burak yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
burak yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Şubat 2013 Çarşamba

Bir Sezonda Değişen Kadro


Şenol Güneş Selçuk İnan'ı parlattı, Burak Yılmaz'ı baştan yarattı, Umut Bulut'a verdiği rolle göze çarpmasını sağladı, Trabzonspor'u şampiyonluğa yaklaştırdı, şampiyonlar liginde Trabzonspor'un ilk defa yer almasını sağladı, iki müthiş kaleci yarattı.Yani Şenol Güneş Trabzonspor'u baştan yarattı, Trabzonspor'un Alex Ferguson'u oldu.

Bütün bu başarılar, ortaya çıkan bu proje yıldızların takımdan ayrılması veya elde tutulamaması ile yara almaya başladı.Özellikle Türk oyuncuların yerini dolduramadığından dolayı yabancılardan medet ummuya başladılar ama yabancı seçimi konusunda sınıfta kalınca takım bir türlü istenilen seviyeye gelemedi.

Şenol Güneş görevinden ayrıldığını açıklarken takıma daha fazla katkı veremeyeceğini söyledi.Çünkü Şenol Güneş 2010 – 2011 sezonuna takıldı.Takımda oynayan bazı Türk oyuncuları sayınca Şenol Güneş'e hak vermemek elde değil.

Umut Bulut, Selçuk İnan, Burak Yılmaz, Ceyhun Gülselam, Egemen Korkmaz, Engin Baytar...Bu altı ismin o sezon resmi maçlarda 42 gol attığını belirtelim.42 gol attılar ama bu altı isim Trabzonspor için gollerden daha çok şey ifade ediyordu.Futbolda takımın omurgası diye bir tabir var ya işte bu altı isim de Trabzonspor'un omurgasıydı ve takımdan bir bir ayrılınca Şenol Güneş omurga tekrardan kuramadı.

Yönetimin teknik patron Şenol Güneş'e yardımcı olmaması, istediği oyuncuların almaması, takımın omurgasını oluşturan oyuncuları takımda tutamaması bu başarısızlığın en büyük nedenleri olarak görüyorum.Sözleşmesi biten oyuncular ile daha önce masaya oturulsaydı, sözleşme yenilerken daha dikkatli olunsaydı Trabzonspor devamlılığı sağlayarak daha başarılı olabilirdi.Bu isimlere Onur Kıvrak'ın da katılabileceğini düşünürsek yönetim hiç de iyi bir sınav vermedi.

Tüm yanlış tercihlerin faturası Şenol Güneş'e çıkarıldı ve kamuoyu oluşturularak takımdan ayrılmasına neden olundu.Bu ayrılık kim karlı çıkar diye düşündüğümde Trabzoonspor kısa vadede hava değişikliği ile yol alabilir ama uzun vadede çok şey kaybettiler.En önemlisi Alex Fergusonlarını kaybettiler.

1 Şubat 2013 Cuma

Burak Yılmaz'ı Satmak Yanlış Olur


Elmander, Umut, Burak ve Drogba...Unutmadan bir de Sneijder...Galatasaray mevcut oyun planında bu 5 isimden sadece 2sine yer var ve görünüşe göre Drogba ve Sneijder'in yerleri garanti.Yani bi dünya gol atan Burak ve Umut ve geçen sezon takımın şampiyonluğunda önemli bir paya sahip olan Elmander kenarda oturacak.Fatih Terim Burak Yılmaz'ı sağ tarafta oynaatmayı düşünüyordur ama son dönemde alıştığı pozisyondan kendisini alıkoymak performansını düşürecektir.Yedek kalsa bir daha ne zaman formasını alır bilinmez.Bu durum da Burak Yılmaz'ı etkileyecektir.

Bu durum ortadayken Burak Yılmaz'ı elden çıkarmanın iyi fikir olduğunu düşünenler oldu ki satılacak diye haberler çıkmaya başladı.Sezon başında aldığın bir oyuncuyu, ligde ve şampiyonlar liginde gollerini atarak takımına faydalı olan oyuncuyu şampiyonlar liginde de bir üst tura çıkmışken satmak doğru değil gibi duruyor.

