barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barcelona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2013 Cuma

Thiago'nun Geleceği...


Barcelona'da orta sahada oynayan oyuncuların en büyük sıkıntısının forma şansı bulamama olduğunu biliyoruz.Mascherano az daha takımdan ayrılıyordu ama Guardiola defansa monte ederek bir çözüm buldu.Keita, Yaya Toure gibi oyuncular forma şansı bulamadığı için takımdan ayrıldılar.Geçen sezon takımda dahil olan Song da yeteri kadar oynayamamaktan memnun değil.

Orta sahada Xavi, Iniesta, Busquets ve Fabregas'ın olması teknik adamların tercihlerini sınırlı tutuyor ve bu isimlerin dışında başka bir oyuncu kolay kolay forma şansı bulamıyor.Son yıllarda Thiago yavaş yavaş bu durumu değiştirmeye çalışıyor ama hala tam olarak 11 oyuncusu olmuş değil.Oynama isteğinden dolayı ve Barcelona'da önünde birçok ismin olmasından dolayı transfer dedikoduları çıkması son derece normal olduğunu düşünüyorum.

Geçen sezon 27 maçta şans bulmuş ama ortalama olarak 52 dakika sahada kalmış olduğunu görüyoruz.Thiago gibi bir oyuncu bu rakamdan mutlu değildir diye tahmin ediyorum.Bu sezonu düşünürken ya takımda daha fazla dakika forma bulacağından emin olup takımda kalacak ya da kendisini farklı bir takımda ispat etmek için takımdan ayrılacak.Barcelona büyük ihtimalle takımdan ayrılmasına izin vermeyecektir ama Thiago'nun daha fazla sahada olması sağlayacak bir ortam yaratması gerekiyor.

Xavi, Iniesta ve Fabregas gibi isimleri kesmek biraz olması Thiago'nun forma şansını azaltıyor ama teknik ekip güvenerek formayı vermesi halinde Thiago en bu üç isim kadar katkı verecektir diye düşünüyorum.Barcelona son yıllarda orta saha oyuncularında görülen bu memnuniyetsizliği Thiago özelinde çözebilecek mi göreceğiz.

14 Mayıs 2013 Salı

2013 Barcelona'ya İyi Gelmedi


Guardiola dönemi sona erdikten sonra takımın başına geçen Tito Vilanova'nın Barcelona'da neler yapacağı merak konusuydu.Guardiola'nın yardımcısı olarak çalıştığı sezonlardan dolayı takımı en iyi tanıyanlardan biri olması avantaj olarak görünse de 1. adam rolünde ilk kez olacağından bir soru işareti vardı.Ama Tito Vilanova önderliğindeki Barcelona öyle bir başlangıç yaptı ki tüm soru işaretlerini bertaraf etmeyi başardı.

2012 yılında hem gol yollarında hem de kazanma oranında tarihinin en iyi dönemi yaşayan Barcelona 2012'de oynadığı 28 maçta 24 galibiyet alarak hem ligde rakipleri ile arasında fark oluşmasını sağladı hem de şampiyonlar liginde bir üst tura çıkmayı başardı.Gol yollarındaki etkinliği de bu başarıda önemli bir yer tuttu.2012 yılında 80 gol atan Barcelona kalesinde 29 gol gördü.2012 yılı başarılı olarak nitelendirsek de özellikle Real Madrid karşısında sonuç alamaması dikkat çekiciydi.İspanya Süper Kupa'yı rakibine kaptıran Barcelona ligin ilk yarısında oynann ilk maçta da 2-2 berabere kalarak rakibine üstünlük sağlamayı başaramadı.

2012 yılı Barcelona açısından ne kadar iyiyse 2013 de o kadar kötüydü.Tito Vilanova rahatsızlığı nedeniyle takımın başında olamaması ve Tito Vilanova'nın yardımcısının takımı idare etmekte zorlanması Barcelona'nın performansını etkiledi ve hem oyun olarak hem de sonuç almada sıkıntılar yaşadılar.Sakatlıkların etkisiyle birlikte kadronun iyi bir şekilde kullanamaması Barcelona'da 2013 istatistikleri 2012'e göre düşüş gösterdi.

