fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fenerbahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ağustos 2013 Salı

Arda Turan Transferi


Transfer döneminde Arda Turan'ın Türkiye'ye transferi konuşuldu ama öyle gözüküyor ki Arda Turan bu sezon için Türkiye'ye dönmeyecek.Fenerbahçe Arda Turan'ı transfer etmek için çaba gösterdiğinde hemen Arda Fenerbahçe'ye gelir mi tartışmaları başladı ve geldiği takdirde neler olabileceği hakkında düşünceler açıklandı.Kısacası kamuoyu Arda üzerinden konuşulacak bir konu buldu.

Bana kalırsa Arda Turan Türkiye'ye gelirse bu Fenerbahçe olmayacaktır diye düşünüyorum.Çünkü Türkiye bir ülkede bir takım ile özdeşleştikten sonra ve sürekli o takımın bir parçası olduğunu söyledikten sonra rakip takımı gitmek kendisi açısından hayırlı bir karar olmayacaktır ve her hafta nasıl oynarsa oynasın sürekli gündem konusu olacaktır ve bu ortamdan kaçtığını düşünürsek tekrardan kendisini bu ortamın içine atması mental açıdan kendisini zorlayacaktır.

Şu an için Arda Turan transfer haberleri durulmuş gibi görünüyor ama gelecek sezon çok sıkı bir çekişme olacaktır diye düşünüyorum.Yabancı sınırlamasını da düşünürsek Arda Turan Türk takımları için bir elmas değerinde gibi görünüyor.

2 Temmuz 2013 Salı

Hedefinden Uzak Olan Miroslav Stoch


Fenerbahçe'ye transfer nedeni olarak şampiyonlar liginde mücadele eden bir takım olduğunu söyleyen Miroslav Stoch'un şu ana kadar şampiyonlar liginde grup maçlarında bir dakika bile oynamışlığı yok ve tercihini şampiyonlar liginde oynamak olarak belirleyen bir oyuncu için son derece kötü bir durum.

Fenerbahçe'ye 2010 senesinde dahil olan Miroslav Stoch ilk senesinde Fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi elemesinde Young Boys'a elenmesiyle grup aşamasını göremedi.2011/2012 sezonunda Fenerbahçe Türkiye Futbol Federasyon'u tarafından avrupaya gönderilmemesinden dolayı Miroslav Stoch için avrupa yine ulaşılamaz bir yer oldu.Geçen sezon da Fenerbahçe'nin elemeye takılmasıyla birlikte 3 sezon formasını giydiği Fenerbahçe'de şampiyonlar ligi grup maçını görememiş oldu.

Bugüne geldiğimizde 2011'den bu yana çözülememiş olayların olması sebebiyle UEFA'nın Fenerbahçe'yi cezalandırması – daha kesinleşmediğini belirtelim – takımı olduğu kadar Miroslav Stoch'u da fazlasıyla etkileyecektir.21 yaşında bir takımı şampiyonlar liginde boy göstermesinden dolayı tercih ettikten sonra oynadığı 3 sezon boyunca hedeflediği kulvardan uzak kalması – 3 sezon ile sınırlı da kalmayabilir – genç olması sebebiyle Miroslav Stoch'a zarar verecektir diye düşünüyorum.

Miroslav Stoch büyük ihtimalle şampiyonlar liginde oynayan bir takıma giderek avrupa arenasında göstereceği performansla bir üst basamağa çıkarak herkesin hayalini süsleyen takımlara gitmeyi hedefliyordu diye tamhin ediyorum.Chelsea'den Fenerbahçe'ye gelmesini kendisini ispatlamak zorunda olmasına bağlıyorum ve bu anlamda kendisi açısından iyi bir karardı.Aynı şekilde Fenerbahçe'de kulüplerimizin fazla yapmadığı bir şeyi yaparak hedefi olan genç yetenekli bir oyuncuya yatırım yaparak hem oyuncunun yeteneklerinden yararlanmak istedi hem de oyuncunun hedefine ulaşmak için yarattığı hırstan yararlanmak istedi.Bu açıdan hem oyuncu için hem de kulüp son derece faydalı bir anlaşma olarak görünüyordu.

Ama Aykut Kocaman'ın şampiyonlar ligi karnesinin zayıf olması aynı zamanda takımın avrupaya gönderilmemesi Miroslav Stoch'dan beklenen patlamanın gerçekleşmemesine neden oldu ve hala avrupa için Miroslav Stoch olmaya aday bir oyuncu olarak görünüyor.Avrupanın gözünde oldum havasını gösterebilmesi için avrupa sahnesinde yer alması gerekiyor ama 3 sezonu bu anlamda boşa gitti ve önümüzdeki birkaç sezonun da gitmesi muhtemel.

Peki Miroslav Stoch bundan sonra nasıl bir yol izlemeli sorusuna cevap arayacak olursak eğer Fenerbahçe avrupadan men edilirse hedeflerini hala gerçekleştirememiş bir oyuncu olarak kendimi tekrardan avrupanın takip edilen oyuncuları arasına sokmak için Fenerbahçe'den ayrılmayı düşünebilir.Yeni bir teknik ekip var ve yeni bir anlayış olacaktır.Bu kararında ne kadar etkili olur bilemem ama kafasının bir köşesinde gitmek olacaktır.

