premier league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
premier league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2013 Perşembe

Andy Carroll İçin Yeni Bir Sayfa


Fernando Torres'in takımdan ayrılmasından sonra Liverpool forvet hattına takviye yapma ihtiacı hissetti ve Fernando Torres'den kazandığı parayı kullanarak Andy Carroll transferini gerçekleştirdi.Fernando Torres ile aynı özelliklere sahip olmamasına rağmen genç olması sebebiyle gelecek için yatırım olarak düşünülen Andy Carroll Liverpool kariyerinde beklenen performansı gösteremedi.Fernando Torres Chelsea transferinde hissetmiş olduğu baskının aynısını Andy Carroll da hissetti ve bu da performansına yansıdı.

Liverpool kiralık olarak gönderdiği oyuncusunu elinden çıkaracağını düşünmüyordum ama kırmızı formayı giydiği maçlarda istenileni yapamadığı için oyuncusuna güvenemedi ve kadro planlamasında yer vermedi.Teknik ekibin Carroll'a olan güveni azaldığından takımdan gönderilmesi her iki taraf için hayırlı olacaktır diye düşünüyorum.

Andy Carroll için yeni bir sayfa başlıyor ve 6 yıllık sözleşmeyi imzaladığı West Ham'da bir tık yukarıya çıkmayı başarırsa tekrardan dikkat çekmeyi başaracaktır.Bu şansını iyi kullanarak tekrardan transfer piyasasından olmayı hedeflemeli ve bu yönde çalışmalıdır.Liverpool'da olmamış olabilir ama olma ihtimali her zaman var olan bir futbolcudur.

30 Mart 2013 Cumartesi

Manchester'i Bırakıp Monaco'ya Gitmek


Geçen sezon ligde şampiyon olan, bu sezon ilk ikide yer alacak olan ve seneye de şampiyonlar liginde yer alacak olan bir takımdan ayrılıp Monaco'ya gitme olasılığını düşük görüyorum Roberto Mancini'nin.Monaco'nun sahibi her ne kadar Rus milyaderi olsa da Roberto Mancini şu an Arap sermayesine sahip ve istediği gibi transfer yapabiliyor.Roberto Mancini için İngiltere daha rekabetçi iken kolaya kaçıp Monaco'ya gitmek ister mi bilemiyorum.Eğer giderse yanlış bir tercih olur.Bütçe anlamında gelebileceğin sınırlı takımın başında iken ayrılmak...

11 Ocak 2013 Cuma

Lampard "2004-2006"yı Özlüyor mudur?


Andres Villas Boas Porto'daki başarısından sonra Chelsea'nin yolunu tuttuğunda herkes Jose Mourinho'nun izinden gideceğini bekledi.Jose Mourinho'nun eli kulağı olarak çalışmasından ötürü beklenti yüksekti.Andres Villas Boas da bunun bilinciyle takımı en iyi şekilde planlamayı hedefledi ve başarılı olabileceğini düşündüğü oyun sistemini takıma yerleştirmeyi hedefledi.Bu yolda ilk yapmayı planladığı şey John Terry, Frank Lampard ve Didier Drogba'nın dakikalarını azaltmak yerine kendi kafasındaki sisteme uyan oyuncuları oynatmak oldu.Birşeyler yapma peşinde koşan bir teknik adamın yapabileceği hatayı yaptı ve takımın saygı duyulan oyuncuları takımdan kesmeye başladı.Bu durum takım içerisinde huzursuzluk yarattı ve kötü sonuçların gelmesiyle Andres Villas Boas'ın üzerindeki baskı iyice arttı.Ve sonunda Andres Villas Boas ile yollar ayrıldı.John Terry, Frank Lampard ve Didier Drogba takımda sorumluluk aldılar ve sezon sonunda rüya gibi bir başarı elde ettiler.

