10 Mayıs 2013 Cuma

Freiburg'un Başarısında Payı Olanlar



Bundesliga'da bu sezon şaşırtan bir performansla 6. sırada buluna Freiburg avrupaya gitme hayalleri kuruyor.Hamburg'a 3, Gladbach'a 4 puan fark atan Freiburg çok olmasa da bir avantaja sahip.Avrupaya gidip gitmeyeceklerini sezon sonunda göreceğiz ama Freiburg açısından diğer önemli şey ise takımı buraya kadar getiren bazı oyuncuların takımdan ayrılacak olması diye düşünüyorum.Freiburg'un avrupanın kıyısına kadar getiren futbolcuları sıralayacak olursak herhalde ilk olarak Max Kruse'den bahsetmek gerekiyor.


Geçen sezon St Pauli'de oynadığı 34 maçta 13 gol 6 asist yapmasıyla dikkatleri üzerine çeken Max Kruse bu sezonun başında Freiburg'a transfer oldu.Forvet arkası mevkisinde oynayan 25 yaşındaki oyuncu bu sezon takımını taşıyan oyuncu oldu.Takımının gol ve asist lideri durumunda şu an ve bu sezon göstermiş olduğu performansla bir basamak daha yukarıya çıktı ve gelecek sezondan itibaren 2.5 milyon euro karşılığında Gladbach forması giyecek.Marco Reus etkinliğinde olup olmayacağını bilemeyiz ama Reus'dan sonra alınabilinecek oyunculardan biri olduğu aşikar.


Freiburg'un bir diğer önemli ismi olarak sol kanatta oynayan 25 yaşındaki Daniel Caligiuri sayabiliriz.Futbolda kanat oynayan oyuncuların skora katkı vermelerinin ne kadar önemli olduğunu düşünürsek 5 gol 5 asist Freigurg için son derece önemli oldu.Max Kruse ve Jonathan Schmid ile birlikte takımın skor yükünü çeken Daniel Caligiuri de sezon sonunda takımdan ayrılacak.2.5 milyon euro karşılığında Wolfsburg'a gidecek.Özellikle son iki sezonda yakaladığı çizgi ile kariyer açısından iyi bir şekilde ilerlediğini söyleyebiliriz.

Hollanda'dan İngiltere'ye Uzanan Kariyer


Vitesse alt yapısında yetişen 24 yaşındaki forvet Ricky van Wolfswinkel Hollanda'da Vitesse ve Utrecht formasıyla çıktığı 93 maçta 30 gol atarak avrupa takımlarının dikkatini çekti ve 2011-2012 sezonunda Sporting'e transfer oldu.Sporting'de oynadığı 53 maçta attıpı 26 gol iyi bir rakam olarak gözüküyor.Ricky van Wolfswinkel önce Hollanda sonrasında Portekiz kariyerinden sonra şimdiki durağı İngiltere oldu.Premier Lig ekiplerinden Norwich City Sporting'e 10 milyon euro ödeyerek Ricky van Wolfswinkel'i kadrosuna kattı.

İngiltere'de fiziğin çok önemli olduğunu göz önüne alırsak ne kadar başarılı olacak kestirmek zor.Hollanda ve Portekiz'de yakaladığı gol rakamları etkileyici görünüyor elbette ama fiziki açıdan yetersiz kalırsa İngiltere kariyerinde başarısız olma ihtimali var.Yine de ligde gol sıkıntısı çeken Norwich City için iyi bir transfer olduğunu düşünüyorum.Zira Norwich City ligde en az gol takımlar arasında yer alıyor.Şu an için her iki taraf için de yararlı bir birliktelik olacak gibi duruyor.Tabi öncelikle Norwich City ligde kalmayı başarmalı.

8 Mayıs 2013 Çarşamba

Fernandes Gönderilmek mi İsteniyor?


