan ve sezonun geneline baktığımızda takımını taşıyan oyuncuların başında gelen bir oyuncuyu karalama yöntemini kullanarak iç hesaplaşmalarda malmeze haline getirmek son derece yanlış.Yönetim içerisinde kimin kimle ne derdi varsa bunu kendi aralarında halletmeleri gerekirken Beşiktaş takımına zarar verecek şekilde çözmeye çalışmaları veya karşı tarafa hasar vermeye çalışmalarının doğru olmadığı aşikar.Ama öyle gözüküyor ki Beşiktaş'ta iç hesaplaşma olmadan Fernandes hakkındaki bu haberlerin devamı gelecek gibi duruyor.Umarım Fernandes gibi bir oyuncu böyle bir ortamın içinde daha fazla yer almaz.

23 Nisan 2013 Salı

Avrupa Savaşı Kızışıyor


Ligde 3. savaşı giderek kızışıyor.Beşiktaş deplasmanda küme düşme potasından kurtulmak isteyen Akhisar'a kaybetmesinden sonra Bursaspor ve Kasımpaşa'nın nefesini ensesinde hissetmeye başladı.4 hafta kala Beşiktaş ve Bursaspor 49 puanda, Kasımpaşa ise 46 puanda.

Sezon sonunda olası puan eşitliğinde ikili averaja bakılacağından dolayı aralarında oynanan maçların skorları önem taşıyor.Şu an 3. sırada olan Beşiktaş ikili averajda Bursaspor'un gerisinde.Yani sezon sonunda puan eşitliğinde Bursaspor Beşiktaş'ın önünde tamamlayacak ligi.Beşiktaş ile Kasımpaşa arasında ise bir eşitlik söz konusu ve bu eşitliği bozmak için genel averaja bakılacak ve 30.hafta itibariyle Beşiktaş +10, Kasımpaşa ise +12 averaja sahip.Bursaspor ile Kasımpaşa arasındaki eşitlikte galip gelece taraf Kasımpaşa olacaktır.Çünkü Kasımpaşa her iki maçta da Bursaspor'u yenmeyi başardı.

İkili averajlara baktık ama peki ya iş üçlü averaja kalırsa ne olacak?Üç takımın da sezon sonu aynı puanla bitirmesi durumunda devreye girecek üçlü averajda Kasımpaşa en üstte gözküyor.4 maçta 3 galibiyet alarak 9 puan ve +3 averaj ile zirvede.2. Sırada 4 puan ve 0 averaj ile Bursaspor geliyor.Bursaspor aldığı 4 puanı da Beşiktaş'tan aldığını belirtelim.Son sırada ise 4 puan ve -3 averaj ile Beşiktaş geliyor.


Olası durumlara baktığımızda puan eşitliği durumunda en şanslı takım Kasımpaşa olarak gözüküyor.Şansı en düşük takım ise Beşiktaş gibi görünüyor.Beşiktaş herhangi bir takıma üstünlüğü olmasa bile Kasımpaşa'yı genel averajda geçme ihtimali var.Son 4 hafta kalırken durum bu kadar ciddi iken her 3 takım için de bundan sonra oynayacakları her maç önemli olacaktır.

Beşiktaş --> Orduspor, Eskişehirspor(D), Gençlerbirliği, Kayserispor(D)
Bursaspor --> Akhisar, Orduspor(D), Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D)
Kasımpaşa-->Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D), Kayserispor, İBB(D)

16 Şubat 2013 Cumartesi

Beşiktaş'ta Sakatlardan Oluşan 11


Beşiktaş'ta kim sakat kim değil takip etmek oldukça zor.Benim takip edebildiğim kadarıyla sakatlardan oluşturulan kadro hiç de fena değil.Eksik mevkiileri doldurduğunda ligde tehlikeli bir takım olabilir diye düşünüyorum.

Cenk

1-2-3-İsmail Köybaşı

Mustafa Pektemek-Necip-Oğuzhan-Uğur Boral

Almeida-Dentinho

5 Şubat 2013 Salı

Şampiyonluğu Kaç Puan Belirleyecek?


