Wesley Sneijder Inter'den ayrılmasına
kesin gibi.Kendisini isteyen takımlar da mevcut.Galatasaray ve
Tottenham'ın isimleri geçiyor ama en ciddi teklif Galatasaray'dan
geldiği söyleniyor.Galatasaray cephesinden de gelen açıklamalar
bunu doğruluyor.Ama bu transfer Fatih Terim'in canını
sıkabilir.Elbette her teknik adam Sneijder gibi bir oyuncu ister ama
Fatih Terim bazı şeyleri de düşünmek zorunda.Taraftar Wesley
Sneijder'in maliyetini umursamaz, Galatasaray yönetimi yıldız bir
ismin transferi için elinden geleni yapar ve gerisine karışmaz ama
teknik patron Fatih Terim takım performansının yanında takım içi
dengeleri de gözetmek zorunda kaldığı için transferlerin bu
dengeyi bozacak cinsten olmamaasını tercih edecektir.Bu anlamda
Wesley Sneijder'e verilmesi muhtemel yıllık yaklaşık 6 milyon
avro Fatih Terim'in kafasını karıştırıyor olabilir.Fatih Terim
yıldız oyuncuyu istemeyen taraf olmaktan çekinerek bu transfere
onay verebilir ama içten içe takımda herhangi bir olumsuzluğun
olmamasını dileyecektir.Wesley Sneijder'i 3-4 milyon avroya
getirmeniz zor olduğunu düşünürsek bu transfer için hem yönetim
hem de Fatih Terim fedakarlık yapmak zorunda.Yönetim maddi açıdan
Fatih Terim ise manevi açıdan...Yönetim maddi fedakarlık yapacak
gibi duruyor ama Fatih Terim bu durumu ne kadar kabullenecek merak
konusu.Fatih Terim “Sneijder dengeleri bozar mı?” diye
düşünüyor.Umarım bu transfer olur da Wesley Sneijder'i
Türkiye'de izleme fırsatı buluruz.
inter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
inter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ocak 2013 Cuma
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Diego Forlan Nereden Nereye?
2010 Dünya Kupası'nda Uruguay'ı tek başına taşıyan ve inanılmaz bir form grafiği gösteren Diego Forlan resmen nereden nereye konulu programlara malzeme oldu.2010 yazında herkes tarafından istenilen bir oyuncu iken 2012 yazında sessiz sedasız Internacional takımına transfer oldu.Hakikaten öğle kuşapında yayınlanan programlara konu olacak bir dönem geçirdi.Diego Forlan bizlere bir kez daha gösterdi ki doğru zamanda doğru yerde olman gerekiyor.Gerçekten yazık oldu.33 yaşında olmasına rağemn bizlere izleteceği daha çok performans vardı diye düşünüyorum.Avrupa'dan ayrılışı erken oldu bana göre.
14 Mart 2012 Çarşamba
Inter İçin Kabus Devam Ediyor
İlk maçın avantajını iyi kullanan Marsilya deplasmanda Inter'e 2-1 yenilmesine rağmen çeyrek finale çıktı.Oyuna baktığımızda Inter özellikle ilk yarıda kaçırdığı pozisyonlarla oyunun hakimi idi.Sneijder ve Milito o pozisyonlaarı gole çevirseydi bugün farklı bir şeyden bahsediyor olabilirdik.Sezon Inter için kötü gitmeye devam ediyor.Avrupa'dan elendiler, ligde hiç iyi durumda değiller.Sezon sonunda değişiklikler kaçınılmaz görünüyor.Marsilya'yı çeyrek finalde görmek sevindirici.Takım olarak iyi değiller ama bu sezon için çeyrek final yeterli olacaktır diye düşünüyorum.Bu moral umarım lige de yansır.
Bu arada Marsilya kalecisi Mandanda maçın son dakikalarında gereksiz bir hareket yaparak hem penaltıya sebep oldu hem de kırmızı kart görerek cezalı duruma düştü.90+2 de golü yesen ne olur?Zaten saniyeler kalmıştı maçın sonuna.Üstelik o pozisyonun gol olacağı da kesin değildi.Umarım çeyrek finalde MAndanda bu hatasından dolayı Marsilya zarar görmez.
