ömer aşık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ömer aşık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
13 Ocak 2012 Cuma
Ömer Göz Kamaştırdı
NBA'den biraz uzaklaştığım için eskisi kadar NBA ile ilgili olarak yazılar yazamıyorum.Ama bunu yazmamak olmaz.Chicago Bulls'da önemli bir parça haline gelen Ömer Aşık Washington Wizards maçında 8 sayı, 14 ribaund ve 5 blokluk performansıyla takdir topladı.Dakikası artınca istatistiklerinde de artış gözleniyor.Sayı, ribaund, top çalma, asist, blok ortalamaları geçen sezona göre iyi.Umarım bu durum devam eder.Hücumda da bir kendine özgü bir pozisyon yaratabilirse kendisini iyi bir kariyer bekliyor.
16 Kasım 2011 Çarşamba
Ömer Aşık Çok Güzel Olur
NBA'deki belirsizlik devam ediyor ve bu gidişle bu belirsizlik NBA yıldızlarının Avrupa'ya akın etmesini sağlayacak.Avrupa içinde Türkiye önemli bir yerde olduğundan dolayı ülkemize de yıldızları gelmesi çok muhtemel.Gazatelerde çıkan haberlere göre Fenerbahçe Ülker Hidayet, Ömer Aşık ve Enes Kanter'i takıma dahil etmek istiyorlarmış.Ne kadar doğrudur bilemiyorum.Gerek var mı derseniz.Ömer Aşık'a kesinlikle ihtiyacımız var.Enes Kanter de düşünülebilir.Ama Hidayet'e ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.Zaman bu haberlerin doğru mu yanlış mı olduğunu gösterecek.Umarım Ömer Aşık gelir.
12 Eylül 2011 Pazartesi
Turnuva Bizim İçin Bitti # (Kim Nasıl Oynadı?)
2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda Türkiye E grubundaki son maçında Sırbistan'a 68-67 yenilerek turnuvadan elendi.Dünya ikinciliğinden sonra bu turnuvaada en azından çeyrek final oynamamız gerekirdi diye düşünüyorum.Ama yapacak bir şey yok.Bu turnuvada neden başarılı olamadık ona bakmamız gerekiyor.
Turnuvada kaybettiğimiz maçlarda hep kazanma şansı yakalamıştık ama bir türlü değerlendiremedik.Hangi maçlardı bunlar?Fransa, Almanya ve Sırbistan...Polonya'ya kaybettiğimiz maçı saymıyorum o bir iş kazası idi ve bu yenilgi çeyrek final yolunda fazla etkili olmadı.Litvanya maçı ise ilk grupta olduğu için saymıyorum.Sonuçta o yenilgiyi İspanya maçı ile telafi etmiştik.
Kaybettiğimiz bu 3 maça baktığımızda takımın abileri olarak değerlendirdiğimiz ve hücumda takımı sırtlayacağını düşündüğümüz oyuncularımız maalesef sınıfta kaldılar.NBA yıldızımız Hidayet Türkoğlu oldukça kötü yüzde ile hücum etti.Kötü yüzdesinden çok hücumda takımın yönlendirmede yetersiz kaldı veya sorumluluk almadı.
Hidayet oyunu yönlendirmede yeteri kadar sorumluluk almayınca oyun kurma işi Kerem ve Ender'in üstüne kaldı.Maalesef onlar da takımı hücumda organize edemedi.Özellikle asist rakamlarına baktığımızda iki oyun kurucumuz sınıfta kaldı.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda takımın en büyük kozu olan Ersan İlyasova da oldukça formsuzdu.Savunmada ribaundlarda Ömer Aşık'a yardım etse de hücumda bekleneni veremedi.Hücumda boş kaldığı pozisyonlarda şut atmak yerine içeriyi zorlayarak şut atmaktan sürekli kaçtı.Bu şutuna olan güveninin olmadığını gösterir.
Pota altında ise Ömer Aşık tek başına kaldı.Kenardan gelen Enes Kanter zaman zaman yardım etse de Ömer kenara geldiğinde genel olarak savunmamız bir kademe aşağıya düşüyordu.Geçen sene kadroda olan Kerem Gönlüm ve Semih Erden'in yokluğunu oldukça hissettik.Bu iki oyuncudan en az birisi olsaydı her şey farklı olabilirdi.
Oyuncularımızın formsuz olmasının en büyük göstergesi üçlük yüzdemiz idi.Serbest atışta da zorlanıyorduk ama onu bir şekilde telafi edebiliyorduk.Ama bu turnuvada üçlük yüzdemiz de düşünce serbest atışlar telafi edilemedi ve serbest atışlar canımızı çok yaktı.Son maçta kaçırdığımız 13 serbest atıştan 2 sini atsaydık şu an çeyrek finaldeydik.
E grubunda oynadığımız ve kaybettiğimiz üç maçta oyuncularımızın istatistiklerine bir bakalım isterseniz.Öncelikle takımın kaptanı Hidayet Türkoğlu'na bir bakalım.
Hidayet türkoğlu Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında sırasıyla 13,9 ve 8 sayı ile oynadı.Şut performansı sırasıyla 4/12, 4/15 ve 3/10 oldu.Toplamda 11/37 ile oynadı Hidayet.Üçlüklerde 0/11, serbest atışlarda 8/12 ile oynadı.Toplam 5 asist, 3 top çalma, 1 top kaybı ve 12 ribaund ile bu üç maçı tamamladı.
Türkiye için en kritik üç maç olan Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında takımınızın en önemli oyuncularının başında gelen ve takım kaptanınız olan NBA yıldızınızın kritik bu üç maçta ortalaması 10 sayı, 4 ribaund ve 1.25 ile oynayamaz.Eğer turnuva başında hedefini olimpiyat vizesi almak olarak koyan NBA yıldızınızın bu hedefte oynadığı maçları bu rakamlarla bitiremez.Ne var ne yok ortaya koyması gerekiyor.Geçen sene nasıl takıma katkı verdiyse bu sene de aynısını yapmka zorunda.Hele bu turnuvada hedef olimpiyat vizesi almak ise.
Oyun kuruculara geldiğimizde ise görüntü vahim.Yıllardır birlikte oynayan ve artık takımın nasıl oynayacağını, neler yapacaklarını iyi bilen iki oyun kurucumuz Kerem ve Ender ço kötü oynadılar.Özellikle Kerem hücumda istediğini yapamadı.Üçlük yüzdesi oldukça kötü.Keza asist rakamları da yerlerde.Kerem E grubunda oynadığımız üç maçta 4/18 saha içi isabeti ile oynamış.10 tane üçlük denemiş, ancak 3ünde başarılı olmuş.Bu üç maçta hiç serbest atış kullanmamış.Kerem oyun kurmak gibi görevi olmasına rağmen asist sayısı 4 de kalmış.Ender'e geldiğimizde de durum hiç de farklı değil.5/15 saha içi isabeti, toplam 5 asist ve 6 top kaybı ile oynamış.Yani oyun kurucularımız E grubunda oynadığımız üç maçta saha içinde 9/33, çizgide 2/2(Ender Sırbistan maçında), 9 asist ve 8 top kaybı ile oynamışlar.
