tff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19 Şubat 2012 Pazar
Etik Kavramı Yok Sayılıyor
Pazarlıkların tavan yaptığı TFF Başkanlık seçiminde son haber Yıldırım Demirören'den geldi.Başkanlığa gönlü olduğunu bildiğimiz Yıldırım Demirören'in gerekli desteği aldığı takdirde başkanlık koltuğuna oturacağını düşünüyorum.Her birey gibi Yıldırım Demirören'in de başkan olma hakkı vardır ama şike soruşturmasında adı geçen bir takımın başkanı aday olursa o noktada etik kavramı üzerinde konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.Umarım aday olmaz ama öyle gözüküyor ki pazarlıklar sonucunda en güçlü aday Yıldırım Demirören gibi gözüküyor.
30 Ocak 2012 Pazartesi
Bizimle Dalga mı Geçiyorsunuz?
''Kulüpler Birliği Vakfı üyesi olan Spor Toto Süper Lig kulüplerinin büyük çoğunluğu olarak, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu'nun içinde bulunduğumuz bu hassas dönemde görevlerine devam etmelerinin, Türk futbolunun istikbali açısından çok zaruri olduğunu ve bu hususta her türlü desteğimizin mevcudiyetini kamu oyunun bilgilerine arz ederiz.''
Hakikaten birileri bizimle fena dalga geçiyor ama farkında değiliz.Birgün başka yüzlerini gösteriyorlar, diğer gün başka yüzleri ile karşımıza çıkıyorlar.Genel Kurul'da Yıldırım Demirören seçim dedi, ama bugün kulüpler birliği yola devam edilmesini söyledi.Kime, hangi açıklamaya inanacağımızı veya itibar edebileceğimizi bilmiyorum.Şunu kesin olarak öğrendik.Kriz yönetimi böyle yapılmaz.
26 Ocak 2012 Perşembe
Genel Kurul Sonucunda 58. Madde Değişmedi
58. Maddeye dokunulmadı.Verilen önerge delegeler tarafından reddedildi.Aslında dokunmak istediler ama nasıl bir pazarlıklar dönüyorsa bunu yapamadılar.Yapamayınca birbirlerine düştüler.Federasyon tarafına gelirsek Mehmet Ali Aydınlar konuşmasında istifa sinyalleri verdi ki büyük ihtimalle istifa edecek.Beklentiler bu yönde.Eğer Mehmet Ali Aydınlar istifa ederse seçim 3 ay içinde yapılacak ve yeni bir isim gelmesi muhtemel.Federasyon yönetimi değişince diğer kurul üyeleri değişecek.Etik Kurulu yeniden rapor hazırlayacak.PFDK değişecek.Kısacası bugün bir çözüm bulalım derken iyice içinden çıkılmaz bir duruma dönüştürdüler.Bundan sonra daha da zorlu günler bekliyor Türk Futbolunu.Tabi ortada futbol diye bir şey kalmışsa.
11 Ocak 2012 Çarşamba
Bakan Çalışmasındaki İnceliği Anlatabilir mi?
Bu kaos ortamı ne zaman sona erecek sorusunun cavbı hiçbir zaman olma yolunda.Ne zaman ortam sakinleşse birisi açıklama yapıyor ve sonrasında herkes birbirine laf yetiştirme derdine giriyor.Bu sefer konu ile ilgili açıklama yapan Türkiye Cumhuriyeti'nin Bakanı.Trabzon milletvekili olmasından dolayı ülkenin bakanı olduğunu bir an unutup kendilerince haklı olduklarını düşündükleri bir konuda ince hesaplar yapılarak gerekli adımların atıldığını söyledi.Bakan bir an için bulunduğu ortamın azizliğine uğramış ve böyle bir açıklama yapmış diye düşünüyorum ya da düşünmek istiyorum.Çünkü öbir türlü ortada bir şey yokken şike diye bir şey çıkarıp kupayı Trabzon'a getirmek gibi bir hedef...Bakanın bu açıklaması Trabzonsporluları oldukça üzmüştür.Çünkü haklı olduklarını düşündükleri bir davayı baltalamıştır bu açıklama.Bu saatten sonra bu iddialar gerçek gibi görünse dahil hiçbir Fenerbahçeli inanmayacaktır.O yüzden bakan ne demek istediğini en "ince" ayrıntısına kadar açıklamak zorunda.Aslında olayların bu noktaya kadar gelmesinin sorumlusu bir türlü öyle ya da böyle karar veremeyen TFF diye düşünüyorum.Tamam gelir gelmez kucaklarında bir bomba buldular ama böyle kriz yönetimi de olmaz ki.Yönetici olmalarına rağmen bu denli başarısız olmaları son derece şaşırtıcı.Ya da gerçekten krizi iyi yönetiyorlar da biz daha farkında değiliz...
