pep guardiola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pep guardiola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mayıs 2013 Salı

2013 Barcelona'ya İyi Gelmedi


Guardiola dönemi sona erdikten sonra takımın başına geçen Tito Vilanova'nın Barcelona'da neler yapacağı merak konusuydu.Guardiola'nın yardımcısı olarak çalıştığı sezonlardan dolayı takımı en iyi tanıyanlardan biri olması avantaj olarak görünse de 1. adam rolünde ilk kez olacağından bir soru işareti vardı.Ama Tito Vilanova önderliğindeki Barcelona öyle bir başlangıç yaptı ki tüm soru işaretlerini bertaraf etmeyi başardı.

2012 yılında hem gol yollarında hem de kazanma oranında tarihinin en iyi dönemi yaşayan Barcelona 2012'de oynadığı 28 maçta 24 galibiyet alarak hem ligde rakipleri ile arasında fark oluşmasını sağladı hem de şampiyonlar liginde bir üst tura çıkmayı başardı.Gol yollarındaki etkinliği de bu başarıda önemli bir yer tuttu.2012 yılında 80 gol atan Barcelona kalesinde 29 gol gördü.2012 yılı başarılı olarak nitelendirsek de özellikle Real Madrid karşısında sonuç alamaması dikkat çekiciydi.İspanya Süper Kupa'yı rakibine kaptıran Barcelona ligin ilk yarısında oynann ilk maçta da 2-2 berabere kalarak rakibine üstünlük sağlamayı başaramadı.

2012 yılı Barcelona açısından ne kadar iyiyse 2013 de o kadar kötüydü.Tito Vilanova rahatsızlığı nedeniyle takımın başında olamaması ve Tito Vilanova'nın yardımcısının takımı idare etmekte zorlanması Barcelona'nın performansını etkiledi ve hem oyun olarak hem de sonuç almada sıkıntılar yaşadılar.Sakatlıkların etkisiyle birlikte kadronun iyi bir şekilde kullanamaması Barcelona'da 2013 istatistikleri 2012'e göre düşüş gösterdi.

2012'de maç başına 2.86 gol atmayı başarırken bu rakam 2013'de 2.41 olarak göze çarpıyor.Bunun yanında defansif açıdan kalelerini bir türlü gole kapatamamalarından dolayı yedikleri goller Barcelona takımını zorladı.2012'de maç başına 1.04 gol yerken 2013'de 1.28 gol yemişler.Kötü defans performansına şu açıdan da bakabiliriz.Barcelona 2013'de oynadığı 29 maçın sadece 7'sinde gol yememeyi başardı ki bu rakam Barcelona açısından oldukça kötü.

Barcelona'nın gol sayısında gerilemesi ve kalesini gole kapatamaması doğal olarak kazanılan maç sayısını da etkiledi.Zira Barcelona sezon başındaki performansından uzak olması 2013 yılında galibiyet sayısının 16'da kalmasına neden oldu.

Barcelona'nın 2012 ile 2013 arasındaki farkından dolayı Tito Vilanova bu seneyi bir kenara bırakıp asıl gelecek sezona odaklanmak gerektiğini söyledi ve başarılı olup olmadığını gelecek sezondan sonra karar verilmesini istedi.Her ne kadar bu sezon Barcelona şampiyon olsa da Tito Vilanova rahatsızlığı nedeniyle takımının başında olmadığı maçları düşünürsek takıma ne verebileceği hakkında kesin bir karara varmak için bir sezon daha beklemek doğru olur düşünüyorum.

12 Nisan 2013 Cuma

Heynckes Kızdı

http://www3.pictures.zimbio.com/gi/Jupp+Heynckes+FC+Bayern+Muenchen+Training+yJ61p4A8eTox.jpg



Şampiyonlar liginde yarı final eşleşmeleri belli olduktan sonra Bayern tarafında acaba Guardiola eski takımı Barcelona hakkında Jupp Heynckes'e yardımcı olacak mı diye konuşulmaya başlandı.Sanki Bayern'in başında bir teknik adam yokmuş gibi Guardiola ne yapacak şeklinde konuşulmaya başlanınca haklı olarak Jupp Heynckes bu duruma sinirlenmiş.Kendi dersime kendim çalışırım dercesine kimsenin yardımına ihtiyacım yok demiş.Kendinizi Jupp Heynckes'in yerine koyduğunuzda hak vermemek elde değil.

28 Nisan 2012 Cumartesi

Baban Bile Çalıştırabilir mi?