5 Mart 2012 Pazartesi
Şaşıran Var mı ?
Beklenen son gerçekleşti ve Chelsea'de AVB dönemi sona erdi.Mourinho'nun geldiğinde sahip olduğu imkanlarla AVB'ye sağlanan imkanları karşılaştırdığımda Mourinho çok şanslıymış fikri doğdu ben de.Takımı tam anlamıyla kendi isteği doğrultusunda kuramadığı için istediğini oyunu oynatamadı.Üstüne bir de mevcut kadrodaki yıldız oyuncularla arasının açılması bu sonu hazırladı.Bundan sonraki durağı neresi olacak merak ediliyor.Mourinho'nun izinden gidip Inter'e gideceği söyleniyor.Açıkcası Avrupa'ya baktığımızda gideceği başka bir takım da yok gibi.Şöyle bir şey de var.Chelsea'de sezonu tamamlayamayan AVB Moratti gibi bir başkana sahip olan Inter'den kim bilir kaç kere kovulur.
13 Şubat 2012 Pazartesi
Inter Bir Böyle Bir Öyle
7 maçlık galibiyet serisinin ardından 4 maçtır puan alamıyor Inter.Lecce yenilgisi, Palermo beraberliği, Roma yenilgisi ve en son lig sonuncu Novara karşısında alınan yenilgi Inter'ın bu sezonki kaderini çok güzel göstermiş oldu.Inter bu sezon ne yaparsa olmayacak gibi duruyor.Roma ve Napoli gibi dişli rakiplerle boğuşmak bu durumdaki Inter'i çok zorlayacaktır.Gelecek sezon için Avrupa bile hayal olabilir.Bu sezon yediği 30 golün 10'unu son dört maçta yedi Inter.Bir yerde yeniden çıkışa geçeceklerdir ama ne zaman başlayacak ya da ne zaman sona erecek orası muamma olduğu için Inter'e güvenmek hiç de kolay değil.
2 Şubat 2012 Perşembe
Ancelotti'den 2. İyi Hamle
Carlo Ancelotti PSG'de iyi hamleler yapıyor.Takımın eksik yönlerini iyi tespit ederek gerekli transferleri yapıyor.Önce defansa Alex, şimdi de orta sahaya Motta alınarak kadro kalitesini artırdı Ancelotti.Ara transfer döneminde yapılacak ideal transferler gerçekleştirildi.Asıl transferler yazın olacak diye düşünüyorum.Hazır para varken iyi bir temizlik olmasını bekliyorum.
20 Ocak 2012 Cuma
Paris mi Milano mu?
Aylardır Manchester City'de forma yüzü göremeyen Carlos Tevez'in yeni takımı hala belli değil.Söylentiler olsa da kesinleşmiş bir şey yok.En güçlü adaylardan Milan Pato'yu gönderemeyince Tevez yarışından çekildi.Geriye iki takım kaldı.İnter ve PSG...İnter finansal açıdan bu transferi karşılama konusunda benim çekincelerim var.PSG kasasındaki paraya güvenerek Tevez'i transfer ederken elini korkak alıştırmayacaktır.Şu an için Tevez'e Paris yolculuğu gözüküyor ama bu işler belli olmaz deyip Milano seçeneiğini de göz ardı etmemek gerekir.
Etiketler:
carlos tevez,
inter,
manchester city,
milan,
psg
6 Ekim 2011 Perşembe
Bizi Kandıramazsın
Futbolda 30 yaş acayip bir yaştır.Bazı oyuncular kariyerinin zirvesindedir ve futbola yeni başlamış gibi oynarlar.Bazı futbolcular ise oynamaktan sıkılırlar ve bir an önce yeşil sahadan ayrılmak isterler.Her iki düşünceyi de saygıyla karşılarım.
Zlatan İbrahimovic de 30 yaş sınırına geldi ve futbolu bırakmaktan bahsetmeye başladı.Zlatan'ın kariyerine baktığımızda bu yaşına kadar O'nu futboldan soğutacak bir durum olmadı.Aksine her gittiği kulüpte kupalar kazandı.Ajax'da 2, Juventus'ta 2, Inter'de 3 ve Milan'da 1 lig şampiyonluğu yaşadı.Peki böyle başarılar kazanmış bir oyuncu 30 yaşında neden emekli olmaktan bahsetsin?