Not:Fotoğraf Yiğit Yılmaz'dan alınmıştır.
3 Ocak 2012 Salı
58.Madde'ye Dokunulsun mu?
3 Temmuz'dan beri o kadar şey oluyor ve konuşuluyor ki akıl sağlığımızı bozacak cinsten.Takip etmeye çalışıyorum olmuyor, takip etmekten vazgeçiyorum.Bu sefer de kritik kararların çıkabileceği fısıltısı yayılıyor.Tekrar yakın takip başlıyor.Şu anın konusu 58. madde...Değiştirilsin mi aynı mı kalsın tartışmasına fazla girmeyeceğim.Sadece bu madde ile ilgili olarak neler yapılabilir onları ortaya koyacağım.
- 58.Madde Değiştirilmez
- 58.Madde Değiştirilir
Şike-->Küme düşme+puan silme
Şikeye teşebbüs-->Puan silme
Teşvik--->Puan silme
Teşvike teşebbüs--->Para cezası
Kabul edilebilir bir ceza sistemi olarak gözüküyor.Aslında 58.Madde değiştirilsin diyenler cezaların bu şekilde olmasını istiyorlar bana göre.O yüzden Orduspor'un bu taslağı kabul edilebilir.
- 58.Maddedeki Küme Düşme Cezası Kaldırılır
TFF 26 Ocak'ta Gener Kurul'u çağırdı ve büyük olasılıkla kurulda 58.Madde'nin geleceği konuşulacak.Benim beklentim 58.Madde'nin küme düşme cezası kalmak şartıyla değişeceği yönünde.Bir sürpriz olur da küme düşme cezası kalkarsa işye o zaman asıl kaos başlar ve kamuoyunu kimse ikna edemez.Bir de şöyle bir saçma bir dedikodu dolaşıyor.58.Madde bu sezon uygulanmasın.Böyle bir saçmalık olur mu?Bakalım Genel Kurul'dan ne karar çıkacak?Umarım bizi daha fazla bataklığa batıracak bir karar çıkmaz.
Son olarak siz ne düşünüyorsunuz?Düşüncelerinizi paylaşırsanız sevinirim.Orta yol bulmak gerekiyor bu tür konularda.
17 Kasım 2011 Perşembe
Mide Bulandırıcı
"Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor kulüplerinin, 2011-2012 sezonunda birbirleriyle yapacakları tüm müsabakalarda, deplasman takım taraftarları alınmayacak.4 kulübün de "misafir seyirci alınmaması" kararı ile ilgili mutabakat içinde olduğu, Kulüpler Birliği Vakfı tarafından Türkiye Futbol Federasyonu'na iletildi.Kulüpler tarafından alınan bu kararı kamuoyu ile paylaşırız."
Etiketler:
beşiktaş,
fenerbahçe,
galatasaray,
tff,
trabzonspor
24 Ekim 2011 Pazartesi
UEFA Sıkıştırmaya Devam Ediyor
Fenerbahçe Spor Kulübü Ekim ayı olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda Nihat Özdemir ilginç bir şey söyledi."Hem UEFA hem federasyon hem de kulüpler bazında hukuki çabalarımız sürüyor. Gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılmasını kendimize duyduğumuz güvenle bekliyoruz. TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın da Türk futbolunun haklarını uluslararası platformlarda savunacağını konusunda güvenimiz tanımdır."
Temmuz ayından beri birbirleri hakkında hiç de iyi şeyler söylemeyen TFF ve Fenerbahçe'nin birlik olup Fenerbahçe'nin hakkını savunmalarını ileri sürüyor Nihat Özdemir.Bu cümleyi duyduktan sonra acaba benim bilmediğim bir şey mi ortaya çıktı da Nihat Özdemir TFF'nin desteğini istiyor diye düşünmeye başladım.Eğer yeni bir olay olmadıysa bu çıkış çok gereksiz olacaktı.
Nihat Özdemir'in bu sözlerini okuduktan sonra goal.com sitesinde bir habere rastladım.O haberde Platin'inin TFF'ye mektup yolladığı ve o mektupta ya üç takımı düşürün ya da Euro 2012'i unutun şeklinde bir mesajın olduğu söyleniyordu.Yani Platini Hırvatistan maçına kadar cezaların verilmesini istemiş.Tabi varsa ceza...Daha bilmiyoruz.