Beşiktaş'ta forma giyen Fernandes hakkında gazetelerde hergün yeni bir haber yayınlanıyor ve haberlerin başlıkları “Fernandes ve olay” şeklinde oluyor.Bu tarz haberlerin peş peşe gelmesi insanı oldukça düşündürüyor.Fernandez ile Samet Aybaba oluşan gerginlikten sonra Fernandes'e cephe alan kesimin Fernandes'i Beşiktaş'tan göndermeye çalışması bu tarz haberlerin son günlerde yoğunlaşmasının nedeni olabilir diye düşünüyorum.Fernandes'in Beşiktaş'a gelmeden önce de gece gezmelerinin var olduğu bilenlerin sırf takımdan ayrılmasını sağlamak için kamuoyunu inandırma çalışmaları olarak görüyorum bu tür haberleri.Saha içinde takımın beyni durumunda olan ve sezonun geneline baktığımızda takımını taşıyan oyuncuların başında gelen bir oyuncuyu karalama yöntemini kullanarak iç hesaplaşmalarda malmeze haline getirmek son derece yanlış.Yönetim içerisinde kimin kimle ne derdi varsa bunu kendi aralarında halletmeleri gerekirken Beşiktaş takımına zarar verecek şekilde çözmeye çalışmaları veya karşı tarafa hasar vermeye çalışmalarının doğru olmadığı aşikar.Ama öyle gözüküyor ki Beşiktaş'ta iç hesaplaşma olmadan Fernandes hakkındaki bu haberlerin devamı gelecek gibi duruyor.Umarım Fernandes gibi bir oyuncu böyle bir ortamın içinde daha fazla yer almaz.

Alkışlama Tercihi Taraftara Bırakılmalı


Galatasaray'ın ligde şampiyonluğunu ilan etmesinden sonra merak edilen bir şey var.Şampiyonluğunu iki hafta kala ilan eden Galatasaray'ı ağırlayacak olan Fenerbahçe şampiyonu alkışlayacak mı?Fenerbahçe yöneticisi Abdullah Kiğılı Galatasaray'ı alkışlayabileceklerini söylerken Fenerbahçe teknik adamı Aykut Kocaman ise henüz öyle bir ortamın oluşmadığını söyledi.Taraftar gruplarının çoğu da alkışlanmaması gerektiğini söylüyor.

Ülkemizde şampiyonu alkışlama olayının büyütüldüğü kadar diğer ülkelerde büyütülüyor mudur merak ediyorum.Her seferinde bizlere İngiltere'den, İspanya'dan örnek verirler ve öyle olmamız gerektiğini söylerler.Haklılık payları var ama unuttukları bir şey var.İngiltere'de, İspanya'da var olan futbol kültürü maalesef biz de yok.Bırakın futbol kültürünü “saygı” denen kavrama sahip değiliz daha.

Barcelona alt yapı hocaları çocukları eğitirken ilk olarak onlara teknikten,taktikten önce “saygı”nın anlamını öğrettiklerini söylemişlerdi.Yani onlar için saygı her şeyden önce geliyor ve çocuklara bunu aşılamaya çalışıyorlar.İşte biz de eksik olan şey bu maalesef.Alt yapıdaki çocuklara ne veriyoruz, nasıl çalıştırıyoruz bilemiyoruz ama bir şeyi biliyoruz ki mental açıdan gelişimi yok sayıyoruz.

Toplum olarak çocukluktan itibaren saygı kelimesinden yoksun olarak yetiştikten sonra saygı içerikli davranışlar beklemek yanlış diye düşünüyorum.Bunu bile bile hala acaba alkışlayacaklar mı gibi haberlerle gündem oluşturmaya çalışmak ne kadar doğru bilemiyorum.Biliyoruz ki toplumun yetiştiriliş tarzı ve futbol kültüründen dolayı Fenerbahçe tribünleri ve takımı Galatasaray'ı alkışlamayacaklardır.Taraftarlar arasında alkışlayama yeltenenler ise büyük ihtimalle tepki ile karşılaşacaklardır.

O yüzden bırakalım bu tarz haber yapmayı.Çünkü insanın içinden alkışlamak geliyorsa alkışlar.Bir insana zorla bir şey yaptıramazsın.Zira zorla yaptırdığın takdirde o eylemin önemi kalmaz.