NBA yıldızının kötü performans gösterdiği maçlarda oyun kurucuların da böyle oynarsa maç kazanma olasılığın düşer elbette.Açıkcası oyun kurucularımız bekleneni veremedi ve sınıfta kaldılar.Ayrıca Kerem için de son turnuva olmuş olabilir.
Bir başka NBA yıldızımız Ersan İlyasova da turnuvayı iyi geçirmedi.Ersan'dan beklentiler fazla idi ve Ersan bu beklentileri karşılayamadı.Nedendir bilmiyorum Ersan boş kaldığı pozisyonlarda şutuna güvenip atışı kullanacakken O şutuna güvenmemeyi seçip içeriye girip zorlama atışlara yeltendi.Bu atışlarda da pek başarılı olamadı.Ersan 6/23 ile oynadı saha içinde.Ersan'ı düşündüğümüzde oldukça düşük bir rakam.Serbest atış çizgisine baktığımızda Ersan takımın en iyisi diyebiliriz.10/15 ile oynamış Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında.Kaçırdığı 5 atışın 4ünü son maçta Sırbistan karşısında kaçırdığını da söyleyelim.Ersan hücumda çok iyi olmasa da savunmada özellikle ribaundlarda Ömer Aşık'a oldukça yarıdımcı oldu.E grubunda oynadığımız maçlarda Ersan toplam 24 ribaund toplamış.Maç başında 8 ribaund demek ki bir 4 numaradan beklenen bir rakamdır.Ersan2ın bu maçlardaki istatistiklerine baktığımzıda hücumda iyi olmadığını ama savunmada işini en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.
İyi performan gösteren oyunculara geçtiğimizde ilk olarak Ömer Aşık'tan başlamak gerekir.Ömer Aşık NBA'de geçirdiği bir yılın ardından fiziki durumu baya geliştirmiş ve pota altında daha caydırıcı bir hale gelmiş.Geçen seneki Ömer'den daha iyi bir Ömer bulduğumuzu söylemeliyim.2. turda oynadığımız maçlarda Ömer pota altında tek başına savaştı diyebiliriz.Toplam 34 sayı atmak ile birlikte Ömer toplam 32 ribaund ile pota altındak ietkinliği göstermiş oldu.32 ribaundun 19 unun hücum ribaundu olduğunu söylersek Ömer'in nasıl bir turnuva geçirdiğini anlamış olursunuz.aldığı 19 hücum ribaundu ile Fransa maçında geriden geldik, Almanya maçında geriden geldik ve en son Sırbistan maçında maça ortak olduk.hücumdaki formsuzluğumuza rağmen kaçan şutları alan Ömer 2. şans sayıları yarattı ve takımın maçta kalmasını sağladı ama sadece Ömer'in mücadelesiyle olmadı maalesef.Ömer Aşık ortaya koyduğu performansa, hücum ribaundlarındaki etkinliğine hücumda kullanabileceği bir şut eklerse o zaman Ömer bir basamak daha gelişmiş olur.Tabi bir de serbset atış yüzdesini %50-60 seviyelerine çıkarması gerekiyor.
2 yıl basketbol oynamamış bir oyuncu için iyi bir performans sergiledi Enes Kanter.Takıma dahil olurken biraz endişeleri vardı ama turnuvada oynadığı oyunla bu takımın Ömer Aşık ile birlikte pota altındaki silahlardan biri olacağını gösterdi.Enes aynı Ömer gibi hücum ribaundlarında baya etkili oldu.2. turda maçlarda toplam 10 ribaund almış bunların 6 sı hücum ribaundu.Hücum ribaundlarına saldırışı dışında Ömer'den farklı olarak hücumda kullanacabileceği bir organizasyona sahip.Maçlarda sayı bulduğu pozisyonlarda bu organizasyonu çoğu kez yaptı ve başarılı da oldu.2. tuda Enes'ten 26 sayı katkı geldi.
Ömer ile ikisini düşündüğümüzde 2. turda oynadığımız üç maçta toplam 60 sayı, 42 ribaund(25 hücum ribaundu) ile oynamışlar.iki pota altı oyuncudan böyle bir katkı almana rağmen hiç maç kazanamamış olman gerçekten şaşırtıcı.Diğer oyuncuların bir düşünmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Takıma yeni dahil olan oyunculardan birisi de Emir idi.Emir Fenebahçe Ülker'de üstlenmiş olduğu sorumluluklardan dolayı Milli Takıma dahil edildi.5 numara haricinde her pozisyonda oynayabilme özelliğinden dolayı Emir tercih edilebilecek bir oyuncu haline geldi.Kenardan gelerek takımı hareketlendirmeye, hücumda bir düzen içinde oynanmasına katkı sağladı.Kenardan gelerek takımın itici gücü olmayı başarmıştı.Her ne kadar hücumda güvendiğimiz oyuncuların başında gelse de bazen öyle tercihlerde bulunuyordu ki takıma zarar verebiliyordu.Aslında tek amacı takıma olumlu katkı verebilmek ama bazen işler rayından çıkabiliyordu.Fransa maçında yaptığı tek top kaybını hala unutabilmiş değilim.
Emir'in istatistikelrine gelirsek Emir 10/14 serbest atış oranına sahip.2. turda Emir 26 sayı 8 ribaund ile oynamış.3 asist ile 2 top kaybı da diğer istatistikleri...
Takımın abilerinden olan Ömer Onan da pek iyi bir turnuva geçirmedi ama bir istatistik de takımın en iyisi idi.Ömer takımımızın üçlük atışlarda en iyi yüzdeye sahip olan oyuncumuz oldu.Ömer turnuvayı %48 üçlük yüzdesi ile tamamladı.2.turda da bu istatistiği tutturmuş neredeyse.5/13 ile oynamış.
Oyuncularımızın performanslarına baktığımızda iyiler arasında Ömer Aşık, Enes Kanter ve Emir Preldzic'i sayabiliriz.Kötüler için de adaylar Hidayet, KErem ve Ender olabilir.Ortada olanlar için ise ribaundlardaki katkısıyla Ersan'ı, üçlüklerdeki yüzdesiyle de Ömer'i sayabiliriz.Oğuz Şavaş, Sinan Güler, Cenk Akyol ve İzzet'i ise ne oynadılar anlamadım başlığı altında sayabiliriz.
Sonuç olarak bizim için turnuva iyi geçmedi ve Dünya 2. olan takımımız turnuvada oynadığı 8 maçın 5ini kaybetti.Kaybettiği maçlarda da öne geçme şansı yakalamıştı üstelik.Kötü şut performansından doalyı bir türlü öne geçemedik.2. turda bir maç kazansaydık bugün her şey farklı olabilirdi ama olmadı.Şimdi Orhun Ene teknik ekibini toplayarak durum değerlendirmesi yapmalı ve bundan sonra nasıl yol çizileceğini belirlemeliler.Gerekirse kadroda revizyona gitmeliler.Hidayet, Kerem ve Ömer'in yaşını düşünürsek 2 sene sonraki Avrupa Şampiyonası'nda olurlar mı bilemiyorum ama gerekirse bu oyunculara teşekkür edip buraya kadar denilebilir.