Büyük takımları çalıştıranların başarıları hiçbir zaman görülmez.Çünkü insanlar kendilerini büyük takımı çalıştırmanın kolay olduğuna inandırmışlar.Takımdaki yıldız oyunculara ne öğretebilirsin ki düşüncesiyle sanki teknik adamın çıkın oynayın dediğini düşünüyorlar.Oyuncuların belli bir kalitesi olduğu için başarılar geliyor diye düşünüyorlar.Bu durum en çok Barcelona'yı çalıştıranların başına geldi diyebiliriz.Frank Rijkaard ülkemizde çalıştığı dönemde sıkıntılı günler geçirdiğinde bir kısım saldırıya geçti ve Rijkaard'ı eleştirmeye başladı.Rijkaard'ın arkasında olanlar ise buna karşı olarak Barcelona çalıştırmış adam diye cevap verdiler.Buna aldıkları cevap ise babam bile çalıştırır oldu.

Biz de meşhurdur hakikaten.Büyüklerimiz elbette kutsaldır ama nasıl bir babalarımız var ki Barcelona'yı çalıştırabiliyor.Öyle bol keseden atıyoruz ki bazen abartıyoruz ve gülünç duruma düşüyoruz.FM gibi oyunları oynayanlar bilirler ki bir takımı yönetmek zor bir iştir.Birden çok değişkeni vardır ve bu değişkenlerle oynayarak takımın form grafiğini her zaman yukarılarda tutmanız gerekiyor.Değişkenlerden birinde zayıflık oldu mu takım kimyası denen şeyin bozulması mümkün olabiliyor.O yüzden babam bile yönetir derken biraz daha düşünmek gerekir.Zaten işler o kadar kolay olsaydı emin olun babalarımızın bir kısmı bir takımın başında olurdu.

Tekrar Barcelona'ya gelecek olursak Rijkaard'ın ayrılmasından sonra Barcelona B takımını çalıştıran Guardiola takımın başına getirildi.Kariyerinde ilk kez bir takımı çalıştıracak olması elbette bazı kesimi tedirgin etti ama sonuçta Barcelona felsefesiden nasibini almış biriydi Guardiola.Barcelona'nın daha iyi olması için elinden geleni yapan Guardiola 4 yıl içinde kazanmadığı kupa kalmadı.Barcelona tarihine teknik adam olarak adını yazdırmasını bildi.Ama bu başarıları kazanırken mental olarak çok yoruldu.Oyunun daha da kusursuzlaştırmak için kendisini yedi bitirdi resmen.Barcelona ile sözleşme imzalarken ki haline bir bakın bir de ayrılacağını açıkladığı basın toplantısındaki haline.İşte bu aradaki fark Barcelona'yı kusursuz yapmak için harcadığı enerjiyi gösteriyor.İşte bu yüzden bu sezonki kendisi açısından hayal kırıklığı olarak nitelendirebileceğimiz sonuçlardan sonra ayrılmak istediğini açıkladı.Belli ki bir nefes almak istemiş Barcelona'dan ayrılmak pahasına.

Şimdi ne olacak peki derseniz Barcelona'da gelenek devam edecek ve Guardiola'nın yardımcısı bayraği devralacak.Aynı felsefeyi uygulamaya çalışacak.Guardiola ise belki bir sene dinlenir belki de bir takımın başına geçer.Orasını bilemiyorum ama şu gerçek ki yeni bir takımda kendisini ispat etme isteği Guardiola'yı daha iyi bir teknik adam yapacaktır.Babam bile çalıştırır diyenlere inat o işlerin o kadar kolay olmadığını başka takımlarda kazanacağı başarılarla kanıtlamaya çalışacak.Umarım kariyerinde çok iyi noktalara gelir.Yolun açık olsun Guardiola.


19 Ocak 2012 Perşembe

"Bu takımla baş etmek çok zor Yalçın."



Ömer Üründül'ün bu cümlesi maçın özeti gibiydi.İlk devre Real Madrid alanları iyi kapattığı için Barcelona pozisyon üretmekte zorlandı.Maç Real Madrid'in istediği gibi gidiyordu.Ta ki ikinci yarıya kadar...İkinci yarının başlama vuruşu ile birlikte Barcelona'daki anlayışı rahatlıkla görebilirdiniz.Topun kendilerinde kalması için güvenli paslarla en azından 5-10 dakika topu dolaştıralım düşüncesinde olduklarını gördük.Bu sonucunda ilk yarıda kornerlerde vurdurmadıkları Puyol'a vurdurunca Barcelona skoru eşitlemektense moral açısında öne geçti diyebiliriz.Daha sonra maç Barcelona'nın istediği gibi gitti ve Barcelona maçı 2-1 kazandı.El Clasico'nun her bölümünde senaryo aynı olduğundan detaylı şekilde konuşmaya gerek yok.Mourinho 45 dakikalık bir formül buldu ama başarı için 90 dakikalık bir formül gerekiyor.

