krampon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
krampon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2011 Salı

Krampon Haberleri - 23



Şike operasyonundan aklanana kadar Türkiye Kupası'nı iade etme kararı alan Beşiktaş yönetiminden sonra bir iade de Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'dan geldi.

Deneyimli yönetici, "Beşiktaş'ın davranışından çok etkilendik. Bir Galatasaray başkanı olarak Beşiktaşlılık duruşunu takdir ediyorum. Bu kararı alanlar şüphesiz ki Türk Futbolunu aydınlığa taşımada en büyük pay sahipleri olacaktır. Bu doğrultuda yönetici arkadaşlarımla bir toplantı düzenleyerek tepkisiz kalmama kararı aldık. Büyük Galatasaray camiası olarak geçen sezon aldığımız Lig 8'inciliğini Türkiye Futbol Federasyonu'na iade etme kararı vermiş bulunuyoruz. Zaten geçen sezon ki o derece hiç içimize sinmemişti" diye konuştu.

Bu karar sonrası gözyaşlarına hakim olamayan tecrübeli orta saha oyuncusu Mustafa Sarp yönetime sert tepki gösterdi: "Peki benim emeklerim ne olacak. 17 maçımızı da izlesinler. Futbolu yöneten insanlar içinde sadece bir tanesi futbol adamı o da Cüneyt Tanman. Maçlarımızı izlesin, karar versin. Şüphesiz o 8'inciliğin en büyük emekçisi bendim. Attığım yan paslar, Pino'ya olan direktiflerim ve mücadeleci futbolum boşa gitmiş oldu"

Bu açıklama sonrası TFF'nin tavrı merakla beklenirken şampiyonluğun lig dokuzuncusu Karabükspor'a verilmesine de kesin gözle bakılıyor.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Krampon Haberleri - 22



Chelsea'nin Andres Villas Boas ile anlaştığını duyurmasından sonra Guus Hiddink'in nasıl bir tepki vereceği merak konusu oldu. Ve o, konuşmak için krampon.net'i seçti.

Muhabir: İyi günler sayın Hiddink. Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz ve bizi kırmadığınız için krampon.net adına teşekkür etmek istiyorum .

Hiddink: Asıl ben teşekkür etmek istiyorum. Birileriyle bu konuda konuşmam lazım. Ben de neler olduğunu anlamadım ve halen çok şaşkınım. Dün gece tv'de zapping yaparken o haberi gördüm. Sabaha kadar gözüme uyku girmedi.

M: Hazır konuya girmişken... Nasıl oldu bu? Yani basın hep sizin Chelsea ile anlaştığınız yönünde haber yapıyordu ve bir anda ne olduysa Villas Boas ismi gündeme geldi ve anlaşıldığı duyuruldu. Bu konudaki görüşleriniz neler?

H: Ben de anlamadım valla. Önce güzel güzel Abramovich ile konuştuk anlaştık. Arda'yı da götürecektim. Zaten en çok o çocuğa üzüldüm. Geçen hafta da size konuşmuş, artık A.Madrid'e gitmek istemediğini belirtmiş. Ben de onu Chelsea'ye götürecektim. Herhalde büyük bir bunalıma girecek.

M: Evet bize duygusal bir röpörtaj verdi. A.Madrid'in yıldız oyuncu satmasını kendisinin oraya gitmek istemesine bağladı. Ben yıldızlarla oynamak istiyorum demişti. Konumuza dönersek Villas Boas için sözleşme fesih bedeli olarak Porto kulübüne 15 milyon euro verildiği söylendi. Bu konuda ne diyeceksiniz?

H: Zaten en çok üzüldüğüm konu o oldu. Abramovich bana "bu aralar sıkışığım sende varsa ver, sonra ben sana veririm" demişti. Gitti elin çocuğuna (Villas Boas'ı kastediyor.) 15 milyon euro vermeyi kabul etti. Sizin aracılığınızla küstüğümü belirtmek istiyorum. Bi' daha da Chelsea'ye gelmem.

M: Tekrar teşekkürler sayın Hiddink. Umarız, A Milli takımımızı 2012 Avrupa Şampiyonası'na taşır, bizi sevince, mutluluğa boğarsınız.

H: Zaten sırf Abramovich'e inat için götüreceğim ve en az final oynayacağız. Pişman olacak pişman. El kadar bebelerle(Villas Boas'ı kastediyor.) olacak iş değil!

12 Temmuz 2011 Salı

Krampon Haberleri - 21



Dünya, River Plate'in ligden düşmesini konuşurken ülkemizin gündemini meşgul eden konu ise Galatasaray'ın River Plate'in marşından uyarladığı "Çıldırın Marşı". Bilindiği üzere GS taraftarı son bir kaç yıldır bu marşı her yerde söylüyordu. Ancak kötü geçen iki sezon ve hatta bu yıl ligden düşme potasına girip çıkan Galatasaray, problemin ne yönetimde ne teknik direktörde ne futbolcularda ne de taraftarda olmadığını anladı.

River Plate'in düşmesiyle, sorunun "Çıldırın" marşından kaynaklandığına kanaat getirerek, R. Plate'in düştüğü an itibariyle tüm Galatasaray camiasının bu marştan Allah rızası için uzak durmaları istendi. Kulüpten yapılan resmi açıklama ise şu şekilde: "Bu saatten itibaren herhangi bir yerde malum marşı ağzına alanlar, kulüpten derhal ihraç edilecektir." Bu açıklamanın ardından, Galatasaray antrenmanı gerçekten çok verimli geçti. Marşın yasaklanmasının ardından takımda yaşanan gözle görünür değişiklikler ise şöyle:

- Sabri'nin tüm şutları 90'dan kaleye girmeye başladı.

- Gökhan Zan'ın, antremanı gayet sağlıklı tamamladı.

- Servet Çetin'in yanında mendil bulundurduğu görüldü.