Cevabı açık...Şampiyon olamamaktan korktuğu için...Çünkü şampiyon olamazlar ise Zlatan'ın serisi bozulmuş olacak.Her gittiği takımda her sene şampiyonluk görmüş oyuncu olarak kariyerine devam edecek iken bu serinin bozulması O'nun için iyi olmaz.Bu sene işlerin zor olduğunun farkına vardı ve kariyerini zirvede bitirmeye karar verdi.Öbür türlü Zlatan'a gelip hani her sene şampiyon oluyordun ne oldu diyeceklerdir.Ben en azından derim.O da bunun farkında galiba ki emeklilikten erken bahsetmeye başladı.
Şaka bir yana Zlatan'a sormak lazım.Neden böyle bir düşünceye sahip?Her gittiği kulüpte başarılar kazanmasından dolayı bir doygunluk mu var yoksa bizim bilmediğimiz bir sorunu mu var?Bu arada Murat Kosova bu tür yıldızların transferlerde takas edildiğinde takaste kullanılan diğer oyuncu başarılar kazandı mı diğer oyuncu strese girer şeklinde yorum getirmişti Zlatan'ın bu çıkışına.Doğruluk payı olabilir.Sezon ilerledikçe daha net öğrenebileceğiz.Bu çıkış doygunluktan mı yoksa kıskançlıktan mı?
1 Ekim 2011 Cumartesi
Tevez&City İlişkisi Boşanma Evresinde
Manchester City'e gelişi olay oldu.Gidişi de olay olacak gibi duruyor.Carlos Tevez City için her şey demek iken ve gollerini atarak takımı sırtlarken birden ben ayrılmak istiyorum demeye başladı.Manchester bana göre şehir değil diyerek artık City benim için bir şey ifade etmiyor demeye çalıştı.Bütün yaz ayrılmak istemesine rağmen Mancini'ni O'nu bırakmak istemedi.Bir de O'nu isteyen bir takım çıkmayınca Carlos Tevez City'de kaldı.Ama bu süreç içerisinde takımda bulunan Dzeko ve Balotelli'nin gerisine düştü.Üstüne bir de Agüero gelince Carlos Tevez için forma adeta hayal oldu.Mancini Carlos Tevez için 4. forvetimiz demişti.Yani psikopatlığı ile ün salmış Balotelli bile Tevez'in önündeydi Mancini'nin gözünde.Bu durum Carlos Tevez'in canını sıkmış olacak ki şampiyonlar liginde oynanan Bayern maçında oyuna girmek istemedi.Bu durum yedek kulübesinde küçük çaplı krize neden oldu.Ama asıl kriz maç sonrasında ortaya çıktı.Mancini Tevez'i defterden sildi ve artık benim için yok dedi.Üstüne bir de 2 hafta ceza verdi.Mancini'nin sözleri ve verilen ceza sonrasında Carlos Tevez bir daha City forması giyemeyecektir.Ama şu an için takımda bulunmak zorunda.En azından devre arasına kadar.Devre arasında Inter'e gideceği söyleniyor.Inter'de ne yapar bilemem ama orada da sıkalacağına eminim.
Bu arada videoda Carlos Tevez fena kulis yapıyor.Takım arkadaşlarına haklı olduğunu anlatmaya çalışarak arkadaşlarından destek aramaya bakıyor.Ne kadar kulis yaparsa yapsın kulüpten gidecektir Carlos Tevez.Devre arasına Inter'e gider, oradan da doğru ülkesine.O'nu ancak Arjantin keser.
Bu arada videoda Carlos Tevez fena kulis yapıyor.Takım arkadaşlarına haklı olduğunu anlatmaya çalışarak arkadaşlarından destek aramaya bakıyor.Ne kadar kulis yaparsa yapsın kulüpten gidecektir Carlos Tevez.Devre arasına Inter'e gider, oradan da doğru ülkesine.O'nu ancak Arjantin keser.
