hidayet türkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hidayet türkoğlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Kasım 2011 Çarşamba
Ömer Aşık Çok Güzel Olur
NBA'deki belirsizlik devam ediyor ve bu gidişle bu belirsizlik NBA yıldızlarının Avrupa'ya akın etmesini sağlayacak.Avrupa içinde Türkiye önemli bir yerde olduğundan dolayı ülkemize de yıldızları gelmesi çok muhtemel.Gazatelerde çıkan haberlere göre Fenerbahçe Ülker Hidayet, Ömer Aşık ve Enes Kanter'i takıma dahil etmek istiyorlarmış.Ne kadar doğrudur bilemiyorum.Gerek var mı derseniz.Ömer Aşık'a kesinlikle ihtiyacımız var.Enes Kanter de düşünülebilir.Ama Hidayet'e ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.Zaman bu haberlerin doğru mu yanlış mı olduğunu gösterecek.Umarım Ömer Aşık gelir.
13 Eylül 2011 Salı
Işık Derken? Olmayınca Olmuyor mu?
Bugün Türkiye Basketbol Federasyonu Turgay Demirel, Baş antrenör Orhun Ene, Takım menajeri Harun Erdenay, Teknik koordinatör Tanjevic ve Takım Kaptanı Hidayet bir basın toplantısı düzenlediler.Litvanya'da düzenlenen Avrupa Basketbol şampiyonası'nda 2. turda elenmemizin ardından yaşadıkları hayal kırıklığından bahsettiler.bir durum değerlendirmesi yaptılar.
Benim dikkatimi çeken açıklama Hidayet'ten geldi.Hidayet şöyle diyor:
"Bütün arkadaşlarımla gurur duyuyorum, göstermiş olduğumuz mücadeleden dolayı. Hiçbir maçta ezilmedik bütün rakiplere karşı kafa kafaya oynadık. Sonunda baktığımızda bir başarı yok ama bu bence bir ışıktır. Bu milli takımın, Türk sporunun ne kadar geliştiğinin göstergesidir. Bu turnuvada sergilediğimiz basketbol ileriye doğru daha iyi şeyler yapacağımızın göstergesidir''
Hiçbir maçta ezilmedik diye bir tabir kullanmış.Kim ezilmemiş?Geçen kendi evinde düzenlenen dünya şampiyonasında ikinci olan takım ezilmemiş.Ne güzel di mi?Hidayet demek ki bu turnuva ezilmemizi bekliyormuş.Ya da ezilerek yenilmediğimiz için kendimizi şanslı hissetmeliymişiz.Hidayet'in bu sözlerine bir anlam veremedim doğrusu.
bir diğer nokta ise takımın gelecek için ışık vermesi.Türkiye basketbolda sadece savunma yaparak mı gelişecek acaba?Basketbolda savunma önce gelir tamam ama hücumda da sayı bulacaksın ki savunmanın meyvesini alasın.hücumdaki formsuzluğumuzdan dolayı kaçırdığımız atışlar dururken takımın gelecek için bir ışık vermesi düşünülemez.Eğer dediği Ömer, Enes ve Emir'in performanslarına baktığımızda takımın geleceği var diyorsa tamam ama oynanılmış oyuna için ışık var diyorsa orada Hidayet'in oturup düşünmesi gerekir derim.
Alman yıldız Dirk Nowitzki turnuvadaki fomsuzluğunun sebebi olarak NBA'de şampiyon olduktan sonra fazla dinlenme şansı bulamadığını göstermiş.Şutlardaki düşük yüzdesini dinlenememesine bağlamış ve bundan doalyı da özür dilemiş.Biz dee Hidayet girmeyince girmiyor ne yapalım.Elimizden geleni yaptık ama olmadı diyor.Şimdi erken elenmenin ardından Hidayet'e kafayı takmam doğru olmayabilir ama en azından şutları neden sokamadığını söyleseydi.Neden formsuz olduğunu söyleseydi.Ne yapalım şutlar girmeyince girmiyor cevabını vermeseydi.Benim eleştirdiğim nokta burası.Neyse olan oldu artık.İyi bir planlama yaparak gelecek turnuvalara hazırlanmalıyız.Orhun Ene'nin bunun üstesinden geleceğine inancım tam.
12 Eylül 2011 Pazartesi
Turnuva Bizim İçin Bitti # (Kim Nasıl Oynadı?)
2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda Türkiye E grubundaki son maçında Sırbistan'a 68-67 yenilerek turnuvadan elendi.Dünya ikinciliğinden sonra bu turnuvaada en azından çeyrek final oynamamız gerekirdi diye düşünüyorum.Ama yapacak bir şey yok.Bu turnuvada neden başarılı olamadık ona bakmamız gerekiyor.
Turnuvada kaybettiğimiz maçlarda hep kazanma şansı yakalamıştık ama bir türlü değerlendiremedik.Hangi maçlardı bunlar?Fransa, Almanya ve Sırbistan...Polonya'ya kaybettiğimiz maçı saymıyorum o bir iş kazası idi ve bu yenilgi çeyrek final yolunda fazla etkili olmadı.Litvanya maçı ise ilk grupta olduğu için saymıyorum.Sonuçta o yenilgiyi İspanya maçı ile telafi etmiştik.
Kaybettiğimiz bu 3 maça baktığımızda takımın abileri olarak değerlendirdiğimiz ve hücumda takımı sırtlayacağını düşündüğümüz oyuncularımız maalesef sınıfta kaldılar.NBA yıldızımız Hidayet Türkoğlu oldukça kötü yüzde ile hücum etti.Kötü yüzdesinden çok hücumda takımın yönlendirmede yetersiz kaldı veya sorumluluk almadı.
Hidayet oyunu yönlendirmede yeteri kadar sorumluluk almayınca oyun kurma işi Kerem ve Ender'in üstüne kaldı.Maalesef onlar da takımı hücumda organize edemedi.Özellikle asist rakamlarına baktığımızda iki oyun kurucumuz sınıfta kaldı.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda takımın en büyük kozu olan Ersan İlyasova da oldukça formsuzdu.Savunmada ribaundlarda Ömer Aşık'a yardım etse de hücumda bekleneni veremedi.Hücumda boş kaldığı pozisyonlarda şut atmak yerine içeriyi zorlayarak şut atmaktan sürekli kaçtı.Bu şutuna olan güveninin olmadığını gösterir.