Bu oyuncuların yerini alttan kimleri koyabiliriz bilemiyorum ama bu turnuvayı iyi değerlendirip gelecekteki kadromuzu ona göre kurmamız gerekiyor.Takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında Ömer, Enes, Semih, Ersan, Emir, Ender ve Doğuş sayılabilir.Bu 7 oyuncuya ekleyeceğimiz 5 oyuncu ile tekrardan ivmemizi yukarıya doğru çevirebiliriz.Bu turnuva amaç final oynamak değildi.Olimpiyat vizesi almak ana hedefti.Bu doğrutuda 2.turdan çıkamamamız bizi bu yüzden üzdü.yoksa eğer çeyrek finale çıksaydık bu beni mutlu ederdi.
O yüzden teknik ekibe fazla yüklenmemek gerekir.Formsuzduk ve şutlarımız girmedi ve çeyrek finale kalamadık.Durum bu kadar basit.Yok eğer takımın oyununu en ince ayrıntısına kadar incelemek isterseniz siz bilirsiniz ama ben açıkcası gerek olmadığını düşünüyorum.Sadece çözüm bulacağımız şey şutların girmemesi üzeirne olmalı.O yüzden geçen sene maddi manevi diye bağıranları toplayacak Orhun Ene ve neden böyle şut attıklarını soracak.Hücumda neden bu kadar donuktular.Bu soruları cevabını aldıktan sonra gelecek planlamasını daha iyi yapar diye düşünüyorum.
Orhun Ene bir basın toplantısı düzenleyecekmiş.Belki bu soruların cevabını basın toplantısında bizimle paylaşır.Hidayet de katılacakmış.Ne diyecekler merak ediyorum.
Turnuvada kaybettiğimiz maçlarda hep kazanma şansı yakalamıştık ama bir türlü değerlendiremedik.Hangi maçlardı bunlar?Fransa, Almanya ve Sırbistan...Polonya'ya kaybettiğimiz maçı saymıyorum o bir iş kazası idi ve bu yenilgi çeyrek final yolunda fazla etkili olmadı.Litvanya maçı ise ilk grupta olduğu için saymıyorum.Sonuçta o yenilgiyi İspanya maçı ile telafi etmiştik.
Kaybettiğimiz bu 3 maça baktığımızda takımın abileri olarak değerlendirdiğimiz ve hücumda takımı sırtlayacağını düşündüğümüz oyuncularımız maalesef sınıfta kaldılar.NBA yıldızımız Hidayet Türkoğlu oldukça kötü yüzde ile hücum etti.Kötü yüzdesinden çok hücumda takımın yönlendirmede yetersiz kaldı veya sorumluluk almadı.
Hidayet oyunu yönlendirmede yeteri kadar sorumluluk almayınca oyun kurma işi Kerem ve Ender'in üstüne kaldı.Maalesef onlar da takımı hücumda organize edemedi.Özellikle asist rakamlarına baktığımızda iki oyun kurucumuz sınıfta kaldı.
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'nda takımın en büyük kozu olan Ersan İlyasova da oldukça formsuzdu.Savunmada ribaundlarda Ömer Aşık'a yardım etse de hücumda bekleneni veremedi.Hücumda boş kaldığı pozisyonlarda şut atmak yerine içeriyi zorlayarak şut atmaktan sürekli kaçtı.Bu şutuna olan güveninin olmadığını gösterir.
Pota altında ise Ömer Aşık tek başına kaldı.Kenardan gelen Enes Kanter zaman zaman yardım etse de Ömer kenara geldiğinde genel olarak savunmamız bir kademe aşağıya düşüyordu.Geçen sene kadroda olan Kerem Gönlüm ve Semih Erden'in yokluğunu oldukça hissettik.Bu iki oyuncudan en az birisi olsaydı her şey farklı olabilirdi.
Oyuncularımızın formsuz olmasının en büyük göstergesi üçlük yüzdemiz idi.Serbest atışta da zorlanıyorduk ama onu bir şekilde telafi edebiliyorduk.Ama bu turnuvada üçlük yüzdemiz de düşünce serbest atışlar telafi edilemedi ve serbest atışlar canımızı çok yaktı.Son maçta kaçırdığımız 13 serbest atıştan 2 sini atsaydık şu an çeyrek finaldeydik.
E grubunda oynadığımız ve kaybettiğimiz üç maçta oyuncularımızın istatistiklerine bir bakalım isterseniz.Öncelikle takımın kaptanı Hidayet Türkoğlu'na bir bakalım.
Hidayet türkoğlu Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında sırasıyla 13,9 ve 8 sayı ile oynadı.Şut performansı sırasıyla 4/12, 4/15 ve 3/10 oldu.Toplamda 11/37 ile oynadı Hidayet.Üçlüklerde 0/11, serbest atışlarda 8/12 ile oynadı.Toplam 5 asist, 3 top çalma, 1 top kaybı ve 12 ribaund ile bu üç maçı tamamladı.
Türkiye için en kritik üç maç olan Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında takımınızın en önemli oyuncularının başında gelen ve takım kaptanınız olan NBA yıldızınızın kritik bu üç maçta ortalaması 10 sayı, 4 ribaund ve 1.25 ile oynayamaz.Eğer turnuva başında hedefini olimpiyat vizesi almak olarak koyan NBA yıldızınızın bu hedefte oynadığı maçları bu rakamlarla bitiremez.Ne var ne yok ortaya koyması gerekiyor.Geçen sene nasıl takıma katkı verdiyse bu sene de aynısını yapmka zorunda.Hele bu turnuvada hedef olimpiyat vizesi almak ise.
Oyun kuruculara geldiğimizde ise görüntü vahim.Yıllardır birlikte oynayan ve artık takımın nasıl oynayacağını, neler yapacaklarını iyi bilen iki oyun kurucumuz Kerem ve Ender ço kötü oynadılar.Özellikle Kerem hücumda istediğini yapamadı.Üçlük yüzdesi oldukça kötü.Keza asist rakamları da yerlerde.Kerem E grubunda oynadığımız üç maçta 4/18 saha içi isabeti ile oynamış.10 tane üçlük denemiş, ancak 3ünde başarılı olmuş.Bu üç maçta hiç serbest atış kullanmamış.Kerem oyun kurmak gibi görevi olmasına rağmen asist sayısı 4 de kalmış.Ender'e geldiğimizde de durum hiç de farklı değil.5/15 saha içi isabeti, toplam 5 asist ve 6 top kaybı ile oynamış.Yani oyun kurucularımız E grubunda oynadığımız üç maçta saha içinde 9/33, çizgide 2/2(Ender Sırbistan maçında), 9 asist ve 8 top kaybı ile oynamışlar.
NBA yıldızının kötü performans gösterdiği maçlarda oyun kurucuların da böyle oynarsa maç kazanma olasılığın düşer elbette.Açıkcası oyun kurucularımız bekleneni veremedi ve sınıfta kaldılar.Ayrıca Kerem için de son turnuva olmuş olabilir.