Bu başarı bazı şeyleri engelleyemedi.Chelsea'de bir değişim gerekliydi ve bazı oyuncular ile yolların ayrılması gerekiyordu.Didier Drogba bu çerçevede takımdan ayrıldı.Takıma Chelsea'ye yıllarca hizmet edebilecek oyuncular alındı.Bir değişimin olduğu açık.Frank Lampard da kesik yiyecek oyunculardan birine benziyor.Geçen sezon aldığı sorumluluk ile başarının mimarı olan Lampard ile Chelsea birlikteliğinde sona geliniyor.Chelsea yönetimi sözleşmesi bitecek olan Frank Lampard ile sözleşme yenilenmesi taraftarı değil.Herhalde Frank Lampard da böyle bir şeyi bekliyordu diye düşünüyorum.Chelsea'de son yıllarda giden oyunculara baktığımızda bunu tahmin etmesi hiç de zor değil.Hazard ve Oscar gibi oyuncuların takımda var olması Lampard'ı geri plan ittiğini söyleyebiliriz.34 yaşındaki oyuncunun başarıyı hayatının merkezine oturtmuş bir patronun takımında başarı için harcanabilecek bir oyuncu olduğunu görmek kendisi açısından da üzüntü verici diye düşünüyorum.

Eee her şey aynı şekilde kalmıyor.Zaman hızla akıp geçiyor.2004 – 2006 dönemini her zaman özlemle hatırlayacaktır diye düşünüyorum.

18 Haziran 2012 Pazartesi

Liverpool'dan Zorlu Sezon Açılışı


Premier Lig'de 2012 - 2013 sezonunun fikstürü açıklandı.İngiltere'de lig 18 Ağustos'ta başalayıp, 19 MAyıs günü sonra erecek.Liverpool açısından fikstürü değerlendirdiğimizde ilk 5 hafta kritik maçlara sahne olacak gibi gözüküyor.Yeni sezona Manchester City, Arsenal ve Manshester United ile karşaılaşacak olan Liverpool bu maçlardan iyi sonuçlar almayı başarırsa sezonun kalanı iyi geçebilir.En azından moral açısından iyi sonuçlar alınması hem kulüp için hem de taraftar için çok önemli.İnşallah yeni sezon Liverpool için iyi olur.Şimdiden hayırlı olsun.

2.hafta

Liverpool - Manchester City

3.hafta

Liverpool - Arsenal

5.hafta

Liverpool - MAnchester United

9.hafta

Everton - Liverpool

10.hafta

Liverpool - Newcastle United

11.hafta

Chelsea - Liverpool

14.hafta

Tottenham - Liverpool

11 Nisan 2012 Çarşamba

1 Ay Sonra Gelen 3 Puan


Ligde 4 haftadır galibiyet yüzü göremeyen Liverpool deplasmanda Blackburn'u yenerek galibiyet hasretine son vermiş oldu.2-3 kazanan Liveerpool'un galibiyet golünü sezon başından beri eleştirdiğim Carroll attı.Bu golden sonra düşüncelerim değişir mi bilemem ama bu gol için kendisine teşekkür ediyorum.0-2 öne geçtikten sonra 2-2 beraberliğin olması beni "yine mi olmayacak" düşüncesine itti.Ama Carroll sağolsun Liverpool kazanmayı başardı.İlk 4 treni kaçalı çok olduğundan Liverpool için sezon bitmiş durumda.Teknik ekip bunu iyi değerlendirip gelecek sezon kullanmayı düşündüğü gençleri kullanarak bir fikir elde etmesi gerekir diye düşünüyorum.Carling Cup kupasının kazanılması bu sezonun tesellisi olacak gibi duruyor.

Tottenham'da İşler İyi Gitmiyor


Harry Redknapp'ın İngiltere Milli Takımı'n başına geçeceği haberleri çıktığından beri Tottenham belini bir türlü doğrultamadı.Haberler çıkmadan önce ilk ikiyi zorlayan Tottenham şimdi ise ilk 4 içerisinde yer almak için mücadele ediyor ve işi zor.Bu sezon iyi çizgide ola Newcastle ile AVB'nin ayrılmasından sonra toparlanan Chelsea Tottenham'ı yakından takip ediyor.Son 10 maçta sadece 2 galibiyet alan Tottenham eğer toparlanamazsa iyi ivme yakalayan Newcastle ve Chelsea'ye geçileceğini düşünüyorum.Toparlandığı takdirde fikstür avantajı ile ilk 4 içerisinde yer alacaktır.Newcastle ile Chelsea birbiriyle oynayacağını düşünürsek Tottenham avantajlı ama dediğim gibi toparlanmayı başarabilirse.