2012'de maç başına 2.86 gol atmayı başarırken bu rakam 2013'de 2.41 olarak göze çarpıyor.Bunun yanında defansif açıdan kalelerini bir türlü gole kapatamamalarından dolayı yedikleri goller Barcelona takımını zorladı.2012'de maç başına 1.04 gol yerken 2013'de 1.28 gol yemişler.Kötü defans performansına şu açıdan da bakabiliriz.Barcelona 2013'de oynadığı 29 maçın sadece 7'sinde gol yememeyi başardı ki bu rakam Barcelona açısından oldukça kötü.

Barcelona'nın gol sayısında gerilemesi ve kalesini gole kapatamaması doğal olarak kazanılan maç sayısını da etkiledi.Zira Barcelona sezon başındaki performansından uzak olması 2013 yılında galibiyet sayısının 16'da kalmasına neden oldu.

Barcelona'nın 2012 ile 2013 arasındaki farkından dolayı Tito Vilanova bu seneyi bir kenara bırakıp asıl gelecek sezona odaklanmak gerektiğini söyledi ve başarılı olup olmadığını gelecek sezondan sonra karar verilmesini istedi.Her ne kadar bu sezon Barcelona şampiyon olsa da Tito Vilanova rahatsızlığı nedeniyle takımının başında olmadığı maçları düşünürsek takıma ne verebileceği hakkında kesin bir karara varmak için bir sezon daha beklemek doğru olur düşünüyorum.

18 Nisan 2013 Perşembe

Ortasaha Oyuncularının Mutsuzluğu


Barcelona Xavi, Iniesta gibi yıldızların olduğu bir bölgeye oyunculara yer bulmakta zorlanıyor ve forma şansı bulamayan oyucnular da takımdan ayrılmayı düşünüyorlar.Gelen oyuncular da öyle sıradan oyuncular değil.Yaya Toure forma şansı bulamadığı için ayrıldı ve Manchester City'de yaptıkları ortada.Keita Sevilla formasıyla kazandıkları ortada ama bir türlü istikrarlı oynayamadı ve ayrıldı.Mascherano az kalsın takımdan ayrılıyordu.Guardiola bir çözüm bulmaya çalıştı ve buldu da.Mascherano'yı defans oyuncusuna dönüştürerek topu kullanma özelliğini en geride kullanmak istedi ve sonunda da başarılı oldu. Şu an için de aynı şeyler Song için geçerli gibi gözüküyor.İstediği dakikaları bulamayınca ister istemez bir mutsuzluk oluyor ve yüzün asılıyor.Sezon sonunda Song takımdan ayrılmak istiyorum demeyecektir elbette ama bir sezon daha aynı rakamlar olursa ayrılmayı düşünebilir.

3 Şubat 2013 Pazar

Cuenca Ajax'ta


Pep Guardiola döneminde bulduğu şansları iyi değerlendiren Cuenca takım içerisinde kısa sürede sivrilmeyi başarmıştı.Pedro'yu geçerek Barcelona'nın sağ tarafında oynamaya başlamıştı.Ama bu sezon sakatlığından dolayı bir türlü oynama fırsatı bulamadı ve özellikle Pedro'nun form tutması ve Alexis Sanchez'in de bulunması takımda kendisine yer bulmasını zorlaştıracaktı.Bu anlamda Cuenca'nın oynayabileceği bir yere gitmesi son derece doğaldı ve kiralık olarak Ajax'a gitmesi son derece doğru bir karar.Ajax'ta kendisini toparlayarak Barcelona'ya iyi bir şekilde dönmeyi hedefleyecektir.

