aykut kocaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aykut kocaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2013 Salı

Hedefinden Uzak Olan Miroslav Stoch


Fenerbahçe'ye transfer nedeni olarak şampiyonlar liginde mücadele eden bir takım olduğunu söyleyen Miroslav Stoch'un şu ana kadar şampiyonlar liginde grup maçlarında bir dakika bile oynamışlığı yok ve tercihini şampiyonlar liginde oynamak olarak belirleyen bir oyuncu için son derece kötü bir durum.

Fenerbahçe'ye 2010 senesinde dahil olan Miroslav Stoch ilk senesinde Fenerbahçe'nin şampiyonlar ligi elemesinde Young Boys'a elenmesiyle grup aşamasını göremedi.2011/2012 sezonunda Fenerbahçe Türkiye Futbol Federasyon'u tarafından avrupaya gönderilmemesinden dolayı Miroslav Stoch için avrupa yine ulaşılamaz bir yer oldu.Geçen sezon da Fenerbahçe'nin elemeye takılmasıyla birlikte 3 sezon formasını giydiği Fenerbahçe'de şampiyonlar ligi grup maçını görememiş oldu.

Bugüne geldiğimizde 2011'den bu yana çözülememiş olayların olması sebebiyle UEFA'nın Fenerbahçe'yi cezalandırması – daha kesinleşmediğini belirtelim – takımı olduğu kadar Miroslav Stoch'u da fazlasıyla etkileyecektir.21 yaşında bir takımı şampiyonlar liginde boy göstermesinden dolayı tercih ettikten sonra oynadığı 3 sezon boyunca hedeflediği kulvardan uzak kalması – 3 sezon ile sınırlı da kalmayabilir – genç olması sebebiyle Miroslav Stoch'a zarar verecektir diye düşünüyorum.

Miroslav Stoch büyük ihtimalle şampiyonlar liginde oynayan bir takıma giderek avrupa arenasında göstereceği performansla bir üst basamağa çıkarak herkesin hayalini süsleyen takımlara gitmeyi hedefliyordu diye tamhin ediyorum.Chelsea'den Fenerbahçe'ye gelmesini kendisini ispatlamak zorunda olmasına bağlıyorum ve bu anlamda kendisi açısından iyi bir karardı.Aynı şekilde Fenerbahçe'de kulüplerimizin fazla yapmadığı bir şeyi yaparak hedefi olan genç yetenekli bir oyuncuya yatırım yaparak hem oyuncunun yeteneklerinden yararlanmak istedi hem de oyuncunun hedefine ulaşmak için yarattığı hırstan yararlanmak istedi.Bu açıdan hem oyuncu için hem de kulüp son derece faydalı bir anlaşma olarak görünüyordu.

Ama Aykut Kocaman'ın şampiyonlar ligi karnesinin zayıf olması aynı zamanda takımın avrupaya gönderilmemesi Miroslav Stoch'dan beklenen patlamanın gerçekleşmemesine neden oldu ve hala avrupa için Miroslav Stoch olmaya aday bir oyuncu olarak görünüyor.Avrupanın gözünde oldum havasını gösterebilmesi için avrupa sahnesinde yer alması gerekiyor ama 3 sezonu bu anlamda boşa gitti ve önümüzdeki birkaç sezonun da gitmesi muhtemel.

Peki Miroslav Stoch bundan sonra nasıl bir yol izlemeli sorusuna cevap arayacak olursak eğer Fenerbahçe avrupadan men edilirse hedeflerini hala gerçekleştirememiş bir oyuncu olarak kendimi tekrardan avrupanın takip edilen oyuncuları arasına sokmak için Fenerbahçe'den ayrılmayı düşünebilir.Yeni bir teknik ekip var ve yeni bir anlayış olacaktır.Bu kararında ne kadar etkili olur bilemem ama kafasının bir köşesinde gitmek olacaktır.

Fenerbahçe ceza almazsa o zaman Miroslav Stoch için yeni bir dönem başlayacaktır ve yeni hocası Ersun Yanal'a kendisini göstermek için elinden geleni yapacaktır.3 sezonluk birikimlerden sonra gelen değişimin Miroslav Stoch'a iyi geleceğii düşünüyorum ve tamamen futbola odaklanacaktır.

Fenerbahçe'nin ceza alıp almayacağı birçok şeyi belirleyecek olmasının yanında özellikle Miroslav Stoch için belirleyeici olacaktır.Hedefini avrupa arenası olarak koyan bir oyuncuyu elinizde fazla tutmak zor olacaktır.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Gülümsemesi Önemli


Sezon başında takıma dahil olan ama bir türlü istenilen performansı sergileyemen Krasic'in Lazio maçında oyuna son dakikalarda girerken yüzümdeki gülümseme en azından takımdan kopmadığının göstergesi diye düşünüyorum.En son oynadığı maçın üzerinden yaklaşık 1.5 ay geçmesine rağmen ki 1.5 ay kısa gibi görülebilir ama Fenerbahçe'nin maç temposunu düşündüğümüzde oldukça uzun bir süre, oyuna girdiğinde yüzünü asmadan girmesi kalan maçlar öncesinde rotasyon anlamında teknik heyete umut vermiştir.Kolay değil uzun süre oynamayan bir futbolcunun bir anda takıma dahil olması ama teknik heyetin kafasının bir köşesinde Krasic'in bulunması da birşeydir diye düşünüyorum.

27 Mart 2013 Çarşamba

Sow'un Kanat Etkinliği


Aykut Kocaman takıma Webo'nun gelmesiyle birlikte Webo'yu en ileri uçta oynatarak Sow'u sol tarafta kullanmaya başladı.Sow'un sol tarafta oynamasından dolayı takımın sol tarafının savunma açısından zayıflayacağı ve Sow'un özgürce hareket edemeyeceğinden bahsedildi ki kısmen katılabilirsin ama istatistiklere baktığımızda Aykut Kocaman'ın başka bir şansı yok diye düşünüyorum.