12 Ocak 2012 Perşembe

Uyum İçlerine İşlemiş



Aynı takımdan oldukları nasıl da belli oluyor?Üst taraf siyah renk, alta da kot pantolon...Basın toplantısında da uyum içerisinde olmayı tercih etmişler.İçlerine işlemiş uyumlu olmak...

Halef & Selef



Alex Ferguson sağlığı el verdiğince Manchester United'ın başında olacağını söylüyor.Kolay kolay teknik adamlığı bırakmayacağını söylüyor açıkcası.Ama yerine geçebilecek isimler de yok değil.Mesela Mourinho gözlüyordur Ferguson ne zaman ayrılacak diye.Diğer isim ise bana göre Guardiola...FIFA'nın ödül töreninde bir araya gelen Ferguson ve Guardiola sıcak bir konuşma gerçekleştirmişler.Acaba Guardiola United'ı ne kadar hak ettiğini mi anlatıyor?Kazandıklarım kazanacaklarımın teminatıdır dediğini düşünüyorum ya da Ferguson anlasın diye ima ettiğini düşünüyorum :)

11 Aralık 2011 Pazar

Sonucu 3lü Defans Belirledi # Real Madrid:1 - Barcelona:3



Daha yerime geçemeden gol gelince dondum kaldım.Çünkü Real Madrid avantajlı durumdaydı, sahasında oynuyordu ve 1-0 öne geçmişti.Daha dakika 1...Ama sonra Messi'nin güzel pasıyla Alexis Sanchez durumu eşitledi ve sonrası da geldi.Barcelona kazandığı için mutluyum ama maçtan beklediğimi alamadım.Nedeni ise Mourinho'nun maç öncesinde ne gibi bir taktik belirlediğini görememem.1-0 sonrasında oynanan oyunu mu çizmişti yoksa 1-1 den sonraki oyunu mu çizmişti?Bunu anlayamadığım için maçtan beklediğimi alamadım.O yüzden Mourinho hakkında bir şey diyemem.Ama Guardiola tarafına gelirsek 3lü defans silahını kullandı ve bunda da başarılı oldu.3lü defansa döndükten sonra Alves'i daha iyi kullanmaya başladı.Guardiola Mourinho'yu bir kez daha yendi.Mourinho bu yüzden bunalıma girebilir.Çünkü favori gösterildiği bir maçtan boynu bükük ayrılmak bir teknik adamı sıkıntıya sokabilir.Barcelona'nın kazanmasıyla Real MAdrid'in puan avantajı yok denilecek düzeye geldi.Barcelonaa bundan sonra kolay kolay takılmayacaktır diye düşünüyorum.bu durum Mourinho ve Real Madrid üzerinde baskı yaratır mı göreceğiz.

27 Nisan 2011 Çarşamba

3. Randevu Öncesi Son Kapışmalar





"Umarım bizim aleyhimize hata yapmaz ve iki takım da sahadan şikayet etmeden ayrılır. Ama Guardiola'nın mutlu olacağına inanmıyorum. O benim hayatımda gördüğüm maçtan önce hakem eleştiren tek teknik direktör. Ben hakemlerden şikayetçi olduğumda bunu inanarak yapıyorum."


Jose Mourinho


El clasico kapışmasının 3. maçına geldik ve dünkü basın toplantıları baya hareketli geçti.Guardiola ve Mourinho birbirleriyle ilgili şeyler söyleyip durdular.Ama eminim ki Mourinho İngiltere'deki ortamı özlüyordur.Neyse Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maça Wolfgang Stark'ın atanması üzerine Mourinho umarım hata yapmaz demiş.Nedeni ise Wolfgang Stark'ın Messi'yi beğenmesi.Mourinho endişelenmek de haklı olabilir ama hakem kararları verirken Messi'ye olan hayranlığı aklına gelmeyecektir diye düşünüyorum.Bu arada Guardiola da basın toplantısında Mourinho'nun basın toplantılarının kralı olduğunu ve asıl cevabı saha da vermeyi tercih ettiğini söyledi.