14 Ocak 2013 Pazartesi

Valdez'in Barcelona'daki Geleceği


Geçen sezon Barcelona'da işlerin ters gitmesinin nedenlerinden biri de Victor Valdez'in performansıydı.Belki de takımın iyi sonuçlar alamamasından ötürü iyi görüntü çizmemiş olabilir ama sonuçta Victor Valdez hiç de iyi bir sezon geçirmedi.Kendisinden beklenmeyen hatalr yaptı.Özellikle Real Madrid maçlarında yediği goller kendisine yakışmayan gollerdi.Takım içinde oluşan gergin havadan dolayı takım arkadaşlarıyla veya hocasıyla arasında bazı şeyler gerçekleşmiştir diye kesin bir şey diyemeyiz ama 2014'de sözleşmesi sona erecek olan Victor Valdez ile sözleşme yenilenmemesi düşündürücü verici.Teknik açıdan Barcelona'nın bulabileceği iyi kalecilerden biri olan Victor Valdez'in yerini doldurmak zor olabilir.Tito ile başlayan yeni dönem ile birlikte kazanılan her maç sonrasında takımda oluşan olumlu hava ile birlikte Victor Valdez ile Barcelona birlikteliği de devam edecektir diye düşünüyorum.Her iki tarafın da birbirine ihtiyacı olduğunu düşünürsek anlaşma yakındır.

13 Ocak 2013 Pazar

David Villa Mutsuz


2010 yılında Valencia'dan Barcelona'ya transfer olan David Villa ilk senesinde oldukça iyi performans gösterdi ve takımının kazandığı başarılarda önemli katkısı vardı.Geçen sezon Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda yaşadığı sakatlığı yüzünden büyük bir bölümünde oynayamadı ve formasından uzak kaldı.Bu sezon ie Guardiola – Tito görev değişikliğinde takımdaki yerini almakta zorlanıyor gibi gözüküyor.

Tito'nun Fabregas'ı daha fazla kullanma isteği, Pedro'nun performansı ve kendisi gibi forma bekleyen Alexis Sanchez'in bulunması David Villa'nın önünde duran engeller olarak görünüyor.Bu sezon 17 kere kadroya alındı ve bunların sadece 6'sında ilk 11 başladı.En önemlisi bu 6 maçta maçın sonunu görememesi oldu.

Bu durumdan dolayı mutsuz olduğu düşünülen David Villa hakkında transfer haberlerini doğal karşılamak gerekiyor.Her futbolcu gibi oynamak isteyen David Villa'nın ayrılacağına pek ihtimal vermemek ile birlikte önüne gelen teklifleri de değerlendirmeyi düşünecektir.Barcelona teknik heyeti David Villa'yı bırakmak istemeyecektir ve O'ndan katkı almaya bakacaktır.Ama David Villa takımda kendisine yer olmadığı gibi bir fikre kapılırsa David Villa&Barcelona birlikteliği sona erebilir.

1 Eylül 2012 Cumartesi

Barcelona'dan Schalke'ye



Barcelona'ya büyük umutlarla gelen ama geçirdiği sakatlıktan sonra bir türlü forma şansı bulamayan ve beklenen performans artışını gösteremeyen İbrahim Afellay Bundesliga'nın yolunu tuttu.Kariyerini bundan sonra Schalke'de sürdürecek.Barcelona'da geçirmiş olduğu sakatlık olmasa Guardiola kendisini daha iyi kullanma fırsatını yakalayacaktı ama o sakatlık hem Afellay'ı geri plana itti hem de Guardiola bir türlü kendisine güvenemedi.Afellay için Barcelona'daki şansını iyi kullanamadı.Umarım Schalke'de kendisinden beklenen aşamayı gösterir.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Messi İle Yarış İçerisinde Değilim