- Mustafa Sarp ve Pino sarmaş dolaştı.

- Kaleci Aykut kornerden gelen topu çıktı ve aldı.

- Fatih Terim ise yabancı gazetelere açıklamalarda bulunurken, adeta bir Sir Alex Ferguson edasıyla, akıcı ve anlaşılır bir dil kullandı.

Ayhan'ın şanssızlığı

Ancak antremanda bazı olumsuzluklar da olmadı değil. Bir ara Ayhan Akman "rırırın rırırın rırırın rırırn" diye mırıldanırken top suratına geldi.

Olumlu gelişmeler transfer konusuna da yansıdı. Galatasaray'ın kadrosuna katmak istediği Forlan ve Reyes doğuştan Galatasaraylı olduklarını itiraf ettiler ve şu açıklamayı yaptılar: "Beyler biz ilk uçakla İstanbul'dayız. Didier aktarmalı gelecekmiş. Biz inince Havaş'a mı binelim, metroyla mı gelelim?"

10 Temmuz 2011 Pazar

Krampon Haberleri - 20



9.Uluslararası Türkçe Olimpiyatları'na istenmeyen olaylar damgasını vurdu. Olimpiyatlar için gelen, özellikle siyahi çocukları Süper Lig'in Anadolu takımlarına ve Bank Asya ekiplerine satmaya çalışan bir çete yapılan operasyonla çökertildi.

Başkomiser Behzat Çetin, yaptığı açıklamada "Kendilerine O7, yani olimpiyat7 ismini vermiş çete, geçen senelerde de böyle bir girişimde bulunmuştu. Hatta şu anda Manisaspor forması giyen Isaac Promise'nin yıllar önce bu ekip tarafından pazarlandığını öğrendik. Fakat delil yetersizliğinden yakalayamadık. Ne var ki bu sene yürüttüğümüz eşzamanlı operasyonla somut adımlar attık ve çeteyi çökerttik." dedi.

İşte nefes kesen operasyon!
Bir muhabirin, "Operasyonun kilit noktası neydi?" sorusuna, "Uzun yıllardır bu adamları takip ediyorduk zaten. Bir gün Kayseri Erciyesspor'un denemelerine gizemli bir adamla esmer bir çocuk geldi. Antrenör kılığına girmiş arkadaşımıza mikrofon takmıştık. Adam oyuncuyu öve öve bitiremiyordu. "bir top oynuyor üff Messi" gibi cümlelerle çocuğu resmen 10 numara topçu gibi anlatıyordu ama antrenör arkadaşımız çocuktan 1-2 hareket yapmasını istediğinde çocuğun "aman ormanciiii canimmm ormanciii" diye türküye başlamasıyla şüphelerimizde haklı olduğumuzu gördük. O gizemli adamı oracıkta yakaladık. İfadesini aldıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi zaten." diyerek yanıt verdi.

Gözaltına alınan çete lideri Muhsin Kincioğlu "Zaten bu memlekette Youtube'dan transfer yapan kulüpler var. Biz de olimpiyatlardan transfer yapmışız ve bu çocukları ülke futboluna kazandırmışız çok mu? Madalya alacağımız yerde tutuklanıyoruz." diyerek kendini savundu. Youtube'dan transfer yaptığı söylenen kulüplerin yetkilileri ise "lan siz hala orada mısınız?" diyerek Muhsin Kincioğlu'na linç girişiminde bulundu.

Olayın mağduru çocuklar ise daha gelip bir şarkı söyleyemeden ülkelerinin yolunu tutmak zorunda kaldılar.

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Krampon Haberleri - 19



Barcelona'nın son yıllarda bütün kupaları domine etmesinin ardından, kendine anti-barcelonalılar diyen bir grup, İsviçre'nin Nyon kentinde son derece gizli bir toplantı düzenledi. (Nyon'u Lyon anlayan Ferguson, toplantıya katılamadı.) Bu son derece gizli toplantının tüm ayrıntılarını ise krampon.net ele geçirdi.

Japonların İlginç Önerisi

Büyük bir gizlilik içerisinde yürütülen toplantıya Jose Mourinho, Lucescu, Arsene Wenger gibi Barcelona mağdurlarının yanısıra japon bilim adamlarının da katılması dikkat çekti. Olaya bilimsel açıdan yaklaşan japon bilim adamları, insan görünümlü ancak bir insandan çok daha üstün özelliklere sahip androidleri Barcelona karşısına çıkarmayı önerse de, androidlerin bonservisinin ve yedek parçalarının çok yüksek olması bu fikrin kabul görmesine engel oldu.

Hain Saldırı Planı

Toplantının en ilginç ve sıradışı aynı zamanda insanlık dışı önerisi ise Ortadoğu'lu bir üyeden geldi. Eş zamanlı gerçekleştirilecek bir saldırı ile hem Nou Camp'ın, hem de Barcelona'nın altyapısını oluşturan La Masia'nın yerle bir edileceğini ve sorunun kökten çözüleceğini söylese de, bu fikir de Barcelona'nın efsaneleşme sürecini daha da hızlandıracağı nedeniyle reddedildi.

Söz Mourinho'da!

Ortaya atılan fikirlerin beğenilmemesi üzerine gözler daha önce Barcelona'ya karşı birkaç kez de olsa üstünlük sağlamış olan Jose Mourinho'ya çevrildi. Tecrübeli teknik adam Barcelona'ya üstünlük sağladığı maçlarda "vatan millet Santiago" prensibiyle, 11 kişi topun arkasına geçerek başarılı olduğunu ancak bunun da kesin çözüm olmadığını belirtirken gözlerinin dolması dikkatlerden kaçmadı. Sözlerine Barcelona'yı durdurmak için herşeyi yaptıklarını hatta geçenlerde Messi'nin webcam açtığı kızı da bizzat kendisinin ayarladığını söyleyerek devam eden Mourinho "Belki bir ihtimal kendini kızlara verir, futbolu ikinci plana atar dedik ama yine olmadı" diyerek ne kadar çaresiz kaldığını ortaya koydu. 5-0 lık el classico öncesi de buna benzer birçok faaliyette bulunduğunu ancak bunların da işe yaramadığını söyleyen Mourinho "el classico oldu sürclassico" demesi ise salonda gülüşmelere ve kaçışmalara yol açtı.