Pota altında ise Ömer Aşık tek başına kaldı.Kenardan gelen Enes Kanter zaman zaman yardım etse de Ömer kenara geldiğinde genel olarak savunmamız bir kademe aşağıya düşüyordu.Geçen sene kadroda olan Kerem Gönlüm ve Semih Erden'in yokluğunu oldukça hissettik.Bu iki oyuncudan en az birisi olsaydı her şey farklı olabilirdi.
Oyuncularımızın formsuz olmasının en büyük göstergesi üçlük yüzdemiz idi.Serbest atışta da zorlanıyorduk ama onu bir şekilde telafi edebiliyorduk.Ama bu turnuvada üçlük yüzdemiz de düşünce serbest atışlar telafi edilemedi ve serbest atışlar canımızı çok yaktı.Son maçta kaçırdığımız 13 serbest atıştan 2 sini atsaydık şu an çeyrek finaldeydik.
E grubunda oynadığımız ve kaybettiğimiz üç maçta oyuncularımızın istatistiklerine bir bakalım isterseniz.Öncelikle takımın kaptanı Hidayet Türkoğlu'na bir bakalım.
Hidayet türkoğlu Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında sırasıyla 13,9 ve 8 sayı ile oynadı.Şut performansı sırasıyla 4/12, 4/15 ve 3/10 oldu.Toplamda 11/37 ile oynadı Hidayet.Üçlüklerde 0/11, serbest atışlarda 8/12 ile oynadı.Toplam 5 asist, 3 top çalma, 1 top kaybı ve 12 ribaund ile bu üç maçı tamamladı.
Türkiye için en kritik üç maç olan Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında takımınızın en önemli oyuncularının başında gelen ve takım kaptanınız olan NBA yıldızınızın kritik bu üç maçta ortalaması 10 sayı, 4 ribaund ve 1.25 ile oynayamaz.Eğer turnuva başında hedefini olimpiyat vizesi almak olarak koyan NBA yıldızınızın bu hedefte oynadığı maçları bu rakamlarla bitiremez.Ne var ne yok ortaya koyması gerekiyor.Geçen sene nasıl takıma katkı verdiyse bu sene de aynısını yapmka zorunda.Hele bu turnuvada hedef olimpiyat vizesi almak ise.
Oyun kuruculara geldiğimizde ise görüntü vahim.Yıllardır birlikte oynayan ve artık takımın nasıl oynayacağını, neler yapacaklarını iyi bilen iki oyun kurucumuz Kerem ve Ender ço kötü oynadılar.Özellikle Kerem hücumda istediğini yapamadı.Üçlük yüzdesi oldukça kötü.Keza asist rakamları da yerlerde.Kerem E grubunda oynadığımız üç maçta 4/18 saha içi isabeti ile oynamış.10 tane üçlük denemiş, ancak 3ünde başarılı olmuş.Bu üç maçta hiç serbest atış kullanmamış.Kerem oyun kurmak gibi görevi olmasına rağmen asist sayısı 4 de kalmış.Ender'e geldiğimizde de durum hiç de farklı değil.5/15 saha içi isabeti, toplam 5 asist ve 6 top kaybı ile oynamış.Yani oyun kurucularımız E grubunda oynadığımız üç maçta saha içinde 9/33, çizgide 2/2(Ender Sırbistan maçında), 9 asist ve 8 top kaybı ile oynamışlar.
NBA yıldızının kötü performans gösterdiği maçlarda oyun kurucuların da böyle oynarsa maç kazanma olasılığın düşer elbette.Açıkcası oyun kurucularımız bekleneni veremedi ve sınıfta kaldılar.Ayrıca Kerem için de son turnuva olmuş olabilir.
Bir başka NBA yıldızımız Ersan İlyasova da turnuvayı iyi geçirmedi.Ersan'dan beklentiler fazla idi ve Ersan bu beklentileri karşılayamadı.Nedendir bilmiyorum Ersan boş kaldığı pozisyonlarda şutuna güvenip atışı kullanacakken O şutuna güvenmemeyi seçip içeriye girip zorlama atışlara yeltendi.Bu atışlarda da pek başarılı olamadı.Ersan 6/23 ile oynadı saha içinde.Ersan'ı düşündüğümüzde oldukça düşük bir rakam.Serbest atış çizgisine baktığımızda Ersan takımın en iyisi diyebiliriz.10/15 ile oynamış Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında.Kaçırdığı 5 atışın 4ünü son maçta Sırbistan karşısında kaçırdığını da söyleyelim.Ersan hücumda çok iyi olmasa da savunmada özellikle ribaundlarda Ömer Aşık'a oldukça yarıdımcı oldu.E grubunda oynadığımız maçlarda Ersan toplam 24 ribaund toplamış.Maç başında 8 ribaund demek ki bir 4 numaradan beklenen bir rakamdır.Ersan2ın bu maçlardaki istatistiklerine baktığımzıda hücumda iyi olmadığını ama savunmada işini en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.
İyi performan gösteren oyunculara geçtiğimizde ilk olarak Ömer Aşık'tan başlamak gerekir.Ömer Aşık NBA'de geçirdiği bir yılın ardından fiziki durumu baya geliştirmiş ve pota altında daha caydırıcı bir hale gelmiş.Geçen seneki Ömer'den daha iyi bir Ömer bulduğumuzu söylemeliyim.2. turda oynadığımız maçlarda Ömer pota altında tek başına savaştı diyebiliriz.Toplam 34 sayı atmak ile birlikte Ömer toplam 32 ribaund ile pota altındak ietkinliği göstermiş oldu.32 ribaundun 19 unun hücum ribaundu olduğunu söylersek Ömer'in nasıl bir turnuva geçirdiğini anlamış olursunuz.aldığı 19 hücum ribaundu ile Fransa maçında geriden geldik, Almanya maçında geriden geldik ve en son Sırbistan maçında maça ortak olduk.hücumdaki formsuzluğumuza rağmen kaçan şutları alan Ömer 2. şans sayıları yarattı ve takımın maçta kalmasını sağladı ama sadece Ömer'in mücadelesiyle olmadı maalesef.Ömer Aşık ortaya koyduğu performansa, hücum ribaundlarındaki etkinliğine hücumda kullanabileceği bir şut eklerse o zaman Ömer bir basamak daha gelişmiş olur.Tabi bir de serbset atış yüzdesini %50-60 seviyelerine çıkarması gerekiyor.