Andres Iniesta karakteri bakımından sıkça takdir edilen bir futbolcu.Saha içinde ve saha dışında örnek gösterilen Iniesta karakterine uygun bir açıklama yapmış ki fazlasıyla beğendim.2012 Avrupa Şampiyonası'nda turnuvanın en iyi futbolcusu seçilen Iniesta bu ödüle layık gösterildiği için sevindiğini ama kupanın kazanılmasında tüm takımın emeği olduğunu vurgulamış.Turnuva boyunca takımının en iyisi konumunda olan Iniesta mütevaziliği elden bırakmamış gibi duruyor.2012 Avrupa Şampiyonası'nda gelen şampiyonluk sonrası doğal olarak yılın futbolcusu adayları içerisinde Iniesta'nın ismi de geçiyor.Ama öyle anlaşılıyor ki Iniesta bunu çok önemsemiyor."Yılın futbolcusu ödülü için Messi ile yarış içerisinde değilim.Ya da Ronaldo ya da Xavi ya da Casillas ile.Ben hep bir şeyler kazanmak için mücadele ederim ama bu ödül benim için ekstra bir ödül.Sonuçta insanlar karar derdiği için benim elimde olan bir şey değil.O yüzden bu konu hakkında konuşmayı zaman kaybı olarak görüyorum.Benim için oynadığım oyundan zevk almak ve taraftarlarımın mutlu olduğu görmek daha önemlidir." diyor Iniesta Ballon d'Or ödülü hakkında düşüncelerini belirtirken.Öyle konuşmuş ki hayran kalmamak elde değil.Ne kadar iyi karakterli bir oyuncu olduğunu bilsek de her seferinden bizi kendisine hayran etmeyi başarıyor.Kendisini izleme şansı bulduğumuz için kendimizi şanslı hissetmeliyiz.

Sol Taraf Alba'ya Emanet

Barcelona sağ tarafta Dani Alves'in etkinliğini sol tarafta sağlamakta zorlanıyordu.Abidal sol bekte iyi işler yapsa da daha çok savunma tarafında olduğu için sol taraf sağ tarafa göre az işliyor görüntüsü veriyordu.Barcelona bu sorunu Jordi Alba transferi ile çözmek istedi ki doğru bir karar diye düşünüyorum.Barcelona alt yapısında yetişmiş bir oyuncu kendisi açısından en büyük avantaj.İspanya Milli Takımı'nda birçok Barcelonalı ile oynamasında ötürü de Barcelona'ya kolayca adapte olacağı aşikar.Alt yapıdan yetişen bir oyuncuyu gönderip sonrasında 14 milyon avroya almak dışında bu transferde her iki taraf da kazançlı çıkacaktır.Hayırlı olsun diyelim.

28 Haziran 2012 Perşembe

Bale Bir Süre Daha Tottenham'da




Son iki sezondur Barcelona mı Real Madrid mı diye konuşulan Gareth Bale Tottenham ile sözleşmesini 2016'ya kadar uzattı ve bir anlamda bu sezon da İngiltere'de kalacağını beyan etmiş oldu.Gerçi hiç belli olmaz.Tottenham hayır diyemeyeceği bir teklif gelirse Bale takımdan ayrılır.Bakalım Tottenham'ın kapısını çalacak olacak mı?

28 Nisan 2012 Cumartesi

Baban Bile Çalıştırabilir mi?



Büyük takımları çalıştıranların başarıları hiçbir zaman görülmez.Çünkü insanlar kendilerini büyük takımı çalıştırmanın kolay olduğuna inandırmışlar.Takımdaki yıldız oyunculara ne öğretebilirsin ki düşüncesiyle sanki teknik adamın çıkın oynayın dediğini düşünüyorlar.Oyuncuların belli bir kalitesi olduğu için başarılar geliyor diye düşünüyorlar.Bu durum en çok Barcelona'yı çalıştıranların başına geldi diyebiliriz.Frank Rijkaard ülkemizde çalıştığı dönemde sıkıntılı günler geçirdiğinde bir kısım saldırıya geçti ve Rijkaard'ı eleştirmeye başladı.Rijkaard'ın arkasında olanlar ise buna karşı olarak Barcelona çalıştırmış adam diye cevap verdiler.Buna aldıkları cevap ise babam bile çalıştırır oldu.

Biz de meşhurdur hakikaten.Büyüklerimiz elbette kutsaldır ama nasıl bir babalarımız var ki Barcelona'yı çalıştırabiliyor.Öyle bol keseden atıyoruz ki bazen abartıyoruz ve gülünç duruma düşüyoruz.FM gibi oyunları oynayanlar bilirler ki bir takımı yönetmek zor bir iştir.Birden çok değişkeni vardır ve bu değişkenlerle oynayarak takımın form grafiğini her zaman yukarılarda tutmanız gerekiyor.Değişkenlerden birinde zayıflık oldu mu takım kimyası denen şeyin bozulması mümkün olabiliyor.O yüzden babam bile yönetir derken biraz daha düşünmek gerekir.Zaten işler o kadar kolay olsaydı emin olun babalarımızın bir kısmı bir takımın başında olurdu.