Fenerbahçe ceza almazsa o zaman Miroslav Stoch için yeni bir dönem başlayacaktır ve yeni hocası Ersun Yanal'a kendisini göstermek için elinden geleni yapacaktır.3 sezonluk birikimlerden sonra gelen değişimin Miroslav Stoch'a iyi geleceğii düşünüyorum ve tamamen futbola odaklanacaktır.

Fenerbahçe'nin ceza alıp almayacağı birçok şeyi belirleyecek olmasının yanında özellikle Miroslav Stoch için belirleyeici olacaktır.Hedefini avrupa arenası olarak koyan bir oyuncuyu elinizde fazla tutmak zor olacaktır.

15 Haziran 2013 Cumartesi

Önünü Görememek...


Fenerbahçe'de bir yazı rahat rahat geçirildiğini hatırlamıyorum.Ya başkan istiffa ediyor ya başkan teknik adamı kovup yeni bir sistem! yaratmaya çalışıyor ya da son yıllarda olduğu gibi şike olayları patlak veriyor.

Aykut Kocaman'ın gidişi veya Aziz Yıldırım'ın gösdermesinin ardından Abdullah Kiğılı teknik adamın bir hafta on gün içerisinde belirleneceğini söyleyip acale etmeyeceklerini sile getirmişti.Dediği süreyi çoktan geçtik ve hala teknik adam belli değil.Kendi kafalarında bir isim var gibi gözüküyor ama belirsizlik sürmeye devam ettikçe taraftar da tepki koymaya başlıyor.

Teknik adam belli değil belki ama transfer çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor ve bazı isimler açıklanmaya başlandı.Bu durum bazı kesim tarafından teknik adamın belli olduğuna işaret olsa da yönetimin teknik adam arayışları olması bunu çürütüyor gibi duruyor.Açıkca söylemek gerekirse yönetim Ersun Yanal'ı cepte tutuyor ve acaba başka bir isim olur mu diye hareket ediyor.Böyle bir planları var tabi buna plan denirse.

Belirsizlikler yetmezmiş gibi bir de UEFA'daki soruşturmada sona gelinirken ceza gündemde olması teknik adam belirsizliğinin ötesinde daha fazla bir önünü görememe durumu var.Ceza alıp almama durumu yönetimin kafasını kurcalayacağı için transfer çalışmaları ne kadar verimli olur şüpheli.Fenerbahçe avrupaya gidebilirse kriz atlatılmış olur ama bu gerginlik takıma nasıl yansır bilinmez.Gidemediği takdirde ise tüm çalışmalar sonuçsuz kalacaktır ve transfer için harcanan paralar boşa gidecektir.Sonuçta Fenerbahçe bir sezon daha avrupadan yoksun kalacak ve bir kez daha avrupadan gelemesi muhtemel paradan yoksun kalarak ekonomik anlamda sorun yaşayacak.

Yönetimin önündeki çok büyük bir kriz var ve bir şekilde çıkmayı başarırsa takımı transferlerle güçlendirerek yoluna güçlü bir şekilde gidecektir.Eğer çıkamazsa yani avrupadan men gelirse bu durum sadece takımı etkilemez, yönetim de bu cezadan gerekli payı alır diye düşünüyorum.Taraftarlar şu ana kadar desteklerini gösterseler de 2 kere avrupadan men cezası alan bir yönetime karşı bir tepki göstereceklerdir diye tahmin ediyorum.Sonucu bekleyip görmek lazım.UEFA'dan gelecek karar futbolumuzda bazı şeyleri değiştirecetir.

16 Mayıs 2013 Perşembe

Yabancı Sınırlamasının Yarattığı Bonservis Bedelleri


Beko Basketbol Ligi Play off öncesi yapılan basın toplantısında Erman Kunter'in bir gazetecinin sorusuna yönelik verdiği cevapta yabancı sınırlamasının kalkması gerektiğini ve Türk oyuncularının rekabet edebilecekleri bir ortamın sağlanması gerektiğini söyledi.Ayrıca Fransa örneğini vererek yabancı sınırlamasının olmadığı ülkelerde yerli oyuncularının önünün kesilmediğini ve kaliteli yerli oyuncuların zaten oynama şansı bulduğunu söyledi.

Erman Kunter'in bu açıklaması Türk futbolunda bir türlü matematiğini tam anlamıyla oluşturamadığımız yabancı oyuncu sınırlamasının yerli oyuncular piyasası üzerindeki etkisini gösteren bir olayı hatırlattı.