2 yıl basketbol oynamamış bir oyuncu için iyi bir performans sergiledi Enes Kanter.Takıma dahil olurken biraz endişeleri vardı ama turnuvada oynadığı oyunla bu takımın Ömer Aşık ile birlikte pota altındaki silahlardan biri olacağını gösterdi.Enes aynı Ömer gibi hücum ribaundlarında baya etkili oldu.2. turda maçlarda toplam 10 ribaund almış bunların 6 sı hücum ribaundu.Hücum ribaundlarına saldırışı dışında Ömer'den farklı olarak hücumda kullanacabileceği bir organizasyona sahip.Maçlarda sayı bulduğu pozisyonlarda bu organizasyonu çoğu kez yaptı ve başarılı da oldu.2. tuda Enes'ten 26 sayı katkı geldi.
Ömer ile ikisini düşündüğümüzde 2. turda oynadığımız üç maçta toplam 60 sayı, 42 ribaund(25 hücum ribaundu) ile oynamışlar.iki pota altı oyuncudan böyle bir katkı almana rağmen hiç maç kazanamamış olman gerçekten şaşırtıcı.Diğer oyuncuların bir düşünmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Takıma yeni dahil olan oyunculardan birisi de Emir idi.Emir Fenebahçe Ülker'de üstlenmiş olduğu sorumluluklardan dolayı Milli Takıma dahil edildi.5 numara haricinde her pozisyonda oynayabilme özelliğinden dolayı Emir tercih edilebilecek bir oyuncu haline geldi.Kenardan gelerek takımı hareketlendirmeye, hücumda bir düzen içinde oynanmasına katkı sağladı.Kenardan gelerek takımın itici gücü olmayı başarmıştı.Her ne kadar hücumda güvendiğimiz oyuncuların başında gelse de bazen öyle tercihlerde bulunuyordu ki takıma zarar verebiliyordu.Aslında tek amacı takıma olumlu katkı verebilmek ama bazen işler rayından çıkabiliyordu.Fransa maçında yaptığı tek top kaybını hala unutabilmiş değilim.
Emir'in istatistikelrine gelirsek Emir 10/14 serbest atış oranına sahip.2. turda Emir 26 sayı 8 ribaund ile oynamış.3 asist ile 2 top kaybı da diğer istatistikleri...
Takımın abilerinden olan Ömer Onan da pek iyi bir turnuva geçirmedi ama bir istatistik de takımın en iyisi idi.Ömer takımımızın üçlük atışlarda en iyi yüzdeye sahip olan oyuncumuz oldu.Ömer turnuvayı %48 üçlük yüzdesi ile tamamladı.2.turda da bu istatistiği tutturmuş neredeyse.5/13 ile oynamış.
Oyuncularımızın performanslarına baktığımızda iyiler arasında Ömer Aşık, Enes Kanter ve Emir Preldzic'i sayabiliriz.Kötüler için de adaylar Hidayet, KErem ve Ender olabilir.Ortada olanlar için ise ribaundlardaki katkısıyla Ersan'ı, üçlüklerdeki yüzdesiyle de Ömer'i sayabiliriz.Oğuz Şavaş, Sinan Güler, Cenk Akyol ve İzzet'i ise ne oynadılar anlamadım başlığı altında sayabiliriz.
Sonuç olarak bizim için turnuva iyi geçmedi ve Dünya 2. olan takımımız turnuvada oynadığı 8 maçın 5ini kaybetti.Kaybettiği maçlarda da öne geçme şansı yakalamıştı üstelik.Kötü şut performansından doalyı bir türlü öne geçemedik.2. turda bir maç kazansaydık bugün her şey farklı olabilirdi ama olmadı.Şimdi Orhun Ene teknik ekibini toplayarak durum değerlendirmesi yapmalı ve bundan sonra nasıl yol çizileceğini belirlemeliler.Gerekirse kadroda revizyona gitmeliler.Hidayet, Kerem ve Ömer'in yaşını düşünürsek 2 sene sonraki Avrupa Şampiyonası'nda olurlar mı bilemiyorum ama gerekirse bu oyunculara teşekkür edip buraya kadar denilebilir.
Bu oyuncuların yerini alttan kimleri koyabiliriz bilemiyorum ama bu turnuvayı iyi değerlendirip gelecekteki kadromuzu ona göre kurmamız gerekiyor.Takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında Ömer, Enes, Semih, Ersan, Emir, Ender ve Doğuş sayılabilir.Bu 7 oyuncuya ekleyeceğimiz 5 oyuncu ile tekrardan ivmemizi yukarıya doğru çevirebiliriz.Bu turnuva amaç final oynamak değildi.Olimpiyat vizesi almak ana hedefti.Bu doğrutuda 2.turdan çıkamamamız bizi bu yüzden üzdü.yoksa eğer çeyrek finale çıksaydık bu beni mutlu ederdi.
O yüzden teknik ekibe fazla yüklenmemek gerekir.Formsuzduk ve şutlarımız girmedi ve çeyrek finale kalamadık.Durum bu kadar basit.Yok eğer takımın oyununu en ince ayrıntısına kadar incelemek isterseniz siz bilirsiniz ama ben açıkcası gerek olmadığını düşünüyorum.Sadece çözüm bulacağımız şey şutların girmemesi üzeirne olmalı.O yüzden geçen sene maddi manevi diye bağıranları toplayacak Orhun Ene ve neden böyle şut attıklarını soracak.Hücumda neden bu kadar donuktular.Bu soruları cevabını aldıktan sonra gelecek planlamasını daha iyi yapar diye düşünüyorum.
Orhun Ene bir basın toplantısı düzenleyecekmiş.Belki bu soruların cevabını basın toplantısında bizimle paylaşır.Hidayet de katılacakmış.Ne diyecekler merak ediyorum.
