mustafa pektemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mustafa pektemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2013 Cumartesi

Beşiktaş'ta Sakatlardan Oluşan 11


Beşiktaş'ta kim sakat kim değil takip etmek oldukça zor.Benim takip edebildiğim kadarıyla sakatlardan oluşturulan kadro hiç de fena değil.Eksik mevkiileri doldurduğunda ligde tehlikeli bir takım olabilir diye düşünüyorum.

Cenk

1-2-3-İsmail Köybaşı

Mustafa Pektemek-Necip-Oğuzhan-Uğur Boral

Almeida-Dentinho

14 Ocak 2013 Pazartesi

Futbolda Ahlakın Yeri


Futbolda hakemi aldatmaya yönelik hareketler sözünü sıkça duyarız.Nedir bu hareketler?Kendini yere atma, elini kullanarak avantaj sağlama, çaktırmadan rakibine vurma, benden çıkmadı halleri bu hareketlerin bazıları.Bu hareketlerini maç içerisinde gördüğümüzde hemen profesyonellik, etik, ahlak kavramlarının da içinde bulunduğu cümlelerle düşüncemizi söylemeye başlarız.

Bazılarımız bu hareketleri profesyonelce bulur ve futbolcu biraz da kurnaz olmalı sözüyle desteklemeye çalışır.Bazıları ise sporun adil bir şekilde yapılabilmesi için doğrudan şaşmamak gerektiğini söyleyerek bu tür hareketleri kınar.

Bu durumu ahlak kavramı üzerinden bakmaya çalışırsak ahlak teorilerinden biri olan deontoloji “Esas olan mutluluk ya da fayda değil, mutluluğu hak etmek ve doğru olmaktır.Ahlaki davranış her koşulda ve durum ne olursa olsun ortaya konması gereken bir davranıştır” şeklinde açıklar ahlakı.Yani hiçbir hesap içinde olmadan, doğru olan bir eylemi yapmaktır.Faydayı ön planda tutmak yerine eylemi ön planda tutarak önemli olanın nasıl davranılması gerektiğini söyler.

Bunu futbola uyarlarsak bir üst tura çıkmak için gerekli olan bir golü 90. dakikada kendini yere atarak kazanılan penaltı sonucu bulmayı deontoloji yaklaşımı ahlaki bir davranış olarak benimsemez.Ya da hakemin kaçırdığı bir pozisyonda eliyle attığı golü hakeme söylemeyen bir oyuncu ahlaki davranmamış olur.

Bir başka ahlak teorisi olan teleolojinin temelinde şu yatar:

“Değerlerle kişiler arasında araçsal bir ilişki vardır.Bir eylem kendi başına iyi ya da kötü değildir.O eylemi iyi ya da kötü yapan eylemin sonuçlarıdır.Yani bir eylem ya da durumun iyi ya da kötülüğü eylemden etkilenenlere sağladığı faydaya göre ölçülür.”

Teleoloji toerisini “savaşta her yol mübahtır.” sözüyle özetleyebiliriz.”Bir davranışın ahlak, etik çerçevesinde kabul görmemesi önemli değil, o davranışın sonucunda eğer ben istediğimi alıyorsam o benim için daha önemlidir” diyerek savunuyorlar kendilerini.

Ballack Almanya Milli Takımı forması altında bir şampiyonada maç içerisinde bazı hareketler yaparak takımına avantaj sağlamıştı ve maçın ardından bir yorumcumuz Ballack'ın bu davranışı için “Profesyonellik içinde yapıyor” demişti.Yani ne yapacaksan hakeme çaktırmadan yap ve kurnaz bir futbolcuysan da yapman gerekiyor.

Neden bu konu hakkında bir şeyler yazma ihtiyacı duyduğumu da belirtiyim.Burak Yılmaz Türkiye'de kendini kolayca yere bıraktığı için eleştiri alan futbolcuların başında geliyor ve geçen günlerde de bazen kendini kolayca bıraktığı kabul etti ve bundan sonra dikkat edeceğini söyleyerek özür de diledi.