Umut Bulut kiralık ve Elmander'in sözleşmesi önümüzdeki sezon biteceğini düşünürsek bu bolluğun azalması yüksek bir ihtimal.Bu açıdan reddetmesi mümkün olmayan bir teklif olmadığısürece Burak Yılmaz'ı elde tutmak en doğru karar diye düşünüyorum.Yönetimin ve özellikle Fatih Terim ne düşünüyorum bilemiyorum ama bu ara transfer döneminde Burak Yılmaz'ın takımdan ayrılmayacağını düşünüyorum.Aksi halde Galatasaray yanlış bir tercih yapar.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Futbolda Ahlakın Yeri


Futbolda hakemi aldatmaya yönelik hareketler sözünü sıkça duyarız.Nedir bu hareketler?Kendini yere atma, elini kullanarak avantaj sağlama, çaktırmadan rakibine vurma, benden çıkmadı halleri bu hareketlerin bazıları.Bu hareketlerini maç içerisinde gördüğümüzde hemen profesyonellik, etik, ahlak kavramlarının da içinde bulunduğu cümlelerle düşüncemizi söylemeye başlarız.

Bazılarımız bu hareketleri profesyonelce bulur ve futbolcu biraz da kurnaz olmalı sözüyle desteklemeye çalışır.Bazıları ise sporun adil bir şekilde yapılabilmesi için doğrudan şaşmamak gerektiğini söyleyerek bu tür hareketleri kınar.

Bu durumu ahlak kavramı üzerinden bakmaya çalışırsak ahlak teorilerinden biri olan deontoloji “Esas olan mutluluk ya da fayda değil, mutluluğu hak etmek ve doğru olmaktır.Ahlaki davranış her koşulda ve durum ne olursa olsun ortaya konması gereken bir davranıştır” şeklinde açıklar ahlakı.Yani hiçbir hesap içinde olmadan, doğru olan bir eylemi yapmaktır.Faydayı ön planda tutmak yerine eylemi ön planda tutarak önemli olanın nasıl davranılması gerektiğini söyler.

Bunu futbola uyarlarsak bir üst tura çıkmak için gerekli olan bir golü 90. dakikada kendini yere atarak kazanılan penaltı sonucu bulmayı deontoloji yaklaşımı ahlaki bir davranış olarak benimsemez.Ya da hakemin kaçırdığı bir pozisyonda eliyle attığı golü hakeme söylemeyen bir oyuncu ahlaki davranmamış olur.

Bir başka ahlak teorisi olan teleolojinin temelinde şu yatar:

“Değerlerle kişiler arasında araçsal bir ilişki vardır.Bir eylem kendi başına iyi ya da kötü değildir.O eylemi iyi ya da kötü yapan eylemin sonuçlarıdır.Yani bir eylem ya da durumun iyi ya da kötülüğü eylemden etkilenenlere sağladığı faydaya göre ölçülür.”

Teleoloji toerisini “savaşta her yol mübahtır.” sözüyle özetleyebiliriz.”Bir davranışın ahlak, etik çerçevesinde kabul görmemesi önemli değil, o davranışın sonucunda eğer ben istediğimi alıyorsam o benim için daha önemlidir” diyerek savunuyorlar kendilerini.

Ballack Almanya Milli Takımı forması altında bir şampiyonada maç içerisinde bazı hareketler yaparak takımına avantaj sağlamıştı ve maçın ardından bir yorumcumuz Ballack'ın bu davranışı için “Profesyonellik içinde yapıyor” demişti.Yani ne yapacaksan hakeme çaktırmadan yap ve kurnaz bir futbolcuysan da yapman gerekiyor.

Neden bu konu hakkında bir şeyler yazma ihtiyacı duyduğumu da belirtiyim.Burak Yılmaz Türkiye'de kendini kolayca yere bıraktığı için eleştiri alan futbolcuların başında geliyor ve geçen günlerde de bazen kendini kolayca bıraktığı kabul etti ve bundan sonra dikkat edeceğini söyleyerek özür de diledi.