8 Nisan 2012 Pazar

%9,3...Bu Yüzde İle İşin Zor


Liverpool ligde puan kayıplarına devam ediyor.Evinde Aston Villa'yı ağırlayan Liverpool sahadan 1-1 beraberlikle ayrıldı ve taraftarları üzmeye devam etti.Bu sezonun da kayıp sezon olduğunu kabul etmek gerekir artık.Bu saatten sonra bir mucizenin olacağını sanmıyorum.O yüzden Liverpool'un gol yollarındaki etkisizliğinden bahsetmek istiyorum.Liverpool'un bu durumda olmasının nedenlerinden biri de gol yollarındaki başarısızlığıdır.Liverpool ligde çekilen şutun gol olma oranı en düşük takım durumunda.Çekilen 398 şutun 37'si gol olmuş.Bu oran belki yanıltabilir diye düşünebiliriz.O zaman Liverpool'un gol sayısında geçtiği takımları yazayım.Wigan(30), Stoke City(31), Everton, Aston Villa, Wolves(34), QPR, Swansea(35), Bolton(36)...Bir de önündeki takımlara bakalım.West Brom.(39), Sunderland, Fulham(42), Blackburn(43), Norwich(44)...Bence bu rakamlar herşeyi anlatıyor diye düşünüyorum.Aslında Liverpool ligde  en çok şut çeken 4.takım ama iş o şutları gol yapmaya geldiğinde bocalıyor.Bu sezon Suarez olmasaydı neler olurdu tahmin edemiyorum.Carroll markalı bomba da bir türlü beklenen patlamayı gösteremediği için Liverpool oldukça gerilerde kaldı.Umarım gelecek sezon bazı şeyler düzelir.

11 Mart 2012 Pazar

Aldırma Kaptan Aldırma



Sunderland:1 - Liverpool:0....

Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma
Ağladığın duyulmasın
Aldırma gönül aldırma

Dışarıda deli dalgalar
Gelip duvarları yalar
Seni bu sesler oyalar
Aldırma gönül aldırma 


Kurşun ata ata biter
Yollar gide gide biter
Mapus yata yata biter
Aldırma gönül aldırma

Dertlerin kalkınca şaha
Bir sitem yolla Allah'a
Görecek günler var daha
Aldırma gönül aldırma

3 Mart 2012 Cumartesi

Liverpool Oynadı Arsenal 3 Puanı Aldı



Liverpool evinde ağırladığı Arsenal'e son dakika golüyle 1-2 yenilerek evindeki ilk yenilgisini tatmış oldu.Özellikle ilk yarıdaki oyunuyla galibiyeti hak eden Liverpool Van Persie'ye engel olamadı ve maalesef puansız ayrılmış oldu.Liverpool her istatistikte Arsenal'e üstünlük sağlamışken yenilmesi  üzdü tabi ki.Umarım bu oyunu gelecek haftalara da aktarmayı başarır Liverpool.Bu maç için sağlık olsun demekten başka bir şey gelmiyor aklıma.

11 Şubat 2012 Cumartesi

Villas Boas'ın Üzerindeki Baskı Artıyor



Andre Villas Boas takımının kötü sonuçlar almasıyla üzerindeki baskıyı iyiden iyiye hissetmeye başladı.Bugün Everton'a yenildikten sonra patronun kafasının bir yerinde Villas Boas'ı göndermek gerekir düşüncesi iyice yerleşmiştir diye düşünüyorum.Şampiyonluğu bırak ilk 4 bile zora giriyor.Arsenal'in toparlanmasıyla yerini kaybeden Chelsea'nin şampiyonlar liginden mahrum kalması beklentinin büyük olduğu bir ortamda huzursuzluk yaratır.Villas Boas bu sezonu ya görür ya göremez.Şu anda ince bir ipin üzerinde ve patronun itişini beklemeye koyuldu.Bakalım Villas Boas Chelsea'nin başında kalmayı başarabilecek mi?

