hugo almeida etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hugo almeida etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2013 Cumartesi

Beşiktaş'ta Sakatlardan Oluşan 11


Beşiktaş'ta kim sakat kim değil takip etmek oldukça zor.Benim takip edebildiğim kadarıyla sakatlardan oluşturulan kadro hiç de fena değil.Eksik mevkiileri doldurduğunda ligde tehlikeli bir takım olabilir diye düşünüyorum.

Cenk

1-2-3-İsmail Köybaşı

Mustafa Pektemek-Necip-Oğuzhan-Uğur Boral

Almeida-Dentinho

16 Ocak 2012 Pazartesi

STSL'nin En Verimli Hücum İkilileri


Spor Toto Süper Lig'de 20 hafta geride kalırken takımlarımızın hücum ikililerine baktığımızda performans açısından şaşırtıcı bir sonuç yok.Ligdeki puan durumuna baktığımızda hangi takımın ikilileri öndedir tahmin edebiliriz.İlk beş şu şekilde;

En verimli ikili Trabzonspor'dan...Bu sezon lige damgasını vuran Burak Yılmaz ile O'na destek çıkan Halil Altıntop ikilisi verimlilik açısından sıralamanın en üstündeler.Burak&Halil ikilisi 24 gol atarken, 7 asist yapmışlar.117 dakikada bir gol atıyorlar.Bu istatistikte Burak Yılmaz'ın payı elbette fazla.Kendi başına 21 gol, 4 asist yapmış.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Burak Yılmaz'a destek verme konusunda Trabzonspor sıkıntı yaşadığı için diğer forvetlerin gol sayıları düşük kaldı.Burak en büyük desteği Halil'den gördü diyebiliriz.


İkinci sırada Mustafa Pektemek&Hugo Almeida ikilisi var.Mustafa Pektemek genelde maça yedek kulübesinde başlaması, Almeida'nın sakatlığı yüzünden maçlar kaçırması dakikalarını düşürse de verimliliklerine baktığımızda gayet başarılılar.Pektemek&Almedia ikilisi 11 gol, 3 asist yapmış.164 dakikada bir gol atıyorlar.Özellikle Mustafa PEktemek sonradan oyuna girerek maça bir şekilde etki ediyor.Yavaş yavaş Semih'in durumuna düşme yolunda ilerliyor gibi duruyor.Nöbetçi golcü gömleğini giyerse o gömleği çıkarmak biraz zordur.Carvalhal da bu gömleğin daha çok yakıştığını düşünerek O'nu hep yedekten sokuyor olabilir.Semih'e verilen değer ortadayken umarım Mustafa Pektemek bu duruma düşmez.


Üçüncü sırada ligin zirvesinde yer alan Galatasaray'dan Elmander&Baros ikilisi var.İstatistiklerine baktığımızda gerçekten oldukça etkileyici.15 gol, 14 asist yapmışlar ve 165 dakikada bir gol atıyorlar.Geçen sezon da Baros vardı belki ama bu sezon için Baros'u yeni transfer olarak değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.Fatih Terim'in gelmesi ile birlikte performansında artış olan Baros sezon öncesi gönderilmesi söz konusu iken şimdi ise o formanın tek sahibi olarak gözüküyor.Elmander'e geldiğimizde ise Elmander beklenenden daha verimli oldu diyebiliriz.Üçüncü bölgenini her tarafında oynayabilme özelliği O'na büyük avantaj sağlıyor.Boyuna rağmen hareketli bir oyuncu olması takım savunmasında oldukça yarar sağlıyor diyebiliriz.Galatasaray uzun zaman sonra hücumda iyi bir ikili yakaladı diye düşünüyorum.