Ranieri İle 2 de 2
Inter kan değişiminden sonra önce ligde Bologna'yı, sonra da şampiyonlar liginde CSKA Moskova'yı yenerek 2 de 2 yaptı.Ranieri gelir gelmez ne değiştirdi bilinmez ama Inter toparlanma evresine girmiş gibi gözüküyor.Erken mi konuştum emin değilim ama ard arda alınan galibiyetler takıma güven aşılamıştır diye düşünüyorum.Kısa vadede Ranieri başarılı gözüktü ama önemli olan uzun vadede başarılı olmak.
22 Eylül 2011 Perşembe
Kaybedenler Kulübü Daimi Üyesi Inter'de
İtalya'da ilk kesiği yiyen Gasperini'nin yeri çabuk doldu.Inter Başkanı Moratti kimi getirsem diye düşünürken birden aa Ranieri var diyerek takımın başına Ranieri'yi getirdi.Claudio Ranieri'nin kariyerine baktığımızda önemli takımları çalıştırdığını görürüz.Cagliari, Napoli, Fierontina, Valencia(2 kez), Atletico Madrid, Chelsea, Parma, Juventus, Roma...İtalya'nın, İngiltere'nin ve İspanya'nın önemli kulüplerinde çalışma şansı bulan Ranieri'nin bir başarısı yok.En uzun süre çalıştığı(4 yıl) Chelsea'de bir kupa kazanamadı.Chelsea'de çalıştığı 4 yıl Abramovic'in azdığı ve çılgınca paralar harcadığı zamana denk geliyor.2 kez Valencia'nın başına geçti ve sadece 3 kupa kazanabildi.1998 İntertoto Kupası, 1999 İspanya Kupası, 2004 Avrupa Süper Kupası...Atletico Madrid kariyerinde bahsetmeye gerek yok.9 galibiyet, 11 beraberlik, 18 yenilgi...Sezon sonunda gönderildi zaten.
Ranieri'nin kariyerini incelediğimizde önemli takımlara gelip bir şey başaramadığını görüyoruz.Uzaktan Ranieri'nin iyi kumaşa sahip olduğu gözüküyor ama bir türlü onu güzel bir elbise haline getiremiyor.Inter'in şu anki ruh hali hiç iyi gözükmüyor.Üst üste gelen yenilgiler oyuncuların kendilerine olan güveni azaltmıştır.Ranieri öncelikle bu alanda çalışma yapacaktır.Oyuncularına özgüven aşılamaya çalışacaktır.İkinci olarak bir arada verimli oynayabilecek oyuncuları bulması gerekiyor.İnter elinde iyi oyuncular var özellikle hücum oyuncuları çok özel oyuncular.İtalya gibi savunmanın ön planda olduğu bir ligde öncelikle savunmayı sağlamlaştırmayı düşünüp daha hücum organizasyonları üzerine kafa patlatırsa Ranieri açısından daha iyi olacaktır.Bu düşünce ile hareket edecek ise Inter'den birkaç hafta bir şey beklememek gerekiyor.Inter'in ilacı zaman olarak duruyor ama Moratti'nin o kadar zamanı var mı ya da o kadar sabrı var mı?
21 Eylül 2011 Çarşamba
İkinci Kez Bir Milanlı Gelir mi?
İtalya'da beklenen oldu ve Gasperini'nin işine son verildi.Inter'in başında sadece 5 maça çıkabildi Gasperini.Bu 5 maçta da galibiyet alamadı.Galibiyet bir yana berabere bile bitiremedi.Sadece sıkıcı Roma maçı dışında 4 maçtan da yenilgi ile ayrıldı sahadan.5 maç 1 beraberlik, 4 yenilgi...Kulüp Inter...Başkan Moratti...Kaçınılmaz son gibi duruyor.Şimdi Moratti yeni teknik adam arıyor.Tercihi ne olur bilmem ama Ancoletti şu an için ilaç olabilir.TAbi Moratti ikinci kez bir Milanlıyı takımın başına getirir mi?İlk denemesinde Leonardo ile olmamıştı.Belki Carlo Ancoletti ile olur kim bilir.
19 Eylül 2011 Pazartesi
Birbirimizi Üzmeyelim # (Inter:0 - Roma:0)
Seria A'da oynanacak olan Inter-Roma maçı için her iki takımın yaşam ile ölüm arasındaki ince çizgide olduğunu söylemiştim.Roma'da Luis Enrique'yi, Inter'de ise Gasperini'yi ancak ve ancak 3 puan kurtarabilirdi.RAhat birkaç hafta geçirmek istiyorlarsa galip gelmek zorunda idiler.