7 Şubat 2012 Salı

Liverpool Beraberliğe Abone # Liverpool:0 - Tottenham:0



Liverpool evinde 8. beraberliğini alarak hedeften bir adım daha uzaklaşmış oldu.Aslında rakibin Tottenham'ın olduğunu düşünürsek 1 puan iyidir aam Liverpool'dan beklenen şey gol atmak.Liverpool evinde hiç yenilmedi ama 12 maçta 4 galibiyet de düşük bir rakam.Liverpool ligde attığı 8 maçta gol atmayı başaramadı.Liverpool evinde pynadığı son 4 maçtaki 3. beraberliğini aldı.Gol yollarında sıkıntı Liverpool'u eritip bitiriyor.Suarez geri döndü ama ayrı kaldığı zamanı geri alabilmesi için biraz zaman gerekiyor.Yani Liverpool biraz daha sıkıntı yaşayacaktır.Bakalım bu işin sonu nereye varacak?En azından Avrupa Ligi olsun diyorum.

22 Ocak 2012 Pazar

Liverpool Kopma Noktasında


Liverpool hedeflerinden giderek uzaklaşıyor.Bazen olmayınca olmuyor ya aynen o durumda Liverpool.Küme düşme  potasındaki Bolton'dan bile 3 gol yiyorsa Liverpool oturup düşünmesi gerekiyor.Hadi Kenny Dalglish sihirli dokunuşlarından birini yap da Liverpool düzlüğe çıksın.

15 Ocak 2012 Pazar

Gol Sıkıntı Çok Büyük # Liverpool:0 - Stoke City:0



Liverpool bir türlü alt sıralarda yer alan takımları yenememe sorununu çözemedi.Bu seferki kayıp Stoke City karşısında geldi.Kenny Dalglish maçın ardından daha yaratıcı olmalarını söylemiş ama öyle gözüküyor ki yaratıcı olmak istemek ile olunmayacak.Acil bir transfer şart.Liverpool bu kısırlıkla yoluna devam etmesi oldukça zor.Açıkcası bir transfer bekliyorum.

Bu arada Liverpool - Stoke City maçındaki yan hakemlerden biri kadın idi.Bunu da belirtmek istedim.



Sian Massey

5 Ocak 2012 Perşembe

Aradaki Fark 3 Puan Oldu


Manchester United için bu sezon oldukça zor geçecek gibi.Şampiyonlar Ligi'nden elendiler.Avrupa Ligi'ne bakışları ortada.Ligde yatırımları sonucu Manchester City şampiyonluk için en önemli aday.Hal böyle iken dün Manchester United Newcastle deplasmanında 3-0lık yenilgi alınca Alex Ferguson paniğe gerek yok şeklinde açıklama yapmış.Ryan Giggs önümüze bakmalıyız demiş.Haklısınız da Manchester United için işler kötü giderken ve en önemlisi ezeli rakibi City yoluna devame ederken United taraftarlarının paniklemesi son derece normal.Böyle diyoruz ama sezon sonunda United şampiyon olursa hiç şaşırmam.Alex Ferguson bu elbette bir şeyler planlıyordur.Bakalım Alex Ferguson gençleriyle Arap yatırımı City'i geçebilecek mi?

11 Aralık 2011 Pazar

Maxi Amacın Nedir?



Dişlerini sıkmış bir şekilde Suarez'e bir şey yapmaya çalışıyor ama anlayamadım.

Suarez Varsa Sorun Yok # Liverpool:1 - QPR:0



Liverpool ligde tam anlamıyla bir çizgi yakalayamadı.Üst üste 3 maç kazanmışlığı yok maalesef.Durum böyle olunca zirveden ya da en azından ilk 4ten uzaklaşıyor.Liverpool dün QPR ile oynadığı maçı Suarez'in golüyle 1-0 yenerek ligde 2 maç aradan sonra galip geldi.Maçı izleyemedim.O yüzden bir yorum yapamam.Ama şunu söyleyeyim.Suarez sen başımızdan eksik olma.Bir yerlere geleceksek senin sayende geleceğiz.Sevindirici bir haber Andy Carroll oynamamış.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Arsenal Doğru Yolu Buldu



Bu sezon Arsenal için hiç iyi başlamamıştı.Takım yıldız oyuncularından Fabregas adım adım Barcelona yolunda idi.Anlaşmanın sağlanması an meselesiydi.Arsene Wenger Fabregas'ı takımda tutmak için elinden geleni yaptı ama başaramadı.Fabregas'ın da gitmek istemesi sebeiyle bu transfere izin vermek zorunda kaldı.Fabregas'ın gidişinden sonra takımın en önemli parçası olarak kalan Nasri de gitmek isteyince Wenger iyice zor durumda kaldı.Ne yaptıysa Nasri'yi de ikna edemedi ve gitmesine göz yumdu.