Anlam veremediğim Nihat Özdemir'in sözlerinin üstüne bir de bu haberi okuduktan sonra benim için bazı şeyler belirginleşmiş gibiydi.Nihat Özdemir'in çıkışının altında büyük altında şu yatıyordu.Fenerbahçe yönetimi var mı yok mu kesin olarak bilemediğimiz mektubun TFF'ye gönderildiğini öğrenmiş.Mektupta UEFA'nın tehditini anlamış ve bu noktada TFF'yi yanına çekmek için bir hamle yapmak istemiş ve Nihat Özdemir de bu çıkışı yapmaya karar vermiş.Çünkü Nihat Özdemir biliyor ki Kasım ayında hiçbir karar verilemiyecek ve bu yüzden UEFA'nın sıkıştırdığı TFF bir destekçi arayışına girecek ve bu noktada o destekçi olarak Fenerbahçe ortaya çıkacak.
Sonuç alınırmı alınmaz mı bilinmez ama Fenerbahçe yönetimi tarafından iyi düşünülmüş bir hamle.Nihat Özdemir'in çıkışını sadece olası alınacak cezayı hafifletmeye yönelik olduğu düşünülebilir.Doğrudur da ama bunu canım cicim diyerek değil zor durumda bırakılan TFF'Ye destekçi olarak Fenerbahçe'yi zararsız atlatmaya çalışıyor.
UEFA'nın ilk tehdidinde korkarak UEFA'nın isteğini yerine getiren TFF bakalım ya düşür ya da Euro 2012'yi unut restini görecek mi?Aslında ne olacağı üç aşağı beş yukarı belli.Eğer iddianame 11 Kasıma kadar açıklanmazsa TFF hiçbirşey yapamaz.Yok savcı iddianamesini 11 Kasım öncesine yetiştirirse o zaman işte TFF'yi zor günler bekliyor.Olası durumdan lehine ne kopartırsam kardır düşüncesiyle Fenerbahçe de işin içine girmeye çalışıyor.Ama karar mekanizması belli.
1-Savcı iddianameyi hazırlar
2-UEFA tehditler savurur
3-TFF korkar ve istekleri yerine getirir
4-Fenerbahçe'nin de boynu kıldan ince
Temmuz ayından beri birbirleri hakkında hiç de iyi şeyler söylemeyen TFF ve Fenerbahçe'nin birlik olup Fenerbahçe'nin hakkını savunmalarını ileri sürüyor Nihat Özdemir.Bu cümleyi duyduktan sonra acaba benim bilmediğim bir şey mi ortaya çıktı da Nihat Özdemir TFF'nin desteğini istiyor diye düşünmeye başladım.Eğer yeni bir olay olmadıysa bu çıkış çok gereksiz olacaktı.
Nihat Özdemir'in bu sözlerini okuduktan sonra goal.com sitesinde bir habere rastladım.O haberde Platin'inin TFF'ye mektup yolladığı ve o mektupta ya üç takımı düşürün ya da Euro 2012'i unutun şeklinde bir mesajın olduğu söyleniyordu.Yani Platini Hırvatistan maçına kadar cezaların verilmesini istemiş.Tabi varsa ceza...Daha bilmiyoruz.
Anlam veremediğim Nihat Özdemir'in sözlerinin üstüne bir de bu haberi okuduktan sonra benim için bazı şeyler belirginleşmiş gibiydi.Nihat Özdemir'in çıkışının altında büyük altında şu yatıyordu.Fenerbahçe yönetimi var mı yok mu kesin olarak bilemediğimiz mektubun TFF'ye gönderildiğini öğrenmiş.Mektupta UEFA'nın tehditini anlamış ve bu noktada TFF'yi yanına çekmek için bir hamle yapmak istemiş ve Nihat Özdemir de bu çıkışı yapmaya karar vermiş.Çünkü Nihat Özdemir biliyor ki Kasım ayında hiçbir karar verilemiyecek ve bu yüzden UEFA'nın sıkıştırdığı TFF bir destekçi arayışına girecek ve bu noktada o destekçi olarak Fenerbahçe ortaya çıkacak.
Sonuç alınırmı alınmaz mı bilinmez ama Fenerbahçe yönetimi tarafından iyi düşünülmüş bir hamle.Nihat Özdemir'in çıkışını sadece olası alınacak cezayı hafifletmeye yönelik olduğu düşünülebilir.Doğrudur da ama bunu canım cicim diyerek değil zor durumda bırakılan TFF'Ye destekçi olarak Fenerbahçe'yi zararsız atlatmaya çalışıyor.