Hatırlayacaksınız 2008-2009 sezonu öncesi transfer haberlerinin en başında Mehmet Topuz vardı ve özellikle Beşiktaş ve Fenerbahçe yoğun çaba gösteriyorlardı.İki kulüp Mehmet Topuz'u kadrosuna katmak için maddi anlamda ellerinden geleni yaptılar.Kazanan taraf Fenerbahçe oldu ve Mehmet Topuz imzayı attı.Aslında bu transfer şekli ilk defa olmuyor, büyük ihtimalle de son olmayacak.Mehmet Topuz transferinde konuşulan şey kendisi için verilen bonservis bedeli.Bir Türk futbolcu için verilmeyen bir bedel olduğu için kamuoyu tarafından fazlasıyla konuşuldu ki konuşulması da gerekirdi.

Peki Mehmet Topuz ne yaptı da iki büyük takımı birbirine düşürdü?Mehmet Topuz'un Fenerbahçe'ye gelmesini sağlayan son sezonuna baktığımızda forvet arkasında serbest oyuncu olarak oynadığı Kayserispor'da oynadığı 35 maçta 14 gol 6 asist istatiğini yakaladı ve Kayserispor'un ligi 7. sırada bitirmesinde büyük rol oynadı.

Kayserispor'un hücumuna verdiği katkıyla takımının her şeyi durumunda olan bir oyuncunun bonservis bedelinin 9 milyon euro olduğunu gördükten sonra acaba Mehmet Topuz ile aynı istatistikleri yakalamış ve takımını üst sıralara taşımış bir oyuncunun bonservis bedeli ne oldurdu diye düşündükten sonra denk bir örnek buldum ve karşılaştırma fırsatı doğdu.

Bundesliga'da Freiburg bu sezon kimsenin beklemediği bir şekilde sonuçlar aldı ve ligde son hafta öncesi şampiyonlar ligine gitme ihtimalini koruyorlar.Freiburg'un bu performansında en büyük katkıyı veren isim hiç kuşkusuz Max Kruse.Bu sezon Freiburg formasıyla çıktığı 38 maçta 12 gol 10 asist yaparak takımının avrupa hayalleri kurmasını sağladı.Max Kruse gelecek sezondan itibaren Gladbach forması giyecek.Peki Gladbach Max Kruse için ne kadar ödeyecek?2.5 milyon euro...

Aradaki farkı gördüğümüzde ya bizim kulüplerimiz eli bol davranırken diğer takımlar transfer yaparken kılı kırk yarıyorlar ya da bizim kulüplerimiz bu tür oyunculara gereken değeri vererek doğru yapıyorlar demek isterdim ama bu farkın oluşmasının sebebini hepimiz biliyoruz.Yabancı sınırlaması nedeniyle ihtiyaç duyulan Türk oyuncularının hak etmedikleri bir şekilde değerlenmesi sonucunda kulüplerimiz daha fazla zarar görmektedir.Zararı önlemek adına yapılması gereken tek şey oyuncunun pasaportuna değer vermek yerine oyuncunun kalitesine önem vermek olmalıdır.Ancak bu şekilde şişirilmiş bonservis bedellerinden ve hak etmeyenlere verilen önemden kurtulabiliriz.

Son olarak bu iki transfer olayını kısaca özetlersek yabancı sınırlamasının nasıl sonuçlar doğurduğunu bir kez daha anlarız diye düşünüyorum.

Yaş 25 Mevkii Forvet arkası 35 maç 14 gol 6 asist Bonservis bedeli 9 milyon euro

Yaş 25 Mevkii Forvet arkası 38 maç 12 gol 10 asist Bonservis bedeli 2.5 milyon euro

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Alkışlama Tercihi Taraftara Bırakılmalı


Galatasaray'ın ligde şampiyonluğunu ilan etmesinden sonra merak edilen bir şey var.Şampiyonluğunu iki hafta kala ilan eden Galatasaray'ı ağırlayacak olan Fenerbahçe şampiyonu alkışlayacak mı?Fenerbahçe yöneticisi Abdullah Kiğılı Galatasaray'ı alkışlayabileceklerini söylerken Fenerbahçe teknik adamı Aykut Kocaman ise henüz öyle bir ortamın oluşmadığını söyledi.Taraftar gruplarının çoğu da alkışlanmaması gerektiğini söylüyor.

Ülkemizde şampiyonu alkışlama olayının büyütüldüğü kadar diğer ülkelerde büyütülüyor mudur merak ediyorum.Her seferinde bizlere İngiltere'den, İspanya'dan örnek verirler ve öyle olmamız gerektiğini söylerler.Haklılık payları var ama unuttukları bir şey var.İngiltere'de, İspanya'da var olan futbol kültürü maalesef biz de yok.Bırakın futbol kültürünü “saygı” denen kavrama sahip değiliz daha.

Barcelona alt yapı hocaları çocukları eğitirken ilk olarak onlara teknikten,taktikten önce “saygı”nın anlamını öğrettiklerini söylemişlerdi.Yani onlar için saygı her şeyden önce geliyor ve çocuklara bunu aşılamaya çalışıyorlar.İşte biz de eksik olan şey bu maalesef.Alt yapıdaki çocuklara ne veriyoruz, nasıl çalıştırıyoruz bilemiyoruz ama bir şeyi biliyoruz ki mental açıdan gelişimi yok sayıyoruz.