Dördüncü sırada İBB'den Webo&Tevfik Köse ikilisi var.İBB'nin bu sezon kadrosuna kattığı Webo ilk haftalarda takıma iyi bir katkı verdi.Attığı gollerle takımına puanlar kazandırdı.Özellikle maçın son dakikalarına doğru goller rakip takımların canlarını fazlasıyla yaktı.Ama 9 haftadır duraklama dönemine girdi ve gol atamıyor.Gol ataması takımı oldukça etkilemişe benziyor.Çünkü İBB'nin grafiği aşağı doğruya döndü.Diğer isim Tevfik Köse ise kendisinden beklenen patlamayı yapamamış bir oyuncu olarak göze çarpıyor.FM oynayanlar bilirler inanılmaz bir grafiği vardı.Oyunda gösterdiği grafiği maalesef gerçekte gösteremedi.Kariyerinin ileriki dönemlerinde bir sıçrama yapar mı?Neden olmasın önümüzde Burak Yılmaz gibi bir örnek varken Tevfik için umutlu olmak son derece normal.Umarım bir gün kendisinden bahsettirmeye başlar.Webo&Tevfik ikilisi 9 gol, 5 asist yapmışlar.196 dakikada bir gol atıyorlar.


Sıra Gençbirliği'nin ikilisine geldi.Herve Tum&Ermin Zec ikilisi 10 gol, 3 asist rakamlarını tutturmuşlar.199 dakikada bir gol atıyorlar.Herve Tum takımının en çok gol atan oyuncusu durumunda ve kesinlikle bu sezonun iyi transferleri arasında kendisine ile beş yer bulabilir diye düşünüyorum.Genç kadronun içerisinde deneyimli biri olarak görevini en iyi şekilde yerine getiriyor ve takımına puanlar kazandırıyor.Gençlerbirliği sezon başında hedef olarak orta sıraları hedeflerken şimdi ise playoffun en büyük adaylarından biri olarak gözüküyor.Şampiyonluk grubu olmaz ama 5-8 grubu kendileri açısından oldukça başarılı bir sonuç olur.

28 Ekim 2011 Cuma

Derbi Dediğin Böyle Olur (Beşiktaş:2 - Fenerbahçe:2)



Süper Toto Süper Lig'in 8. haftasının en önemli maçı olan Beşiktaş - Fenerbahçe maçı 2-2 berabere bitti.Her iki takım da kazanmak için elinden geleni yaptı ama kazanan olmadı.Fenerbahçe 1 puanı Cristian'ın golüyle kurtardı.Son yıllardaki derbilerin üzerinde bir derbi olduğunu düşünüyorum.Gerçekten seyir zevki yüksek, heyecanlı bir maç izlemiş olduk.Bu sezon şu ana kadar sıkıcı bir şekilde devam ediyorken bu derbi ilaç gibi geldi diyebilirim.

Çok kritik bir maç olduğu için totem yaptım ve maçı izelemedim.Daha sonra maçın genelini izleme şansı buldum ama bölüm bölüm izlediğimden maçın geneli hakkında bir şeyler söyleyemeyeceğim.Ben maça damgasını vuran olaylardan ve isimlerden bahsetmek istiyorum.

İlk olarak resimdeki kaptanımız Alex de Souza'dan bahsetmek istiyorum.Derbileri sevdiğini bildiğimiz Alex bir kez daha gol atarak bu bilgimizi tazaledi.Yanlış duymadıysam Alex'in Beşiktaş'a attığı gol sayısı 13 olmuş.Kaptan Alex'i zaman zaman eleştirsem de oyuna skor anlamında katkısı tartışılmaz.Oyun zekası ile nerede durmasını biliyor ve golleri veya asistlerini yapmaya devam ediyor.


Bu sezon takıma dahil olan 23 yaşındaki Bienvenu takıma uyum sağlayamadı daha.Fenerbahçe'de başarılı olabilmesi için Alex ile uyumlu olması gerekiyor.Maalesef bu uyumu şu ana kadar yakalamış değil.Şu an için Fenerbahçe'de bir golcü sıkıntısı olduğu aşikar.Semih'in de formsuzluğu nedeniyle forvet oyuncularından katkı alamadı Fenerbahçe.Bienvenu bu maçta girdiği tek pozisyonda zayıf vuruş yaptı ve sonuç alamadı.Şu görüntüsüyle Fenerbahçe'de işi zor.Ama yokluktan dolayı oynuyor.