Tekrar Barcelona'ya gelecek olursak Rijkaard'ın ayrılmasından sonra Barcelona B takımını çalıştıran Guardiola takımın başına getirildi.Kariyerinde ilk kez bir takımı çalıştıracak olması elbette bazı kesimi tedirgin etti ama sonuçta Barcelona felsefesiden nasibini almış biriydi Guardiola.Barcelona'nın daha iyi olması için elinden geleni yapan Guardiola 4 yıl içinde kazanmadığı kupa kalmadı.Barcelona tarihine teknik adam olarak adını yazdırmasını bildi.Ama bu başarıları kazanırken mental olarak çok yoruldu.Oyunun daha da kusursuzlaştırmak için kendisini yedi bitirdi resmen.Barcelona ile sözleşme imzalarken ki haline bir bakın bir de ayrılacağını açıkladığı basın toplantısındaki haline.İşte bu aradaki fark Barcelona'yı kusursuz yapmak için harcadığı enerjiyi gösteriyor.İşte bu yüzden bu sezonki kendisi açısından hayal kırıklığı olarak nitelendirebileceğimiz sonuçlardan sonra ayrılmak istediğini açıkladı.Belli ki bir nefes almak istemiş Barcelona'dan ayrılmak pahasına.

Şimdi ne olacak peki derseniz Barcelona'da gelenek devam edecek ve Guardiola'nın yardımcısı bayraği devralacak.Aynı felsefeyi uygulamaya çalışacak.Guardiola ise belki bir sene dinlenir belki de bir takımın başına geçer.Orasını bilemiyorum ama şu gerçek ki yeni bir takımda kendisini ispat etme isteği Guardiola'yı daha iyi bir teknik adam yapacaktır.Babam bile çalıştırır diyenlere inat o işlerin o kadar kolay olmadığını başka takımlarda kazanacağı başarılarla kanıtlamaya çalışacak.Umarım kariyerinde çok iyi noktalara gelir.Yolun açık olsun Guardiola.


26 Nisan 2012 Perşembe

Bu da Gol Değil Fabregas


Arsenal'de kazanılamayan kupalar sonrasında takımdan ayrılmak isteyen ve kendisini yetiştiren kulübe gelen Fabregas Barcelona'da da istediğini bulamadı.Lig şampiyonluğu ve Şampiyonlar Ligi'ni kazanabileceği bir takımda oynamasına rağmen bu iki şampiyonluğun gelmeyecek olması Fabregas açısından üzüntü verici.Barcelona'ya geldiği sezonun Barcelona'nın düşüş yaşadığı sezona denk gelmesi son derece talihsiz bir durum olmuş açıkcası.Anlaşılan biraz daha beklemesi gerekiyor Fabregas'ın.Şimdi Arsene Wenger içinden "gittin de ne oldu" diyordur kesin.Sonuca bakacak olursak haksız da sayılmaz doğrusu.

Futbol Bu Yüzden Güzel



Futbol gerçekten inanılmaz bir oyun.Kesin ifadeler kullanamıyorsunuz.Kullandığınızda ise bu güzel oyun size gereken cevabı veriyor.Mesela Afrika Uluslar Kupası'nda Zambiya'nın şampiyonluğunu beklemiyordu ama bu oyun bunun olabileceğini gösterdi.Liderin 7 puan gerisine düştükten sonra Dortmund'un şampiyon olamayacağı söylendi.Dortmund şampiyon oldu.La Liga'da Real Madrid'i 10 puan farktan dolayı şampiyon ilan edenlere futbol güzei bir cevap verdi ve bir anda fark 4'e indi.Arap yatırımı ile bir şeyler yapmayı deneyen PSG dururken Fransa'da zirvede Montpellier'in olması futbolun bir diğer güzelliği.

Örnekleri çoğaltmak mümkün elbette.Şampiyonlar Ligi'nde Chelsea ve Bayern'in inanılmaz maçlar sonrasında finale çıkmaları futbolun ne kadar güzel bir oyun olduğunu ve her an her şeyin olabileceğini gösteriyor.Eminim herkes Barcelona - Real Madrid finali bekliyordu ama olmadı.Özellikle Barcelona'nın topa o kadar hükmedip finale çıkamaması ayrı bir konu.