Toplum olarak çocukluktan itibaren saygı kelimesinden yoksun olarak yetiştikten sonra saygı içerikli davranışlar beklemek yanlış diye düşünüyorum.Bunu bile bile hala acaba alkışlayacaklar mı gibi haberlerle gündem oluşturmaya çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum.Biliyoruz ki toplumun yetiştiriliş tarzı ve futbol kültüründen dolayı Fenerbahçe tribünleri ve takımı Galatasaray'ı alkışlamayacaklardır.Taraftarlar arasında alkışlayama yeltenenler ise büyük ihtimalle tepki ile karşılaşacaklardır.

O yüzden bırakalım bu tarz haber yapmayı.Çünkü insanın içinden alkışlamak geliyorsa alkışlar.Bir insana zorla bir şey yaptıramazsın.Zira zorla yaptırdığın takdirde o eylemin önemi kalmaz.

Alper Potuk Transferi Arayı Açar


Sezon başında Fenerbahçe Alper Potuk ile ilgilenmişti ama parasal konularda anlaşılamadığı için bu transfer gerçekleşmedi.Sezon başında konuşulan rakamlar o zamanki Alper Potuk için fazla olduğu düşünüldüğü için Fenerbahçe geri adım attı.Sezon sonuna geldiğimizde ise Alper Potuk oyununu geliştirdi ve ligimizde göze batan oyuncular arasına girdi.Bunun sonucunda da transfer döneminin gözde isimlerinin başında geliyor.

Konuşulanlara göre Alper Potuk gelecek sezon Galatasaray forması giyecek.Söylenen paralar fazla mı değil mi bilemem ama Galatasaray'ın bu hamlesi son derece önemli.Fenerbahçe zamanında Selçuk İnan rakibine kaptırdı ve son iki sezondaki farkın oluşmasına neden olan oyuncuların en başında geliyor.Eğer Fenerbahçe Alper Potuk'u da rakibine kaptırırsa rakibiyle arasındaki farkın biraz daha açılmasına engel olamayacağını düşünüyorum.

Galatasaray şampiyonlukların gelmesiyle ekonomik açıdan rahatlamasından dolayı transferlerde daha rahat olurken Fenerbahçe'nin ekonomik durumunu düşünerek transferlerde daha dikkatli davranması iki takım arasındaki farkın açılmasına neden olacak gibi duruyor.

26 Nisan 2013 Cuma

Umarım Eksikler Hissedilmez


Deplasmana 1-0 gibi avantajlı bir skorla giden Fenerbahçe avantajınıı korumasına yardımcı olacak en önemli üç oyuncusundan yoksun olması takım savunmasını ciddi bir şekilde etkileyecektir.Mehmet Topal'ın yerine Selçuk Şahin oynaması aynı çizgide olmasalar bile Selçuk da kesici rolünü iyi yapabilir.Webo'nun yerine de büyük ihtimalle Caner oynayacaktır.İki oyuncu arasındaki fark Fenerbahçe için avantaj mı olacak dezavantaj mı olacak oyun içerisinde göreceğiz.Asıl Aykut Kocaman'ı sıkıntıya sokacak olan eksiklik Raul Meireles'in eksikliği.Benfica karşısında göstermiş olduğu istek ile sahanın en iyisi durumundayken yaşadığı sakatlık nedeniyle oyundan çıkması Aykut Kocaman'ı kara kara düşünmeye sevk etmiştir diye düşünüyorum.Deplasmanda oyunu soğutacak, pas alışverişi yapabilecek, sorumululuk alabilecek bir oyuncunun eksikliğini hissedecektir ama umarım bunu en aza indirmeyi başarırlar.

17 Nisan 2013 Çarşamba

Bu Fikstüre Can Dayanmaz


17 Nisan Eskişehirspor-Fenerbahçe
21 Nisan Gençlerbirliği-Fenerbahçe
25 Nisan Fenerbahçe-Benfica
28Nisan Fenerbahçe-Kayserispor
2 Mayıs Benfica-Fenerbahçe
5 Mayıs İBB-Fenerbahçe
8 Mayıs Fenerbahçe-Eskişehir
12 Mayıs Fenerbehçe-Galatasaray
15 Mayıs Avrupa Ligi finali(?)
19 Mayıs Karabükspor-Fenerbahçe
23-26 Mayıs Türkiye Kupası finali(?)

Fenerbahçe üç kulvarda da ilerlemesinden dolayı ligin bitimine kadar üç günde bir maç oynamak zorunda kalacak ve öyle maçlar oynayacak ki her maçı final niteliğinde.Kaybettiği anda kupayı kaybedecek.Bu baskı altında Fenerbahçe'nin buraya kadar gelmesi başarı olarak nitelendirilebilir ama en önemlisi bundan sonrası ve şu ana kadar hissettikleri baskının mislisiyle karşılaşacaklar.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Gülümsemesi Önemli


Sezon başında takıma dahil olan ama bir türlü istenilen performansı sergileyemen Krasic'in Lazio maçında oyuna son dakikalarda girerken yüzümdeki gülümseme en azından takımdan kopmadığının göstergesi diye düşünüyorum.En son oynadığı maçın üzerinden yaklaşık 1.5 ay geçmesine rağmen ki 1.5 ay kısa gibi görülebilir ama Fenerbahçe'nin maç temposunu düşündüğümüzde oldukça uzun bir süre, oyuna girdiğinde yüzünü asmadan girmesi kalan maçlar öncesinde rotasyon anlamında teknik heyete umut vermiştir.Kolay değil uzun süre oynamayan bir futbolcunun bir anda takıma dahil olması ama teknik heyetin kafasının bir köşesinde Krasic'in bulunması da birşeydir diye düşünüyorum.