Ardından Beşiktaş'ta forma giyen Mustafa Pektemek Burak Yılmaz'ın açıklamasından cesaret alarak kendisinin bazen kendini yere attığını söyledi.Bunların üstüne bir de Liverpool'un kaptanı Steve Gerrard eklenince yazma isteği duydum.Steve Gerrard Manchester United maçında elle gol atması halinde bunu itiraf etmeyeceğini söyledi.

Bu üç oyuncudan da böyle açıklamalar geldikten sonra acaba futbol tamamen ahlak ve etik davranışlar üzerine mi kurulmalı yoksa böyle tarz hareketlerin olması gerekli mi diye düşünmeye başladım ve bir cevap aramaya çalıştım.Kendimce bir cevap buldum ama önemli olan her bir insanın ne düşündüğü olduğu için genelleştirilemeyeceğini düşünüyorum.O yüzden siz ne düşündüğünüzü paylaşırsanız hangi düşüncenin çoğunlukta olduğunu anlamaya çalışırız.


1 Mart 2012 Perşembe

Slovakya Maçında 9 Yeni Yüz


Abdullah Avcı yönetimindeki A Milli Takımımız hazırlık maçında Slovakya'ya 1-2 yenildi ve yeni dönem yenilgi ile başlamış oldu.İlk maç olması nedeniyle önemli olan maçın sonucu değil önemli olan oyuncular arasındaki uyum, gelecek için kimlerin göz kırpacağı ve takımın oyun anlayışı idi.Abdullah Avcı ilk maç olduğu ve daha yolun başında olduğu için kadrosunu gençlerden kurmak istedi.Elbette biliyoruz ki Abdullah Avcı bu kadro ile yoluna devam etmeyecek.Bazı deneyimli oyunculara kadroda yer verecek.Buradaki tek düşüncesi yıllardır beklenen gençleşme operasyonunda kimleri yanında götürebilirim idi Abdullah Avcı'nın.

Dün Slovakya maçında oynayan oyunculara baktığımızda oynayan 17 oyuncudan 9 oyuncunun milli olma sayısı 5'in altında.6 oyuncu ise ilk defa milli formayı giydi.Bu 9 oyuncuyu yakından tanıyoruz.Ligimizde ve yurt dışında kendilerini gösterme şansı buluyorlar.Kim bunlar?Kalede Sinan Bolat...1.kalecimizi Volkan Demirel'in arkasında forma bekleyen Sinan Bolat Volkan Demirel'den sonra kaleyi emanet edeceğimiz kalecilerimizden biri.Defansın göbeğinde Semih Kaya ve Ömer Toprak yeni başlayan isimler arasında.Özellikle Ömer Toprak'ın Bundesliga ve Şampiyonlar Ligi tecrübesi ile bir adım önde olduğunu söyleyebiliriz.Semih Kaya ise biraz daha yol alması gerekiyor diye düşünüyorum.Fatih Terim O'nun için bir şanstır ve o şansı iyi kullanırsa Milli Takım'da kendisine yer bulacaktır.Sol bekte alternatif yokluğundan dolayı Hakan Balta'nın uzun zamandır beri oynadığı bölgeye Hasan Ali Kaldırım düşünülebilir.Hasan Ali'de bir kumaşın olduğu kesin ama önemli olan elindeki kumaşı nasıl değerlendireceği konusu.Şu an için olmasa bile gelecek dönemde alternatifler arasında olacaktır diye düşünüyorum.

