manchester united etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manchester united etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Alkışlama Tercihi Taraftara Bırakılmalı


Galatasaray'ın ligde şampiyonluğunu ilan etmesinden sonra merak edilen bir şey var.Şampiyonluğunu iki hafta kala ilan eden Galatasaray'ı ağırlayacak olan Fenerbahçe şampiyonu alkışlayacak mı?Fenerbahçe yöneticisi Abdullah Kiğılı Galatasaray'ı alkışlayabileceklerini söylerken Fenerbahçe teknik adamı Aykut Kocaman ise henüz öyle bir ortamın oluşmadığını söyledi.Taraftar gruplarının çoğu da alkışlanmaması gerektiğini söylüyor.

Ülkemizde şampiyonu alkışlama olayının büyütüldüğü kadar diğer ülkelerde büyütülüyor mudur merak ediyorum.Her seferinde bizlere İngiltere'den, İspanya'dan örnek verirler ve öyle olmamız gerektiğini söylerler.Haklılık payları var ama unuttukları bir şey var.İngiltere'de, İspanya'da var olan futbol kültürü maalesef biz de yok.Bırakın futbol kültürünü “saygı” denen kavrama sahip değiliz daha.

Barcelona alt yapı hocaları çocukları eğitirken ilk olarak onlara teknikten,taktikten önce “saygı”nın anlamını öğrettiklerini söylemişlerdi.Yani onlar için saygı her şeyden önce geliyor ve çocuklara bunu aşılamaya çalışıyorlar.İşte biz de eksik olan şey bu maalesef.Alt yapıdaki çocuklara ne veriyoruz, nasıl çalıştırıyoruz bilemiyoruz ama bir şeyi biliyoruz ki mental açıdan gelişimi yok sayıyoruz.

Toplum olarak çocukluktan itibaren saygı kelimesinden yoksun olarak yetiştikten sonra saygı içerikli davranışlar beklemek yanlış diye düşünüyorum.Bunu bile bile hala acaba alkışlayacaklar mı gibi haberlerle gündem oluşturmaya çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum.Biliyoruz ki toplumun yetiştiriliş tarzı ve futbol kültüründen dolayı Fenerbahçe tribünleri ve takımı Galatasaray'ı alkışlamayacaklardır.Taraftarlar arasında alkışlayama yeltenenler ise büyük ihtimalle tepki ile karşılaşacaklardır.

O yüzden bırakalım bu tarz haber yapmayı.Çünkü insanın içinden alkışlamak geliyorsa alkışlar.Bir insana zorla bir şey yaptıramazsın.Zira zorla yaptırdığın takdirde o eylemin önemi kalmaz.

14 Nisan 2013 Pazar

Falcao'nun Yeni Durağı Manchester mi?


Porto formasıyla Avrupa Ligi'nde gösterdiği performansla dikkat çeken ve sonrasında Atletico Madrid'e transfer olan Falcao İspanya'da da başarılı işlere imza attı ve şu an yaz transfer döneminin yıldızı olacak gibi duruyor.Çıkan son haberlere göre Manchester United Falcao ile ciddi ciddi ilgileniyor ve gelecek sezon kadrosuna kattığı bile söyleniyor.Ferguson Falcao gibi bir yıldızı kadrosunda görmekten memnun olacaktır.Van Persie ile birlikte United'ın gol yükünü çekmesi muhtemel olan Falcao'nun Rooney'i devre dışı bırakacağını düşünebiliriz.Sezon içerisinde çıkan haberlere göre Rooney'in ayrılması bekleniyor ve bu yüzden Falcao gibi bir futbolcuyu kadrosuna katmak istiyor.Kısacası eğer Falcao gelecekse Rooney gider düşünüyorum.Çünkü Rooney, Falcao, Van Persie, Welbeck ve Hernandez isimleri forvet hattı için fazla olur diye düşünüyorum.

12 Ocak 2013 Cumartesi

Muslera United'ın Radarında


Manchester United'de kalede güven veremeyen De Gea'nın yerine bir transfer yapmayı düşünen Alex Ferguson için piyasada bulabileceği en iyi kalecilerden biri Fernando Muslera olduğu aşikar.Fernando Muslera'nın Galatasaray kariyeri boyunca kalede verdiği güven ile Manchester United'ın radarına girdiğini düşünebiliriz.Dolayısıyla Fernando Muslera'nın Manchester United'e transfer olacağı haberlerini görmemiz son derece doğal.Muslera da bunun farkında ki Manchester United'e olası transferi konusunda neden olmasın diyerek göz kırpmış Alex Ferguson'a.Yazın bu transferin olma olasılığı yüksek görüyorum ve Galatasaray eğer profesyonel düşünürse bu transferden iyi bir kazanç sağlayacaktır.Fernando Muslera'nın yerini doldurmak elbette zor ama kazancı düşündüğümüzde satmak doğru bir tercih gibi geliyor.

