16 Mayıs 2012 Çarşamba
Yabancılaşmak...
Karl Marx kapitalist düzenin toplumlar üzerindeki etkisini yabancılaşma teorisi ile açıklamaya çalışır.Karl Marx kapitalist düzenin insanın doğadan, kendisinden, türsel varlığından ve başkalarından yabancılaşmasına neden olduğundan bahseder.İnsanın yeni bir dünya kurarak doğayı yabancı ve düşman olarak gördüğünden söz eder.Karl Marx'ın kapitalist düzen hakkında söylediklerini şu anki ülkemizde olup bitenlere uyarlamak mümkün olabilir.
Malum geçen hafta sonu Fenerbahçe - Galatasaray finali oynandı ve maçın berabere bitmesiyle Galatasaray 18. şampiyonluğu kazandı.Ama o günden beri geçen seneki kötü sezondan sonra çıkış yapan Galatasaray konuşulacağına maçtan sonra meydana gelen olaylar konuşuldu.Elbette konuşulması kadar doğal bir şey olamaz ama Galatasaray'a da haksızlık yapmayalım.
Öncelikle maçtan sonra olayları iyi anlamak gerekiyor.Olaylar Galatasaray'ın şampiyon olmasından dolayı çıkmadı.Maç öncesinde, maç oynanırken ve maçtan sonra sahada sevinen Galatasaraylı futbolculara, teknik heyete karşı en ufak bir tepki yoktu.Aslında beklenenin aksine sakin geçmişti.Ne olduysa bitiş düdüğünün ardından polislerin koşarak Galatasaraylıları çevirmesiyle başladı.
Polislerin bu hareketi bazı taraftarları ister istemez tahrik etmiştir ve bunun sonucunda da sahaya inmeye başladılar.Yine söylüyorum sahaya inmelerinin nedeni kesinlikle Galatasaray değildi.3 Temmuzdan beri kendilerine haksızlık yapıldığını düşünen ve her duruşma zamanında biber gazlı müdaheleye maruz kalan taraftarların intikam alma duygusuydu onları sahaya girmeye iten şey.
Artık öyle bir hal almış ki Fenerbahçeli açısından polisler düşman olarak görülüyor.Aynı şekilde polis de öyle bir hırslanıyor ki ortalığı bir saniye düşünmeden bile biber gazına boğabiliyor.Aslında polisin bir güç olarak olayları hiç buralara getirmeden önleme gücü vardır diye düşünüyorum.Açıkcası ben bu maçta güvenlik açısından umutluydum.Çünkü 1 MAyıs kutlamalarında ortalıkta hiçpolis gözükmemesine rağmen güvenliği sağlamasını bildiler.Ayrıca maskeli gruba olaylar büyümesin diye müdahele etmeyip daha sonra kameralarla tespit ettiklerini gözaltına aldılar.1 Mayısta bu yollara başvuran aynı ekibin cop mu biber gazı mı deyip biber gazında karar kılmalarına açıkcası çok şaşırdım.
Ama bir kere karşı taraf olay çıkardığında ortamı sakinleştirmek yerine biber gazı atmaya şartlanmışlar veya ortam onları öyle düşünmeye itmiş.Maçtan sonra polis bir anda sahaya girmeseydi, sahadan inenleri önlemek için gözü kara bir şekilde biber gazı atmasaydı, stadyum dışında suçsuz olsalar bile her gördüğü kalabalığa müdahele etmeseydi olaylar bu kadar şiddetlenmezdi.Doğru mu yanlış mı bilemem ama Cengiz Çandar polisin müdahele ederken taraftarlara "başkanınız gelsin de sizi kurtarsın" dediğini söyledi.Bu laf işte birbirimizden ne kadar uzaklaştığımızı, koptuğumuzu ve yabancılaştığımızı gösteriyor.Şiddet olaylarında polisin sakinliğini koruması gerekirken şiddeti iyice körüklemesi olayları bu hale getirdi diye düşünüyorum.