Arsene Wenger sezon başında iki önemli oyuncusunu kaybetmesinden sonra yerlerine genç, gelecek vaad eden isimler transfer etme yoluna gitti.Yani klasik Arsene Wenger transferleri.Ama anlaşılan  Arsenal taraftarları bıkmış  her giden yıldızın ardından alınan genç oyunculardan.Aslında tek sebep bu olmasa gerek.Takımdan yıldızlar ayrıldıkça takımın kupa kazanma şansı da azalıyor düşüncesi deArsene Wenger'in eleştirilmesinde etkili oluyordur.

Arsene Wenger belki de ilk defa ne yapacağını bilmez bir halde sezona başladı.Beklenmedik kayıplardan sonra kolay değildi yeni bir sistem kurmak.Elde kalan oyunculara göre bir oyun oynatması gerekiyordu.Arsene Wenger işleri rayına oturtmaya çalışırken ligde Arsenal iyi gitmiyordu.İk hafta Newcastle deplasmanındaki beraberlik, ardından evinde yıllar sonra gelen Liverpool yenilgisi Arsenal'in işinin zor olacağın gösteriyordu.Asıl kıyamet 3. hafta da koptu.Manchester United deplasmanında alınan 8-2 lik yenilgi Arsene Wenger 'in istifa etmesi gerekir yorumlarını beraberinde getirdi.Bunca yıldır futbol ile ilgiliyim ilk defa Arsene Wenger ile istifa kelimesi aynı cümle içerisinde geçtiğini duydum.Arsene Wenger eleştirileri saygıyla dinledi ama istifa etmedi.Bir şekilde çözüm yolu bulacağına inanıyordu çünkü.

8-2 lik hezimetten sonra 10 Eylül'de oynanan Swansea maçı ile birlikte Arsenal'de toparlanma emareleri baş gösterdi.40. dakikada Arshavin'in golüyle maçı kazanan Arsenal biraz olsun rahat nefes aldı.Ligin 5. haftasında Blackburn deplasmanda Arsenal ilk yarıda 1-2 öne geçmesine rağmen 18 dakikada yediği üç golle 4-2 geriye düştü ve maçı da 4-3 kaybetti.Arsenal ilk haftalara göre iyi top oynuyordu ama şanssızlıkları aynen devam ediyordu.Tottenham deplasmanında 2-1 lik yenilgi alarak iyiye doğru gitse de sonuç anlamında istiskrarsız görünüşünü değiştiremedi.


Tottenham yenilgisi sonrası Arsenal Sunderland galibiyeti ile galibiyet serisine başlayacaktı.Sunderland'ı 2-1, Stoke City'i 3-1, Chelsea'yi 5-3 ve son olarak West B.'i 3-0 yenerek 4 maçtır galip geliyor Arsenal.Bu 4 maç içinde en önemli galibiyet hiç şüphesiz Chelsea maçı idi.Van Persie'nin etkili olduğu maçı kazanmasını bilen Arsenal zirve yarışındaki rakiplerine karşı ilk galibiyetini almış oldu.

İlk 7 maçlık periyotta Arsenal 2 galibiyet, 1 beraberlik, 4 yenilgi aldı ve attığı gol ortalaması 1.43, yediği gol ortalaması 2.28.Son 4 maça baktığımızda ise 4 de 4 yaptı ve 13 gol attı(ortalama 3.25), 5 gol(ortalama 1.25 yedi.Bu rakamlar Arsenal'in durumunu çok net ortaya koyuyor.Arsene Wenger sezon başındaki çaresiz olmasından dolayı takım kötü yoldaydı ama Wenger bir çözüm yolu buldu ve takımı doğru yola sokmasını bildi.Arsene Wenger sezon başında alınan kötü sonuçlar sonrasında kendisini istifaya çağıranlara çok keskin bakıyordur şu an.Bir takıma yeni gelen her teknik adam önce şunu söyler.Yeni takımız o yüzden uyumun sağlanması zaman alabilir.Arsene Wenger de bunu bildiği için kendinden emin bir şekilde eleştirilere göğüs  gerdi ve takımı şu naki haline getirmeyi başardı.