Alper Potuk Transferi Arayı Açar


Sezon başında Fenerbahçe Alper Potuk ile ilgilenmişti ama parasal konularda anlaşılamadığı için bu transfer gerçekleşmedi.Sezon başında konuşulan rakamlar o zamanki Alper Potuk için fazla olduğu düşünüldüğü için Fenerbahçe geri adım attı.Sezon sonuna geldiğimizde ise Alper Potuk oyununu geliştirdi ve ligimizde göze batan oyuncular arasına girdi.Bunun sonucunda da transfer döneminin gözde isimlerinin başında geliyor.

Konuşulanlara göre Alper Potuk gelecek sezon Galatasaray forması giyecek.Söylenen paralar fazla mı değil mi bilemem ama Galatasaray'ın bu hamlesi son derece önemli.Fenerbahçe zamanında Selçuk İnan rakibine kaptırdı ve son iki sezondaki farkın oluşmasına neden olan oyuncuların en başında geliyor.Eğer Fenerbahçe Alper Potuk'u da rakibine kaptırırsa rakibiyle arasındaki farkın biraz daha açılmasına engel olamayacağını düşünüyorum.

Galatasaray şampiyonlukların gelmesiyle ekonomik açıdan rahatlamasından dolayı transferlerde daha rahat olurken Fenerbahçe'nin ekonomik durumunu düşünerek transferlerde daha dikkatli davranması iki takım arasındaki farkın açılmasına neden olacak gibi duruyor.

26 Nisan 2013 Cuma

Keyifli Maça Aday & Bursaspor-Akhisar


Ligin boyu kısaldıkça hedefi olan takımlar arasında oynanan maçları izlemesi kadar keyifli bir şey yoktur.Hikmet Karaman ile birlikte Avrupa'ya gitme yolunda ilerleyen Bursaspor ile Hamza Hamzaoğlu'nun ligde tutmak için elinden geleni yaptığı Akhisar arasında oynanacak maç 31. haftanın izlenmesi gereken maçlar arasında yer alması gerekiyor diye düşünüyorum.Akhisar'ın çıkışı ile birlikte kendilerine olan güvenin artması en büyük avantajı gibi görünüyor.Ayrıca Gekas gibi bir silahın deplasmanda çok iş yapacağı da aşikar.Diğer taraftan Avrupa yolunda Beşiktaş'ı yakalayan ve az da olsa şampiyonlar ligi umudu olan Bursaspor taraftarının desteği ile elinden geleni yapacaktır.Umarım zevkli bir maç olur ve izleyenlere büyük keyif verir.

Sebastian Rode Bayern Yolunda


Bayern gelecek sezon için kadro planlamasını şimdiden yapmaya başladı.Barcelona maçı öncesi Mario Göetze transferini açıklayan Bayern'in şimdi de Bundesliga'da göstermiş olduğu performansla dikkat çeken Frankfurtlu Sebastian Rode ile ilgilendiği konuşuluyor.90 doğumlu olan Sebastian Rode ligde göstermiş olduğu performansla değerine değer kattı ve hemen Bayern'in dikkatini çekti.Gelecek sezon Bayern'in başına geçecek olan Pep Guardiola'nın oyuncular üzerindeki etkisini düşününce olası transferde Sebastian Rode birkaç sınıf atlayabilir.

Umarım Eksikler Hissedilmez


Deplasmana 1-0 gibi avantajlı bir skorla giden Fenerbahçe avantajınıı korumasına yardımcı olacak en önemli üç oyuncusundan yoksun olması takım savunmasını ciddi bir şekilde etkileyecektir.Mehmet Topal'ın yerine Selçuk Şahin oynaması aynı çizgide olmasalar bile Selçuk da kesici rolünü iyi yapabilir.Webo'nun yerine de büyük ihtimalle Caner oynayacaktır.İki oyuncu arasındaki fark Fenerbahçe için avantaj mı olacak dezavantaj mı olacak oyun içerisinde göreceğiz.Asıl Aykut Kocaman'ı sıkıntıya sokacak olan eksiklik Raul Meireles'in eksikliği.Benfica karşısında göstermiş olduğu istek ile sahanın en iyisi durumundayken yaşadığı sakatlık nedeniyle oyundan çıkması Aykut Kocaman'ı kara kara düşünmeye sevk etmiştir diye düşünüyorum.Deplasmanda oyunu soğutacak, pas alışverişi yapabilecek, sorumululuk alabilecek bir oyuncunun eksikliğini hissedecektir ama umarım bunu en aza indirmeyi başarırlar.

