fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2012 Salı

Şarap Yıllandıkça Güzelleşir



Şarabın tadı yıllandıkça bir başkadır ya Shevchenko da dün o tadı verdi gerçekten.Son turnuvasını olduğunu düşündüğümüzde ve evinde veda edeceğini düşündüğümüzde gol attıktan sonra ben daha fazla sevinmişimdir diye düşünüyorum.Aslında Fenerbahçe açısından hiç de güzel anılarımız yok ama bir futbolsever olarak dün attığı 2 gol insanı duygulandırıyor gerçekten.Bir sezon boyunca futboldan o kadar uzaklaştık ki bu tür duygulara hasret kaldığımızı fark ediyorum.Ukrayna gruptan çıkar mı bilinmez ama Shevchenko önderliğinde ilk adımı attılar.İngiltere ve Fransa'nın dün sergilemiş oldukları performansı görünce Ukrayna bu galibiyetle şansını oldukça arttırdı düşüncesindeyim.Futbolun güzelliği ortaya çıkar da Ukrayna gruptan çıkar.Shevchenko'dan dolayı birçok futbolsever Ukrayna'yı desteklediğini düşünürsek umarım isteğimiz gerçekleşir.

9 Aralık 2011 Cuma

Lyon-Fransa-Platini???


D.Zagreb ile Lyon arasında oynanan maç hakkında çıkan iddiaların ardı arkası kesilmiyor.Doğruluk payı var mıdır bilemem ama sezon başında Fenerbahçe için uygulanan sıfır toleransın Lyon için de uygulanmasını bekliyorum açıkcası.Çünkü maç öncesi oyuncunun bahis oynadığı fotoğrafı var, maçta gol sonrası göz kırpması var ve her şeyden önemlisi 7-1 lik bir maç var.Üstüne Lyon-Fransa-Platini üçlüsünü bir araya getirdiğimde burnuma pis kokular geliyor.Bu iddialar elbette araştırılacaktır ama hiçbir şey çıkmasa bile bu maçta bir şey olmadığını bana inandıramazlar.Çünkü 3 Temmuzdan beri bize böyle söylendi.

2 Aralık 2011 Cuma

Euro 2012'de Gruplar Belirlendi#(B Grubu=Ölüm Grubu)


Polonya ve Ukrayna'nın ortaklaşa düzenleyecekleri Euro 2012'de gruplar belli oldu.Beklenildiği gibi ölüm grubu oluşmuş durumda.B grubunda Hollanda, Almanya ve Portekiz'in yanında Danimarka yerine Fransa olsaymış...Cümleyi tamamlayamadım düşünün artık.A grubu diğer gruplara göre daha kolay olmuş.C grubunda İspanya karşısında savunmasıyla ünlü İtalya ile bizi eleyen Hırvatistan'ı bulacak.D grubunda şu anda istenilen düzeyde olmayan Fransa ve İngiltere var.Bu grupta İsveç'in sürpriz yapabileceğini düşünüyorum.

Gruplarla ilgili ilerleyen günlerde daha detaylı bahsederiz.Son olarak gruplardan kimler çıkar tahminime gelirsek;

A grubu:1-Rusya, 2- Yunanistan
B grubu:1-Almanya, 2-Hollanda
C grubu:1-İspanya, 2-İtalya
D grubu:1-Fransa, 2-İsveç

16 Eylül 2011 Cuma

Kirilenko Masaya Yumruğunu Vurdu



Litvanya'da düzenlenen 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda son çeyrek final maçında Rusya ile Sırbistan karşı karşıya geldi.Rusya maçı resimdeki oyuncu sayesinde kazandı ve yari finale çıktı.Kirilenko eski günlerinden bir performans gösterdi dün.Oynadığı 27 dakikada 14 sayı 11 ribaund, 6 asist, 4 top çalma ve 2 blok yaptı ve galibiyette büyük rol oynadı.Kirilenko kenardayken zorlanan Rusya, takımın lideri oyuna girince takımdaki rahatlama sayesinde hücumda gayet iyi oynadı.Kirilenko'nun sahada olması Rusya için çok şey anlamına geliyor. Zaten bir takımın lideri oyuna böyle etki yapabilmeli.

Yenilen tarafa geldiğimizde Sırbistan'da Teodosic maçı 9 top kaybı ile tamamladı ve Rusya'ya yarı final yolunda yardımcı oldu.Teodosic 20 sayı atsa da yaptığı 9 top kaybı ile takıma oldukça zrar verdi.Sırbistan Tepic'i hiç kullanamamasının sıkıntısı oldukça çekti.Eğer Tepic'i kullanabilseydi Sırbistan yarı finale çıkabilirdi.