Polisler hatalı da taraftarlar değil mi?elbette hatalı.Ne olursa olsun sahaya girmemeleri gerekiyordu ve stadyum dışında da polisle çatışmaktan mümkün olduğunca kaçınmaları gerekiyordu.Ama 3 Temmuzdan bu yana taraftarlar öyle bir dolmuşlar ki ve polisleri öyle bir düşman bellemişler ki o an gözleri hiçbirşeyi görmedi.Şunu da söylemeden edemicem.Stadyum dışında olaylara karışan bazı kimselerin Fenerbahçe taraftarı olduğunu düşünmüyorum.Araya karışarak olayları daha da alevlendirdiğini düşünüyorum.Neyse eğer öyle bir şey varsa zaten polis ortaya çıkaracaktır.
Şimdi herkes çözüm bulma derdinde.Bundan sonra çizilecek yol belirlenmeye çalışılıyor.Ama bu işler öyle çözülmez.Öncelikle benliğimizde kurduğumuz dünyayı, çevremizden koparan ve çevremizle yabancılaşmamıza neden olan dünyayı yıkıp hepimizin sağlıklı bir şekilde yaşayabileceği yeni bir dünya kurmalıyız.Yani öncelikle kafaların değişmesi gerekir ki daha sonra uygulanacak yollar meyvesini versin.Yasa ile de çözülecek bir mesele olmadığı açık.Zira sahaya girenler bir neden gösterip bu işten sıyrılmasını biliyorlar.Kısacası çözüm belli:Yabancılaşmayı yok edecek yeni bir dünya...
Etiketler:
fenerbahçe,
galatasaray,
spor toto süper lig
13 Mayıs 2012 Pazar
Gebzespor Direndi ve Başardı
Sezonun ilk yarısında aldığı puanlar nedeniyle düşmenin en büyük adaylarından biri olan Gebzespor
ikinci yarıda topladığı puanlarla ligde kalmayı başardı.3.lig takımına göre iyi bir taraftara sahip olan Gebzespor ligde kalmayı sonuna kadar hak ediyordu.Nitekim mucizevi bir şekilde rakiplerini geçmeyi başardılar.Başta inanılmaz mücadele eden futbolculara, sonrasında desteğini hiçbir zaman esirgemeyen taraftara sonsuz teşekkür ediyorum.Umarım bir daha böyle heyecanlar yaşamayız.Çünkü şehir bunları hak etmiyor.Teşekkürler bir kez daha.
Hepinize Helal Olsun
34 haftalık dilimi önde tamamlayan Galatasaray zaten şampiyonluğu hak etmişti.O yüzden biz Fenerbahçeliler açısından büyük bir yıkım olmadı.Yıkım olmamasının diğer bir sebebi de Fenerbahçeli futbolcuların inanılmaz mücadelesi.Yaşanan süreçte psikolojik yıkım yerine mental olarak güçlenmeleri ve bunun devamında sahada rakip oyunculara karşı saygıları ve gösterilen mücadele sonuna kadar alkışı hak ediyor.O yüzden bu maçın kaybedilmesinden dolayı en ufak bir kızgınlığım bile yok.Hani gönüllerin şampiyonu diye bir kavram vardır ya
bu sezon Fenerbahçe bunu son derece hak etmiş durumda.Hepinize helal olsun.
Etiketler:
fenerbahçe,
galatasaray,
spor toto süper lig
28 Nisan 2012 Cumartesi
Baban Bile Çalıştırabilir mi?
Büyük takımları çalıştıranların başarıları hiçbir zaman görülmez.Çünkü insanlar kendilerini büyük takımı çalıştırmanın kolay olduğuna inandırmışlar.Takımdaki yıldız oyunculara ne öğretebilirsin ki düşüncesiyle sanki teknik adamın çıkın oynayın dediğini düşünüyorlar.Oyuncuların belli bir kalitesi olduğu için başarılar geliyor diye düşünüyorlar.Bu durum en çok Barcelona'yı çalıştıranların başına geldi diyebiliriz.Frank Rijkaard ülkemizde çalıştığı dönemde sıkıntılı günler geçirdiğinde bir kısım saldırıya geçti ve Rijkaard'ı eleştirmeye başladı.Rijkaard'ın arkasında olanlar ise buna karşı olarak Barcelona çalıştırmış adam diye cevap verdiler.Buna aldıkları cevap ise babam bile çalıştırır oldu.