1 Nisan 2013 Pazartesi

Bir Engel Daha Aşıldı Sıra Lazio'da


Haftaiçi Avrupa Ligi'nde kritik bir maç çıkacak olan Fenerbahçe bu maç öncesi ligde oynadığı Akhisar'ı muhteşem ikili Sow ve Webo'nun attığı gollerle 2-0 yenerek ligde bir engeli daha aşarak Galatasaray'ı takip etmeye devam ediyor.

Maç öncesinde Fenerbahçe'nin bir gün önceki Galatasaray'ın oynadığı şekilde oynayacağı ve maçı ilk yarıda kopararak ikinci yarıyı formalite haline getireceğini düşünülüyordu.Maçı erken koparmak hem ligde bir kazaya uğramanın önüne geçilecek hem de Lazio maçı öncesi fazla hırpalanmamak için önemliydi.

Maça baktığımızda Fenerbahçe'nin istediği şekilde oynayamadığını gördük.Aykut Kocaman'ın bu maçı erken dakikalarda bitirin dediğini düşünmüyorum çünkü eğer Aykut Kocaman saldırın talimatını verseydi ikinci yarının başındaki tempoyu ilk yarıda izlerdik.Belli ki başta Aykut Kocaman olmak üzere maçı kontrollü bir şekilde götürmeyi ve öyle ya da böyle atılacak olan golle maçı kazanmayı hedeflemiş.

Bunun tutmayacağını gören Aykut Kocaman ikinci yarı itibariyle temponun artmasını söylemesiyle Fenerbahçe golü buldu ve maçı istediğini gibi götürdü.Bir bölüm Akhisar topa sahip olsa da bu sezon Aykut Kocaman'ın takıma iyi uygulattığı savunma ve pozisyon alma ile neredeyse hiç pozisyon vermedi.Maçın son dakikalarında gelen gol de maça son noktayı koydu.

Fenerbahçe kredisinin olmadığı ligde bir maçı daha kazanarak Galatasaray'ı yakın takibe devam ediyor.Her maçında ince bir çizginin üzerinde bulunan Fenerbahçe istediği sonuçları alarak üç kulvarda da bulunmayı başardı.Şimdi rakip Lazio ve ev sahibi olmanın avantajını kullanarak iyi sonuç alması takdirde seyircisiz ikinci maç öncesi turun kapısını aralayacaktır.

29 Mart 2013 Cuma

2008/2009 Sezonunda Kadıköy'de Bir Maç


2008 – 2009 sezonunda Aragones önderliğinde Fenerbahçe şampiyonlar liginde mücadele ederken gruptaki rakiplerden biri de Arsenal idi.Fenerbahçe'nin performansından dolayı maçlara daha az gidiyordum.O sezon gittiğim tek maç şampiyonlar ligindeki Arsenal maçıydı.Arsenal'in genç oyuncularını yakından izlemek adına tribünde olmak istedim.Arsenal takımı o maçta beklenildiği igib çok iyi oynamıştı ve Fenerbahçe'ye 5 gol atmışlardı.Arsenal takımında uzun boylu bir oyuncuyu beğenmiştim.O maçta gol da atmıştı.Oynadığı oyunla Arsene Wenger'in ne kadar iyi bir tercihte bulunduğu düşüncesine kapılmıştım.

Kariyerinde sakatlıklarla boğuşan, sakat olma konusunda kimsenin eline su dökemediği Abou Diaby'den bahsediyorum.O zamanlar 22 yaşında bir oyuncuydu ve bir ışık vardı.Ama bugüne baktığımızda sakatlıklarla anılan bir oyuncu oldu.Gerçekten üzülüyorum Abou Diaby gibi bir oyuncunun Arsene Wenger'in önderliğinde gelişim gösterememesine.

27 Mart 2013 Çarşamba

Sow'un Kanat Etkinliği


Aykut Kocaman takıma Webo'nun gelmesiyle birlikte Webo'yu en ileri uçta oynatarak Sow'u sol tarafta kullanmaya başladı.Sow'un sol tarafta oynamasından dolayı takımın sol tarafının savunma açısından zayıflayacağı ve Sow'un özgürce hareket edemeyeceğinden bahsedildi ki kısmen katılabilirsin ama istatistiklere baktığımızda Aykut Kocaman'ın başka bir şansı yok diye düşünüyorum.