Rusya yarı finale çıkarak olimpiyata gitmek için eleme maçı oynamayı garantiledi.Sırbistan ise klasman maçları oynarak olimpiyata gitmek için eleme maçı oynama hakkı kazanmaya çalışacak.Sırbistan'ın bugün Yunanistan'ı yenmesi yeterli olacaktır.

Turnuva daha da güzelleşti.Bir tarafta mücize yaratan Makedonya İspanya ile karşılacak.Diğer tarafta iki NBA yıldızının liderliğini yaptığı iki takım olan Rusya ve Fransa finale çıkmak için mücadele yapacak.2 güzel yarı final maçı bizi bekliyor.

Bugünün maç programı;

15.00 Yunanistan - Sırbistan

17.30 İspanya - Makedonya

21.00 Fransa - Rusya

7 Eylül 2011 Çarşamba

Şutumuza Olan Güveni Kaybetmeyelim(Türkiye:64-Fransa:68)



Litvanya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda E grubundaki ilk maçımızda Fransa'ya 68-64 kaybederek gruba yenilgi ile başlamış olduk.3. çeyrekte fark bir ara 15 sayıya kadar çıkmıştı.Savunma değişikliği ile alan savunması ile farkı erittik ve öne geçme şansı elde ettik.Ama istatistik açıdan kötü bir turnuva geçiren Kerem Tunçeri kullandığı 3lüğü sayıya çeviremeyince öne geçemedik.Daha sonra Ender Arslan'ın turnikeyi kaçırması sonrassında ribaundu Emir aldı ve üçük çizgisinin gerisine gitti ve 3lük atışında başarılı oldu ve maçın bitimine 7 saniye kala farkı 1 sayıya indirdik ve skoru 64-65 yaptık.Daha sonra taktik faulü Tony Parker'a yaptık ve sağolsun 2 de 2 attı ve skor 67-64 oldu.Orhun Ene'nin molasından sonra kenardan topu oyuna sokmak için Emir çzigideydi.Ama Emir 5 saniye içinde topu elinden çıkartamadı ve maçı uzatma şansımız da yok olmuştu.Bu top kaybından sonra taktik faul yapıldı ve Tony Parker 2 de 1 attı ve maçın skorunu belirledi.Fransa 68-64 kazandı ve E grubunda yenilgisiz yoluna devam etti.

Şimdi biraz maçın istatistiklerine bir bakalım.

Maç öncesi herkesin hemfikir olacağı şey ribaundlardaki üstünlüğü yakalamak ve kendi pota altındaki ribaundlara dikkat etmek idi.Fransızlar çok atletik olduğu için hücum ribaundlarında oldukça aktifler ve bu aktifliklerini kullanarak 2. şans sayıları bulmaları çok olası bir durum.Ribaund sayılarına baktığımızda 42-33 lük bir üstünlük sağlamışız.11 tane hücum ribaunduna izin vermişiz.Bu alanda istediğimizi elde etmişiz aslında.

2. dikkat edeceğimiz konu ise top kaybı sonrasında yiyeceğimiz fast break sayıalrı idi.Topun kıymetini iyi bilerek Fransızlara açık alan bırakmamak ana hedefimizdi.Topun kıymetini bilmek yerine oldukça fazla top kaybettik.Özellikle maçın ilk iki çeyreğinde 11 top kaybettik ki bu rakam bizim için oldukça fazla idi.İkinci yarı itibariyle topun kıymetini daha iyi bilerek maçı 16 top kaybı ile tamamladık.16 top kaybına rağmen Fransızların fast break sayıları oldukça azdı.Aslında çok top kaybettik ama Fransızlar bu kayıplardan açık alan bulamadılar ve fast break sayıları oldukça düşük kaldı.



Ribaundlar ve top kayıpalrından sonra dikkat etmemiz gereken şey Fransa takımının beyni idi.Kim o?NBA'de SA Spurs ile şampiyonluklar yaşamış bir oyuncu olan Tony Parker.İstatistik kağıdına baktığımızda PArker'ın 20 attığını görüyoruz ama oyuna baktığımızda 20 sayılıktan daha iyi bir savunam yaptığımızı görürüz.Parker üçüncü çeyrekte Fransa'nın sayı bulmakta zorlandığı anlarda peş peşe bulduğu 6 sayı ile hem takımına nefes aldırdı hem de çeyreğin Fransa lehine gitmesini sağladı.Parker'ın 20 sayısının 8ini serbest atışlardan bulduğunu ve eğer yanılmıyorsam ilk yarıda sadece 5 sayıda kalması O'nun üstündeki savunmayı gösterir.Ama oyunun sıkıştığı anlarda sorumluluk alması ve bizim de hücumda pozisyon bulmada zorlanmamız farkı bir ara 15 kadar çıkarttı.PArker'ın 20 sayı atması önemli değil.önemli olan Parker üzerindeki savunam idi ve bunu başardığımız düşünüyorum.