Öyle bir lig oluyor ki şampiyonluk adaylarından biri puan kaybederek diğer takımlara ikram yapmaya çalışıyor ama diğerleri de puan kaybedince o haftadan kazançlı çıkan olmuyor.Örneğin Galatasaray lider olduğundan bu yana 9 haftada puan kaybetmesine rağmen halen liderlik koltuğunda oturuyor.Fenerbahçe evinde oynadığı son üç maçta 1 puan yerine 9 puan alsaydı şu an liderdi.Ya da Beşiktaş öne geçtiği maçlardan birkaçını galip tamamlasaydı feda ile başlanan sezonda lider olacaktı.Antalyaspor'a tarihi boyunca sadece 1 kere gelebilecek bir şansı iyi değerlendiremedi ve kazansa lider olacaağı bir haftada puan kaybetti.

Listeyi böyle uzar gider.Bu kadar puan kaybının olduğu bir sezonda şampiyonu kaç puan belirler sorusuna bir cevap bulmaya çalışalım.Öncelikle şampiyon adaylarını belirleyelim.Kuşkusuz avantajlı olan Galatasaray 37 puanda, Beşiktaş 32 puanda ve Fenerbahçe 31 puanda.Geriye 14 hafta kaldı ve alınabilecek toplam 42 puan var.Bu takımlar geriye kalan tüm maçlarını kazansalar Galatasaray 79, Beşiktaş 74 ve Fenerbahçe 73 puana ulaşacak.

Fenerbahçe'nin 73 puana ulaşması oldukça zor.Çünkü önemli deplasmanlara gidecek ve deplasman performasından dolayı puan kaybı ihtimali yüksek.Fenerbahçe kalan 14 maçın 8ini(Mersin İY, Trabzonspor, Beşiktaş, Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği, İBB, Karabükspor) deplasmanda oynayacak.Evinde de Kasımpaşa, Bursaspor ve Galatasaray ile oynayacağını düşünürsek ve üstüne bir de Avrupa maçlarını eklersek Fenerbahçe oldukça zorlanacaktır.Taraftarın yönetime ve Aykut Kocaman'a baskısı, takım içerisinde oynamayan oyuncuların huzursuzluğu ve üç kulvarda oynamanın getirdiği yıpranma ile Fenerbahçe zor bir yolda yürümeye çalışacak.

Beşiktaş feda denilen sezonda kendisini 3. sırada bulması ve bir anda şampiyonluk mücadelesinin içinde bulması bu sezon özelinde başarılı olduğunu söyleyebiliriz.Kurulan takıma baktığımızda böylebir durumu kimse beklemiyordu diye düşünüyorum.Ama Beşiktaş bundan sonra oldukça zorlanacaktır.Bir türlü tam takım olarak çalışamıyorlar ve her haft bir sakat veriyorlar.Almedia ve Dentinho sakatlığından sonra elde sadece yeni transfer Niang kaldı ve nasıl bir durumda olduğunu bilmiyoruz.

Beşiktaş aynen Fenerbahçe gibi kalan maçlarından 8ini(Elazığspor, Sivasspor, Trabzonspor, Mersin İY, Bursaspor, Akhisar, Eskişehirspor, Kayserispor) deplasmanda oynayacak.Beşiktaş deplasman maçları açısından Fenerbahçe'ye göre daha şanslı ama yine de zor deplasmanlar.Bu takımların bazıları Beşiktaş'ın oyununa ters gelebilecek takımlar olduğunu düşünürsek puan kayıpları kaçınılmaz duruyor.Beşiktaş evinde ise Gaziantepspor, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği ile oynayacak.

Galatasaray Drogba ve Sneijder'ın gelişi işe birlikte bir hava yakalar mı bir soru işareti.İkisinin birden gelmesi ile Fatih Terim takımda oynamalar yapmak zorunda ve bu durum özellikle Burak Yılmaz'ı etkileyecektir.Ama ne olursa olsun Galatasaray lig için iyi bir kadroya sahip.Galatasaray'ın bir avantajı da 8(Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği, İBB, Mersin İY, Elazığspor, Sivasspor, Trabzonspor) maç içeride oynayacak olmasıdır.Deplasman olarak da Eskişehirspor, Karabükspor ve Fenerbahçe maçları göze çarpıyor.Eğer Galatasaray evindeki maçlarda yüksek performans gösterirse sahip olduğu avantajı sezon sonuna kadar korur diye düşünüyorum ama Fenerbahçe'de olduğu gibi Avrupa macerası Galatasaray'ı nasıl etkileyeceği de önemli.Schalke'ye elenen bir Galatasaray ile yoluna devam eden bir Galatasaray arasında moral açıdan farklılıklar olacağı aşikar.