Ardından Beşiktaş'ta forma giyen Mustafa Pektemek Burak Yılmaz'ın açıklamasından cesaret alarak kendisinin bazen kendini yere attığını söyledi.Bunların üstüne bir de Liverpool'un kaptanı Steve Gerrard eklenince yazma isteği duydum.Steve Gerrard Manchester United maçında elle gol atması halinde bunu itiraf etmeyeceğini söyledi.

Bu üç oyuncudan da böyle açıklamalar geldikten sonra acaba futbol tamamen ahlak ve etik davranışlar üzerine mi kurulmalı yoksa böyle tarz hareketlerin olması gerekli mi diye düşünmeye başladım ve bir cevap aramaya çalıştım.Kendimce bir cevap buldum ama önemli olan her bir insanın ne düşündüğü olduğu için genelleştirilemeyeceğini düşünüyorum.O yüzden siz ne düşündüğünüzü paylaşırsanız hangi düşüncenin çoğunlukta olduğunu anlamaya çalışırız.


13 Nisan 2012 Cuma

Ligin En Çok Şut Çeken Takımı İBB


Normalde Spor Toto Süper Lig bittiğinde şampiyon belli olduktan sonra istatistikler yayınlanır ve sezonun görüntüsü ortaya çıkardı.Bu sezon değişik bir sezon olduğu için, playoff gibi bir saçmalık olduğu için normal ligin bitmesinden sonra ben hiçbir yerde herhangi bir istatistik göremedim.Belli ki herkesin aklı süper ötesi finalde.

İstatistiklerde ilk olarak kaleye çekilen şut sayısına baktığımızda ilginç bir takım zirvede yer alıyor.Açıkcası ben dört büyüklerin sıralanmasını beklerken İBB'nin 414 şut ile ilk sırada olması beni şaşırttı.Oyunlarına baktığımızda bu şut sayısına nasıl ulaştıkları hakkında bir fikrim yok ama gerçekten inanılmaz bir rakam.Aslında bunu inanılmaz yapan diğer takımların rakamları.Galatasaray 395, Fenerbahçe 381, Trabzonspor 380, Beşiktaş 374, Sivasspor 364, Bursaspor 353, Eskişehirspor 352 şut çekmiş rakip kalelere.Dört büyükleri bir kenara koyduğumuzda Avrupa ligi playofftaki rakiplerine şut sayısı bakımından inanılmaz bir fark atmış İBB.Şut sayısı bazen insanları yanıltabilir ama İBB çektiği şuların %53ünde kaleyi bulmayı başarabiliyor.Abdullah Avcı'nın gitmesinden sonra bir dönem zorluk yaşayan İBB o puan kayıplarının yarısını kaybetmeseydi şu an şampiyonluk grubunda olabilirdi.


İBB şut sayısında önde olmasına rağmen gol oranına baktığımızda %11.6 ile ligimizde 14. sırada yer alıyor.Gol sayısını çekilen şut sayısına böldüğümzde en başarılı takım normal sezonu zirvede bitirmeyi başaran Galatasaray.%17.5 oranı Galatasaray'ın neden normal sezonu önde kapattığını çok iyi şekilde gösteriyor.Fenerbahçe %16,0 ile Galatasaray'ı takip ediyor.Trabzonspor %15,8 ile üçüncü sırada.Bu sezon büyük çıkış yapan teknik adamı dahil burada olmayı sezon başında hedef olarak koymayan Sivasspor hücumcu kadrosunun meyvesini %15,7 gibi bir oran tutturarak almış durumda.Gerçekten bu sezon yaptıklarıyla takdiri fazlasıyla hak ediyorlar.Diğer takımlara da sırasıyla bir bakalım.Gençlerbirliği %14.8, Karabükspor %14.8, Beşiktaş %13.4, Kayserispor %13.3, Bursaspor %12.5, Gaziantepspor %12.5, Mersin İY %12.5...