Fenerbahçe'de kenar oyuncularından Caner ve Mehmet Topuz'un skora katkısının kısıtlı olması ve Stoch ile Krasic'in yokları oynaması kanatlardan gelecek olan katkıyı sınırlı hale getiriyor.Büyük takımlarda oyunu açmak ve sonuç alabilmek için kanatların katkısı çok önemli olduğu için bu dört ismin bu sezon henüz gollerinin olmaması gerçekten sıkıntı verici bir durum.

Aykut Kocaman kanatlardan da katkı gelmesi için gole yakın oyuncuları kanatlarda oynatarak takımın kanatlarının çalışmasını sağlamak yönünde Sow'u kanada atarak adım atmış oldu.Özellikle Webo'nun iyi performans göstermesi ile birlikte Webo-Sow uyumu eklenmesiyle bu hamle tutmuş gibi gözüküyor.Aynı şekilde sağ kanatta da Kuyt sezon başındaki kadar gol yolların etkili olmasa da elinden geleni yapıyor ve takıma katkı yapmayı başarıyor.

Aykut Kocaman'ın bu hamlesindeki Emre faktörünü de unutmayalım.İkinci yarı itibariyle Meireles'in performansının artması ile birlikte Fenerbahçe orta sahası daha iyi işlediğinden Sow'un sürekli Webo'nun yanına kaçmasını bir şekilde telafi ediyor.

İlk yarı eleştirilen Aykut Kocaman devre arasında yapılan transferlerle daha iyi bir oyun anlayışıyla takımını oynatarak olumlu sonuçlar aldı ve üç kulvarda da yoluna devam ediyor.Bu anlamda Aykut Kocaman'ı tebrik etmek gerekiyor.Sallanan takımını düzlüğe çıkarmayı başardı.Bakalım bu yolun sonunda kupa veya kupalar gelecek mi?

6 Mart 2013 Çarşamba

Hasan Ali Kaldırım Tercihi



Reto Zeigler'in gelmesinden sonra Hasan Ali Kaldırım kadroda kendisine yer bulmakta zorlanıyor.İlk başta yorgunluktan dolayı dinlendirildiği söylenmişti ama öyle gözüküyor ki Reto Zeigler sol bek için Aykut Kocaman birinci tercihi durumunda.Hasan Ali Kaldırım sezonun ilk yarısında taşıdığı yükün bedeli sezonun ikinci yarısında ödediğini düşünüyorum.Aykut Kocaman'ın Reto Zeigler'in gelmesiyle tercihi netleşti gibi gözüküyor.Hasan Ali Kaldırım'dan bu kadar kolay vazgeçmek doğru değil diye düşünüyorum.Hasan Ali Kaldırım'ın oynamama nedeni olarak fiziki yeterliliğe gelememesi olduğunu ummak istiyorum.

9 Ocak 2013 Çarşamba

Özgür Çek İle 2. Ayrılık


Özer Hurmacı transferinde Ankaraspor'a gönderildiğinde oldukça üzülmüştüm.Çünkü Fenerbahçe'nin sol tarafı için iyi bir alternatif durumundaydı.Yaşı itibariyle uzun yıllar Fenerbahçe'ye hizmet edecek bir oyuncu profiline sahip olduğunu düşünüyordum.2. kez Fenerbahçe kariyeri başlayınca bu düşünceler çerçevesinde bu kez daha faydalı olacağını, rotasyona dahil edilerek katkı alınabileceğini bekliyordum.Sol bekte Hasan Ali Kaldırım'ın yükünün bir kısmını alabileceğini bekliyordum.Belki Özgür Çek'in antrenman performansı yeterli değildi belki de Aykut Kocaman Hasan Ali Kaldırım'ın yerine Özgür Çek'i oynatma riskini alamadı.Yani yine olmadı olamadı ve 2. kez ayrılık yaşandı.Yarın Allah korusun Hasan Ali Kaldırım'a bir şey olduğu takdirde sol bekte Caner Erkin yerine Özgür Çek'i oynatırdım.Aykut Kocaman'ın bir bildiği vardır elbette ama bana göre yanlış bir karar gibi gözüküyor.Umarım Aykut Kocaman sonradan pişman olmaz.

1 Ekim 2012 Pazartesi

Yalnızlardanım # Alex de Souza



Alex de Souza ile Aykut Kocaman arasındaki gerginlikte sürekli ortada kalmaya çalıştım ve önemli iki futbol adamının daha fazla yıpratılmadan işin çözüme bağlanmasını bekledim ama işler iyice kötüye gitti ve bana göre artık yapılacak şey belli oldu.Alex de Souza Kasımpaşa maçında oyundan alındıktan sonra yedek kulübesinde değil de tribünde oturuyorsa Alex de Souza ile Fenerbahçe bağları kopmuş demektir ve yapılacak iş bağların koptuğunu resmileştirmektir.Alex de Souza'nın fotoğraftaki gibi yalnızları oynamasını istemezdim ama bir insan hak ettiği şeyi yaşar diye düşünüyorum.Artık bazı kararların alınması gerekiyor.Çünkü daha fazla uzatıldıkça problemler çığ gibi büyüyecektir.artık inceldiği yerden kopsun.

21 Eylül 2012 Cuma

Deneyimli Oyuncular Oyuna Neden Müdahele Etmedi?