Turnuvada kaybettiğimiz maçlarda hep kazanma şansı yakalamıştık ama bir türlü değerlendiremedik.Hangi maçlardı bunlar?Fransa, Almanya ve Sırbistan...Polonya'ya kaybettiğimiz maçı saymıyorum o bir iş kazası idi ve bu yenilgi çeyrek final yolunda fazla etkili olmadı.Litvanya maçı ise ilk grupta olduğu için saymıyorum.Sonuçta o yenilgiyi İspanya maçı ile telafi etmiştik.
Kaybettiğimiz bu 3 maça baktığımızda takımın abileri olarak değerlendirdiğimiz ve hücumda takımı sırtlayacağını düşündüğümüz oyuncularımız maalesef sınıfta kaldılar.NBA yıldızımız Hidayet Türkoğlu oldukça kötü yüzde ile hücum etti.Kötü yüzdesinden çok hücumda takımın yönlendirmede yetersiz kaldı veya sorumluluk almadı.
Hidayet oyunu yönlendirmede yeteri kadar sorumluluk almayınca oyun kurma işi Kerem ve Ender'in üstüne kaldı.Maalesef onlar da takımı hücumda organize edemedi.Özellikle asist rakamlarına baktığımızda iki oyun kurucumuz sınıfta kaldı.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda takımın en büyük kozu olan Ersan İlyasova da oldukça formsuzdu.Savunmada ribaundlarda Ömer Aşık'a yardım etse de hücumda bekleneni veremedi.Hücumda boş kaldığı pozisyonlarda şut atmak yerine içeriyi zorlayarak şut atmaktan sürekli kaçtı.Bu şutuna olan güveninin olmadığını gösterir.
Pota altında ise Ömer Aşık tek başına kaldı.Kenardan gelen Enes Kanter zaman zaman yardım etse de Ömer kenara geldiğinde genel olarak savunmamız bir kademe aşağıya düşüyordu.Geçen sene kadroda olan Kerem Gönlüm ve Semih Erden'in yokluğunu oldukça hissettik.Bu iki oyuncudan en az birisi olsaydı her şey farklı olabilirdi.
Oyuncularımızın formsuz olmasının en büyük göstergesi üçlük yüzdemiz idi.Serbest atışta da zorlanıyorduk ama onu bir şekilde telafi edebiliyorduk.Ama bu turnuvada üçlük yüzdemiz de düşünce serbest atışlar telafi edilemedi ve serbest atışlar canımızı çok yaktı.Son maçta kaçırdığımız 13 serbest atıştan 2 sini atsaydık şu an çeyrek finaldeydik.
E grubunda oynadığımız ve kaybettiğimiz üç maçta oyuncularımızın istatistiklerine bir bakalım isterseniz.Öncelikle takımın kaptanı Hidayet Türkoğlu'na bir bakalım.
Hidayet türkoğlu Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında sırasıyla 13,9 ve 8 sayı ile oynadı.Şut performansı sırasıyla 4/12, 4/15 ve 3/10 oldu.Toplamda 11/37 ile oynadı Hidayet.Üçlüklerde 0/11, serbest atışlarda 8/12 ile oynadı.Toplam 5 asist, 3 top çalma, 1 top kaybı ve 12 ribaund ile bu üç maçı tamamladı.
Türkiye için en kritik üç maç olan Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında takımınızın en önemli oyuncularının başında gelen ve takım kaptanınız olan NBA yıldızınızın kritik bu üç maçta ortalaması 10 sayı, 4 ribaund ve 1.25 ile oynayamaz.Eğer turnuva başında hedefini olimpiyat vizesi almak olarak koyan NBA yıldızınızın bu hedefte oynadığı maçları bu rakamlarla bitiremez.Ne var ne yok ortaya koyması gerekiyor.Geçen sene nasıl takıma katkı verdiyse bu sene de aynısını yapmka zorunda.Hele bu turnuvada hedef olimpiyat vizesi almak ise.
Oyun kuruculara geldiğimizde ise görüntü vahim.Yıllardır birlikte oynayan ve artık takımın nasıl oynayacağını, neler yapacaklarını iyi bilen iki oyun kurucumuz Kerem ve Ender ço kötü oynadılar.Özellikle Kerem hücumda istediğini yapamadı.Üçlük yüzdesi oldukça kötü.Keza asist rakamları da yerlerde.Kerem E grubunda oynadığımız üç maçta 4/18 saha içi isabeti ile oynamış.10 tane üçlük denemiş, ancak 3ünde başarılı olmuş.Bu üç maçta hiç serbest atış kullanmamış.Kerem oyun kurmak gibi görevi olmasına rağmen asist sayısı 4 de kalmış.Ender'e geldiğimizde de durum hiç de farklı değil.5/15 saha içi isabeti, toplam 5 asist ve 6 top kaybı ile oynamış.Yani oyun kurucularımız E grubunda oynadığımız üç maçta saha içinde 9/33, çizgide 2/2(Ender Sırbistan maçında), 9 asist ve 8 top kaybı ile oynamışlar.
NBA yıldızının kötü performans gösterdiği maçlarda oyun kurucuların da böyle oynarsa maç kazanma olasılığın düşer elbette.Açıkcası oyun kurucularımız bekleneni veremedi ve sınıfta kaldılar.Ayrıca Kerem için de son turnuva olmuş olabilir.
Bir başka NBA yıldızımız Ersan İlyasova da turnuvayı iyi geçirmedi.Ersan'dan beklentiler fazla idi ve Ersan bu beklentileri karşılayamadı.Nedendir bilmiyorum Ersan boş kaldığı pozisyonlarda şutuna güvenip atışı kullanacakken O şutuna güvenmemeyi seçip içeriye girip zorlama atışlara yeltendi.Bu atışlarda da pek başarılı olamadı.Ersan 6/23 ile oynadı saha içinde.Ersan'ı düşündüğümüzde oldukça düşük bir rakam.Serbest atış çizgisine baktığımızda Ersan takımın en iyisi diyebiliriz.10/15 ile oynamış Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında.Kaçırdığı 5 atışın 4ünü son maçta Sırbistan karşısında kaçırdığını da söyleyelim.Ersan hücumda çok iyi olmasa da savunmada özellikle ribaundlarda Ömer Aşık'a oldukça yarıdımcı oldu.E grubunda oynadığımız maçlarda Ersan toplam 24 ribaund toplamış.Maç başında 8 ribaund demek ki bir 4 numaradan beklenen bir rakamdır.Ersan2ın bu maçlardaki istatistiklerine baktığımzıda hücumda iyi olmadığını ama savunmada işini en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.
