şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şike etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2012 Salı

Sevindik Ama Unutmayalım ki...


Şike davasında mahkeme kararlarını açıkladı ve Fenerbahçeliler sevince boğuldu.Neden boğuldu?Çünkü 1 yıldır tutuklu olan Aziz Yıldırım tahliye edildi.Bu insani açıdan herkesi memnun edecek bir haber.Uzun tutukluluk süreleri ile ilgili ülkemizde bu kadar tepki varken Aziz Yıldırım ve diğerlerinin 1 yıla yakın tutuklu olması gönülleri rahatsız ediyordu.İşin bu tarafına baktığımızda sevinmemek elde değil.Ama işin bir de öbür tarafı var ki beni etkileyen asıl şey bu.O da mahkemenin Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe yöneticilerini suçlu bulması.Aziz Yıldırım'ın tahliye olması ile sanki suçlardan beraat etmiş gibi bir hava var ki çok yanlış bir şey.Tabiki Başkanın tahliye olması bir Fenerbahçeli olarak beni sevindirdi ama suçlu bulunması da bir o kadar üzdü ve canımı sıktı.Taraftarlardan bir şey rica ediyorum.Sevinelim elbette ama lütfen mahkemenin verdiği kararı da unutmayalım.Dosya Yargıtay'a gitti ama ortada ceza verilmiş bir dosya var.Bir taraftar olarak bizi ilgilendiren şey bu olmalı diye düşünüyorum.Fenerbahçeli taraftarlar 1 yıl boyunca biz masumuz, Aziz Yıldırım'a güveniyoruz dedi ama hem spor yargısı hem de adli mahkeme Fenerbahçe'yi suçlu buldu ki bu beni rahatsız ediyor maalesef.Şimdi böyle konuşuyorum diye bana kızan arkadaşlar olacaktır ama maalesef görüntü böyle.Mahkemenin verdiği kararın nihai karar olmadığını biliyorum elbette ama Yargıtay kararını açıklayana kadar bu etiket üzerine yapışacaktır ki taraftarı olduğum bir takımın başkanının böyle bir etikete sahip olmasını kabullenemem.O yüzden umuyorum bu davada Fenerbahçeli yöneticiler aklanır ve dosya Yargıtay'dan döner.Ama mahkemenin kararını her zaman hatırlayıp Yargıtay düşüncesini açıklayana kadar suçun olabileceğini aklımızdan çıkarmayalım.

12 Şubat 2012 Pazar

Madem Şike Yapılmış Neden Düşürmedin?



Mehmet Ali Aydınlar katıldığı bir programda şike sürecinde yaşanan olayları anlatarak kendisini haklı göstermeye çalıştı.Anlattıklarından bir tanesi Rıdvan Dilmen'e de dokunduğu için Rıdvan Dilmen rahatsız olmuş ve Aykut Kocaman'ın da katıldığı görüşmenin içeriğini dün kendi programında anlattı.Özür dileme kısmını kişisel bir söylem olduğu için bir kenara koyuyorum.Asıl takıldığım nokta Mehmet Ali Aydınlar'ın Fenerbahçe'nin şike yaptığını ama ceza olarak küme düşme yerine puan silme olacağını söylemesidir.Biliyorum ki hiçbir Fenerbahçeli puan silme cezasını kabul etmeyecektir.Nitekim de Aykut Kocaman madem şike yapılmış, o zaman düşürülsün şekilde bir çıkış yaparak bir kez daha kişilik olarak ne kadar iyi bir insan olduğunu göstermiştir.

Bana öyle geliyor ki Mehmet Ali Aydınlar Aziz Yıldırım'ın suçlu bulunacağını tahmin ettiğinden dolayı Fenerbahçe Başkanı olmak için elinden geleni yapacaktır.TFF seçimi olmadan önce de başkanlık için kamuoyu yokladığı da düşünürsek başkan adayı olursa hiç şaşırmam.Başkanlığı iyi mi olur kötü mü olur orasını bilemem ama süreç içerisinde izleme fırsatımız oldu.Başkanlık koltuğunda görmek istemeyeceğimiz bir insan olduğunu düşünüyorum.

Son olarak da şu soruyu sormak istiyorum.Madem şike yapılmış, neden küme düşürmedin?Fenerbahçe'yi sevdiğinden mi yoksa başka planların mı vardı?

12 Ocak 2012 Perşembe

"Sezon Sonu Karar Verilsin."



3 Temmuzdan bu yana hemen hemen herkesten çelişkili söylemler duymaya alıştık.Ya işine gelenleri söylüyorlar ya da hakikaten süreç öyle konuşmalarına neden oluyor.Bu sefer çelişkili söylemde bulunan Sadri Şener oldu.Şike ve teşvik ile ilgili kararın sezon sonunda alınmasının daha iyi olacağını söylemiş.Kararın şu an açıklanması ortamı iyice karıştıracağını söylemiş.Geçtiğimiz günlerde etik kurulunun raporu böyle iken ve tapeler ortadayken karar bir an önce açıklansın, kupamız bize verilsin diyen Sadri Başkan şimdi ise sezon sonunu bekleyelim diyor.Böyle söylemesinin iki nedeni olabilir.Ya karar sezon sonuna kalsın düşüncesi gerçek düşünceleriydi, şu zamana kadar bizi kandırdı ya da Spor Bakanı ile konuşmasından sonra Bakan'ın ricası ile böyle bir açıklama yaptı.Başka açıklaması yok çünkü.Bana kalırsa Bakan'ın ortamı daha fazla germeyin ricasına uydu ve Sadri Başkan böyle bir açıklama yaptı.İyi mi yaptı derseniz bana göre iyi yaptı.Çünkü ortamın gerginliği almak için böyle söylemlere ihtiyaç var.Umarım bundan sonra da böyle devam eder.Bu krizi birbirimizi daha fazla kırmadan çözüme ulaştırırız.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Bakan Çalışmasındaki İnceliği Anlatabilir mi?



