bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bursaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2013 Cuma

Keyifli Maça Aday & Bursaspor-Akhisar


Ligin boyu kısaldıkça hedefi olan takımlar arasında oynanan maçları izlemesi kadar keyifli bir şey yoktur.Hikmet Karaman ile birlikte Avrupa'ya gitme yolunda ilerleyen Bursaspor ile Hamza Hamzaoğlu'nun ligde tutmak için elinden geleni yaptığı Akhisar arasında oynanacak maç 31. haftanın izlenmesi gereken maçlar arasında yer alması gerekiyor diye düşünüyorum.Akhisar'ın çıkışı ile birlikte kendilerine olan güvenin artması en büyük avantajı gibi görünüyor.Ayrıca Gekas gibi bir silahın deplasmanda çok iş yapacağı da aşikar.Diğer taraftan Avrupa yolunda Beşiktaş'ı yakalayan ve az da olsa şampiyonlar ligi umudu olan Bursaspor taraftarının desteği ile elinden geleni yapacaktır.Umarım zevkli bir maç olur ve izleyenlere büyük keyif verir.

23 Nisan 2013 Salı

Pablo Batalla



Fenerbahçe'de Alex'in ayrılmasından sonra ülkemizde 10 numara diye nitelendirdiğimiz oyuncular listesinde yalnız kalan Pablo Batalla bu sezon da takımını Avrupa'ya götürmek için elinden geleni yapıyor.Bu sezon şu an kadar hiç maç kaçırmayarak 30 hafta da forma giymesi ne kadar istikrarlı olduğunun bir göstergesidir diye düşünüyorum.Takımın ana parçası durumunda olan Pablo Batalla bu sezon 14 gol atıp 15 de asist yapmış ki Bursaspor'un 45 gol attığını düşünürsek gollerin yarısından fazlasında imzası var.Bursaspor kendisi için bu kadar önemli bir oyuncuyu elinde tutabilmek için gerekli fedakarlıkları yapacaktır elbette ama bir an önce bu belirsizliği ortadan kaldırırsa gelecek için daha iyi olacaktır.Sözleşmesi 2014 bitecek olan Batalla'nın takımda olması ile olmaması arasında fazlasıyla fark olduğunu düşündüğümüzde Avrupa hedefi olan Bursaspor'un Batalla'nın kabulleneceği şartları sağlaması gerekiyor.Pablo Batalla gibi oyunculara hem Bursaspor hem de Türk futbolu ihtiyacı var.

Avrupa Savaşı Kızışıyor


Ligde 3. savaşı giderek kızışıyor.Beşiktaş deplasmanda küme düşme potasından kurtulmak isteyen Akhisar'a kaybetmesinden sonra Bursaspor ve Kasımpaşa'nın nefesini ensesinde hissetmeye başladı.4 hafta kala Beşiktaş ve Bursaspor 49 puanda, Kasımpaşa ise 46 puanda.

Sezon sonunda olası puan eşitliğinde ikili averaja bakılacağından dolayı aralarında oynanan maçların skorları önem taşıyor.Şu an 3. sırada olan Beşiktaş ikili averajda Bursaspor'un gerisinde.Yani sezon sonunda puan eşitliğinde Bursaspor Beşiktaş'ın önünde tamamlayacak ligi.Beşiktaş ile Kasımpaşa arasında ise bir eşitlik söz konusu ve bu eşitliği bozmak için genel averaja bakılacak ve 30.hafta itibariyle Beşiktaş +10, Kasımpaşa ise +12 averaja sahip.Bursaspor ile Kasımpaşa arasındaki eşitlikte galip gelece taraf Kasımpaşa olacaktır.Çünkü Kasımpaşa her iki maçta da Bursaspor'u yenmeyi başardı.

İkili averajlara baktık ama peki ya iş üçlü averaja kalırsa ne olacak?Üç takımın da sezon sonu aynı puanla bitirmesi durumunda devreye girecek üçlü averajda Kasımpaşa en üstte gözküyor.4 maçta 3 galibiyet alarak 9 puan ve +3 averaj ile zirvede.2. Sırada 4 puan ve 0 averaj ile Bursaspor geliyor.Bursaspor aldığı 4 puanı da Beşiktaş'tan aldığını belirtelim.Son sırada ise 4 puan ve -3 averaj ile Beşiktaş geliyor.