Avrupa'da finallere İspanyolların damga vurması konuşulurken bir anda finallerde 1 İspanyol takım olabilir.Avrupa Ligi'nde deplasmanda 1-2 yenilen Bilbao evinde oynayacağı maç sonrasında Sporting'i geçemezse finallerde bir İspanyol takım göreceğiz.Bakalım bugün Avrupa Ligi'nde nasıl maçlar izleyeceğiz.Merakla bekliyorum.

24 Nisan 2012 Salı

Şans Yanında Olsun Cüneyt Çakır



Çok değil 4 yıl öncesine kadar Cüneyt Çakır saygı duyulan bir hakem değildi.2006-2007 sezonunda oynanan Vestel Manisaspor - Sakaryaspor maçını herkes hatırlayacaktır.Vestel Manisaspor'un kalecisi Bülent Cüneyt Çakır'a saldırmış ve formasını yırtmıştı.Belki de Cüneyt Çakır o gün karar verdi rotasını değiştirmeye.Ya sıradan, itilen kakılan bir hakem olacaktı ya da kendisini geliştirerek Avrupa'da önemli yerlere gelecekti.Kendisi ikinci yolu seçti ve şu anda hiç beklemediği bir yerde.Aslında hem kendisi için hem de ülkemiz için bir dönüm noktası.Tüm dünyanın beklediği Barcelona - Chelsea maçını bizden biri Cüneyt Çakır yönetecek.Bundan daha ötesi var mı?Şampiyonlar Ligi yarı final rövanş maçında hakemler Türk.Hem de 4 sene önce forması yırtılan Cüneyt Çakır.4 yıl önce malum maçtan sonra Cüneyt Çakır'ın Barcelona - Chelsea yarı final rövanş maçını yönetecek deselerdi herhalde herkes gülerdi.Saçmalama derdi.Geldiği noktaya bakınca Cüneyt Çakır'ı takdir etmemek mümkün değil.Umarım bu akşam şans yanında olur ve iyi bir maç yönetir.Başarılar Cüneyt Çakır.


11 Nisan 2012 Çarşamba

La Liga'da İşler Kızışıyor


La Liga'da şampiyonluk yarışı tüm hızıyla devam ediyor.1 ay önce Real Madrid rahat bir şekilde şampiyonluğa koşacağını düşünürken Barcelona'nın 9 maçlık galibiyet serisi ile birlikte aradaki fark 10dan 4e düştü ve Real Madrid üzerinde hiç hesapta olmayan bir baskı hissetmeye başladı.Baskının daha da artıp artmayacağı bu haftaya bağlı biraz da.Barcelona evinde Getafe'yi 4-0 yendi ve bugün arkasına yaslanıp Madrid derbisini izleyecekler.Derbide Real Madrid puan kaybettiği takdirde 1 ay öncesinin aksine rüzgar Barcelona'nın arkasında olacaktır.Yok eğer Real Madrid derbiden galibiyet ile ayrılırsa o zaman Real Madrid kritik bir maç daha var.O da Bilbao maçı...Barcelona 1 ay öncesine göre iyi durumdalar ve psikolojik üstünlüğü ele geçirdi.Real Madrid ise planlamadığı bir baskı ile karşılaşınca şampiyonluk yolunda yaralar aldılar.Bakalım Jose Mourinho'nun öğrencileri bu baskının üstesinden gelebilecekler mi?Bugünkkü derbi öncesi Barcelona aradaki farkı 1e indirdi ve elini ovuşturarak derbiyi bekliyor diye düşünüyorum.

Bu arada maçta 22. dakikada Barcelonalı taraftarlar Abidal'a selam gönderdi ve her zaman Abidal'ın yanında olduklarını gösterdiler.Biz de Abidal'a geçmiş olsun diyoruz.Özletme kendini.