Bu kaos ortamı ne zaman sona erecek sorusunun cavbı hiçbir zaman olma yolunda.Ne zaman ortam sakinleşse birisi açıklama yapıyor ve sonrasında herkes birbirine laf yetiştirme derdine giriyor.Bu sefer konu ile ilgili açıklama yapan Türkiye Cumhuriyeti'nin Bakanı.Trabzon milletvekili olmasından dolayı ülkenin bakanı olduğunu bir an unutup kendilerince haklı olduklarını düşündükleri bir konuda ince hesaplar yapılarak gerekli adımların atıldığını söyledi.Bakan bir an için bulunduğu ortamın azizliğine uğramış ve böyle bir açıklama yapmış diye düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum.Çünkü öbir türlü ortada bir şey yokken şike diye bir şey çıkarıp kupayı Trabzon'a getirmek gibi bir hedef...Bakanın bu açıklaması Trabzonsporluları oldukça üzmüştür.Çünkü haklı olduklarını düşündükleri bir davayı baltalamıştır bu açıklama.Bu saatten sonra bu iddialar gerçek gibi görünse dahil hiçbir Fenerbahçeli inanmayacaktır.O yüzden bakan ne demek istediğini en "ince" ayrıntısına kadar açıklamak zorunda.Aslında olayların bu noktaya kadar gelmesinin sorumlusu bir türlü öyle ya da böyle karar veremeyen TFF diye düşünüyorum.Tamam gelir gelmez kucaklarında bir bomba buldular ama böyle kriz yönetimi de olmaz ki.Yönetici olmalarına rağmen bu denli başarısız olmaları son derece şaşırtıcı.Ya da gerçekten krizi iyi yönetiyorlar da biz daha farkında değiliz...

Not:Fotoğraf Yiğit Yılmaz'dan alınmıştır.

3 Ocak 2012 Salı

58.Madde'ye Dokunulsun mu?


3 Temmuz'dan beri o kadar şey oluyor ve konuşuluyor ki akıl sağlığımızı bozacak cinsten.Takip etmeye çalışıyorum olmuyor, takip etmekten vazgeçiyorum.Bu sefer de kritik kararların çıkabileceği fısıltısı yayılıyor.Tekrar yakın takip başlıyor.Şu anın konusu 58. madde...Değiştirilsin mi aynı mı kalsın tartışmasına fazla girmeyeceğim.Sadece bu madde ile ilgili olarak neler yapılabilir onları ortaya koyacağım.
  •  58.Madde Değiştirilmez
Bu madde için ilk seçenek dokunulmadan aynen kalması.O zaman ne olur?Teşvike teşebbüs eden, teşvik primi veren, şikeye teşebbüs eden ve şike yapan takımlar aynı cezaya çarptırılacak ve ceza küme düşme olacak.Bu seçeneği savunanlar şunu ileri sürebilir."Teşebbüs etmek ile eylemi yapmak arasında fark yoktur.O yüzden cezaların aynı olması son derece doğrudur."
  •  58.Madde Değiştirilir 
İkinci seçenek olarak teşebbüs ile eylemi ayırmak adına verilen cezaları farklılaştırarak teşebbüs ve eyleme ayrı cezalar verilmesi için değişiklik yapılmasıdır.Yanılmıyorsam Ordurspor bir taslak hazırlamış ve verilecek cezaları ayrı ayrı değerlendirmiş.Kısaca şöyle;

Şike-->Küme düşme+puan silme
Şikeye teşebbüs-->Puan silme
Teşvik--->Puan silme
Teşvike teşebbüs--->Para cezası

Kabul edilebilir bir ceza sistemi olarak gözüküyor.Aslında 58.Madde değiştirilsin diyenler cezaların bu şekilde olmasını istiyorlar bana göre.O yüzden Orduspor'un bu taslağı kabul edilebilir.
  • 58.Maddedeki Küme Düşme Cezası Kaldırılır
Son olarak maddeden küme düşme cezası kaldırılır ki kimsenin bunu isteyeceğini düşünmüyorum.Kimseden kastım taraftarlar, sporu sevenler...Bırak sporseverleri vicdanı olan herkes kabul etmez.Çünkü eğer ortada ağır bir suç varsa o kişiye/takıma vereceğin cezayı oldukça hafifletmektir.Eğer böyle bir karar alınırsa bu kararı alanlar bu kararın altında ezilirler.Açıkcası böyle bir şeye cesaret edeceklerini sanmıyorum.

TFF 26 Ocak'ta Gener Kurul'u çağırdı ve büyük olasılıkla kurulda 58.Madde'nin geleceği konuşulacak.Benim beklentim 58.Madde'nin küme düşme cezası kalmak şartıyla değişeceği yönünde.Bir sürpriz olur da küme düşme cezası kalkarsa işye o zaman asıl kaos başlar ve kamuoyunu kimse ikna edemez.Bir de şöyle bir saçma bir dedikodu dolaşıyor.58.Madde bu sezon uygulanmasın.Böyle bir saçmalık olur mu?Bakalım Genel Kurul'dan ne karar çıkacak?Umarım bizi daha fazla bataklığa batıracak bir karar çıkmaz.