Ortaya atılan birçok fikre rağmen hiçbirinin kabul görmemesi üzerine üyeler "saldım çayıra mevlam kayıra" ilkesini benimserken, Messi, Xavi, Iniesta'nın futbolu bırakana kadar beklenmesi ve bu gizli toplantıların önümüzdeki yıllarda da devam etmesine karar verildi. Önümüzdeki sene yapılacak toplantıya ise Jose Mourinho faktörü nedeniyle Madrid'de yapılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

8 Temmuz 2011 Cuma

Krampon Haberleri - 18



2 yıl önce kendisiyle özel röportaj yapılan, Inter'in Galatasaray'ın altyapısından kaptığı, bu aralar Real Madrid'le anlaştığı iddia edilen Türk futbolcu Mete Serdar Çoban'ın aslında hiç varolmadığı anlaşıldı.

Fanatik Gazetesi'nden Raşit Altun'un haberi... Mete Serdar Çoban... 19 Temmuz 1994 Kıbrıs doğumlu, 1.73 cm boyunda, solbek pozisyonunda görev yapıyor. Futbola 2003’te İngiltere’de St.Matthias diye bir mahalle takımında başlamış. Sonrasında yaz tatili için geldiği İstanbul’da Galatasaray’ın seçmelerine katılmış. Küçükken kilolu olduğu için kaleci olarak başladığı futbol kariyeri, seçmeler sırasında solbek oynayıp, başarılı olunca değişmiş. Sonrasında İtalya’daki Atalanta Kupası’nda İnter’i büyülemiş ve Galatasaray’dan ayrılmış. Sarı-Kırmızılılar bu karara saygı gösterip, Mete’yi yollamışlar. Sonrasında West Ham United’a, çok istediği Londra’nın yolunu tutmuş. Burada ağır bir sakatlık geçirip, kendisiyle ilgilenilmeyince kulüpten ayrılmış.. Ve nasıl olduğu tam bilinmeyen bir şekilde İnter’e geri dönmüş. Şimdi ise adı Real Madrid’le anılıyor ve Los Galacticos’un hocası Jose Mourinho’nun onu istediği haberi, Marca Gazetesi’nde de haber oluyor.

Tamamen hayal ürünü...

Az önce yukarıda okuduğunuz yazının hepsi birer uydurmaca. Yaklaşık iki haftadır spor basınında bir yalan almış başını gidiyor. Aslında Mete diye biri ne Galatasaray’da ne İnter’de ne de West Ham’da forma giydi. Asıl kimliğinin ne olduğu tam olarak bilinmiyor. Mete denilen kişi, futbol tarihine geçecek bir başarıya imzasını attı ve adeta yazdığı bir senaryoyu filme dönüştürdü. Türkiye’den ajansspor.com, onunla ‘özel röportaj’ yaptı. Bizler de dahil olmak üzere gazetelerde, “Real Madrid’e 4. Türk yolda” haberleri yapılırken, Anadolu Ajansı menaceriyle konuştu! Türk Milli Takımı’nı seçip seçmeyeceği merakla beklenen Mete’nin, son olarak DHA mikrofonuyla bir görüntüsü sanal ortamda yayınlandı. İnternetin nimetlerinden faydalanan ve adını kısa zamanda duyuran Mete ya da gerçek adı belli olmayan bu gencin hayat hikayesinde geçenleri tek tek araştırdık ve çıkan sonuç; sol ayaklı Maicon lakabını alan Mete’nin tamamen hayal ürünü olduğuydu.

İnter: O bir yalancı!

Önce Galatasaray’a sorduk, “Mete diye biri siz de hiç oynadı mı?” diye. Onlar, böyle birini hiç tanımadıklarını söyledi. Daha sonra İnter’in Futbol Akademisi’ni aradık. Telefonda karşımıza çıkan yetkiliye kendimizi tanıttıktan sonra “Mete Serdar Çoban’ı soracaktık?” deyince hemen, “O bir yalancı. Böyle biri asla İnter’in altyapısında oynamadı ve tesislerimize hiç ayak basmadı. Bu haberi kimin yaptığını bilmiyoruz” cevabını verdi. Real Madrid’li yetkiller de, “Böyle bir transfer hakkında bir bilgimiz yok. Sadece denenmeye çıkmış olabilir!” ifadelerini kullandı.

7 Temmuz 2011 Perşembe

Krampon Haberleri - 17



Semih Şentürk bugün Fenerbahçe ile sözleşmesini 3 yıl daha uzattı. Genç golcünün bu kararı İspanyol ekibi Villareal'de soğuk duş etkisi yarattı. Kulüp Başkanı Fernando Roig Alfonso "İspanya'da havalar cehennem gibi, soğuk duş bana mısın demedi" diye konuştu.

Villareal Başkanı, "Fenerbahçe'ye çok kızgınız. Semih Şentürk'ün adı yıllardır bizimle anılıyor. Ha bi kere izlediniz mi derseniz.. Geldik izlemeye ama genelde 87'de oyuna girdiğinden kendisi ile ilgili bir malumatımız yok. Ama oyuna girerken orta sahadan forvete koşuşunu, elini havaya kaldırıp "Topu bana at" selamını ve golümü atıp gideyim havalarını çok beğendik" dedi.