Bu maçın önemini iyi bilen her iki takım maçı orta saha mücadelesi yaparak tamamladılar.Öncelikli hedefleri yenilmemek üzerine kuran Inter ve Roma takımları sahadan 0-0 beraberlikle ayrıldılar ve en azından yenilmiyerek biraz olsun nefes aldılar.
Maç içinde bazı pozisyonlara girildiyse de maçın hakkı beraberlikti ve sonuçta maç berabere bitti.Girilen cılız pozisyonlar dışında maç benim açımdan çok sıkıcı geçti.Her iki takım zor günler geçirmiyor olsaydı belki maç daha zevkli bir hale gelebilirdi.Her iki takımın ilk düşüncesi yenilmemekti ve bunda da başarılı oldular.
Bu beraberlik ile günü kurtardılar.Ama her iki takım için gelecek şu an için karanlık.Yeni kurulan takımların uyum süreci biraz uzun olur ama şu anki halleri hiç iç açıcı değil.Taraftarlar yakında patlarlar diye düşünüyorum.
17 Eylül 2011 Cumartesi
Yaşam ile Ölüm Arasındaki İnce Çizgi = 3 Puan
Bugün Seria A'da kritik bir maç var.Sezonu kötü başlayan İnter ve Roma saat 21.45'te karşı karşıya gelecek.Bir tarafta üçlü defans yüzünden başkan ile arasın açılan Gasperini; diğer tarafta daha sezonun başında takımın lideri Totti ile arasına kara kedii giren Luis Enrique...Maçı kaybeden tarafı çok zor günlerin bekleyeceği aşikar.Sport gazetesi de buna gönderme yaparak "A life or death" başlığını atmış bu maç için.Gerçekten bu maç her iki takım için ayakta kalma maçı niteliğinde.Bakalım maç sonunda hangi teknik adam geceyi uyumadan geçirecek?Bazı kesimleri kızdırırlarsa ertesi günü görebilirler mi?
Etiketler:
gasperini,
inter,
luis enrique,
roma,
seria a
16 Eylül 2011 Cuma
15 Eylül 2011 Perşembe
Gelecek İçin Önemli Bir Galibiyet (Milano da Trabzonmuş)
4. torbadan katılan bir takım için iyi bir grup olduğunu söyleniyordu.Ben de bu düşüncelere katılıyorum.Trabzonspor kendisi için iyi bir gruba düştü.Inter bu sene başında da iyi sinyaller vermemişti.bu durum Trabzonspor için bir şanstı, bu şansı iyi değerlendirmesi gerekiyordu.Tek yapması gereken maçın temposunu düşürerek, ayağa paslarla tehlikeler yapması idi.Bunu büyük ölçüde başardı.Biraz da INter yardım etti ve Trabzonspor çok iyi bir dakikada golü buldu ve şampiyonlar ligindeki ilk galibiyetini almış oldu.
Inter takımıyla, taraftarıyla resmen uyuyordu.Maç içinde zaman zaman parlasalar da bulduğu pozisyonları değerlendiremediler ve maçtan yenilgi ile ayrılmayı hak ettiler.Tribünlerde Bize Her Yer Trabzon sesleri sahada Trabzonspor'un akıllı oyunu ile alınan galibiyet...Dün Trabzonspor için tam anlamıyla kusursuzdu.Trabzonspor'u kutlarız.Bu galibiyet ile gruptaki şansını arttırdı.Ama Şenol Güneş'in dediği gibi daha önlerinde gidecekleri çok yol var.Bu daha bir başlangıç.Umarım bu yolun sonu ülke puanı ve ülke futbolu için hayırlı olur.
24 Ağustos 2011 Çarşamba
Eto'o Bitti Sırada Kim Var?
Sonunda Eto'o Rusya ekibi Anzhi ile anlaştı ve 3 yıllık sözleşmeye imza attı.Attığı imza ile en çok kazanan oyuncular sıralamasında liderliğe yükseldi.Eto'o yıllık 20 milyon euro ile 3 yılda 60 milyon euro kazanacak.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Genellikle yaşı gelmiş oyuncular böyle tercihlerde bulunurken Eto'o gibi daha Avrupa'nın önemli liglerinde yapacağı çok şey oyuncunun para için Rusya'ya gitmesine açıkcası şaşırdım.TErcih meselesidir bir şey diyemeyiz ama keşke Avrupa'da kalsaydı.