24 Nisan 2013 Çarşamba

Dikkatli Olmak Şart


Eskişehir ligimizde iyi futbol oynayan takımlar arasında yer almasına rağmen bir türlü istediği sonuçları alamadığını görüyoruz.İyi sonuçlar gelmedikçe taraftarın sabrı tükeniyor ve nitekim kaybedilen Trabzonspor maçı sonrasında tepkilerini dile getirdiler.Ligde son haftalardaki performansa baktığımızda son 10 haftada sadece 9 şubatta Gençlerbirliği'ni ve 7 nisanda Sivasspor'u yenebilmiş Eskişehirspor.Bu düşüşün getirdiği moral bozukluğunun yanı sıra puan kayıpları sonrasında küme düşme hattına da yaklaştılar ve şuan 16. İBB ile 6 puan var ve Eskişehirspor'un fikstürü de kolay değil.Ligde 3. savaşı veren Kasımpaşa(D), Beşiktaş ve Bursaspor(D) ile oynayacak olan Eskişehirspor son hafta evinde Antalyaspor'u ağırlayacak.Son haftaya geldiğinde kritik 3 maçtan 0 puan alırsa son hafta Eskişehirspor için baya gergin geçebilir.Şu an için tehlike azmış gibi görünüyor ama bir anda kendinizi küme düşme potasında bulabilirsiniz.Bu anlamda Eskişehirspor biraz daha dikaktli olmalı ve toparlanarak üst sıralara çıkmalıdır.

Galatasaray Örneği Dururken


Trabzonspor'un şu anki halini 2 sezon önceki Galatasaray'ın haline benzetiyorum ve Trabzonspor da Galatasaray gibi tekrardan şampiyonluk yarışı içerisinde olacaktır.O yüzden Trabzonspor gelecek sezon için planlamayı iyi yapmalıdır.Ama şunu da gözden kaçırmayalım Galatasaray geçen sezon şampiyon olurken ve bu sezon yine şampiyonluğa yaklaşırken yerli oyuncu seçimlerini iyi yaptı.Özellikle Selçuk hamlesi Fatih Terim'in Galatasaray'daki en iyi tercihiydi diyebiliriz.Trabzonspor bu anlamda dezavantajlı diyebiliriz.Çünkü mevcut kadrodaki yerlilerin kalitesi bir yere kadar taşır takımı.Transfer döneminde de köklü değişiklik yapılamayacağına göre Trabzonspor'un bu transfer döneminde takımı biraz toparlamalı ve asıl 2 sezon sonrası için iyi kadro kurmalıdır diye düşünüyorum.Adım adım gidilirse kulüp açısından daha hayırlı olacaktır diye düşünüyorum.Tabi öncelikle yönetim ve teknik adam belirsizliğini ortadan kaldırmaları gerekiyor.

23 Nisan 2013 Salı

Pablo Batalla



Fenerbahçe'de Alex'in ayrılmasından sonra ülkemizde 10 numara diye nitelendirdiğimiz oyuncular listesinde yalnız kalan Pablo Batalla bu sezon da takımını Avrupa'ya götürmek için elinden geleni yapıyor.Bu sezon şu an kadar hiç maç kaçırmayarak 30 hafta da forma giymesi ne kadar istikrarlı olduğunun bir göstergesidir diye düşünüyorum.Takımın ana parçası durumunda olan Pablo Batalla bu sezon 14 gol atıp 15 de asist yapmış ki Bursaspor'un 45 gol attığını düşünürsek gollerin yarısından fazlasında imzası var.Bursaspor kendisi için bu kadar önemli bir oyuncuyu elinde tutabilmek için gerekli fedakarlıkları yapacaktır elbette ama bir an önce bu belirsizliği ortadan kaldırırsa gelecek için daha iyi olacaktır.Sözleşmesi 2014 bitecek olan Batalla'nın takımda olması ile olmaması arasında fazlasıyla fark olduğunu düşündüğümüzde Avrupa hedefi olan Bursaspor'un Batalla'nın kabulleneceği şartları sağlaması gerekiyor.Pablo Batalla gibi oyunculara hem Bursaspor hem de Türk futbolu ihtiyacı var.