Son olarak siz ne düşünüyorsunuz?Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.Orta yol bulmak gerekiyor bu tür konularda.

9 Aralık 2011 Cuma

İddianame Açıklandı



İddianame sonunda açıklandı ve herkes neyin ne olduğunu görebilecek.Temmuz ayından beri gazetelerde çıkan haberlerin doğruluğunu test edebileceğiz.Ya da anlatılanlardan daha da beter bir durumu görme şansımız olacak.İddianame hakkındaki görüşlerimi iddianameyi inceledikten sonra adım adım yazacağım.O yüzden şimdilik diyeceklerim bu kadar.Umarım Türk futbolu bu ortamdan bir an önce kurtulur.

25 Ağustos 2011 Perşembe

TFF&UEFA İşbirliği



UEFA'nın baskısıyla, tehditiyle alınmış olan karardan sonra ortalık toz duman altında.Aykut Kocaman'ın istifa ettiği, Nihat Özdemir'in görevini bırakacağı söyleniyor.Bu kararların açıkcası olayın sıcaklığıyla alındığını düşünüyorum.O yüzden bu kararlar sonrasında geri çekilebilir.Herkesin oturup sakin kafayla ne yapacağını düşünmesi gerekiyor.Acele alınmış kararların kulübe hiç faydası olmayacaktır.

Bu haberlerden sonra gelelim bir başka konuya.TFF'nin almış olduğu bu karar sonrası UEFA'dan bir açıklama geldi.Açıklama UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino'dan geldi.Genel Sekreter şikeye sıfır tolerans tavrından dolayı TFF'nin doğru karar verdiğini söylüyor.Kim söylüyor bunu?2006 yılında İtalya'da patlak veren bahis skandalında suçlu bulunan ve Seria A'ya -8 puanla başlayan Milan takımının o sezon katıldığı ve sezon sonunda da mutlu sona ulaştığı organizasyonun Genel Sekreteri söylüyor.2006 yılında suçlu bulunan Milan Şampiyonlar Ligi'ne katılırken şikeye,bahise sıfır tolerans uygulanmıyor, daha davası başlamamış olan Fenerbahçe şikeye sıfır tolerans adı altında men ediliyor.Sen gelme bizi kirletebilirsin diyor.Sonra biz de diyoruz ki haklısın UEFA.Aman sana leke bulaşmasın, senden uzak tutayım ama o leke benim içimde kalsın, beni kirletsin.

Bu olayda anlaşılmaz iki olay var.Birincisi TFF'nin kararı.İkincisi UEFA'nın tavrı...TFF "senin üzerinde leke var, şampiyonlar ligine gidip o güzelim markayı kirletme.Sen gel bizim ligde oyna.Bizim ligde oynarsan lekeli misin değil misin ona bakmayız" demesi hiçbir şekilde kabul edilemez.Bizim ligimizin bir marka değeri yok mu?Eğer Fenerbahçe şampiyonlar ligine katıldığında üstündeki lekeyle ortalığı pisleyecekse o zaman neden marka değerimiz tavan yapmış ligimizde Fenerbahçe'yi dahil ediyorsun?UEFA ise 2006-2007 sezonunda Milan'ı şampiyonlar ligine dahil ediyor ama daha suçu sabit olmamış Fenerbahçe'yi markamı kirletirsin düşüncesiyle istemiyor.Hem TFF'nin verdiği karar hem de UEFA'nın kararı çelişkili kararlar.Nerden bakarsan bak bu işin içinden çıkamazsın.

TFF ve UEFA sorumluluğu üstlerine almamak için orta yol buldular.TFF Fenerbahçe'yi Avrupa'ya göndermedi, UEFA ise Trabzonspor'u Fenerbahçe'nin yerine Avrupa'ya çağırdı.Eğer TFF Fenerbahçe'yi göndeermeyip Trabzonspor'u gönderme kararını kendi verseydi o zaman diyeceklerdi madem bu kararı verecektin ne diye 15 ağustosta kararını açıklamadın.Ya da madem 15 ağustosta gizlilik kararı var diye karar veremedin.Şimdi niye böyle bir karara imza attın.TFF bu sorulardan bir anlamda kurtuldu.Eğer UEFA bu kararları alsaydı o zaman Fenerbahçe'nin aklanması durumunda ödemek durumunda kalacağı bir tazminat ortaya çıkacaktı.UEFA da bundan kurtuldu.Yani TFF&UEFA işbirliği ile bu sorulardan ve dertlerden kurtuldular ve kendilerince doğru olan ama çok saçma olan kararı aldılar.Kendilerini kutluyorum.

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Fenerbahçe ŞL'de Yok Peki STSL'de Var mı?