Biz de meşhurdur hakikaten.Büyüklerimiz elbette kutsaldır ama nasıl bir babalarımız var ki Barcelona'yı çalıştırabiliyor.Öyle bol keseden atıyoruz ki bazen abartıyoruz ve gülünç duruma düşüyoruz.FM gibi oyunları oynayanlar bilirler ki bir takımı yönetmek zor bir iştir.Birden çok değişkeni vardır ve bu değişkenlerle oynayarak takımın form grafiğini her zaman yukarılarda tutmanız gerekiyor.Değişkenlerden birinde zayıflık oldu mu takım kimyası denen şeyin bozulması mümkün olabiliyor.O yüzden babam bile yönetir derken biraz daha düşünmek gerekir.Zaten işler o kadar kolay olsaydı emin olun babalarımızın bir kısmı bir takımın başında olurdu.
Tekrar Barcelona'ya gelecek olursak Rijkaard'ın ayrılmasından sonra Barcelona B takımını çalıştıran Guardiola takımın başına getirildi.Kariyerinde ilk kez bir takımı çalıştıracak olması elbette bazı kesimi tedirgin etti ama sonuçta Barcelona felsefesiden nasibini almış biriydi Guardiola.Barcelona'nın daha iyi olması için elinden geleni yapan Guardiola 4 yıl içinde kazanmadığı kupa kalmadı.Barcelona tarihine teknik adam olarak adını yazdırmasını bildi.Ama bu başarıları kazanırken mental olarak çok yoruldu.Oyunun daha da kusursuzlaştırmak için kendisini yedi bitirdi resmen.Barcelona ile sözleşme imzalarken ki haline bir bakın bir de ayrılacağını açıkladığı basın toplantısındaki haline.İşte bu aradaki fark Barcelona'yı kusursuz yapmak için harcadığı enerjiyi gösteriyor.İşte bu yüzden bu sezonki kendisi açısından hayal kırıklığı olarak nitelendirebileceğimiz sonuçlardan sonra ayrılmak istediğini açıkladı.Belli ki bir nefes almak istemiş Barcelona'dan ayrılmak pahasına.
Şimdi ne olacak peki derseniz Barcelona'da gelenek devam edecek ve Guardiola'nın yardımcısı bayraği devralacak.Aynı felsefeyi uygulamaya çalışacak.Guardiola ise belki bir sene dinlenir belki de bir takımın başına geçer.Orasını bilemiyorum ama şu gerçek ki yeni bir takımda kendisini ispat etme isteği Guardiola'yı daha iyi bir teknik adam yapacaktır.Babam bile çalıştırır diyenlere inat o işlerin o kadar kolay olmadığını başka takımlarda kazanacağı başarılarla kanıtlamaya çalışacak.Umarım kariyerinde çok iyi noktalara gelir.Yolun açık olsun Guardiola.
27 Nisan 2012 Cuma
Beşiktaş'tan Doğru Tercih
Futbol yönetiminin başına bu işten anlayanların gelmesini savunur dururuz.Ama bir türlü bu isteğimiz gerçekleşmez.Ya kısa süreli bir birliktelik olur da ya da hiç bu işlere sokulmazlar.Bu anlamda İbrahim Altınsay gibi bir insanın Beşiktaş'ta futbol komitesinin başına getirilmesi son derece mutluluk verici bir haber.Beşiktaşlı olmasından önce bir futbol insanı olması nedeniyle bu birkiltelik hem Beşiktaş'a hem de Türk futboluna yarar getireceğini düşünüyorum.Beşiktaş'ın zor günler geçirdiğini düşünürsek plan program yapabilecek birinin olması son derece mantıklı bir karar.Hayırlı olsun diyelim.
Şampiyonluğa Bir Adım
Sezon başında Deron Williams'ın takımdan ayrılması ile birlikte hedefin ligde kalmak olduğu söylenen Beşiktaş'ta sezon inanılmaz şekilde ilerliyor.Ligde ilk 4 içerisindeler ve Avrupa'da da Eurochallange'de dörtlü finalde ilk maçta ev sahibi Szolnoki Olaj'ı yenerek finale yükseldi ve şampiyonluk kupasına bir adım daha yaklaşmış oldu.Sezon başında konuşulanlara baktığımda Ergin Ataman yönetimindeki takımı kutlamak gerekiyor.Umarım pazar günü oynanacak finalde rakibini yenerek hak ettikleri kupayı alırlar.