Gol dağılımlara bakalım şimdi de.Bu sezon defansından en fazla katkı alan takım Beşiktaş.Beşiktaş defansı 9 gol atmış ve 9 asist yapmış.Avrupa Ligi playoffuna kalan Eskişehirspor'un defans hattı da aynı Beşiktaş defans hattı gibi 9 gol ve 9 asist rakamlarını tutturmuş.Üçüncü sırada Bursaspor yer alıyor.Bursaspor defans hattı 7 gol 10 asist yapmayı başarmış.Bursaspor'u sırasıyla Galatasaray 8 gol, 8 asist ve Fenerbahçe 2 gol, 11 asist ile takip ediyor.Fenerbahçe Lugano'nun eksikliğini bu alanda da fazlasıyla hissetti.Lugano 8 gol atmayı başarabilirken Fenerbahçe bu sezon sadece 2 gol bulmuş defans hattından.


Orta alana geldiğimizde Fenerbahçe'nin bu sezon bütün zorluklara rağmen hala zirveye oynamasının nedenini görebiliyoruz.Fenerbahçe'de orta saha oyuncuları 44 gol atıp 23 asist yapmışlar.Özellikle Cristian ve Stoch'un katkıları oldukça önemliydi.Fenerbahçe'yi bu sezon güçlü bir orta saha kurmayı başaran Galatasaray takip ediyor.Selçuk ve Melo önderliğindeki Galatasaray orta sahası 30 gol 30 asist rakamlarını tutturmayı başarmış.Bu iki kulübü sırasıyla İBB 27 gol 32 asist, Sivasspor 28 gol 30 asist ve Gençlerbirliği 23 gol 35 asist ile takip ediyor.Beşiktaş'ın bu sezon iyi bir görüntü çizememesinin nedenlerinden biri de orta sahasının verimli olamaması gösterilebilir.Beşiktaş orta sahası 8 gol 18 asist ile normal sezonu 13. bitirdi.Antalyaspor ve Karabükspor'un bu kulvarda beşiktaş'ı geçtiğini düşünürsek hakikaten Beşiktaş orta sahadan istediği verimi alamamış.


Forvete geldiğimizde zirvede beklenen takım yer alıyor.Bu sezon gol kralı olan Burak Yılmaz'ın gol sorumluluğunu taşıdığı Trabzonspor forvetten en çok verim alan takım durumunda.39 gol atıp 21 asist yapmış Trabzonsporlu forvetler.Normal şartlarda 39 rakamı iyi gözükebilir ama hemen hemen hepsini burak Yılmaz'ın attığını düşünürsek pek de iyi değil.Ama diğer taraftan da şöyle bir şey var.Son anda toplarla hep Burak Yılmaz buluştuğu için gol sayısı bu kadar fazla olmuş olabilir.Orta sahasından istediğği verimi alamayan Beşiktaş'ı forvetleri taşımışa benziyor.Çünkü 32 gol 19 asist rakamlarına sahipler.Üçüncü sırada Elmander&Baros uyumunu yakalamayı başaran Galatasaray var.Özellikle Elmander'in göz ardı edilemez bir oyunuyla birlikte 27 gol 22 asist yapmış Galatasaraylı forvetler.Elmander iyi bir oyuncu ama geldiği sezon bu kadar verimli olması gerçekten takdir edilmesi gereken bir şey.Fenerbahçe'ye geldiğimizde her sezon forvetlerden fazlasıylaa çekiyor.Bu sezon da istediği rakamları tutturamadı.Devre arasında Sow gelmeseydi Fenerbahçe'nin durumu ne olurdu bilemiyorum.Fenerbahçe forvetleri 14 gol atmış ve 9 asist yapmış.Bu kulvarda ligi 13. tamamladı.Sow'un 6 gol ve 3 asistini çıkartırsak geriye 8 gol 6 asist kalıyor ki...Sow  Fenerbahçe'nin imdadına yetişti diyebiliriz.

