gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gençlerbirliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

Gol Atma Serisi 21'e Çıktı



Birkaç sene önce zirveye oynayan ama daha sonra keskin düşüş yaşayan Sivasspor bu sezon farklı bir görüntü içerisinde.Rıza Çalımbay yönetimindeki Sivasspor Fenerbahçe maçı öncesi ligin 45 golle en çok gol atan 3. takımı durumunda ve üst üste 20 maçtır gol atmayı başarıyorlar.Fenerbahçe maçında da gol attıklarını düşününce gol atma serisi 21'e çıkmış durumda.Gerçekten alkışlanması gereken bir performans.Sezon başında kendilerini buralarda bulacaklarını tahmin etmiyorlardır ama süreç Sivasspor'u bu noktaya getirdi.Gençlerbirliği ile Sivasspor bu sezonun çıkış yapan takımları seçilecektir diye düşünüyorum.

16 Ocak 2012 Pazartesi

STSL'nin En Verimli Hücum İkilileri


Spor Toto Süper Lig'de 20 hafta geride kalırken takımlarımızın hücum ikililerine baktığımızda performans açısından şaşırtıcı bir sonuç yok.Ligdeki puan durumuna baktığımızda hangi takımın ikilileri öndedir tahmin edebiliriz.İlk beş şu şekilde;

En verimli ikili Trabzonspor'dan...Bu sezon lige damgasını vuran Burak Yılmaz ile O'na destek çıkan Halil Altıntop ikilisi verimlilik açısından sıralamanın en üstündeler.Burak&Halil ikilisi 24 gol atarken, 7 asist yapmışlar.117 dakikada bir gol atıyorlar.Bu istatistikte Burak Yılmaz'ın payı elbette fazla.Kendi başına 21 gol, 4 asist yapmış.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Burak Yılmaz'a destek verme konusunda Trabzonspor sıkıntı yaşadığı için diğer forvetlerin gol sayıları düşük kaldı.Burak en büyük desteği Halil'den gördü diyebiliriz.


İkinci sırada Mustafa Pektemek&Hugo Almeida ikilisi var.Mustafa Pektemek genelde maça yedek kulübesinde başlaması, Almeida'nın sakatlığı yüzünden maçlar kaçırması dakikalarını düşürse de verimliliklerine baktığımızda gayet başarılılar.Pektemek&Almedia ikilisi 11 gol, 3 asist yapmış.164 dakikada bir gol atıyorlar.Özellikle Mustafa PEktemek sonradan oyuna girerek maça bir şekilde etki ediyor.Yavaş yavaş Semih'in durumuna düşme yolunda ilerliyor gibi duruyor.Nöbetçi golcü gömleğini giyerse o gömleği çıkarmak biraz zordur.Carvalhal da bu gömleğin daha çok yakıştığını düşünerek O'nu hep yedekten sokuyor olabilir.Semih'e verilen değer ortadayken umarım Mustafa Pektemek bu duruma düşmez.


Üçüncü sırada ligin zirvesinde yer alan Galatasaray'dan Elmander&Baros ikilisi var.İstatistiklerine baktığımızda gerçekten oldukça etkileyici.15 gol, 14 asist yapmışlar ve 165 dakikada bir gol atıyorlar.Geçen sezon da Baros vardı belki ama bu sezon için Baros'u yeni transfer olarak değerlendirmek yanlış olmaz diye düşünüyorum.Fatih Terim'in gelmesi ile birlikte performansında artış olan Baros sezon öncesi gönderilmesi söz konusu iken şimdi ise o formanın tek sahibi olarak gözüküyor.Elmander'e geldiğimizde ise Elmander beklenenden daha verimli oldu diyebiliriz.Üçüncü bölgenini her tarafında oynayabilme özelliği O'na büyük avantaj sağlıyor.Boyuna rağmen hareketli bir oyuncu olması takım savunmasında oldukça yarar sağlıyor diyebiliriz.Galatasaray uzun zaman sonra hücumda iyi bir ikili yakaladı diye düşünüyorum.


Dördüncü sırada İBB'den Webo&Tevfik Köse ikilisi var.İBB'nin bu sezon kadrosuna kattığı Webo ilk haftalarda takıma iyi bir katkı verdi.Attığı gollerle takımına puanlar kazandırdı.Özellikle maçın son dakikalarına doğru goller rakip takımların canlarını fazlasıyla yaktı.Ama 9 haftadır duraklama dönemine girdi ve gol atamıyor.Gol ataması takımı oldukça etkilemişe benziyor.Çünkü İBB'nin grafiği aşağı doğruya döndü.Diğer isim Tevfik Köse ise kendisinden beklenen patlamayı yapamamış bir oyuncu olarak göze çarpıyor.FM oynayanlar bilirler inanılmaz bir grafiği vardı.Oyunda gösterdiği grafiği maalesef gerçekte gösteremedi.Kariyerinin ileriki dönemlerinde bir sıçrama yapar mı?Neden olmasın önümüzde Burak Yılmaz gibi bir örnek varken Tevfik için umutlu olmak son derece normal.Umarım bir gün kendisinden bahsettirmeye başlar.Webo&Tevfik ikilisi 9 gol, 5 asist yapmışlar.196 dakikada bir gol atıyorlar.