Olası durumlara baktığımızda puan eşitliği durumunda en şanslı takım Kasımpaşa olarak gözüküyor.Şansı en düşük takım ise Beşiktaş gibi görünüyor.Beşiktaş herhangi bir takıma üstünlüğü olmasa bile Kasımpaşa'yı genel averajda geçme ihtimali var.Son 4 hafta kalırken durum bu kadar ciddi iken her 3 takım için de bundan sonra oynayacakları her maç önemli olacaktır.

Beşiktaş --> Orduspor, Eskişehirspor(D), Gençlerbirliği, Kayserispor(D)
Bursaspor --> Akhisar, Orduspor(D), Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D)
Kasımpaşa-->Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D), Kayserispor, İBB(D)

11 Nisan 2013 Perşembe

Devrim Yapan Üçlü Nerede?


2010 yılında Türkiye futbolunda bir devrim olmuş ve olmaz denilen şey gerçekleşmişti.Anadolu'dan bir şampiyon çıkarak tabuların yıkılmasını sağlamıştı.Ertuğrul Sağlam yönetimindeki Bursaspor takım olmayı başararak ülkemizde büyük takım olarak nitelendirilen takımlarla iyi mücadele ederek hak ettiği bir şampiyonluğu kazandı.Gelen şampiyonluk ile birlikte o kadroda göze çarpan oyuncular değerlerine değer kattı ve transfer döneminin gözdesi haline geldi.

Şampiyonluğu getiren Sercan-Volkan-Ozan üçlüsü büyükler tarafından transfer edilmeye çalışıldığında istenen rakamlar 10milyon avro civarıydı.Bu rakamı çok bulundu ama aslında Bursaspor'un amacı bu fırsatı değerlendirmekti.O günleri hatırlarsak transfer döneminde bu üç oyuncu hangi takıma gideceği konuşuluyordu.Medyaya göre bu üç oyuncu kesin olarak takımdan ayrılacaktı.Bursaspor bir yandan satmamak için direnirken bir yandan da bonservis rakamı açıklıyordu.

Bursaspor direnmeyi başardı ve aynı başarı olmasa bile en azından zirveyi zorlayabilecek bir kadro için bu üç oyuncuyu takımda tutmayı başardı.Ama işler istenildiği gibi gitmedi.Bursaspor'un tarihinde ilk kez şampiyonlar liginde mücadele etmesini fırsata çeviremediler ve performanslarında düşüşler gözlendi bu üç oyuncunun.

Daha sonrasında takımdan ayrılık başladı ve Sercan Galatasaray'a, oradan da Sivasspor'a, Volkan Trabzonspor'a, Ozan ise Mersin'e gitti.Bursaspor'dan ayrıldıktan sonraki performanslarını incelediğimizde Ozan Mersin'e geldi ve bazı sıkıntılar yaşadı, takımdan ayrılması bekleniyor.Volakn Trabzonspor'da beklenen kaliteyi gösteremedi.Sercan Galatasaray'da şans bulamayınca Sivasspor'a gitti ve orada da olmadığını görüyoruz ve şu an kadro dışı.

Gelen şampiyonluk sonrasında kariyerlerinde daha iyi bir yoldan ilerleyeceğini düşünürken üçü de sınıfta kaldı.2010 yılında herkes peşlerinde koşarken şu an kendilerini alacak takım sayısı sınırlı.2010 yılında iyi bir üçlü olarak konuşulurken şu an birbirlerinden ayrı ve futboldan uzaklar.Nerede neyi yanlış yaptıkları üzerine kendilerinin düşünerek en azından bundan sonrası için iyi işler yapmaları gerekiyor.Yaşlarını düşünürsek de ikinci bir şansı hak ediyorlar.Özellikle önümüzde Burak Yılmaz örneği varken bu üç oyuncu ile ilgili umudumuzu korumalıyız.

31 Ocak 2013 Perşembe

Heykeli Dikilecek Adam Ertuğrul Sağlam


Kimsenin bırak ihtimali rüyasında bile göremediği bir şeyi gerçekleştiren adamın kulübünden böyle ayrılması son derece üzüntü verici.4 büyükler hükümdarlığına son veren Anadolu'dan bir şampiyon çıkarmayı başaran, hem de ekonomik uçurumların olduğu bir yarışta, Ertuğrul Sağlam böyle gönderilmeyi hak etmedi.Şampiyon olduktan sonra Ertuğrul Sağlam kendilerinin şampiyon olmasına sevinmeyen bir kesim olduğu şeklinde açıklama yapmıştı diye hatırlıyorum.Anlaşılıyor ki o kesim istediğini aldı.