Beceremiyoruz.Avrupa maçlarında skor lehimize olduğu dakikalarda oyunu soğutmayı, skoru korumayı bir türlü beceremiyoruz.Çünkü futbol kültürümüzde böyle bir oyun anlayışı yok maalesef.Türk Milli Takımı için kaos ortamının daha iyi olduğunu söyleyip duruyoruz.Kanımızın “deli” gibi aktığını söyleyerek...Peki kulüp takımlarımız neden bu kadar başarısız?Dünkü maçta Fenerbahçe'de oynayan oyuncuların yarısı yabancı oyuncuydu.Yani mental açıdan başka ülkelerde yetişmiş oyuncular.bu oyuncular takımı mental açıdan toparlaması ve sakinleştirmesi gerekirken bu oyuncular da ortama uyuyor ve pozisyon alamayan bir takım ortaya çıkıyor.Meireles avrupa şampiyonluğu görmüş bir oyuncu.Porto, Liverpool ve Chelsea gibi takımlarda oynamış bir oyuncu takımdaki gerginliği azaltamayı beceremiyor.Defansta deneyimi fazlasıyla olan Yobo arkadaşlarına bu kadar gömülmeyin çıkın diyemiyor.Ben bunu anlamıyorum işte.Takım 2-0 dan maç da verebilir.Futbolda görebileceğimiz sonuçlardan biri ama beni en çok yaralayan şey takımın ceza sahasına gömülmesi gerginlikten dolayı oyun felsefesini bir kenara atıp gelişi güzel toplara vurması idi.Bir pozisyonda 5 oyuncu kale çizgisi üzerine dizilmiş topun kaleye girmemesine çalışıyorlardı.Topu çıkaran Bekir arkadaşlarına çıkın diye bağırdı.Bu pozisyon her şeyi açıklıyor diye düşünüyorum.

Aykut Kocaman devre arasında biraz daha kontrollü oynayıp kontra ataklarla pozisyon bulalım diye bir düşüncesi vardır ama uygulamaya baktığımızda oyuncular fazla abarttı diye düşünüyorum.Aykut Kocaman'ın takımın gömülmesi konusunda bir hatası olduğunu düşünmüyorum.Oyun içerisinde bulunan deneyimli oyuncular takımı toparlama işini üstlenmeliydiler.Buradan Aykut Kocaman'ın hatası yoktur diye anlaşılmasın.Aykut Kocaman'ın maçtaki en büyük hatası Alex de Souza'yı erken çıkarması idi.5-10 dakika daha sahada kalması gerekirdi diye düşünüyorum.Yine de Aykut Kocaman'ın hamlesini anlayışla karşılayalım ama madem Alex de Souza oyundan çıktı o zaman ileriye taşıyabilecek bir oyuncuyu oyuna almanız gerekirdi.Caner Erkin yerine Stoch tercihi takımı hücum açısından rahatlatırdı diye tahmin ediyorum.Aykut Kocaman bu tercih yerine Sow'u çıkarıp yerine hazır olmayan Bienvenu'yu alınca oyun tamamen Marsilya'nın istediği gibi devam etti.


Maçtan sonra Aykut Kocaman oyuncu değişikliklerinin oyuna olumsuz etkilediğini kabul etti ve bu değişikliklere içten içe üzüldüğünü basın toplantısındaki görüntüsünden anlayabildik.Keşkelerle dolu bir maç geçtiğini düşünüyorum kendisi açısından.Bu maçın ardından elbette “bazı” eleştiriler olacaktır ama bana göre Aykut Kocaman ne kadar hatalı ise oyuncular da bir o kadar hatalıdır.O yüzden eleştirilerin dozunu buna göre ayarlayalım.Önümüzde önemli bir maç periyodu var ve daha hiçbir şey kaybedilmedi.Olumsuzlukları görmezden gelelim demiyorum ama yaralayıcı ifadelerden kaçınalım.

6 Eylül 2012 Perşembe

Alex Aykut Kocaman İle Daha Skorer



Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'nin başına geldiği günden beri pek de iyi geçinemediği Alex de Souza'yı kişisel sebeplerden doalyı kadroda düşünmediğinden bahsedildi.Özellikle Alex de Souza'nın bazı sosyal medya sitelerinden sarf ettiği sözler de kanıt olarak kullanıldı.Ben buna pek inanmasam da belli bir kesim bunun üzerinde baya yoğunlaştı.Ben de bunun ne kadar doğru olduğunu görebilmek için Alex de Souza'nın Fenerbahçe kariyerinde çalıştığı teknik adamlar ile yakaladığı istatistiklere baktım.Alex de Souza Fenerbahçe'de Christoph Daum, Arthur Zico, Luis Aragones ile çalıştı ve Aykut Kocaman ile çalışmaya devam ediyor.

Alex de Souza Daum yönetimindeki Fenerbahçe'de 109 maça çıkmış.55 gol atıp 57 asist yapmış ve toplamda 9409 dakika sahada kalmış.Maç başı ortalamaları isee şöyle:86.32 dakika, 0.50 gol ve 0.52 asist.Fenerbahçe tarihinin en büyük başarısına imza atan Zico'nun döneminde Alex de Souza 74 maça çıkmış ve 32 gol ve 30 asist rakamlarına ulaşmış.Toplam 6283 dakika formayı terletmiş.Maç başı ortalamaları şu şekilde:84.90 dakika, 0.43 gol ve 0.40 asist.Zico ile yakalanan başarıdan sonra yolların ayrılması ile Aragones dönemi başlamış oldu.Bu dönemde Alex de Souza 40 maçta toplam 3279 dakikada 17 gol atıp 19 asist yapmış.Maç başı ortalamaları şöyle:81.98 dakika, 0.43 gol ve 0.48 asist.Alex de Souza son 3 sezondur beraber çalıştığı Aykut Kocaman ile 80 maça çıkmış ve 6295 dakika süre almış.Toplam 46 gol ve 32 asist yamış.Maç başı ortalamaları şu şekilde:78.68 dakika, 0.58 gol, 0.40 asist.

Yani bu rakamları özetlemek gerekirse;

Maç Başına Dakika

1-Daum – 86.32
2-Zico – 84.90
3-Aragones – 81.98
4-Aykut Kocaman – 78.68

Maç Başına Gol

1-Aykut Kocaman – 0.58
2-Daum – 0.50
3-Zico – 0.43
4-Aragones – 0.43

Maç Başına Asist

1-Daum – 0.52
2-Aragones – 0.48
3-Zico – 0.40
4-Aykut Kocaman – 0.40


Ortalamalara baktığımızda Alex de Souza en başarılı dönemini Daum önderliğindeki Fenerbahçe'de geçirmiş olduğu görülüyor.Daum'un 4-4-1-1 sistemini iyi uyguladığını düşündüğümüzde hiç de şaşırtıcı değil.İkinci sırada ise Aykut Kocaman var.Hani kıskandığı için oynatmak istemeyen Aykut Kocaman.Bu rakamlar bile kıskançlık hikayelerinin ne kadar anlamsız olduğunu gösteriyor.Aykut Kocaman'ın geldiği günden beri savunduğu Alex de Souza'yı daha idareli kullanma fikrini aslında hayata geçirmeye başlamış gibi duruyor.Dakika ortalamasında en altta yer almasına rağmen gol ortalaması 0.58 gibi iyi bir düzeyde.