12 Mart 2012 Pazartesi

Burak Yılmaz Ucuza Gidecek



Sezon başında Trabzonspor Burak Yılmaz'ın sözleşmesini uzatırken sözleşme içerisinde "5 milyon avro getiren Burak Yılmaz'ı alır" madde koyduğunu biliyoruz.Bu maddeyi Burak Yılmaz istemiş olabilir ama bu madde sezon bitiminde Trabzonspor'a zorluk çıkaracaktır.Her iki taraf da 5 milyon avronun mantıklı olduğunu düşünmüş olabilir ama Burak Yılmaz bu sezon öyle bir oynadı ki fiyatını inanılmaz katladı.Sezon başında 5 milyon avroyu vermeyi düşünmeyen Avrupa takımları Burak Yılmaz'ın performansını gördükten sonra Trabzonspor'un kapısını çalmaya başladılar.Eğer Burak Yılmaz ve yönetim oturup bu madde üzerinde bir değişiklik konusunda anlaşamazlarsa Trabzonspor Burak Yılmaz'dan kazanabileceği rakamın altında bir rakama razı olmuş olacak.Yönetim Burak Yılmaz bu fiyata gitmek istemez diye düşünebilir ama Burak Yılmaz'ın Avrupa hayalini göz önüne aldığımızda para bir kenara itilebilir.Aslında yönetimin bu saatten sonra yapacağı fazla bir şey kalmadı.Burak Yılmaz da artık bir değişikliğe yanaşmaz.Anlaşılıyor ki Trabzonspor bu sezon yarattığı bir markadan değerinin altında bir paraya razı olacak.Tabi ki bunu Burak Yılmaz'ın Avrupa'ya gideceğini varsayarak söylüyorum.

16 Ocak 2012 Pazartesi

STSL'nin En Verimli Hücum İkilileri


Spor Toto Süper Lig'de 20 hafta geride kalırken takımlarımızın hücum ikililerine baktığımızda performans açısından şaşırtıcı bir sonuç yok.Ligdeki puan durumuna baktığımızda hangi takımın ikilileri öndedir tahmin edebiliriz.İlk beş şu şekilde;

En verimli ikili Trabzonspor'dan...Bu sezon lige damgasını vuran Burak Yılmaz ile O'na destek çıkan Halil Altıntop ikilisi verimlilik açısından sıralamanın en üstündeler.Burak&Halil ikilisi 24 gol atarken, 7 asist yapmışlar.117 dakikada bir gol atıyorlar.Bu istatistikte Burak Yılmaz'ın payı elbette fazla.Kendi başına 21 gol, 4 asist yapmış.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Burak Yılmaz'a destek verme konusunda Trabzonspor sıkıntı yaşadığı için diğer forvetlerin gol sayıları düşük kaldı.Burak en büyük desteği Halil'den gördü diyebiliriz.


İkinci sırada Mustafa Pektemek&Hugo Almeida ikilisi var.Mustafa Pektemek genelde maça yedek kulübesinde başlaması, Almeida'nın sakatlığı yüzünden maçlar kaçırması dakikalarını düşürse de verimliliklerine baktığımızda gayet başarılılar.Pektemek&Almedia ikilisi 11 gol, 3 asist yapmış.164 dakikada bir gol atıyorlar.Özellikle Mustafa PEktemek sonradan oyuna girerek maça bir şekilde etki ediyor.Yavaş yavaş Semih'in durumuna düşme yolunda ilerliyor gibi duruyor.Nöbetçi golcü gömleğini giyerse o gömleği çıkarmak biraz zordur.Carvalhal da bu gömleğin daha çok yakıştığını düşünerek O'nu hep yedekten sokuyor olabilir.Semih'e verilen değer ortadayken umarım Mustafa Pektemek bu duruma düşmez.


Üçüncü sırada ligin zirvesinde yer alan Galatasaray'dan Elmander&Baros ikilisi var.İstatistiklerine baktığımızda gerçekten oldukça etkileyici.15 gol, 14 asist yapmışlar ve 165 dakikada bir gol atıyorlar.Geçen sezon da Baros vardı belki ama bu sezon için Baros'u yeni transfer olarak değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.Fatih Terim'in gelmesi ile birlikte performansında artış olan Baros sezon öncesi gönderilmesi söz konusu iken şimdi ise o formanın tek sahibi olarak gözüküyor.Elmander'e geldiğimizde ise Elmander beklenenden daha verimli oldu diyebiliriz.Üçüncü bölgenini her tarafında oynayabilme özelliği O'na büyük avantaj sağlıyor.Boyuna rağmen hareketli bir oyuncu olması takım savunmasında oldukça yarar sağlıyor diyebiliriz.Galatasaray uzun zaman sonra hücumda iyi bir ikili yakaladı diye düşünüyorum.