Sıra Gençbirliği'nin ikilisine geldi.Herve Tum&Ermin Zec ikilisi 10 gol, 3 asist rakamlarını tutturmuşlar.199 dakikada bir gol atıyorlar.Herve Tum takımının en çok gol atan oyuncusu durumunda ve kesinlikle bu sezonun iyi transferleri arasında kendisine ile beş yer bulabilir diye düşünüyorum.Genç kadronun içerisinde deneyimli biri olarak görevini en iyi şekilde yerine getiriyor ve takımına puanlar kazandırıyor.Gençlerbirliği sezon başında hedef olarak orta sıraları hedeflerken şimdi ise playoffun en büyük adaylarından biri olarak gözüküyor.Şampiyonluk grubu olmaz ama 5-8 grubu kendileri açısından oldukça başarılı bir sonuç olur.

9 Mart 2011 Çarşamba

Gençlerbirliği:2 - Fenerbahçe:4 (Cristian'ın Girişi Oyunu Açtı)



Fenerbahçe çok zorlu bir deplasmandan 3 puanla dönerek önemli bir virajı almış oldu.Özellikle Galatasaray ve Bursaspor maçları öncesi puan kaybı moralleri bozabilirdi.Bu anlamda sahada mücadele eden oyuncularımızı kutluyorum.

Maça gelecek olursak Fenerbahçe istediği gibi başlayamadı.Başlayamamasının nedeni olarak ben geçen haftalarda yükseltiği temponun fiziki yıpranmasının yeni yeni ortaya çıkarak takımı biraz durgunlaştırması olarak görüyorum.Her ne kadar durgun başlasak da önce hakemlerin kaçırdığı bir ofsayttan dolayı gelen gol ve Gençlerbirliği kalecisi Serdar'ın kontrolsüz çıkarak faul yapması sonucu Niang'ın düşmesiyle kazanılan penaltının Alex tarafından gole çevirmesiyle bir anda 2-0 öne geçtik.Skor olarak öndeydik ama oyuna baktığınızda Fenerbahçe sahadan gol yemeden ayrılır diyemezdiniz.Nitekim penaltı golünden 3 dakika sonra artık klasikleşen sol taraftan gol yeme alışkanlığımız sayesinde Orhan Şam güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi ve durumu 2-1 yaptı.Fenerbahçe golü yedikten sonra bile kendine gelemedi, istediği pas trafiğini oluşturamadı.İlk yarının sonlarına doğru Gençlerbirliği golü atınca biraz sevindim.Çünkü Fenerbahçe eğer devreye 2-1 önde girseydi maçın ikinci devresi çekilmez bir hal alacaktı.Büyük ihtimalle kendi sahasında bekleyip kontra atağa çıkacaktı.

Ben 2-2 için iyi oldu derken birden sahanın beyazla kaplı olduğunu gördüm ve o anda endişeye kapıldım.Çünkü Fenerbahçe'nin önceki maçlara göre fizik açısından gerileme vardı ve zeminin o hali Fenerbahçeli oyuncular için iyice zorlayıcı olabilirdi.Tüm bu endişelerim Gençlerbirliği'nin Fenerbahçe'nin üstüne gitmemesinden dolayı uçtu gitti.İşte o dakikalarda Fenerbahçe'nin bulacağı bir gol maçın kazanılması anlamına gelecekti.Bunun farkında olan Kaptanımız Niang'a güzel bir pas vererek maça bana göre son noktayı koydu.Hemen ardından Santos'dan beklediğimiz güzellikte bir vuruşla skorun 4-2 olması maçı o dakikada tamamen bitirdi.

Fenerbahçe dakika 68'de maçı bitirdi dedik ama bunu Aykut Kocaman'ın geç de olsa yaptığı oyuncu değişikliğine borçluyuz.Dia'nın yerine Cristian'ın girmesiyle Fenerbahçe orta sahada güçlü konuma geçti ve o dakikadan sonra Fenerbahçe istediğini yaptı.Her ne kadar eleştirsek de Cristian'ı kutlamak gerekir.En azından ne yapması gerekiyorsa onu yaptı.Ama her ne olursa olsun yerine bir oyuncunun alınması şart.Bu konudaki fikirlerim değişmedi.

Maçı izleyenler veya o anın görüntüsünü izleyenler bilirler.O da Lugano'nun sarı kart görmeye çalışması.Lugano ve Santos'un sarı kart görüp cezalı duruma düşüp Galatasaray ve Bursaspor maçlarında oynamak istemeleri gayet doğal.Benim takıldığım Lugano'nun sarı kart görme şekli.Lugano sen hakemin yanına gidip gözleri dolandırsaydın zaten sarı kart görürdün :) Ne diye bu işlere girdin ki.Ya o kadar heyecan yaptı ki izleyenler bilir bildiğimiz Lugano gibi değildi.Heyecan yapma Lugano ama bir daha sarı kart görmeye çalışırsan  ellerini arkada birleştir ve gözleri açabildiğin kadar aç.