Bienvenu'nun girdiği pozisyondaki diğer kahraman Beşiktaş'ın kalecisi Cenk Gönen.Maç boyunca çok iyi oynaması sebebiyle insanların güvenini tazalemiş oldu.Bienvenu'nun pozisyonunda hızlı hareket ederek pozisyonun tehlikeli olmasını engelledi.Ama maç içinde bir tek hata yaptı.Aslında hata demeyelim.Fenerbahçe'nin kazandığı serbest vuruşta topa Alex'in vuracağını düşünerek barajı ona göre kurdurdu.Topun başındaki bir diğre isim Cristian'ın vuracağını tahmin etmiyordu.Ama bana göre Alex2in kritik kararıyla vuruşu Cristian'a bıraktı ve hem bizleri hem de Cenk'i şaşırttı ve sonucunda 1 puanı getiren gol geldi.Eğer Cenk Cristian'ın vuracağını düşünseydi barajdaki oyuncu sayısı daha fazla olacaktı.O yüzden Cenk'in bu tercihine hata demek taraftarında değilim.


Beşiktaş'a geldiği günden beri yeteneklerinden çok verimliliği tartişılan Q7 bu maçta da inişli çıkışlı performans sergiledi.Bir pozisyonda inanılmaz pas veriyor, bir pozisyonda bencilce hareket edip takımına zarar veriyor, bir pozisyonda kanat oyuncusunun yapması gerekeni yapıyor ve Almedia'ya gol attırıyor.Q7'nin yetenekleri tartışılmaz.Ama bu yeteneklerini takıma yararlı bir şekilde kullanmakonusunda bazı sıkıntıları var.Şunu da unutmayalım Q7 böyle olduğu için büyük takımlarda tutunamadı.Beşiktaş O'na ilaç gibi geldi ve burada tekrardan kendine geldi.Ama bu durum zaman zaman Beşiktaş'a zarar veriyor.Gülü seven dikenine katlanır misali Beşiktaş taraftarı da Q7'ye katlanıyor.


Sakatlığından dolayı oynayamadığı maçlarda Beşiktaş O'nu çok aradı.Yerine oynayan Edu Beşiktaş taraftarını çıldırtırken Almedia ne zaman dönecek diye soruyorlardı.Bekledikleri Almedia iyileşti ve dün derbide oyuna girerek golünü de attı ve Beşiktaş taraftarına kaldığım yerden devame diyorum mesajı verdi.Q7'nin sol kanatta çizgiye inip yaptığı ortaya güzel kafa vuruşu yaptı ve biraz da Volkan ve Zeigler'in yardımıyla takımını öne geçirdi.Almediasız Beşiktaş'ı gördükten sonra Beşiktaş ne edip yapıp Almedia'yı sağlam tutmaya çalışacak.Yoksa Edu ile işleri zor.Mustafa Pektemek'in potansiyeli var ama şu an için yeterli değil.


Beşiktaş - Fenerbahçe maçının hakemi kim olabilir deseler ilk cevabım Fırat Aydunus, ikinci cevabım ise Cüneyt Çakır olurdu.Maça Fırat Aydunus atanınca hiç şaşırmadım o yüzden.Hakem açısından kolay bir maç oldu.Her iki takım oyuncuları da hakeme yardımcı olunca maç içinde tartışılan bir pozisyon olmadı.Sadece Fenerbahçe'nin kazandığı serbest vuruş öncesinde Aurelio'ya yapılan müdahele faul olabilir.Ama o pozisyondan sonra Fenerbahçe top çevirdiği için o pozisyonun direk etkisi olmadı.Sonuç olarak hakem için rahat bir maç oldu.