Aykut Kocaman'ın savunduğu şey de tam da bu.”Alex de Souza gibi önemli bir oyuncuya sahibiz ve iyi bir planlama ile kendisinden fazlasıyla yararlanabiliriz.”Alex de Souza'nın yaşını düşündüğümüzde ve Fenerbahçe kariyerinin sonlarında olduğunu göz önüne aldığımızda hiç de fena bir düşünce değil.Fena düşünce değil de tek sorun bunu Alex de Souza'yı ikna etmeden yapmaya çalışmak galiba.

3 Eylül 2012 Pazartesi

Oyun da Soğuk Alex de Soğuk



Yine tattsız tuzsuz bir maç oldu.Aykut Kocaman Alex de Souza'ya şans verdi ama bu sefer Cristian'ı kadroya almadı.Antrenmanlardaki performansından dolayı almadığını söyledi.Ne olursa olsun orta sahada pas yapabilme özelliğine sahip olan oyuncunu oynatmak gerekir diye düşünüyorum.Yanılmıyorsam Mehmet Topal&Cristian ikilisini hiç denemedi.Geçen sezonlardaki Emre&Cristian performansına yaklaşık bir performans izleriz diye düşünüyorum ama Aykut Kocaman bir türlü denemedi.Aslında Aykut Kocaman nasıl bir diziliş ile oynatacağını belirlemiş değil.Sow ya da Kuyt'u kenarda oynatmak istemesine rağmen oyuna baktığımızda sanki takım 4-3-1-2 gibi oynuyor ve takım açıklar veriyor.Aykut Kocaman'ın geldiği günden beri en zor günleri diyebiliriz.Bir yandan takımı bir sisteme adapte etmeye çalışıyor diğer yandan Alex de Souza ile arasında bir soğukluk var ki bu soğukluğu yok etmek için dün alkışladı Alex oyundan çıkarken ama Alex oralı bile olmadı.Zor hakikaten.Aykut Kocaman'a kolaylıklar diliyorum.Umarım Fenerbahçe'yi düzlüğe çıkarmayı başarır.Yoksa görüntü hiç de iyi değil.Hem saha içinde hem de saha dışında...

30 Ağustos 2012 Perşembe

Bir Kesime Aldanıp Dolduruşa Gelmeyelim


Fenerbahçe'de bir sürtüşme var mı?Var.Konuşulması gerekiyor mu?Elbette konuşulması gerekiyor ama takım içinde kalması şartıyla.Yani bu sürtüşme kulüp dışında tartışılmamalı.Ama ne hikmetse medyaya baktığımızda, özellikle birileri, bu konuyu konuştukça konuşuyorlar.Sürtüşmenin olduğundan daha büyükmüş görüntüsü vermeye çalışıyorlar.Taraftarlara soruyorlar Alex mi Aykut mu diye sonrasında taraftarlardan bazıları Aykut deyince bakın taraftarlar artık Aykut demeye başladı diye yorum yapmaya başlıyorlar.Gazetecilik böyle bir şey galiba.Önce söylediğine kendin inan, sonrasında bu düşüncenin etrafında kamuoyu oluştur ve kitleleri buna inandır.işte medyanın gücü.Fenerbahçe'de ne ilk bu tür tartışmalar ne de son olacak.Teknik adam ve oyuncu arasında yaşanabilecek tarzda olayları gereğinden fazla abartmanın anlamı yok.

Aslında bu konudan daha fazla bahsederek onların ekmeğine yağ sürmek istemem ama birkaç şey daha söylemek istiyorum.Fenerbahçe'de yaşanan bu sürtüşme sonucunda tartışılan şey Aykut Kocaman'ın geleceği değil.Bu durum hem yönetim için hem de taraftar için böyle.Tartışılan şey Alex de Souza her 90 dakikada oynasın mı yoksa dengeli şelikde kullanılsın mı.Konuyu biraz da bu çerçevede tartışırsak bir çözüm yolu bulabiliriz.Aklı selim taraftarlara seslenmek istiyorum.Lütfen bu tür haberlere, programlara aldanıp Fenerbahçe'yi krize sürüklemeyin.Evet ortada bir sorun var bu sorun orta yol bulunarak çözülebilir.Yeter ki yaralayıcı söylemlerden kaçınalım.Aykut Kocaman da Alex de Souza da Fenerbahçe tarihine adlarını yazdıran iki isim.Bu yüzden söylediklerimize, hareketlerimize dikkat edelim ve takımı desteklemekten vazgeçmeyelim.

24 Ağustos 2012 Cuma

Kocaman&Alex Çekişmesinde 3. Perde



Aykut Kocaman Fenerbahçe'nin başına geçtiği günden beri karşılaştığı krizlerden en büyüğü ne Avrupa maçlarındaki başarısız sonuçları ne de 3 Temmuz süreci.Karşılaştığı en büyük kriz Alex de Souza krizi diyebiliriz.Alex de Souza Fenerbahçe kariyeri boyunca attığı ve attırdığı goller sayesinde Fenerbahçe tarihinde kendisine yer ayırtmasına rağmen bir türlü Aykut Kocaman ile yıldızları barışmadı.Aykut Kocaman'ın kafasındaki oyun felsefesinde Alex de Suza'ya yer olmamasından dolayı kaynaklandığını söyleyebiliriz ama her iki taraf da çözüm konusunda yetersiz kaldılar.