Ortasahada Alper Potuk, Soner Aydoğdu, Olcan Adın ilk kez milli olan oyuncular.Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra kendisini iyi geliştiren ve Trabzonspor'a gelir gelmez katkı veren Olcan Adın'ı çağırmamak ayıp olurdu.Özellikle Gaziantepsor dönemini çok iyi değerlendirdi ve büyük kulüplerde bir şans daha buldu.Oynadığı bölgede alternatif bolluğu olsa da Abdullah Avcı'nın kafasının bir köşesinde Olcan Adın ismi olacaktır.Alper Potuk ve Soner Aydoğdu takımlarında düzenli oynayan oyuncular.Ortaya koydukları performansla herkesin dikkatini çekmiş durumdalar.Ama kat edecekleri uzunca bir yol var.Abdullah Avcı bu iki oyuncuyu yavaş yavaş ısındırmaya çalışacaktır ama iş kendilerinde bitiyor.Özellikle Alper Potuk'un geliştirmesi gereken özellikleri var.

Forvete geldiğimizde Beşiktaş'ta sonradan girdiği her maçta katkı veren Mustafa Pektemek ilk kez şans buldu.Alternatiflerin az olduğu bu bölgede yeni isimlere başvurmak son derece mantıklı.Burak Yılmaz'ın omuzlarındaki yükü birilerinin azaltması gerekiyor ve bunun için en büyük aday Mustafa Pektemek gibi duruyor.Beşiktaş'ta "Genç Semih" etiketini almadığı takdirde Milli Takım'da düşünülen forvetler arasında kendisine yer bulacaktır.Daha fazla oynayarak tecrübe kazanması şart.Tunay Torun'a gelirsek Almanya'da yetişen oyuncularımızdan birisi.Kendisini çok fazla  izleme şansı bulamadım ama duyduğum kadarıyla üstüne gidilemsi gereken oyunculardan biriymiş.Umarım denildiği gibi olur ve Milli Takım'da sıkça yararlanırız.

Sonuç olarak Abdullah Avcı'nın Slovakya maçında şans verdiği oyunculara baktığımızda gelecek için kim umut veriyorsa Abdullah Avcı o oyuncularla devam edecektir.İlk maç olması ve bir baskının olmayacağını düşündüğü için genç bir kadro ile çıkmasını doğru buluyorum.Maç kaybedildiği için  yavaştan Abdullah Avcı'yı eleştirmeye başlamak yersiz olur.Bekleyelim görelim.Biraz olsun Abdullah Avcı'ya güvenelim.


Dün oynama fırsatı bulan oyuncuların yaş ortalaması 23,17, milli olma ortalaması ise 11,58 dir.


Sinan Bolat(23):4, Semih Kaya(21):1, Ömer Toprak(22):2, Gökhan Gönül(27):28, Caner Erkin(23):18, Mehmet Topal(25):23, Nuri Şahin(23):27, Mehmet Ekici(21):7, Arda Turan(25):51, Olcan Adın(26):1,
Mustafa Pektemek(23):1, Tunay Torun(21):2, Hasan Ali Kaldırım(22):1, Mevlüt Erdinç(25):14, Burak Yılmaz(26):15, Alper Potuk(21):1, Soner Aydoğdu(20):1

16 Ocak 2012 Pazartesi

STSL'nin En Verimli Hücum İkilileri


Spor Toto Süper Lig'de 20 hafta geride kalırken takımlarımızın hücum ikililerine baktığımızda performans açısından şaşırtıcı bir sonuç yok.Ligdeki puan durumuna baktığımızda hangi takımın ikilileri öndedir tahmin edebiliriz.İlk beş şu şekilde;

En verimli ikili Trabzonspor'dan...Bu sezon lige damgasını vuran Burak Yılmaz ile O'na destek çıkan Halil Altıntop ikilisi verimlilik açısından sıralamanın en üstündeler.Burak&Halil ikilisi 24 gol atarken, 7 asist yapmışlar.117 dakikada bir gol atıyorlar.Bu istatistikte Burak Yılmaz'ın payı elbette fazla.Kendi başına 21 gol, 4 asist yapmış.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Burak Yılmaz'a destek verme konusunda Trabzonspor sıkıntı yaşadığı için diğer forvetlerin gol sayıları düşük kaldı.Burak en büyük desteği Halil'den gördü diyebiliriz.