Bu süreç artık canımı sıkmaya başladı.O yüzden lafı uzatmadan bir şeyler söylemek istiyorum.TFF bundan sonra yapacağı tek şey var.Fenerbahçe'yi lige katılımından men edecek.TFF bu karardan sonra Fenerbahçe'nin ligte mücadele etmesine izin veremez.Peki nasıl olacak bu?İki yolu var.Ya Fenerbahçe kendisi ligten çekilecek ya da TFF ligleri tarihi sonradan belirlenecek bir tarihe erteleyecek.Bunun başka yolu yok.Bu noktadan sonra vereceği kararı erteleyemez, geçiştiremez TFF.Play off gibi saçma konularla zaman harcayacağına ertele ligleri ve kararını vermek için gizliliğin kalkmasını bekle.Bu şartlar altında eğer ligler başlar ise sonucu kötü oalbilecek olaylar ortaya çıkabilir.

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Hisselerdeki Bu Keskin Artışın Sebebi Nedir?


Pazartesi günü Türkiye Futbol Federasyon'un şike soruşturmasında Etik Kurulu'nun verdiği raporu değerlendirerek kararını açıklamasını bekliyorduk.Pazartesi sabahı CNBC-E kanalında ekonomi haberlerini takip ederken Fenerbahçe hisselerinin güne %10luk bir artışla başladığı gördüm.Birkaç dakika sonra ekrana spor endeksini getirdiler ve yanlış gördüğümü düşündüğüm oranın doğru olduğu anladım.Biraz şaşırmıştım çünkü hakkında bir soruşturma olan ve Federasyon tarafından hakkında karar açıklayacağı bir kulübün hisselerinin artması çok dikkat çekiciydi.O gün kulüp hakkında bir belirsizlik varken bu kadar keskin bir artışın olması beni düşündürmedi değil.Federasyon'un basın toplantısı için belirlemiş olduğu 17.30 a yakın saaatlerde bir kez daha hisselere baktım.Artış %10 ile kalmamış %20 gibi inanılmaz bir artışla günü kapatmıştı.Borsa kapandı ve Federasyon kararını açıkladı.Fenerbahçe küme düşürülmedi.

Federasyon kararını açıkladıktan sonra kendime şunu sordum.Acaba Fenerbahçe'nin küme düşürülmeyeceği daha önceden sızdırıldı mı?Çünkü belirsizliğin hakim olduğu bir ortamda bu kadar keskin bir artış beklenmez.Eğer böyle bir artış olmuşsa şüphe ile bakılır.Ben de hisseleri takip etmeye başladım.dün hafif bir artış gözlemdi.Bugün ise ilk seansı %6lık bir kayıpla kapattı.Pazartesi günü %20lik artıştan sonra bugün gelen %6lık düşüş gerçekten izlenilmesi, incelenmesi bir durum.

Resimdeki grafiğe bakacak olursak sürekli düşen hisseler 10 Ağustostan itibaren yükselişe geçmiş.Bu tarih tam da Federasyon Başkanı'nın kararımızı pazartesi ya da çarşamba açıklayacağız dediği günlere denk geliyor.Federasyon Başkanı'nın açıklaması, hisselerin yükselmesi, hissenin karar gününde keskin artışı ve bugün hisselerde satışı olması...Bu kadar tesadüf olur mu bilemem ama incelenmesi gereken bir durum olduğu çok açık.

Not:Resimdeki ilk nokta 10 Ağustosa ait.Diğer noktalar da sırasıyla 11 Ağustos, 12 Ağustos ve 15 Ağustosa aittir.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Şu An İçin Doğru Karar Olabilir Ama...



Federasyon beklenen kararını açıkladı ve karar iddianameyi beklemek oldu.Gerekçe olarak da savunmaların gizlilikten doalyı alınamaması.Eğer bir karar verecekseniz eğer suçlunan insanlar kesin olarak suçlu olsalar da haklarında karar vermeden önce mutlaka savunmalarını almanız gerekir.Bu çerçevede soruşturma üzerinde gizlilik kararı varken Federasyon'un şüphelilerin savunmalarını almadan haklarında karar veremez.O yüzden gizlilik kararının kalkmasını yani iddianamenin kabul edilmesini bekleyecek Federasyon.bu konuda kimse Federasyon'a kızamaz.Süreci yavaş işletiyor, topu taca atıyor diyebilirsiniz ama şüphelilerin ifadesini almadan karar vermesini bekleyemezsiniz.

Peki bundan sonra ne olack?Lig aynen devam edecek.Takımlarımız Avrupa'da yoluna devam edecek.Burada herkes hemfikir.Ama şunu unutmayalım.Eğer iddianame sezon ortasında kabul edilir ve isnat edilen suçlar
gerçekten vahim ise o zaman Federasyon adı geçen kulüpleri bir alt lige düşürmek zorunda.Sezon sonuna kadar bekleyemez.Federasyon'un bunu göz önünde bulundurması gerekiyor.Federasyon bugün için doğru bir kara almış olabilir ama ileride bu karar başına iş açabilir.Eğer iddianame sezon ortasında kabul edilir ve gerçekten durum vahim ise bakalım Federasyon'a sezon sonunda karar ver diye baskı yapan kulüplerin
dediği mi  olacak yoksa bir an önce temizlik yapılsın diyenlerin dediği mi olacak.Hep beraber göreceğiz.

Fenerbahçe özünde sadece şunu söylemek istiyorum.Sezon içerisinde acaba ne kadar verilecek düşüncesiyle futbol oynamak zor olacaktır.Fenerbahçe için hiç de iyi olmadı maalesef.Bugünü kurtarmış olabiliriz ama ya gelecek ne olacak.Şu an için gelecek ucunda ışık görülmeyen bir tünel gibi.