Fenerbahçe'de kenar oyuncularından Caner ve Mehmet Topuz'un skora katkısının kısıtlı olması ve Stoch ile Krasic'in yokları oynaması kanatlardan gelecek olan katkıyı sınırlı hale getiriyor.Büyük takımlarda oyunu açmak ve sonuç alabilmek için kanatların katkısı çok önemli olduğu için bu dört ismin bu sezon henüz gollerinin olmaması gerçekten sıkıntı verici bir durum.

Aykut Kocaman kanatlardan da katkı gelmesi için gole yakın oyuncuları kanatlarda oynatarak takımın kanatlarının çalışmasını sağlamak yönünde Sow'u kanada atarak adım atmış oldu.Özellikle Webo'nun iyi performans göstermesi ile birlikte Webo-Sow uyumu eklenmesiyle bu hamle tutmuş gibi gözüküyor.Aynı şekilde sağ kanatta da Kuyt sezon başındaki kadar gol yolların etkili olmasa da elinden geleni yapıyor ve takıma katkı yapmayı başarıyor.

Aykut Kocaman'ın bu hamlesindeki Emre faktörünü de unutmayalım.İkinci yarı itibariyle Meireles'in performansının artması ile birlikte Fenerbahçe orta sahası daha iyi işlediğinden Sow'un sürekli Webo'nun yanına kaçmasını bir şekilde telafi ediyor.

İlk yarı eleştirilen Aykut Kocaman devre arasında yapılan transferlerle daha iyi bir oyun anlayışıyla takımını oynatarak olumlu sonuçlar aldı ve üç kulvarda da yoluna devam ediyor.Bu anlamda Aykut Kocaman'ı tebrik etmek gerekiyor.Sallanan takımını düzlüğe çıkarmayı başardı.Bakalım bu yolun sonunda kupa veya kupalar gelecek mi?

8 Mart 2013 Cuma

Her Puan Önemli


Uefa sıralamasında Türkiye'nin rakiplerinden İsviçre'nin Basel ile puan toplaması bizim açımızdan iyi olmuyor.Bu sezon için 12. sırada bitirmeyi başardık gibi gözüküyor.Yani 2014/2015 sezonunda da lig şampiyonumuz direk olarak şampiyonlar ligine katılacak.

Gelecek sezona geldiğimizde 2008/2009 sezonunda alınan puanlar çıkarıldığında Türkiye 13. sıraya geriliyor.Yani şampiyonların direk gittiği potadan çıkıyor.Rakiplerimize baktığımızda Yunanistan, İsviçre, Avusturya'yı görüyoruz.Puanlara baktığımızda da çok yakın olduğunu ve her bir galibiyetin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.

Bu sezon rakiplerimizden sadece İsviçre yoluna devam ediyor.Basel Avrupa Ligi'nde ilk maçta Zenit'i 2-0 yenerek avantaj elde etti ve turu geçmesi muhtemel.Türkiye'ye baktığımızda Avrupa Ligi'nde Fenerbahçe ilk maçtaki avantajını değerlendirirse turu geçeceğini söyleyebiliriz.Diğer taraftan ilk maçta istediğini alamasa da Galatasaray'ın Schalke'yi eleme ihtimali var.

Gelecek sezon İsviçre ile puanlarımız çok yakın olacağından Fenerbahçe ve Galatasaray'ın kalan maçlarını kazanarak bir üst tura çıkmaları ve Basel'in çeyrek final görememesi bizim için hayırlı olacaktır.Son yıllarda alınan kötü sonuçlar nedeniyle avrupa'daki yerimizi kaybetmek ile karşı karşıya kaldığımız bu dönemde sıkıntı yaşamamız için temsilcilerimizin oynayacakları maçlar çok kritik olacak.Umarım bizi sıkıntıya sokacak sonuçlar ortaya çıkmaz.

Fenerbahçe Bir Adım Önde


Avrupa Ligi'nde Çek Cumhuriyeti takımlarından Viktoria Plzen ile karşılaşan Fenerbahçe deplasmanda 0-1 galip gelerek ikinci maç öncesi avantaj elde etti.Napoli'yi eleyen Viktoria Plzen'i iyi analiz eden ve iyi bir oyun anlayışı belirleyen Aykut Kocaman'ı tebrik etmeliyiz.Viktoria Plzen baskı yapmayı bir kenara koyduğu için Fenerbahçe topu iyi çevirme şansı bulsa da taktik ve strateji açısından Aykut Kocaman iyi bir sınav verdi.Özellikle maçtan sonra turu daha geçmediklerini ve Plzen'in tehlikeli bir takım olduğunu söylediğinde ne kadar çalıştığını görmüş olduk.Aykut Kocaman aldıkları önlemler nedeniyle Viktoria Plzen'in zayıf gözüktüğünü belirtti ki son derece doğru.İkinci maç içinde aynı oyun anlayışı sahaya yansıtılırsa turun galibi Fenerbahçe olacaktır diye düşünüyorum.