Aslında şu ana kadar birbirlerine saygı çevçevesinde düşüncelerini söylemekten çekinmediler ki bu son derece normal ve olması gereken bir şey.Ama Alex de Souza bu sefer fazla ileri gitti diye düşünüyorum.Spartak Moskova maçında Aykut Kocaman'ın sahaya çıkardığı 11i haklı bulduğumu söylemeliyim.Orta sahayı daha çok kontrol etmek istediğinden dolayı Alex de Souza'yı kenarda oturtması bana mantıklı geldi.Oyunun ilerleyen bölümlerinde de Alex de Souza'ya fazla ihtiyaç yoktu diye gördüm.alex de Souza'dan çok Krasic gibi topu taşıyabilen bir oyuncuya ihtiyaç vardı ki Aykut Kocaman da tercihini bu yönde kullandı ama fazla etkili olmadı.Yine de doğru bir karar diye düşünüyorum.

Alex de Souza ile Aykut Kocaman arasındaki bu çekişmenin yeni olmadığını söylemiştik.Bu ikili yan yana geldiği günden beri gizli bir çekişmenin içinde olduğunu görebiliyoruz.Şu an bu çekişmenin 3. perdesini izliyoruz.İlk perdede Alex de Souza takım içerisindeki takım arkadaşlarından bazılarını da yanına alarak Aykut Kocaman'a karşı isyan etme durumuna gelmişlerdi.Takımı fazlasıyla etkilediği için Başkan Aziz Yıldırım olaya el attı ve gerginliği ortadan kaldırdı ve takım o hava değişikliği ile şampiyonluk yarışını en önde tamamladı.İkinci perdede biraz da mecburiyetten dolayı Aykut Kocaman Alex de Souza'ya bağlandı ve O'nun önderlik etmesine izin verdi ama sezon bu şekilde tamamlandı.Sonunda da bir ikincilik ve bir kupa şampiyonluğu ile sezon tamamlandı.Üçüncü perdeye geldiğimizde ise bu durum daha kötü gibi gözüküyor.Bu sezon herhangi bir olağanüstü bir durum yok ve ortam Aykut Kocaman'ın düşündüklerini uygulaması açısından son derece uygun.Bu anlamda gerginliğin tekrardan oluşmasını bekliyorduk açıkcası ama bu kadar erken olacağını düşünmüyordum.

Alex de Souza kendisinin oynatılmamasına sebep olarak Aykut Kocaman'ın kıskanç olmasına bağladı ki son derece yanlış bir söylem olduğunu ortada.1 maçta kendisini oynatmadığı için teknik adamına isyan etmesi ve bunun daha sezonun 5.resmi maçında olması kabul edilemez bir durum olarak görüyorum.Kendisini genç oyunculara örnek gösterirken, oyun aklı ve saha dışındaki kişiliği nden söz ederken hocasının tercihine saygı göstermesini beklerken bu hareketini nasıl açıklayacağız bilemiyorum.Elbette her oyuncu oynamak ister, mücadele etmek ister ama her maçta da oynayamayacağını bilmesi de gerekir diye düşünüyorum.Beni üzen bir taraf ise Alex de Souza'nın sosyal medyadan herhangi bir mesaj vermek gibi bir derdinin olmadığını söylemesi idi.O zaman bu “kıskanç” kelimesi nereden çıktı diye sorarlar.Alex de Souza tercümede hata yapıldığını söylüyor ama zamanında Andre Santos da aynı kelimelerle bu gerginliği tarif etmişti.O yüzden Alex de Souza'nın bu açıklaması benim tarafımdan kabul görmedi.

Belli ki Aziz Yıldırım bir kez daha araya girmiş ve Alex de Souza'dan böyle açıklamalar geldi.Aykut Kocaman açısından bu açıklamalar kabul görür mü bilemem ama Aykut Kocaman'ı zor durumda bıraktığı gerçek.Alex de Souza yaptıkları ile Fenerbahçe tarihinde kendisinden sıkça bahsettirecek ama şunu da söylemeliyim ki Alex de Souza taraftarlar tarafından sevilmesini silah oarak kullanarak Aykut Kocaman'ı köşeye sıkıştırmaya çalışıyor gibi bir düşünceye kapıldım.Haklı mıyım değil miyim zaman gösterecek ama şurası kesin ki bu gerginlik takımın havasını olumsuz etkiler ve takımı yıpratır.

O yüzden net olarak söylüyorum ki ya bu gerginlik tatlıya bağlanacak ve özellikle Alex de Souza kenarda oturmayı kabul edecek ya da bu gerginlik çözülmeyecek durumda ise şu ana kadar yaptıklarından dolayı teşekkür edilip Alex de Souza ile yollar ayrılmalı.Bunları çok üzülerek söylüyorum ama durum bunu gösteriyor.Umarım Fenerbahçe için en hayırlı çözüm bulunur ve hem Alex de Souza'dan hem de Aykut Kocaman'dan faydalanalım.Bu iki özel insanı kaybetmek bu camiaya zarar verir diye düşünüyorum.

29 Haziran 2012 Cuma

Aykut Kocaman'ın Oyun Planında Alex'in Yeri



Aykut Kocaman Fenerbahçe kariyerindeki ilk yılında kafasındaki sistem 4-3-3 idi.Bu sisteme uyabilecek oyuncuları transfer listesine aldı ve birkaçını da transfer etti.Transferlerden sonra işe bu sistem üzerinde çalışmak idi ama bir problem vardı.Adını Fenerbahçe tarihine altın harflerle yazdıran ve takımın kaptanı olan Alex de Souza Aykut Kocaman'ın kafasındaki sisteme uymuyordu.Ortasahada oynasa ortasahasının iki yönlü oynayışında zaafiyet yaratacağını düşündü Aykut Kocaman.İleri üçlüde oynayabileceği tek yer en uç nokta olduğunu düşündüğünde Aykut Kocaman Alex'i kenarda oturtmayı düşündü.Düşündüğünü hayata geçirmek istedi ama işler istediğini gibi gitmedi.Öncelikle kenarda oynatmak istediği Alex oynamak istiyordu ve kenarda olduğu her dakika yüzünü asıyordu.Üstüne bir de sonuçlar kötü olunca Aykut Kocaman'ın eli zayıfladı ve en sonunda Alexli sisteme geri dönmek zorunda kaldı.Aykut Kocaman istemeye istemeye döndüğü 4-4-1-1 sistemi ile takımını şampiyon yaptı ve sezon sonunda haklı gözüken taraf Alex oldu.Aykut Kocaman kafasındaki değişikliği geçen sezona ertelemişti ama geçen sezon öyle bir sezon oldu ki mecbur kaldı Alex'i oynatmaya.O yüzden Aykut Kocaman için 1 sezon daha gitmiş oldu.