9 Ocak 2013 Çarşamba

De Gea'nın Potansiyeli


Football Manager oynayanlar De Gea'nın nasıl bir potansiyele sahip olduğunu bilirler.Oyunda De Gea iyi bir kaleci olduğunu gördükten sonra gerçek oyunda da nasıl bir kaleci olacağını merak ettiğimden izlemeye başladım.A.Madrid forması ile kalede gösterdiği performans ile potansiyelinin olduğunu gösterdi ve O'ndaki ışığı gören Alex Ferguson kendisini transfer etti.Yaşından dolayı aldığı büyük sorumluluğu taşıyabileceğini düşünürken yanlış hatırlamıyorsam Manchester City ile oynanan maçta yediği hatalı gollerden sonra eleştirilerin hedefi oldu ve kendisine hep bir şüpheyle bakılmasına neden oldu.Kalecinin öyle bir sorumluluğu var ki eğer kendisine güvenilmiyorsa kaleye geçmesi oldukça zor.Herhangi bir pozisyonda oynayan bir oyuncu kötü oynadığında veya hata yaptığında telafi etme şansı vardır maç içinde ama kalecinin öyle bir telafisi yok maalesef.Kalecilerin hatası golle sonuçlandığı için kalecilere güven çok önemli bir konu.Bu yüzden Alex Ferguson bir türlü güvenemediği De Gea'ya formayı vermekten çekiniyor ve bu durum De Gea'nın takımdan ayrılması gibi bir sonuca neden olabilir.De Gea'nın alıcısı çok olur elbette ama Manchester United'de kullanamadığı şansından dolayı kendisinde oluşabilecek bir özgüven törpülenmesi kariyerini olumsuz etkileyebilir diye düşünüyorum.Yaşını da göz önüne aldığımızda...De Gea'yı zor bir gelecek bekliyor.Ya savaşacak ve Manchester United'da kalacak ya da başka bir takıma gidecek.Kolay Gelsin De Gea.

3 Ekim 2012 Çarşamba

Galatasaray'ın Gruptan Çıkma Şansı?



6 sene sonra şampiyonlar liginde mücadele eden Galatasaray beklentileri doğrultusunda iyi bir başlangıç yapamadı.İlk maçta Manchester United ile karşılaşan Galatasaray sahadan 1-0 lık yenilgi ile ayrılmasına rağmen oynadığı futboldan ötürü takdir görmüştü.İlk maçtaki oyun Braga maçı öncesi Galatasaraylı taraftarları umutlandırmıştı ama 90 dakikanın sonunda Braga 0-2 galip gelerek 3 puanı alıp ülkesine gitti.Galatasaray yoğun baskı altına aldığı Braga karşısında birkaç pozisyona girdi ama baskının hak ettiği netlikte pozisyonlar olmadı.Burak Yılmaz biraz daha dikaktli olsa ve doğru tercihler yapsa Galatasaray için maç daha rahat geçebilirdi.En azından Galatasaray gol ile tanışabilirdi.Braga tarafına bakacak olursak çok akıllı oynayarak ilk maçtaki kaybı telafi etti diyebiliriz.

Gruptaki sonuçlara bakarsak Manchester United iki maçta da 3 puan alarak grubun zirvesine yerleşti.Cluj ilk maçtaki galibiyetinden sonra sahasında yenilgi ile tanıştı ve 3 puanda kaldı.Braga sahasındaki yenilgiyi bir ölçüde telafi etti ve 3 puana yükseldi.Temsilcimiz Galatasaray henüz puanla tanışamadı.Maçtan sonra Fatih Terim gruptan çıkma şanslarının zayıfladığını söyledi ki takımı iki maçta da yenilen bir teknik adamın böyle konuşması son derece doğal.


Fatih Terim'in bu söyleminden sonra bir takımın ilk iki maçını kaybettikten sonra şansının ne kadar azaldığını görmek için 2000 – 2001 sezonundan itibaren tüm grup maçlarına baktım ve Galatasaray'ın şansının ne kadar olabileceğini ortaya koymak istedim.


