christoph daum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
christoph daum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2012 Perşembe

Alex Aykut Kocaman İle Daha Skorer



Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'nin başına geldiği günden beri pek de iyi geçinemediği Alex de Souza'yı kişisel sebeplerden doalyı kadroda düşünmediğinden bahsedildi.Özellikle Alex de Souza'nın bazı sosyal medya sitelerinden sarf ettiği sözler de kanıt olarak kullanıldı.Ben buna pek inanmasam da belli bir kesim bunun üzerinde baya yoğunlaştı.Ben de bunun ne kadar doğru olduğunu görebilmek için Alex de Souza'nın Fenerbahçe kariyerinde çalıştığı teknik adamlar ile yakaladığı istatistiklere baktım.Alex de Souza Fenerbahçe'de Christoph Daum, Arthur Zico, Luis Aragones ile çalıştı ve Aykut Kocaman ile çalışmaya devam ediyor.

Alex de Souza Daum yönetimindeki Fenerbahçe'de 109 maça çıkmış.55 gol atıp 57 asist yapmış ve toplamda 9409 dakika sahada kalmış.Maç başı ortalamaları isee şöyle:86.32 dakika, 0.50 gol ve 0.52 asist.Fenerbahçe tarihinin en büyük başarısına imza atan Zico'nun döneminde Alex de Souza 74 maça çıkmış ve 32 gol ve 30 asist rakamlarına ulaşmış.Toplam 6283 dakika formayı terletmiş.Maç başı ortalamaları şu şekilde:84.90 dakika, 0.43 gol ve 0.40 asist.Zico ile yakalanan başarıdan sonra yolların ayrılması ile Aragones dönemi başlamış oldu.Bu dönemde Alex de Souza 40 maçta toplam 3279 dakikada 17 gol atıp 19 asist yapmış.Maç başı ortalamaları şöyle:81.98 dakika, 0.43 gol ve 0.48 asist.Alex de Souza son 3 sezondur beraber çalıştığı Aykut Kocaman ile 80 maça çıkmış ve 6295 dakika süre almış.Toplam 46 gol ve 32 asist yamış.Maç başı ortalamaları şu şekilde:78.68 dakika, 0.58 gol, 0.40 asist.

Yani bu rakamları özetlemek gerekirse;

Maç Başına Dakika

1-Daum – 86.32
2-Zico – 84.90
3-Aragones – 81.98
4-Aykut Kocaman – 78.68

Maç Başına Gol

1-Aykut Kocaman – 0.58
2-Daum – 0.50
3-Zico – 0.43
4-Aragones – 0.43

Maç Başına Asist

1-Daum – 0.52
2-Aragones – 0.48
3-Zico – 0.40
4-Aykut Kocaman – 0.40


Ortalamalara baktığımızda Alex de Souza en başarılı dönemini Daum önderliğindeki Fenerbahçe'de geçirmiş olduğu görülüyor.Daum'un 4-4-1-1 sistemini iyi uyguladığını düşündüğümüzde hiç de şaşırtıcı değil.İkinci sırada ise Aykut Kocaman var.Hani kıskandığı için oynatmak istemeyen Aykut Kocaman.Bu rakamlar bile kıskançlık hikayelerinin ne kadar anlamsız olduğunu gösteriyor.Aykut Kocaman'ın geldiği günden beri savunduğu Alex de Souza'yı daha idareli kullanma fikrini aslında hayata geçirmeye başlamış gibi duruyor.Dakika ortalamasında en altta yer almasına rağmen gol ortalaması 0.58 gibi iyi bir düzeyde.


Aykut Kocaman'ın savunduğu şey de tam da bu.”Alex de Souza gibi önemli bir oyuncuya sahibiz ve iyi bir planlama ile kendisinden fazlasıyla yararlanabiliriz.”Alex de Souza'nın yaşını düşündüğümüzde ve Fenerbahçe kariyerinin sonlarında olduğunu göz önüne aldığımızda hiç de fena bir düşünce değil.Fena düşünce değil de tek sorun bunu Alex de Souza'yı ikna etmeden yapmaya çalışmak galiba.

15 Mayıs 2011 Pazar

Kazanan ile Kaybeden Yan Yana


Bu fotoğraf o kadar şey anlatıyor ki.Kaybedenin kazanana nasıl baktığının bir göstergesi olarak görüyorum.Daum kurtarıcı olarak geldiği Eintracht Frankfurt'u kümeden düşmesine engel olamadı.Bunun verdiği üzüntüye bir de kazananın zafer kutlaması eklenince üstüne hikayeler yazılabilecek bir bakış atmış.Peki Daum ne yapmış diye bakalım.Daum Frankfurt'un başında 7 maça çıkmış ve sadece 3 puan almış.Wolfsburg, Werder Bremen ve Bayern Munich'ten bir puan alabildi.Kurtarıcı olarak geldiğinde bir takımda 7 maçta 3 puan almak hakikaten hayal kırıklığı.Kazananı kutluyoruz, kaybedene bir alt ligte başarılar diliyoruz.

22 Mart 2011 Salı

Skibbe İle Yollar Ayrıldı


Bundesliga'da ilk yarıyı 8 galibiyet, 2 beraberlik ve 7 yenilgi alarak 7.sırada tamamlayan ancak ikinci yarı itibariyle istediği puanları alamayarak küme düşme potasına hızla yaklaşan E.frankfurt'ta Skibbe ,le yollar ayrıldı.Aslında bu karar sürpriz oldu.Çünkü kulüp tarafından kulüp için ideal teknik adam olarak ilan edilen Skibbe ile sözleşme uzatılmıştı.Ayrıca bu hafta sonu oynanan maçı kazanmışlardı ve belki de yükselişe geçeceklerdi.Yönetim tam anlamıyla ne düşündü bilemiyorum ama Skibbe'nin yerine geleni düşününce şaşırmamak gerekir.Skibbe'nin yerine gelen C.Daum kulis yapmış olabilir.Daum'a hiçbir şekilde güvenmiyorum.Her ne kadar ikinci yarıda düşüş yaşasa da Skibbe takımın başında kalmalıydı.