Her üç takımın da fisktürlerine baktığımızda bu sezon şampiyon olacak takımın 70 puanı bulacağını düşünmüyorum.Bu anlamda da 70 puanın altına en yakın takım da Galatasaray olduğundan bir adım önde ama lig uzun bir maraton ne olacağı belli olmaz.Son olarak tahminimi söyleyeyim.Şampiyonun 65 puan alacağını düşünüyorum.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Kendini Tüketen Batuhan Karadeniz


Yaşına göre fiziği ve var olan kumaşı ile kendisinden fazla şeyler beklenen Batuhan Karadeniz maalesef ikinci şansını da değerlendiremedi ve Beşiktaş ayrıldı.Artık Türkiye'de Batuhan'a güvenecek bir teknik adamın kaldığını düşünmüyorum.Bu kötü görüntüyü silmek için tamamen futbol oynamaya odaklanması gerekiyor.

1 Şubat 2013 Cuma

Niang İyi Tercih


Batuhan'ın var ama yok olması, Hugo Almedia'nın alternatifsiz kalması Beşiktaş'ı fazlasıyla zorluyordu.Son oynanan Galatasaray maçında da Hugo Almedia'nın eksikliğinin takımı nasıl etkilediği ortada.Samet Aybaba o kadar değişiklik yaptı ki bir süre sonra kendisinin ne yaptığını bile anlamamıştır diye düşünüyorum.Bu anlamda Niang'ın alınması nokta transfer olarak değerlendirebiliriz.Türkiye'ye dönebilirim dediğinde herkesin aklına birden Fenerbahçe geldi ama Niang Beşiktaş'a geldi ve hem kendisi için hem de Beşiktaş için hayırlı bir transfer oldu.Niang Türkiye'ye, İstanbul'a alışkın bir futbolcu olduğundan dolayı herhangi bir sorun çıkmayacaktır.Hayırlı olsun diyelim.

30 Ocak 2013 Çarşamba

Samet Aybaba'nın Hataları


Her teknik adam kendi oyun anlayışını takıma aşılamak için o anlayıştan hiçbir şekilde vazgeçmez ve uyumun sağlanabilmesi için hep aynı oyuncularla oynamaya çalışır.Eksikler olduğunda ise başka bir oyuncuyu oynatarak sistemin aynı şekilde işlemesini isterler.Eğer teknik adamın kafasındaki düşünce ile oynatacağı futbolcular denk düşerse ortaya başarılı bir performans çıkar.

Samet Aybaba bu sezon Beşiktaş'a oynattığı oyun ve çıkardığı 11 üzerindeki ısrarını maalesef derbilerde göremedik.Hem Fenerbahçe hem de Galatasaray derbisinde sahaya değişik 11ler çıkartarak takımını alışılmışın dışında oynatmaya çalıştı ama istediğini alamadı.Kadro derinliğinin olmamasından dolayı bazı oyuncuların oynayamayacak olması oyun stratejisinin değiştirilmesi zorunlu olabilir ama sezonun başından beri oynattığı sistemden 4 taşı yerinden oynatmak özellikle derbi maçlarında doğru bir karar olarak durmuyor.Özellikle Fenerbahçe maçından sonra Samet Aybaba'nın aynı hatayı yapmayacağını düşünüyordum ama Galatasaray maçında bir kez daha değişik kadro yaparak yine maçı kendisinden uzaklaştırdı.

Samet Aybaba bu hatalarından ders çıkartarak son derbisinde takımını alışılmış düzende sahaya sürer mi göreceğiz.Umarım hatalarından ders alır da keyifli bir derbi izleriz.

29 Ocak 2013 Salı

Aynı Kavga Roller Farklı


Galatasaray – Beşiktaş derbisi sağ olsun futbol camiasına yeni bir tartışma konusu sundu.Felipe Melo ile Oğuzhan arasındaki itişme sonrasında Felipe Melo'nun tükürüp tükürmediği konuşulur günlerce.Bir sonuca varılır mı?Varılmaz elbette.Herkes kendi gözlüklerinden bakmaya çalışır, birbirlerine bağırırlar, sert açıklama yaparlar ve yeni bir malzeme çıkana kadar tartışmayı sürdürürler.Meireles olayında düşüncelerini açıkca açıklayan Galatasaray yönetiminden bazı yöneticiler Melo'nun yapmış olduğu hareketten sonra ne diyecekleri merak konusu.Kendileri açısından doğru olduğunu düşündükleri gibi Melo'yu savunacaklardır ama Meireles olayında yapmış oldukları çıkış kendilerini zorlayacaktır diye düşünüyorum.