İyi performan gösteren oyunculara geçtiğimizde ilk olarak Ömer Aşık'tan başlamak gerekir.Ömer Aşık NBA'de geçirdiği bir yılın ardından fiziki durumu baya geliştirmiş ve pota altında daha caydırıcı bir hale gelmiş.Geçen seneki Ömer'den daha iyi bir Ömer bulduğumuzu söylemeliyim.2. turda oynadığımız maçlarda Ömer pota altında tek başına savaştı diyebiliriz.Toplam 34 sayı atmak ile birlikte Ömer toplam 32 ribaund ile pota altındak ietkinliği göstermiş oldu.32 ribaundun 19 unun hücum ribaundu olduğunu söylersek Ömer'in nasıl bir turnuva geçirdiğini anlamış olursunuz.aldığı 19 hücum ribaundu ile Fransa maçında geriden geldik, Almanya maçında geriden geldik ve en son Sırbistan maçında maça ortak olduk.hücumdaki formsuzluğumuza rağmen kaçan şutları alan Ömer 2. şans sayıları yarattı ve takımın maçta kalmasını sağladı ama sadece Ömer'in mücadelesiyle olmadı maalesef.Ömer Aşık ortaya koyduğu performansa, hücum ribaundlarındaki etkinliğine hücumda kullanabileceği bir şut eklerse o zaman Ömer bir basamak daha gelişmiş olur.Tabi bir de serbset atış yüzdesini %50-60 seviyelerine çıkarması gerekiyor.
2 yıl basketbol oynamamış bir oyuncu için iyi bir performans sergiledi Enes Kanter.Takıma dahil olurken biraz endişeleri vardı ama turnuvada oynadığı oyunla bu takımın Ömer Aşık ile birlikte pota altındaki silahlardan biri olacağını gösterdi.Enes aynı Ömer gibi hücum ribaundlarında baya etkili oldu.2. turda maçlarda toplam 10 ribaund almış bunların 6 sı hücum ribaundu.Hücum ribaundlarına saldırışı dışında Ömer'den farklı olarak hücumda kullanacabileceği bir organizasyona sahip.Maçlarda sayı bulduğu pozisyonlarda bu organizasyonu çoğu kez yaptı ve başarılı da oldu.2. tuda Enes'ten 26 sayı katkı geldi.
Ömer ile ikisini düşündüğümüzde 2. turda oynadığımız üç maçta toplam 60 sayı, 42 ribaund(25 hücum ribaundu) ile oynamışlar.iki pota altı oyuncudan böyle bir katkı almana rağmen hiç maç kazanamamış olman gerçekten şaşırtıcı.Diğer oyuncuların bir düşünmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Takıma yeni dahil olan oyunculardan birisi de Emir idi.Emir Fenebahçe Ülker'de üstlenmiş olduğu sorumluluklardan dolayı Milli Takıma dahil edildi.5 numara haricinde her pozisyonda oynayabilme özelliğinden dolayı Emir tercih edilebilecek bir oyuncu haline geldi.Kenardan gelerek takımı hareketlendirmeye, hücumda bir düzen içinde oynanmasına katkı sağladı.Kenardan gelerek takımın itici gücü olmayı başarmıştı.Her ne kadar hücumda güvendiğimiz oyuncuların başında gelse de bazen öyle tercihlerde bulunuyordu ki takıma zarar verebiliyordu.Aslında tek amacı takıma olumlu katkı verebilmek ama bazen işler rayından çıkabiliyordu.Fransa maçında yaptığı tek top kaybını hala unutabilmiş değilim.
Emir'in istatistikelrine gelirsek Emir 10/14 serbest atış oranına sahip.2. turda Emir 26 sayı 8 ribaund ile oynamış.3 asist ile 2 top kaybı da diğer istatistikleri...
Takımın abilerinden olan Ömer Onan da pek iyi bir turnuva geçirmedi ama bir istatistik de takımın en iyisi idi.Ömer takımımızın üçlük atışlarda en iyi yüzdeye sahip olan oyuncumuz oldu.Ömer turnuvayı %48 üçlük yüzdesi ile tamamladı.2.turda da bu istatistiği tutturmuş neredeyse.5/13 ile oynamış.
Oyuncularımızın performanslarına baktığımızda iyiler arasında Ömer Aşık, Enes Kanter ve Emir Preldzic'i sayabiliriz.Kötüler için de adaylar Hidayet, KErem ve Ender olabilir.Ortada olanlar için ise ribaundlardaki katkısıyla Ersan'ı, üçlüklerdeki yüzdesiyle de Ömer'i sayabiliriz.Oğuz Şavaş, Sinan Güler, Cenk Akyol ve İzzet'i ise ne oynadılar anlamadım başlığı altında sayabiliriz.
Sonuç olarak bizim için turnuva iyi geçmedi ve Dünya 2. olan takımımız turnuvada oynadığı 8 maçın 5ini kaybetti.Kaybettiği maçlarda da öne geçme şansı yakalamıştı üstelik.Kötü şut performansından doalyı bir türlü öne geçemedik.2. turda bir maç kazansaydık bugün her şey farklı olabilirdi ama olmadı.Şimdi Orhun Ene teknik ekibini toplayarak durum değerlendirmesi yapmalı ve bundan sonra nasıl yol çizileceğini belirlemeliler.Gerekirse kadroda revizyona gitmeliler.Hidayet, Kerem ve Ömer'in yaşını düşünürsek 2 sene sonraki Avrupa Şampiyonası'nda olurlar mı bilemiyorum ama gerekirse bu oyunculara teşekkür edip buraya kadar denilebilir.
Bu oyuncuların yerini alttan kimleri koyabiliriz bilemiyorum ama bu turnuvayı iyi değerlendirip gelecekteki kadromuzu ona göre kurmamız gerekiyor.Takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında Ömer, Enes, Semih, Ersan, Emir, Ender ve Doğuş sayılabilir.Bu 7 oyuncuya ekleyeceğimiz 5 oyuncu ile tekrardan ivmemizi yukarıya doğru çevirebiliriz.Bu turnuva amaç final oynamak değildi.Olimpiyat vizesi almak ana hedefti.Bu doğrutuda 2.turdan çıkamamamız bizi bu yüzden üzdü.yoksa eğer çeyrek finale çıksaydık bu beni mutlu ederdi.