Bir başka NBA yıldızımız Ersan İlyasova da turnuvayı iyi geçirmedi.Ersan'dan beklentiler fazla idi ve Ersan bu beklentileri karşılayamadı.Nedendir bilmiyorum Ersan boş kaldığı pozisyonlarda şutuna güvenip atışı kullanacakken O şutuna güvenmemeyi seçip içeriye girip zorlama atışlara yeltendi.Bu atışlarda da pek başarılı olamadı.Ersan 6/23 ile oynadı saha içinde.Ersan'ı düşündüğümüzde oldukça düşük bir rakam.Serbest atış çizgisine baktığımızda Ersan takımın en iyisi diyebiliriz.10/15 ile oynamış Fransa, Almanya ve Sırbistan maçlarında.Kaçırdığı 5 atışın 4ünü son maçta Sırbistan karşısında kaçırdığını da söyleyelim.Ersan hücumda çok iyi olmasa da savunmada özellikle ribaundlarda Ömer Aşık'a oldukça yarıdımcı oldu.E grubunda oynadığımız maçlarda Ersan toplam 24 ribaund toplamış.Maç başında 8 ribaund demek ki bir 4 numaradan beklenen bir rakamdır.Ersan2ın bu maçlardaki istatistiklerine baktığımzıda hücumda iyi olmadığını ama savunmada işini en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.
İyi performan gösteren oyunculara geçtiğimizde ilk olarak Ömer Aşık'tan başlamak gerekir.Ömer Aşık NBA'de geçirdiği bir yılın ardından fiziki durumu baya geliştirmiş ve pota altında daha caydırıcı bir hale gelmiş.Geçen seneki Ömer'den daha iyi bir Ömer bulduğumuzu söylemeliyim.2. turda oynadığımız maçlarda Ömer pota altında tek başına savaştı diyebiliriz.Toplam 34 sayı atmak ile birlikte Ömer toplam 32 ribaund ile pota altındak ietkinliği göstermiş oldu.32 ribaundun 19 unun hücum ribaundu olduğunu söylersek Ömer'in nasıl bir turnuva geçirdiğini anlamış olursunuz.aldığı 19 hücum ribaundu ile Fransa maçında geriden geldik, Almanya maçında geriden geldik ve en son Sırbistan maçında maça ortak olduk.hücumdaki formsuzluğumuza rağmen kaçan şutları alan Ömer 2. şans sayıları yarattı ve takımın maçta kalmasını sağladı ama sadece Ömer'in mücadelesiyle olmadı maalesef.Ömer Aşık ortaya koyduğu performansa, hücum ribaundlarındaki etkinliğine hücumda kullanabileceği bir şut eklerse o zaman Ömer bir basamak daha gelişmiş olur.Tabi bir de serbset atış yüzdesini %50-60 seviyelerine çıkarması gerekiyor.
2 yıl basketbol oynamamış bir oyuncu için iyi bir performans sergiledi Enes Kanter.Takıma dahil olurken biraz endişeleri vardı ama turnuvada oynadığı oyunla bu takımın Ömer Aşık ile birlikte pota altındaki silahlardan biri olacağını gösterdi.Enes aynı Ömer gibi hücum ribaundlarında baya etkili oldu.2. turda maçlarda toplam 10 ribaund almış bunların 6 sı hücum ribaundu.Hücum ribaundlarına saldırışı dışında Ömer'den farklı olarak hücumda kullanacabileceği bir organizasyona sahip.Maçlarda sayı bulduğu pozisyonlarda bu organizasyonu çoğu kez yaptı ve başarılı da oldu.2. tuda Enes'ten 26 sayı katkı geldi.
Ömer ile ikisini düşündüğümüzde 2. turda oynadığımız üç maçta toplam 60 sayı, 42 ribaund(25 hücum ribaundu) ile oynamışlar.iki pota altı oyuncudan böyle bir katkı almana rağmen hiç maç kazanamamış olman gerçekten şaşırtıcı.Diğer oyuncuların bir düşünmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Takıma yeni dahil olan oyunculardan birisi de Emir idi.Emir Fenebahçe Ülker'de üstlenmiş olduğu sorumluluklardan dolayı Milli Takıma dahil edildi.5 numara haricinde her pozisyonda oynayabilme özelliğinden dolayı Emir tercih edilebilecek bir oyuncu haline geldi.Kenardan gelerek takımı hareketlendirmeye, hücumda bir düzen içinde oynanmasına katkı sağladı.Kenardan gelerek takımın itici gücü olmayı başarmıştı.Her ne kadar hücumda güvendiğimiz oyuncuların başında gelse de bazen öyle tercihlerde bulunuyordu ki takıma zarar verebiliyordu.Aslında tek amacı takıma olumlu katkı verebilmek ama bazen işler rayından çıkabiliyordu.Fransa maçında yaptığı tek top kaybını hala unutabilmiş değilim.
Emir'in istatistikelrine gelirsek Emir 10/14 serbest atış oranına sahip.2. turda Emir 26 sayı 8 ribaund ile oynamış.3 asist ile 2 top kaybı da diğer istatistikleri...
Takımın abilerinden olan Ömer Onan da pek iyi bir turnuva geçirmedi ama bir istatistik de takımın en iyisi idi.Ömer takımımızın üçlük atışlarda en iyi yüzdeye sahip olan oyuncumuz oldu.Ömer turnuvayı %48 üçlük yüzdesi ile tamamladı.2.turda da bu istatistiği tutturmuş neredeyse.5/13 ile oynamış.
Oyuncularımızın performanslarına baktığımızda iyiler arasında Ömer Aşık, Enes Kanter ve Emir Preldzic'i sayabiliriz.Kötüler için de adaylar Hidayet, KErem ve Ender olabilir.Ortada olanlar için ise ribaundlardaki katkısıyla Ersan'ı, üçlüklerdeki yüzdesiyle de Ömer'i sayabiliriz.Oğuz Şavaş, Sinan Güler, Cenk Akyol ve İzzet'i ise ne oynadılar anlamadım başlığı altında sayabiliriz.
Sonuç olarak bizim için turnuva iyi geçmedi ve Dünya 2. olan takımımız turnuvada oynadığı 8 maçın 5ini kaybetti.Kaybettiği maçlarda da öne geçme şansı yakalamıştı üstelik.Kötü şut performansından doalyı bir türlü öne geçemedik.2. turda bir maç kazansaydık bugün her şey farklı olabilirdi ama olmadı.Şimdi Orhun Ene teknik ekibini toplayarak durum değerlendirmesi yapmalı ve bundan sonra nasıl yol çizileceğini belirlemeliler.Gerekirse kadroda revizyona gitmeliler.Hidayet, Kerem ve Ömer'in yaşını düşünürsek 2 sene sonraki Avrupa Şampiyonası'nda olurlar mı bilemiyorum ama gerekirse bu oyunculara teşekkür edip buraya kadar denilebilir.