14 Ağustos 2011 Pazar

Haber Yaparken İki Kere Düşünün



Hani demişler ya "Düşenin dostu olmaz."Hakikaten öyle.3 Temmuzda başlayan soruşturma ile birlikte Fenerbahçe bu süreçte o kadar yıpratıldı ki.Yalan yanlış haberlerle Fenerbahçe'ye o kadar saldırı oluyor ki.Bunun nedeni ne diye düşündüğümüzde gerçekten bir cevap bulamıyorum.Fenerbahçe'ye karşı biriktirilen bir kinin sonucu mu bilemiyorum.Bir gazete olarak bir takımın üstüne gidip onun aleyhine haberler yapabilirsiniz.Bu yönde ağırlık verebilirsiniz.Ama geçmiş fotoğrafları kullanıp bazı oyuncuları zor durumda bırakarak takımdan ayrılmalarına çabalayamazsınız.Bu kadar da olmaz.Bu kadar ileri gidilmez.Benim bildiğim gazeteci yaptığı haber öncesinde detaylıa araştırma yapar, daha sonra haberini yayınlar.Eğer tüm çabasına rağmen haber yanlış çıkarsa da özür dilemesini de bilir.Lütfen Fenerbahçe ile uğraşmayı bırakın.Eğer elinizde Fenerbahçe'nin aleyhine olan bilgiler kullanın ama eğer yoksa hiç birşey yapmayın.

12 Ağustos 2011 Cuma

Kararlar 1 Hafta İçinde Açıklanıyor



3 Temmuz'da başlayan şike soruşturması serüveninde soruşturmanın idari kısmının sonunda gelmek üzereyiz.Federasyon başkanı Mehmet Ali Aydınlar kişiler ve kulüpler ile ilgili kararların önümüzddeki hafta açıklanacağını söyledi.Bazı gazetelere göre bu tarih 15 Ağustos kimilerine göre 22 Ağustos.Tarih tam olarak belli değil ama karar 1 hafta içinde açıklanacağını bekleyebiliriz.Açıklanacak ceza küme düşürme olabilir, puan silme olabilir ya da hiç ceza verilmeyebilir.O çok önemli değil.Önemli olan doğru veya yanlış bir kararın açıklanması.Türk futbolundaki bu kara bulutun bir an önce dağılmasını sağlamak.Açıklanan karar elbette herkesi memnun etmeyecek ama en azından doğruya yakın biir kara verilsin.Pazartesinden itibaren artık bekleme moduna geçiyoruz.Her şeye hazırlıklı olalım.

5 Ağustos 2011 Cuma

Türk Futbolu'nda Kaos ( Alex'in Yazısıdır)

Süphesiz 2010-2011 sezonu kariyerimdeki en zor sezon oldu. Takim olarak korkunc kotu bir baslangic yaptik ve ben de kulup
icerisinde dahil cok konusulup sorusturuldum. O durum beni cok rahatsiz ediyordu . Kulupte alti sezon gecirmistim ve bir kez daha degerimi kanitlamak zorundaydim.

Bu bireysel durum, Bursa sehrinde oynayacak oldugumuz Bursaspor macindan once olumlu anlamda degismeye basladi. Hocamiz Aykut Kocaman ile olagan konusmalarimizdan daha uzun sureli ve farkli bir konusma yaptik ve bu mactan itibaren bu durum benim adima olumlu olarak gelismeye basladi. Takim olarak sorunlarimizi cözmeye Kadikoy'de aldigimiz Trabzon galibiyeti ile basladik.

Cok sert maclar oynadik, zorluk derecesi cok yuksek maclari kazandik ve ikinci yarida Trabzonspor'un verimliliginin dusmesini bekledik. Unutulmaz maçlar oynadik. 20 dakikada kopardigimiz Trabzonspor maçi, deplasmanda oynadigimiz Besiktas maci, son dakikalarda galibiyete ulastigimiz deplasmandaki Galatasaray derbisi, son saniyede kazandigimiz Gaziantepspor maçi, Lugano'nun golu ile kazandigimiz Karabukspor maci, fantastik bir geri donusle kazandigimiz Bucaspor maçi ve son saniyelerine kadar hicbirseyin garanti olmadigi Sivasspor maçi unutulmazdı. Prim kazandik, prestij kazandik, ve sahada UEFA Sampiyonlar Ligi'ndeki yerimizi kazandik. Taraftarimizla birlikte cok kutlamalar yaptik cunku bunu gerçekten hakettik.

Tatile çiktim , ailemle birlikte dinlendim ve ilk idman haftasinda , savcilik tarafindan yurutulen sorusturma basladi. Sorusturma hakkinda hicbir zaman konusmadim ve konusmayacagim. Cunku benim konusacagim konu degil. Boyle birsey yapmam cunku herseyden once ben bir futbolcuyum. Kulup yoneticileri ile pazarliklar yada politika hakkinda konusmam. Sadece futbol hakkinda konusurum!!!

Fakat futbol sahasi sinirlari icinde oynanan futbol hakkinda konusmayi seviyorum. Futbol kulislerinin icerisinde hicbir zaman bulunmadim, hicbir zaman bu sekilde kendimi kirletmeyecegim gibi, bu olaylardan nefret ederim. Ben futbol oynayip, saha icerisindeki sikintilari cozmek uzere yetistirildim. Kazanarak, kaybederek ama herzaman futbolun taleplerine saygi duyarak hareket ederim.