O yüzden teknik ekibe fazla yüklenmemek gerekir.Formsuzduk ve şutlarımız girmedi ve çeyrek finale kalamadık.Durum bu kadar basit.Yok eğer takımın oyununu en ince ayrıntısına kadar incelemek isterseniz siz bilirsiniz ama ben açıkcası gerek olmadığını düşünüyorum.Sadece çözüm bulacağımız şey şutların girmemesi üzeirne olmalı.O yüzden geçen sene maddi manevi diye bağıranları toplayacak Orhun Ene ve neden böyle şut attıklarını soracak.Hücumda neden bu kadar donuktular.Bu soruları cevabını aldıktan sonra gelecek planlamasını daha iyi yapar diye düşünüyorum.
Orhun Ene bir basın toplantısı düzenleyecekmiş.Belki bu soruların cevabını basın toplantısında bizimle paylaşır.Hidayet de katılacakmış.Ne diyecekler merak ediyorum.
17 Ağustos 2011 Çarşamba
Orhun Ene Litvanya'ya Nasıl Bir Kadro Götürecek?
Litvanya'nın ev sahipliğinde yapılacak olan 2011 Avrupa Şampiyonası'na 13 gün kaldı.Takımımız çalışmalarına tam gaz devam ediyor.Hazırlık aşamasında görüntümüz pek parlak değildi ama moralleri bozmamız gerekiyor.Geçen sene düzenlenen Dünya Şampiyonası'nın öncesinde de oynadığımız maçlar da pek de iyi değildik.O yüzden hazırlıklar sürerken oynadığımız maçların skorlarından çok bir arada oynayarak oyuncularımızın birbirlerini tanıması önemlidir.
OYuncularımızın birbirlerini tanıması diyorum ama kadroda olması muhtemel 3 oyuncumuzun sakatlığı var.Sinan Güler hafiften kendini toparlasa da Ömer Aşık ile Semih Erden'in durumu kafaları karıştırıyor.Her ne kadar şampiyonaya yetişecekleri söylense de takıma dahil olduklarında geçen seneki performanslarından ne kadarını sahaya yansıtacaklar kestirilemiyor.Bu iki uzunumuzun dışında geçen sene takımda çok önemli roller üstlenen Kerem Gönlüm sakatlığından dolayı şampiyonada olamayacak.Geçen seneki başarıda önemli katkıları olan pota altının bel kemiği durumunda olan Semih, Ömer ve Kerem'den yararlanamayacak olunması gerçekten Milli Takım için kötü bir haber.Ömer ve Semih sakatlıktan kurtulur ve sahaya %100 leri verirler.Ama bunun çok kolay olamdığını söyleyelim.Maç temposuna alışmaları zaman alabilir ve bu zaman içerisinde Milli Takım için her şey bitebilir.
Pota altı oyuncularımızdaki bu sıkıntılardan dolayı Orhun Ene epeyce zorlanacaktır.Elinde pota altı oyuncusu olarak Enes, Oğuz, İzzet ve Furkan bulunuyor.Yetişecekleri söyleniyor ama ola ki Semih ve Ömer şampiyonada olmazsa saydığım bu dörtlü ile oldukça sıkıntı yaşarız.Bu yüzden Orhun Ene'nin Ömer ve Semih'i kadroya dahil etmekten başka bir şansı yok.15 dakika oynayabilecek durumda olsalar bile kadroya dahil edilmeleri gerekir.Onlarsız gideceğimiz bir şampiyona bizim için başlamadan biter.
Ömer Aşık ve Semih Erden'in kadroda olabileceğini düşünerek 12 oyuncu kimlerden oluşacak bir bakalım.
Öncelikle kadroda yeri kesin olan isimlerden başlayalım.Bu isimlerin başında takım kaptanı Hidayet geliyor.Oynadığımız turnuvada iyi bir görüntü vermese de Hidayet bu takım için çok değerli.Geçen seneki Sırbistan maçının kahramanı olan Kerem Tunçeri'nin de yeri garanti.Keremsiz guard pozisyonu düşünülemez.NBA'deki temsilcilerimizden Ersan İlyasova'nın da yeri hazır.Takımın hem savunmasında hem de hücumunda önemli rollere sahip olan Ömer Onan da kadroda kesin yer alacaktır.Pota altındaki tek sağlam oyuncumuz olan Oğuz Savaş da kesin olacaktır.Dünya Şampiyonasına yetiştirilemeyen ama bu şampiyonada kendisinden çok şey beklediğimiz Emir Preldzic kadroda yerini alacaktır.
6 oyuncuyu kadroya dahil ettik.Kaldı 6 oyuncu.Pozisyonlardan giderek diğer 6 oyuncunun kimler olabileceğine bakalım.
Guard pozisyonunda Ender, Barış ve Doğuş var.Bu üç isim arasında yeri daha garanti olan oyuncu Ender Arslan.Bir standartı olmamsından dolayı bazen sıkıntı yaratsa da oynadığı zaman neler yapabildiğini biliyoruz.O yüzden Ender kadroda olmalı.diğer isim kim olacak?Genellikle Barış hep 3. guard olarak kadroya alınıyor ama bu sefer Barış'ın değil de Doğuş'un seçileceğini düşünüyor.Guard pozisyonunda savunma yönü yüksek olan bir ismin olması bizim açımızdan daha iyi olacaktır.Bu şampiyonada Doğuş'u denemekte fayda var d,ye düşünüyorum.
Pota altına geldiğimizde Oğuz Savaş'ın kesin olacağını düşünürsek pota altında mücadele edecek diğer üç isim için adaylar Ömer Aşık, Semih Erden, Enes Kanter, Furkan Aldemir ve İzzet Türkyılmaz...Eğer Ömer ve Semih şampiyonaya kadar iyileşir ve 15 dakika bile oynayacak duruma gelirlerse Orhun Ene kesin olarak kadroya dahil edecektir.Eğer Ömer ve Semih kadroda yer alırsa 3.isim belli.Enes Kanter...Ömer, Semih, Oğuz ve Enes'ten oluşacak pota altı güçlü bir pota altı oalcaktır diye düşünüyorum.Tabi ki Ömer ve Semih iyi durumda olurlarsa.