23 Eylül 2010 Perşembe

Christoph Daum&Aykut Kocaman&Aziz Yıldırım


"Fenerbahçe Daum ve bize gereken zamanı vermeliydi. Sadece şunu söyleyeyim, eğer devam etseydik Şampiyonlar Ligi'nde olurduk.Türkiye'de bir model denendi. Bu konuda yorum yapmam. Eğer bu sistem devam etseydi çok başarılı olacaktık ki geçen sezon başarılı olduk ve son maçta şampiyonluğu kaybettik. Ama büyük hedeflerle yola çıktık. Biz bu sistemi yerleştireceğiz' diyenlerin bir sezon sonra tüm yükü bir kişiye vermek büyük hata." 

Ayhan Tumani

Christoph  Daum ile yakın dost olan ve Daum'um 2. döneminde yardımcılığını yapan Ayhan Tumani Fenerbahçe hakkında yukarıdaki açıklamayı yapmış.Açıklamayı okuduktan sonra aklıma şu soru geldi:Geçen seneki teknik ekip başarılı mıydı?Ya da şöyle sorayım Fenerbahçeli taraftarlar oynanan oyundan memnun muydu?Bu iki sorunun cevabı da hayır.Fenerbahçeli arkadaşlarımla konuştuğumda daha en başta Daum'un getirilmesinin yanlış olduğunu söylüyorlardı.Taraftarlar biliyor ki Daum sadece ligi düşünen, sonuç almak isteyen ve Avrupa'yı neredeyse hiç düşünmeyen bir teknik adamdı.Bu yüzden taraftarlar arasında Daum'a güven ya da destek fazla değildi.Diğer yandan yönetim tarafından düşünürsek Aziz Yıldırım gereksiz bir laf ederek meşhur 3 sene üst üste şampiyonluk sözü verdi.Neden gereksiz diyorum?Çünkü zaten Fenerbahçe var olduğu sürece şampiyonluğa oynayan bir takım.Yine de Aziz Yıldırım belki de seçimi kazanmak adına böyle söz verdi.Bu sözü verdikten sonra bunu gerçekleştirebilecek hoca sayısı azdı.Getirebileceklerin arasında Daum ve Lucescu vardı.Yönetim daha önce de Fenerbahçe'de çalışmış ve son haftada kaçan şampiyonluk maçından sonra gönderilen Daum'u getirmiş.Yönetim bununla da kalmamış ve Aykut Kocaman'ı da sportif direktör olarak getirmiş.Yönetim yeni bir sistem getirmeye çalıştı ama öyle iki adamı yan yana oturttu ki ikisi de birbirinden disiplinli.İkisi de diğerini kendi işine karışmasına izin vermez.Bu çekişme ilk sekiz hafta boyunca unutuldu ama daha sonraki haftalarda takımdaki disiplinsizlikler arttıkça Aykut Kocaman sportif direktör olarak duruma el koymak istedi.Bazı oyuncular Aykut Kocaman'ın raporuyla kadro dışı bırakıldı.Bu oyuncular Daum'un kadroda görmek istediği ve kadro dışı kalmalarına itirz ettiği Kazım Kazım ve Önder Turacı.Bu olaylardan sonra iyice alevlenen çekişme son haftaki kayıptan sonra iyice ayyuka çıktı ve Daum görevden ayrılmak zorunda kaldı.Biraz da tazminat alarak tabi.Şİmdi düşünüyorum eğer bütün bu olaylardan sonra son hakfta oynanan Trabzonspor maçından sonra yapılan açıklamalar neticesinde Daum ile yola devam edilseydi başarılı olunur muydu?Büyük ihtimalle yine Aykut Kocaman sportif direktör olarak kalacaktı.E o zaman biz şampiyonlar liginde olurduk gibi laflar etmek herhalde saçma olur.Bu noktada şu soruyu da sorabilirsiniz?Peki Aykut Kocaman geldi de başarılı mı oldu?tabiki Aykut Kocaman takımının daha eylül ayında Avrupadan elenmesine engel olamadı ama burada başka bir durum var.Geçen seneye geri dönersek her bireyin farklı görevi vardı.Yani görev paylaşımı yapılmıştı.Bu seneye baktığımızda ise bütün görevler Aykut Kocaman'ın sırtına yük olarak binmiş ve tek başına bunları sırtlamaya çalışıyor.Bir yandan da "devrim" yapmaya çalışıyor.Bu zor bir durumdur.Bu şartlar altında yeni bir teknik adamın başarılı olmasını beklemek acımasızlık olur.Burada illa şuçlu aranacaksa o da her söylentinin ardından teknik adamımızın arkasındayız diyerek teknik adamın yolunun kısaldığının habercisi olan suçludur.Yani yönetimdedir.Fenerbahçe'nin durumunu ileriki günlerde daha ayrıntılı şekilde konuşuruz ama şu kadarını söyleyeyim.En azından geçen seneki görev paylaşımlı sistemde ısrar edilseydi yani madem Aykut Kocaman teknik adam olacaktı o zaman sportif direktörlüğe birini atayarak hedeflediğiniz, arzuladığınız sistemin devamlılığını sağlayabilirdiniz.Ancak yönetim bundan vazgeçince sıkıntılar da baş göstermeye başladı.