Avrupa Savaşı Kızışıyor


Ligde 3. savaşı giderek kızışıyor.Beşiktaş deplasmanda küme düşme potasından kurtulmak isteyen Akhisar'a kaybetmesinden sonra Bursaspor ve Kasımpaşa'nın nefesini ensesinde hissetmeye başladı.4 hafta kala Beşiktaş ve Bursaspor 49 puanda, Kasımpaşa ise 46 puanda.

Sezon sonunda olası puan eşitliğinde ikili averaja bakılacağından dolayı aralarında oynanan maçların skorları önem taşıyor.Şu an 3. sırada olan Beşiktaş ikili averajda Bursaspor'un gerisinde.Yani sezon sonunda puan eşitliğinde Bursaspor Beşiktaş'ın önünde tamamlayacak ligi.Beşiktaş ile Kasımpaşa arasında ise bir eşitlik söz konusu ve bu eşitliği bozmak için genel averaja bakılacak ve 30.hafta itibariyle Beşiktaş +10, Kasımpaşa ise +12 averaja sahip.Bursaspor ile Kasımpaşa arasındaki eşitlikte galip gelece taraf Kasımpaşa olacaktır.Çünkü Kasımpaşa her iki maçta da Bursaspor'u yenmeyi başardı.

İkili averajlara baktık ama peki ya iş üçlü averaja kalırsa ne olacak?Üç takımın da sezon sonu aynı puanla bitirmesi durumunda devreye girecek üçlü averajda Kasımpaşa en üstte gözküyor.4 maçta 3 galibiyet alarak 9 puan ve +3 averaj ile zirvede.2. Sırada 4 puan ve 0 averaj ile Bursaspor geliyor.Bursaspor aldığı 4 puanı da Beşiktaş'tan aldığını belirtelim.Son sırada ise 4 puan ve -3 averaj ile Beşiktaş geliyor.


Olası durumlara baktığımızda puan eşitliği durumunda en şanslı takım Kasımpaşa olarak gözüküyor.Şansı en düşük takım ise Beşiktaş gibi görünüyor.Beşiktaş herhangi bir takıma üstünlüğü olmasa bile Kasımpaşa'yı genel averajda geçme ihtimali var.Son 4 hafta kalırken durum bu kadar ciddi iken her 3 takım için de bundan sonra oynayacakları her maç önemli olacaktır.

Beşiktaş --> Orduspor, Eskişehirspor(D), Gençlerbirliği, Kayserispor(D)
Bursaspor --> Akhisar, Orduspor(D), Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D)
Kasımpaşa-->Eskişehirspor, Gençlerbirliği(D), Kayserispor, İBB(D)

18 Nisan 2013 Perşembe

Ortasaha Oyuncularının Mutsuzluğu


Barcelona Xavi, Iniesta gibi yıldızların olduğu bir bölgeye oyunculara yer bulmakta zorlanıyor ve forma şansı bulamayan oyucnular da takımdan ayrılmayı düşünüyorlar.Gelen oyuncular da öyle sıradan oyuncular değil.Yaya Toure forma şansı bulamadığı için ayrıldı ve Manchester City'de yaptıkları ortada.Keita Sevilla formasıyla kazandıkları ortada ama bir türlü istikrarlı oynayamadı ve ayrıldı.Mascherano az kalsın takımdan ayrılıyordu.Guardiola bir çözüm bulmaya çalıştı ve buldu da.Mascherano'yı defans oyuncusuna dönüştürerek topu kullanma özelliğini en geride kullanmak istedi ve sonunda da başarılı oldu. Şu an için de aynı şeyler Song için geçerli gibi gözüküyor.İstediği dakikaları bulamayınca ister istemez bir mutsuzluk oluyor ve yüzün asılıyor.Sezon sonunda Song takımdan ayrılmak istiyorum demeyecektir elbette ama bir sezon daha aynı rakamlar olursa ayrılmayı düşünebilir.