Eşleşmeler Tamam
Sezon başlangıcı sıkıntılı olan NBA'de normal sezon bitti ve şimdi sıra playoff heyecanına geldi.Playoff eşleşmelerine bakacak olursak Batı'da Oklahoma-Dallas ve Lakers-Denver eşleşmeleri sıkı maçlara sahne olacağını düşünüyorum.Doğu'da ise Indiana-Orlando ve Miami-New York eşleşmeleri dikakt çekici.Geçen sezon Dallas şampiyon olarak sürpriz yapmıştı ama bu sezon böyle bir sürpriz daha göreceğimizi düşünmüyorum.Chicago ve Miami bu sezon da şampiyonluğun en büyük adayları.Artık heyecanla playoff maçlarını bekliyoruz.
26 Nisan 2012 Perşembe
Bu da Gol Değil Fabregas
Arsenal'de kazanılamayan kupalar sonrasında takımdan ayrılmak isteyen ve kendisini yetiştiren kulübe gelen Fabregas Barcelona'da da istediğini bulamadı.Lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi'ni kazanabileceği bir takımda oynamasına rağmen bu iki şampiyonluğun gelmeyecek olması Fabregas açısından üzüntü verici.Barcelona'ya geldiği sezonun Barcelona'nın düşüş yaşadığı sezona denk gelmesi son derece talihsiz bir durum olmuş açıkcası.Anlaşılan biraz daha beklemesi gerekiyor Fabregas'ın.Şimdi Arsene Wenger içinden "gittin de ne oldu" diyordur kesin.Sonuca bakacak olursak haksız da sayılmaz doğrusu.
Etiketler:
arsene wenger,
barcelona,
cesc fabregas,
la liga,
şampiyonlar ligi
Futbol Bu Yüzden Güzel
Futbol gerçekten inanılmaz bir oyun.Kesin ifadeler kullanamıyorsunuz.Kullandığınızda ise bu güzel oyun size gereken cevabı veriyor.Mesela Afrika Uluslar Kupası'nda Zambiya'nın şampiyonluğunu beklemiyordu ama bu oyun bunun olabileceğini gösterdi.Liderin 7 puan gerisine düştükten sonra Dortmund'un şampiyon olamayacağı söylendi.Dortmund şampiyon oldu.La Liga'da Real Madrid'i 10 puan farktan dolayı şampiyon ilan edenlere futbol güzei bir cevap verdi ve bir anda fark 4'e indi.Arap yatırımı ile bir şeyler yapmayı deneyen PSG dururken Fransa'da zirvede Montpellier'in olması futbolun bir diğer güzelliği.
Örnekleri çoğaltmak mümkün elbette.Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Bayern'in inanılmaz maçlar sonrasında finale çıkmaları futbolun ne kadar güzel bir oyun olduğunu ve her an her şeyin olabileceğini gösteriyor.Eminim herkes Barcelona - Real Madrid finali bekliyordu ama olmadı.Özellikle Barcelona'nın topa o kadar hükmedip finale çıkamaması ayrı bir konu.
Avrupa'da finallere İspanyolların damga vurması konuşulurken bir anda finallerde 1 İspanyol takım olabilir.Avrupa Ligi'nde deplasmanda 1-2 yenilen Bilbao evinde oynayacağı maç sonrasında Sporting'i geçemezse finallerde bir İspanyol takım göreceğiz.Bakalım bugün Avrupa Ligi'nde nasıl maçlar izleyeceğiz.Merakla bekliyorum.