2000 – 2001 sezonundan 2011 – 2012 sezonuna kadar 47 takımın içinde bulunduğu (yanlış saymadıysam) 60 durum ile karşılaşılmış.Yani gruplarındaki ilk iki maçı kaybedip 0 puan almışlar.Takımlar gözlemlenen 60 durumun 15inde (%25) grubu 3. tamamlayı başarıp bir şekilde avrupada yollarına devam etmişler.7(%11) kere ise gruptan çıkmayı başarmışlar ve şampiyonlar ligi maceralarına devam etmişler.2008 – 2009 sezonunda Panathinaikos gruptan lider çıkmayı başardığını belirtelim.Yani rakamlar diyor ki 60 kez görülen bir durumdan 22 kez (%36) takımlar gruptan çıkmayı başarıyor ve şampiyonlar ligi ya da avrupa liginde yollarına devam ediyorlar.

Galatasaray'ın gruplar şekillendikten sonra gruptan rahat çıkabileceklerini düşündüklerinden dolayı bu gruptan 3. olarak çıkmayı başarı olarak görürler mi bilemem ama Fatih Terim bu durumun farkında olduğu için hedefi gruptan çıkmak olduğunu koymuştu.Yani biraz daha sakin olunması gerektiğini vurgulamıştı ki ne kadar doğru olduğunu görmüş olduk.Eğer Galatasaray Cluj maçlarını kazanırsa grupta tekrardan iddialı duruma gelir ama Braga'ya kendi sahasında 0-2 yenilmesi son maçta eğer ikili averaja kalırsa dezavantajlı durumda olduğunu söyleyelim.Galatasaray grupta oynayacağı son maç öncesi Braga ile puan farkı yaratması önemli gibi gözüküyor ama kalan maçları düşündüğümüzde biraz zor görünüyor ama imkansız da değil.Umarım Galatasaray Cluj maçlarından kayıpsız ayrılır ve yoluna devam eder.

Son olarak ilk iki maçı kaybedip gruptan çıkmayı başaran ve şampyionlar liginde yoluna devam eden takımları yazalım.İnşallah bu takımların arasına Galatasaray'ı da yazarız.

2002 – 2003 ----> Newcastle United(2.), Bayer Leverkusen(2.)

2005 – 2006 ----> Werder Bremen(2.)

2006 – 2007 ----> İnter(2.)

2007 – 2008 ----> O. Lyon(2.)

2008 – 2009 ----> Panathinaikos(1.)

2010 – 2011 ----> Marsilya(2.)

13 Eylül 2012 Perşembe

Galatasaray'ın ŞL Gruplarında Oynadığı Son Maç


2006 - 2007 sezonundan sonra ilk kez gruplarda mücadele edecek olan Galatasaray 19 Eylül'de Manchester United ile karşılaşacak.2006 - 2007 sezonunda grubunda son maçını bir başka İngiliz takımı Liverpool'a karşı oynayan Galatasaray bir anlamda İngilizlerle biten yolda İngilizlerle yoluna devam etmeye başlayacak.İlk maçlar her zaman sürprizlerle doludur.Umarım Galatasaray iyi bir sonuç alır ve gruba iyi bir başlangıç yapar.

17 Mart 2012 Cumartesi

Berbatov'a Yol Gözüktü



Wayne Rooney gibi vazgeçilmez bir oyuncunun arkasında kalmak, Welbeck gibi geleceği parlak bir oyuncuya geçilmek, "Küçük Bezelye"nin arkasında forma beklemek Berbatov'un canını sıkmaya başlamıştı ve takımdan ayrılmak istediğini dile getirmişti.Berbatov sıkıntısını dillendirirken Alex Ferguson tarafından bir ses çıkmamıştı şu ana kadar.En sonunda Alex Ferguson konuştu ve Berbatov isterse takımdan ayrılabilir diyerek Berbatov'a kapıyı göstermiş oldu.Alex Ferguson da izin verdikten sonra Berbatov sezon sonu takımdan ayrılır dersek yanılmış olmayız.O zaman bundan sonra Berbatov'un yeni durağı neresi olur tartışmaları başlayacaktır.Ülkemiz için de adı sık sık geçmesine rağmen şu an için takımlarımızın ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum.İngiltere'deki takımlara baktığımızda eski Tottenham'a geri dönebilir.Belki ülkesine gitmek ister.Berbatov gibi bir oyuncuyu herkes ister ama bana soracak olursanız İngiltere dışına çıkacağını sanmıyorum.

13 Mart 2012 Salı

Cüneyt Çakır Aynen Devam



Cüneyt Çakır zamanında Türkiye'de beğenilmiyordu ama Avrupa O'nun kıymetini iyi bildi ve önemli görevler vermeye devam ediyor.Avrupa Ligi'nin em önemli eşleşmelerinden olan Athletic Bilbao-Manchester United eşleşmesinin 2.maçında düdük çalacak olan Cüneyt Çakır giderek UEFA'nın hakem listesinde üst sıralara çıkıyor.Takımlarımızın üst turları göremedi ama umarım Cünety Çakır çeyrek final veya yarı finali görür.Tebrikler Cüneyt Çakır.