Alfonso sözlerine şöyle devam etti: "Semih sanırım yıllardır bizim istediğimiz bir oyuncu. En azından Google'a Villareal yazınca ilk sırada Semih Şentürk geliyor. Kendisi kulübümüzün sembol oyuncularından biridir. Fenerbahçe'nin kendisiyle el sıkışmadan önce gereken nezaketi göstermesini beklerdik. Nezaket çerçevesinde bizi arayabilirlerdi. Fenerbahçe ile dostluk ilişkisi kurup sonrasında donduracağız"

5 Temmuz 2011 Salı

Krampon Haberleri - 16



Futbol tarihinin en iyi takımlarından biri olarak gösterilen Barcelona'nın kalecisi Victor Valdes ile konuştuk. Kendisinin bir hayli dertli olduğunu yerinde tespit ettik. Uzatmayalım, işte o röportaj:

K.M.(Krampon Muhabiri): Öncelikle teşekkür ederiz röportaj için, Barcelona kalecisi olmak nasıl bir şey?

V.V (Victor Valdes): Tabi bazı maçlarda kaleye şut gelmediği oluyor. Bazen şizoya bağlıyorum, kendi kendime konuşuyorum, maçtan kopuyorum. Arada banada pas atsınlar istiyorum, bana niye pas atmıyorlar diyorum, benim niye pas atıcak arkadaşım yok diyorum.

K.M: Gerçekten psikolojin bozulmuş, kaleydeyken aklından neler geçiyor?

V.V: Bunalımdayım, depresyondayken ben de kadınlar gibi saç modelimi değiştireyim diyorum ama o yol da bana biraz kapalı. Kaledeyken bazen laptopu getirsem maillerimi baksam diyorum ama Pep sıcak bakmıyor. Canım sıkılınca stada bakıyorum, ulan zamanında ne stat yapmışlar. 100 bin kişilik stat, kişi başı 10 Euro desen, iyiii, e iyiiii.

K.M: Peki kimi örnek alıyorsun kaleci olarak kendine?

V.V: Kendime yatarak para kazanan meslektaşlarımı örnek alıyorum. Yani hepsini. Bir tek ben ayaktayım. 90 dakika dikiliyorum, belim kopuyor arkadaş.

K.M: Umarım profesyonel destek alıyorsundur Valdes, teşekkür ediyoruz ve imzalı formanı rica ediyoruz senden.

V.V: İmzalı formam yok ne yazık ki, genelde maçlarda hep aynı formayı giyerim. Maçta formam kirlenmiyor. Dışarda tişört olarak giyiyorum, kotun üstüne fıstık gibi oluyor.

K.M: Tamam Valdes burada kesmek zorundayız, görüşmemek üzere.

15 Haziran 2011 Çarşamba

Krampon Haberleri - 15



Yeni sezona girerken transfer çalışmalarını hızla sürdüren Bursaspor yönetimi, Ertuğrul Sağlam'ın talepleri doğrultusunda Miller'dan sonra Glasgow Rangers'dan McGregor ve Whittaker'ı da kadrosuna katmak üzere. Bu iki transferin ardından ise yeşil beyazlıların yeni hedefinin Rangers'ın teknik direktörü Walter Smith olacağı öğrenildi.

Başkan İbrahim Yazıcı, "Glasgow'dan bu kadar adam aldık... Bu adamları en iyi anlayacak olan adam da Smith'tir. Ertuğrul Sağlam'a bugüne kadar olan hizmetlerinden ötürü teşekkür ediyoruz. Özellikle transfer listesi için" diye konuştu.

Gelişmeler karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen teknik direktör Ertuğrul Sağlam'ın "Böyle bir skor beklemiyorduk. Önümüzde önemli virajlar var, bu dönemi kayıpsız geçmek istiyoruz" demesine ise bir anlam verilemedi.

Walter Smith'in gelişinin ardından "Yaşasın tesisler artık Smith Sarayı olacak" diye espri yapan Sercan Yıldırım'a ise süresiz olarak idmanda gol atma cezası verildi.

14 Haziran 2011 Salı

Krampon Haberleri - 14



Son dönemlerde Galatasaray'da süregelen bir transfer politikası var ki bu durum Yılmaz Vural'ın da dikkatinden kaçmadı.

Galatasaray'da 2008'de Avustralyalı yıldız Harry Kewell'la başlayıp Gökhan Zan, Mustafa Sarp, Leo Franco ve geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında Kazım Kazım'la devam eden transfer furyasında; sözkonusu futbolcuların bonservislerinin elinde olduğunun farkına varan Yılmaz Vural, bu tespitinin ardından isyan etti.

Yılmaz Vural şöyle konuştu: "Geçen sabah ailemle kahvaltı ediyordum. Bizim hanım magazin haberlerini çok sever. Hanım tam magazin bölümünü okurken gazetenin arka sayfasında Selçuk İnan Galatasaray'da haberini gördüm. Hanıma sen sonra okursun, ver de şu spor sayfasına bakayım dedim. Gazetenin spor sayfasını çevirdim. Çevirmez olaydım, bir de ne göreyim dersiniz. Galatasaray bonservisi elinde bulunan İsveçli Elmander'in ardından, Trabzonspor'la sözleşmesi biten Selçuk İnan'ı da renklerine bağladı yazıyordu. Bunu okuyunca adeta çılgına döndüm"

Yılmaz Vural: "Benim de bonservisim elimde başkan!"

Vural, günün ilerleyen saatlerinde Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'ı telefonla arayarak “Başkanım, benim de bonservisim elimde! Sorun Türk olmam ise Alman pasaportum da var!" diye sitemde bulundu.

Bunun üzerine Ünal Aysal "Yılmazım sıkma canını, geçen yılki katkılarından dolayı hakkını ödeyemeyiz. Kasımpaşa ve Konya'yı erken zamanda lig yarışından koparmasaydın halimiz dumandı" diye Yılmaz Hoca'ya tesellide bulundu.