12 Ocak 2013 Cumartesi

Nene Para Dedi


Uzun süre Beşiktaş'ın gündeminde olan Nene 2014 yılında Brezilya'da düzenlenecek olan Dünya Kupası'nda Brezilya kadrosunda yer alabilmek için oynayabileceği bir takımda oynamak istediğini belirtmişti.Bu anlamda Beşiktaş'ın şansının yüksek olduğunu tahmin ediyordum.Parasal konuda anlaşılırsa hem Beşiktaş hem de Nene karlı çıkacağını düşünüyordum.Eğer Beşiktaş olmazsa ülkesine dönme ihtimalinin olduğu konuşuluyordu.Ama Nene 2014'de oynama hedefini para ile değiştirince Katar'ın yolunu tuttu ve Al-Gfahara ile 1.5 senelik sözleşme imzaladı.

Açıkcası Nene'nin bu kararına oldukça şaşırdım.Çünkü bir oyuncunun hedefi bir anda oynamaktan paraya nasıl döner anlamış değilim.Galiba 2014'de olamayacağını düşündü ve hazır fırsatını bulmuşken Katar'a gideyim diye düşündü.Yolun sonuna gelenler veya gelmeye yakın olanlar için Katar'ın cazibe merkezi olduğunu düşünürsek Nene'yi fazla yadırgamamak gerekir.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Daha 21 Yaşında...


Batuhan Karadeniz Beşiktaş'a dönüşünden sonra herkesin aklına bir acaba sorusu gelmiştir diye düşünüyorum.Geçmişte yaptıkları ve hocaları ile yaşadıklarından dolayı hiç de iyi gözle bakılmayan bir oyuncunun ne kadar düzeleceği belirsiz bir konu olduğu için Batuhan Karadeniz'in her transferinde bir şüphe vardır.21 yaşında olduğu düşündüğümüzde oyuncu karakterini sahaya yansıttığında kalitesi ile fark yaratacağı aşikar ama şu ana kadar bunun farkına varamadığı için kendisine sürekli haksızlık yapıyor.Batuhan Karadeniz'in mental açıdan iyileşmesi açısından yardım alması gerekir diye düşünüyorum.Tüm dünya Balotelli'nin saatli bomba olduğunu bilir ama Avrupa Şampiyonası'nda izlediğimiz Balotelli bildiğimiz Balotelli görüntüsünden uzaktı.Son derece profesyonelce davranışlar sergiledi.Attığı bir golden sonra biraz çizgisinden ayrılmaya yeltendi ama arkadaşları engelledi.Bunun dışında Balotelli'nin kötü bir davranışını hatırlamıyorum.Batuhan Karadeniz'in de Balotelli ile aynı yaşlarda olduğunu, benzer futbol anlayışına sahip olduğunu göz önüne alırsak Balotelli'ye verilen mental desteğin Batuhan Karadeniz'e de verilmesi takdirde verimli bir futbolcuya dönüşebileceğini düşünüyorum.Fiziksel olarak üstünlüğü ve yeteneklerine ek olarak mental olarak da güçlü olabilirse hem kendisi hem takımı hem de Milli Takım kazanacaktır.Umarım Batuhan Karadeniz'in değiştiği yönündeki açıklamaları doğrudur ve artık beklenen seviyeye ulaşır.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Uğur Boral Denilince Akla Gelen İlk Şey...