Bu oyuncuların yerini alttan kimleri koyabiliriz bilemiyorum ama bu turnuvayı iyi değerlendirip gelecekteki kadromuzu ona göre kurmamız gerekiyor.Takımın vazgeçilmez oyuncuları arasında Ömer, Enes, Semih, Ersan, Emir, Ender ve Doğuş sayılabilir.Bu 7 oyuncuya ekleyeceğimiz 5 oyuncu ile tekrardan ivmemizi yukarıya doğru çevirebiliriz.Bu turnuva amaç final oynamak değildi.Olimpiyat vizesi almak ana hedefti.Bu doğrutuda 2.turdan çıkamamamız bizi bu yüzden üzdü.yoksa eğer çeyrek finale çıksaydık bu beni mutlu ederdi.
O yüzden teknik ekibe fazla yüklenmemek gerekir.Formsuzduk ve şutlarımız girmedi ve çeyrek finale kalamadık.Durum bu kadar basit.Yok eğer takımın oyununu en ince ayrıntısına kadar incelemek isterseniz siz bilirsiniz ama ben açıkcası gerek olmadığını düşünüyorum.Sadece çözüm bulacağımız şey şutların girmemesi üzeirne olmalı.O yüzden geçen sene maddi manevi diye bağıranları toplayacak Orhun Ene ve neden böyle şut attıklarını soracak.Hücumda neden bu kadar donuktular.Bu soruları cevabını aldıktan sonra gelecek planlamasını daha iyi yapar diye düşünüyorum.
Orhun Ene bir basın toplantısı düzenleyecekmiş.Belki bu soruların cevabını basın toplantısında bizimle paylaşır.Hidayet de katılacakmış.Ne diyecekler merak ediyorum.
17 Ağustos 2011 Çarşamba
Orhun Ene Litvanya'ya Nasıl Bir Kadro Götürecek?
Litvanya'nın ev sahipliğinde yapılacak olan 2011 Avrupa Şampiyonası'na 13 gün kaldı.Takımımız çalışmalarına tam gaz devam ediyor.Hazırlık aşamasında görüntümüz pek parlak değildi ama moralleri bozmamız gerekiyor.Geçen sene düzenlenen Dünya Şampiyonası'nın öncesinde de oynadığımız maçlar da pek de iyi değildik.O yüzden hazırlıklar sürerken oynadığımız maçların skorlarından çok bir arada oynayarak oyuncularımızın birbirlerini tanıması önemlidir.
OYuncularımızın birbirlerini tanıması diyorum ama kadroda olması muhtemel 3 oyuncumuzun sakatlığı var.Sinan Güler hafiften kendini toparlasa da Ömer Aşık ile Semih Erden'in durumu kafaları karıştırıyor.Her ne kadar şampiyonaya yetişecekleri söylense de takıma dahil olduklarında geçen seneki performanslarından ne kadarını sahaya yansıtacaklar kestirilemiyor.Bu iki uzunumuzun dışında geçen sene takımda çok önemli roller üstlenen Kerem Gönlüm sakatlığından dolayı şampiyonada olamayacak.Geçen seneki başarıda önemli katkıları olan pota altının bel kemiği durumunda olan Semih, Ömer ve Kerem'den yararlanamayacak olunması gerçekten Milli Takım için kötü bir haber.Ömer ve Semih sakatlıktan kurtulur ve sahaya %100 leri verirler.Ama bunun çok kolay olamdığını söyleyelim.Maç temposuna alışmaları zaman alabilir ve bu zaman içerisinde Milli Takım için her şey bitebilir.
Pota altı oyuncularımızdaki bu sıkıntılardan dolayı Orhun Ene epeyce zorlanacaktır.Elinde pota altı oyuncusu olarak Enes, Oğuz, İzzet ve Furkan bulunuyor.Yetişecekleri söyleniyor ama ola ki Semih ve Ömer şampiyonada olmazsa saydığım bu dörtlü ile oldukça sıkıntı yaşarız.Bu yüzden Orhun Ene'nin Ömer ve Semih'i kadroya dahil etmekten başka bir şansı yok.15 dakika oynayabilecek durumda olsalar bile kadroya dahil edilmeleri gerekir.Onlarsız gideceğimiz bir şampiyona bizim için başlamadan biter.
Ömer Aşık ve Semih Erden'in kadroda olabileceğini düşünerek 12 oyuncu kimlerden oluşacak bir bakalım.
Öncelikle kadroda yeri kesin olan isimlerden başlayalım.Bu isimlerin başında takım kaptanı Hidayet geliyor.Oynadığımız turnuvada iyi bir görüntü vermese de Hidayet bu takım için çok değerli.Geçen seneki Sırbistan maçının kahramanı olan Kerem Tunçeri'nin de yeri garanti.Keremsiz guard pozisyonu düşünülemez.NBA'deki temsilcilerimizden Ersan İlyasova'nın da yeri hazır.Takımın hem savunmasında hem de hücumunda önemli rollere sahip olan Ömer Onan da kadroda kesin yer alacaktır.Pota altındaki tek sağlam oyuncumuz olan Oğuz Savaş da kesin olacaktır.Dünya Şampiyonasına yetiştirilemeyen ama bu şampiyonada kendisinden çok şey beklediğimiz Emir Preldzic kadroda yerini alacaktır.
6 oyuncuyu kadroya dahil ettik.Kaldı 6 oyuncu.Pozisyonlardan giderek diğer 6 oyuncunun kimler olabileceğine bakalım.
Guard pozisyonunda Ender, Barış ve Doğuş var.Bu üç isim arasında yeri daha garanti olan oyuncu Ender Arslan.Bir standartı olmamsından dolayı bazen sıkıntı yaratsa da oynadığı zaman neler yapabildiğini biliyoruz.O yüzden Ender kadroda olmalı.diğer isim kim olacak?Genellikle Barış hep 3. guard olarak kadroya alınıyor ama bu sefer Barış'ın değil de Doğuş'un seçileceğini düşünüyor.Guard pozisyonunda savunma yönü yüksek olan bir ismin olması bizim açımızdan daha iyi olacaktır.Bu şampiyonada Doğuş'u denemekte fayda var d,ye düşünüyorum.
Pota altına geldiğimizde Oğuz Savaş'ın kesin olacağını düşünürsek pota altında mücadele edecek diğer üç isim için adaylar Ömer Aşık, Semih Erden, Enes Kanter, Furkan Aldemir ve İzzet Türkyılmaz...Eğer Ömer ve Semih şampiyonaya kadar iyileşir ve 15 dakika bile oynayacak duruma gelirlerse Orhun Ene kesin olarak kadroya dahil edecektir.Eğer Ömer ve Semih kadroda yer alırsa 3.isim belli.Enes Kanter...Ömer, Semih, Oğuz ve Enes'ten oluşacak pota altı güçlü bir pota altı oalcaktır diye düşünüyorum.Tabi ki Ömer ve Semih iyi durumda olurlarsa.