Ünal Aysal ile görüşmesi olumsuz sonlanan Yılmaz Vural'ın yüzü yine de aldığı teselliyle bir nebze olsun gülümsedi.

Bütün bunların ardından akşam saatlerinde şok bir gelişme yaşandı. Basında çıkan 'Semih Şentürk de Galatasaray'a mı?' haberinin ardından görgü tanıklarına göre Kadıköy sokaklarında Yılmaz Vural - Semih Şentürk kovalamacası yaşandı. Semih Şentürk'ün kovalamacanın son dakikalarında olaya dahil olduğu öğrenildi.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Krampon Haberleri - 14





Bir futbolseverin özel bir televizyon kanalının önünde yaptığı eylem güne damgasını vurdu.



Bina önüne elinde bir adet 37 ekran Shov marka televizyon ile gelen eylemci, "Memlekette herkes Peter Jackson mı lannn!" diye haykırdı ve söz konusu TV'yi yere fırlatarak son yılların en önemli protesto gösterisine imza attı.



Basın mensuplarına konuşurken sinirden ellerinin titrediği görülen A.K., "Türkiye Kupası finali ile hanımın izlediği dizi aynı saatte başladı. Nedendir bilmiyorum ben maçı mutfaktaki küçük televizyondan seyrediyorum. Benim TV'de futbolcular o kadar küçülüyor ki 4 büyüklere bile penaltı çalınmıyor, düşünün. Neyse ben içimden dedim ki dizidir bu, bi yerde biter ben de salonda rahat rahat maçın sonunu izlerim. Maç 90 dakikada bitmedi. Uzadı. Yine bitmedi. Penaltılara kaldı. Bitmedi. Kupa töreni yapıldı. Yine de tüm bunlar "Muhteşem Yüzyıl" kadar sürmedi la" diye konuştu.



Sözlerine "Sanki yerli dizi değil Lord of the Rings Trilogy çekiyorlar" diye devam eden A.K., "Futbolseverin üstünde karanlık güçler karanlık oyunlarını oynuyor. Salı günleri Necati Usta'ya alışamadan, çarşamba da Muhteşem Yüzyıl başladı. Hadi dizinin bölüm başına bir yüzyıl sürmesini de geçtim, konu da moral bozucu. Koskoca padişah bile iki halvet için kadın dırdırları ile uğraşırken ben nasıl diyeyim, 'Maçı salonda ben izleyeyim' diye?.. Hürrem hanım koca padişaha "Sefere çıkma ya, lütfen yaa" falan diyor efendim. 'Sefere çıkma' ne lan! Muhasebeci mi bu adam, bugün işe gitmese olur mu?" dedi ve bayıldı.



Olay sonrası hastaneye yatırılan A.K.'nin doktorları ise şöyle konuştu: "Hastamız baygın ancak, odasına dev bir ekran koyduk ve Chelsea - Liverpool maçını yayınlıyoruz. Bir ara "İşte Premier Lig bu!" diye sayıkladığını duyduk. Bu iyiye işaret"

13 Mayıs 2011 Cuma

Krampon Haberleri - 13



Boston - Miami maçını Ömer Üründül yorumladı; NBA TV, NTVspor ile sözleşme yenileme kararını gözden geçirme kararı aldı.

NBA play-off serisinde 12 mayıs 2011 günü oynanan Miami Heat - Boston Celtics eşleşmesinin 5. maçında Türk televizyonlarında istenmeyen şeyler yaşandı.

Gece 02.00'de yayınlanan maçı Murat Kosova ve Kaan Kural'ın anlatıp yorumlaması beklenirken, Kaan Kural'ın hangi NBA armalı kapşonlusunu giymeye bir türlü karar veremeyip geç kalması üzerine Murat Kosova'ya Ömer Üründül eşlik etti.

Murat Kosova'nın Dwayne Wade attıkça coştuğu Lebron James smaçladıkça çığlık attığı, Garnett ve Rondo'yu sürekli hakem düdüğünün kurtardığı maçta Ömer Üründül'ün oldukça sakince yaptığı ölümcül yorumlar ekran başındaki milyonlarca izleyiciyi kendinden geçirdi.



  • "Tabi şimdi "Mayimi Hayt" önde baskıyı iyi kuruyo zaten saha avantajı da onlarda"

  • "Kim en az basketi yerse o kazanır"

  • "Şu Garnett defansın omurgası di mi Murat Erdoğan şey Murat"

  • "Şimdi rakibe resmen yan top veriyosun orda ne kadar gereksiz bir faul o"

  • "Ray Allen sürekli uzaktan şut çekiyor, Boston'a zarar veriyor"

  • "Lebron James zorluk derecesi yüksek maçlarda pasifize oluyor. Vouuuuv smaç yaptı"

  • "Boston oyunu kendi yarı alanında kabullendi, inanılmaz"

  • "Boston'da Wade gibi topu elinde eriten bir yıldız yok"

    İlk çeyrek sona ererken Murat Kosova'nın "Kağannn" diye ağladığı canlı yayında mikrofonlara yansırken, Ömer Üründül'ün "Tam Premier Lig kalitesinde maç oluyo yalnız" demesiyle sinir krizi geçiren deneyimli spiker, 3.çeyrek sonunda 10 haykırma, 12 ağlama ve 15 sinir krizi rakamlarına ulaşarak triple-double yapmayı başardı.

    Miami Heat'in Boston'u elediği bu olaylı maçın ardından mikrofonlarımıza konuşan Kaan Kural: "Murat Kosova'yı hastanede ziyarete gittim. Bana gözlüğünü fırlattı. Ho ho ho. İnanılmaz derecede sinirliydi. Ben Boston taraftarıyım kendi acımı yaşayamadım" diye konuştu.