Peki Ertuğrul Sağlam başarısız mıydı? 2009-2010 sezonunda şampiyon oldu, 2010-2011 sezonunu 3.bitirdi ve 2011-2012 sezonunu 8. bitirdi.Yani son 3 sezon Avrupa'ya gitmeyi başarmış.İlk kez Bursaspor'u bir şampiyonlar ligi maçı ile tanıştırdı.Bu sezon da iyi sonuçlar alamadı belki ama kötü durumda da değil puan durumuna baktığımızda.Ertuğrul Sağlam gelen baskılardan ötürü takıma faydalı olamayacağını düşünmüş olmalı ki bu kararı aldı ama ama göre acele ettiğini düşünüyorum.Biraz daha dayansaydı takımın toparlanması ile birlikte düzlüğe çıkabilirdi.Ama tercihini ayrılmaktan yana kullandı.Kendisine başarılar diliyorum.Umarım sağlıklı bir ortamda tekrardan çalışmaya başlar.

31 Ağustos 2012 Cuma

Yaklaşmışken Uzak Kaldık



İlk maç 3-1 bitince fazlasıyla umutlanmıştım ama kafamın bir köşesinde de Twente'nin bir Hollanda takımı olduğunu söyleyip durdum.Çünkü siz skor avantajı ile arkaya yaslanırsanız Hollanda takımları maalesef affetmiyor.Fenerbahçe'nin Alkmar maçını hatırlayalım.Bunun farkında olan Ertuğrul Sağlam da sadece defans yapılarak turun geçilemeyeceğini söyledi ki son derece haklı olduğunu görmüş olduk.Bursaspor ne kadar isterse istesin sahasından çıkmata zorlandı ya da diğer bir deyişle Twente Bursaspor'u çıkartmadı.En sonunda da gelen hatalar sonucunda yenilen goller turun elimizden kayıp gitmesine neden oldu.Gerçekten yazık oldu Bursaspor'a, Ertuğrul Sağlam'a.Avrupa Ligi'ne bu kadar yaklaşmışken elenmek kötü bir duygu olsa gerek.Özellikle ilk maçta bize yaşattıklarınız başta olmak üzere gösterdiğiniz mücadeleden dolayı Bursaspor heyetine teşekkür ediyoruz.Üzülmesinler yollarına aynı şekilde devam ettikleri sürece Avrupa macerası çok da uzakta değil.

25 Mart 2012 Pazar

"10"suz Fenerbahçe Düşünülemez



Geçen hafta lider Galatasaray ile berabere kalıp aradaki puan farkını indirmeyi başaramayan Fenerbahçe playoff öncesi farkın en aza indirilmesi için hasarsız geçmesi gereken ilk maçta evinde Bursaspor'u Alex'in golüyle 1-0 yenerek maç fazlasıyla aradaki farkı 6ya indirdi.Şimdi gözler Galatasaray-Trabzonspor maçına çevrildi.Galatasaray'ın muhtemel puan kaybı ile Fenerbahçe iyiden iyiye şampiyonluk potasına girecektir.

Fenerbahçe - Bursaspor maçındaki oyuna baktığımızda Fenerbahçe klasik haline gelen davranışını sergiledi ve 1-0 ı korumak için geriye çekildi ve tamamen Bursaspor'un üzerine gelmesine izin verdi.Hal böyle olunca Bursaspor birçok pozisyon buldu ama değerlendiremedi.Fenerbahçe ise Kaptan Alex ile güzel bir gol buldu ve orada kaldı.Bunun nedenleri arasında Emre ve Gökhan'ın kadroda olmamasını sayabiliriz ama bu iki oyuncu oynadığı zaman da Fenerbahçe bu kadar geriye çekiliyordu.