6 Mart 2012 Salı

15 Yıl Sonra Bir İlk...


Şampiyonlar Ligi'nde 2.tur rövanş maçları bugün başlıyor.Turu geçti veya elendi dediğimiz takımlar da var, durumu belirsiz takımlar da var.Her iki kategoriden birer kulüp üzerinden bir ilkten bahsedeceğim.Şampiyonlar Ligi adı altında oynanan sezonlarda İngiliz takımların büyük üstünlüğü olduğunu görüyoruz.Özellikle son sezonlarda 4 takımı ile yarı finalleri, finalleri zorlar durumda.Şu manzarayı görmeye alışkınız.2.turda 4 İngiliz takım, çeyrek finalde en az 2 İngiliz takım, yarı finalde en az 1 İngiliz Takım ve finalde 1 İngiliz Takım...Öyle ki siz eledikçe karşısınıza İngiliz bir takım gelmesi insanın sinirlerini bozuyor ve yine mi İngilizler deniliyordu.Ama bu sezon İngilizleri çeyrek finalde göremeyeceğiz.City ve United'ın Avrupa Ligi'nde yoluna devam etmesi, Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Arsenal'in elenmenin eşiğinde olması İngiliz takımsız bir çeyrek final görmemizi sağlayacak.Tarihi şöyle bir karıştırdığımızda çeyrek finalde  en az bir İngiliz takımının olmadığı sezon 1995/1996 sezonu olarak görünüyor.Yani son 15 sezonda en az bir İngiliz takımını çeyrek finalde izlemişiz.Bu durum yine mi onlar klişesinin ortadan kalkması açısından iyi ama çeyrek finalde bir İngiliz takımının tuzunun olmaması heyecan açısından son derece kötü bir durum.Eğer Arsenal ilk maçtaki 0-4 lük skoru ve Chelsea de 1-3 lük skoru lehine çeviremezse, en azından benim yaşımda olanlar, 15 yıl sonra bir ilk ile tanışacaklar.Bu durum İngiliz futbolunu nasıl etkiler bilemem ama bu sezonluk heyecanı bir nebze azaltmış durumda.

3 Mart 2012 Cumartesi

Avrupa'da Bu Haftanın Öne Çıkan Maçları


Liverpool - Arsenal

Premier Lig'de bu hafta merakla beklenen maçların başında geliyor.Sezon başında sıkıntılar yaşayan ama daha sonrasında toparlanma aşamasına giren Arsenal, Avrupa'nın en düşük şut/gol oranına sahip Liverpool'a konuk olacak.Arsenal son üç haftadır kazanıyor.ÖZellikle geçen hafta Tottenham karşısında geriden gelip kazandığı maç Arsenal cephesinin moralini yükseltmiştir.Geçen haftanın morali bu haftaya yansıtmayı başarırlarsa kazanma şanslarını yükseltirler.Liverpool ise geçen haftayı kupa kazanarak kapatmıştı.Carling Cup'ta zor da olsa Cardiff'i penaltılarla geçerek 6 yıl sonra kupa kazanmış oldular.Liverpool'un bu sezon en büyük sıkıntısı gol atamamak.Öyle ki Liverpool şutlarının sadece %7'sinde gol buluyor ve bu yüzde ile Avrupa'nın en kötüsü durumunda.Hal böyle olunca Liverpool bu maçta da gol atma yolalrında sıkıntı yaşarsa maçtan puansız ayrılabilir.Öyle gözüküyor i bu maçın kaderini Liverpool belirleyecek.


Blackburn - Aston Villa

Ligde kötü günler geçiren iki takımın mücadelesine sahne olacak.Balckburn 21 puanla 18., Aston Villa ise 29 puanla 15. durumda.Aston Villa Şubat ayında oynadığı 4 maçta da puan kaybı yaşadı.Balckburn ise Şubat ayında 4 maçta 1 galibiyet almayı başardı.Aston Villa küme düşme potasından uzak durmak için bu maçtan en azından bir puan alması gerekiyor.Blackburn ise mutlaka kazanmalı ve kümede kalma şansını devam ettirmeli.