Gelelim kısalara.Ömer Onan, Hidayet, Emir ve Ersan dışında kalan kısalar Sinan, Cenk.Uzun kollarıyla rakip oyuncuları çıldırtan, savunmasıyla takıma moral veren Sinan ile oynanan turnucada iyi bir performans sergileyen, takımın en iyilerinden olarak göze çarpan Cenk Akyol arasında seçim yapmak zorunda kalacak Orhun Ene.Sakatlıktan dolayı fiziksel olarak şu an için iyi durumda değil Sinan Güler.Şampiyonaya kadar ne olur bilemiyorum.Ondan beklenen katkıyı verebilirliği konusunda şu an için şüphelerim var.Diğer taraftan Cenk'e de güvenemiyorsunuz.İyi bir oyuncu ama takıma ne kadar katkı verir kestiremiyorsunuz.Emir de kadroya dahil edilmişken ben tercihimi Sinan'dan yana kullanırdım.Emir hem savunmada hem de hücum da Cenk'ten daha fazla işe yarayacaktır.
Ben 2011 Avrupa Şampiyonası öncesi bir kadro oluştumaya çalıştım.Üç aşağı beş yukarı kadro bu şekilde oalcaktır diye düşünüyorum.Umarım şampiyona öncesi hiçbir sakat oyuncumuz olmaz ve hazır bir şekilde Litvanya'ya gideriz.Benim kadrom şu şekilde;
Kerem Tunçeri, Ender Arslan, Doğuş Balbay, Ömer Onan, Sinan Güler, Emir Preldzic, Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova, Enes Kanter, Ömer Aşık, Semih Erden, Oğuz Savaş.....
Etiketler:
emir preldzic,
ender arslan,
enes kanter,
ersan ilyasova,
eurobasket 2011,
hidayet türkoğlu,
kerem tunçeri,
oğuz savaş,
ömer aşık,
ömer onan,
semih erden,
sinan güler
13 Mayıs 2011 Cuma
İyi Sezon Olmadı
''Gönül isterdi ki biraz daha kalayım ve play-off'da daha ilerilere gidelim. Olmadı, yapacak bir şey yok. Tabii üzüntülüyüm. Kendi açımdan da göstermiş olduğum performans açısından da çok memnun değilim. Ama her zaman yeni bir sezon vardır. Benim için uzun bir yaz dönemi var. İlk başta biraz ailemle vakit geçirip, daha sonra iyi bir tatil geçirdikten sonra milli takıma dahil olacağım. Onun heyecanı var. Geçen sene dünya ikinciliğinin başarısını bir türlü kutlayamadık, çünkü turnuva bittikten sonra herkes dağıldı. O yüzden arkadaşlarla birlikte onun biraz keyfini çıkaracağız ve sonra işe koyulacağız''
Hidayet Türkoğlu
6 Nisan 2011 Çarşamba
Hidayet'in Orlando Macerası
NBA'de oynayan 5 oyuncumuzdan biri olan Hidayet'in 10000 sayı barajını geçerek bizi gururlandırdığını yazmıştık.Aktif oyuncular arasında 50. sırada kendisine yer buldu.Gerçekten inanılmaz bir rakam.Bir zamanlar gıpta ile izlediğimiz NBA'de bu sezon 5 oyuncumuz var ve şu ana kadar yaptıklarıyla bizleri sevindiriyorlar.Hidayet'in 10000 sayı barajını geçtikten sonra Orlando kariyerindeki rakamlara bakmak istedim.Ve gördüm ki Hidayet Orlando kariyeri boyunca bazı istatistiklerde ilk 10 içinde yer almış.
Mesela Orlando formasını 429 kere giyerek bu istatistikte 7. sırada yer alıyor.Birkaç sezon daha Orlando'da oynarsa rahatlıkla ilk üç içerisinde yer alacaktır.Diğer bir rakam 14259.Bu Hidayet'in Orlando forması ile oynadığı dakika.Bu istasitkte önünde 2 isim var.Nick Anderson ve Dwight Howard.Sıra saha içi basket sayısına geldi.Hedo bu alanda 2271 rakamını tutturdu ve 7.sırada yer alıyor.Üç sayılarda 697 atışı baskete çevirmiş Hedo ve Dennis Scott-Nick Anderson ikilisinin baya gerisinde 3. sırada.Serbest atışlarda da ilk onda yer alıyor Hedo.1630 kere faul çizgisine gelen Hedo bunların 1323'ünü isabetli atarak kendisine 6. sırada yer buldu.Fiziğinin de yardımıyla 1977 ribaund almış, doğru pas yeteneğiyle 1658 asist yapmış, oyun zekasıyla 369 top çalmış Hedo.Son olarak sayıya bakalım.Hedo Orlando formasıyla 6562 sayı atarak Orlando tarihinde en çok sayı atan oyuncular listesinde 7. sırada yer alıyor.
Bu istatistiği artımak mümkün.Ben burada Hedo'nun Orlando ile olan ilişkisini ortaya koymak istedim.Kendisine en uygun takım olan Orlando'nun tarihine adını yazdırmış oldu.Her istatistikte Hedo'nun adı geçiyor.Yıllar sonra Hedo'yu geçecek veya Orlandolulara Hedo'yu unutturacak biri gelir mi bilemem ama şu an itibariyle Hedo Orlando için çok şey ifade ediyor.Bu rakamlara baktığımızda üstüne bir de NBA finalini eklediğimizde Hedo gerçekten büyük işler başardı.Aradaki kötü maceraları çıkartıyoruz tabi ki :)Umarım bir gün kendisini Türkiye'de Fenerbahçe formasıyla görürüz.Bekliyoruz Hedo...
5 Nisan 2011 Salı
Hedo 10000 Dedi
Hidayet bizi gururlandırdı ve 10000 sayı barajını geçerek aktif oyuncular arasında ilk 50'ye girmeyi başardı.Kendisini tebrik ediyoruz ve playofflarda kendisine gelerek zaferler kazanmasını diliyoruz.