Elbette takımlar geriye çekilir ve kontralarla pozisyon bulmaya çalışır ama bu taktikte en önemli silah kontra atak becerisidir.Bunun en güzel örneğini Mourinholu Inter göstermişti.Top rakipteyken herkes savunmadaki yerini alırken, top kendilerine geçtiğinde hızlı bir şekilde atağa çıkıp pozisyonlar buluyorlardı.İşte Fenerbahçe bunu başaramadığı için geriye çekilmesi kendisine pahalıya patlayabiliyor.Durum apaçık ortadayken Fenerbahçe'nin sürekli geriye çekilmesi mantıklı gelmiyor.

Futbolcular bunu görüyor, Aykut Kocaman bunu görüyor ama bir türlü önlem alınmıyor.Bu olayı açıklayacak iki şey var.Ya Aykut Kocaman  golü bulun ve geriye çekilin diyor ya da oyuncular ister istemez en azından yenilmeyelim düşüncesi ile arkaya yaslanıyorlar.Problem somut olarak önümüzde duruyor ama iş çözüm bulmaya gelince maalesef çaresiz kalıyoruz.

Fenerbahçe playoffta şansının olmasını istiyorsa bu soruna çözüm bulması gerekiyor.Anadolu takımları belki bu geriye çekilişi değerlendiremezler ama Galatasaray maçında gördüğümüz gibi büyükler kaliteli oyuncuları ile cezayı kesebilirler.Playoffta üzülmemek için şimdiden bir çözüm bulmak şart.

Son olarak da Alex'e parantez açmak gerekiyor.Bazen takımı Alexsiz inşa edelim düşüncesi ile kendisinin gitmesini gerektiğini söylüyorum ama şu da gerçek ki Alexsiz bir Fenerbahçe şu an için düşünülemez.Takım kötü oynasa da galibiyet için bir şey yapmasa da O yine de golünü atıyor ve hem takım arkadaşlarına hem de rakiplere mesaj vermeyi de biliyor.Özellikle bu sezon sergilediğin karakter için sana teşekkür ederiz.Sağol Kaptan Alex.

13 Şubat 2012 Pazartesi

12 Aralıktan Bu Yana Rahat Maç Yok



Fenerbahçe deplasmanlarda yokları oynamaya devam ediyor.Kendi sahasında seyircisinin önünde iyi mücadele etmesine rağmen evden uzaklaştıkça cesareti kırılıyor ve rakip takımlar oyunlarını oynayıp, gollerini atıp, kazanıyorlar.Deplasmanda en son ne zaman maç kazanıldığını unuttum resmen.İnternette araştırdım ve en son Manisaspor deplasmanında kazanmış Fenerbahçe.Maçı kazandıran golün 90+5 de geldiğini düşünürsek aslında rahat kazandığımız bir maç değil.Daha öncelere gidersek 12 Aralıkta oynanan Bursaspor maçı var.0-2 kazanmışız o maçı.Yani yaklaşık 2 aydır deplasmandan yüzümüz gülerek ayrılmamışız.Bu daha ne kadar sürer bilemiyorum.Gerçi deplasman sayısı azaldı ama kalanlar da korkutucu.

28 Ocak 2012 Cumartesi

Eski Bir Dost # Kenny Miller



Kenny Miller...Bursaspor'a geldiğinde oldukça heyecanlanmıştım.İskoç futbolunun en önemli isimlerinden biri olan Kenny Miller'ı Türkiye'de izlemek bizim için bir şans olarak gördüm.Ama kendisini yeteri kadar izleyemedik.Belki Kenny Miller formsuzdu belki de takım Kenny Miller'ı yeteri kadar kullanamıyordu.Sebebi ne olursa olsun bir gerçek var ki o da Kenny Miller'ı doya doya izleyemedik.Miller bu sezon Cardiff City'de oynuyor ve gollerine orada devam ediyor.Eski bir dost olması sebebiyle Carling Cup'ta finale çıkmalarına sevindim ama rakipleri Liverpool olunca maalesef desteklemem mümkün değil.Carling Cup finali hariç umarım gollerine devam eder.

25 Kasım 2011 Cuma

Teşekkürler Turgay


"Biz şampiyon olduğumuz sene fair-play liginde de şampiyon olmuştuk. Bunu boşuna kazanmadık. Turgay'ı kötü oynadığı ve sarı kartı olduğu için çıkardım. Tamamen taktikle ilgili bir değişiklik. Bursaspor'un neden bu yerlerde olduğunu böyle karakterli oyunculardan anlayabiliriz. Turgay'a tekrar buradan da teşekkür etmek istiyorum. Son yıllarda futbolun bir spor olduğunu, futbolun da evrensel değerleri olduğunu unuttuk. Bir nebze bunu hareket geçirebildiysek ne mutlu bize."