Peki dikkat etmemiz gereken üç noktada da başarılı olduysak nasıl olur da bu maçı kaybederiz?Şimdi de bu sorunun cevabını bulmaya çalışalım.

İlk olumsuzluk top kayıpları...Maç başına top kaybı ortalamamız 12 iken bu maçta sadece 11 top kaybettik.İkinci yarıda biraz daha topun kıymeti bilindi de bu sayıyı 16 da tutmayı başardık.Yoksa top kaybı sayımz giderek artma eğiliminde idi.Ama ikinci yarıda sadece 5 top kaybetsek de son top kaybımız öyle can alıcı ki maçın kaderini değiştiren bir top kaybı idi.Emir son beş saniye kala topu kenardan sokmakta gecikti ve 5 saniye içinde oyuna sokamadı ve top kaybına neden oldu.Emir şu ana kadar oldukça verimli oynuyordu ama bu hatası bir maça mal oldu diyebiliriz.Top oyuna girseydi ne yapardık bilmiyorum ama en azındn maçı uzatma şansımı heba oldu.

İkinci nokta Fransızların atletik olmaları ve kollarının uzunluğu sebebiyle hücumda istediğimiz pozisyonları bulamadık.Her perdeden sonra adam değiştirmeleri bizim bulmayı ummuduğumuz pozisyonları, boş atışları bulamamıza neden oldu.Maç içinde Murat Murathanoğlu sürekli dile getiriyordu.Fransızlar neredeyse aynı boydalar ve perdeden sonra adam değiştirdikten sonra aynı şekilde savunmaya devam ediyorlardı.Hücumda zorlanmamızın nedenlerinden biri de bu idi.

Diğer bir nokta üçlük yüzdemiz.Maalesef bu maçta da kötü üçlük attık ve 5/24 gibi bir oran ile maçı tamamladık.Bu 24 atış içerisinde aslında istediğimiz boş atışlar da var ama bir türlü yüzdemizi yukarıya çekemedik.Bu yüzdemiz böyle giderse kendimize olan güven de azalacaktır.Çünkü eğer oyuncularımız üçlük yüzdemiz kötü olduğu düşünüp boş atışlarda bir an olsun kararsız kalırlarsa işte o zaman hücumda baya sıkıntı yaşarız.Şimdiye kadar kötü atmış olabilirz ama en azından son iki maçımızda iyi atmalıyız.Çünkü artık telafisi olmayan maçlar bunlar ve kazanmamız gereken maçlar.

Son olarak oyun kurucularımızın hücum performansları...İlk tur maçlarında belki 1 numaradan gelecek katkıya ihtiyaç duymadık ama öyle bir 2.tur gurubu var ki oynayan her oyuncunun katkı vermesi şart olan bir grup.Oyun kurucularımız Ender ve KErem'e baktığımızda Fransa maçında 1/9 sayı isabeti ile 2 sayı, 4 asist, 6 top kaybı ile oynadılar.Eğer bundan sonraki oynayacağımız maçları kazanmak istiyorsak oyun kurucu pozisyonundan gerekli olan katkıyı almamız gerekiyor.Özellikle Kerem'in hücumda daha fazla aktif olması gerekiyor.

Şimdi sırada Almanya ve Sırbistan maçları var.Her iki maçı kazanırsak çeyrek finale çıkarız.Eğer en az bir maçta kayıp yaşarsak o zaman çeyrek finale ve olimpiyat vizesi hayal olur.O yüzden iyi konsantre olup, üçlük yüzdemizi biraz yukarı çekip ve maçın sonlarını iyi oynayarak, son topları iyi kullanarak bu iki maçtan galibiyet ile ayrılmalıyız.


TÜRKİYE (64): Emir Preldizc 11 (2 ribaund), Ömer Onan 8 (1 ribaund), Ersan İlyasova 10 (10 ribaund, 1 asist), Kerem Tunçeri (1 ribaund, 3 asist), Oğuz Savaş 6 (2 ribaund), Ömer Aşık 10 (11 ribaund), Ender Arslan 2 (1 asist), Enes Kanter 4 (2 ribaund), Hidayet Türkoğlu 13 (8 ribaund),