Tottenham - Manchester United

Geçen hafta deplasmanda Arsenal karşısında aldığı 5-2lik yenilgi Tottenham'ı ne kadar etkilemiş bu maçta göreceğiz.Arsenal maçında eksik kalan noktaları tamamlamayı başarırlarsa galibiyet alma ihtimallerini arttırırlar.Manchester United cephesinde ise lider City'den fazla uzaklaşmadan takipçiliğin devam ettirmek isteyeceklerdir.Liderlik savaşında Tottenham'ı devre dışı bırakmak için 1 puan Manchester United'e yetecektir.


Bayern Munich - Bayern Leverkusen

Bundesliga'nın bu hafta beklenen maçı diyebiliriz.Bayern için işler iyi giderken Mönchengladbach deplasmanında alına yenilgi ile bir ileri bir geri gitmeye başladı.Evinde oynadığı son 5 maç kazanmasına rağmen deplasmanda son 3 maçtır galip gelemiyor.Leverkusen'in gücünü düşünecek olursak Bayern için bu maç ta zor olacak.Leverkusen ise inişli çıkışlı performans sergiliyor ve ilk 4'e girme şansını zor soktu.Son 2 maçta galip gelmesine rağmen Leverkusen bu maçı alabilir diyemiyorum.Bayern favori ama beraberlik de olablilir.


Hertha Berlin - Werder Bremen

Skibbe döneminde üst üste gelen yenilgiler üzerine hoca değişikliğine giden Hertha Berlin geçen hafta da kaybederek gidişatı değiştiremedi.Hertha Berlin 12 maçtır galip gelemiyor ve fikstürüne bakacak olursak zor günler kapıda gibi gözüküyor.Hertha Berlin iyi durumda değil ama Werder Bremen de Hertha Berlin'den bir farkı yok.Werder Bremen 2012 yılında oynadığı 6 maçta sadece 1 galibiyet aldılar.Werder Bremen deplasmanda son 3 maçtır yenilmiyor ama değişim yaşayan Hertha karşısında işi zor.Küme düşmemeye oynayan takımlardaki değişiklikler tehlike yaratabilir.


Marsilya - Toulouse

Marsilya sezon başında sıkıntılı günler geçirmişti.İlk 10 maçında sadece 1 galibiyet aldı ve uzun süre alt sıralarda yer aldı.Daha sonrasında toparlandı ve galibiyet serileri geldi ve üst sıralarda kendisine yer buldu.Marsilya 4 maçlık galibiyet serisinden sonra 3 maçtır kazanamıyor.Yine de bir maçı eksik olmasına 4. sıradaki St Etienne'den 4 puan uzaklıkta.Toulouse ise bir ileri bir geri giden takımlardan biri durumda.40 puan ile Marsilya'nın bir puanın önünde yer alıyor.Bu maçı kazanan ilk 4'e girme yolunda avantaj sağlayacaktır diye düşünüyorum.Ev sahibi Marsilya'yı önde görüyorum.


Mallorca - Osasuna

La Liga öyle bir hal aldı ki galibiyet serisi yakaldığın takdirde bir anda Avrupa yolu gözüküyor, yenilgi serisi içerisine girdiğinde ise alt lig yolu gözüküyor.Mallorca - Osasuna maçı da bu tarz maçlardan biri.Osasuna son 4 deplasmanından galibiyet çıkaramadı.Mallorca ise evinde oynadığı son 2 maçı kazanmış durumda.Ne olacağı hakkında bir fikrim yok ama ev sahibi olduğundan Mallorca kazanır diyebilirim.


Getafe - Malaga

Bu hafta La Liga'da ya işler iyice kızışacak ya da bazı şeyler belli olacak.Malaga yaptığı  yatırımın mevyesi almakta zorlansa da şu anda ilk 4 şansı var.La Liga'da takımların benzer özellikleri var.O da deplasman maçlarındaki başarısızlıkları.Malaga son 5 deplasman maçını kaybetti.Buna rağmen hala ilk 4 şansının devam etmesi ayrı bir konu.Getafe ise ligin sonlarına doğru fazla korku yaşamamak için toplayabildiği kadar puan toplama çabasında.Bu maç da Getafe'nin puan alabileceği bir maç oalrak gözüküyor.Özellikle Malaga'nın deplasmanlardaki performansını düşünürsek...


Sevilla - Atletico Madrid

Hoca değişikliği yaşayan iki takımın mücadelesinde Sevilla Atletico Madrid'i ağırlayacak.Atletico Madrid hoca değişikliği sonrasında kalesini gole kapattı ve puanlar almaya başlamıştı.Gol yememe üzerine kurgulanan oyun birkaç hafta sonra sıkıntı yaratmaya başladı ve son 4 maçta 3 beraberlik 1 yenilgi aldı Atletico Madrid.Yine de sezon başına göre daha iyi durumdalar ve ilk 4 için zorlamaya devam edecekler.Sevilla ise hoca değişikliği sonrasında son iki maçını kazandı ve bir anda kendisini şampiyonlar ligini kovalarken buldu.Her iki takım da öncelikle yenilmemeyi düşüneceği için beraberlik ağır basıyor.