UEFA'nın ilk tehdidinde korkarak UEFA'nın isteğini yerine getiren TFF bakalım ya düşür ya da Euro 2012'yi unut restini görecek mi?Aslında ne olacağı üç aşağı beş yukarı belli.Eğer iddianame 11 Kasıma kadar açıklanmazsa TFF hiçbirşey yapamaz.Yok savcı iddianamesini 11 Kasım öncesine yetiştirirse o zaman işte TFF'yi zor günler bekliyor.Olası durumdan lehine ne kopartırsam kardır düşüncesiyle Fenerbahçe de işin içine girmeye çalışıyor.Ama karar mekanizması belli.
1-Savcı iddianameyi hazırlar
2-UEFA tehditler savurur
3-TFF korkar ve istekleri yerine getirir
4-Fenerbahçe'nin de boynu kıldan ince
25 Ağustos 2011 Perşembe
TFF&UEFA İşbirliği
UEFA'nın baskısıyla, tehditiyle alınmış olan karardan sonra ortalık toz duman altında.Aykut Kocaman'ın istifa ettiği, Nihat Özdemir'in görevini bırakacağı söyleniyor.Bu kararların açıkcası olayın sıcaklığıyla alındığını düşünüyorum.O yüzden bu kararlar sonrasında geri çekilebilir.Herkesin oturup sakin kafayla ne yapacağını düşünmesi gerekiyor.Acele alınmış kararların kulübe hiç faydası olmayacaktır.
Bu haberlerden sonra gelelim bir başka konuya.TFF'nin almış olduğu bu karar sonrası UEFA'dan bir açıklama geldi.Açıklama UEFA Genel Sekreteri Gianni Infantino'dan geldi.Genel Sekreter şikeye sıfır tolerans tavrından dolayı TFF'nin doğru karar verdiğini söylüyor.Kim söylüyor bunu?2006 yılında İtalya'da patlak veren bahis skandalında suçlu bulunan ve Seria A'ya -8 puanla başlayan Milan takımının o sezon katıldığı ve sezon sonunda da mutlu sona ulaştığı organizasyonun Genel Sekreteri söylüyor.2006 yılında suçlu bulunan Milan Şampiyonlar Ligi'ne katılırken şikeye,bahise sıfır tolerans uygulanmıyor, daha davası başlamamış olan Fenerbahçe şikeye sıfır tolerans adı altında men ediliyor.Sen gelme bizi kirletebilirsin diyor.Sonra biz de diyoruz ki haklısın UEFA.Aman sana leke bulaşmasın, senden uzak tutayım ama o leke benim içimde kalsın, beni kirletsin.
Bu olayda anlaşılmaz iki olay var.Birincisi TFF'nin kararı.İkincisi UEFA'nın tavrı...TFF "senin üzerinde leke var, şampiyonlar ligine gidip o güzelim markayı kirletme.Sen gel bizim ligde oyna.Bizim ligde oynarsan lekeli misin değil misin ona bakmayız" demesi hiçbir şekilde kabul edilemez.Bizim ligimizin bir marka değeri yok mu?Eğer Fenerbahçe şampiyonlar ligine katıldığında üstündeki lekeyle ortalığı pisleyecekse o zaman neden marka değerimiz tavan yapmış ligimizde Fenerbahçe'yi dahil ediyorsun?UEFA ise 2006-2007 sezonunda Milan'ı şampiyonlar ligine dahil ediyor ama daha suçu sabit olmamış Fenerbahçe'yi markamı kirletirsin düşüncesiyle istemiyor.Hem TFF'nin verdiği karar hem de UEFA'nın kararı çelişkili kararlar.Nerden bakarsan bak bu işin içinden çıkamazsın.
TFF ve UEFA sorumluluğu üstlerine almamak için orta yol buldular.TFF Fenerbahçe'yi Avrupa'ya göndermedi, UEFA ise Trabzonspor'u Fenerbahçe'nin yerine Avrupa'ya çağırdı.Eğer TFF Fenerbahçe'yi göndeermeyip Trabzonspor'u gönderme kararını kendi verseydi o zaman diyeceklerdi madem bu kararı verecektin ne diye 15 ağustosta kararını açıklamadın.Ya da madem 15 ağustosta gizlilik kararı var diye karar veremedin.Şimdi niye böyle bir karara imza attın.TFF bu sorulardan bir anlamda kurtuldu.Eğer UEFA bu kararları alsaydı o zaman Fenerbahçe'nin aklanması durumunda ödemek durumunda kalacağı bir tazminat ortaya çıkacaktı.UEFA da bundan kurtuldu.Yani TFF&UEFA işbirliği ile bu sorulardan ve dertlerden kurtuldular ve kendilerince doğru olan ama çok saçma olan kararı aldılar.Kendilerini kutluyorum.