24 Nisan 2012 Salı
Şans Yanında Olsun Cüneyt Çakır
Çok değil 4 yıl öncesine kadar Cüneyt Çakır saygı duyulan bir hakem değildi.2006-2007 sezonunda oynanan Vestel Manisaspor - Sakaryaspor maçını herkes hatırlayacaktır.Vestel Manisaspor'un kalecisi Bülent Cüneyt Çakır'a saldırmış ve formasını yırtmıştı.Belki de Cüneyt Çakır o gün karar verdi rotasını değiştirmeye.Ya sıradan, itilen kakılan bir hakem olacaktı ya da kendisini geliştirerek Avrupa'da önemli yerlere gelecekti.Kendisi ikinci yolu seçti ve şu anda hiç beklemediği bir yerde.Aslında hem kendisi için hem de ülkemiz için bir dönüm noktası.Tüm dünyanın beklediği Barcelona - Chelsea maçını bizden biri Cüneyt Çakır yönetecek.Bundan daha ötesi var mı?Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında hakemler Türk.Hem de 4 sene önce forması yırtılan Cüneyt Çakır.4 yıl önce malum maçtan sonra Cüneyt Çakır'ın Barcelona - Chelsea yarı final rövanş maçını yönetecek deselerdi herhalde herkes gülerdi.Saçmalama derdi.Geldiği noktaya bakınca Cüneyt Çakır'ı takdir etmemek mümkün değil.Umarım bu akşam şans yanında olur ve iyi bir maç yönetir.Başarılar Cüneyt Çakır.
20 Nisan 2012 Cuma
Zafer İnananlarındır
Kadınlar Basketbol Ligi'nde sona geldik ve deplasmanda Galatasaray'ı 15 sayı geriden gelerek 10 sayı farkla yenen Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı üst üste 7. toplamda ise 10. şampiyonluğunu kazandı.Son 10 yılda Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nın koyduğu ağırlık aynen devam ediyor.Aslında bu seri bu sezon okırılabilirdi.Çünkü sezon başında 3 Temmuz olaylayı meydana geldi ve kulüp ekonomik sıkıntı içerisine girdi.O dönemde ekonomik sıkıntıdan çıkabilmenin yolu olarak daralmadan bahsediliyordu ve bu kapsamda kadın basketbol takımı dağıtılacak deniliyordu.Hatta Nevriye ve Birsel'e takım bulunmasının istendiği bile yazılmıştı.Ama Fenerbahçe yönetimi bir şekilde bu şubeyi ayakta tutmayı başardı ve sonunda da şampiyonluk geldi.İşte bu yüzden gelen bu şampiyonluk diğerlerinden farklı bir anlam taşıyor.Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nda oynayan tüm oyunculara, teknik heyete, yönetime ve taraftarlara teşekkür ediyorum.Birlik içinde olunmasaydı bu şampiyonluk gelmezdi.Emeği geçen herkese teşekkürler.
18 Nisan 2012 Çarşamba
Kupaya Chelsea Ambargosu
Chelsea bu sezon AVB ile iyi bir dönem geçiremese de AVB'nin ayrılması sonrasında Di Matteo ile toparlandılar ve yanılmıyorsam sadece 1 yenilgi aldılar son dönemde.Bunda en büyük etken olarak takım içerisindeki "büyükleri" daha iyi kullanılması, en azından Di Matteo'nun onlarla iyi ilişki kumasını gösterebiliriz.Chelsea ligde toparlanarak şampiyonlar ligi potasına girmeyi başardı.Federasyon Kupası'nda ise son 6 senedeki 4. finallerini oynayacaklar.2007, 2009 ve 2010da mutlu sona ulaşan Chelsea bu finalde de kupayı almak için Liverpool engelini geçmek zorundalar.Son 4 sezondaki kupa performanslarını düşününce(sadece 1 yenilgi aldılar) Chelsea bir adım önde gözüküyor.
Kwadwo Asamoah İyi Tercih Olabilir
Fenerbahçe orta saha transferi için çalışmalarını sürdürüyor.Basında çıkan son isim Kwadwo Asamoah.Udinese'de oynayan Ganalı futbolcu geleceği olan bir futbolcu olduğunu düşünürsek transferi son derece iyi olacaktır.Fenerbahçe'nin orta sahadaki problemi çözmede faydalı olacağını düşünüyorum.Maliyetine gelince büyük takımların da izlediği Asamoah için bonservis bedeli fazla olabilir.Faydasının çok olacağını düşündüğümde katlanabilir bir düzeyde olursa alınması taraftarıyım.Eğer Lassana Diarra ile birlikte gelirse Fenerbahçe orta sahası toparlanacaktır.Umarım bu transfer gerçekleşir.