Sokakta dolaşırken herhangi bir insana "Uğur Boral" dediğinizde hemen "Sevilla" cevabını verecektir.Başka bir maç, başka bir kelime kullanmayacaktır kesinlikle.Çünkü kariyerinde zirveyi gördüğü başka an yoktur.Hakikaten Sevilla maçlarında öyle bir futbol oynamıştı ki hem şu an Barcelona'da forma giyen Dani Alves'i perişan etmişti hem de Avrupa'nın en gözde futbolcusu olmayı başarmıştı.Çok iyi hatırlıyorum Sevilla maçları sonrasında o zamanlar Sevilla'da forma giyen Diego Capel ile takas edilmesi bile gündeme gelmişti.Doğru mudur yanlış mıdır bilemem ama sonuçta böyle haberler dolanmıştı.Sevilla'yı eledikten sonraki Kadıköy'de oynanan ilk maçta Uğur Boral'a gösterilen sevgiyi de hala hatırlıyorum.Ben de o maçta tribündeydim ve inanılmaz bir destek vardı.O günler güzel olmasına rağmen devamı gelmedi maalesef.Ya da geldi ama bize Sevilla maçında gösterdiklerinin bir iki tık aşağısında gösterdiği için bizler göremedik.Bilemiyorum ama bir daha Uğur Boral Sevilla maçlarındaki Uğur Boral olamadı.Belki de kariyerinin maçı altında ezildi.Üzerinde fazla baskı hissetti.Her şey söylenebilir elbet.Uğur Boral Beşiktaş ile anlaştığını duyunca kendisi adına sevindim.Belki bundan sonra zirveyi göremez ama en azından insanları tekrardan etkilemeyi başarabilir.Umarım Beşiktaş kariyeri kendisi için hayırlı olur.

6 Temmuz 2012 Cuma

Eurolig'de Gruplar Belli Oldu

2012 - 2013 Eurolig sezonu grupların belirlenmesi ile açılışı yapmış oldu.Bu sezon Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker ve Beşiktaş ile temsil edileceğimizi belirtelim.Anadolu Efes ve Fenerbahçe Ülker iyi kadro kurma yolunda ilerlerken Beşiktaş'ta kesinleşmeyen noktalar olduğundan daha hamlelerini yapamadılar.Umarım Beşiktaş da iyi kadro kurar ve Eurolig heyecanını en iyi şekilde hisseder.Kura çekimi sonrasında gruplar şu şekilde oluştu.Takımlarımıza başarılı bir sezon diliyoruz.

A Grubu
Panathinaikos
Real Madrid
Khimki Moskova
Fenerbahçe Ülker
Union Olimpija
Elemeden Gelecek Takım

B Grubu
Maccabi Electra Tel Aviv
M.Siena
Alba Berlin
Unicaja Malaga
Asseco Prokom
Elan Chalon

C Grubu
Olympiakos
Caja Laboral
Anadolu Efes
Zalgiris Kaunas
Emperio Armano Milano
Cedevita Zagreb

D Grubu
FC Barcelona Regal
CSKA Moskova
Partizan
L.Rytas
Brose Baskets
Beşiktaş

5 Temmuz 2012 Perşembe

Lugano'nun Türk Versiyonu


Beşiktaş ile mali konularda anlaşamayıp ayrılan Egemen Korkmaz Fenerbahçe ile anlaşarak 3 yıllık sözleşmeye imza attı.Milli Takım düzeyinde hak ettiği değeri Beşiktaş'a transfer olduktan sonra gören Egemen Korkmaz oyun içerisinde çizdiği görüntü bana Lugano'yu anımsatıyor açıkcası.Hırsıyla, defanstaki sağlamlığı ile ve tekmeye kafa uzatacak kadar "deli" olan bir oyuncu Fenerbahçe'ye fazlasıyla katkı sağlayacaktır.Bizim gönlümüzde Lugano'nun yeri elbette ayrıdır ama Egemen gibi bir oyuncu için de bir yer ayırabileceğimizi belirtmeliyim.Bu transfer her iki taraf için hayırlı olsun.

28 Haziran 2012 Perşembe

Stad Çıkmazı




Böyle saçmalık olmaz hakikaten.Malum Beşiktaş stadını yenilemek için adımlar atıyor ama stadı yenilenirken nerede oynayacağı henüz belirlenmiş değil.Galatasaray yönetimi Arena'yı vermek istemeyince nur topu gibi bir stad krizi doğmuş oldu.Spor Bakanı devreye girmesine rağmen Galatasaray'ın katı tavrını yumuşatamadı ama son olarak bir karara bağlanıldığını söyleniyor.Beşiktaş 1 sezon Arena'da 1 sezon da Saraçoğlu'nda oynayacakmış.Yani Beşiktaş maçlarını oynamak için birilerinin vicdanına bakacak.Böyle bir şey olur mu?109 yıllık bir kulüp maçlarını oynayacağı bir yer bulamıyorsa kapatalım her şeyi gidelim o zaman.Ezeli rakiplerin aynı stadda oynamaları bzaı zorlukları beraberinde getirecektir ama önemli olan burada dostluk ise spor ise bu zorlukalrın üstesinden hep beraber gelmeliyiz.Belki bu vesile ile gerginliği azaltmış olur.Bunu bir fırsata çevirmek gerekir diye düşünüyorum.