Gelelim kısalara.Ömer Onan, Hidayet, Emir ve Ersan dışında kalan kısalar Sinan, Cenk.Uzun kollarıyla rakip oyuncuları çıldırtan, savunmasıyla takıma moral veren Sinan ile oynanan turnucada iyi bir performans sergileyen, takımın en iyilerinden olarak göze çarpan Cenk Akyol arasında seçim yapmak zorunda kalacak Orhun Ene.Sakatlıktan dolayı fiziksel olarak şu an için iyi durumda değil Sinan Güler.Şampiyonaya kadar ne olur bilemiyorum.Ondan beklenen katkıyı verebilirliği konusunda şu an için şüphelerim var.Diğer taraftan Cenk'e de güvenemiyorsunuz.İyi bir oyuncu ama takıma ne kadar katkı verir kestiremiyorsunuz.Emir de kadroya dahil edilmişken ben tercihimi Sinan'dan yana kullanırdım.Emir hem savunmada hem de hücum da Cenk'ten daha fazla işe yarayacaktır.
Ben 2011 Avrupa Şampiyonası öncesi bir kadro oluştumaya çalıştım.Üç aşağı beş yukarı kadro bu şekilde oalcaktır diye düşünüyorum.Umarım şampiyona öncesi hiçbir sakat oyuncumuz olmaz ve hazır bir şekilde Litvanya'ya gideriz.Benim kadrom şu şekilde;
Kerem Tunçeri, Ender Arslan, Doğuş Balbay, Ömer Onan, Sinan Güler, Emir Preldzic, Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova, Enes Kanter, Ömer Aşık, Semih Erden, Oğuz Savaş.....
Etiketler:
emir preldzic,
ender arslan,
enes kanter,
ersan ilyasova,
eurobasket 2011,
hidayet türkoğlu,
kerem tunçeri,
oğuz savaş,
ömer aşık,
ömer onan,
semih erden,
sinan güler
13 Nisan 2011 Çarşamba
Ömer Aşık'ın NBA Kariyerine Mercek
NBA'de normal sezon bu gece oynanacak maçlar ile sona eriyor.Bu sezon Derrick Rose önderliğinde büyük bir başarıya imza atan Chicago Bulls'ta oynayan Ömer Aşık'ı mercek altına almak istedim.Tüm sezon boyunca oynadığı maçlarda nasıl bir istatistik elde etmiş, kariyer rekorları nelerdir gibi sorulara cevap aradım.
İlk önce çıktığı maç sayısına bakalım.Ömer Aşık oynanan 81 maçta da oynama şansı buldu.Bazen aldığı şanslar saniyeler mertebesinde olsa da 81 maç Chicago Bulls formasıyla mücadele etti.Bu 81 maçlık periyotta Ömer ilk beşte çıkma şansı yakalayamadı.Kenardan gelerek Chicago'nun savunması bir kadame üste çıkarma görevi verildi.
Maç sayısından sonra aldığı dakikalara bakalım.Ömer 81 maçta oynadığı en uzun maç Howard'a karşı vermiş olduğu şahane mücadelenin olduğu maç.Orlando Magic maçı.Ömer Orlando maçında 31.27 dakika süre aldı ve bu süre şu an için Ömer'in kariyer rekoru durumunda.En az süreyi ise Toronto maçında 24 sn ile aldı.
Ömer'in en fazla top kullandığı maç Portland maçı.Ömer 8 kere şansını denemiş ve 4'ünde başarılı olmuş.Ömer 21 maçta ise hiç top kullanmamıştır.Ömer için Sacramento maçı kariyer maçıydı.İki durumdan ötürü.Biri kullandığı 6 şutu da sayıya çevirerek %100 ile oynamasıdır.Diğerini daha sonra söyleyeceğiz.Madem şut performansından gidiyoruz.O zaman sıra serbest atışlarda.Ömer en çok çizgiye geldiği maç Atlanta maçıdır.Ömer bu maçta 8 kere çizgiye gelmiş ve 5'inde başarılı olmuş.Atlanta maçında serbest atış çizgisindeki 5 isabet aynı zamanda Ömer'in bu alandaki kariyer rekoru.
Ömer'in bu sezon için asli görevi olarak görevlendirildiği istatistiğe geldik.Ribaund rakamları...Ömer'in toplam ribaundda kariyer rekoru New Jersey maçındaki 16 ribaund.Hücum ribaunda bakarsak yine aynı maçı göreceğiz.New Jersey maçında almış olduğu 9 hücum ribaundu bu alandaki kariyer rekoru.Savunma ribaundundaki kariyer rekoru 10 ribaund.Miami maçında 20.44 dakika oynayarak elde etmiş.
Asist rakamlarına gelirsek öyle büyük rakamlar görmeyi beklemeyelim.Asıl görevi savunma olan ve daha ilk senesini yaşayan bir oyuncunun asist rakamları önemli değildir.Ama detaylı istatistik isteyenler için verelim.Ömer 5 maçta 2 asisit, 20 maçta 1 asist yaptı.56 maçta ise asist yapamadı.
Top çalma istatistiği de asistteki gibi.Yine de rakamları verelim.1 maçta 2 top çalma, 18 maçta 1 top çalma istatistiklerini yakaladı.
Sıra bloklarda...Ömer'in blok istatistiğindeki kariyer rekoru Toronto maçında yapmış olduğu 5 blok.Sezonun geneline bakarsak 36 maçta en az 1 blok yapmayı başardı.
Son olarak sayı istatistiğine geldik.İlk senesini yaşadığı için ve kendisinden oynanacak bir oyun olmadığı için sayı konusunda bazen sıkıntı yaşadı.Ama önceden de dediğim gibi O'nun ilk görevi kenardan gelerek takıma sertlik kazandırmak ki bu konuda gayet başarılı oldu.Neyse biz Ömer'in kariyer rekoruna bakalım.Saha içi isabet istatistiklerinde Sacramento maçı Ömer için iki yönden önemli demiştim.Biri saha içi basket sayısı diğeri ise attığı sayı.Ömer Sacramento maçında 14 sayı attı ve kariyer rekoru olarak bir kenara kaydettirdi.Ömer 81 maç boyunca 3 kere çift hanelere ulaşmış:Biri Sacramento diğer ikisi Toronto(13 sayı) ve New Jersey(11 sayı) maçları.Görüyoruz ki Sacramento, New Jersey ve Toronto Ömer'e kariyer rekorları konusunda baya yardımcı olmuşlar:) Ömer bu sezon 18 maçta hiç sayı bulamadı.
Genel olarak Ömer'in bu sezonki NBA kariyerine baktık.Bu sezon birçok maçta bizi gururlandıran Ömer'in istatistiklere yansımayan savunmadaki sertliğinden de bahsetmek gerekiyor.Chicago tarafından beğenilen ve koçun önemle üzerinde durduğu Ömer eğer hücumda kullanabileceği bir şut pozisyonu yaratabilirse Chicago gibi üst düzey takımlarda kendisine her zaman yer bulacaktır.Kendisine playofflarda başarılar diliyoruz.Gönlümüz O'nunla.Umarım ilk senesinde yüzük ile tanışır.
Semih Erden&Ömer Aşık # 12 Dev Adam
Bu videoyu yeni gördüm.Açıkcası Semih'in oynadığından da haberim yoktu.Semih güzel bir hareketle sayı buluyor ve ödülü 12 dev adam...Güzel bir şey...
26 Mart 2011 Cumartesi
Yeşil Formalı Kim?