Anzhi takımı yıldız transferler peşinde yoluna devam ediyor.Şimdi de sıra Alves'e geldi.Barcelonalı oyuncuya yıllık 15 milyon euro önereceklermiş.Barcelona teklifi kabul etmez büyük ihtimalle ama Anzhi her türlü girişimde bulunacaktır.Alves ile birlikte Arshavin'in de peşindelermiş.Bunu da belirtelim.
Kuyt'a Inter Kancası
Eto'o Inter'den ayrıldıktan sonra Inter cephesi bir forvet arayışına girdi.Yokladıkları isimler arasında Dirk Kuyt da bulunuyor.Dirk Kuyt Inter'in ilgilendiğini doğruluyor fakat Liverpool'da mutlu olduğunu, daha yeni kontrat uzatıldığını söyleyerek Liverpool'da kalmayı tercih edeceğini söylüyor.Açıkcası Liverpool'un da Kuyt'u bırakacağını sanmıyorum.Hele kadroda Carroll gibi bir baş belası varken.Interli arkadaşlar ilgilensinler ama fazla abartmasınlar.Çünkü Kuyt satılık değil.
16 Ağustos 2011 Salı
Robbie Keane'nin Kariyeri
Avrupa'dan bir yıldız daha Amerika rüyasına kapıldı ve belki de Avrupa defterini kapattı bilemiyoruz.Kimden bahsettiğimi biliyorsunuz.8 Temmuz 1980 Dublin doğumlu olan Robbie Keane'den bahsediyorum.Avrupa futbolunu takip edenler yakından tanıyordur ama ben yine de Robbie Keane'nin kariyerinden bahsetmek istiyorum.
Robbie Keane futbol kariyerine ülkesinde Crumlin United'e başladı.Alt yapı takımı olan Crumlin United'de dikkatleri çeken Keane 1995 yılında Wolwes'in alt yapısına transfer oldu.Wolwes'un alt yapsında gelişimini sürdüren Robbi Keane 17 yaşındayken ilk maçına Norwich City karşısında 1997 yılının Ağustos yılında çıktı.Ertesi sezon atmış olduğu 16 gol ile hem takımının en golcü oyuncusu oldu hem de tüm gözlerin kendisine çevrilmesini sağladı.
18 yaşındayken £6m gibi rekor bir bonservis bedeliyle Coventry City'nin yolunu tuttu.Coventry City forması altında 1i sonradan oyuna girmek üzere çıktığı 32 maçta 12 gol atmayı başardı.Gerçi attığı 12 gol takımının 44 puandan fazla almasına yaramadı ama o sezon takımının en golcü ismi oldu.gol krallığı sıralamasında da 16.sırada yer aldı.
Robbie Keane çok iyi iki sezon geçirdikten sonra kariyerindeki ilk büyük transferini yaapmış oldu.İtalyan devi Inter Robbie Keane'i £13 milyon karşılığında kadrosuna kattı.2000 yılında Inter'in başında olan ve Robbie Keane'nin transferinde pay oynayan Lippi Robbie Keane için o zaman izlediğim gençler arasında en iyi isimdi demiş.Bir genç oyuncu için hocasının kendisi hakkında böyle düşünmesi inanılmaz gururu verici bir şeydir.Ama Robbie Keane için o sezon harika geçmedi.Lippi takımdan ayrıldı ve Lippi'nin yerine gelen Marco tardelli ile anlaşamadı.Bu anlaşmazlıktan sonra Keane Leeds'e kiralandı.Sezonun geri kalan kısmında Leeds'e kiralanan Keane 24 maçta 9 atmayı başardı.Keane attığı gollerle biraz olsun Leeds'in o sezonki 4.lüğüne katkı vermiş oldu.
