cristian baroni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cristian baroni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ekim 2011 Cuma
Derbi Dediğin Böyle Olur (Beşiktaş:2 - Fenerbahçe:2)
Süper Toto Süper Lig'in 8. haftasının en önemli maçı olan Beşiktaş - Fenerbahçe maçı 2-2 berabere bitti.Her iki takım da kazanmak için elinden geleni yaptı ama kazanan olmadı.Fenerbahçe 1 puanı Cristian'ın golüyle kurtardı.Son yıllardaki derbilerin üzerinde bir derbi olduğunu düşünüyorum.Gerçekten seyir zevki yüksek, heyecanlı bir maç izlemiş olduk.Bu sezon şu ana kadar sıkıcı bir şekilde devam ediyorken bu derbi ilaç gibi geldi diyebilirim.
Çok kritik bir maç olduğu için totem yaptım ve maçı izelemedim.Daha sonra maçın genelini izleme şansı buldum ama bölüm bölüm izlediğimden maçın geneli hakkında bir şeyler söyleyemeyeceğim.Ben maça damgasını vuran olaylardan ve isimlerden bahsetmek istiyorum.
İlk olarak resimdeki kaptanımız Alex de Souza'dan bahsetmek istiyorum.Derbileri sevdiğini bildiğimiz Alex bir kez daha gol atarak bu bilgimizi tazaledi.Yanlış duymadıysam Alex'in Beşiktaş'a attığı gol sayısı 13 olmuş.Kaptan Alex'i zaman zaman eleştirsem de oyuna skor anlamında katkısı tartışılmaz.Oyun zekası ile nerede durmasını biliyor ve golleri veya asistlerini yapmaya devam ediyor.
Bu sezon takıma dahil olan 23 yaşındaki Bienvenu takıma uyum sağlayamadı daha.Fenerbahçe'de başarılı olabilmesi için Alex ile uyumlu olması gerekiyor.Maalesef bu uyumu şu ana kadar yakalamış değil.Şu an için Fenerbahçe'de bir golcü sıkıntısı olduğu aşikar.Semih'in de formsuzluğu nedeniyle forvet oyuncularından katkı alamadı Fenerbahçe.Bienvenu bu maçta girdiği tek pozisyonda zayıf vuruş yaptı ve sonuç alamadı.Şu görüntüsüyle Fenerbahçe'de işi zor.Ama yokluktan dolayı oynuyor.
Bienvenu'nun girdiği pozisyondaki diğer kahraman Beşiktaş'ın kalecisi Cenk Gönen.Maç boyunca çok iyi oynaması sebebiyle insanların güvenini tazalemiş oldu.Bienvenu'nun pozisyonunda hızlı hareket ederek pozisyonun tehlikeli olmasını engelledi.Ama maç içinde bir tek hata yaptı.Aslında hata demeyelim.Fenerbahçe'nin kazandığı serbest vuruşta topa Alex'in vuracağını düşünerek barajı ona göre kurdurdu.Topun başındaki bir diğre isim Cristian'ın vuracağını tahmin etmiyordu.Ama bana göre Alex2in kritik kararıyla vuruşu Cristian'a bıraktı ve hem bizleri hem de Cenk'i şaşırttı ve sonucunda 1 puanı getiren gol geldi.Eğer Cenk Cristian'ın vuracağını düşünseydi barajdaki oyuncu sayısı daha fazla olacaktı.O yüzden Cenk'in bu tercihine hata demek taraftarında değilim.
Beşiktaş'a geldiği günden beri yeteneklerinden çok verimliliği tartişılan Q7 bu maçta da inişli çıkışlı performans sergiledi.Bir pozisyonda inanılmaz pas veriyor, bir pozisyonda bencilce hareket edip takımına zarar veriyor, bir pozisyonda kanat oyuncusunun yapması gerekeni yapıyor ve Almedia'ya gol attırıyor.Q7'nin yetenekleri tartışılmaz.Ama bu yeteneklerini takıma yararlı bir şekilde kullanmakonusunda bazı sıkıntıları var.Şunu da unutmayalım Q7 böyle olduğu için büyük takımlarda tutunamadı.Beşiktaş O'na ilaç gibi geldi ve burada tekrardan kendine geldi.Ama bu durum zaman zaman Beşiktaş'a zarar veriyor.Gülü seven dikenine katlanır misali Beşiktaş taraftarı da Q7'ye katlanıyor.
Sakatlığından dolayı oynayamadığı maçlarda Beşiktaş O'nu çok aradı.Yerine oynayan Edu Beşiktaş taraftarını çıldırtırken Almedia ne zaman dönecek diye soruyorlardı.Bekledikleri Almedia iyileşti ve dün derbide oyuna girerek golünü de attı ve Beşiktaş taraftarına kaldığım yerden devame diyorum mesajı verdi.Q7'nin sol kanatta çizgiye inip yaptığı ortaya güzel kafa vuruşu yaptı ve biraz da Volkan ve Zeigler'in yardımıyla takımını öne geçirdi.Almediasız Beşiktaş'ı gördükten sonra Beşiktaş ne edip yapıp Almedia'yı sağlam tutmaya çalışacak.Yoksa Edu ile işleri zor.Mustafa Pektemek'in potansiyeli var ama şu an için yeterli değil.