13 Haziran 2012 Çarşamba

İbrahim Altınsay'ı Göndermek

İbrahim Altınsay Beşiktaş'a futbol aklı olarak geldiğinde oldukça sevinmiştim.Bir futbolsever olarak İbrahim Altınsay gibi bu oyuna olumlu katkı verebilecek isimleri futbol dünyasında görmek ülke futbolumuz açısından umutlandırmıştı ama beklenilen gibi olmadı.Beşiktaş'ta patlak veren(!) mali krizden dolayı yeni gelen yönetim ne yapacağına tam olarak karar veremedi ve teknik adam konusunda oldukça kararsız kaldı.Bu kararsızlık ya da yönetimin teknik adam konusuna el atması İbrahim Altınsay ile yönetimin arasını açmışa benziyor.Fikret Orman'ı da anlayabiliyorum ama futbol aklı olarak getirdiğiniz bir ismi yok saymak, dediklerine kulak asmamak da doğru bir davranış değil.Hem Beşiktaş hem de ülke futbolu için üzüldüm gerçekten.

27 Nisan 2012 Cuma

Beşiktaş'tan Doğru Tercih



Futbol yönetiminin başına bu işten anlayanların gelmesini savunur dururuz.Ama bir türlü bu isteğimiz gerçekleşmez.Ya kısa süreli bir birliktelik olur da ya da hiç bu işlere sokulmazlar.Bu anlamda İbrahim Altınsay gibi bir insanın Beşiktaş'ta futbol komitesinin başına getirilmesi son derece mutluluk verici bir haber.Beşiktaşlı olmasından önce bir futbol insanı olması nedeniyle bu birkiltelik hem Beşiktaş'a hem de Türk futboluna yarar getireceğini düşünüyorum.Beşiktaş'ın zor günler geçirdiğini düşünürsek plan program yapabilecek birinin olması son derece mantıklı bir karar.Hayırlı olsun diyelim.

13 Nisan 2012 Cuma

Ligin En Çok Şut Çeken Takımı İBB


Normalde Spor Toto Süper Lig bittiğinde şampiyon belli olduktan sonra istatistikler yayınlanır ve sezonun görüntüsü ortaya çıkardı.Bu sezon değişik bir sezon olduğu için, playoff gibi bir saçmalık olduğu için normal ligin bitmesinden sonra ben hiçbir yerde herhangi bir istatistik göremedim.Belli ki herkesin aklı süper ötesi finalde.

İstatistiklerde ilk olarak kaleye çekilen şut sayısına baktığımızda ilginç bir takım zirvede yer alıyor.Açıkcası ben dört büyüklerin sıralanmasını beklerken İBB'nin 414 şut ile ilk sırada olması beni şaşırttı.Oyunlarına baktığımızda bu şut sayısına nasıl ulaştıkları hakkında bir fikrim yok ama gerçekten inanılmaz bir rakam.Aslında bunu inanılmaz yapan diğer takımların rakamları.Galatasaray 395, Fenerbahçe 381, Trabzonspor 380, Beşiktaş 374, Sivasspor 364, Bursaspor 353, Eskişehirspor 352 şut çekmiş rakip kalelere.Dört büyükleri bir kenara koyduğumuzda Avrupa ligi playofftaki rakiplerine şut sayısı bakımından inanılmaz bir fark atmış İBB.Şut sayısı bazen insanları yanıltabilir ama İBB çektiği şuların %53ünde kaleyi bulmayı başarabiliyor.Abdullah Avcı'nın gitmesinden sonra bir dönem zorluk yaşayan İBB o puan kayıplarının yarısını kaybetmeseydi şu an şampiyonluk grubunda olabilirdi.


İBB şut sayısında önde olmasına rağmen gol oranına baktığımızda %11.6 ile ligimizde 14. sırada yer alıyor.Gol sayısını çekilen şut sayısına böldüğümzde en başarılı takım normal sezonu zirvede bitirmeyi başaran Galatasaray.%17.5 oranı Galatasaray'ın neden normal sezonu önde kapattığını çok iyi şekilde gösteriyor.Fenerbahçe %16,0 ile Galatasaray'ı takip ediyor.Trabzonspor %15,8 ile üçüncü sırada.Bu sezon büyük çıkış yapan teknik adamı dahil burada olmayı sezon başında hedef olarak koymayan Sivasspor hücumcu kadrosunun meyvesini %15,7 gibi bir oran tutturarak almış durumda.Gerçekten bu sezon yaptıklarıyla takdiri fazlasıyla hak ediyorlar.Diğer takımlara da sırasıyla bir bakalım.Gençlerbirliği %14.8, Karabükspor %14.8, Beşiktaş %13.4, Kayserispor %13.3, Bursaspor %12.5, Gaziantepspor %12.5, Mersin İY %12.5...