Kiralık oynayan Keane'nin performansından memnun olmuş olacak ki Leeds £12 milyon bonservis bedeliyle Keane'i trasnfer etti.Keane için 2001/2002 sezonu hiç de iyi geçmedi.Leeds'deki ilk sezonunda 24 maçta 9 gol atmayı başaran Keane 2001/2002 sezonunda çıktığı 34 maçta sadece 3 golde kaldı.Beklenein altında kalması O'nu daha fazla Leeds'de tutamadı.Leeds'in içinde bulunduğu ekonomik krizden çıkmak içins atacağı oyuncuların başında Keane geliyordu.O tarihlerde gelecekte adını tarihine yazdıracağı kulüp Keane ile ilgilenemeye başladı ve £7 milyon karşılığında transfer etti.
2002/2003 sezonunda Leeds formasıyla 6 maça çıktıktan sonra Keane Tottenham forması giymeye başladı.O sezon Tottenham formasıyla ilk golünü Blackburn' e attı ve sezonu da 29 maçta 13 gol ile tamamladı.Keane Tottenham formasıyla kaydadeğer bir başarı elde edemese de oynadığı 6 sezonda Tottenhamlı Keane olarak adını tarihe yazdırmış oldu.Keane 6 sezonda Tottenham formasıyla çıktığı 210 maçta 85 gol atarak kariyerinde zirveye çıktı.
2008/2009 sezonunda yaptığı transferle şaşırtan Liverpool Keane'nin peşine düştü.O sıralar Liverpool sonrasında pişman olacağı imza atmaya devam ederken araya da Keane'i sıkıştırabildiler.Keane Liverpool'a £19 milyon karşılığında geldi.Rafael Benitez gelen baskılardan dolayı gereksiz hamlelerde bulunuyordu.O zamanlar da Keane transferinin nedeni anlamamıştım.Bu Keane'nin kötü oyuncu olmasından değil sadece Liverpool'a uygun olmadığından dolayı idi.Haklı olduğum sezon ilerledikçe ortaya çıktı.Benitez Keane'i transfer edişindeki amaç doğrultusunda oynatamadığından Keane Liverpool'da oldukça başarısız olmuş gibi gözüktü.Keane Liverpool formasıyla 22 maça çıktı ve sadece 5 gol atabildi.Liverpool Keane'nin hatalı bir transfer olduğunu ve artık O'ndan yararlanamayacağını anladıktan sonra takımdan gönderilmesine karar verdiler.
Keane Liverpool'dan ayrıldıktan sonra eski takımı Tottenham'a geri döndü.Keane eski takımına geri döndükten sonra kaldığım yerden devame derim diye düşündü ama işler istediği gibi gitmedi.2009/2010 sezonunda Tottenham formasıyla 20 maça çıktıktan sonra ligin ikinci yarısında Celtic'e kiralandı.Celtic macerasından da bir şeyler çıkaramayan Keane tekrardan Tottenham'a döndü.2010/2011 sezonuna da Tottenham'da başlayan ve 12 maça çıkan Keane ligin ikinci yarısında tekrardan kiralık olarak gönderildi ve West Ham'a gitti.West Ham'da 13 maçta 2 gol atan Keane takımının ligden düşmesine engel olamadı.
Keane son kez döndüğü Tottenham'dan geçen gün £3,5 milyon karşılığında ayrılarak LA Galaxy'e transfer oldu.Keane bundan sonra kariyerine Amerika'da devam edecek.Şu an 31 yaşında olan Keane bir daha Avrupa'ya döner mi bilemem.Eğer Amerika'da kendini biraz olsun toparlayabilirse tekrardan İngiltere'ye dönebilir veya ülkesine gidebilir.Bunu zaman gösterecek.
Keane ile ilgili son olarak şunu demek istiyorum.Eğer Dünya Kupası yolunda karşılaştıkları Fransa ile yaptıkları maçta Henry'nin eli olmasaydı ve o maç sonunda K.İrlanda Dünya Kupası'na gitmiş olsaydı Keane'nin kariyeri daha farklı olabilirdi.Belki o zaman Amerika'ya değil de Avrupa'da başka bir takımda oynardı.Olasılıklar üstüne konuşmak ne kadar doğru bilemiyorum ama bunları söylemekten de kendimi alamıyorum.El üstadı Henry olmasa idi belki şu an bildiğimiz Keane'i izliyor olacaktık.Yaktın Keane'i Henry.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)