Elbette tanıyorsunuz.kendisi Ömer Aşık olur.Nets takımı öyle bir koşullanmış ki Ömer'e potayı göstermemeye kararlılar.Çekin ellerinizi Ömer'den.Yükselişini engelleyemezsiniz :)
22 Mart 2011 Salı
Ömer'in Kariyer Gecesi - 2
Ömer istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor.Bu gece oynanan ve farklı kazandıkları maçta Ömer 14 sayı ile kariyer rekorunu kırdı.Ömer'i kutluyoruz.Aynen devam...
18 Mart 2011 Cuma
Ömer'in Kariyer Gecesi
Ömer Aşık gece oynanan New jersey maçında 11 sayı, 16 ribaundluk performansıyla göz doldurdu.16 ribaund ile Ömer kariyer rekorunu kırdı.Maçı bölüm bölüm izlediğim için tam anlamıyla oyunu hakkında bir fikir yürütemem ama izlediğim dakikalarda kendisinden beklenildiği şekilde oynadı.Ama bir eksik yönü her maçta göze batıyor.O da topu aşağıya indirmesi.Topu aşağıya indirdiği vakit uzun olmasının, uzun kollarının olmasının avantajı yok oluyor.Videoda da fark edeceksiniz topu aşağıya indirdiği için basket yapmakta zorlanıyor.Bunları aşabilirse iyi bir gelecek kendisini bekliyor.Aynen devam Ömer.
17 Mart 2011 Perşembe
JaVale McGee Canavarlaştı
Bİraz önce istatistiklere bakınca 12 blok rakamını gördüm ve biraz şaşırdım.Çünkü son yıllarda çift haneli blok sayısını hatırlamıyorum.Olduysa da çok azdır.Bu yüzden bir araştırayım dedim ve şununla karşılaştım.Bir maçta en fazla blok yapanlar listesinde birinci sırada Shaq var.Shaq 1993 yılında 15 blok yapmış.Javale McGee ise yaptığı 12 blok ile listeye 7. sıradan giriş yaptı.Bir daha yapar mı emin değilim ama bu maçta yaptığı bloklara bakacak olursak özellikle Ömer'e yaptığı bloklar feci.Bir de Derrick Rose'a yaptığı 2 blok da görsel açıdan zirve yapmış.Ömer'e yaptığı bloklardan dolayı kızgın da olsam hakkını vermek lazım.Ama sakın bir daha Ömer'i bloklayayım deme.
10 Mart 2011 Perşembe
Ömer Aşık Analizi (NBA.com)
No, no, no, Chicago Bulls general manager Gar Forman told the Denver Nuggets: We're not trading Joakim Noah in any Carmelo Anthony deal.
Sorry, Forman ultimately said as well, to teams that inquired about Taj Gibson and Luol Deng. The former is a valuable big off the bench and the latter a veteran who never has played better or been made to feel more needed than under first-year coach Tom Thibodeau.
Derrick Rose? We'll assume none of the other 29 team architects asked about him, unless one of them happened to be Forman's buddy and felt his pal in Chicago needed a good laugh.
And then there's Omer Asik. Houston had talked about swapping guard Courtney Lee for Asik, offering a shooting guard who -- at least on potential and in glimpses in his three-teams-in-three-years NBA tour -- could upgrade the Bulls lineup at its weakest spot. With starter Keith Bogans turning the position into a misnomer -- averaging 3.9 points on 39.6 percent shooting -- Lee's ability to score at twice Bogans' rate on a per-minute basis while shooting 46 percent could have been tempting.
But Forman passed. He stuck with the tradition of not trading big -- Asik, a rookie center frm Bursa, Turkey, is 7-foot and 255 pounds -- for small. He also faced charges that, in one of a GM's riskiest pitfalls, he was falling in love with his own players.
Except that in Asik's case, it has been a crush well-earned.
"There were quite a few teams that asked about him. But our feeling was, he's a real fit," Forman said Tuesday. "Both as a player and the type of guy he is for where we're at and where we're headed. We feel he's going to be here for a long time.
"He's never backed away. He enjoys contact. He's always been a physical kid who has really good tools, as far as athleticism, moving his feet. I'd seen him playing at a high level in European basketball, and he'd had success. Early in the year, he just wasn't used to the pace of our game. But he's an incredibly smart kid. He's got a terrific work ethic -- he lives in the gym, he's so thirsty to get better. So we thought the learning curve would be pretty quick."
In recent days, Asik has been seen taking and giving elbows in the paint with Orlando's Dwight Howard and banging with New Orleans' Emeka Okafor. He has locked down his spot as Noah's backup, even after veteran Kurt Thomas helped the Bulls to a 22-8 mark as the starter during Noah's absence (hand surgery).
Asik ranks eighth in rebounding in the NBA on a per-48-minute basis, averaging 15.7. His rebounding percentage of 19.1, which allows for his playing time, ranks higher than Andrew Bogut (18.5), Tim Duncan (18.2), Al Horford (16.7), Pau Gasol (16.0), David Lee (15.5) and Amar'e Stoudemire (12.9).
And as NBA.com's John Schuhmann noted this week, Asik holds a spot in the NBA's best five-man defensive lineup, with Gibson, Deng, Ronnie Brewer and C.J. Watson (74.5 points per 100 possessions, based on 96 minutes).
Asik (whose name is pronounced O-mair AH-sheek ) is proving to be worth not only more than Lee, but also the three second-round picks that Forman and Bulls vice president John Paxson sent to Portland for his rights in June 2008. Actually, the Bulls paid that price merely for the right to move up three spots in the second round that night -- they held the No. 39 pick but sensed that Asik would be gone after the Blazers' pick at No. 36.
Then Chicago had to wait two years for Asik's contract with Fenergahce Ulker in the Turkish League to lapse and sign him to its own deal, paying the 24-year-old a reported $1.72 million this year and $1.85 million in 2011-12.
But it has been worth every pick, payday and bit of patience required. Asik has been a big, defensive-minded reason for the Bulls' high rankings at that end. His focus on stops and rebounds has made him a favorite of the like-minded Thibodeau.
Breaking down Asik's game the other night, the Chicago coach said: "His biggest area of improvement is he's not picking up reckless fouls. He's learning how to play in the restricted area, which is critical. When he goes to help now, he's jumping straight up and utilizing his chest and pulling his hands back. He's a hard guy to finish over because of his length and athleticism."
Not bad for someone who came to basketball late and then had his development limited by injuries. Last season, for instance, Asik missed two months with a broken collarbone, averaging 8.9 points and 6.0 rebounds in seven Euroleague games and 10.8 and 6.2 rebounds in nine Turkish League games. But he has been a quick study.
"He's still a young basketball player," Orlando forward -- and Asik countryman -- Hedo Turkoglu told FIBA.com last summer before the World Championship games. "I think he started when he was like 15 or 16. But he's a hard worker and tries to get better every time. He just listens, and watches DVDs, films. He's the kind of guy that looks like he's hungry."