Ertuğrul Sağlam

15 Eylül 2011 Perşembe

Fikstürü Düzenleyeni Merak Ediyorum?



Yeni sezon ile birlikte fikstürdeki bozukluklar da aynen devam ediyor.Şöyle ki geçen hafta Traabzonspor ve Beşiktaş Cumartesi, Galatasaray Pazar ve Fenerbahçe ise Pazartesi oynamıştı.Bu hafta ise Trabzonspor ve Beşiktaş'ın Avrupa maçları var.Trabzonspor dün oynadı, Beşiktaş ise bugün oynayacak.Fenerbahçe ve Galatasaray ise Avrupa'yı boş geçiriyor.O yüzden bu haftanın fikstürü Galatasaray maçını cuma günü, Fenerbahçe Cumartesi günü, Trabzonspor pazar günü ve Beşiktaş da maçını pazartesi günü oynayacak şekilde ayarlanabilirdi.Fenerbahçe ilk hafta maçını İstanbul'da pazartesi günü oynadıktan sonra ikinci haftanın açılış maçı için Gaziantep'e gidecek.Maçın günü de Cuma.Yani arada sadece 4 gün var.Pazartesi gecesi maçı biten bir takımın maçını Cuma gününe koymak hiç de akıl karı değil.Bu fikstürü yapanlar ne düşünüyor bilmiyorum.Bir ilginçlik daha var.Trabzonspor dün Avrupa maçı oynamak için deplasmanda idi.Ligdeki ikinci hafta maçını Cumartesi oynayacak.Bana göre Trabzonspor maçını Cumartesi değil de Pazar günü oynaması gerektiğini düşünüyorum.İtalya'dan zaferle dönen bir takıma bir gün daha izin verilseydi daha iyi olurdu.Galatasaray geçen hafta maçını pazar günü İstanbul'da oynadı.Bu hafta da pazar günü İstanbul'da oynayacak Galatasaray.Demek ki federasyon Galatasaray'ı Trabzonspor'dan daha çok düşünüyor.

Daha iknci haftadan bu tür dengesizlikler ortaya çıkıyorsa ileride daha neler göreceğiz kim bilir?Fikstür belirlenirken daha dikkatli olunması gerekir.Takımlar arasındaki dengenin gözetilmesi gerekir.

2.hafta ile birlikte;

Fenerbahçe

Cuma:1-Cumartesi:0-PAzar:0-Pazartesi:1

Galatasaray

Cuma:0-Cumartesi:0-Pazar:2-Pazartesi:0

Beşiktaş

Cuma:0-Cumartesi:1-Pazar:0-Pazartesi:1

Trabzonspor

Cuma:0-Cumartesi:2-Pazar:0-Pazartesi:0

Bursaspor

Cuma:0-Cumartesi:0-Pazar:2-Pazartesi:0

takımların maçların hangi günlerde oynadığını gösteren istatistik bu durumda.Umarım günler dengeli bir biçimde dağıtılır.

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Nejat Biyediç Aramızdan Ayrıldı



Bursalılar tarafından çok sevilen İmparator olarak çağrılan Nejat Biyediç  yakalandığı hastalığı yenemeyerek aramızdan ayrıldı.Yakınlarına, sevenlerine başsağlığı diliyorum.Nur içinde yatsın.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Üç-Beş Kendini Bilmezin Maliyeti...



Geçen hafta Bursaspor - Beşiktaş maçı öncesi çıkan olaylara verilen cezalar açıklandı.Biraz ağır bir ceza olduğunu düşünüyorum ama bir noktadan sonra bu cezalar bir şeyler ifade etmeyeceğini anladım ve o yüzden verilen cezalar hakkında konuşmayacağım.Daha çok o üç-beş kendini bilmezin takımlara verdiği zararların birinden bahsedeceğim.