Beşiktaş - Fenerbahçe maçının hakemi kim olabilir deseler ilk cevabım Fırat Aydunus, ikinci cevabım ise Cüneyt Çakır olurdu.Maça Fırat Aydunus atanınca hiç şaşırmadım o yüzden.Hakem açısından kolay bir maç oldu.Her iki takım oyuncuları da hakeme yardımcı olunca maç içinde tartışılan bir pozisyon olmadı.Sadece Fenerbahçe'nin kazandığı serbest vuruş öncesinde Aurelio'ya yapılan müdahele faul olabilir.Ama o pozisyondan sonra Fenerbahçe top çevirdiği için o pozisyonun direk etkisi olmadı.Sonuç olarak hakem için rahat bir maç oldu.
Sahte bilet ile girmeye çalışanlar nedeniyle kapıdaki arttı ve elinde gerçek bilet olanlar giremediler.Giremeyince de çıldırdılar ve tribüne girmek için farklı bir yol tercih ettiler.Bu hareketten dolayı Fenerbahçe'ye ceza gelir mi bilemem ama burada asıl ceza alması gerekenler sahta bilet ile girmeye çalışanlar diye düşünüyorum.O yüzden müze tarafından giren taraftarları fazla suçlayamıyorum.Zaten hiçbir yere zarar vermeden tribündeki yerlerini aldılar.
Şu ana kadar hiçbir şekilde ısınamadığım Cristian bu sezon gerçekten iyi oynuyor.Sezon başındaki sakatlıklardan dolayı biraz da zorunlu olarak oynadığı maçlar da şansını iyi kullandı ve şu an için takımın iyileri arasında adını yazdırdı.Özellikle bu sezon ileride daha çok bulunmasından dolayı birçok pozisyonun içinde yer alıyor.Dünkü golü de alkışlanacak cinstendi.Ayrıca o dakikada topa vuracak cesareti ve kendine olan güveni takdir edilecek bir durum.
Aykut Kocaman neden çıkardı anlamış değilim ama oyundan çıkana kadar takımın en iyisi idi.Alex'in golünde de O'nun parmağı var.Aykut Kocaman'ın maç öncesinde de Caner'i oyundan çıkarmak gibi düşüncesi vardi ise bu düşüncesini Caner'in performansından dolayı uygulamayabilirdi.Oyunu hareketlendirmek adına yaptığı söyledi ama hem oyunu hareketlendirmedi hem de Caner'in moralini bozmuş oldu bu değişiklik.Caner moralini bozmasın 8 haftanın sonunda takımın en iyisi konumunda.Aykut Kocaman O'ndan beklediğinin üstünde bir katkı alıyor.
Beşiktaş Simao'yu transfer ettiğinden ben bile heyecanlanmıştım.Çünkü O'nun gibi kaliteli bir oyuncunun Türkiye'ye gelmesi ben şaşırtmıştı.Ama performansına, verdiği katkıya baktığımızda isminin hakkını vermiş değil.Bunda takımın genel olarak kötü olmasından dolayı kaynaklanıyor olabilir.Ama yine de en azından Simao'dan oyuna müdahele etmesi bekleniyordu.Dünkü derbide yine fazla bir şey yapamadı ama öylee bir gol attı ki maçı konuşurken o golü atlamak ayıp olur.Şöyle söyleyeyim.Volkan'ın şu ana kadar yediği en güzel gol olabilir.Simao kalitesine yakışır bir vuruş yaptı ve top süzüle süzüle ağlarla buluştu.Bana Özer'ina ttığı gol mü yoksa Simao'nun attığı gol mü deseler ben gözüm kapalı Simao'nun attığı golü seçerdim.Öyle bir gol yani.
Son olarak Beşiktaş taraftarından bahsetmek istiyorum.Maçtan önce maçın skoru ne olursa olsun 90. dakikada atkıları saha kenarına atacakalrını açıklamışlardı.90. dakikayı merakla bekledim ve beklediğime değdi açıkcası.Atkıları atma fikri kimden çıktıysa kendileri kutluyorum ve anlamı büyük bu olay için kendilerine teşekkür ediyorum.
9 Mart 2011 Çarşamba
Gençlerbirliği:2 - Fenerbahçe:4 (Cristian'ın Girişi Oyunu Açtı)
Fenerbahçe çok zorlu bir deplasmandan 3 puanla dönerek önemli bir virajı almış oldu.Özellikle Galatasaray ve Bursaspor maçları öncesi puan kaybı moralleri bozabilirdi.Bu anlamda sahada mücadele eden oyuncularımızı kutluyorum.