Sahte bilet ile girmeye çalışanlar nedeniyle kapıdaki arttı ve elinde gerçek bilet olanlar giremediler.Giremeyince de çıldırdılar ve tribüne girmek için farklı bir yol tercih ettiler.Bu hareketten dolayı Fenerbahçe'ye ceza gelir mi bilemem ama burada asıl ceza alması gerekenler sahta bilet ile girmeye çalışanlar diye düşünüyorum.O yüzden müze tarafından giren taraftarları fazla suçlayamıyorum.Zaten hiçbir yere zarar vermeden tribündeki yerlerini  aldılar.


Şu ana kadar hiçbir şekilde ısınamadığım Cristian bu sezon gerçekten iyi oynuyor.Sezon başındaki sakatlıklardan dolayı biraz da zorunlu olarak oynadığı maçlar da şansını iyi kullandı ve şu an için takımın iyileri arasında adını yazdırdı.Özellikle bu sezon ileride daha çok bulunmasından dolayı birçok pozisyonun içinde yer alıyor.Dünkü golü de alkışlanacak cinstendi.Ayrıca o dakikada topa vuracak cesareti ve kendine olan güveni takdir edilecek bir durum.

Aykut Kocaman neden çıkardı anlamış değilim ama oyundan çıkana kadar takımın en iyisi idi.Alex'in golünde de O'nun parmağı var.Aykut Kocaman'ın maç öncesinde de Caner'i oyundan çıkarmak gibi düşüncesi vardi ise bu düşüncesini Caner'in performansından dolayı uygulamayabilirdi.Oyunu hareketlendirmek adına yaptığı söyledi ama hem oyunu hareketlendirmedi hem de Caner'in moralini bozmuş oldu bu değişiklik.Caner moralini bozmasın 8 haftanın sonunda takımın en iyisi konumunda.Aykut Kocaman O'ndan beklediğinin üstünde bir katkı alıyor.



Beşiktaş Simao'yu transfer ettiğinden ben bile heyecanlanmıştım.Çünkü O'nun gibi kaliteli bir oyuncunun Türkiye'ye gelmesi ben şaşırtmıştı.Ama performansına, verdiği katkıya baktığımızda isminin hakkını vermiş değil.Bunda takımın genel olarak kötü olmasından dolayı kaynaklanıyor olabilir.Ama yine de en azından Simao'dan oyuna müdahele etmesi bekleniyordu.Dünkü derbide yine fazla bir şey yapamadı ama öylee bir gol attı ki maçı konuşurken o golü atlamak ayıp olur.Şöyle söyleyeyim.Volkan'ın şu ana kadar yediği en güzel gol olabilir.Simao kalitesine yakışır bir vuruş yaptı ve top süzüle süzüle ağlarla buluştu.Bana Özer'ina ttığı gol mü yoksa Simao'nun attığı gol mü deseler ben gözüm kapalı Simao'nun attığı golü seçerdim.Öyle bir gol yani.


Son olarak Beşiktaş taraftarından bahsetmek istiyorum.Maçtan önce maçın skoru ne olursa olsun 90. dakikada atkıları saha kenarına atacakalrını açıklamışlardı.90. dakikayı merakla bekledim ve beklediğime değdi açıkcası.Atkıları atma fikri kimden çıktıysa kendileri kutluyorum  ve anlamı büyük bu olay için kendilerine teşekkür ediyorum.

30 Eylül 2010 Perşembe

Açaydım Kollarımı Gitme Diyeydim



"Takımın büyük kısmı hâlâ bizimle birlikte. Ancak bir liderin eksikliğini çekiyoruz. Mesut Özil buradayken bizi organize ediyordu. Baskı altındayken topu ona veriyorduk ve bir şekilde pozisyona giriyorduk. Şimdi ise hem bir liderden yoksun olmamız hem de sakat oyuncularımızın çok olması bizi zorluyor. Bu süreçte taraftarlarımıza çok şey borçluyuz. Bize olan desteklerini esirgemedikleri için onlara teşekkür ediyorum."


Hugo Almeida