Etiketler:
fenerbahçe,
kwadwo asamoah,
lassana diarra,
udinese
Bu Adam Çıldırmış...9.4 Ne Demek?
27 Temmuz - 12 Ağustos tarihleri arasında Londra'da yapılacak olan 2012 Yaz Olimpiyatları öncesi erkekler 100m ve 200m yarışlarının favorisi ve dünya rekortmeni Usain Bolt yaz için hedefini açıklamış.Yaza kadar form durumu ne olur bilemiyorum ama kendisine güveniyor ki 100m için 9.4 lerden bahsediyor.Şu anki rekorun 9.58 olduğunu düşünürsek yaklaşık 1sn kadar geliştirmekten bahsediyor Usain Bolt.Bir insanın neleri zorlayabildiğini tahmin edemediğimizden dolayı Usain Bolt'un dediğine dikkat etmek gerekiyor.Rakiplerine gözdağı vermek gibi düşüncesi de olabilir ama bana göre gerçekten rekoru geliştirmeyi düşünüyor.Bunu yapabilir mi göreceğiz.Umarım herhangi bir sakatlık olmaz da Usain Bolt'un kırdığı rekorlar sonrasında insan mı bu adam demeye devam ederiz.
Etiketler:
100m,
200m,
2012 yaz olimpiyatları,
9.58,
usain bolt
Bayern Finale Göz Kırptı
Münih'te oynanacak olan Şampiyonlar Ligi finalinde yer almak için Bayern ile Real Madrid Almanya'da karşılaştılar.Bayern ağırladığı Real Madrid'i Gomez'in son dakikada attığı golle 2-1 yenerek ikinci maç öncesi avantaj sağladı.Dönem dönem maça ağırlığını koymaya çalışan Bayern özellikle Gomez ile pozisyonları harcadı ve az kalsın avantajı kaybediyorlardı.Real Madrid tarafı ise kontra ataklarda istediği gibi başarılı olamadı ve pozisyon bulmakta zorlandı.Başarılı oldukları tek atakta da golü bulmayı başardılar.Golün dışında Real Madrid'in pozisyonunu hatırlamıyorum.Mourinho da zorlandıklarını görünce bari 1-1i koruyayım düşüncesiyle Granero ve Marcelo'yu oyuna aldı.Ama maçı anlatan Ercan Taner'in de dediği gibi Almanlar için 1. dakika ile 90. dakika fark etmediği için Bayern Real Madrid'in üstüne gelmeye devam etti ve bunun meyvesini 90. dakikada almayı başardılar.2-1 lik skorun ikinci maçın zevkli geçeceğinin habercisi olarak düşünüyorum.Finalin Münih'te yapılacak olması Bayern takımını motive ettiğini düşünürsek İspanya'da ellerinden geleni yapacaklardır.İkinci maçı sabırsızlıkla bekliyorum.
Etiketler:
bayern münich,
real madrid,
şampiyonlar ligi
17 Nisan 2012 Salı
Muamba İle Sevindik Morosini İle Üzüldük
Tottenham maçında fenalaşan ve hastaneye kaldırılan Boltonlu Muamba dün hastaneden taburcu oldu.Muamba yaptığı açıklamada kendisine destek olan ve dua edenlere teşekkür etti.Biz de kendisine geçmiş olsun diyoruz.
Muamba'nın taburcu olmasına sevinirken İtalya'dan gelen kötü haberle sarsıldık.Livorno'da oynayan Mosorini maç için fenalaştı ve kurtulamadı.Son dönemlerde artan ölümlerin nedeni hala bulunamazken profesyonel oyuncular ölmeye devam ediyor.Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte çözüm bulma kolaylaşacak iken ölümleri izlemeye devam ediyoruz.Umarım bu ölüm son olur.Tüm futbolseverlerin başı sağolsun.