2 Mart 2011 Çarşamba
Hedo Oyundan Atıldı
Ben Hedo'nun teknik faulden atıldığını ilk defa görüyorum.Ne dediğini tam seçemedim ama Hedo atıldıktan sonra baya üzüldü.Belli ki ağzından çıkıverdi.Neyse Hedo üzülme olur böyle şeyler.
22 Ocak 2011 Cumartesi
4 Ekim 2010 Pazartesi
Hedo'nun Sezon Hakkındaki Görüşü
"Geçmişte iyi veya kötü ne yapmış olursan ol, bu yeni bir yıl. Geçen sezon iyi bir sene geçirmemiş olmamın bir önemi yok. İyi bir yıl geçirmiş olsaydım yine de elimden geleni yapıp kendimi geliştirmeyi sürdürmem gerekirdi. Sadece sistemi öğrenmeyi denemeye devam etmeli ve yeni takım arkadaşlarımla birlikte oynamaya alışmalıyım. Rotasyona doğru bir şekilde girmek istiyorum.''
"Doğru noktayı bulmam, hızlı hücumda koşmam ve setleri öğrenmem gerekiyor. Şimdilik iyi gidiyor. Oyuncuları tanıdığımda ve maç içinde topu nerede almak istediklerini anladığımda çok daha iyi olacak. Takım arkadaşlarıma ayak uydurmam lazım ve umarım birkaç boş şut da bulacağım.''
''Daha önce dört numaralarla eşleştim ama bunlar kısa sürelerdi. Yeni bir takıma geldiğinizde mutlaka yeni mücadeleler olur. Bu benim üzerinde çalışmam gereken büyük bir nokta ve daha fiziksel oynamama yardımcı olacak. Savaşıp en iyisini yapmalıyım.''
''İşin içinde takım oyunu olacak, dolayısıyla çok yardım alacağım. Hala bire birde elimden gelenin en iyisini yapmam gereken bir durumda olacağım. Benim işimi kolaylaştıracak ve takımıma yardım edecek şeyleri yapmayı deneyeceğim. Öncekinden daha sıkı çalışmalıyım ve tuttuğum uzunların önüne geçmeliyim. Topu kolayca yakalamalarına izin veremem. Bu sorun yaratır. Bunlar üzerinde çalışmam gereken küçük şeyler. Umarım takıma katkı sağlayacak kadar iyi olurum.''
Hidayet Türkoğlu
23 Eylül 2010 Perşembe
Semih Erden&Ömer Aşık
The United States came home from the 2010 FIBA World Championship with its first Worlds gold medal since 1994. But the biggest story out of Istanbul was arguably the play of the Turkish National Team.In reaching the gold medal game, the Turkish team had their best-ever showing in international competition, capturing the hearts of their countrymen along the way. The home crowd in both Ankara and Istanbul, singing or whistling on every possession, helped the Turks achieve a level of play that few thought they could reach before the tournament began.
If you just watched the gold medal game, you may not have noticed either Omer Asik or Semih Erden. With the United States' pressure defense keeping Turkey from getting the ball into its big men, they combined for just 14 points and six rebounds in 38 minutes. But both were key factors for Turkey in its eight victories prior to the final.
If you're neither a fan of the Chicago Bulls or Boston Celtics, it might take a while before you can distinguish Asik from Erden, because there are so many similarities between the two. Both were selected in the second round of the 2008 Draft, both were born in July of 1986 and both have spent the last three seasons with Fenerbahce Ulker in the Turkish league. They even have very similar skill sets.
Neither has a strong back-to-the-basket game or a reliable jumper. But both move well and can catch and finish at the rim, making pick-and-roll basketball where they're most comfortable. Neither is afraid of contact, but they will each need to add muscle to their frames.
Asik, originally selected with the 36th pick in '08 (and acquired in a Draft-day deal), will be a part of the Bulls' new look this season. He started at center for Turkey at the World Championship, averaging 8.9 points and 6.9 rebounds in 19.0 minutes.
Listed at 7-foot and 255 pounds, Asik is the bigger of the two. He took up a lot of space in the middle of Turkey's zone, which allowed the guards to extend out and put pressure on the perimeter.
The Bulls know that it might take a while for Asik to adjust to the speed of the NBA. With Kurt Thomas in place as Joakim Noah's backup at center, Asik will be allowed to come along slowly. Bulls officials think Asik could work his way into coach Tom Thibodeau's rotation by season's end, and they have high hopes for the 24-year-old -- who was signed to a two-year contract -- down the line.
"The biggest reason that we think he's got a bright future is really just his makeup and his character," Bulls general manager Gar Forman told NBA.com. "He's a terrific kid that's a real worker. He's a bright kid who wants to learn. So I think there's a lot of potential there."
Erden, who was selected by the Celtics with the 60th (and final) pick in '08, is listed at 6-foot-11 and 240 pounds. He came off the bench for Turkey and averaged 9.1 points and 4.6 rebounds in 19.8 minutes at the World Championship. He often finished games and had a couple of huge plays -- an alley-oop dunk to put Turkey up one with 16 seconds left and a block at the buzzer to seal the win -- at the end of the thrilling semifinal victory over Serbia.
Erden is a little more athletic than Asik and could possibly play power forward in the NBA if he can develop a mid-range jumper. He is also signed to a two-year deal, but will have less of an opportunity than Asik to get consistent playing time before his contract is up. Erden was one of three centers the Celtics added this summer, and the other two, Jermaine and Shaquille O'Neal, have more than 2,000 games of NBA experience between them.
But Kendrick Perkins is out until at least February and it's highly doubtful that either O'Neal will play close to 82 games. So Erden will probably be called upon to contribute at some point this season. If he adjusts well to the NBA, he could be in the picture when the Celtics eventually rebuild.
Asik and Erden will take the number of Turkish players in the league from three (Milwaukee's Ersan Ilyasova, Utah's Mehmet Okur and Phoenix's Hedo Turkoglu) to five.
Both have the potential to be solid role players. And the adjustment from the international game to the NBA is a little easier for big men than it is for guards and small forwards. But a lot will depend on Asik's and Erden's ability to adjust to living in a new country and their willingness to deal with early setbacks.
If either can make an impact in the league, it will be another step forward for Turkish basketball.
John Schuhmann
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