Ligin baslangic tarihinin 5 Agustos'tan 9 Eylul'e ertelenmesinden sonra ailemle birlikte kafamizi dinlemek ve hergun medyada çikan birbiriyle uyumsuz bilgi kirliligi uzaklasmak amaciyla Turkiye disina ciktik.

Futbol hakkinda haberler gormeye aliskinim fakat maalesef son bir ay icerisinde futboldan konusulmuyor.

Surpriz, uzuntu ve ozellikle de ofkeyi ben Istanbula dondukten sonra daha fazla yasadim. Bir gazetede ismimin savci tarafindan yurutulen bu sorusturmanin icine katildigi yonundeki haberi gordum. Evet Benim katilimim etkili oldu ama benim katilimim saha icerisinde oldu.

Deli gibi calistim , zamanimdan fedakarlik ettim, agrilarla oynadim , limitime kadar zorladim ve bu yuzden 28 tane gol attim ve birsuru gol pasinda pay sahibiydim. Ben bunlari yaparken takim arkadaslarimin da aynisini yaptigini gordum. Hukuka aykiri hicbir durumun icerisinde ismimin gecmesine izin vermem, vermeyecegim.
Benim ismim ve karakterim , ortaya atilan bu aptal guvensizlik ortaminin ustundedir. Eger herhangi bir kisi, bu saha disi olaylara katildigima dair bir virgul bile kanitlarsa, futboldan butun kazandiklarimi geri veririm ve ayni anda futbolu birakirim. Turkiye Futbol Fedarasyonu'nun kararinin beklentisi icerisindeyim ve ayni zamanda Turk Futbolu'nun ileriye gitmesinin destekcisiyim.

Kucak dolusu sevgiiler, gorusmek uzere.

Alex de Souza

Kaptanımız şike soruşturmasında adının geçmesinden dolayı üzüntüsünü belirterek eğer kendisi hakkındaki iddilar ispatlanırsa futbolu bırakacağını söylüyor.Gerçekten Alex'in adının geçmesi bizleri de üzmüş bulunuyor.Bu sürecin bir an önce sonlanmasını diliyorum.Daha fazla insan zan altında bırakılmadan...

Yönetim "Hadi Bana Eyvallah" Diyemez



"Federasyonun bu yapıcı tutum ve Türk futbolunu daha iyi yerlere getirme çabasında kurumlarla şahısları birbirinden ayırması için, hareket kabiliyeti ve etkin sağlıklı karar alma yetisini kaybetmiş olan Fenerbahçe yönetiminin de derhal istifa ederek federasyona ve kamuoyuna bu doğrultuda bir mesaj vermesi, Fenerbahçe'nin önünü açması, hızla Fenerbahçe'yi olağanüstü genel kurula götürmesi gerekmektedir. İstifa, suçu kabullenmek değildir. Bilakis kendinden emin olanların cesaret edebileceği, onurlu ve erdemli bir davranış biçimidir. Hepimizin arzusu olan yargıdaki aklanmadan sonra Fenerbahçelilerin başları üzerinde yerleri vardır. Bugün geldiğimiz noktada Fenerbahçe'nin ali menfaatleri söz konusudur. Seçim sürecinde de kişisel çıkarların kesinlikle bir kenara bırakılarak, kırgınlıkları unutarak ve tek vücut olarak herkesin üzerinde mutabakat sağlayacağı bir adayla seçime gitmeli ve Fenerbahçe hızla normale dönerek kaldığı yerden devam etmelidir. Bu aşamada benim hiçbir şahsi beklenti içinde olmadan bu açıklamaları yaptığımın kamuoyunca bilinmesini isterim."

Hakan Bilal Kutlualp

Aziz Yıldırım ile arası açık olan isimlerden Haka Bilal Kutlualp.Fenerbahçe'nin şu anki durumu hakkında bir basın açıklaması yapmış.Açıklamasını beğenirsiniz beğenmezsiniz orasını bilemem ama ben açıklama ile ilgili yukarıdaki bölüme itiraz ediyorum.Hakan Bilal Kutlualp bu süreçte kulübün daha fazla zarar görmemesi için yönetimin istifa etmesi yönünde fikir beyan etmiş ve ortak bir adayla seçime gidilmeli demiş.Seçim yapılması konusunda kesinlikle katılmıyorum.Çünkü eğer Fenerbahçe aklanırsa zaten hiç bir şey olmamış gibi görevlerine devam ederler.Yok eğer tutuklu olan başkanımız ve yöneticilerimiz suçlu bulunurlarsa o zaman yönetim görevini bırakmamalı bilakis görevinde kalarak Fenerbahçe'nin düşeceği ekonomik buhrandan çıkarmaya çalışmalıdır.Yani kulübü bırakıp gelsin biri kurtarsın demek kabul edilebilir birşey değil.Öyle bir durum olursa benim yönetimden beklediğim görevinde kalıp beklenen zor günlerde Fenerbahçe'yi idare etmesidir.Kısacası yönetimin hadi bana eyvallah deme şansı, hakkı yoktur.Benim düşüncem bu şekildedir.