Etiketler:
bolton,
fabrice muamba,
livorno,
piermario morosini
16 Nisan 2012 Pazartesi
Biz Umutluyuz Sen de Umutlu Ol Gebzespor
Kümede kalma mücadelesi veren Gebzespor kendisi açısından kritik bir maçta deplasmanda Beşikdüzüspor'u 0-1 yenerek ligde kalma umutlarını korudu.Lüleburgazspor'un deplasmanda yenilmesiyle birlikte bu galibiyet daha da anlamlandı.Şimdi kaldı 3 maç.Gebzespor ile Lüleburgazspor arasında 3 puan fark var ama Lüleburgazspor'un 1 maç eksiği olduğunu unutmayalım.Kalan 3 maçı da kazanırsak kümede kalamayabiliriz ama en azından 3 maç için elimizden geleni yapalım.Sonrasına bakarız.Ayrıca kalan 3 maçın 2si Gebze'de oynanacak olması da bir avantaj.Hadi Gebzespor yap bi güzellik.
Ajax Avantajlı
Haftalar önce zirveden uzaklaşan Ajax'tan bahsederken şimdi ise şampiyonluğa giden Ajax'tan bahsediyoruz.Son 8 haftalık periyoda baktığımızda Ajax rakiplerinden 12 puan fazla toplayarak şu an 6 puan farkla lider durumda.Altyapıdan oyuncu çıkarma konusunda son yıllarda zorlanan Ajax için gelecek olan şampiyonluk mutluluk getirecektir.4 hafta kala 6 puanlık avantajını koruyabilirse üst üste 2. şampiyonluğu ilan edecek.
Rahatsızım
Maç içinde rakiplerine küfür ettin, el kol hareketleri yaptın hırsındandır dedik.Yine maç içinde takım arkadaşlarınla tartıştın, küfür ettin bari takım arkadaşlarına yapma dedik.Fenerbahçe tarihinde ayrı bir yeri olan Aykut Kocaman ile tartıştın bu kulüpte istenmiyorsun dedik.Sen her bir şey yaptığında biz sana yeni cümlelerle karşılık verdik ama artık sana söyleyeceğimiz cümleler kalmadı.Artık kelimeleri bir araya getiremiyoruz.Zokora'nın senin söylediğini iddia ettiği sözler için sen söylemiş olabilirim diyorsan iş orada bitmiş demektir.Ben buradan senin bu sözleri söyleme potansiyelinin olduğunu çıkarırım o zaman.O yüzden ne kendini yor ne de bizleri.Yolun sonuna geldiğimiz gün gibi ortada.
Bu arada bugün saat 16.00da Yobo ile birlikte basın toplantısı düzenleyecekmiş Emre Belözoğlu.Basın toplantısı yaparak kendini savunabilir ama yanına Yobo'yu alması bu basın toplantısının nedenini açıkca gösteriyor.Bu tür işlere hiç gerek yok.Yobo ile basın toplantısı yapman dün söylemiş olduğun sözleri yok edemez.O anı silmen mümkün değil.
Etiketler:
emre belözoğlu,
fenerbahçe,
trabzonspor,
yobo,
zokora
15 Nisan 2012 Pazar
Carroll&Suarez İşbirliği Finali Getirdi
Bu sezon ligde istediği sonuçları alamayan ama kupalarda başarılı sonuçlar alan Liverpool FA Cup mücadelesinde Everton'u geriden gelerek 2-1 yenerek finale yükseldi.Liverpool ilk yarıda iyi görüntü vermese de ikinci yarıda maçı kazanmasını bildi.Liverpool savunması golde öyle bir hata yaptı ki maçı anlatan Murat Kosova bile golün yarısı Liverpool savunmasının demek zorunda kaldı.Öyle bir acemi golü yedikten sonra ezeli rakibin Everton'u yenmek moral açısından iyi gelmiştir diye düşünüyorum.Ayrıca Carroll son iki maçtır Liverpool'u ipten alıyor gözden kaçırmamak gerekir.Maç içinde bazı fırsatları harcadı ama attığı golün karşılığı final olunca kaçırdıkları unutuldu diyebiliriz.Lig olmadı belki ama kupalar bu sezonun kazancı olacağa benziyor.
Etiketler:
andy carroll,
everton,
fa cup,
liverpool,
luis suarez
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