21 Nisan 2011 Perşembe

Barcelona:0 - Real Madrid:1 (Mourinho Bugu Buldu)


2. El Clasico geride kaldı.Gülen taraf fotoğraftakinin attığı golle Real Madrid oldu.Maçı izleyenler, özellikle ilk yarı, bir ara Barcelona - Inter maçını hatırlamış olabilir.Çünkü Mourinho Real Madrid'e Inter'deki alan savunmasını öğretmiş ve oyuncular bunu en güzel şekilde uyguladılar.Barcelona pas yapmakta zorlandı, rakip kaleye gidip tehlikeli bir pozisyon yatamadı.Real Madrid ise Ronaldo ile 2, Pepe ile 1 kez gole yaklaştı ama sonuç alamadı.Özellikle Pepe'nin direkten dönen kafası Madrid'i erken öne geçirmekten etti.İkinci yarı Barcelona biraz daha derli topluydu.Pas alışverişleri daha iyi yapınca ve biraz da Messi hareketlenince bir anda oyun Barcelona'ya döndü.Real Madrid orta saha tepki veremez oldu, ileride top tutamaz oldu.Bu dakikalarda Barcelona tehlikeli ataklarla gol bulmaya çalıştı.Ama bir türlü müthiş oynayan Casillas'ı geçemedi.Maç uzatmalara gittiğinde açıkcası ben penaltılara kadar gideceğini düşünmüştüm.Ama oyunu tamamen kontra atak üzerine kuran Real Madrid zaman zaman etkili olarak golün sinyalini verdi.Di Maria'nın ikili oyundan sonra yaptığı orta sonrası Ronaldo topu geldiği köşeye göndererek takımını 1-0 öne geçirdi ve bu golle takımının 18 yıllık özlemine son vermiş oldu.Mourinho bu maçta ilk maça oranla dersine daha iyi çalışmış.Özellikle ilk yarıda orta sahayı kapatarak Barcelona'nın pas yapmasını engelledi.Bu durum şampiyonlar ligi maçlarında da geçerli olacaktır ama ben açıkcası Barcelona'nın buna karşılık vereceğini düşünüyorum.Bu maçın ikinci yarısındaki oyunun benzerini sergileyebilirse Mourinho maalesef üzülecektir.Aksi takdirde Mourinho Barcelona'nın bir bugunu bulmuş ve sürekli oradan saldırıyor.Başta Mourinho olmak üzere tüm Real Madridlileri kutluyorum.Barça taraftarı olarak artık önümüzdeki maçlara bakacağız.Özellikle sezonun kader maçları olan 3. ve 4. El Clasicolar...

7 Nisan 2011 Perşembe

18 Günde 4 El Clasico (Aman Allah'ım)



Şampiyonlar Liginde çeyrek finalin ilk maçları oynandı ve yarı final eşleşmeleri neredeyse belirlendi.İlk maçlarını evinde farklı kazanan Barcelona ve Real Madrid yarı finalde eşleşecekler ve yeni bir Jose-Barça çekişmesi izleyeceğiz.Geçen sene Inter'in başındayken Barcelona'yı elediği maç sonunda Barça tribünlerine giderek şov yapması hala akıllarda.Jose bu sezon Real'in başındayken Nou Camp'ta çıktığı maçta hezimete uğramıştı ama biliyoruz ki Jose'nin her zaman yapacağı şeyler vardır.Ama şunu da biliyoruz ki Jose her ne yapacaksa 16 Nisan ile 3 Mayıs arasında yapmalı.Çünkü tüm finallari bu zaman dilimi içerisinde.Öncelikle ligde 8 puan arkasında olduğu Barça'yı kendi evinde ağırlayacak.Bu maç El Clasico maratonunun ilk maçı olma özelliğini de taşıyor.Eğer Jose bu maçı kazanamazsa lig kesin olarak biter.Yani lig elinden kayar gider.4 gün sonra 20 Nisan günü İspanya Kral Kupası finalinde bir kez daha Barça ile karşılaşacak.Jose yine tek maçlık bir finale çıkacak.Eğer kaybederse ikinci kupa da uçar gider.1 hafta sonra 27 Nisan bu sefer Şampiyonlar Ligi yarı final ilk maçı var rakip yine Barcelona.İlk maç evinde olacak, rövanş 3 Mayıs günü Nou Camp'ta olacak.Uzun yıllardır yarı final, final göremeyen Real bu hedefte Barcelona'yı geçmesi gerekecek.Tarihlere baktığımızda 18 günde 4 El Clasico oynanacak.Jose Mourinho bugüne kadar Real'in başındayken ne yaptıysa hepsi silinecek.Çünkü bu 4 El Clasico'dan da hüzünlü ayrılırsa her şeyi kaybetmiş olacak.Jose Mourinho'yu özel biri olarak tanımlıyoruz, yaptığı her işe saygı duyuyoruz.Ama bakalım Madridliler 4 El Clasico'dan sonra saygı duymayı sürdürecekler mi?Saygı göstermek bu sezon sonunda bitecek mi yoksa gelecek sezonları da kapsayacak mı?4 El Clasico'dan sonra öğrenmiş olacağız.