Bu sezona geldiğimizde Aykut Kocaman 4-3-3 sistemini uygulamakta daha kararlı gözüküyor.Kararlılığını Alexsiz sistem gerekiyor sözlerinden anlayabiliyoruz.Ama anladığım kadarıyla bu sefer çok ciddi düşünüyor.Kuyt transferi, Mehmet&Costa ikilisinin Fenerbahçe ile anılması Aykut Kocaman'ın kafasındaki oyuncu tiplemelerini gösteriyor.1,5 yıl ertelenen sorun tekrardan ortaya çıkınca Alex doğal olarak rahatsızlığını dile getirmeye başladı.Oynama isteğini her seferinde dile getiren Alex'in bu rahatsızlığını anlayabiliyorum ve diğer yandan da seviniyorum.Ama şu da bir gerçek ki artık Fenerbahçe'nin Alex olmadan da bir şey yapabilmeli.Alex öyle bir oyuncu ki yaptığı işler nedeniyle herkesi büyüledi ve kendisini vazgeçilmez yaptı ama her güzel şey gibi bunun da bir sonu var.Yaşının ilerlediğini ve artık Fenerbahçe'deki geleceğinin bitmek üzere olduğunu göz önünde bulundurursak Aykut Kocaman'ın Alexsiz sistemde ısrar etmesini anlayabiliriz.

football formations


Aykut Kocaman'ın 4-3-3 sisteminde yer vereceği isimler hakkında fikir jimnastiği yapacak olursak ileri üçlü olarak Stoch-Sow-Kuyt üçlüsünü düşündüğü açık.Bu mevkide Alex'e yer yok.Ortasahada defansif açıdan yükleri çekecek oyuncu olarak Mehmet Topal'ı düşünelim.Cristian'ın geçen sezonki performansını düşündüğümüzde oyunu iki yönlü oynayabildiği için Aykut Kocaman Cristian'dan vazgeçmeyecektir.Ortasahada geriye bir tane açık pozisyon kaldı.Alex'i bu mevkide oynatırsanız takım savunması yönünden sıkıntı yaşanabilir.4-3-3 sistemindeki ortasahadaki üçlünün en iki tanesinin iki yönlü oyuncu olması gerekli olduğu herkesçe kabul edilen bir şey.O yüzden bu mevkide Alex yerine Costa'nın veya Mehmet Topuz'un oynatılması daha mantıklı.
football formations


4-4-2 sistemini de gözden geçirelim.Ortasahada Mehmet Topal ve Cristian'ın yeri garanti gibi.Sol tarafta Stoch büyük ihtimalle oynayacaktır.Sow'un da ileride kesin olarak oynaycağını düşünürsek kaldı bir mevki Alex için.O da Sow'un yanında ikinci forvet olmak.Mevcut durum da bunun bir benzeri olduğundan Aykut Kocaman böyle bir tercihte bulunmaz diye düşünüyorum.İleri ikili olarak Sow-Kuyt ikilisini düşünür diye tahmin ediyorum.

Aykut Kocaman'ın kafasında oynatmak istediği sistem ve oyun anlayışına göre görüyoruz ki artık Alex'e yer yok.Aslında Aykut Kocaman ilk geldiğinde bu düşüncesini dillendirdi ama başaramadı ama bu sefer bunu hayata geçirmekte kararlı.Ben yönetimini de Aykut Kocaman'ın yanında olduğunu düşünüyorum ve işin sonunda Aykut Kocaman'ın istediği olacak gibi görünüyor.Aslında Aykut Kocaman tamamen Alex'ten vazgeçmek istemiyor.Aykut Kocaman ilk olarak kendi sistemi ile oyuna başlamak istiyor.Oyun sırasında eğer bir aksilik olduğu takdirde acil durum butonuna basarak Alex'i oyuna alma düşüncesinde.Alex yaşındaki bir oyuncu için gayet mantıklı düşünce.Avrupa'ya baktığımızda Del Piero gibi bir örnek var.Juventus takımı yeni bir anlayışa geçerken Del Piero'yu silmeden bir geçiş dönemi yaşadı ve sıkıntı anlarında Del Piero oyuna girdi ve takımına faydalı oldu.Aykut Kocaman da Del Piero örneği gibi bir hareket planı izlemek istiyor.Ama görülüyor ki Alex yanaşacak gibi değil.

Bana göre Fenerbahçe için en hayırlısı bu sezon Alexsiz sisteme geçmek ama kafamızın bir köşesinde de Alex'in varlığını unutmamak.Eninde sonunda biliyoruz ki Fenerbahçe'de Alex dönemi sona erecek ve bu duruma bir an önce alışmak gerekiyor.Alex de Souza zeki bir futbolcu ve neyin ne olduğunun farkında ama içindeki oynama hırsı işleri zora sokuyor maalesef.Umarım her iki taraf için orta yol bulunur.Çünkü bir tarafta Alex de Souza büyük kaptan var diğer tarafta ise Fenerbahçe'nin geleceğini planlamaya çalışan Aykut Kocaman var.Umarım bu çatışma 2 sezon önceki gibi sorunları ortaya çıkarmaz.



13 Mart 2012 Salı

Hayırlı Olsun


Sen KOCAMAN umutlarımızın sahibisin.3 yıl değil ömür boyu buradasın.Bırakmayız seni...