Ligin ilk yarısında oynanan bir maça gidelim.Daha doğrusu oynanamayan bir maça.Hatırlayacağınız üzere Gaziantepspor - Bursaspor maçında atılan yabancı madde yüzünden hakem maçı tatil etmişti.Daha sonra açıklanan kararda Gaziantepspor hükmen yenik sayıldı.Yani sahadan 0-3 yenik ayrıldılar.O zamanlar yabancı maddeyi atan hakkında kendini bilmez dedik ve ceza vermedik.Neyse zaman çabuk geçti ve ligin ikinci yarısındaki Bursaspor - Gaziantepspor maçı geldi.Gaziantepspor deplasmanda rakibini 1-4 yenerek 3 puanı aldı.Bu iki maçtan neden bahsediyorum?Çünkü bu iki takım 3.lük için çekişiyorlar ve şu anda puan puanalar.Yani ikili averaj uygulanacak.Peki ikili averaj ne durumda?4-4 eşitlik var.İlk maç 0-3, ikinci maç 1-4.Bu durumda o kendini bilmezin attığı yabancı madde yüzünden Bursaspor 0-1 öndeyken tatil edilen ve Gaziantepspor'un hükmen yenik sayılarak skorun 0-3 olarak tescillendiği maç daha da önem kazanıyor.O kendini bilmez maçı katletmese belki de Gaziantepspor maçı kazanacaktı veya en fazla 2 fark yiyecekti.Bunu bilmemiz mümkün değil ama en azından bunu düşünmemiz gerekiyor.

O kendini bilmez o zamanlar o yabancı maddenin takımına sadece 0-3lık bir yenilgiyle zarar verdiğini düşünüyordu ama ligin sonuna geldiğimizde bir bakıyor ki takımına verdiği zarar daha fazlası.Zararları sayarsak; ligde 3. olan takıma 9-10 milyon lira, 4. olan takıma 6-7 milyon lira veriliyor.Yani maddi anlamda yaklaşık 3 milyon lira fark var.Ayrıca 4. olan takım sezonu 15 gün erken açıyor.Erken açıldığından dolayı planlamayı ona göre yapmak gerekiyor, transferlerin zamanı ona göre belirlenmeli.Yani kısa bir zamanda yapılacak işler katlanarak birikiyor.

Bu detaylardan sonra o kendini bilmezin, yanlış hatırlamıyorsam kol saati olabilir yanlışsam düzeltin, attığı yabancı maddenin maliyet ile o maddenin atılamsından dolayı Gaziantepsor'a çıkan maliyeti karşılaştıralım.Bir tarafta 50-100 liralık saat diğer tarafta 3 milyon lira ve sezonu 15 gün erken açma...Şimdi o kendini bilmez otursun takımına verdiği zararı bir kez daha düşünsün.Ben ne yaptım desin.Böyle diyoruz da acaba ben ne yaptım diyecek mi?Yoksa gelecek sezon yazın o sıcağında sezonu 15 erken açtığında tan anlamıyla çalışamayacaklarından dolayı olası başarısızlıklarda takımını mı suçlayacak?Yüzsüz insanlar gibi...O kendini bilmezi vicdanı ile baş başa bırakıyorum.

8 Mayıs 2011 Pazar

Kazandık Zannediyorlar Ama Kaybettiler


Düşmanlıklar bitsin dedikçe katlanarak artıyor nefret.Kavgalı kimse kalmasın diye uğraştıkça kavgalılar daha fazla nefretle birbirlerine saldırıyorlar.Hakikaten neler oluyor anlamıyorum.Vali iyi niyetle Beşiktaşlılar gelsin demiş ve bu yönde adım atılmış.Bence doğru karar çünkü bu düşmanlık gereğinden fazla uzadı.Artık sevimsiz bir hal almaya başladı.Ama ne oldu.Kendilerini spor sever olarak değil de holigan olarak nitelendiren kişiler kentin sahibi kendilerinin olduğunu gösterircesine Beşiktaşlıları stada sokmak istemediler.Ve bunu çok ağır bir şekilde ifade ettiler.Ellerinde ne geçti bilemiyorum.Belki Beşiktaş'ı getirtmediler ama acaba takımlarına nasıl bir zarar verdiklerinin farkındalar mı?Ligde 3. olmak ile 4.olmak arasında sezonu açmak bakımından fark var.Bursaspor büyük ihtimalle hükmen yenik sayılacak ve Gaziantepspor ile puanlar eşitlenecek.Kalan 2 haftada Bursaspor bu moralle 3.lüğü zora soktu gibime geliyor.Acaba bu holiganlar bunun farkında mı?Neden faarkında olsunlar ki.Onların olmazsa olmaz tek hedefi Beşiktaş'ı stada getirilmesini engellemekti.Amaçlarında başarılı oldular.Kendilerince onlar kazandı ama bilmiyorlar ki asıl kaybedenler kendileri.Bunun yanı sıra göklere çıkara çıkara şişirdiğimiz şiddet yasası umarım uygulanır da ne işe yaradığını görmüş oluruz.Eğer gerçekten bu yasayı uygulamakta samimiler ise bu olaya karışan holiganları ömür boyu stadlardan yasaklarlar.Sakın ha elimizde net kamera görüntüleri yok demeyin.Onlarca kamera her şeyi çekti.Hadi bakalım ne kadar samimi olduğunuzu görelim.Öyle ekranlara çıkıp yasamız böyledir yasamız şöyledir demekle olmuyor.Alın size bir fırsat.Uygulayın yasayı kazanın güvenimizi.