Maça gelecek olursak Fenerbahçe istediği gibi başlayamadı.Başlayamamasının nedeni olarak ben geçen haftalarda yükseltiği temponun fiziki yıpranmasının yeni yeni ortaya çıkarak takımı biraz durgunlaştırması olarak görüyorum.Her ne kadar durgun başlasak da önce hakemlerin kaçırdığı bir ofsayttan dolayı gelen gol ve Gençlerbirliği kalecisi Serdar'ın kontrolsüz çıkarak faul yapması sonucu Niang'ın düşmesiyle kazanılan penaltının Alex tarafından gole çevirmesiyle bir anda 2-0 öne geçtik.Skor olarak öndeydik ama oyuna baktığınızda Fenerbahçe sahadan gol yemeden ayrılır diyemezdiniz.Nitekim penaltı golünden 3 dakika sonra artık klasikleşen sol taraftan gol yeme alışkanlığımız sayesinde Orhan Şam güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve durumu 2-1 yaptı.Fenerbahçe golü yedikten sonra bile kendine gelemedi, istediği pas trafiğini oluşturamadı.İlk yarının sonlarına doğru Gençlerbirliği golü atınca biraz sevindim.Çünkü Fenerbahçe eğer devreye 2-1 önde girseydi maçın ikinci devresi çekilmez bir hal alacaktı.Büyük ihtimalle kendi sahasında bekleyip kontra atağa çıkacaktı.
Ben 2-2 için iyi oldu derken birden sahanın beyazla kaplı olduğunu gördüm ve o anda endişeye kapıldım.Çünkü Fenerbahçe'nin önceki maçlara göre fizik açısından gerileme vardı ve zeminin o hali Fenerbahçeli oyuncular için iyice zorlayıcı olabilirdi.Tüm bu endişelerim Gençlerbirliği'nin Fenerbahçe'nin üstüne gitmemesinden dolayı uçtu gitti.İşte o dakikalarda Fenerbahçe'nin bulacağı bir gol maçın kazanılması anlamına gelecekti.Bunun farkında olan Kaptanımız Niang'a güzel bir pas vererek maça bana göre son noktayı koydu.Hemen ardından Santos'dan beklediğimiz güzellikte bir vuruşla skorun 4-2 olması maçı o dakikada tamamen bitirdi.
Fenerbahçe dakika 68'de maçı bitirdi dedik ama bunu Aykut Kocaman'ın geç de olsa yaptığı oyuncu değişikliğine borçluyuz.Dia'nın yerine Cristian'ın girmesiyle Fenerbahçe orta sahada güçlü konuma geçti ve o dakikadan sonra Fenerbahçe istediğini yaptı.Her ne kadar eleştirsek de Cristian'ı kutlamak gerekir.En azından ne yapması gerekiyorsa onu yaptı.Ama her ne olursa olsun yerine bir oyuncunun alınması şart.Bu konudaki fikirlerim değişmedi.
Maçı izleyenler veya o anın görüntüsünü izleyenler bilirler.O da Lugano'nun sarı kart görmeye çalışması.Lugano ve Santos'un sarı kart görüp cezalı duruma düşüp Galatasaray ve Bursaspor maçlarında oynamak istemeleri gayet doğal.Benim takıldığım Lugano'nun sarı kart görme şekli.Lugano sen hakemin yanına gidip gözleri dolandırsaydın zaten sarı kart görürdün :) Ne diye bu işlere girdin ki.Ya o kadar heyecan yaptı ki izleyenler bilir bildiğimiz Lugano gibi değildi.Heyecan yapma Lugano ama bir daha sarı kart görmeye çalışırsan ellerini arkada birleştir ve gözleri açabildiğin kadar aç.
15 Kasım 2010 Pazartesi
Baroni'nin Oynamaması Lazım
Geldiği günden beri ne yaptığını anlamadığım ya da ne yapacağını kestiremediğim Cristian Baroni hafta sonu oynanan Gaziantep maçında ilginç hareketler yaptı.Maçın ilk yarının sonlarında sahada işini yapmak yerine aylak aylak dolanarak takımına yardımcı olmak yerine resmen zarar vermeye çalıştı.Bu durumda suçu tamamen Baroni'ye atmak yerine Aykut Kocaman'a da birkaç laf etmek lazım.Haftalardır oynatmadığın adamı neredeyse sildiğin ilk 18e bile almadığın bir adamı sıkıştığın bir anda sahaya sürersen bu tür hareketlere hazırlıklı olman gerekir.İlkelerin doğrultusunda sildiğin bir adama forma vermek yerine alt yapıdan bir adamı oynatırsın ondan daha iyi.Aykut Kocaman açıkcası beni şaşırttı ve Emre veya Selçuk gelene kadar şaşırtmaya da devam edecek gibi duruyor.Umarım ilkeleri doğrultusunda paralel bir karar verir de Baroni gibi bir oyuncudan Fenerbahçe kurtulmuş olur.
İzlemeyenler için aylak aylak dolanmasını buradan izleyebilirsiniz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