8 Mart 2012 Perşembe

Aykut Kocaman İle Yola Devam


"Fenerbahçe'nin dününde, bugününde önemli başarılara imza atmış, Fenerbahçelilerin gurur kaynağı olmuş; Fenerbahçe tarihinde  özel bir yere sahip olan Sportif Direktörümüz ve Teknik Sorumlumuz Sayın Aykut Kocaman'ın sözleşmesi 3 yıl süreyle uzatılacaktır."

Fenerbahçe bir açıklama yaparak Aykut Kocaman ile 3 yıl daha yola devam edileceğini belirtti.Uzun zamandır beklenen bir haberi almak sevindirici.Açıklamada da denildiği gibi Fenerbahçe'nin gururu Aykut Kocaman'ı uzun yıllar takımda görmek her şeye bedel.

14 Şubat 2012 Salı

O Sakaryaspor'u Görmek İstiyorum



Bir zamanlar el üstünde tutulan takımlar arasında kendisine yer bulan Sakaryaspor bu sezon Bank Asya'ya veda etmekle karşı karşıya.1988 yılında Türkiye Kupası'nı alan ve ertesi sezon ülkemizi Avrupa'da temsil eden Sakaryaspor'un şu anki halini gördüğümde içim parçalanıyor.Yukarıdaki kadroya bakıp vay be dememek elde değil.İlk etapta seçebildiklerim Oğuz, Hakan Şükür, Engin İpek ve Turhan...Bu kadro Türkiye Kupası'nı kazanarak Avrupa macerasına atılmıştı.İlk turda Békéscsabai ESSC takımını eledi ve ikinci turda Eintracht Frankfurt'un rakibi oldu.3-1 ve 3-0 lık sonuçlarla daha ileriye gidemedi Sakaryaspor.

Şimdiki haline bakıyoruz hakikaten üzülüyorum.2006/2007 sezonunda ligden düştükten sonra 2 sezon Bank Asya'da mücadele etti.Daha sonra bir alt kümeye düşerek 2 sezon da orada mücadelesine devam etti.Bu sezon ise Bank Asya'ya tekrar çıktı ve şu anda 17 puan ile küme düşme potası içerisinde.

Sakaryaspor'a saygım o kadar büyük ki Gebzespor ile karşılaştıklarında sırf Sakaryaspor'u izlemek için maça gittiğimi bilirim.Çünkü büyüklerimizden bizlere Sakaryaspor'un ne kadar büyük bir kulüp olduğu anlatılırdı.Fenerbahçeli olduğumdan dolayı Aykut Kocaman, Oğuz Çetin, Engin İpek, Turhan Sofuoğlu, Şenol Çorlu söz konusu olduğunda ucu hep Sakaryaspor'a değerdi.Hafızamda hep büyük takım diye yer edindiğinden dolayı bir başka duygu beslerim Sakaryaspor'a.

Aralarında Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti gibi bir rekabet bulunan Kocaelispor ile Sakaryaspor'a baktığımda yaşadıkları o kadar benzer ki.Güzel şehirler olmasına rağmen, en önemlisi fuybol şehirleri olmasına rağmen, köklü futbol geçmişleri olmasına rağmen kimsenin bu iki güzide takımlarımıza sahip çıkmaması beni inanılmaz çıldırtıyor.Göz göre göre takımlarımızın erimesine nasıl göz yumuyoruz anlam veremiyorum.Süper Ligde Sakaryaspor ve Kocaelispor'un olduğunu bir düşünsenize.Ortaya koyacakları mücadele ile sahalarında oynadıkları maçlardaki ambians ile lige neler katabileceğini bir düşünün.

Eğer birileri çıkıp bu durumu pozitife çevirmez ise sadece kulüplerimiz kaybetmez.Ülke futbolumuz kaybeder diyebilirim.Hani marka değeri diye ortada dolaşanlar biraz olsun köklü takımlarımızın durumları ile uğraşsalar söz ettikleri marka değerini katlarlar ama o kadar gözleri dönmüş ki farkında değiller veya umursamıyorlar.İsyanım çok büyük ama elimden ancak bunları dile getirmek geliyor.Lütfen sorumlular ellerini taşın altına koysunlar.Ülke futbolunu kurtarmak adına yaptıklarını bir kenara koyup asıl görevlerini yapmaya davet ediyorum.Lütfen....

12 Şubat 2012 Pazar

Madem Şike Yapılmış Neden Düşürmedin?



Mehmet Ali Aydınlar katıldığı bir programda şike sürecinde yaşanan olayları anlatarak kendisini haklı göstermeye çalıştı.Anlattıklarından bir tanesi Rıdvan Dilmen'e de dokunduğu için Rıdvan Dilmen rahatsız olmuş ve Aykut Kocaman'ın da katıldığı görüşmenin içeriğini dün kendi programında anlattı.Özür dileme kısmını kişisel bir söylem olduğu için bir kenara koyuyorum.Asıl takıldığım nokta Mehmet Ali Aydınlar'ın Fenerbahçe'nin şike yaptığını ama ceza olarak küme düşme yerine puan silme olacağını söylemesidir.Biliyorum ki hiçbir Fenerbahçeli puan silme cezasını kabul etmeyecektir.Nitekim de Aykut Kocaman madem şike yapılmış, o zaman düşürülsün şekilde bir çıkış yaparak bir kez daha kişilik olarak ne kadar iyi bir insan olduğunu göstermiştir.

Bana öyle geliyor ki Mehmet Ali Aydınlar Aziz Yıldırım'ın suçlu bulunacağını tahmin ettiğinden dolayı Fenerbahçe Başkanı olmak için elinden geleni yapacaktır.TFF seçimi olmadan önce de başkanlık için kamuoyu yokladığı da düşünürsek başkan adayı olursa hiç şaşırmam.Başkanlığı iyi mi olur kötü mü olur orasını bilemem ama süreç içerisinde izleme fırsatımız oldu.Başkanlık koltuğunda görmek istemeyeceğimiz bir insan olduğunu düşünüyorum.

Son olarak da şu soruyu sormak istiyorum.Madem şike yapılmış, neden küme düşürmedin?Fenerbahçe'yi sevdiğinden mi yoksa başka planların mı vardı?