Katı Olmak Şart mı?




Önce Fatih Terim şimdi de Rıza Çalımbay...Üst üste verilen bu kararlarla teknik adamların saha dışına atılmasına neden olan maddeyi gözden geçirmek gerektiğini görüyoruz.Kupa maçında oyuncusuna kızarken çizgiyi aştığı için Rıza Çalımbay'ı saha dışına çıkarmak nasıl bir düşüncedir anlamıyorum.Rıza Çalımbay'ın oyuncusuna kızma hakkı yok mu?Nedir bu kadar katı davranmanın sebebi?

Fatih Terim'in hareketi biraz daha ağır olsa da atılmadan çözüm bulabilinirdi.(Atıldktan sonra yaptıklarının yanlış olduğunu da belirteyim.)Ama hakemler de bir yandan haklı.Çünkü devre arasında hakemlere verilen talimatlarda kimsenin gözünün yaşına bakmayın, hata yapanı saha dışına yollayın dedikleri için hakemler de bu tür uygulamalara gidiyorlar.Bu maddeyi yorum farkıyla biraz yumuşatabilme yetkisini hakemlere verseler bu tür kararlarla karşılaşacağımızı sanmıyorum ama katı olmayı tercih ediyorlar.

Fatih Terim'in hatalı atıldığı söyleyenler Rıza Çalımbay'ın da hatalı atıldığını söylerlerse en azından teknik adamların üzerinde demokrasi kılıcı gibi duran maddenin değiştirilme ihtimalini arttırırlar.Elbette teknik adamların kenarda hareketlerine dikkat etmeleri gerekiyor ama bu kadar katı olmanın da gereği yok.

17 Nisan 2013 Çarşamba

Bu Fikstüre Can Dayanmaz


17 Nisan Eskişehirspor-Fenerbahçe
21 Nisan Gençlerbirliği-Fenerbahçe
25 Nisan Fenerbahçe-Benfica
28Nisan Fenerbahçe-Kayserispor
2 Mayıs Benfica-Fenerbahçe
5 Mayıs İBB-Fenerbahçe
8 Mayıs Fenerbahçe-Eskişehir
12 Mayıs Fenerbehçe-Galatasaray
15 Mayıs Avrupa Ligi finali(?)
19 Mayıs Karabükspor-Fenerbahçe
23-26 Mayıs Türkiye Kupası finali(?)

Fenerbahçe üç kulvarda da ilerlemesinden dolayı ligin bitimine kadar üç günde bir maç oynamak zorunda kalacak ve öyle maçlar oynayacak ki her maçı final niteliğinde.Kaybettiği anda kupayı kaybedecek.Bu baskı altında Fenerbahçe'nin buraya kadar gelmesi başarı olarak nitelendirilebilir ama en önemlisi bundan sonrası ve şu ana kadar hissettikleri baskının mislisiyle karşılaşacaklar.

16 Nisan 2013 Salı

Gekas Formulü


Geçen sezon devre arasında Samsunspor'a gelerek attığı gollerle takımının ligde kalma umutlarını arttıran ama yeterli olmayan Gekas'ın bu sezon da devre arasında gelerek Akhisar'ın aldığı galibiyetlerde rol oynaması tebrik edilmesi gereken bir durum.Samsunspor'da 11 maç 8 gol, Akhisar'da ise 10 maç 8 gol...Düştü denilen Akhisar aldığı galibiyetlerle rahat olduklarını düşünen takımları bir anda strese soktu ve yakaladığı ivme ile ligde kalma yüzdelerini arttırdılar.Hem Samsunspor'da hem de Akhisar'da Gekas formulü tuttu ama bakalım Gekas Akhisar'ı ligde tutacak performansı devam ettirebilecek mi?