Son olarak şunu söyleyeyim.18 günde 4 El Clasico izlemek bizi yüceltebilir, delirtebilir, ermiş insan yapabilir, bulutların üstünde hissettirebilir.Çünkü El Clasico izlemek hem de peş peşe 4 tane...Yazarken bile acayip bir şeyler oluyor.Bir an önce El Clasico maratonu başlasın.

16 Nisan
Real Madrid - BArcelona (La Liga)

20 Nisan
Real Madrid - Barcelona (Kupa finali)

27Nisan
Real Madrid - Barcelona (ŞL Yarı final ilk maçı)

3 Mayıs
Barcelona - Real Madrid (ŞL Yarı final 2.maçı)

6 Aralık 2010 Pazartesi

Altın Top Ödülü'ne Iniesta ve Jose Mourinho Yakın



10 Ocak 2011'de sahibini bulacak FIFA Altın Top Ödülünde finale kalan 3 aday belirlendi ve üç aday da Barcelona'dan.Xavi, Lionel Messi, Andres Iniesta...Aslında pek de şaşırtıcı değil ama Sneijder'in olması gerekirdi.Şimdi diyeceksiniz ki Sneijder olsaydı bu üç isimden kim olmazdı.Bu soruya yanıtım yok maalesef.Kalan isimlere bakacak olursak ben Lionel Messi'nin kazanacağını düşünmüyorum.Ödül Xavi ve Iniesta arasında gider gelir.Benim düşüncem her ne kadar Xavi insanüstü performans gösterse de şunu da unutmayalım ki Iniesta Xavi'nin bu performansına katkısı çok büyük.Her ne kadar birbirlerini tamamlıyor gibi görünse de benim açımdan Iniesta daha önemli işler yapıyor.Bu yüzden bu ödülü Iniesta daha çok hak ediyor.



Teknik direktörler arasında da sona kalan üç isim şu şekilde:Vicente Del Bosque, Pep Guardiola ve Jose Mourinho...Bu üç isim arasından Pep Guardiola'yı bir kenara koyalım.Kalan iki ismden hiç şüphesiz en büyük aday Jose Mourinho.Her ne kadar Vicente İspanya'yı Dünya Şampiyonu yapsa da Jose Mourinho İtalya'daki tüm kupaları ve şampiyonlar ligi kupasını aldı.Tartışmasız Jose Mourinho...

30 Kasım 2010 Salı

Jose Mourinho & Pep Guardiola Maç Sonrası Görüşler



"Her zaman Barcelona'nın tamamlanmış bir ürün olduğunu söyledim. Çok uzun senelerin bir sonucu olduğunu söyledim. Real Madrid bugüne kadar çok iyi oynamış olsa da henüz Barcelona kadar olmadığını ve yapılacak çok iş olduğunu söylemiştim. Bugünün sonucu sadece iyi oynayanın ödülü, kötü oynayana da ceza oldu."


"Bizim için bu mağlubiyeti sindirmek çok kolay olacak. Bu sahadan bazen çok zor sindirilecek neticelerle çıktık. İnter ve Chelsea ile oynadık. Tabi ki kötü bir sonuç oldu ancak sindirmek zor değil."


"4-5 gol yedikten sonra değil, sadece kazandığın bir maç sonrası mutluluktan ağlayabilirsin. Mağlubiyete rağmen bir sonraki maça istekli çıkmalısın. Sonraki maçın cumartesi günü değil, yarın olmasını tercih ederdim. Çünkü kişilikli insanlar bu kadar kötü bir maçtan sonra tekrar maç yapabilmeli ve tekrar kazanabilmelidir."


"Yediğimiz ilk iki gol bizim suçumuzdu. Ancak 2-0'lık sonuçtan sonra iki yolunuz olur. Ya daha fazla pres yapıp, daha oynayarak denersiniz. Ya da kontrollü oynarsınız. Barca çok iyi bir maç çıkardı. İyi oynadıklarını söyleyebilirler. Ancak ben kendi takımımla ilgileniyorum. Kötü oynadık ama cumartesiden itibaren bu maçın tarihi bir olumsuz maç olduğunu göstereceğiz."