    Öte yandan NBA TV yönetiminin maçın görüntülerini NTV'den istediği, Ömer Üründül'ün yorumlarını izleyen David Stern'ün basketbol sporu ile ilgili radikal kararların eşiğine geldiği de gelen bilgiler arasında.

  • 5 Mayıs 2011 Perşembe

    Krampon Haberleri - 12



    Başbakan'ın çılgın projesi "Kanalistanbul", özellikle Galatasaray ve Beşiktaş yöneticilerini oldukça heyecanlandırdı. Projeye göre, Avrupa Yakası'nda bir kanal açılarak, İstanbul'un bir kısmı ada şeklinde kalacak. Bu gelişmeyi büyük sevinçle karşılayan yöneticilerden biri, mikrofonlarımıza şöyle konuştu: "Ada futbolunu, yıllardır tv'lerden izliyoruz. Başbakanımız sağolsun, en sonunda bunu da ülkemize getiriyor. Artık çağ dışı futbol oynamayacağız. Ada futbolu nasıl olur, herkes görecek."

    Trabzonspor'dan Sert Tepki!

    Başkan Sadri Şener ise bu duruma hayli tepkili. Yaptığı basın toplantısında, "Ne yani? Biz de mi başbakana gidelim? Bunu mu istiyorlar?" diye konuşan Sadri Şener oldukça sinirli gözüktü.

    "Servet, Ada Yolunda" Haberleri Doğru Çıktı!

    Ada'ya transferi yıllardır bir türlü gerçekleşemeyen Servet Çetin'in de Galatasaray'da kalması halinde, bu rüyası gerçek olacak. Ayrıca bazı spor gazetelerinin, Galatasaray ve Beşiktaş'lı oyuncularla ilgili 10 yıllık arşivlerini tarayarak "Ada Yolunda!" başlıklı tüm haberleri, "Biz Demiştik!" "Sabah'tan al haberi!" "Fotomaç diyorsa doğrudur!" gibi başlıklarla vermelerine, kesin gözüyle bakılıyor.

    27 Nisan 2011 Çarşamba

    Krampon Haberleri - 11



    Yıllardır özellikle futbol alanında çeşitli şakalar, komiklikler, kelime oyunları yapan gazeteler artık büyük tehlike altında. RTÜK ve TFF'nin ortak aldıkları kararla özellikle futbol gazeteceliğinde yeni bir dönem başlıyor.

    1-1'lerini yediler, 7'i bitirdi, 5'i -1 yerde, 4-4'lük maç vb. espriler tarih oluyor.

    Her maçtan sonra çeşitli skor kombinasyonları üzerinde kelime oyunu yapan bir grup gazeteci hakkında uyarılarda bulunan RTÜK bu tarz esprilerin türk halkının zekasına hakeret teşkil ettiği gerekçesiyle artık yapılamayacağını, aksi davranış halinde yaptırım uygulanacağını belirtti. Yazıda ayrıca bu tarz yayın yapan gazetecilerin Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu'nun arasına oturtulup program yaptırtılacağı da gündeme getirilirken, " 'Top'unu mahvedeceğiz. Bunlara bi' çakmak lazım" denildi.

    İhtarname'de ayrıca Avrupa kupalarındaki eşleşmelerden sonra yapılan benzetmelerin Avrupa halkını rahatsız ettiği ve AB ile olan ilişkilerimizi zedelediği vurgulandı. " Yine Mi Lan?, Dingiltere, ArseNAL toplattık, Juventuş, Boru Sie Dortmund, Olympic Limon, 'Çek' git başımdan" gibi esprilerin Avrupa halkı tarafından kınandığı ve ülkemize uyarılar geldiği de yazıldı.

    Hepinize "Monaco"duk mu?

    Yerel Medyada çıkan " 'Kamber'siz düğün olmaz, 'Burak'madı, 3 puanı 'Alan'zinho, İbrahima Atyarra tarzı isim benzetmelerinden de ayrıca kaçınılması gerektiği vurgulandı. Rtük tarafından yapılan açıklamanın sonunda "Hazır yasaklamışken son kez yapalım 'Bari': Spor gazeteciliği hepinize "Monaco'duk mu?" denildi.

    6 Nisan 2011 Çarşamba

    Krampon Haberleri - 10





    Yaptığı yaratıcı haberlerle taraflı/taraflı herkesin sövgüsünü kazanan Fotomaç, 1 Nisan'da çıkan sayısı ile kendisine güvenen milyonlarca okurunu hayal kırıklığına uğrattı.

    Villareal adlı takımın her Türk futbolcuyla ilgilendiğini ama kararsızlıktan hiçbirini alamadığını bize yıllardır gösteren, Aziz Yıldırım'ın yapacağı (bazen yaptığı) transferleri manşetinden okuyarak öğrendiği ünlü spor gazetesi bu kez haberleriyle şaşırttı.

    "Kimseye söylemeyin ama Ronaldinho ve Eto'o Fener'e gelmez" manşetiyle piyasaya çıkan gazete, spotta da "Hiçbir aklı başında yıldız futbolcu, İtalya, İngiltere ya da İspanya'dan kalkıp Türkiye'ye gelmez. Brezilya'ya gider yine gelmez. Gelirse ya çok yaşlıdır ya gözden düşmüştür ya sorunludur ya da Guiza'dır. Bu hesaba göre Ronaldinho'nun Fener'e gelmesine yaklaşık 6-7 yıl bulunmaktadır. Bu süre dolana kadar gazetemizi almanıza gerek yoktur" ifadelerine yer verdi.

    Gazetenin sür manşetinde de alışıldık "Capello Türkiye'yi övdü" başlığı yerine Capello'nun "Türkiye'den bir halt olmaz, ayrıca Emre adam değil" sözleri yer aldı.