5 Nisan 2011 Salı

İlk Yarıdaki Kayıplar Baş Ağrıtabilir



Fenerbahçe - Bursaspor maçında totem yaptım ve maçı izlemedim.Maç berabere bittiği için bir daha totem yapmayı düşünmüyorum.Neyse maçın özetini izledikten ve yapılan yorumları okuduktan sonra birkaç şey söyleyebilirim.Fenerbahçe ilk yarı verimli olamadı.Bunun nedeni belki taktik-diziliş belki de geçen senenin gerilimi.İlk yarıdaki verimsizliğin aksine ikinci yarı özellikle son yarım saat Fenerbahçe tamamen topa hakim oldu ve yaptığı baskıyla Alex ile önemli iki pozisyon buldu.Kaptana yakışmayacak şekilde kaçırdı ve üzdü bizi.Pozisyonlar kaçınca maç 0-0 berabere bitmiş oldu.Bursaspor'a puan kaybetmek normal gözükebilir.Çünkü bu sene istedikleri gibi gitmeseler de sonuçta son şampiyon.Bunu unutmamak gerekir.Bursaspor'a kaybetmemize üzülmemizin nedeni bence 10 da 10 yaparak geldikten sonra evimizde yaşadığımız puan kaybı sonucunda Trabzonspor'un tekrardan 2 puan farkla lider olmasıdır.Her ne kadar 10 da 10 yapsan da sonuç olarak 7 hafta kalırken 2 puan geridesin.Buradan şunu çıkarmak mümkün.İlk yarıda öyle çok puan kaybettik ki artık puan kaybı lüksümüz yok.7 haftada ne yaparız bilemem ama tek şansımızın ikili averajda önde olmamızdır.Bu aventaj son maçta işimize yarayacağı kesin bir şey.O yüzden puan kaybı fazla yaşamadan Trabzonspor'un kayıplarını bekleyeceğiz.

Yazı için kullandığım fotoğraf karesi için çok şey söyleniyor, yazılıyor.Benim görüşüme göre faulü ilk önce Semih yapıyor, sonra Serdar Aziz yapıyor.Hakem Semih'in faulünü çalmıyorsa o zaman Serdar'ın faulü çalmak zorundaydı.onu da yapmadı, devam dedi.Bu pozisyon öyle net gösteriyor ki hakemin bu maça uymadığını.Bu kadar kötü yönetim beklemiyordum açıkcası.Maçın tek kötü elemanı hakemdi.

1 Şubat 2011 Salı

Miller'den sonra Altidore



Kenny Miller'den sonra şimdi de Altidore...Bursaspor sezon başındaki hatalı yabancı transferleri telafi edercesine iyi işler yapmaya başladı ve bu transferlerle kadrosunu güçlendirerek şampiyonluk yolunda önemli bir adım atmış oldu.Sezon başında bonservisleri 10 milyon euro olarak dillendirilen Sercan ve Volkan'ın yedek kalması ,özellikle bu transferlerle birlikte, kadronun derinliği hakkında bir fikir veriyor.Bursaspor geçen sezondan daha güçlü ve daha soğukkanlu bir şekilde ilerliyor.Bakalım bu sene de mutlu sona ulaşacaklar mı?