"İkinci devreye kötü başlamadık ancak yediğimiz 3. golden sonra maç bitmişti. Benim o anda tek istediğim takımın dengesini kaybetmemesi oldu. Sonuna kadar güzel bir şekilde götürmekti. Durumu değiştiremediğini anladığında kendini kötü hissediyosun. Oyuncularımın sahada verdikleri karşısında hayal kırıklığına uğradım. Artık maç sona erdi ve yarından sonra yapacak daha çok işimiz var."

Jose Mourinho

Tipik maçı kaybetmiş bir teknik adamın konuşması.Zekasına hayran olduğum Jose Mourinho'nun dünkü taktikle çıkmasından oturup bir düşünmesi gerekir.Tahminim O da maçtan sonra bunu düşünmüştür.




"Farklı şekilde oynuyoruz. Kimin daha iyi olduğunu zaman gösterir. Bunu şimdiden söylemek erken olur. Bizim iyi, onların kötü olduğunu söyleyemeyiz. Onlar çok iyi bir takım ancak biz çok iyi bir seviyede oynadık ve kazandık"


"Bu şekilde düşünmek doğru değil. Bu oyun anlayışı bizim uzun zamandır devam ettirdiğimiz bir sistem. Takım bilincine sahip oyuncularla oynuyoruz ve bunun doğru olduğunu düşünüyoruz."


"Messi'den daha komple bir oyuncu var mı ben bilmiyorum. Messi en iyisi. Ben hergün onunla antrenman yapıyorum. Sadece gol atmıyor, aynı zamanda oyunu her açıdan anlıyor. O yüzden sadece en iyisi Messi."

Pep Guardiola

Pep'e çok fazla iş düşmedi ama bu takımı bu oyun anlayışlıyla iyi idare ettiği için kendisine teşekkürü bir borç biliriz.Maçtan sonra da Cruyff ve Rexach'a bu oyun felsefesini yarattıkları için teşekkür etmiş.

18 Kasım 2010 Perşembe

Hiç Uğraşma Ranieri


"Barcelona gibi oynamanın hayalini kuruyorum ama bu neredeyse imkansız. Guardiola'yla bu konuyu konuştum. Bana böyle oynamalarının sebebinin, bu felsefenin Barcelona oyuncularının DNA'sında bulunması olduğunu söyledi."

Claudio Ranieri

Ranieri hocamız İtalya futbol kültürüne ters düşen bir oyunu oynamaya çalıştığını ama başaramadıklarını söylüyor.Meğer Ranieri takımını barcelona gibi oynatmak istiyormuş.Ranieri'nin bu çabasına en güzel cevabı Guardiola vermiş.Dolaylı yoldan hiç uğraşma mesajı vermiş.Bence de hiç uğraşmasın.İtalya gibi bir yerde Barcelona gibi oynamak imkansız.Vaktini boşa harcama Ranieri.

4 Kasım 2010 Perşembe

Pep Guardiola & Stale Solbakken



Kopenhang teknik patronu Stale Solbakken ile Pep Guardiola Kopenhang-Barcelona maçından sonra ağız dalaşına giriyorlar.Nedenini tam olarak bilmesem de Barcelona kaleci Pinto'nun ilk maçtaki ıslığı neden olabilir.Ya da en azından bu tartışmayı fitillemiş olabilir.Ağız dalaşı tam fiziksel temasa dönüşürken Busquest araya girmiş.Guardiola'nın ne dediğini anlayamadım ama Solbakken'in dediği gayet açık:"F..k you jackass"

25 Eylül 2010 Cumartesi

Jose Mourinho&Pep Guardiola


''Barcelona lige sarılmış durumda ve son güne kadar da öyle olacak. Biz sadece kaç puan toplayacağımızı düşünmeliyiz. Ne kadar puan bilmiyorum ama kesinlikle çok puan gerekecek. Özellikle onlara karşı oynayan takımlar, kazanamayacaklarını düşünerek veya bilerek, yedek takımlarını sürerek maçı hediye ederlerse ve bu birçok kez olursa ligi kazanmak çok daha zorlaşacak.''

Jose Mourinho


''Tüm takımlar saygı gösterilmeyi hak ediyorlar. Mourinho'ya söyleyecek bir sözüm yok.''

Pep Guardiola