Gekas'ı binlerce kez kutlamak gerekir ama bir şeyi de söylemeden geçmeyeyim.Yılmaz Vural düşmeye yakın takımlar için nasıl birinci tercihse Gekas da aynı takımlar için sezonun ikinci yarısında transfer edilecek oyuncu durumuna evriliyor gibi duruyor.Umarım bu durum bununla son bulur ve Gekas gibi bir forveti sezon başından beri izleriz.

Özel Bir Futbolcu


Geldiğinde ülkemizde klasik olarak yaşından bahsedildi ama ortaya koyduğu karakter ile geldiğinde kendisine sallayanlara en güzel cevabı verdiğini düşünüyorum.Chelsea'de yaptıklarını burada görmek istemek acımasızlık olur ama en azından maça damgasını vuracak kadar da oynayacağı açık.Oynadığı her maça baktığınızda gol atıyor, gol attırıyor, topu ileride tutmayı başarıyor, düşüş olsa da fiziki ile rakip savunmacıları yıpratıyor, kötü anlarda ortaya çıkıyor sorumluluk alıyor.Dah ne yapsın diyesi geliyor insanın.Şampiyonluğu belirleyeceğini düşünüyorum.

O Görüntüyü Vermek Gerekirdi


Fatih Terim'e verilen ceza sonrasında Karabükspor maçında tribünde olmasından dolayı kendisine destek olmak için maçı yanında izleyen Başkan Ünal Aysal'ın golden sonra Fatih Terim'e bakmaması, golü kutlamaması, Fatih Terim'in başkana bakıp bir hamlenin gelmesini beklemesi gerçekten ilginç bir görüntüydü.Aranızda ne sorun olursa destek amacıyla oraadaysanız golden sonra da kutlama görüntüsünü seyirciye vermek zorundasınız.Eğer o görüntüyü vermezsiniz taraftarın ortalıkta konuşulan şeylere inanmasına neden olursunuz.

15 Nisan 2013 Pazartesi

Mourinho Gelirse Kimle Çekişecek?


Mourinho'nun Türkiye'ye gelmesi ile ilgili haberler çıktıktan sonra kafamda bir soru belirdi.Mourinho çalıştığı het takımda, her ülkede rakip takımların teknik adamlarıyla söz dalaşını yapmaktan çekinmiyor.Saha içindeki çekişmeyi saha dışına da taşıyarak istediği ortamı oluşturmaktan geri kalmıyor.Peki Türkiye'ye geldiğinde kiminle çekişecek?Benim aklıma ilk gelen isim Yılmaz Vural.Karşılaştıkları maçtan sonra üstüne bir de yenmişse “ben o kadar iş yaptım ama bana bir tülü şans vermiyorlar” şeklinde konuşup Morinho'yu Anadolu'da bir takımı çalıştırmayı önerecektir diye tahmin ediyorum.Bir başka isim Ziya Doğan.Eğer Ziya Doğan bir takımı çalıştırırsa o dönemlerde kesin olarak “Mourinho efendi gelsin bu kısıtlı imkanlarla çalışsın da görelim” diyecektir.

Mourinho Türkiye'ye gelir mi gelmez mi bilmem ama gelme ihtimali üzerinden olası kapışmaları kafamda canlandırdım da zevkli olabilir.Sonrasında Mourinho bunlar ne diyor deyip kaçarsa şaşmayın.

Orduspor'da Ayrılık


Orduspor'da kaybedilen maç sonrasında teknik adam Hector Cuper ile yolların ayrılması doğal karşılanabilir ama ligde 5 hafta kaldığını göz önüne alırsak ne kadar etkili olur bu değişiklik bilinmez.Zor maçlar öncesi takımın kenetlenmesi şart.Son maçın Akhisar ile olmasından dolayı ve Orduspor fikstür olarak Akhisar'ı takip etmesinden dolayı en azından Akhisar aldığı sonuçları alması gerekiyor ki son maçta bir şansı olsun.