Arsen Wenger'in yüzü artık gülüyor ve Mustafa Denizli vari bir açıklama ile takımına olan güveni belirtiyor.“İlk maçlarda istemediğimiz mağlubiyetler aldık ancak son haftalarda oldukça iyiyiz. Manchester City özellikle Tottenham ve Manchester United deplasmanlarında çok etkileyici sonuçlar aldı. Ancak biz böyle oynamaya devam edersek Aralık ayının sonuna doğru aradaki puan farkını indirebiliriz.Şu ana kadar kimseye yenilmediler ancak bu, hiç yenilmeyecekleri anlamına gelmiyor. Bizim hedefimiz 17 Aralık’ta onlarla yapacağımız karşılaşmaya kadar aradaki puan farkını kapatmak ve o maçta rakibimizi yenip liderliği ele geçirmek.”Arsene Wenger'in  dediği olur mu bilemem ama Arsenal sezon başındaki ölü toprağını üzerinden atmışa benziyor.Bu sezon şampiyonluk zor olabilir ama yine zirve yarışında olacaklardır diye düşünüyorum.Arsene Wenger artık yenilgilerden sonra kara kara düşünmüyor, başı dik bir şekilde takımın mücadelesini izliyor.Arsene Wenger'e de bu yakışır zaten.

23 Eylül 2011 Cuma

İddialı Takımlar Ortalama 6 Puan Kaybetmiş


 Avrupa'nın önemli liglerinde maçlar tüm hızıyla devam ediyor.İngiltere'de 5 hafta, Fransa'da 7 hafta, İspanya'da 4 hafta, İtalya'da 3 hafta, Almanya'da 6 hafta ve Türkiye'de 3 hafta oynandı.Bu önemli liglerde tepelere oynaması beklenen takımlar sezonun ilk haftalarında çok çabuk puan kayıplarına başladılar.Tabiki her iddialı takım tüm maçlarını kazanacak diye bir şey yok.Elbette bazı maçlarda kayıplar yaşanacaktır ama sezonun başında gelen iddialı takımların puan kayıpları çok dikkat çekici.Bakalım Avrupa liglerinde tepeye oynaması beklenen takımlar kaç puan kaybetmiş?

Premier League


Arsenal---5 maçta 11 puan kaybı
Tottenham---4 maçta 6 puan kaybı
Liverpool---5 maçta 8 puan kaybı
Chelsea---5 maçta 5 puan kaybı
Manc. City---5 maçta 2 puan kaybı
Manc. United---5 maçta 0 puan kaybı


La Liga


Villarreal---4 maçta 8 puan kaybı
Atletico Madrid---4 maçta 5 puan kaybı
Real Madrid---4 maçta 5 puan kaybı
Barcelona---4 maçta 4 puan kaybı
Malaga---4 maçta 3 puan kaybı
Valencia---4 maçta 2 puan kaybı




Seria A


Inter---3 maçta 8 puan kaybı
Roma---3 maçta 7 puan kaybı
Milan---3 maçta 7 puan kaybı
Napoli---3 maçta 3 puan kaybı
Juventus---3 maçta 2 puan kaybı






Bundesliga


B.Dortmund---6 maçta 11 puan kaybı
Schalke---6 maçta 9 puan kaybı
Leverkusen---6 maçta 8 puan kaybı
Werder Bremen---6 maçta 5 puan kaybı
Bayern M.---6 maçta 3 puan kaybı



Ligue 1


Marsilya---7 maçta 15 puan kaybı
Bordeaux---7 maçta 14 puan kaybı
Lille---7 maçta 9 puan kaybı
Toulouse---7 maçta 7 puan kaybı
PSG---7 maçta 7 puan kaybı
Lyon---7 maçta 7 puan kaybı



STSL


Gaziantepspor---3 maçta 9 puan kaybı
Trabzonspor---3 maçta 7 puan kaybı
Kayserispor---3 maçta 6 puan kaybı
Galatasaray---3 maçta 5 puan kaybı
Beşiktaş---3 maçta 3 puan kaybı
Bursaspor---3 maçta 3 puan kaybı
Fenerbahçe---3 maçta 2 puan kaybı