Athletic Bilbao - Real Sociedad

La Liga bu hafta bir derbiye sahen olacak.Bask bölgesinin takımları olan Bilbao ve Sociedad karşı karşıya gelecek.Bilbao son haftalarda kazanması gereken maçları kazanamayınca üst sıralara yeteri kadar yaklaşamadı.Ama Bilbao bu maçta puan kayıpları telafi edecektir.Real Sociedad evinde iyi sonuçlar alıyor ama aynı çizgiyi deplasmanda yakalamış değil.Bilbao derbiyi kazanan taraf olur diye düşünüyorum.

Lecce - Genoa

Alt sıraları ilgilendiren maçta Lecce Genoa'yı ağırlayacak.Lecce evinde kazanması durumunda Genoa'ya küme düşme korkusunu iyici hissettirecek.Lecce evinde oynadığı son 4 maçta yenilgi yüzü görmedi.Genoa ise deplasmanda oynadığı son 5 maçı kaybetti.Bu veriler ışığında Lecce bir adım önde gibi.


Roma - Lazio

İtalya'da yılın derbisi oynanacak bu hafta.Roma Lazio'yu ağırlayacak.Maçın adı insanda öyle bir yük getiriyor ki ne desem boş olacak.Derbilerin favorisi olmaz derler ama ben yine de favorimi söyleyeyim.Roma işini bilir.

VVV Venlo - Nac Breda

Hollanda'da küme düşme korkusu yaşayan Venlo ve Nac Breda karşı karşıya gelecek.Venlo kazanması halinde Nac Breda ile puanları eşitleyecek ve umutlarını devam ettirecek.


PSV - Twente 

Hollanda'da haftanın maçında PSV Twente'yi ağırlayacak.PSV evinde oynadığı 11 maçta 10 galibiyet alan PSV maçın favorisi durumunda.Twente bir maçı eksik olmasına rağmen lider PSV'den 3 puan geride olması sebebiyle bu maçta 1 puana razı oalcaktır diye düşünyorum.Twente'ye 1 puanı al maça çıkma deseler, kabul ederler diye düşünüyorum.PSV evinde oynama avantajı değerlendirmek isteyecektir ve şampiyonluk yolunda rakibinin önüne geçmeye çalışacaktır.

25 Şubat 2012 Cumartesi

Avrupa Ligi'nde 3. Tur Eşleşmeleri



Metalist - Olympiakos
Sporting - Manchester City
Twente - Schalke
Standard Liege - Hannover
Valencia - PSV
AZ - Udinese
Atletico MAdrid - Beşiktaş
Manchester United - Athletic Bilbao

3. tur eşleşmeleri çok şey vaad ediyor.Bir eşleşme hariç diğerlerinde heyecan tavan yapacaktır diye düşünüyorum.Sporting sempatizanı olarak City'nin çıkmasına üzüldüm.Bir umut eler belki Sporting.

17 Şubat 2012 Cuma

Manu Deplasmanda Faturayı Kesti



Avrupa Ligi'nin güzel eşleşmelerinden olan Ajax - Manchester United eşleşmesinde ilk maçı Manchester United deplasmanda 0-2 kazanarak büyük avantaj elde etti.Manchester United'in Avrupa Ligi'ne gitmedi sonrasında takımın psikolojik olarak çöktüğü ve Avrupa Liglerinde maçlara konsantre olmakta zorlanacakları söyleniyordu.Açıckası ben de aynı fikirdeydim ama karşılarında Ajax'ı bulunca ister istemez Avrupa Ligi'ne odaklandılar ve meyvesini de aldılar.

Ajax tarafına gelirsek ligde oynadıkları son 4 maçın sadece 3'ünü kazanmışlardı ve zirve yarışında giderek uzaklaşmışlardı.Üstüne bir de bu yenilgi eklenince Ajax için bu sezon kabus oldu diyebiliriz.Avrupa Ligi macerası sona erdi gibi gözüküyor.Lig desen ne olacağı belli değil.Ajax bir anda gelecek sezon Avrupa'nın dışında bulabilir kendini.Dikkat etmesi gerekiyor.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Suarez'i Harcamak Yanlış Olur