    2-1 biten bir maç için "X takım gol oldu yağdı" manşetinin aksine "Düz bir maç" başlığını tercih eden Fotomaç'ın iç sayfalarında ise Nihat Kahveci'nin boy fotoğrafıyla birlikte "Hamit Altıntop'un Türkiye'ye gelmemesi için 101 neden" isimli dosya/haber yayınlandı.

    5 Nisan 2011 Salı

    Krampon Haberleri - 9



    Türkiye ile Avusturya arasında oynanan Euro 2012 eleme grubu karşılaşması ülkeyi kahreden bir skandal ile gölgelendi. Özellikle bizim için hayati bir önem taşıyan maçta Milli Takım'ın hükmen mağlup edilmesine kesin gözle bakılıyor.

    MAÇTA VAR İLK 18'DE YOK

    Skandal Avusturyalı yetkililerin maç kadrosunda olmayan bir oyuncunun karşılamaya sonradan girdiğini iddia etmesiyle patlak verdi. Avusturyalılar, maça sonradan dahil olan Semih Şentürk'ün adına hiçbir listede rastlamadıklarını belirterek UEFA'ya itirazda bulundu. Olağanüstü toplanan UEFA Yönetim Kurulu'nun Türkiye'yi 3-0 hükmen mağlup olduğunu ilan etmesi bekleniyor.

    "KULÜBEDE OTURUYORDUM, 'OYUNA GİR' DEDİLER GİRDİM"

    Konu hakkında basın mensuplarına bir açıklama yapan Genç Semih, "Ben Avusturya maçı için Milli Takım kadrosuna çağrılmadım. O akşam da çoğu akşam olduğu gibi kafamı dağıtmak Saracoğlu'ndaki yedek kulübesine gitmiştim. Maç olduğunu unutmuşum. Kulübede oturup Mehmet Topuz ile şakalaşırken birden 'Dakikan geldi, hadi oyuna gir' dediler. Öyle alışmışım ki, paldır küldür sahaya girdim. İyi de oynadığımı düşünüyorum" dedi.

    Nöbetçi golcü, "Kulübede ne işin vardı?" şeklinde bir soruya sinirlenerek, "Hayatımın büyük bölümü orada geçiyor. Kulübedeki mobilyaları bile eşim ile birlikte seçtik. Maçtan maça gelecek kadar hayırsız değilim" diye yanıt verdi.

    HIDDINK'TEN İSTİFA SİNYALİ

    Semih Şentürk'ten sonra söz alan Milli Takımlar Teknik Direktörü Guus Hiddink, yaşanan olaylardan ötürü tüm Türk halkından özür diledi. Hollandalı teknik adam, "Olayın şokunu hala atlatamadım. Milli takım kadrosunu bizde Oğuz yapar. Takımında yedek olan bir oyuncuyu seçmeyeceği hiç aklıma gelmemişti doğrusu. Ama bu hatanın sorumlusu benim ve gereğini yapacağım" dedi.

    23 Mart 2011 Çarşamba

    Krampon Haberleri - 8



    Balotelli'ye çok takılıyoruz ama hak ediyor resmen.Dzeko antrenmanda Balotelli taklidi yapmış.Bu videoyu izledikten sonra kramponda Balotelli ile ilgili yazıyı görünce paylaşmadan edemedim.Güzel yazılmış.


    Teknik Direktör Mancini'nin 'Oyuna gir' talimatı verdiği Balotelli formasını çıkaramayınca Manchester City maçı 10 kişi tamamladı.

    UEFA Kupası'nda attığı uçan tekme ile takımının elenmesine neden olan Manchester City'nin yaramaz çocuğu Mario Balotelli, ligde oynanan Chelsea karşılaşmasında yine takımını eksik bırakan isim oldu. Balotelli bu kez kırmızı kart görmeye fırsat bulamazken formasını giymeyi başaramadığı için oyuna giremedi.

    Balotelli'nin forma ile olan amansız mücadelesinin 15 dakikalık özet görüntülerinin yayın hakkını ESPN televizyonu satın aldı. Bu görüntülerde formayı giyemeyen genç futbolcunun tribünden annesine defalarca seslendiği ve hatta formanın içine giydiği sweat-shirt'ün kollarını yukarda toplanmasın diye eliyle tuttuğu gözlendi.

    2-0 Londra temsilcisinin kazandığı maç sonrası City'li oyuncular Chelsea mağlubiyetini Balotelli'nin yokluğununa bağlamadı. Kompany, "Mario sağolsun, 10 kişi olduğumuzu anlamadık bile. Maçtan sonra hocamız söyledi. Kendisi sayesinde 11'e 11 oynamayı unuttuk, zaten öyle zorluk çekeriz artık" diye konuştu. Takımın bir diğer oyuncusu Nigel De Jong ise, Balotelli'nin kemik yapısının forma giymesini zorlaştırdığını belirtti ve ekledi: "Değiştireceğiz artık"

    22 Mart 2011 Salı

    Krampon Haberleri - 7



    Ligde bu sezon umduğunu değil bulduğunu yiyen Galatasaray yeni sezon hazırlıklarına şimdiden başladı. Adnan Polat'ın verdiği talimatlar doğrultusunda transfer komitesi savaşan, yırtıcı, başarıya aç oyuncuları kadroya katmak için harekete geçti.

    Önceliği orta sahaya veren yönetim İtalya'dan gelen güzel haberlerle yeni sezon öncesi umut depoladı. Uzun çabalar sonrası Spartacus ve Crixus ikilisiyle anlaşan transfer komitesi sözcüsü Cemal Özgörkey, "Orta sahamızın durumu malum. Ayhan günah keçisi ilan edildi. Kişisel web sitesini görünce Barış'ı da zaten gönderme kararı aldık. Mustafa Sarp'ı nedendir bilinmez Pino istemiyor. Dolayısıyla orta sahayı güçlendirmemiz şarttı. Spartacus ve Crixus'un kalitesi ortada. Her ne kadar gelecek sezon çok büyük ihtimalle Avrupa'da oynamayacak olsak da bu ikili 'En büyük hayalimiz Galatasaray forması giymek, aslında herhangi bir şey giymek' diyerek teklifimize olumlu yaklaştı. Umarım sezon sonu bu iki kalite isim GS kadrosunda yer alacak" dedi.

    Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Spartacus ve Crixus, "İkimizin de kalitesi ortada. Capua'da geleceğimiz vardı ancak Başkan Batiatus özel hayatımıza çok müdahale etmeye başlamıştı. Ayrılmaya karar verdik ve Galatasaray'ın teklifi geldi. Onların futbol stadının da "Arena" olması bizi ayrıca cezbediyor. Umarız gelecek sezon sarı-kırmızılı formayı giyer ve kanımızın son damlasına kadar mücadele ederiz" dediler.

    Teknik Direktör için de arayışta olan yönetimin gündeminde ise bu ikilinin büyük saygı duyduğu Doctore Onemaus'un olduğu bildirildi. Ağır idmanları ve disiplinli yapısı ile tanınan Doctore'nin gelmesi halinde Kazım Kazım'ı kadroda düşünmediği öğrenildi.

    Öte yandan Capua Kulübü Başkanı Batiatus'un Crixus ve Spartacus için Fenerbahçe'nin de kapısını çalarak savaşçıların fiyatını artırmaya çalıştığı, sarı lacivertli yöneticilerden gelen olumsuz yanıt üzerine Jüpiter ile ilgili bir takım sözler sarf ettiği belirtiliyor. Ayrıca Batiatus'un eşi Lucretia'nın Crixus'un satılmasına mani olmak için büyük çaba gösterdiği de gelen bilgiler arasında.

    16 Mart 2011 Çarşamba

    Krampon Haberleri - 6



    Fransa'da bir köy takımının başkanı, Lionel Messi'yi transfer etmek için Barcelona kulübüne teklifte bulundu. Ancak Fransa Futbol Federasyonu, bu şakayı hiç de komik bulmadı. Kulübün Başkanı'na 6 ay hak mahrumiyeti cezası verildi.

    Borne, sadece 400 nüfuslu küçük bir köyün takımı. Fransa amatör ligi'nde mücadele eden takımının adını duyurmak isteyen başkan Cedric Enjolras, Barcelona'nın yıldızı Lionel Messi'ye talip olmaya karar verdi. Futbol Federasyonu'nun internet sitesine girdi ve transfer formuna, takımının resmen Messi'ye talip olduğunu yazdı. Enjolras işin biraz da şakasındaydı aslında... Ancak Fransa Futbol Federasyonu, bu şakayı hiç de komik bulmadı. Borne Başkanı'na, davranışının kabul edilemez olduğu gerekçesiyle 3 ayı ertelemeli; 6 ay hak mahrumiyeti cezası verildi.

    Enjolras ise şaşkındı. "Sadece arkadaşlar arasında küçük bir şakaydı" diyen Enjolras; "Futbol Federasyonu, Messi'ye talip olduğumuzu öğrenince şoke oldu. Transfer talebimizi Barcelona kulübüne göndermedi. Oysa şaka yapmak istemiştik" dedi. Enjolras ceza almasına aldı ama; küçük takımının adını da, bir süreliğine herkese duyurmayı başardı.

    4 Kasım 2010 Perşembe

    Krampon Haberleri - 5


    Hollanda Ligi'nde Feyenoord'un ezeli rakibi PSV Eindhoven'a 10-0'lık net bir skorla mağlup olmasının yankıları sürüyor. Maçın ardından Feyenoord takımının teknik direktörü Mario Been istifa etmiş ancak Hollanda medyası bunu yeterli bulmamış, teknik adamın meslekten men edilmesini ya da Türkiye'de hocalık yapmasını talep etmişti.

    Feyenoord Başkanı Jorien Van Den Herik ise maçtan sonra soyunma odasına dalmış ve 22 dakika boyunca futbolculara kesintisiz küfretmiş, bir küfürü iki defa tekrar etmemişti. Başkan Derik 8-0'dan sonra anonslarıyla takıma gaz vermeye çalışan emektar anonsçu Pierre B.'yi de darp etmişti.

    Hezimet sonrası Feyenoord taraftarları idman tesislerini basarak takım kaptanı Ron Vlaar'ı cipinin içinde tekme tokat dövmüş, H5 karayolunu trafiğe kapatan öfkeli kalabalık, üzerinde PSV forması olan küçük çocukları linç etmek istemişti.

    Maçın üzerinden günler geçmesine rağmen maçın gerginliği sona ermedi. PSV taraftarlarının forumlarda ve haber sitesi yorumlarında Feyenoord'un adını Fey10ord diye yazarak rakibiyle dalga geçmesi, içinde 37 bin 546 adet 'ezik' kelimesi geçen sanal tartışmalara neden oldu.

    Öte yandan Hollanda'nın ünlü futbol yorumcuları Feyenoord takımının kalecisinin 10 gol yemesini fazla seks yapmasına bağladı. Bunun üzerine kaleci Rob van Dijk, Hollanda basınına verdiği röportajda "Futbol için kurşun atan da şereflidir, eve hatun atan da. Ama bunlar valla şerefsiz" açıklamasında bulundu. Van Dijk'in röportaj sırasında ağlaması dikkat çekti.

    Krampon.net notu: Hollanda'nın PSV ve Ajax'tan sonra üçüncü büyük kulübü olarak kabul edilen Feyenoord bu sezon lige felaket başladı. 18 takımlık Hollanda liginde 15'inciliğe oturdu. Son olarak da PSV'ye 10-0 yenildi. Ancak teknik direktörü hala gönderilmedi. Ya sahi, ne kadar gerizekalı değil mi bu Hollandalılar?!?!