Türkiye'de sahaya yansıtmaya çalıştığı oyun sistemi yüzünden eleştiriler alan Aykut Kocaman'ın aynı oyun anlayışının Avrupa'da güzel sonuçlar alması Avrupa maçlarının daha dengeli oyunlara sahne olduğunun göstergesidir.Aykut Kocaman da takımını bu yönde oynatmaya çalıştığı için Avrupa'da önemli galibiyetler almaya devam ediyor.Fenerbahçe Avrupa'da en çok maç kazanan takımlar sıralamasında ikinciliği Plzen ve Rubin Kazan ile paylaşıyor.Deplasmanda ise en başarılı takım konumunda.Oynadığı 5 maçta 4 galibiyet 1 beraberlik aldı ve sadece 2 gol yedi.

İkinci maçın seyircili ve seyircisiz olacağı henüz belli değil ama ne olursa olsun Aykut Kocaman ilk maçtaki oyun sisteminden vazgeçmemeli ve oyuncular da ilk maçtaki oyundan dolayı Plzen'i küçümsememelidirler.Çünkü Plzen bir açık bulduğunda değerlendirebilecek bir takım.İlk maçta Fenerbahçe izin vermediği için bu özelliklerini göremedik ama Volkan'ın hatasından dolayı oluşan pozisyonu unutmayalım.

6 Mart 2013 Çarşamba

Hasan Ali Kaldırım Tercihi



Reto Zeigler'in gelmesinden sonra Hasan Ali Kaldırım kadroda kendisine yer bulmakta zorlanıyor.İlk başta yorgunluktan dolayı dinlendirildiği söylenmişti ama öyle gözüküyor ki Reto Zeigler sol bek için Aykut Kocaman birinci tercihi durumunda.Hasan Ali Kaldırım sezonun ilk yarısında taşıdığı yükün bedeli sezonun ikinci yarısında ödediğini düşünüyorum.Aykut Kocaman'ın Reto Zeigler'in gelmesiyle tercihi netleşti gibi gözüküyor.Hasan Ali Kaldırım'dan bu kadar kolay vazgeçmek doğru değil diye düşünüyorum.Hasan Ali Kaldırım'ın oynamama nedeni olarak fiziki yeterliliğe gelememesi olduğunu ummak istiyorum.

5 Şubat 2013 Salı

Şampiyonluğu Kaç Puan Belirleyecek?


Öyle bir lig oluyor ki şampiyonluk adaylarından biri puan kaybederek diğer takımlara ikram yapmaya çalışıyor ama diğerleri de puan kaybedince o haftadan kazançlı çıkan olmuyor.Örneğin Galatasaray lider olduğundan bu yana 9 haftada puan kaybetmesine rağmen halen liderlik koltuğunda oturuyor.Fenerbahçe evinde oynadığı son üç maçta 1 puan yerine 9 puan alsaydı şu an liderdi.Ya da Beşiktaş öne geçtiği maçlardan birkaçını galip tamamlasaydı feda ile başlanan sezonda lider olacaktı.Antalyaspor'a tarihi boyunca sadece 1 kere gelebilecek bir şansı iyi değerlendiremedi ve kazansa lider olacaağı bir haftada puan kaybetti.

Listeyi böyle uzar gider.Bu kadar puan kaybının olduğu bir sezonda şampiyonu kaç puan belirler sorusuna bir cevap bulmaya çalışalım.Öncelikle şampiyon adaylarını belirleyelim.Kuşkusuz avantajlı olan Galatasaray 37 puanda, Beşiktaş 32 puanda ve Fenerbahçe 31 puanda.Geriye 14 hafta kaldı ve alınabilecek toplam 42 puan var.Bu takımlar geriye kalan tüm maçlarını kazansalar Galatasaray 79, Beşiktaş 74 ve Fenerbahçe 73 puana ulaşacak.

Fenerbahçe'nin 73 puana ulaşması oldukça zor.Çünkü önemli deplasmanlara gidecek ve deplasman performasından dolayı puan kaybı ihtimali yüksek.Fenerbahçe kalan 14 maçın 8ini(Mersin İY, Trabzonspor, Beşiktaş, Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği, İBB, Karabükspor) deplasmanda oynayacak.Evinde de Kasımpaşa, Bursaspor ve Galatasaray ile oynayacağını düşünürsek ve üstüne bir de Avrupa maçlarını eklersek Fenerbahçe oldukça zorlanacaktır.Taraftarın yönetime ve Aykut Kocaman'a baskısı, takım içerisinde oynamayan oyuncuların huzursuzluğu ve üç kulvarda oynamanın getirdiği yıpranma ile Fenerbahçe zor bir yolda yürümeye çalışacak.

Beşiktaş feda denilen sezonda kendisini 3. sırada bulması ve bir anda şampiyonluk mücadelesinin içinde bulması bu sezon özelinde başarılı olduğunu söyleyebiliriz.Kurulan takıma baktığımızda böylebir durumu kimse beklemiyordu diye düşünüyorum.Ama Beşiktaş bundan sonra oldukça zorlanacaktır.Bir türlü tam takım olarak çalışamıyorlar ve her haft bir sakat veriyorlar.Almedia ve Dentinho sakatlığından sonra elde sadece yeni transfer Niang kaldı ve nasıl bir durumda olduğunu bilmiyoruz.