Patrice Evra'ya ırkçı söylemde bulunduğu için ceza alan Luis Suarez geçen günlerde oynanan Manchester United - Liverpool maçında Evra'nın elini sıkmadığı için eleştirilere maruz kalmıştı.Evra da bu duruma bozulmuştu.Suarez maçtan sonra yaptığı bu hareketten dolayı özür dilediğini açıklamıştı.Bu konuyla ilgili son günlerde bir iddia dolaşıyor.Liverpool sermayesini yaratanlar Suarez'in bu hareketinden oldukça rahatsızlarmış ve Liverpool markasına zarar verdiğini ileri sürmüşler.Bu anlamda Luis Suarez ile yolların ayrılması istenmiş.Bu tarz haberler doğru mudur bilemiyorum ama eğer Liverpool Suarez'i gönderirse son yıllarda yapılan en büyük hatayı yapmış olur.Luis Suarez'in hareketinde haklılık görmeyebilirsiniz ama takımdan gönderecek kadar da büyük bir olay değildi bana göre.Kendince haksızlığa uğradığını düşündüğü  için el sıkmayı reddetmiş olduğunu düşünüyorum.Dalglish maçtan önce Suarez ile konuştuğunu ve Evra'nın elini sıkması konusunda anlaştıklarını söylemişti.Ama işte o an geldiğinde biri dürtüp el sıkma demiş olacak ki Suarez eli uzatmadı.

Kısaca şunu söylemek istiyorum.Suarez bir hata yapmıştır ve cezasını çekmiştir.Üstüne bir de çocukca davranmıştır ve özürünü dilemiştir.Irkçı söylemde bulunduğu için zarar görmeyen marka değeri el sıkmama olayında neden zarar görsün?O yüzden sermaye sahiplerinin gazına gelip Suarez'den vazgeçmek hata olur diye düşünüyorum.Umarım bu hata yapılmaz.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Suarez Pas Geçti Evra Sinirlendi



Irkçı söylemlerde bulunduğu için ceza alan Luis Suarez MAnchester United maçında Patrice Evra'nın elini sıkmayarak gerginliğin devam ettiğini gösterdi.Evra bu duruma biraz sinirlendi ve ne yapıyorsun sen gibilerinden bir bakış attı.Bu gerginlik maçın gidişatını etkileyebilir.

28 Ocak 2012 Cumartesi

Dalglish'in Stratejisi ve Geçilen Tur # Liverpool:2 - M.United:1



Fa Cup'ta beklenen maç oynandı ve Liverpool Manchester United'ı 2-1 yenerek bir üst tura çıktı.Liverpool'a turu getiren golü Dirk Kuyt'tan geldi.Bu maça Kenny Dalglish'in taktiğini şöyle özetlemek mümkün.Kenny Dalglish öncelikle savunmayı düşünmüş ve bu yüzden 3 stoper ile maça başladı.Buradaki amacı Manchester United ilk etapta durdurmak idi.Hücum kısmında ise özellikle duran top organizasyonları ile pozisyon bulmak düşüncesi vardı.Bunu bir  anlamda gerçekleştirdiler.Kullanılan korner sonucunda Agger'in golüyle Kenny Dalglish'in istediği gibi gidiyordu maç.Hata yapılmadığı sürece 5-4-1 sistemi güzelce işlemesi bekleniyordu.Ama Jose Enrique'nin hatasıyla gelen Manchester United'ı golü maçı ortaya getirdi.İlk yarı 1-1 bitince Kenny Dalglish stratejisinin ilk kısmını istediği gibi tamamlamış oldu.

Kenny Dalglish ikinci aşamaya geçmek için ikinci yarı biraz bekledi.Liverpool savunma anlamında iyi bir görüntü çizse de hücumdaki kısırlıktan dolayı takım pozisyon bulmakta zorlandığı için bir hamle yapılmak zorundaydı.Manchester United'ı kilitlemeyi başarınca sıra geldi öldürücü vuruşa.Kenny Dalglish Gerrard, Carragher ve Maxi'yi çıkartıp; Kuyt, Charlie Adam ve Bellamy'i alarak hamlesini yaptı.Andy Carroll'ın ileride yalnız kalması sebebiyle Kuyt ve Bellamy'nin oyuna girmesi Liverpool'un daha çok üçüncü bölgede olmasını sağladı.Liverpool önemli bir pozisyon bulamasa da tehlikeli gelmeye başladı.Tek eksik olan da gol idi.Defanstan topun havalandırılması ve Andy Carroll'ın topu Kuyt'a indirmesiyle tüm Liverpoolluları sevindiren gol geldi ve Liverpool öne geçti.