FRANSA (68): Joakim Noah 7 (4 ribaund), Nicolas Batum 13 (1 ribaund), Kevin Seraphin 2, Charles Kahudi 8 (5 ribaund, 1 asist), Tony Parker 20 (6 ribaund, 5 asist), Ali Traore 8 (2 ribaund), Florent Pietrus 4 (4 ribaund), Nando De Colo (3 ribaund, 2 asist), Boris Diaw 3 (5 ribaund,1 asist), Mickael Gelabale 3 (2 ribaund, 1 asist)

1.PERİYOT:14-12
2.PERİTOT:13-19
3.PERİYOT:17-26
4.PERİYOT:20-11

5 Eylül 2011 Pazartesi

Darağacından Çeyrek Finale Doğru Yolculuk

 
Biz nasıl bir milletiz ki bir gün önce dünya başımıza yıkılıyor, bir gün sonra dünyalar bizim oluyor.Bir gün kendimizi yerden yere vuruyoruz, diğer gün beklenmedik hareketlerle herkesi şaşırtıyoruz.Asıl burada önemli olan bu tip durumlara alışmamız olmamız.

Dün rakibimiz olan Polonya'ya konsantre olmamız sonucu maç boyunca yaptığımız hatalarla ipi boğazımıza geçirdik, hakemler de sandalyeye tekmeyi vurdu ve sonumuzu hazırladık.Geçen sene kazandığımız Dünya 2.liği bu yenilgiyle yerle bir oldu.Büyük prestij kaybı oldu.Bugün ise "Büyük" Britanya Polonya'yı yenerek dün hakemlerin tekmelediği sandalyeyi tekrar yerine koydu ve nefes almaya başladık.Nefes almak ile birlikte ipi boğazımından çıkardık ve tarif edilemez bir duygu ile İspanya maçına çıktık.Tam anlamıyla vatan millet sakarya durumu oldu.Sıra saldırıya geldi düşüncesiyle İspanya'ya kafa tutmaya başladık.

Maçı uzun uzun yorumlamayacağım ama şunu da söylemek istiyorum.Son çeyrekte sadece 2 sayı yiyen, 8.45 dakika sayı yemeyen ve İspanya'yı 57 sayıda tutan Millilerimizi kutluyorum.Ortaya koymuş oldukları yürek ile bir kez daha alkışı hak etti.Dünn İspanya'nın ilk devrede Litvanya'ya 62 sayı atmasına aldırmadan, korkmadan üstüne üstüne gittiler ve 2. tur grubu için çok önemli bir galibiyet aldılar.Bu galibiyetin önemi daha sonra anlaşılacaktır.

Millilerimizin ortaya koydukları performans dışında bu galibiyette İspanya'nın da payı var.İspanya hedef maç olarak gördükleri Litvanya maçını rahat kazandıktan sonra ve Türkiye'nin Polonya'ya yenilmesinden sonra İspanya gruptan çıkaack takımın Polonya olacağını düşünmüş ve bu maçı fazla düşünmemişler.Ama tahminleri tutmadı ve Türkiye yola devam edince bu maç Türkiye için çok şey ifade etmeye başladı.İspanya içnse sadece 1 maç görüntüsündeydi.Hedef maçı kazandıktan sonra Türkiye ile olan maçı umursamadılar ve idare etmeye başladılar.Bizim Polonya maçında kendimize güvenmemiz sonucunda yaşadığımız zorlukların aynısını bu maçta İspanya yaşadı.Pau Gasol'u dinlendirmeyi seçen İspanya bu maçı düşünmediğini göstermişti.

65-57 lik skora baktığımızda acaba İspanyollar bu maçı arayacaklar mı?Olası galibiyet eşitliğinde üçlü averajlarda bu fark kendilerini zor durumda bırakabilir.Turnuva bu ne zaman ne olacağı belli olmaz.Biz Polonya maçını bir şekilde telafi ettik ama bakalım İspanya bu maçı telafi edebilecek mi?İspanya kendisine güvendiğinden bu yenilgiyi kafasına takacağına fazla ihtimal vermiyorum ama ne oldum değil ne olacağım demişler.

Milli Takımımız 2. tur grubuna 1 galibiyet ve 1 yenilgi ile gidiyoruz.Averaj +1.Diğer gruptan kimlerin kaç galibiyet ile geleceğine bakmak lazım ama bu galibiyet yolumuzu biraz olsun açmış olabilir.Diğer gruptan gelen Sırbistan, Fransa ve Almanya ile oynayacağız.Sırbistan maçı dışında Fransa ve Almanya'yı yenebileceğimizi düşünyorum.2 kötü yenilgi sonrası İspanya karşısında aldığımız galibiyet ile yolumuza devam ediyoruz.İspanya karşısındaki savunma devam ederse yarı final hiç de uzak bir ihtimal değil.Millilere güvenimiz tam.Gerekli olan galibiyetleri alacaklardır.