Etiketler:
fenerbahçe,
şike,
tff,
trabzonspor,
uefa
24 Ağustos 2011 Çarşamba
Fenerbahçe ŞL'de Yok Peki STSL'de Var mı?
Bu süreç artık canımı sıkmaya başladı.O yüzden lafı uzatmadan bir şeyler söylemek istiyorum.TFF bundan sonra yapacağı tek şey var.Fenerbahçe'yi lige katılımından men edecek.TFF bu karardan sonra Fenerbahçe'nin ligte mücadele etmesine izin veremez.Peki nasıl olacak bu?İki yolu var.Ya Fenerbahçe kendisi ligten çekilecek ya da TFF ligleri tarihi sonradan belirlenecek bir tarihe erteleyecek.Bunun başka yolu yok.Bu noktadan sonra vereceği kararı erteleyemez, geçiştiremez TFF.Play off gibi saçma konularla zaman harcayacağına ertele ligleri ve kararını vermek için gizliliğin kalkmasını bekle.Bu şartlar altında eğer ligler başlar ise sonucu kötü oalbilecek olaylar ortaya çıkabilir.
Etiketler:
fenerbahçe,
spor toto süper lig,
şike,
tff
15 Ağustos 2011 Pazartesi
Şu An İçin Doğru Karar Olabilir Ama...
Federasyon beklenen kararını açıkladı ve karar iddianameyi beklemek oldu.Gerekçe olarak da savunmaların gizlilikten doalyı alınamaması.Eğer bir karar verecekseniz eğer suçlunan insanlar kesin olarak suçlu olsalar da haklarında karar vermeden önce mutlaka savunmalarını almanız gerekir.Bu çerçevede soruşturma üzerinde gizlilik kararı varken Federasyon'un şüphelilerin savunmalarını almadan haklarında karar veremez.O yüzden gizlilik kararının kalkmasını yani iddianamenin kabul edilmesini bekleyecek Federasyon.bu konuda kimse Federasyon'a kızamaz.Süreci yavaş işletiyor, topu taca atıyor diyebilirsiniz ama şüphelilerin ifadesini almadan karar vermesini bekleyemezsiniz.
Peki bundan sonra ne olack?Lig aynen devam edecek.Takımlarımız Avrupa'da yoluna devam edecek.Burada herkes hemfikir.Ama şunu unutmayalım.Eğer iddianame sezon ortasında kabul edilir ve isnat edilen suçlar
gerçekten vahim ise o zaman Federasyon adı geçen kulüpleri bir alt lige düşürmek zorunda.Sezon sonuna kadar bekleyemez.Federasyon'un bunu göz önünde bulundurması gerekiyor.Federasyon bugün için doğru bir kara almış olabilir ama ileride bu karar başına iş açabilir.Eğer iddianame sezon ortasında kabul edilir ve gerçekten durum vahim ise bakalım Federasyon'a sezon sonunda karar ver diye baskı yapan kulüplerin
dediği mi olacak yoksa bir an önce temizlik yapılsın diyenlerin dediği mi olacak.Hep beraber göreceğiz.
Fenerbahçe özünde sadece şunu söylemek istiyorum.Sezon içerisinde acaba ne kadar verilecek düşüncesiyle futbol oynamak zor olacaktır.Fenerbahçe için hiç de iyi olmadı maalesef.Bugünü kurtarmış olabiliriz ama ya gelecek ne olacak.Şu an için gelecek ucunda ışık görülmeyen bir tünel gibi.
6+2+sınırsız da Ne Kadar Sınırsız
Federasyon şike soruşturması sürecinde bir nefes alma ihtiyacı hissetti ve gündem olarak başka
bir konuyu gündemini aldı.Aslında Federasyon seçilirken takımlara verdiği sözü yerine getirmek niyetindeydi.Bugünlere bırakmayacaktı.Ama 3 Temmuz günü futbol dünyasının gündemi değişince söz verilenler buzdolabına koyuldu.Şike soruşturması biraz olsun durulunca ısıtmak için fırına koydular.En son olarak da ısıtıp önümüze koydular.
Federasyon seçimlerinde kulüplerin istediği bir şey vardı.Yabancı sınırlamasının kalkması...Yabancı sayısı konusunda sıkıntı yaşayan kulüplerimiz fesih bedellerinden kurtulmak için Federasyonu bu konuda sıkıştırdılar.Federasyon Başkanı olma yönünde ilerleyen Mehmet Ali Aydınlar da bu teklife sıcak baktı ve
o yönde karar verdi.Geçen sezon kimsenin anlamadığı 6+2+2 kararı yerine 6+2+sınırsız kararı alındı.Yani istediğin kadar oyuncuyu tribünde oturtabilirsin.