Kenny Dalglish takımının kapasitesini bilerek takımın yapabileceği maksimum oyunu oynatmaya çalıştı ve bunda da başarılı oldu diyebilirim.Görmek istediğimiz Liverpool ilk yarıdaki Liverpool değil de ikinci yarı United kalesine giden, pozisyonlar üreten Liverpool.Kenny Dalglish'in daha cesur olarak ikinci yarıda değişiklik yaptıktan sonra oluşan kadroyu sunması gerektiğini düşünüyorum.Her ne kadar United eksiklerinden dolayı arkaya yaslansa da sonuçta oynanan oyun bizi mutlu etti.

Bir iki kelime de Suarez için söylemek istiyorum.Kendisi tribünde görmek güzel ama kendisini sahada görmek istiyoruz.O'nun gollerine fazlasıyla ihtiyacımız var.Bir an önce dön Suarez.

15 Ocak 2012 Pazar

Geri Dönüşünü Golle Kutladı



FA Cup mücadelesinde Manchester City maçıyla futbola geri dönen Paul Scholes o maçta iyi görüntü vermemişti.Normal olan da buydu zaten.Scholes City maçıyla geri dönüşünü tur atlayarak bir anlamda kutladı ama asıl kutlamayı Bolton maçında yaptı.Bolton maçında golünü atarak ben bir süre daha buralardayım dedi bir anlamda.Önünde saygıyla eğiliyoruz.

12 Ocak 2012 Perşembe

Halef & Selef



Alex Ferguson sağlığı el verdiğince Manchester United'ın başında olacağını söylüyor.Kolay kolay teknik adamlığı bırakmayacağını söylüyor açıkcası.Ama yerine geçebilecek isimler de yok değil.Mesela Mourinho gözlüyordur Ferguson ne zaman ayrılacak diye.Diğer isim ise bana göre Guardiola...FIFA'nın ödül töreninde bir araya gelen Ferguson ve Guardiola sıcak bir konuşma gerçekleştirmişler.Acaba Guardiola United'ı ne kadar hak ettiğini mi anlatıyor?Kazandıklarım kazanacaklarımın teminatıdır dediğini düşünüyorum ya da Ferguson anlasın diye ima ettiğini düşünüyorum :)

11 Ocak 2012 Çarşamba

Profesyonel...


Paul Scholes boşuna büyük oyuncu olmadı.O'na verilen değer o yüzden bu kadar fazla.Profesyonelliği ile örnek alınması gereken oyuncular arasında gösterilmesi boşuna değil.Alex Ferguson sana ihtiyacım var dedi ve Paul Scholes hemen eşorfmanlarını giydi ve bir derbide görev almak için kulübeye oturdu.Oturmakla kalmadı, oyuna girdi ve herkes O'nu ayakta alkışladı.Paul Scholes gerçekten büyüksün.

United Şanslıydı



FA Cup mücadelesinde Manchester United Manchester City'i 3-2 yenerek bir üst tura çıktı.Aslında maça City çok iyi başlamıştı ama United 11. dakikada ilk atağında bulduğu golle 1-0 öne geçti, hemen arkasından City'de Kompany bana göre ağır bir kararla oyundan atılıınca oyun bir anda United'a döndü.United daha kontrollü oynayarak 3-0 öne geçti ama City pes etmedi ve Kolarov'un güzel frikik golü ve Agüero'nun takipçiliği ile bulduğu golle skoru 3-2 e getirdi ama yeterli olmadı.United şanslı idi.Çünkü eğer o kırmızı kart olmasa idi City bu maçı alırdı diye düşünüyorum ama olmamış bir şeyin üzerine konuşmak da gereksiz.City'nin yapamadığını umarım Liverpool yapar.

5 Ocak 2012 Perşembe

Aradaki Fark 3 Puan Oldu


Manchester United için bu sezon oldukça zor geçecek gibi.Şampiyonlar Ligi'nden elendiler.Avrupa Ligi'ne bakışları ortada.Ligde yatırımları sonucu Manchester City şampiyonluk için en önemli aday.Hal böyle iken dün Manchester United Newcastle deplasmanında 3-0lık yenilgi alınca Alex Ferguson paniğe gerek yok şeklinde açıklama yapmış.Ryan Giggs önümüze bakmalıyız demiş.Haklısınız da Manchester United için işler kötü giderken ve en önemlisi ezeli rakibi City yoluna devame ederken United taraftarlarının paniklemesi son derece normal.Böyle diyoruz ama sezon sonunda United şampiyon olursa hiç şaşırmam.Alex Ferguson bu elbette bir şeyler planlıyordur.Bakalım Alex Ferguson gençleriyle Arap yatırımı City'i geçebilecek mi?