Gol dağılımlara bakalım şimdi de.Bu sezon defansından en fazla katkı alan takım Beşiktaş.Beşiktaş defansı 9 gol atmış ve 9 asist yapmış.Avrupa Ligi playoffuna kalan Eskişehirspor'un defans hattı da aynı Beşiktaş defans hattı gibi 9 gol ve 9 asist rakamlarını tutturmuş.Üçüncü sırada Bursaspor yer alıyor.Bursaspor defans hattı 7 gol 10 asist yapmayı başarmış.Bursaspor'u sırasıyla Galatasaray 8 gol, 8 asist ve Fenerbahçe 2 gol, 11 asist ile takip ediyor.Fenerbahçe Lugano'nun eksikliğini bu alanda da fazlasıyla hissetti.Lugano 8 gol atmayı başarabilirken Fenerbahçe bu sezon sadece 2 gol bulmuş defans hattından.


Orta alana geldiğimizde Fenerbahçe'nin bu sezon bütün zorluklara rağmen hala zirveye oynamasının nedenini görebiliyoruz.Fenerbahçe'de orta saha oyuncuları 44 gol atıp 23 asist yapmışlar.Özellikle Cristian ve Stoch'un katkıları oldukça önemliydi.Fenerbahçe'yi bu sezon güçlü bir orta saha kurmayı başaran Galatasaray takip ediyor.Selçuk ve Melo önderliğindeki Galatasaray orta sahası 30 gol 30 asist rakamlarını tutturmayı başarmış.Bu iki kulübü sırasıyla İBB 27 gol 32 asist, Sivasspor 28 gol 30 asist ve Gençlerbirliği 23 gol 35 asist ile takip ediyor.Beşiktaş'ın bu sezon iyi bir görüntü çizememesinin nedenlerinden biri de orta sahasının verimli olamaması gösterilebilir.Beşiktaş orta sahası 8 gol 18 asist ile normal sezonu 13. bitirdi.Antalyaspor ve Karabükspor'un bu kulvarda beşiktaş'ı geçtiğini düşünürsek hakikaten Beşiktaş orta sahadan istediği verimi alamamış.


Forvete geldiğimizde zirvede beklenen takım yer alıyor.Bu sezon gol kralı olan Burak Yılmaz'ın gol sorumluluğunu taşıdığı Trabzonspor forvetten en çok verim alan takım durumunda.39 gol atıp 21 asist yapmış Trabzonsporlu forvetler.Normal şartlarda 39 rakamı iyi gözükebilir ama hemen hemen hepsini burak Yılmaz'ın attığını düşünürsek pek de iyi değil.Ama diğer taraftan da şöyle bir şey var.Son anda toplarla hep Burak Yılmaz buluştuğu için gol sayısı bu kadar fazla olmuş olabilir.Orta sahasından istediğği verimi alamayan Beşiktaş'ı forvetleri taşımışa benziyor.Çünkü 32 gol 19 asist rakamlarına sahipler.Üçüncü sırada Elmander&Baros uyumunu yakalamayı başaran Galatasaray var.Özellikle Elmander'in göz ardı edilemez bir oyunuyla birlikte 27 gol 22 asist yapmış Galatasaraylı forvetler.Elmander iyi bir oyuncu ama geldiği sezon bu kadar verimli olması gerçekten takdir edilmesi gereken bir şey.Fenerbahçe'ye geldiğimizde her sezon forvetlerden fazlasıylaa çekiyor.Bu sezon da istediği rakamları tutturamadı.Devre arasında Sow gelmeseydi Fenerbahçe'nin durumu ne olurdu bilemiyorum.Fenerbahçe forvetleri 14 gol atmış ve 9 asist yapmış.Bu kulvarda ligi 13. tamamladı.Sow'un 6 gol ve 3 asistini çıkartırsak geriye 8 gol 6 asist kalıyor ki...Sow  Fenerbahçe'nin imdadına yetişti diyebiliriz.