6+2+2 kararı neden alınmıştı?Çünkü Beşiktaş yabancı kontenjanında sıkıntı yaşıyordu ve geçiçi olarak bu çözüm bulundu.Ama başta Beşiktaş olmak üzere bazı kulüplerimiz yine akıllanmadı ve yabancı sayılarını dengeye getiremediler.Yeni Federasyon ile artık istediğin kadar oyuncu sözleşme imzalayabilirsin.Mecbur kalınarak fesh edilen sözleşmeler dönemi kapanmış olundu.
6+2+sınırsız kararının ne gibi artıları veya eksileri var bir de ona bakalım.Takımlarımızın bu karardan destek alarak yapacakları yabancı transferlerin hem sayısı hem de kalitesi yönünden bazı endişelerin olacağı beklenebilir.Bu kararla birlikte özellikle bütçe bakımından güçlü olan takımlarımız yabancılar konusunda dengeli seçimler konusunda başarı yüzdesinin düşeceğini öngörebiliriz.Nasıl olsa serbest deyip tabiri caizse coşup normalde alacağı fiyatın kat ve kat daha fazla fiyata alacağı oyuncularla kadroyu şişirebileceğini öngörebiliriz.Her cümleyi öngörebiliriz diye bitiriyorum ama gerçekte durum böyle.Yabancı oyunculardan kullanmadıklarını nassıl olsa satarım düşüncesiyle bir kenara itip yabancı oyuncuya açmış gibi sağa sola saldırdığını veya saldırabileceğini biliyoruz.O yüzden bu tür durumların olacağını söyleyebiliriz.
Kulüplerimizin transfer anlayışını referans olarak alırsak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz.Tribünde oturtacakları oyuncuların Türk olmasındansa yabancı olmasını tercih edeceklerdir.Şu anki sistemde bile yerli oyuncuların forma bulması zor iken, oynatamadığımız yerliler kulübede yer bulamayıp tribünde otururken tribünde oturdukalrı yerleri bile onlara çok görerek onları kaldırıp yerine yabancıların oturacağı kaçınılmaz.
Eksinin yanında artısı da oalbilir.Kulüplerimiz iyi bir scout ekibi kurarsa, bu scout ekibi yurt dışında oyuncu taramasında bulunursa, gelecek vaad eden genç yetenekler bulunursa,genç yeteneklerin gelişimi sağlanarak takıma verimli hale getirilmeye çalışılırsa o zaman bu 6+2+sınırsız kararı kulüplerimize bir avantaj sağlayabilir.Ama bu ihtimal o kadar az ki.Kulüplerimizin transfer konusundaki düşüncelerini bir anda değiştirmeyecekleri o kadar net ki.O yüzden bu kararın artısı teoride olsa bile pratikte bu artı hiçbir şekilde kullanılamaz.
6+2+2 kararını işe yaramadığını gördük.YEni Federasyonun aldığı 6+2+sınırsız kararı bakalım ligimizi, kulüplerimizi, Türk oyuncularımızı nasıl etkileyecek?Net bir çerçeve çizilmediği sürece bu tür kararlar beklenilen yarardan çok beklemediğimiz zararları verecektir.Umarım kulüplerimiz bu kararla birlikte coşup maceralara atılmaz ve dengeli bir transfer politikası izlerler.
4 Ağustos 2011 Perşembe
Şüpheli Avukatları da Klasörleri İnceleyebilecek
Şike soruşturması kapsamında TFF'ye gönderilen klasörler tartışma yaratmıştı.Nasıl olur da avukatlar bu klasörlere bakamazken Federasyon'a bu klasörler verilir diye.Artık bu klasörleri ve içindeki belgeleri şüpheli avukatıları da görebilecek.Adliyede avukatlar bu klasörleri inceleyebilecekler ve savunmalarını ona göre yapabilecekler.Savunma hakkının olduğunu unutmayarak şüpheli avukatlarına böyle bir imkan verilmesi sevindirici.Ama şunu da belirtiyim.Hala soruşturma üzerindeki gizlilik devam ediyor.