Asik helped Turkey earn a silver medal last summer, averaging 8.9 points, 6.9 rebounds, 1.22 blocks and 19 minutes in the tournament. He hit 55.2 percent of his shots and had a 17-point, 13-board game against China. Now he is part of a Turkish heritage in the NBA that includes Cleveland's Semih Erden, Milwaukee's Ersan Ilyasova, Utah's Mehmet Okur and Turkoglu. Also, a guard named Ibo Kutluay who played five games for Seattle in 2004-05.
Here is more from the book on Asik:
• He apparently has no "rookie duties" such as bringing donuts to the locker room or toting veterans' luggage.
• He is an excellent but allegedly frustrated backgammon player. "We play backgammon on the plane all the time," Noah shared. "I'm a very lucky guy when it comes to rolling dice, so he gets very upset, because tactically he's a lot better than I am. But I usually beat him. And it drives him nuts."
• Nicknames? "We call him Cheese Toast because he likes a lot of cheese toast on the road," Noah said. Fans have favored The Turkish Delight or even The Istan-Bull. After all, the Big O is taken and -- despite Asik's middle name, Faruk -- so is The King.
• Asik's English is not great, until you think about how well most U.S. players would speak the native tongue if they were playing in Turkey. "Every game I try to play hard. Try to improve myself and try to help the team," Asik said Monday after grabbing eight rebounds in less than 14 minutes of an 85-77 victory over New Orleans. "My first thing, I try to play defense and rebound. Try to help everybody ... I feel like Chicago is my homeland."
It certainly has been his classroom. Asik has been a stellar student, the kind every teacher, parent or coach loves. When he gets told something -- after a mistake or a situation new to him -- he remembers it. Rarely does Asik make the same mistake twice.
He has made strides while battling in practice against Noah, Gibson and Carlos Boozer. Some scouts compare him favorably to other import centers such as Andris Biedrins and Marcin Gortat. Offensively, his hands at times recall the "Manos de Piedra" of former boxing champ Roberto Duran. But he stays aggressive in the paint. And always, teammates pop off the bench, cheering for Asik and his successes in more than some mascot-y, Brian Scalabrine way.
Asik's work Friday against Howard, who had pushed the rookie around in their earliest meetings, was a breakthrough, both in court time logged and ability to absorb and dish punishment. Thibodeau especially likes unleashing Asik and Gibson together now, using the rhythm those two have developed since October.
"When [starters] are getting rest and taking days off, we go in and the coaching staff works with us a lot extra," the second-year Gibson said. "On the court, I'm always looking for him, he looks for me. He knows that if I get a blocked shot or a good defensive stop, I can count on him to get the rebound. As soon as we hit the ground, we're out there running, blocking shots, staying real active."
As a rookie, Asik has been tested by his opponents, targeted and pounded inside. He has passed most tests, evident mostly in Chicago's 44-18 record.
"To be honest with you," Deng said, "whatever team I'm playing, if there's a rookie guarding me, my eyes get bigger. That's just how it is -- you're playing someone who, even if they're talented, they've still got to learn to play the game. You can trick 'em a little bit.
"The past few games, Omer's been doing that to [other] guys, where he's getting under their skin, he's pushing them. That just shows growth."
Steve Aschburner
NBA.com da Ömer Aşık ile ilgili güzel bir yazı buldum ve paylaşmak istedim.Ömer'in takım tarafından ne kadar sahiplendiğini görebilirsiniz.
23 Eylül 2010 Perşembe
Semih Erden&Ömer Aşık
The United States came home from the 2010 FIBA World Championship with its first Worlds gold medal since 1994. But the biggest story out of Istanbul was arguably the play of the Turkish National Team.In reaching the gold medal game, the Turkish team had their best-ever showing in international competition, capturing the hearts of their countrymen along the way. The home crowd in both Ankara and Istanbul, singing or whistling on every possession, helped the Turks achieve a level of play that few thought they could reach before the tournament began.
If you just watched the gold medal game, you may not have noticed either Omer Asik or Semih Erden. With the United States' pressure defense keeping Turkey from getting the ball into its big men, they combined for just 14 points and six rebounds in 38 minutes. But both were key factors for Turkey in its eight victories prior to the final.
If you're neither a fan of the Chicago Bulls or Boston Celtics, it might take a while before you can distinguish Asik from Erden, because there are so many similarities between the two. Both were selected in the second round of the 2008 Draft, both were born in July of 1986 and both have spent the last three seasons with Fenerbahce Ulker in the Turkish league. They even have very similar skill sets.
Neither has a strong back-to-the-basket game or a reliable jumper. But both move well and can catch and finish at the rim, making pick-and-roll basketball where they're most comfortable. Neither is afraid of contact, but they will each need to add muscle to their frames.
Asik, originally selected with the 36th pick in '08 (and acquired in a Draft-day deal), will be a part of the Bulls' new look this season. He started at center for Turkey at the World Championship, averaging 8.9 points and 6.9 rebounds in 19.0 minutes.
Listed at 7-foot and 255 pounds, Asik is the bigger of the two. He took up a lot of space in the middle of Turkey's zone, which allowed the guards to extend out and put pressure on the perimeter.
The Bulls know that it might take a while for Asik to adjust to the speed of the NBA. With Kurt Thomas in place as Joakim Noah's backup at center, Asik will be allowed to come along slowly. Bulls officials think Asik could work his way into coach Tom Thibodeau's rotation by season's end, and they have high hopes for the 24-year-old -- who was signed to a two-year contract -- down the line.
"The biggest reason that we think he's got a bright future is really just his makeup and his character," Bulls general manager Gar Forman told NBA.com. "He's a terrific kid that's a real worker. He's a bright kid who wants to learn. So I think there's a lot of potential there."
Erden, who was selected by the Celtics with the 60th (and final) pick in '08, is listed at 6-foot-11 and 240 pounds. He came off the bench for Turkey and averaged 9.1 points and 4.6 rebounds in 19.8 minutes at the World Championship. He often finished games and had a couple of huge plays -- an alley-oop dunk to put Turkey up one with 16 seconds left and a block at the buzzer to seal the win -- at the end of the thrilling semifinal victory over Serbia.
Erden is a little more athletic than Asik and could possibly play power forward in the NBA if he can develop a mid-range jumper. He is also signed to a two-year deal, but will have less of an opportunity than Asik to get consistent playing time before his contract is up. Erden was one of three centers the Celtics added this summer, and the other two, Jermaine and Shaquille O'Neal, have more than 2,000 games of NBA experience between them.
But Kendrick Perkins is out until at least February and it's highly doubtful that either O'Neal will play close to 82 games. So Erden will probably be called upon to contribute at some point this season. If he adjusts well to the NBA, he could be in the picture when the Celtics eventually rebuild.
Asik and Erden will take the number of Turkish players in the league from three (Milwaukee's Ersan Ilyasova, Utah's Mehmet Okur and Phoenix's Hedo Turkoglu) to five.
Both have the potential to be solid role players. And the adjustment from the international game to the NBA is a little easier for big men than it is for guards and small forwards. But a lot will depend on Asik's and Erden's ability to adjust to living in a new country and their willingness to deal with early setbacks.
If either can make an impact in the league, it will be another step forward for Turkish basketball.
John Schuhmann
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)