22 Mart 2012 Perşembe

Yarış Bir Kez Daha Başladı



Real Madrid iki maçtır puan kaybedince şampiyonluk yarışı yeniden kızıştı.İki beraberlik sonrasında aradaki farkın 6ya inmesine engel olamayan Real Madrid sakin geçmesi muhtemel iki haftadan sonra inanılmaz bir periyoda girecek.Valencia, A.Madrid, S.Gijon, Barcelona, Sevilla ve A.Bilbao maçları Real Madrid'in kaderini belirleyecek gibi duruyor.Barcelona tarafında ise gitti denilen şampiyonluğun tekrardan rotaya girmesinden dolayı bir sevinç hakim.Barcelona tarafı büyük ihtimalle aradaki farkı 6 değil 3 olarak görüyordur.Bundan sonra inanılmaz bir yarış izleyeceğimizi düşünüyorum Real Madrid sağ olsun :)

13 Mart 2012 Salı

Messi'ye Kalecilik Yakışmış



Bugün bu fotoğraf baya popüler.Nasıl olmasın ki?Messi'nin bir marifetini daha öğrenmiş olduk.Messi hakkında daha ne söylenebilir ki.

8 Mart 2012 Perşembe

Messi'nin Şakası Yok



Birkaç gün önce Iniesta'yı Messi'ye tercih ederim yazmıştım.Dün Messi gerekli cevabı verdi diye düşünüyorum.1, 2, 3, 4 tamam da 5 nedir ya?5 gol atması bir yana maçtan sonra önemli olan takımın tur atlaması demesi bir yana.Bunu söyleyenin Messi olmadığını bilsek rakiple dalga geçiyor diyeceğiz ama Messi bunu ciddi ciddi söylüyor.Hakikaten inanılmaz bir performans.Diyecek birşey yok.

5 Mart 2012 Pazartesi

Messi Estetiği Iniesta Karakteri Temsil Ediyor



Barcelona - Sporting Gijon maçını izleyenlerin gözü Messi'yi aradı ama Messi olmasa da olurdu.Çünkü Iniesta gibi bir faktör vardı sahada.Messi gibi bir dünya yıldızı ile aynı takımda oynayınca Xavi ve Iniesta gibi oyuncuların hakkı yeniliyor.Üzerinde günlerce konuşulan "Arjantinli Messi neden oynayamıyor"un sebebi Xavi ve Iniesta gibi her yerlerinden zeka fışkıran oyunculardır.Ama futbol öyle birşey ki arka plandaki kahramanlardan ise göz önünde olan işin şov kısmını, estetiğini ön plana çıkaran oyuncular konuşuluyor.Romantik bakış açısına sahip kimseler elbette arka planda kalanlara hak ettiği değeri veriyor ama sayıları maalesef az.Sokaktan 10 kişiyi çevirip sorsan Barcelona'dan kimi alırsın diye en az 7 kişi Messi diyecektir.Iniesta ismi ya geçer ya geçmez.Ama takıma kattıklarına baktığımda Messi darılmasın ama ben Iniesta derim.Messi veya Iniesta seçimi taraftarın bakış açısına göre değişir.Şovu seven, işin estetiğine takılan, sonuç odaklı insanlar gözü kapalı Messi der.Takımın omurgasında olanı baş ucunda tutan, her şeyin başladığı oyuncuyu benimseyen ve en önemlisi sahaya karakterini koyan oyuncu seven ben ve benim gibi düşünenler ise Iniesta der.Başka bir şekilde anlatayım.FM oyununu bilen bilir.Eğer Messi veya Iniesta'yı alabilecek durumda olursam ilk tercihim Iniesta olacaktır.Benim düşüncem böyle olduğu için verilen ödüller giderek canımı sıkmaya başladı.Göz önünde olan oyuncuya verilen ödül elbette önemlidir ama o ödülün anlamlı olabilmesi için arka planda, görülmeyen oyunculara mesela Xavi, mesela Iniesta verilmesi gerekiyor.Iniesta'nın Sporting Gijon maçındaki asistini Messi yapsaydı uzun uzadıya konuşulurdu.Varsın konuşulmasın.Futbolda romantizm arayan taraftarlar kendi aralarında konuşuyorlar ve dile getiriyorlar.Bu yeterli benim için.