16 Temmuz 2011 Cumartesi
En Önemli Delil Savcılık İddianamesi
Şike soruşturması kapsamındaki gelişmeleri ve 11 Temmuz günü kamuoyu ile paylaştığımız kararlarımızın yansımalarını dikkatle takip etmekteyiz. Bir kez daha belirtmek isteriz ki, Türkiye Futbol Federasyonu olarak nihai kararımızı gerekli deliller elimize ulaştıktan sonra vereceğiz. Bu konuda ilk günkü duruşumuzu aynen muhafaza etmekteyiz. Zaman zaman TFF Başkanına atfedilen "Kararı almak için adaleti beklemeyeceğiz" ifadesi de gerçekleri yansıtmamaktadır. Kullanılan ifadeler, soruşturmadan sonra düzenlenecek iddianameyi kast etmektedir.
Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, nihai kararını almasını sağlayacak en önemli delilin, savcılık tarafından tamamlanıp mahkemece de kabul edilecek iddianame olacağı görüşündedir. Bu iddianame hazırlanmadan, şu ana kadar yapılan ve de yapılacak açıklamalar, kişi ve kuruluşları mağdur etmekten başka bir fayda sağlamamaktadır.
Federasyonumuzun yetkisi olmasına rağmen herhangi bir adım atmadığı, hatta belge talep etmesinin bir lütuf değil en doğal hakkı olduğu iddiaları, hukuki gerçekleri kamuoyunun gözünden kaçırma gayesi gütmektedir. Soruşturmanın gizliliği nedeniyle, belgelere ulaşma yetkimizin bulunmadığını, herhangi bir hukuk bilgisi olmadan fikir yürüten kişilere hatırlatmak isteriz.
05 Temmuz 2011 tarihinde soruşturmayı yürüten İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na yazılı başvuru yaparak; bahse konu soruşturma ile ilgili belgelerin Federasyonumuzla paylaşılması talep edilmiştir. Şu ana kadar savcılık makamı tarafından Türkiye Futbol Federasyonu'na iletilen hiçbir belge bulunmamaktadır. Ayrıca Yönetim Kurulumuz soruşturmanın başlamasından sonra 11 Temmuz'da yaptığı ilk toplantıda, Statümüz gereği konuyu TFF Etik Kurulu'na sevk etmiştir.
Başta UEFA ve FIFA olmak üzere, tüm kulüplerimiz ve kamuoyunca kabul gören duruşumuz karşısında, TFF'nin hareketsiz kalarak şaibenin ortadan kaldırılmasına yönelik herhangi bir adım atmadığı iddiası şaşırtıcı ve manidardır.
Türk futbolunu yöneten en üst makam olan TFF'nin ortada bir haksızlık varsa gidermesi ve bunun için adımlar atması, en temel var olma sebebidir.
TFF, bu ana prensibin nasıl kullanılacağı konusunda herhangi bir kurum veya kişinin akıl hocalığına ihtiyaç duymayacak donanım ve yetkinliktedir. Buna da en uygun zemini hazırlamak için doğru zamanlamayı yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
13.07.2011
Teşekkürü Borç Biliriz
Geçtiğimiz pazar günü başlayan, Kulübümüzü doğrudan ilgilendiren hukuki süreç nedeniyle pek çok kez bir araya gelen yönetimimiz, Olağan Yönetim Kurulu Toplantısını gerçekleştirdi.
Fiziki olarak şu an mümkün olmasa da Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım’ın önderliğinde bir araya gelen yönetimimiz; ’İtiraz sürecini’ avukatlarımız aracılığıyla takip etmekte; olumlu sonuçların bir an önce alınması için hukuki girişimlerini sürdürmektedir.
Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım, Asbaşkanlarımız Sayın Şekip Mosturoğlu ve Sayın İlhan Ekşioğlu, Mali İşler Müdürümüz Sayın Tamer Yelkovan ve Altyapı Genel Koordinatörümüz Sayın Cemil Turan’ın masumiyetlerine olan inancımız tamdır.
Başta yöneticilerimiz, sporcularımız, teknik ekiplerimiz, personelimiz ve taraftarımız olmak üzere, tüm Fenerbahçe Ailesi olarak onlara olan desteğimizin her gün artarak devam edeceğini önemle belirtmek isteriz.