Dördüncü sırada İBB'den Webo&Tevfik Köse ikilisi var.İBB'nin bu sezon kadrosuna kattığı Webo ilk haftalarda takıma iyi bir katkı verdi.Attığı gollerle takımına puanlar kazandırdı.Özellikle maçın son dakikalarına doğru goller rakip takımların canlarını fazlasıyla yaktı.Ama 9 haftadır duraklama dönemine girdi ve gol atamıyor.Gol ataması takımı oldukça etkilemişe benziyor.Çünkü İBB'nin grafiği aşağı doğruya döndü.Diğer isim Tevfik Köse ise kendisinden beklenen patlamayı yapamamış bir oyuncu olarak göze çarpıyor.FM oynayanlar bilirler inanılmaz bir grafiği vardı.Oyunda gösterdiği grafiği maalesef gerçekte gösteremedi.Kariyerinin ileriki dönemlerinde bir sıçrama yapar mı?Neden olmasın önümüzde Burak Yılmaz gibi bir örnek varken Tevfik için umutlu olmak son derece normal.Umarım bir gün kendisinden bahsettirmeye başlar.Webo&Tevfik ikilisi 9 gol, 5 asist yapmışlar.196 dakikada bir gol atıyorlar.


Sıra Gençbirliği'nin ikilisine geldi.Herve Tum&Ermin Zec ikilisi 10 gol, 3 asist rakamlarını tutturmuşlar.199 dakikada bir gol atıyorlar.Herve Tum takımının en çok gol atan oyuncusu durumunda ve kesinlikle bu sezonun iyi transferleri arasında kendisine ile beş yer bulabilir diye düşünüyorum.Genç kadronun içerisinde deneyimli biri olarak görevini en iyi şekilde yerine getiriyor ve takımına puanlar kazandırıyor.Gençlerbirliği sezon başında hedef olarak orta sıraları hedeflerken şimdi ise playoffun en büyük adaylarından biri olarak gözüküyor.Şampiyonluk grubu olmaz ama 5-8 grubu kendileri açısından oldukça başarılı bir sonuç olur.

31 Aralık 2011 Cumartesi

Olcan İkinci Şansını İyi Kullanmalı



Olcan Adın'ın Trabzonspor'a gitmesine çok sevindim.Çünkü Fenerbahçe'de oynarken kendisini yeteri kadar gösteremedi.Anadoluya Gaziantepspor'a gitti ve tam anlamıyla patlama yaptı.Bu patlaması ona büyük takımlarda ikinci bir şans yarattı.Bu şansı iyi kullanacağını düşünüyorum.Çünkü önünde Burak Yılmaz gibi bir örnek var.Burak Yılmaz'ın yaptıklarına bakarak oyununu bir kademe yükseltebilir.Daha önemlisi Şenol Güneş gibi bir hocanın yanında çalışacak.Burak Yılmaz ve Şenol Güneş'in olması Olcan için son derece avantaj.Umarım bir kademe atlamayı başarır.

Bu transfer ile ilgili bir şey demek istiyorum.Büyük olasılıkla Olcan Adın Gaziantepspor'da forma giymeyecek.Çünkü transfer dönemi 5 Ocak'ta açılıyor.Gaziantepspor kendisi için önemli bir oyuncu olan Alcan Adın'ın oynamadığı maçı kaybederse ve bu puan kaybı onların sezon sonunda küme düşürürse veya playoff dışı bırakırsa ne olacak?Tamam bu sene hiç normal değil ama bu kadar saçmalık olmaz.