9 Aralık 2010 Perşembe

Beşiktaş ve Bursaspor Cezalandırıldı



Hafta sonu oynanan Beşiktaş - Bursaspor maçında çıkan olaylardan dolayı her iki kulübe de ceza verilmiş.Beşiktaş iki maç tarafsız sahada seyircisiz oynama, Bursaspor ise iki maç seyircisiz oynama cezası aldı.Bu cezalar yeterli mi değil mi orasını bilemem ama yasa gelmeden ve yasa doğru düzgün uygulanmadan bu tür olayların önüne geçmek zor.Ama bir yerden başlamak gerekiyor.Bakalım başlayacağımız yere kadar daha kimlerin canı yanacak.

8 Aralık 2010 Çarşamba

Bir Forvet İçin Bitiricilik Önemli


''Sercan Yıldırım, ilk Avrupa Şampiyonlar Ligi macerasında, Bursaspor'un gruptan puansız ayrılmasına izin vermedi.''

UEFA dünkü maç için bu ifadeyi kullanmış.Ben olsam Sercan Yıldırım'ın kaçırdığı golü ön plana çıkartan bir ifade kullanırdım.Çünkü hakikaten dün kaçırdığı gole değinmeden geçmek yanlış olur.Eğer kaçırdığı golü izlerseniz bir noktayı göreceksinizdir.O da golü kaçırdıktan sonraki davranışları.Golü nasıl kaçırdığının farkında ki bari dedi müdahele var ayağına yatayım.Belki beni konuşmazlar dedi ama Sercancım maalesef kameralar var.Yaz aylarında hangi büyük takıma gidecek diye konuştuğumuz, kendisi için 10 milyon eurolar istenilen Sercan Yıldırım bu tür pozisyonlarda bitiriciliğini geliştirmezse Bursaspor'da uzun yıllar oynamaya devam eder.Şimdi diyeceksiniz ki hemen bir gol kaçırdı diye Sercan'ı eleştirmeyin.Haklı olabilirsiniz ama Sercan'ın son iki senede kaçırdığı golleri izlerseniz ne demek istediğimi anlarsanız.Sercan'ın önünde iki yol var.Ya bitiriciliğini geliştirecek, bir yerlere gelecek ya da yeteneğini iyi kullanamadan futbol dünyamızdan uçup gidecek.

25 Kasım 2010 Perşembe

Valencia:6 - Bursaspor:1 (Kara Bir Gece)


Bu maç hakkında ne söylenebilir ki.Bursaspor belki ilk golünü atmış olabilir ama Türk futbol tarihine kara bir gün olarak geçecektir.Bizim şampiyonumuz bu hallere düşüyorsa oturup bir düşünmemiz lazım.

9 Ekim 2010 Cumartesi

Volkansız Olmaz



"Yıllardır başvurmadığımız bir yönteme başvurmak zorunda kaldık. En doğruyu söyleyeyim insanlar yanlış bilgilenmesin. Volkan iki günlük izinde ABD'ye gitmek istedi. Bu zaman zarfına sıkıştırmaması gerektiğini, gidip gelmesinin mümkün olmadığını, uyum sürecinde sıkıntı olursa bunu hesabını veremeyeceğimizi söyledim. Volkan 10 gün önce aynı hatayı bir kere daha yapmış olmasına rağmen bizden izinsiz ABD'ye gitti. Dönüşünde antrenmana da katılmadı. Affedilir tarafı yoktu. Aynı hatayı ikinci defa yaptığı için böyle bir karara vardık. Burada biz bir ekibiz. Geçtiğimiz sezon bizi başarılara ulaştıran en önemli etkenlerden birisi ekip birlikteliği. Burada 25 tane oyuncu var. Bu bütünlüğü bozmama adına böyle bir karara vardık. Hem Volkan'ın hem de Bursaspor'un geleceği açısından yapmak zorunda kaldık. Volkan bizim önemli oyuncularımızdan biri. Sokağa atacak değiliz. Bir yanlış yaptı bunu da ikinci kez yaptığı için bu cezayı çekmesi gerekiyor. Cezanın süresini kendisi belirleyecek."

Ertuğrul Sağlam

Volkan Şensiz bir Bursaspor düşünülemez.Size göre hatalı olsa da kadro dışı bırakarak Volkan'ı cezalandırdığınız kadar takımı da cezalandırmış olursunuz.O yüzden bu konu tatlıya bağlanarak halledilmesi gerekiyor.