Yaşanan bu olumsuz süreçte, Profesyonel Futbol Takımımıza olan desteklerini, kamp çalışmalarının ikinci bölümünü sürdürdükleri Topuk Yaylası Tesisleri’nde gösteren taraftarlarımıza ve bu muazzam organizasyonu sağlayan derneklerimize,
Büyük Fenerbahçe Ailesi’nin büyüklüğünü dün bir kez de Bağdat Caddesi’nde ve İstanbul’un muhtelif yerlerinde bir araya gelerek, "Fenerbahçelilik bilinciyle" gösteren on binlerce taraftarımıza,
Yaşanan derin üzüntüye karşın, dik duruşunu ve inancını bir an dahi kaybetmeyen, moral ve destek için ellerinden geleni fazlasıyla yerine getiren; bundan sonra da sağduyuyu elden bırakmadan, kurallara uygun olarak gösterecekleri destek için Dünya’nın her yerindeki Büyük Fenerbahçe taraftarına,
Tüm Türk Spor camiasını yakından ilgilendiren bu olumsuzluklar içinde, kenetlenerek, yapıcı ve istikrarlı bir duruş sergileyen Türk Futbol Ailesi’ne,
Yaratılan kamuoyu baskısına rağmen, olaylara sorumluluk sahibi spor adamı bakış açısıyla yaklaşan ve kararlarını yine aynı sağduyuyla alan Türkiye Futbol Federasyonu’na ve Kulüpler Birliği’ne,
Teşekkürü borç biliriz.
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu
Böyle bir karar bekleyen Fenerbahçe bu karardan duyduğu memnuniyeti teşekkür ederek belirtti.Şuanki durumuu düşündüğümüzde acaba teşekkür etmeli miydi yoksa etmemeli miydi orasını bilemedim.
İddianame Olmadan Karar Veremeyiz
"Saat 14.00'te Süper Lig başkanlarıyla bir araya geldik ve değerlendirdik. Yönetim kurulumuz toplanarak kararlar aldık. Herkesin devam eden soruşturma sürecine saygı duymasını ve sağduyulu davranmasını istiyoruz. TFF'nin elinde herhangi bir delil ve kanıt yoktur. Herhangi bir işlem de başlatılamamaktadır. Bu konuda hazırlanan iddianamenin Cumhuriyet Mahkemesince kabul edilmesi halinde konuyla ilgili soruşturma başlatılacaktır.Alacağımız kararın herkesi mutlu etmeyeceğinin farkındayız. Bugün birlik ve beraberlik günüdür. FIFA ve UEFA ile temas içinde olacağız. Ancak şuanda lig tescil edildiği halde kalacaktır. Lig planlandığı gibi 5 Ağustos'ta başlayacaktır. 31 Temmuz'daki Süper Kupa finali Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanacaktır. Lig zaten tescil edildiği şekilde UEFA'ya bildirilmiştir. Birlikte hareket edeceğiz. Kulüpler bu durumdan en az zararla nasıl çıkarız, bunu düşünüyorlar. Bize güvensinler. Takımlar Şampiyonlar Ligi'ne lig sıralaması nasılsa öyle gidecek"
TFF
Kulüpler Birliği ile yapılan toplantının ardından TFF Başkanı Aydınlar yukarıdaki açıklamayı yaptı.Haklı olduğu taraflar, eksik kaldığı yerler var ama unutmayalım ki bu kadar önemli bir olayda büyük kulüplerimizi elde belgeler olmadan kaanate göre düşüremezsiniz.O zaman şimdikinden daha fazla gürültü çıkar.
7 Temmuz 2011 Perşembe
Emniyet'in Açıklaması Doğru mu?
Örgütlü bir şekilde, Süper Lig ve Banka Asya Birinci Ligindeki toplam (19) maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiş ve delillendirilmiştir.
Bu açıklamayı yapan savcılık değil.Karar verme yetkisi olmayan bir kurumun açıklaması.İstanbul Emniyet Müdürlüğü kendine vazife çıkartarak 19 maçta şike ve teşvik yapıldığına karar vermiş ve delilleriyle de ispatlarız demiş.Bu açıklama son derece talihsiz açıklama.Çünkü kararı siz veremezsiniz.Savcı sizden suçu ispat edecek bir takım belgeleri toplamanızı ister.Daha sonra savcı toplananlara bakıp hangi belgelerin delil olarak kullanacağını belirler ve bu delilleri mahkemeye sunar.Mahkeme de bu delillere bakar, kararını verir.Hal böyleyken polisin çıkıp 19 maçta şike var demesi tamamen kamuoyunu etkileme çabasıdır.Daha da ileriye gideyim Türkiye Futbol Federasyonu'n vereceği kararı etkilemeye yöneliktir.Çünkü mahkemeden karar yılları bulabileceğinden dolayı Federasyon'un kararsızlığı gidermek için bu açıklamalar yeterli olacağı düşünüldü galiba.Umarım Federasyon bu açıklamaya kulağını tıkar ve kendi incelemesi sonucunda etkilenmeden kendi kararını verir.Federasyon'un incelemesi sonrasında eğer şike ve teşvikin yapıldığına inanılırsa o zaman yapılaacaklar bellidir ve bizler de verecekleri karara saygı göstermek zorundayız.O yüzden bu sürecii sabırla takip etmeliyiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