9 Aralık 2011 Cuma

Gol Atamamanın Bedeli


Şampiyonlar Ligi'ndeki temsilcimiz Trabzonspor Lille deplasmanında 0-0 berabere kalmasına rağmen CSKA'nın Inter'i yenmesinden dolayı bir üst tura çıkamadı ama yoluna Avrupa Ligi'nde devam edecek.İlk kez katıldığı bir ligde oynaması gerektiği gibi oynayarak 7 puan topladı ve bence bu performans alkışlanacak bir performans.Bu sezondan çıkaracağı derslerle bir dahaki seferde daha iyi bir çizgi yakalayacaklar diye düşünüyorum.Trabzonspor Şampiyonlar Ligi'ni 3 gol atarak tamamladı.Bu rakam oldukça az gözüküyor.Her ne kadar grubundaki takımlara göre biraz daha defansif oynasa da elinde Burak Yılmaz gibi bir adam ve Halil-Adrian-Alanzinho gibi oyuncular ve oyun kurucu Colman varken Trabzonspor daha fazla gol bulması bekleniyordu.Gol yollarındaki sıkıntısı yüzünden bugün Trabzonspor bir üst turda değil dersek yanlış söylemiş olmayız.İstatistiklere baktığımızda maç başına kaleyi bulan şutu 2.5 Trabzonspor'un.Bu alanda Şampiyonlar Ligi'nde son sırada.Bu rakamla bile gruptan çıkma şansının olması grubun nasıl bir grup olduğunu gösteriyor.Trabzonspor'un bir üstünde ise Apoel var.Maç başına kaleyi bulan şutları 2.83 Rum Kesimi takımının.Peki kaç gol atmışlar?6 gol atmışlar ve gruplarından lider olarak çıkmışlar.Trabzonspor ile Apoel'i karşılaştırdığımızda her iki takım da eşit sayıda kaleyi bulan şuta sahip ama Trabzonspor gol atmakta zorlanmış ve grubu 7 puanla 3. tamamlamış.Apoel ise 6 gol atıp 9 puan toplamış ve lider olarak bir üst tura çıkmış.Yani Trabzonspor Inter maçında direkten dönen topu gol olsaydı bugün bir üst tura çıkmış takım olacaktı.Siz ne kadar oyunu istediğiniz gibi yönlendirin, gol bulamadıktan sonra sonuç alamıyorsunuz.Trabzonspor gol atamamanın bedelini ödedi.Umarım bu 6 maçtan gerekli dersler çıkarılır ve Avrupa Ligi'nde başarılı bir çizgi yakalanır.Yine de her şey için Trabzonspor'u kutlamak gerekiyor.İlk defa katıldıkları bir turnuva için iyidiler.

7 Kasım 2011 Pazartesi

13 Gol Etkileyici Ama...



Neredeyse bitme noktasına gelen kariyerini Şenol Güneş ile birlikte yeniden şekillendiren Burak Yılmaz Spor Toto Süper Lig'de gollerini atmaya devam ediyor.10 hafta sonunda Trabzonspor 16 gol attı.Bunların 13'ü Burak Yılmaz'dan geldi.Burak Yılmaz'ın bu sezonki performansı için geçen sezon kaldığı yerden devam ediyor olarak açıklayamayız.Bu sezon bambaşka bir yerde bulunuyor.Geçen sezonki performansı da iyidi ama bu sezonki bir başka.İlk etapta attığı 13 gol bizleri büyüleyebilir ama sizce de bir gariplik yok mu?Takımının attığı 16 golün 13'üne imza atması kendisi açısından iyi ama takımı açısından iyi bir istatistik değil.Goller oyuncular arasında homojen olarak dağılsa Burak Yılmaz 5 ile 8 arasında bir sayıya sahip olurdu.O yüzden Burak Yılmaz'ı performansından dolayı kutlayalım, aman nazar değmesin diyelim ama diğer taraftan da Trabzonspor'daki diğer oyuncuların katkılarından bahsedelim.Herşey Burak Yılmaz'a bağlanırsa CSKA Moskova maçı gibi pozisyona bile giremezsiniz.Trabzonspor ikinci bir oyuncu bulabilirse Burak Yılmaz biraz daha rahatlayacaktır ve daha fazla gol atma şansı bulacaktır.Sezona müthiş giriş yaptı ama zamanla takımlar Burak Yılmaz'ı çözdükçe verimliliği azalabilir diye düşünüyorum.Trabzonspor ve Milli Takım'daki sorunlar benzediğinden Hırvatistan maçlarında da sıkıntı yaşamamak için ikinci bir oyuncuyu çıkarmalıyız.Yoksa kısa vadede Milli Takım, uzun vadede ise Trabzonspor sıkıntı yaşar.