İkinci sırada Mustafa Pektemek&Hugo Almeida ikilisi var.Mustafa Pektemek genelde maça yedek kulübesinde başlaması, Almeida'nın sakatlığı yüzünden maçlar kaçırması dakikalarını düşürse de verimliliklerine baktığımızda gayet başarılılar.Pektemek&Almedia ikilisi 11 gol, 3 asist yapmış.164 dakikada bir gol atıyorlar.Özellikle Mustafa PEktemek sonradan oyuna girerek maça bir şekilde etki ediyor.Yavaş yavaş Semih'in durumuna düşme yolunda ilerliyor gibi duruyor.Nöbetçi golcü gömleğini giyerse o gömleği çıkarmak biraz zordur.Carvalhal da bu gömleğin daha çok yakıştığını düşünerek O'nu hep yedekten sokuyor olabilir.Semih'e verilen değer ortadayken umarım Mustafa Pektemek bu duruma düşmez.


Üçüncü sırada ligin zirvesinde yer alan Galatasaray'dan Elmander&Baros ikilisi var.İstatistiklerine baktığımızda gerçekten oldukça etkileyici.15 gol, 14 asist yapmışlar ve 165 dakikada bir gol atıyorlar.Geçen sezon da Baros vardı belki ama bu sezon için Baros'u yeni transfer olarak değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.Fatih Terim'in gelmesi ile birlikte performansında artış olan Baros sezon öncesi gönderilmesi söz konusu iken şimdi ise o formanın tek sahibi olarak gözüküyor.Elmander'e geldiğimizde ise Elmander beklenenden daha verimli oldu diyebiliriz.Üçüncü bölgenini her tarafında oynayabilme özelliği O'na büyük avantaj sağlıyor.Boyuna rağmen hareketli bir oyuncu olması takım savunmasında oldukça yarar sağlıyor diyebiliriz.Galatasaray uzun zaman sonra hücumda iyi bir ikili yakaladı diye düşünüyorum.


Dördüncü sırada İBB'den Webo&Tevfik Köse ikilisi var.İBB'nin bu sezon kadrosuna kattığı Webo ilk haftalarda takıma iyi bir katkı verdi.Attığı gollerle takımına puanlar kazandırdı.Özellikle maçın son dakikalarına doğru goller rakip takımların canlarını fazlasıyla yaktı.Ama 9 haftadır duraklama dönemine girdi ve gol atamıyor.Gol ataması takımı oldukça etkilemişe benziyor.Çünkü İBB'nin grafiği aşağı doğruya döndü.Diğer isim Tevfik Köse ise kendisinden beklenen patlamayı yapamamış bir oyuncu olarak göze çarpıyor.FM oynayanlar bilirler inanılmaz bir grafiği vardı.Oyunda gösterdiği grafiği maalesef gerçekte gösteremedi.Kariyerinin ileriki dönemlerinde bir sıçrama yapar mı?Neden olmasın önümüzde Burak Yılmaz gibi bir örnek varken Tevfik için umutlu olmak son derece normal.Umarım bir gün kendisinden bahsettirmeye başlar.Webo&Tevfik ikilisi 9 gol, 5 asist yapmışlar.196 dakikada bir gol atıyorlar.


Sıra Gençbirliği'nin ikilisine geldi.Herve Tum&Ermin Zec ikilisi 10 gol, 3 asist rakamlarını tutturmuşlar.199 dakikada bir gol atıyorlar.Herve Tum takımının en çok gol atan oyuncusu durumunda ve kesinlikle bu sezonun iyi transferleri arasında kendisine ile beş yer bulabilir diye düşünüyorum.Genç kadronun içerisinde deneyimli biri olarak görevini en iyi şekilde yerine getiriyor ve takımına puanlar kazandırıyor.Gençlerbirliği sezon başında hedef olarak orta sıraları hedeflerken şimdi ise playoffun en büyük adaylarından biri olarak gözüküyor.Şampiyonluk grubu olmaz ama 5-8 grubu kendileri açısından oldukça başarılı bir sonuç olur.