Rakamlara baktığımızda puan kaybeden takımlar arasında Arsenal, Liverpool, Marsilya, Dortmund, Inter ve Milan dikakt çekiyor.Bu takımlar arasında durumu düzelticek takımlar var ama  bazıları için sezon çok zor geçeceğe benziyor.Özellikle Inter ve Arsenal'in işi zor.Bakalım bu takımlar puan kaybına ne kadar devam edecekler?Puan kayıpları beklenir ama kaybedilen  puanlar sıralama için önemli olduğundan takımların kaderlerini de belirleyeceklerdir.Bana göre biraz fazla puan kayıpları yaşadı tepeye oynayan takımlar.Süreş bize ne göstericek göreceğiz.Bu takımları takip etmeye devam edeceğiz.

21 Eylül 2011 Çarşamba

Üst Üste 2. Yenilgi



Tottenham - Liverpool maçı için fazla söylenecek söz yok ama yine de birşey yazalım.Lige iyi başlayan Liverpool geçen hafta Stoke City karşısında alınan yenilgiden sonra Tottenham karşısına çıktı.Tottenham şu ana kadar oyundan dolayı eleştiriliyordu ve bu sebeple ben Liverpool'dan umutluydum.Ama maç öyle başlamadı.Tottenham geçen haftalardaki kabuğundan sıyrılmış idi ve geçen seneki oyununa yakın bir oyunla maça başladı.Liverpool için işler iyi gitmedi.Maçın kritik anı Charlie Adam'ın 28. dakikada gördüğü kırmızı akrt idi.Bu karttan sonra oyunun hakimi tamamen Tottenham oldu.Daha sonra Skertel'in de kırmızı kart görmesiyle Tottenham rahatladı ve maçı 4-0 lık bir skorla kazanmış oldu.

Liverpool iki maç üst üste yenilmiş oldu.Umarım bu kayıplar takıımı kötü etkilemez.Çünkü Liverpool gerçekten lie iyi başlamıştıYakalanan havanın iki yenilgi ile dağılması Liverpool için kötü olabilir.O yüzden kafaların rahat olması gerekir ve olaya maç maç bakmak gerekir.Tottenham cephesi ise iyi bir performans ile biz de burdayız mesajı verdiler.Kendileri açısından oldukça önemli bir maçtı.Ligte Tottenham da işin içinde diyebiliriz diye düşünüyorum.Ama şunu da unutmayalım.Eğer maç 11 e 11 oynansaydı skor böyle olur muydu?

Torres Kaçırdı Chelsea Kaybetti



Geçen senenin şampiyonu Manchester United evinde ağırladığı Chelsea'yi eli boş gönderdi.Skor 3-1i gösterse de oyuna baktığımızda Chelsea'nin yenilgiyi hak ettiğini düşünmüyorum.Özellikle Torres'in kaçırdığı pozisyonlar gol olasydı ya da Torres biraz daha becerekli olabilseydi maç Chelsea için daha farklı gelişebilirdi.Manchester United öyle ya da böyle maçtan 3 puan alarak tahtını koruyacağını bir kez daha göstermiş oldu.Özellikle Manchester City ve Liverpool puan kaybetmişken bu 3 puan daha bir anlamlı olmuştur.


Chelsea'ye gittiği günden beri bir Kezman, bir Güiza havası estiren Torres bu sezona istediği gibi başlayamadı.Fenerliler Kezman ve Güiza'dan neler çektiyse Chelseali taraftarlar da Torres'ten aynısını çekiyor.Bir forvet oyuncusu olarak pozisyonlara girmek önemlidir ama ne kadar pozisyona girersen gir o pozisyonları gole çeviremiyorsan o noktada eleştirilirsin.Kaleciyi çalımlayıp kaçırdığı golden sonra epeyce dalga konusu olmaya başladı.Torres ne yapar bilmiyorum ama kendini düzeltmez ise işi zor.Forvete baktığımızda Sturridge, Anelka, Drogba, Lukaku isimleri arasında Torres öne çıkıyor ama şansını iyi değerlendiremez ise Chelsea serüveni son bulabilir.