5 Şubat 2012 Pazar

Fenerbahçe Nasıl Bir 11 İle Çıkar?

football formations


Akşam oynanacak derbide Fenerbahçe nasıl bir kadro ile çıkacağını tahmin etmek zor değil.Öncelikle yeri sağlam olanlardan başlayalım.Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Yobo, Serdar Kesimal, Alex, Mehmet Topuz, Stoch ve Sow'un yerleri garanti gibi duruyor.Geriye üç mevki kalıyor.Sol bek, orta saha ve sağ açık...Aykut Kocaman ofansif bir kadro ile çıkmak isterse sağ açıkta Dia'yı oynatabilir.Eğer Dia oynarsa sol bekte Türk oyuncuya yer vermek durumunda.Çünkü orta sahada Cristian'ın yerini oynatacağı Türk isim yok.Emre olabilir ama sakatlığından dolayı zor gözüküyor.O zaman sol bekte ya Caner ya da Özgür Çek oynayabilir.Benim tercihim Özgür'den yana olur.Çünkü Caner'den daha iyi bir sol bek oyuncusu diye düşünüyorum.

İleride Stoch-Alex-Dia-Sow dörtlüsü ile oynandığı zaman takım savunmasında sıkıntı yaşanabileceğinden Aykut Kocaman bu tercihi ikinci plana atabilir.O zaman da sağ açıkta eleştirilen Özer'i, sol bekte de Ziegler'i oynatmak zorunda kalacaktır.Bu kadro daha garantici olsa da hücum anlamında sıkıntılar yaşadığı görmüş olduk geçen maçlarda.Aykut Kocaman maça garanti bir giriş yapıp daha sonrasında hücum silahlarını oyuna sokmak istiyebilir.Ama bana göre Aykut Kocaman garanti yolu seçmekten ise hücum ağırlıklı bir kadro ile çıkması daha hayırlı olacaktır.Çünkü birkaç maçtır oynanan kötü futboldan sonra eğer bu maçta da aynı senaryolar gerçekleşirse Aykut Kocaman ağır bir şekilde eleştirilecektir.O yüzden hücum ağırlıklı bir ilk 11 daha hayırlı olacaktır diye düşünüyorum.Tabi son kararı Aykut Kocaman verecektir.

26 Ocak 2012 Perşembe

Sen Başını Dik Tut Aykut Hocam



Aykut Kocaman sen başını dik tut.Sakın başını eğme.Biliyoruz ki şu an Fenerbahçe hala ilk üçün içerisindeyse, bırakın onu hala mücadelesine devam edebiliyorsa senin sayende.O yüzden bir maç kaybedildi diye seni suçlayamayız.Ona hakkımız yok diye düşünüyorum.Bu maç sen değil sahada çubukluyu taşıyanlar düşünsün.Futbolun içinde kaybetmenin olduğunu elbette biliyoruz ama kaybederken de mücadeleyi ortaya koyulduğunu görmek bizler için yeterli.Umarım İBB maçı iyi bir ders olmuştur ve bir daha bu görüntüyü görmeyiz.

5 Ocak 2012 Perşembe

Bir İtici Güç Gerekiyor # Orduspor:1 - Fenerbahçe:1



İlk yarının son maçında Antalyaspor karşısında kötü bir görüntü çizen Fenerbahçe'nin ikinci yarıda biraz toparlanmış olmasını beklerken ikinci yarının ilk maçında Orduspor maçında bekleneni veremedi ve sahadan 1-1 lik beraberlik ile ayrıldı.Oyun  olarak Antalyaspor maçından bir fark yoktu.Biraz kıpırdanma olmuş olabilir ama onun da yeterli olmadığı açıkca gözüküyor.Alex'in olmadığı bir maçta o bölgede Özer oynadı ve sezon boyunca olduğu hayal kırıklığına uğrattı bizi.Aykut Kocaman kendisine oldukça güveniyor ama nedendir bilemiyorum bir türlü olmuyor.Aykut Kocaman Dia-Semih-Stoch üçlüsünü deneme şansı varken neden Özer'i tercih etti anlamış değilim.Aslında Aykut Kocaman'ın tercihidir deyip geçmek lazım ama sahaya baktığımızda bir şey göremediğimiz için mecburen tercihleri eleştirmek zorunda kalıyoruz.Bu durum ne kadar devam eder sorusunun cevabı belli değil.Alex gelse bile fazla değişen bir şey olmaz.Fenerbahçe'ye ilk yarıdaki gibi bir itici güç lazım.Bu itici güç başkandan bir mesaj olabilir, başkanın tahliyesi olabilir ya da kaliteli bir transfer olabilir.Ara kısa olduğundan yeteri kadar çalışma fırsatı bulunamadığından bu kötü durumun kendiliğinden düzelmesini beklemek yanlış olur.Elbette Aykut Kocaman bunun üstünde çalışıyordur ama işi oldukça zor.Kolay gelsin Aykut Kocaman.

Bir de buradan Semih Şentürk'e küfür edenleri kınıyorum.Bir oyuncu kötü oynuyor olabilir ama O'na bu yüzden hakaret etmek yakışık kalmaz.Umarım bu durum bir daha tekrarlanmaz.Sürekli Genç Semih diyerek bağrımıza bastığımız Semih'e bu haksızlık bir daha yapılmaz.

1 Ocak 2012 Pazar

Sorun mu?Yok Canım...


"Bazen saha içinde kontrolümü kaybettiğim zaman camiamızı üzen görüntüler vermişimdir. Ama ne zaman bu takımda bir sorun oluşturduğumu hissedersem burada olmak istemem. Emre bu ailenin çocuğudur, Emre problem olmaz."

Emre Belözoğlu

Hissettiremiyorsak sana demek ki hata bizde.Takımın simge oyuncularından Gökhan Gönül'e küfürler savurdun.Daha da önemlisi Aykut Kocaman ile kötü bir an yaşadın.Bu iki örnek bu takımda sorun yarattığının göstergesidir diye düşünüyorum.Yeni yıla girmemiz sebeiyle bunları yazmayacaktım ama dayanamadım.