4 Ağustos 2011 Perşembe

Şüpheli Avukatları da Klasörleri İnceleyebilecek



Şike soruşturması kapsamında TFF'ye gönderilen klasörler tartışma yaratmıştı.Nasıl olur da avukatlar bu klasörlere bakamazken Federasyon'a bu klasörler verilir diye.Artık bu klasörleri ve içindeki belgeleri şüpheli avukatıları da görebilecek.Adliyede avukatlar bu klasörleri inceleyebilecekler ve savunmalarını ona göre yapabilecekler.Savunma hakkının olduğunu unutmayarak şüpheli avukatlarına böyle bir imkan verilmesi sevindirici.Ama şunu da belirtiyim.Hala soruşturma üzerindeki gizlilik devam ediyor.

Gizliliği İhlal Ettim mi?



Dün arkadaşımla konuşuyordum.Arkadaşım bana şike soruşturması ile ilgili bir şeyler söylüyordu.Şaka yoluyla benimle dalga geçiyordu.Kendisi Galatasaraylı bunu belirtiyim.Ben de merak etme yakında Galatasaray'a sıra gelir dedim.Bu alfları hatırlatırım dedim.Ertesi sabah yani bu sabah 5. dalga geldi.Şimdi ben Galatasaray'a sıra gelir diyerek soruşturmanın gizliliğini ihlal etmiş oluyor muyum?Çok merak ediyorum.Sonra arkadaşım benim hakkımda suç duyurusunda bulunmasın :) Buradan o arkadaşıma selamlarımı yolluyorum.Bir ara tekrar konuşalım bu şike soruşturmasını :)

Şike Soruşturması Galatasaray'a Sıçradı



Anlaşılan o ki şike soruşturması her takıma bulaşacak.Herkes eteğindeki taşları dökerse bu soruşturmanın değmeyeceği takım kalmayacak.Bugün de bu soruşturma Galatarasay'a sıçradı.2005-2006 sezonunda oynanan ve Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kaybettiği Denizlispor maçı ilgili olduğu söyleniyor.Galatasaray'ın Denizlispr'a teşvik primi verdiği iddiası var.Bunun dışında 2005-2006 sezonu baştan sona incelendiği haberleri de var.Tam olarak hangi maçlarla ilgili soruşturma yapılıyor bilmiyoruz ama şu bir gerçek ki soruşturma 2005-2006 sezonu ile ilgili.

Bu sürece Galatasaray'ın da eklenmesiyle iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı.Bakalım soruşturma sonucunda TFF ne karar verecek?Eğer Galatasaray o sezon sadece teşvik primi vermişse ceza almadan kurtulacak.Çünkü o sezona ait yönetmelikte teşvik suç kabul edilmiyor.Ama Galatasaray teşvikin yanında şike de yapmışsa o zaman küme düşürülecek.Eğer bu iddiaları kanıtlayacak belgeler bulunursa ancak bu soruların cevaplarını bulabileceğiz.O yüzden beklemek gerekiyor.Bence TFF ligleri biraz daha ertelesin.Çünkü her gün yeni bir şey çıkıyor ve bu şartlar altında başlayacak bir lig sağlıklı olmaz.

Bu arada bu yazıyı yazarken TT Arena, Florya ve Bülent Tulun'un evinden sonra Adnan Polat'ın ofisinde de aramalar yapıldığı haberi duyuruldu.Ayrıca Adnan Polat'ın ifadesine başvurulacakmış.

28 Temmuz 2011 Perşembe

Shakhtar Maçının Faturası 2 Maç



Fenerbahçe - Shakhtar maçında çıkan olaylar hakkındaki düşüncelerim belli.Kulübe sahip çıkmak adına yapılan bu tür hareketler kulübe daha çok zarar vereceğini söylemiştim.Fenerbahçe ağır cezalar alabilir demiştir.Dediğim oldu ve Fenerbahçe 2 maç seyircisiz oynama cezası aldı.Ne demek bu?Federasyon'un kararı ne olursa olsun kulübümün yanında olmam gereken ilk maçta yanında olamayacağım.Küme düştüğünde yanındayım mesajı veremeyeceğim.Ceza almadığı zaman haklılığımı haykıra haykıra söyleyemeyeceğim.Peki ne nedenden dolayı takımımın yanında olamayacağım?Kendine vazife çıkararak kulübünü seven ve sahip çıkacak tek kişi sanan birileri yüzünden...Onlar yüzünden ben sesimi duyuramayacağım.Olası ceza sonrası başınızı eğmeyin, ben yanınızdayım diyemeyeceğim.Gerçekten sahaya giren arkadaşları kutluyorum.Aziz Yıldırım'a gösterdiğiniz desteği biraz da Fenerbahçe'ye gösterseydiniz.Yazık gerçekten...

Bu arada polis sahaya girenleri yavaş yavaş tespit etmeye başladı.Yanılmıyorsam 4 kişi gözaltına alınmış.Arkası gelir diye düşünüyorum.Belki arkadaşlar sahaya girerek gözaltına alınıp Aziz Yıldırım'a olan desteklerini içeride de göstermek istemiş olabilirler.Bu kafadaki insanlardan beklerim açıkcası.