Beşiktaş aynen Fenerbahçe gibi kalan maçlarından 8ini(Elazığspor, Sivasspor, Trabzonspor, Mersin İY, Bursaspor, Akhisar, Eskişehirspor, Kayserispor) deplasmanda oynayacak.Beşiktaş deplasman maçları açısından Fenerbahçe'ye göre daha şanslı ama yine de zor deplasmanlar.Bu takımların bazıları Beşiktaş'ın oyununa ters gelebilecek takımlar olduğunu düşünürsek puan kayıpları kaçınılmaz duruyor.Beşiktaş evinde ise Gaziantepspor, Fenerbahçe, Kasımpaşa, Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği ile oynayacak.

Galatasaray Drogba ve Sneijder'ın gelişi işe birlikte bir hava yakalar mı bir soru işareti.İkisinin birden gelmesi ile Fatih Terim takımda oynamalar yapmak zorunda ve bu durum özellikle Burak Yılmaz'ı etkileyecektir.Ama ne olursa olsun Galatasaray lig için iyi bir kadroya sahip.Galatasaray'ın bir avantajı da 8(Antalyaspor, Orduspor, Gençlerbirliği, İBB, Mersin İY, Elazığspor, Sivasspor, Trabzonspor) maç içeride oynayacak olmasıdır.Deplasman olarak da Eskişehirspor, Karabükspor ve Fenerbahçe maçları göze çarpıyor.Eğer Galatasaray evindeki maçlarda yüksek performans gösterirse sahip olduğu avantajı sezon sonuna kadar korur diye düşünüyorum ama Fenerbahçe'de olduğu gibi Avrupa macerası Galatasaray'ı nasıl etkileyeceği de önemli.Schalke'ye elenen bir Galatasaray ile yoluna devam eden bir Galatasaray arasında moral açıdan farklılıklar olacağı aşikar.

Her üç takımın da fisktürlerine baktığımızda bu sezon şampiyon olacak takımın 70 puanı bulacağını düşünmüyorum.Bu anlamda da 70 puanın altına en yakın takım da Galatasaray olduğundan bir adım önde ama lig uzun bir maraton ne olacağı belli olmaz.Son olarak tahminimi söyleyeyim.Şampiyonun 65 puan alacağını düşünüyorum.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Hoşgeldin Reto Zeigler


Karakterli adamı tekrardan takımda görmek son derece sevindirici.Biraz ayrı kaldık ama sevenlerin buluşması fazla uzun sürmedi.Hoşgeldin Reto Ziegler.

Webo Transferi...


Webo kalitesi ve oyun tarzı ile Fenerbahçe'nin farklı bir yüzü olacaktır diye düşünüyorum.Hem İspanya'da hem Türkiye'de kendisini takip edenler ne kadar iyi bir forvet olduğunu göreceklerdir.O yüzden Fenerbahçe ekonomik ve iyi bir transfer yaptı.

Eğer Aykut Kocaman Webo'dan yararlanmak istiyorsa çift forvete dönmesi gerekebilir.Aksi halde Aykut Kocaman tek forvette ısrar ederse Webo yedek kalacaktır ve o zaman Bienvenu'den bir farkı kalmayacaktır.Üstüne üstlük bir Semih Şentürk'ün form tutmaya başladığını düşünürsek hazır Semih Şentürk'ü kazandım derken tekrardan kaybedebilir Aykut Kocaman.

Aykut Kocaman'ın işi zor gibi duruyor.Moussa Sow'un birinci tercihi olduğunu düşünürsek Semih Şentürk ve Webo'yu rotasyonda nasıl kullanacağı merak konusu.Umarım aykut Kocaman Fenerbahçe için faydalı bir çözüm bulacaktır.

1 Şubat 2013 Cuma

Emre Yeniden Fenerbahçe'de


Neden ayrıldı neden geri döndü soruları sıkça sorulacaktır.Bu soruyu soranlar haklı olabilir.Çünkü ayrılık sebebi olan Aykut Kocaman hala takımın başında.Bursaspor maçında yaşanan olaydan sonra araları nasıl bilmiyorum ama bu transferin yapılmasında Aziz Yıldırım'ın payı olduğunu düşünüyorum.Aziz Yıldırım denize düşen yılana sarılır misali Emre'nin takımdan ayrılma isteğini duyar duymaz kapıları Emre'ye açtı.Takım açısından iyi bir tercih olabilir diye düşünüyorum.Sonuçta Emre'nin boşluğu tam anlamıyla sadece Emre ile doldurulabilirdi.Ama saha dışı açısından ben bu transferi kabullenmekte zorlanıyorum.Emre ile ilgili düşüncelerimde herhangi bir değişiklik yok.Her ne kadar da Emre'nin geri gelmesi faydalı olsa da...Umarım takım içerisinde bir gerginlik yaratmadan sezonu tamamlar.Yoksa en ufak bir gerginlikte geçmiş önümüze gelir ve işler daha kötüye gider.