23 Temmuz 2011 Cumartesi

Fenerbahçe'ye Böyle Sahip Çıkılmaz



Şike soruşturmasından dolayı gergin olabiliriz.Bu soruşturma sürecinde bazı basın organlarında canımızı sıkacak haberler çıkmış olabilir.Bu haberler kızıp protesto yapmak isteyebiliriz.Sesimizi duyurmak açısından bu maç mantıklı bir seçim olabilir.Ama öyle bir şey yaptık ki Fenerbahçe'yi koruyalım, yalnız olmadığını gösterelim derken zarar veren isimler arasında kendimizi de ekledik.Gerçekten merak ediyorum sahayı istila edenler ne düşünerek bunu yaptılar?Amaçları Fenerbahçe'yi soruşturma süresince yalnız bırakmamak ve her zaman arkasında olduğu göstermek ise yaptıkları kendilerini yalanlar nitelikte maalesef.Sahaya girenler Fenerbahçe'nin yanında olduklarını göstermediler, Onlar Aziz Yıldırım'ın yanındayız, arkansındayız mesajını verdiler.Bu maçta verilmesi gerekn mesaj bu muydu yoksa her ne olursa olsun biz Fenerbahçeliyiz mi idi.

Diğer talihsiz olay ise basına karşı alınan hal ve tavır idi.Beni üzen görüntülerden biri sahanın kenarında maç içerisinden güzel kareler yakalamaya çalışan insanlara saldırması.En masum olan insanlara bile artık tahamülümüz kalmadıysa o zaman bırakalım futbolu.Çünkü benim bildiğim futbol bu değil.Bir gazeteye kızmış oalbilirsin ama gidip o gazetenin masum çalışanlarına saldıramazsın.Göstereceğin tepki sadece o  gazeteyi almamak ve takip etmemekle sınırlıdır.Saldırmak, stada almamak ve stattan kovmak hiçbir şekilde kabul edilemez.Unutmayın ki o basın orada olduğu sürece sizler sesinizi herkese duyarabilirsiniz.Basını kendinizden uzaklaştırdığınız her dakika haklı haykırışlarınızı duyarma şansınız giderek azalır.O yüzden ne yaptığımıza bir bakalım.Sonradan pişman olacağımız şeyler yapmayalım.Yapacağımız her yanlış hareket kulübümüze ceza olarak dönecektir.Lütfen herkesi sağduyuya çağırıyorum.Sesimizi şiddete başvurmadan duyuralım.

21 Temmuz 2011 Perşembe

Fenerbahçe Küme Düşürülsün Şampiyonluk Trabzonspor'a Verilsin

Şimdi bir Fenerlinin bu başlığı neden kullandığını sorabilirsiniz.Nedeni Trabzonspor'un açıklaması üzerine yazmış olduğum 2 gün önceki yazı...Bu yazıyı yazdıktan sonra bazı taraftarlardan  mı desek holiganlardan mı desek bilmiyorum ama birilerinden ağır ifadeler içeren yorumlar geldi.Aslında ağır ifade demek yanlış olur resmen içinde biriktirdiklerini kusmuş.Ne ailem kalmış ne şerefim kalmış ne de haysiyetim.Çok merak ettim acaba ne yazdım da bazı akıldan, mantıktan yoksun bu insanları kusmaya teşvik ettim.Özet olarak şunu demişim.Herkes ne söylediğine dikkat etmeli...Burada bir yanlışlık göremiyorum.Aziz Yıldırım tutuklandığında şampiyonluğu bize verin diyenlerin başkanı da gözaltına alında ve tutuksuz yarıgılanıyor.Trabzonspor ile ilgili iddialar varken sanki hiçbir şey yokmuş gibi, kendileri sanki şüpheli değilmiş gibi davranmaları çok komik bir görüntü oluşturuyor.

Şimdi mantıktan, akıldan yoksun holiganlara, 17 de 16 yı araştırın diyerek kendi takımlarını da zan altında bıraktığının farkında olmayan bana küfürler yağdıran akıldan yoksunlara onları rahatlatacak bir şeyler söylemek istiyorum.

1-Federasyon acilen karar vermeli ve Fenerbahçe suçlu olsa da olmasa da küme düşürülmeli.
2-Fenerbahçe'nin küme düşürülmesi sebebiyle şampiyonluk başkanı tutuksuz yargılanan Trabzonspor'a verilmeli.
3-Aziz Yıldırım'ın ekonomik anlamda büyüttüğü Fenerbahçe'yi küçülmesi yolunda adımlar atılmalı ve maddi cezalar verilerek kulübün ekonomisi zayıflatılması
4-Fenerbahçe'nin mevcut kadrosunda bulunan tüm oyuncular takımdan ayrılmalı
5-Fenerbahçe'den ayrılan yabancılar Trabzonspor'a yönlendirilmeli.Yabancıların transferi için maddi destekte bulunulmalı
6-Fenerbahçe'den ayrılan yabancıların Trabzonspor'a transferi konusunda yardımcı olunsun dedim ama öyle bir kadro kurulmalı ki Trabzonspor ne ilk devrede ne de ikinci devrede 17 de 16 yapmamalı
7-Eğer olur da 17 de 16 yaparsa hemen şikeci damgası vurulmamalı, oyuncuların emeği göz ardı edilmemeli.

Şimdilik aklıma gelen bunlar.Umarım bana küfürler yağdıran akıldan, mantıktan yoksun holiganları memnun etmiştir.Dilerim delice taptıkları Trabzonsporları başarılı olur ve takımın başındaki Sayın Şenol Güneş hak ettiği değeri görür.Daha ne diyeyim ki.Bakın duymak istediğiniz her şeyi söylüyorum.Şimdi buna ne cevap vereceksiniz?Yine küfür mü edeceksiniz yoksa bu yazdıklarımı gerçekten istediğimi sanıp teşekkür mü edeceksiniz?Hadi cevabınızı bekliyorum.